﻿Bunun 40 bin tonu kullanıldı, yetkiyi almışız ama 60 bin tonunu kullanmamışız, süresini uzattık lazım olursa kullanılacak.
Türkiye'de küçükbaş hayvanı ilk defa biz destekleme kapsamına aldık, daha önce hiç desteklenmemiş.
Bu nedenle küçükbaş hayvan sayısında ciddi artış var.
Hayvan varlığındaki değişim karşılaştırılırken de iyi niyetli davranmıyorlar.
Bir kere Türkiye'deki ilk hayvan sayımı 1984 yılında Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yapılmış.
Yani onların söylediği tarihlerde resmi bir sayım yok.
1984 yılındaki sayıma göre de Türkiye'deki sığır varlığı 12.4 milyon adet.
Yani o süre içerisinde 1984'ten 2002'ye kadar sayıca bir azalma var ama kültür ırkı oranı yüzde 2'lerdeydi.
Yoksa üstün nitelikli bir ırktan olup veriminin yüksek olması mı önemli?
Yerli bir ırk senede 800 kg ürün verir, üstün ırk 10 ton verir.
Dolayısıyla dikkat edilmesi gereken bunun sayı varlığı değil, kültür ırkının oranıdır.
Bizim göreve geldiğimiz tarihte büyükbaş hayvan sayısı 9.8 milyona inmişti ama bunların içinde kültür ırkının oranı yüzde 19'a yükselmişti.
2002'den sonra ise TÜİK bu yıl hayvan sayılarını açıkladı.
Yani sayı 9.8 milyondan 11.5 milyona çıkmış, kültür ırkı oranı da yüzde 39'a çıkmış.
Bunun için zaten süt verimi de çok yükselmiş.
Ben hep bunu söylüyorum ama konuya entelektüel bakış açısıyla bakılmayınca görülemez.
Problem şu, Türkiye mevcut yağışıyla, iklimiyle yemi pahalı üretiyor.
Onun için yüksek ot tüketimini karşılayacak kadar Türkiye'de yemin çok ucuz olması lazım ki maliyet düşsün, dolayısıyla bu da fiyatlara etki etsin.
Spekülatif bir şey varsa, piyasada arzı artırarak durdurursun.
İnsanları teşvik edildi, yatırım yaptılar ama bir de işin işletme maliyeti boyutu var.
KDV indirimi benim karar verdiğim bir şey değil.
Toptan beyaz ve kırmızı et ile bulgur konusunu gündeme getirdiğimizde talimat verdi ve temel gıda maddeleriyle ilgili çalışma yapılmasını istedi.
Tüketicileri düşündüğünü ve onlar lehine düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.
Tabi Maliye, Hazine ve biz çalışma yapıyoruz ki biz harcayan taraftayız, Maliye toplayan tarafta.
Biz bakanlık olarak vergilerin düşmesini arzu ederiz, temel gıda maddelerinde ve yemde KDV'nin indirilmesi önemli.
Eskiden Türkiye'nin kaba yem ihtiyacının sadece yarısı içeriden karşılanırken, biz bunun yarısını da içeride üretmeye başladık.
Bu tabii yağmurla, yağışla sulamayla ilgili bir şey.
Mısır, soya, yemlik buğday, kepek bunun için kullanılır.
Bunlar dış piyasada rekabet edebilmek için düşük fiyatla satabilmeleri lazım.
Kepek fiyatlarında indirim yapılırsa veya ithalatın önü açılsa sanayicisi zarar görür.
Dolayısıyla ürünle ilgili maliyette problemler oluyorsa, pahalı üretiyorsanız ki bizde öyle.
Verimliliğin bağlı bulunduğu faktörlerden birisi su, diğeri ölçek ekonomisi.
Havza modelini 17 üründe yapıyoruz, diğer ürünlerde de geçeceğiz.
Tarımsal arazilerin bölünerek parçalanmasını önlemeye yönelik yasal çalışmalar tamamlanacak.
Ürün piyasalarında istikrarın sağlanması için piyasayı güçlendirecek altyapı oluşturulacak.
Hayvancılık piyasası et ve süt denetleme kurumu olacak.
Hayvancılık sektörü talebi doğrultusunda kaba yem ihtiyacının tamamını karşılayacak şekilde mera kanununda düzenleme yapılacak.
Bitki koruma ürünlerinin kontrol altına alınmasıyla ilgili, gıda denetimliyle ilgili düzenleme yapılacak.
Trakya'yı şaptan ari hale getirdik, diğer hastalıkları da kapsayacak şekilde çalışma yapacağız.
Bunlar 2012'de hayata geçireceğimiz, üzerinde yoğunlukla durduğumuz konularda bir kısmı.
Bundan gerekli fayda sağlandı mı?
Yani et fiyatları istenilen ölçüde düştü mü?
Gerek toptan et fiyatları gerekse perakende satış fiyatlarındaki indirimi rahatlıkla gözlemleyebiliyoruz.
Piyasada oluşan fiyatları ortalama olarak 26 Nisan 2010 ile her gün karşılaştırıyorum.
Örneğin kıyma fiyatları 24 liradan 19 küsür liraya geriledi.
Başka bir ifade ile yüzde 18.25 azaldı kıyma fiyatları.
Aynı şekilde kuşbaşı fiyatları da benzer oranda düşüş gösterdi.
Örneğin biz şimdi hayvanın kuzu halinde kesilmesini istemiyoruz.
Sadece et fiyatlarını değil, tüm tarımsal ürünlerin fiyatlarını sürekli yakından takip ediyorum.
Ama Brezilya binlerce kilometre öteden pazarlarken biz beyaz et satamıyoruz.
Yaptığımız çalışmalar sonuç verdi ve Rusya konusunda bizim hiç sıkıntımız kalmadı.
Beyaz et konusuna gelince, rakiplerimiz çok yüksek destekler veriyor.
Brezilya büyük mısır üreticisi, benim bildiğim ton başına 300 dolar destek veriyor.
Biz beyaz ette üretim miktarını 1.1 milyon tondan 1.5 milyon tona çıkardık.
Bunun bir kısmı içeride satılıyor, önemli kısmı da ihracata veriliyor.
Kafkas ülkeleri, Uzak Asya ve Orta Doğu'ya satılıyor.
Bize gelip 500 bin ton alacağını söylese, sanayicinin bu alana büyük yatırım yapması gerekiyor.
Özel sektör pazarı uzun vadeli görmediği sürece yatırım yapmaz.
Ben öyle bir şey söylemedim, bu konuyla ilgili açıklamayı da yaptım.
Bakın buradaki espri şu, tamamen çıkarımla yapılan bir şey.
Zarar verse hayvana verir diye bir cümle kullanmadım.
Biyogüvenlik Kurulu ve altında bilimsel komiteler var, bunların çalışma kuralları bellli.
4 tane risk var, insan sağlığına zararı olmayacak, hayvan sağlığına zararlı olmayacak, bitki sağlığına zararlı olmayacak ve sosyoekonomik risk ihtiva etmeyecek.
Dört faktör açısından değerlendirip, bu risksizdir diye, bilimsel komite söylüyor.
Kurul, değerlendirmeyi yapıp ürünün hayvan yemi olarak tüketilmesinde risk olmadığını söylüyor.
AB'de tüketime bir merkezden karar veriliyor, bu kuruluş kararını verip ürünlerin tüketilebileceğini ifade ettikten sonra tüm ülkeler bu karara uyuyor.
Üretimle ilgili ise her ülke kendi şartına göre karar veriyor.
Yem işlem gördüğü zaman DNA zinciri parçalanıyor, parçalandığı için bunun ikincil ürüne geçtiğine dair bir bulgu yok.
Sıfır faizli kredinin devam edip etmeyeceği konusunu ekonomi yönetimiyle oturup konuşacağız, biz olmasını arzu ediyoruz.
Hazine, bankacılık mevzuatı, onların plasmanı ne olur bilmiyoruz.
Biz faiz desteği veriyoruz, ancak tabii faizsiz verdiğinizde, talep çok artıyor.
Bu talep kadar bankanın da plasman ayırması lazım ki bu olsun.
Faizsiz yaptığınız zaman bankaya talep çok geliyor, banka bu işe bu kadar para ayıramazsa olmaz.
Bunun gibi konuları da Hazine ile Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile konuşacağız.
Şili'de Felipe Bulnes da öğrenci hareketi nedeniyle istifa etti.
Ancak Şilili uzmanlar, Bulnes'in öğrencilerle görüşmek ve pazarlık yapmak için hükümetin kendisine yeterli manevra alanı bırakmadığından dolayı istifa ettiğini belirtiyor.
Bulnes'in halefi mühendis ve tanınmış akademisyen Haral Beyer'in eğitim bakanlığına getirilmesi, öğrenci lideri Gabriel Boric tarafından, eğitimle ilgili endişeleri olan ve konuyu bilen biri olduğu için memnuniyetle karşılandı.
Büyük şirketler ihtişamlarıyla, çalışanlarına sağladıkları imkanlar ve yaşam tarzıyla bir çoğumuza çekici gelir.
Kocaman bir kumsalda bir kum tanesi olmayı seçmek gibi.
Büyük şirketlerin istatistik raporlarındaki bir sayı veya oran olmak yerine, kendi isminizle anılırsınız.
Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki küçük yaştan itibaren hep büyüğü hedeflemeye yönlendiriliyoruz.
Büyük okullarda okumak, sınavları büyük notlarla geçmek, prestijli mesleklerde büyük maaşlarla çalışmak istiyoruz.
Çoğu yeni mezuna sorduğunuzda amacı hedeflediği sektörün en büyük şirketlerinde çalışmaktır.
Büyük şirkette çalışmak demek belli bir ekole ait olmak, işi öğrenmek, geniş kaynaklara erişebilmek, kariyer basamaklarını birer birer çıkmak demektir.
Dev bir yapıda bize verilen küçük görevi harfiyle yerine getirir, departmanımız ve müdürümüzün uygun gördüğü ölçüde insiyatif alır, kendimizi bu dev yapının içinde güvende hissederiz.
Şirketin aktivitelerine etkimizi görmemiz imkansızdır, üst yönetim için sadece bir istatistikten ibaretizdir.
Departman müdürleri, direktörler, genel müdür veya patron tarafından ismen tanınırsınız.
Hele ki şirkete para kazandıran belli başarılar elde ederseniz, hızla kendinizi kanıtlar, şirketin genel üretimine ve satışına kendi etkinizi yakından görebilirsiniz.
Küçük bir organizasyonda herkese birden fazla görev düşeceği gibi, daha fazla sorumluluk üstlenir, işin birden fazla yönünü öğrenirsiniz.
Bu durum da sizi çok yönlü düşünmeye, problem çözmeye ve işi tamamlamak için inisiyatif almaya iter.
İşi daha çok sahiplendiğiniz gibi, bir girişimci kafasıyla iş yapmaya başlarsınız.
İşler daha az insanın elinden geçtiğinden bürokrasi duvarlarına takılmadan daha hızlı sonuca ulaşırsınız.
Özellikle bağımsızlığına düşkün, girişimci karakteriniz ön plana çıkıyorsa, daha hızlı kendinizi gösterebileceğiniz küçük şirketlerde çalışmayı düşünebilirsiniz.
Pek tabii ki, küçük mü yoksa büyük şirkette mi çalışmak doğru sorusuna kesin bir cevap vermek zor.
Kişinin kendi kariyer hedeflerinin, karakterinin, tercih ettiği sektörün ve şirketin tek tek değerlendirilmesi gerekli.
Ancak, genel hatlarıyla baktığımızda, küçük şirketlerin de büyük şirketlerin de kendine göre avantajları ve dezavantajları mevcut.
Küçük ve büyük şirketleri birbirinden ayıran en önemli özellik kaynakların mevcudiyeti.
Burada kaynaklar sadece para değil, son teknoloji ekipman ve uzman danışmanları da içine alıyor.
Tüm bunları gerçekleştirebilmek için finansal kaynaklara, kalifiye uzman personele ve ileri teknoloji ürünü ekipmanlara ihtiyaç duyulmakta.
Büyük şirketlerin sahip oldukları büyük ekipmanları alacak finansmanları yok.
Çoğu zaman yoktan var edecek yaratıcılığa ve az yatırımla çok iş çıkarmaya yönelik bir çalışma felsefeleri var.
Çok uluslu bir firmada sizin çalışmalarınızın şirketin üretimine etkisini görmek zordur.
Bir diğer deyişle, sizin yaptığınız işin şirketin hisse senetlerine etkisini hissedemezsiniz.
Özellikle, hızlı sonuç almak ve yaptığınızın etkisini hemen görmek sizi tatmin ediyorsa, büyük şirketlerdeki çalışma şekli sizi yorabilir.
Oysa, küçük şirketlerde sizin birebir uğraştığınız proje şirket cirosuna ciddi bir etki sağlayabilir, siz de kendinizin şirketin ana faaliyet alanına ne kadar katkı yaptığını görebilirsiniz.
Kendi başarılarınızın şirketin genel performansına yansıması sizi daha sonuç odaklı çalışmaya itecek, daha başarılı olmak için sizi motive edecektir.
Proje taslağının onay alması, ekibin kurulması, gerekli izinlerin, lisansların alınması, tedarikçilerle anlaşılması ve her aşamada yönetimin karar alması uzun süreçler sonucunda gerçekleşir.
Genelde küçük şirketler projenin onaylanması ve hayata geçirilmesi için daha hızlı hareket ederler.
Kararlar hızla alınır, aşamalar kimi zaman birkaç gün içinde geçilir.
Aynı küçük hayvanların büyük hayvanlara göre çevik ve atak hareket etmesi gibi, küçük şirketler de büyüklere göre hızlı ilerlerler.
Örneğin, tasarladıkları yeni ürünü piyasaya vermek için acele ederler ki, pazara ilk giren firma olmanın avantajını yakalasınlar.
Büyük şirketlerin yöneticileri için, girişimcilik, bağımsızlık ve risk almak hergün yaptıkları işin içeriğini anlatmak için kullanmayacakları kelimeler.
Dev şirketlerin kademelerini sindire sindire çıkar ve kariyer hayatlarının tümünü bu tür şirketlere adarlar ve kendi işlerinin patronu değildirler.
Genelde kamu ve özel sektör arasındaki farkın bir uçurum olduğu konuşulur.
Ancak, asıl uçurum küçük ve büyük şirketler arasındadır.
Çoğu zaman özel sektörün büyük holdingleri ile hükümet kurumları arasında benzerlikler görülür.
Bürokratik yapı, firmaların değişime şüpheyle bakan yöneticileri, eskiden kalma iş yapış biçimleri gerek kamu gerekse özel sektördeki büyük kurumların özellikleri arasındadır.
Büyük şirketlerin köklü bir geçmişi vardır, birçok ürünü başarıyla lanse etmişler, projeleri hayata geçirmişler, yanlışlarından öğrenip doğrularının üzerine gitmişlerdir.
Patent başvurusu yapmaktan performans yönetimine projenin her aşamasında deneyim ve bilgi birikimine sahiplerdir.
Süreçler bu konulara yıllarını vermiş uzman yöneticiler tarafından kontrol edilir.
Küçük şirketlerde ise, her zaman kurumsal geçmişe bakmaya, başarıları veya başarısızlıkları ele almaya imkan olmaz.
Bazı şirketlerde böyle çalışmalar yoktur, bazılarında ise, işler o kadar hızlı ilerler ki, böyle geriye dönük bir araştırmaya zaman olmaz.
Bazen bu nedenle işin kalitesinden ödünler verilebilir ama küçük şirketlerde zaman ve performans çoğu zaman işin kalitesinin önüne geçer.
Kalite seviyesini yükseltmek için büyük şirketlerde çalışma deneyimi olan profesyoneller küçük şirketlerde kilit görevlere getirilerek en iyi uygulamaları bu şirketlere taşıyabilirler.
Yine kaynaklardan ötürü büyük şirketler küçüklerine göre daha avantajlıdır.
Kişiler kendilerini geliştirmek istedikleri birçok alanda proje geliştirebilir veya eğitim alabilirler.
Hem teknik alanlarda mesleki eğitimlere katılabilir hem de işe alım, koçluk, proje yönetimi, liderlik gibi teknik olmayan alanlarda kendilerini geliştirebilirler.
Büyük şirketlerin elemanlarına ayırdığı yüklü bir eğitim bütçesi vardır.
Diğer yandan, küçük şirketlerin böyle bir kaynağı yoktur.
Daha az sayıda çalışanı olduğundan küçük şirketlerde daha fazla sorumluluk almak ve işin birçok yönünü öğrenmek mümkündür.
Küçük şirketler bir bakıma mesleki kurs görevi görür, iş işte öğrenilir söylemini destekleyen bir iş yapma biçimini benimser.
Kısa sürede, ekip yönetmeye, projelerin başında görev almaya ve liderlik özelliklerinizi göstermeye fırsat bulabilirsiniz.
Özetle, küçük şirketlerde aldığınız sorumluluklar sizi kendi kendinizin patronu olmaya daha hızlı hazırlar.
Aynı şekilde, üstlendiğimiz sorumluluklar ve iş başarımız ile pozisyon ve departmandan bağımsız olarak kendi kendimizi şirket için kritik, yani stratejik eleman seviyesine getirebiliriz.
Her iki durumda da, çalıştığımız şirketin boyutuna bakarak kendimizi o yapıya adapte etmemiz, o yapının avantajlarından faydalanıp dezavantajlarını alt etmek için bize kolaylık sağlayacaktır.
Yurtdışı borsaların çoğunun kapalı yılın ilk işlem gününde İMKB hacimsiz bir seyir izlerken, MB'nin gün boyu süren müdahalesi döviz piyasasını hareketlendirdi.
Avrupa borç krizinin çözümlenmesine yönelik umutların azalması artık toplantılar öncesinde borsalarda pozitif beklentilerin satın alınmasını engellediği gibi yükseliş yönlü hareketleri de sınırlandırıyor.
Gün boyu sakin ve hacimsiz bir seyir izleyen İMKB 100 endeksi, günü yüzde 0.15 artışla 51,341.00 puandan kapattı.
Yeni yılın ilk haftasında, az sayıda olmasına karşılık önem derecesi yüksek verilerin bulunması ve planlı bir siyasi gelişmenin bulunmamasının bu hafta data bazlı hareketlere neden olacağı düşünülüyor.
Bir uzman, ABD'den ISM ve istihdam verileri, Avrupa'dan İngiltere MB'nin faiz kararı, Türkiye'den enflasyon verileri takip edilmeli.
Gün içinde hacimsiz ve sakin seyreden piyasada dövizdeki hareketin bir nebze rahatsızlık yarattığı gözlendi.
Yurtdışı piyasaların kapalı olması nedeniyle faiz tarafında sakin bir seyir olduğunu belirten bir bankacı, TCMB'nin açıklamalarının ardından enflasyon artık fiyatlara yansımış durumda.
2011 yılı için beklentinin, 10'un biraz üstünde olduğunu TCMB açıklamıştı.
Hazine'nin yüklü itfaları öncesinde fonlama maliyeti belirsizliğine ek olarak bozulan enflasyon beklentileri risk primlerini yükselteceğe benziyor.
Dışarıda ise AB borç krizinin boyutu her geçen gün büyüyüp kötüleşerek gündemi yönlendiriyor.
ABD ve İngiltere piyasalarının kapalı olduğu yeni yılın ilk işlem gününde Merkez kurumsal alımlarla 1.90 TL'ye yaklaşan dolara müdahale etti.
Bir uzman TCMB'nin müdahalesi ile kurumsal alımlar yeniden hayata geçti.
Sadece spot değil vadeli işlemlerde de kurumsal alım gözlendi.
Dolar günü 1.8910 TL'den, euro da 2.2440 TL'den kapadı.
Kurun MB müdahaleleri ile 1.8900 pivot direnç seviyesinde hareket ettiği gözleniyor.
Uluslararası piyasalarda altının onsu 1,563.75 dolardan işlem görüyor.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.
Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır.
Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir.
Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Dünyadaki yeni yıl kutlamaları, büyükşehirlerde düzenlenen dev havai fişek gösterileriyle göz doldurdu.
Rusya'nın başkenti Moskova'da on binlerce kişi yeni yılı Kızılmeydan'da karşılarken, Hollandalılar yeni yıla büyükşehirlerde düzenlenen dev havai fişek gösterileriyle girdi.
Almanya'nın başkenti Berlin'de de yüz binlerce kişi kent merkezinde düzenlenen eğlenceye katıldı.
Samoa'da başlayan kutlamalar ABD'nin New York kentinde son buldu.
Kutlamaları 180'in üzerinde ülkeden 100 bini aşkın kişi canlı izledi.
Öte yandan, ekonomik darboğazda bulunan Yunanistan'da, 2012 yılı buruk karşılandı.
Önceki yıllarda yapılan görkemli kutlamaların aksine bu yıl daha sade organizasyonlar tercih edildi.
Başbakan Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel arasında Başbakanlık Yeni Binada yapılan haftalık olağan görüşme, yaklaşık bir buçuk saat sürdü.
Yarın saat 18.00'de Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Stadında oynanacak karşılaşmanın biletleri, Tickettürk tarafından satılmaya başlandı.
Çiğ süt fiyatının 2008 yılında 40 kuruşa kadar düşmesi ile yaklaşık 1 milyon süt hayvanı kesime gitti.
Bunun faturası iki yıl sonra et fiyatlarının artması ile büyük bir krize dönüştü.
İki yıldan beri kasaplık canlı hayvan, besilik dana, karkas et ve kurban bayramında da kurbanlık hayvan ithalatı yapılıyor.
İki yılda ithalata ödenen döviz 2 milyar dolara yaklaştı.
İthalat sürerken, besilik dana ithalatında Aziz Nesin öykülerini aratmayacak cezalar kesildiği ortaya çıktı.
Danalara fazla kilo cezası neden kesiliyor ve bu cezalar nasıl ödenecek?
Bu sorunun yanıtından önce, ithalatla ilgili kısa bir bilgi verelim.
Türkiye'nin karkas et ve canlı hayvan ithal etmesi, bilinçli ya da bilinçsiz uygulanan yanlış politikaların sonucudur.
Sahip olduğu iklim, toprak ve insan gücü ile ithalatçı değil, ihracatçı olması gereken Türkiye, geçmişte de çok miktarda hayvan ve et ithal etti.
Fakat, geçmişten ders alınmadığı için ithalat tam gaz devam ediyor.
Et ve Balık Kurumuna tanınan sıfır gümrükle ithalat yetkisi 2012 sonuna kadar uzatıldığına göre, 2012'de de ithalat devam edecek.
Örneğin karkas et veya kasaplık hayvan yerine besilik hayvan ithal edilmesi ülkenin yararınadır.
Karkas et ithal ettiğinizde, hayvan kesimi ithalatın yapıldığı ülkede olur.
Hayvanın derisi, sakatatı, ötesi berisi o ülkede kalır.
Deri sektörünüz deri bulmakta, restoranlarınız sakatat bulmakta zorlanır.
Kasaplık hayvan ithal ederseniz, hayvanı getirir keser derisini, sakatatlarını alırsınız.
Henüz 1 yaşına gelmemiş besilik danayı ithal ederseniz en az birkaç ay içerde beslersiniz.
Ayrıca deri ve sakatat ithal etmenize gerek kalmaz.
Yeterince yerli hayvanınız yoksa, ithalat yapmak zorundaysanız et veya kasaplık hayvan yerine besilik dana ithal etmek ülke için daha yararlı olduğu çok açık.
Besiciler için de işlerini sürdürmek ve yerli hayvan varlığı artıncaya kadar belli bir süre besi danası ithal etmek daha uygun görülüyor.
Fakat, hükümet özellikle de Gümrük ve Ticaret Bakanlığı aynı görüşte değil.
Besilik dana ithalatı yapanlara öylesine cezalar kesiliyor ki, besi danası yerine karkas et ve kasaplık hayvan ithalatı adeta teşvik ediliyor.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına sorunca anlatılanların doğru olduğu ve çözüm için çalışmaların başladığını öğrendik.
Besiciler, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının belirlediği şartlar çerçevesinde besilik dana ithalatı için gerekli evrakları tamamlayarak bakanlığa başvuruyor.
Avustralya'dan ithalat yapmak için bakanlığın görevlendirdiği veterinerlerin denetiminde hayvanlar seçiliyor.
Gemiye yükleme yapılmadan önce Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, bu ülkede mavi dil hastalığı görüldüğünü bu nedenle mavi dil hastalığı testine de tabi tutulacağını bildiriyor.
Hayvanlar bu sürede beslenmeye devam edecek ve kilo alacak.
Bakanlığın istediği test yapıldıktan sonra hayvanlar gemiye yükleniyor ve Türkiye'ye doğru yola çıkarılıyor.
Gemi Türkiye'de limana yanaşınca hayvanlar gemiden indiriliyor ve kamyonlara yüklendikten sonra tartıya giriyor.
20 hayvanın içinde olduğu kamyon 6 bin 1 kilo gelince şartnameye uyulmadığı gerekçesi ile ithalatçının getirdiği hayvan sayısına bağlı olarak milyonlarca lira ceza kesiliyor.
Tespit ettiğimize göre yaklaşık 20 firma bu şekilde ceza almış.
Bazı şirketlere kesilen ceza 10 milyon liranın üzerinde.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün kestiği ceza ödenmedikçe hayvanlar kesilemiyor.
Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, besicilerin haklı olduğunu, danaların beklerken ve gemiyle taşınırken yolda kilo almasının normal olduğunu, besicilerin bundan sorumlu tutulamayacağını yazı ile Gümrükler Genel Müdürlüğüne bildiriyor.
Gümrükler Genel Müdürlüğü teknik şartnameye göre danaların 300 kilodan fazla olamayacağını cezaların ödenmesini istiyor.
Günlerdir Ankara'da derdini anlatmaya çalışan besiciler, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ile birkaç kez görüşüyorlar.
Hayati Yazıcı da besicilere haklı olduklarını, sorunun Bakanlar Kurulunda çözülebileceğini anlatır.
O günlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ameliyat olunca bakanlar kurulunun toplanması zaman alır.
Fakat, cezaların haksız yere kesildiğini düşünen Gümrük ve Ticaret Bakanlığı besicileri Ankara'ya uzlaşmak için çağırarak cezanın en azından yüzde 10'nun ödenmesini ve böylece konunun kapatılmasını ister.
Yüzde 10 ceza bile besiciler için çok büyük para.
Bu nedenle bazıları bir an önce bu işten kurtulmak için uzlaşmayı kabul eder.
Sorumlu olmadığımız bir cezayı neden ödeyelim diyerek uzlaşmayı kabul etmez.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ise, sorunun bundan sonra yaşanmaması için besi sığırı ithalatında kilo sınırını 300 kilodan daha yukarıya çekmek için çalışma yapıyor.
İyi niyetlerinin kurbanı olduklarını düşünen besiciler, Hayvanlardan ikisi kabız olsa bile bir iki kilo fazla gelir.
Gemide gelirken üzerindeki pislikleri toplasanız her birinde bir iki kilo çamur, pislik çıkar.
Böylesine bir ortamda bize kesilen cezaların bir kuruşunda bile bizim sorumluluğumuz yok.
Biz ülkemizi düşünerek besilik dana ithal etmek istedik.
Sadece üretenlerin değil, ithalatta da ülkenin yararını düşünenlerin cezalandırılması, uygulanan hayvancılık politikasının çok bilinçli bir biçimde uygulandığını gösteriyor.
Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanından herkesin istediği soruyu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e sorabilmesine imkan verecek uygulama başladı.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının kurumsal web sitesinde yer alan duyuruya göre, bu uygulama, Cumhurbaşkanı Gül'ün halkla daha yakın temas halinde olmasını sağlayan yeni bir iletişim platformu değeri taşıyor.
Ayrıca herkes, uygulamada daha önce sorulmuş olan soruları da oylayabilecek.
Böylece aylık periyotlar halinde dönemlere ayrılan uygulamada en çok oyu alan sorular ortaya çıkacak.
Bu sorular arasından seçilecek beş sorunun sahibi, Çankaya Köşkü'nde sorularını bizzat Cumhurbaşkanı Gül'e sorabilecek.
Video kaydına alınacak bu görüşmeler, yine aynı platformda yayınlanarak tüm dünyaya ulaşmış olacak.
Gül'ün yeni iletişim platformu Cumhurbaşkanına Sorun , dileyen herkesin aracısız bir şekilde Cumhurbaşkanı Gül'e ulaşmasını mümkün kılacak bir uygulama.
Dow Jones Sanayi Endeksi 201,17 puan artarak 12.418 puana yükseldi.
MB Sunumunda 2011 yıl sonu enflasyonun yüzde 10.45 olarak gerçekleştiği belirtilerek, mevcut konjonktürde ikincil etkileri sınırlamak açısından enflasyondaki düşüşün beklentilerden daha önce başlamasının önem taşıdığı vurgulandı.
Ek parasal sıkılaştırmanın güçlü, etkili ve geçici olması esastır.
Düşük hacimli geçen yılın son haftasında satışlar ön plandaydı.
Geçtiğimiz haftanın ilk günü, yeni yıl tatiline giren piyasalar nedeniyle düşen işlem hacimleriyle sakin geçti.
Çarşamba gününe, sakin giren piyasalarda hareketlilik, ABD piyasalarının açılışıyla birlikte başladı.
İtalya'nın tahvil ihalesine yönelik endişeler ve FED'in bilançosundaki kısa vadeli bonoları satışa çıkarması, piyasa tarafından negatif fiyatlandı.
Dolar pariteyi 1.2925 seviyesine kadar çekerken, altın, diğer kıymetli madenler, temel metaller, ham petrol fiyatları ve hisse senetlerinde sert düşüşler yaşandı.
Özellikle gümüş, endüstriyel emtiaların geri çekilmesinden etkilenerek kan kaybetti.
Perşembe günü sona eren tahvil ihalesinde, 10 yıl vadeli devlet kağıtlarının % 7'de kalması, yatırımcıları hayal kırıklığına uğratırken, Bölge parası erimeye devam etti.
Senenin en gözde yatırım araçları % 40'ı aşan getirileri ile, uzun vadeli hazine bonoları oldu.
Hisse senedi tarafında ise, vadeli borsa endekslerinden Dow Jones ve birkaç endeksin dışında, hayal kırıklığı yaşandı.
Altının, 200 günlük ortalamanın çok gerisinde kalması, düşüş trendinin devam edeceğine yönelik düşünceleri perçinlerken, global çaptaki gelişmeler ise göz ardı ediliyor.
2012'de beklentimiz, paritedeki düşüşün 10 yıllık ana trendin destek seviyesi olan 1.25'in altına sarkmayacağı ve altında daha fazla aşağı yönlü baskı yaratmayacağı yönünde.
Bu hafta altın ve grubu emtialar, hareketlenen piyasalarda yeni açılacak pozisyonlarla birlikte, kayıplarını yerine koyacaktır.
Başbakan Yardımcısı Atalay, Irak sınırındaki olaya ilişkin adli ve idari tahkikat başlatıldığını söyledi.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın başkanlığında toplandı.
Başbakan Yardımcısı Atalay, Irak sınırında meydana gelen olaya ilişkin Hükümet adına gündemdışı söz aldı.
Atalay, hükümetin olayları öğrendikten sonra gelişmeleri an be an takip ettiğini dile getirerek, Sayın Başbakanımız ilk saatler itibarı ile Genelkurmay Başkanımızdan, İçişleri Bakanımızdan ve Şırnak Valimizden bilgi almıştır.
Olayın hemen sonrasında Şırnak Valisi ve kriz merkezi tarafından yapılan açıklamalarda, o aşamada derlenen bilgiler kamuoyuna aktarılmıştır.
Hukuk devletinin gereği olarak adli ve idari tahkikatların başladığını bildiren Atalay, olayla ilgili tüm soru işaretlerinin aydınlığa kavuşturulacağını söyledi.
Esasen terörle mücadele süreci içinde, hukukun içinde olmaya çok büyük özen gösterilmiştir.
Seçim sonrası bu yaz döneminde, Temmuz ayında başlayan terör olayları sonrası, 17 Ağustostan itibaren ciddi bir sınırötesi operasyon başlatılmıştır.
Bu süreçte hiçbir sivil vatandaşımız zarar görmemiş, azami hassasiyet gösterilmiştir.
TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Atalay, Irak sınırındaki olayda ölenlerin yakınlarına tazminat ödenmesine ilişkin çalışmaların devam ettiğini, tazminat ödemesinin Bakanlar Kurulu kararı ya da terör tazminatı çerçevesinde olabileceğini söyledi.
Beşir Atalay ayrıca, önümüzdeki hafta tekrar bölgeye gideceğini açıkladı.
Çeyrek dönemlik tahminlerle birlikte yayınlanacak beklentiler, bankanın daha fazla şeffaflık çabalarının da bir göstergesi olacak.
Tutanaklarda, bazı Fed yetkililerinin, ekonomik koşulların para politikalarında daha fazla gevşemeyi gerektirebileceği ve güçlendirilmiş bir iletişim çerçevesinin herhangi bir politika değişikliğini daha etkili kılacağı görüşünde oldukları da ifade edildi.
Politika faizini Aralık 2008'den bu yana sıfıra yakın seviyede tutan Fed, büyümeyi desteklemek için de 2.3 trilyon dolarlık tahvil alımı gerçekleştirdi.
Fed'in son dört toplantısının ardından yapılan açıklamalarda, faizlerin en azından 2013 ortasına kadar ultra düşük seviyelerde tutulmasının beklendiği vurgulanmıştı.
Tokyo, Şanghay ve Tayland borsaları kapalıyken, diğer Asya borsaları değer kazandı.
ABD ham petrolünün Şubat ayı teslimi varil fiyatı bugünkü işlemlerde 100 doların, Londra Brent tipi ham petrolün Şubat ayı teslim fiyatı 108 doların üzerinde işlem görüyor.
ABD ham petrolünün Şubat ayı teslimi varil fiyatı bugün Asya'daki işlemlerde 1,71 dolar artışla 100,54 dolardan satılmaya başladı.
Londra Brent tipi ham petrolün Şubat ayı teslimi varil fiyatı da 1 dolar yükselişle 108,38 dolardan satılıyor.
Küresel petrol piyasası dün yeni yıl tatili nedeniyle kapalıydı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Uludere'de hayatını kaybedenlerin ailelerine taziye ziyaretinde bulundu.
Kılıçdaroğlu, Gülyazı köyüne gelerek, taziye için kurulan çadırda Irak sınırındaki olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi.
Ailelerin büyük bir acı yaşadığını, ateşin düştüğü yeri yaktığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Biz ne kadar desek ki, üzüntülüyüz, acılıyız , anne ve babaların acısını dindiremeyiz.
35 yurttaşımızın göz göre göre hayatını kaybetmesi kolay affedilecek bir olay değildir.
Bu olayın TBMM'de ve başka alanlarda da takipçisi olacağız, ta ki olay aydınlatılıncaya kadar.
Önce acılı ailelere, Şırnaklılara ve tüm yurttaşlarımıza başsağlığı diliyorum.
Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından, önce taziye çadırındaki erkeklere ellerini sıkarak başsağlığı diledi, ardından taziye çadırından çıkıp, kadınların bulunduğu bölüme giderek başsağlığı dileğinde bulundu.
Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gürsel Tekin, Sezgin Tanrıkulu ve bazı milletvekilleriyle köyden ayrıldı.
Bu arada, BDP Grup Başkanvekili ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da Kılıçdaroğlu ve beraberindekilerin taziye için Gülyazı köyüne gelmelerinden duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Kaplan, kısa bir konuşmanın ardından Şırnak'a gelişinde trafik kazası geçiren Gürsel Tekin'e geçmiş olsun dileklerini iletti.
Öte yandan, çevre il ve ilçelerden de çok sayıda vatandaş Gülyazı köyüne gelerek taziye ziyaretinde bulunuyor.
BDP Genel Başkanı Demirtaş, kendi halkını katleden yönetimlerin meşru olmadığını, hükümetin meşruiyetini tanımadıklarını söyledi.
Meydana gelen olayı anlatan Demirtaş, Ambulanslar 45 dakika sonra olay yerine gidiyor.
Siz bu katliamı örtmeye çalışarak bu ülkeyi böldünüz.
Uludere'de katledilen 35 yurttaş Marmaris'in bir köyünde savaş uçakları tarafından bombalanıp katledilseydi tepkiniz bu mu olurdu ey kardeş Türk halkı?
Gereğini yapmadığın müddetçe o katliamın ağır lekesi, alnında durmaya devam edecek.
Almanya Maliye Bakanı Schaeuble Avrupa'daki borç krizini ve gelişmeleri değerlendirdi.
Schaeuble, Bild gazetesine verdiği demeçte, yeni yıla girilmesi ile tüm sorunların ortadan kalkmadığını belirterek, Geçen yılın son günlerinde Asya ve Ortadoğu'dan gelen haberler bizi meşgul etti.
Euro Bölgesinin istikrarı konusunda da birçok ülke kendi ev ödevini yapması lazım.
Doğru ve önemli önlemlerin alındığını belirten Schaeuble, beklenmedik bir şey olmaması durumunda bu yılın sonunda insanların gelecek yıla daha umutlu bir şekilde bakacaklarını ümit ettiğini kaydetti.
Euronun 10 yıldan bu yana tedavülde olduğunu hatırlatan Schaeuble, bir başarı hikayesi olan Euronun sağlam ve dolardan sonra dünyanın en önemli para birimi olduğunu belirtti.
İMKB'de 51 binin üzerinde hacimsiz dengeli görünüm izlenirken, Dolar 1.89 liradan işlem görüyor.
Uluslararası piyasalarda yeni yıl tatili bugün de devam ediyor.
Asya'da Güney Kore ve Tayvan dışındaki borsalar kapalı.
Avrupa ise açık olan endekslerde yatay seyir hakim.
İMKB 100 Endeksi açılışını 48 puan artışla 51.314 puandan gerçekleştirdi.
Yurtdışı piyasaların kapalı olması nedeniyle zayıf bir işlem hacminin beklendiği İMKB'de yatay seyir izlenmesi bekleniyor.
Endeks yılın son işlem günü olan Cuma günü, yatırımcıların pozisyonlarını 2012'ye göre düzenlenmesinin de etkisiyle yüzde 1.5 geri çekilmişti.
Bu arada Turcas Petrol, Deva Holding, Rhea Girişim Sermayesi ve Mutlu Akü İMKB 100 Endeksine dahil edilirken, Zorlu Enerji, TEB, OMV Petrol Ofisi ve Anel Elektrik endeksten çıkarıldı.
İller bazındaki dağılımda ise İstanbul, 20,8 milyon dakika ile birinci sırada yer alırken, Ankara 12,2 milyon dakika, İzmir 11,3 milyon dakika konuştu.
Antalya 4 milyon dakika ile dördüncü, 3,8 milyon dakika ile Adana beşinci sırada yer aldı.
Avealılar, yılın son gününden 2012 yılının ilk saatlerine kadar 13,5 milyon SMS gönderimi gerçekleştirdi.
Özel günlerde artan yurt dışı aramaları 2011'in son gününde de yoğunluğunu sürdürdü.
31 Aralık'tan 1 Ocak sabahının ilk saatlerine kadar yapılan aramalarda ilk sırayı Türkmenistan aldı.
83,8 bin dakika ile ilk sırada yer alan Türkmenistan'ı, 51,4 bin dakika ile Almanya takip etti.
Yurt dışı SMS gönderimlerinde ise 63,1 bin mesaj ile Almanya lider oldu.
FED varlık fiyatlarında oluşan balonlara ilişkin bazı sorunlara eğildi.
Olaylar geliştikçe, bir balonu belirlemenin ne kadar zor bir iş olduğunu, ancak o balon patlayıp da varlığı böylece kanıtlandıktan sonra bu balonun saptanabildiğini fark ettik.
Bunlar, piyasa ekonomisi çerçevesinde normal karşılanması gereken risklerdir.
FED bu görüşler çerçevesinde uzun dönem politika faizini çok düşük bir düzeyde tutmakla eleştiriliyor.
Grafik 1'de Ocak 2001'den 2007 sonuna kadar FED faizinin değişimi gösteriliyor.
Dikkat edilirse 2003 ortasına kadar faiz düşürülüyor, sonra da 2004 sonuna kadar düşük bir düzeyde sabit tutuluyor.
Bu politikanın risk almayı tetiklediğini ve kredi arzında hızlı bir artışa yol açtığını belirten çok sayıda çalışma var.
Grafik 2'de aynı dönemde ABD'de konut fiyatlarının gelişimi yer alıyor.
Artan risk alma iştahı ve hızlı kredi genişlemesi beraberlerinde birçok sorun doğuruyorlar.
Özellikle kötü krediler artıyor, bilançolar varlık fiyatlarında oluşabilecek ani düşüşlere karşı duyarlı hale geliyorlar.
Grafik 2'de konut fiyatlarında görülen artışın bir balon oluşturduğu küresel krizle birlikte açık biçimde ortaya çıktı.
Sözünü ettiğim dönem tüm dünyada enflasyonun artık bir sorun olmaktan çıktığının düşünüldüğü dönem.
Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda da durum farklı değil.
Merkez bankalarının uyguladıkları para politikalarının, elbette disiplinli maliye politikalarının da katkılarıyla, bu sonucu doğurduğu kanısı yaygın.
Dolayısıyla, fiyat istikrarını sağlamanın otomatik olarak finansal istikrarı sağlamaya yetmeyeceği görüldü.
Elbette merkez bankaları fiyat istikrarına yoğunlaşmışken finansal istikrar ile de ilgiliydiler.
Bazı ülkelerde bankacılık sektörünün düzenlenmesi ve denetleme yetkisi merkez bankalarındaydı.
Küresel krizden sonra belirtilen, bankaları mikro düzeyde düzenleme ve denetlemeye tabii tutarken, makro düzeyde de finansal istikrarı gözetmek gerektiği.
Çünkü işlerin hep iyi yönde gideceği algısı yaygınlaşıyor.
Para otoriteleri ekonomideki dalgalanmalara paralel bir seyir izleyen risk alma iştahına karşı ne yapabilirler?
Bu paralel seyri kısmen de olsa nasıl engelleyebilirler?
Merkez Bankasının 2010'un sonundan itibaren uyguladığı para politikasını bu yanıt arama çabasının bir parçası olarak görmek gerekiyor.
Bu çabanın bizi nasıl bir noktaya getirdiğini gelecek hafta ele alacağım.
Yıllık TÜFE, 2008 yılının kasım ayında yüzde 10.76 ile bu aralıktaki düzeyin üstünde gerçekleşmişti.
TÜFE yıllık bazda yıl içinde daha yüksek oranları da gördü.
Aralıktaki yüzde 10.45, yıllık TÜFE oluşan 96 ay içinde yıllık bazda en yüksek 13'üncü gerçekleşmeye işaret ediyor.
Rekor, yüzde 12.06 ile 2008 yılının temmuz ayında kırılmıştı.
Peki yüzde 3.99'dan yüzde yüzde 10.45'e çıkardığımız enflasyonu bu yıl yüzde 5'lere ne yaparak, ne gibi önlemler alarak çekebileceğiz?
Merkez Bankası, enflasyondaki düşüşün, ikincil etkileri sınırlamak açısından beklentilerden önce başlaması gerektiği görüşünde.
Bu düşüşü öne çekebilmek için de ek parasal sıkılaştırmaya gidiliyor ve dövize müdahale ediliyor.
Merkez Bankası döviz sattıkça da olumsuz algı daha da güçleniyor üstelik.
Yani, 2012'nin yüzde 5'lik çok ama çok iddialı enflasyon hedefi için parasal sıkılaştırmaya gitmekten ve dövizi frenlemeye çalışmaktan başka pek bir şey söylenemiyor, yapılmıyor.
Tabii ki bir de geçen yılın yaratacağı baz etkisine bel bağlanmış durumda.
Mayıstaki yüzde 2.42 devreden çıkınca tek haneye ineceğiz, diye umuluyor.
Ekim ve kasımdaki yüzde 3.27 ve yüzde 1.73'ün devreden çıkmasıyla da hızlı bir gerileme yaşanacağı bekleniyor.
Ama ya bu yıl da geçen yılki kadar olmasa da söz konusu aylarda yüksek gerçekleşmeler görülürse?
Ayrıca, haziran ve temmuzda geçen yılki kadar fiyat düşüşü göreceğimiz ne malum?
Yok, değil mi?
Yan etkisi olmayan ekonomik önlem de yok!
MHP lideri Bahçeli, kanun dışı yollardan sınırlardan içeri girenlerin tehdit olarak görülmesi durumunda devletin gereğini yapması gerektiğini, Uludere'deki son olayda da bunun yapıldığını savundu.
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, terörist geçiş güzergahı olarak belirlenen bir sınır noktasında, havadan düzenlenen operasyon neticesinde sivillerin hayatını kaybetmesinin birçok kuşku ve muammayı da gündeme getirdiğini söyledi.
Bahçeli, Türkiye'nin mutlaka kendine avantaj sağlayacak arazi derinliğine sahip olacağı yerden itibaren bir an önce güvenlik kuşağı oluşturması gerektiğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının döviz piyasasındaki etkinliğini sürpriz denebilecek şekilde artırması kafaları karıştırdı, belirsizliği artırdı.
Geride bıraktığımız senenin ikinci yarısında Türk Lirasının değerinde yaşanan gelişmeleri ve para otoritesinden gelen müdahaleleri hatırlamaya çalıştığımızda evdeki hesapların çarşıya uymadığını görüyoruz.
Sözel müdahaleler, ihale ile veya doğrudan döviz satışları ve faizlerde yaşanan yükselişler Türk Lirasında yaşanan değer kaybı yönündeki eğilimin kontrol altına alınmasında başarılı olamamış gibi görünüyor.
Durum böyle olunca geleceğe yönelik beklentilerin olumsuzlaşması ve güvensizliğin büyümesi engellenemiyor, belirsizlik ve kırılganlık artıyor.
Bu sonuçta dış piyasalarda etkili olan riskten kaçınma eğilimi kadar içerideki birikmiş sorunlar ve dengesizliklerin belirleyici olduğunu dikkate almak gerekiyor.
Mevcut koşullarda Türkiye'nin tasarruf açığını makul düzeylere çekemeyeceği ve yumuşak iniş şansının azaldığı yönündeki beklentilerin güçlenmesi olumlu düşünmeyi zorlaştırıyor.
2011 yılı ikinci yarısının başında Merkez Bankasının söylemi oldukça farklı idi.
Enflasyonist bir tehlike olmadığı dile getiriliyor, öne sürülen iki farklı senaryodan hareketle faizlerin yükselmeyeceği ve para politikasının gevşeyeceği yönde sinyaller veriliyordu.
Enflasyonda geçici bir yükseliş yaşanacaktı, fakat 2011 yılı son çeyreğinde yeniden gerileme eğilimi gündeme gelecek ve hedeften sapma oldukça sınırlı kalacaktı.
Söz konusu dönemde küresel düzeyde emtia fiyatları ile Türk Lirasının ters yönde harekt ederek birbirlerni dengeleyeceği varsayımı kanaati öne çıkan eylem ve söylemin gerekçesi niteliğinde idi.
Doların Türk Lirasına karşı değeri 1.70'leri aşınca döviz alımlarında rafa kalktı, yerini döviz satım ihalelerine bıraktı.
Dolar kuru yine yukarı hareketlenip 1.90 seviyelerini test etmeye başlayınca kasım ayında faizlerin yükseltilmesi gündeme geldi, ancak riskten kaçınma eğiliminin kontrol altına alınması mümkün olamadı.
Geçen senenin enflasyon rakamı ise hedeflenenin iki katını aşarak yüzde 10.45'e yükseldiği tescil edildi.
Geçmiş yıllardaki hesapsızlığın neden olduğu ağırlaşmış sorunlar ve dengesizlikler son altı aydaki olumsuzlukların sebebi olarak karşımıza çıktı.
Yükselen belirsizlik görüş mesafesini kısalttı, tedbirli olma ihtiyacını artırdı.
Belli ki kredi hacmindeki artışı ve cari açığı kontrol altına almakta geç ve yetersiz kalmışız.
Tepkisiz kalınarak izin verilen aşırılıklar, iletişim politikası ile dengelenememiş.
Türk Lirası önlemlere rağmen değer kaybetmeye devam etmesi dış piyasalardaki olumsuzluk ile bir araya gelince güvensizlik gelişmiş.
Büyüyemediği halde cari açğın makul seviyelere gelemediği bir ekonomide salt enflasyona odaklanmanın yaratacağı sarsıntılar ciddi sıkıntılar yaratabilir.
Yeni yıl için Van'a giden Kılıçdaroğlu da yarın bombalı saldırıda hayatını kaybeden 35 kişinin Uludere'deki köylerine gidecek.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, yeni yılı depremzedelerle geçirmek için Van'a gitti.
Olayla ilgili açıklamaların kendisini tatmin etmediğini belirten Kılçdaroğlu, olayın yanlış istihbarata dayandığının ortada olduğuna dikkat çekerek, hangi organ tarafından bu karar verildi.
Medyaya yönelik eleştirileri yanlış bulan Kılıçdaroğlu, İzmir'de bir kadına uygulanan şiddetin medya olmasa ortaya çıkmayacağını belirterek, Medyayı her olumsuzluğun sorumlusu haline getirmek doğru değil.
CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Güler, CHP'nin hiçbir mensubu yargı önünde hesap vermekten kaçmaz.
CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler, yaklaşık üç saat süren toplantının ardından düzenlediği basın toplantısında MYK toplantısına ilişkin bilgi verdi.
Güler, Uludere olayının hükümetin bir an önce hem yaslı ailelere, hem Türkiye ve dünya kamuoyuna hesap vermek zorunda olduğu bir olay olarak tarihe geçtiğini ifade etti.
Güler, Kılıçdaroğlu'nun Uludere ziyaretinde helikopter tahsis edilmemesine ilişkin ise hükümetten kendilerine henüz herhangi bir açıklama gelmediğini söyledi.
Güler, öncelikle Gazze'deki Filistin Hükümetinin Başbakanı ve Hamas Lideri İsmail Haniye'nin randevü talebi üzerine yarın saat 10.30'da CHP Genel Merkezinde Kılıçdaroğlu ile görüşeceklerini belirtti.
İddialı bir üst başlık, altında yine iddialı bir isim.
Grubunun Yönetim Kurulu Başkanı Ali Saydamın Remzi Kitabevinden çıkan yeni kitabı.
Öyleyse arzu ederseniz üst başlıktaki elkitabını tanımlayalım öncelikle.
Herhangi bir konuda disiplinlerarası bilgi edinmek için başvuracağınız bir yapı.
Bir kriz olduğunda nasıl yönetiliyormuş diye araştırmaya kalkarsanız internete girdiğinizde milyonlarca sayfa görürsünüz, kitaplardan okumaya kalkarsanız yanarsınız.
Mesela satranç, futbol kuralları evrenseldir, dünyanın her yerinde aynıdır.
İletişim, insanın ruhi şekillenmesi, düşünce yapısı, değerleri ve kültürü ile ilgilidir.
bizim bölgede tutulması ve başka yerlerde, örneğin Japonya'da pek iş yapamamasının sebebi de o ortak ruhi şekillenme dediğim bir ulusun kendisine has algılama biçimlerinin oluşmasından kaynaklanıyor.
Türkiye'de tüm zamanların en iyi otomotiv kampanyası bana soracak olursanız Audi'nin yıllar önce yapmış olduğu Audi'de asla bulamayacağınız aksesuarlar adlı kampanyadır.
Beyaz çorap, üzerine basılmış yumurta topuk, elde tesbih, bir parmakta da tek taş pırlanta yüzüklü bir adam.
Bu, kendi hayatımda da çok sık yaşadığım bir şey.
Böyle köklü, reddedilmeyen ve tartışılmayan, apriori, kafadan kabul edilen dünya görüşlerinin oluşturduğu, kendi bireysel düşünce sisteminin devreye girmesinin engellendiği ortamlara ben, tasallut ortamları diyorum.
Bu tasallut ortamlarında düşüncenin geliştirilmesi, insanın esenliğe kavuşması mümkün değil.
Stalin'in söylediklerini de Mao zaten bir şekilde ifade ediyor.
Mao'nun seçme eserlerinin özeti de şu Kırmızı Kitapta var, 50, 100 sayfa!
Ben bu lafı, sol hareketin liderlerinden duyduğumu çok net hatırlıyorum.
Ne iletişim yapılabilir, ne marka yönetilebilir, ne de ilişki yönetimi hayata geçirilebilir.
Pek çok siyasi, bu konuda gelip takılırlar nitekim.
Pek çok bireysel marka olduğunu zanneden şöhretler de aynı şekilde.
O yüzden bu tasallut sistematiğinden vazgeçebilmek, bir marka yönetimi için esastır.
Oysa marka yönetiminin bir numaralı ögesidir hayır diyebilmek.
Onu koyduğunuz zaman, televizyona kimlerle yanyana çıkacağınız çıkar ortaya.
Didişme programlarının içine düşmek ya da düşmemek işte böyle bir stratejik karardır.
Kitapta hepimizin bildiği şahıslar ve firmaların isimleri geçiyor.
Onunla ilgili olumsuz bir şey yazarsam kızarlar endişesi hakim oluyor.
Halbuki daha çok yakında BP'ye ait bir petrol platformu Meksika Körfezi'nde infilak etti ve çok daha fazla petrol çevreye yayıldı.
Ben ise, bundan gocunacak bir şey olmadığını düşünüyorum.
Benim yazdıklarım gazetelere intikal etmiş haberlerdir, gizli bilgileri açıklamadım hiçbirinde.
Medyaya yansımış, Türkiye'nin konuştuğu pek çok konuyu yazdım ki teorik konuların anlaşılmasına yardımcı olsun.
Türkiye'de şöhretle bireysel marka arasındaki farkı anlamadıkları için, bir türlü bireysel marka çıkmıyor.
Ben sinemayı okumanın, bunun seminerini veriyorum iki yıldır, hayatı okumak için sinemayı okumanın iyi bir yol olduğunu düşünüyorum.
Yani entelektüel bir yapıyı, demin de arz etmeye çalıştığım kuramsal meseleyi son derece basit, pratik, somut vakalar çerçevesinde anlatabilmek.
Entelektüel derinlik bugün Türkiye'nin bir numaralı meselesi bana soracak olursanız.
1980 darbesi sonrası Kenan Evren ve komutanlarının Türkiye'ye yaptıkları en büyük kötülüktür entelektüalizmi kökünden ret etmek.
Tam bunun üzerine Özal geldi, o da devam ettirdi.
İzlediği kültür ve sanat faaliyetlerine bakacak olursak bu laylaylomu görürüz.
Hele üniversiteye girişte uygulanan çoktan seçmeli, hiçbir derinlik sağlamayan sistem.
Bunların sonucunda entelektüel derinlik sıfır ya da sıfıra yakın, bir de bu derinliği yakalamak isteyenlerin ise toplumda küçümsenmesi entel dantel diye.
İşte bu temel açığı gidermeyi amaçlayan, Bersay İletişim Enstitüsünün Boğaziçi Üniversitesi ile 7 Ocakta başlatacağı bir temel eğitim var, ben de gideceğim.
Çünkü, entelektüel derinlik biraz muhalif olmak demektir, kendine de muhaliftir entelektüel.
Bu muhalif entelektüellik yapısı İslam dinine aklını ve gönlünü vermiş entelektüel kesimde daha da derinlik kazanarak devam ediyor.
İkincisi Remzi Kitabevinin bu kitap için gösterdiği çaba olağanüstü.
Üçüncüsü de okurlara, bu kitabı alıp baştan sona okumamalarını tavsiye ediyorum.
Orada paniklersen eğer, Türkiye'de pek çok örneği olduğu gibi kendi kendini ayağından kurşunlamaya başlarsın.
İktidara geldiğin anda, dostun kadar düşmanın da olur.
Hedefinin, vizyonunun rekabetçi ortama girdiğinde en öne fırlamak olması gerekiyor.
Vazgeçmek Özgürlüktür , daha önce yayınlanmış makalelerinizden oluşuyor ve bu yöntem, hayli riskli bir iş.
Bunu aşabilmek için de iyi bir edit ve güncelleme gerekiyor, ki başarıyla yapılmış.
Bir tanesi Ülkü Karaosmanoğlu, diğeri de Boğaziçi Üniversitesinden sosyoloji mezunu, sonra iletişim masterı yaptı, şimdi de doktorasını yapıyor, bizim de şirketin yeni yönetim kurulu başkanı Arın Saydam.
Demin de arz etmeye çalıştığım bilimsel kategorilere uygun makaleleri edit etmek ve güncellemek için bu iki kişi hakikaten iki senelerini verdiler.
Ve kitap, o yüzden eski makalelerin bir araya getirilip yayınlanması olmaktan çıktı.
Ben kimya okudum üniversitede orada Kimyanın Elkitabı devasa bir eserdir.
Ya da başka bir alandan örnek verecek olursak mesela Tavlanın Elkitabı.
Turkcell GollerCepte abonesi taraftarlar, galibiyet ve beraberlik halinde ücretsiz dakikalar da kazanacak.
Turkcell'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Turkcell GollerCepte servisine abone olan taraftarlar, tuttukları takımın gollerini maç oynandığı sırada izleme imkanının yanı sıra, galibiyet ve beraberlik halinde ücretsiz dakikalar da kazanacak.
Turkcell, GollerCepte abonelerine takımlarının her galibiyeti için tüm Turkcelli'lere 20 lira değerinde 50 dakika günlük konuşma hediye edecek.
Her beraberlik ise 12 lira değerinde 30 dakika ücretsiz konuşma ile ödüllendirilecek.
Turkcell GollerCepte servisine abone olmak ve sezon sonuna kadar sürecek kampanyaya katılmak için KAZAN yazıp 7777'ye kısa mesaj göndermek ve Spor Toto Süper Ligde taraftarı olunan takımı seçmek gerekiyor.
Mevcut Goller Cepte aboneleri de, KAZAN yazıp 7777'ye kısa mesaj göndererek kampanyadan yararlanabiliyor.
GollerCepte servisi, takım başı haftalık 1,5 lira olarak ücretlendiriliyor.
Irak sınırındaki olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine taziye ziyaretinde bulunduğu sırada darp edilen Uludere Kaymakamı Yavuz, kısa sürede işinin başına geçeceğini söyledi.
Olay olduktan sonra biz cenaze sahipleri ile beraber olduk.
Bugün uygun olması ve sayın bakanlarımızın da geleceğini bildiğimiz için hep beraber gitme kararı aldık.
Gittik, sağ olsunlar cenaze sahipleri bizi canı gönülden kucakladılar.
Hepsi, devletin yanında ve bizlerin yanında olan insanlar.
Kimsenin bunu başka bir yere çekmeye haddi ve hakkı yoktur.
Naif Yavuz, taziye evinde oturduklarını ve yakınlarını kaybedenlerin acısını paylaştıklarını ifade ederek, Biz gittik taziye evinde oturduk.
Basında, Kaymakam gelir gelmez saldırıya uğradı şeklinde haber var.
Vatandaşımız zaten mağdur, herhangi bir olay olduğunda mağdur olacak olan yine cenaze sahipleri, yine suçsuz olan insanlar.
Bu vesileyle bakanlarımızın beraber buraya gelmesinin uygun olmadığını düşündük ve oradaki insanlarla, bir grup ileri gelenleriyle konuşarak o insanları alıp başka bir yerde sayın bakanlarımızla görüştürmek istedik.
Benim cenazeme hiç kimse gelme veya şu saatte gel veya gelme deme haddine ve hakkına sahip değildir.
Ben istediğim zaman, isteğim cenazeme, istediğim zaman giderim.
Bana saldıranlar asla ve asla cenaze sahipleri değildir.
Hatta, cenaze sahiplerinden bana bir haber geldi, kaymakama yapılan bu saldırı, bir önceki saldırıdan daha çok bizi rencide etmiştir.
Bu olay nedeniyle başka bir yere tayinim söz konusu oldu ama kabul etmedim.
Kaymakam Yavuz, yoğun ziyaretçi talebi üzerine hastaneye gelen vatandaşların mağdur olmaması ve hastanede hizmetin aksamaması için kendi isteği üzerine hastaneden taburcu edildi.
Ziyaretçilerin kendisini daha rahat şekilde kabul etmesi için otele yerleşen Yavuz'u, aralarında öğrencilerin de bulunduğu çok sayıda kişi gruplar halinde ziyaret ediyor.
Kaymakam Yavuz, Gülyazı köyündeki taziye çadırı ziyareti sırasında saldırıya uğradı.
Kaymakam Yavuz, beraberinde birkaç kişi ile birlikte Irak sınırında meydana gelen olayda hayatını kaybeden 35 kişinin yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunmak için Gülyazı köyüne geldi.
Bu sırada kurulan taziye çadırına giren Yavuz, içeride bulunan bir grubun saldırısına uğradı.
Çadırdaki diğer vatandaşların müdahalesiyle dışarı çıkarılan Yavuz, dışarıda bulunan başka bir grup tarafından da darp edildi.
Olaya müdahale eden vatandaşların önlemiyle kurtarılan Kaymakam Yavuz, yaklaşık bir kilometre uzaklıktaki petrol istasyonuna götürüldü.
Toplanan kalabalığın istasyonuna girme girişimine bazı vatandaşlar izin vermezken, olay yerine gelen BDP Grup Başkan vekili Hasip Kaplan, grubun sakinleşmesi için anonslar yaptı.
Çevre köylerin ileri gelenlerinin de çabası sonucu kalabalık petrol istasyondan ayrılırken, Kaymakam Naif Yavuz olay yerine gelen bir ambulansla alınarak bölgeden uzaklaştırıldı.
Yem üretimini desteklediklerini belirten Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker temel gıda maddelerinde ve hayvancılıkta kullanılan yemde vergilerin düşmesini arzu ettiklerini söyledi.
Eker, hayvancılık sektörünün talebi doğrultusunda, kaba yem ihtiyacının tamamını karşılayacak şekilde 2012'de Mera Kanunu'nda düzenleme yapılacağını açıkladı.
Eker, yem üretimini desteklediklerini belirterek, temel gıda maddelerinde ve hayvancılıkta kullanılan yemde vergilerin düşmesini arzu ettiklerini söyledi.
Eker, hayvancılık sektörünün talebi doğrultusunda, kaba yem ihtiyacının tamamını karşılayacak şekilde Mera Kanunu'nda düzenleme yapılacağını açıkladı.
2011 yılında hayvancılık sektörüne verilen sıfır faizli kredi desteğinin 2012'de de devam etmesini istediklerini ifade eden Eker, karar alınması halinde buna özel sektör bankalarının da aracılık edebileceğini bildirdi.
Kamuoyuna yansıdığı şekliyle GDO'nun sadece hayvanlara zarar vereceğine yönelik bir sözü olmadığını söyleyen Eker, bu konuda açıklama yapmaya tek yetkili kurumun Kurulu olduğunu söyledi.
Ankara Sohbetleri'nin 2012 yılındaki ilk konuğu olan Bakan Eker, Ankara Temsilcimiz Ferit B. Parlak ve Ankara Haber Müdürümüz Hüseyin Gökçe'nin sorularını cevaplandırdı.
En çok tartışılan konu Türkiye'nin canlı hayvan ve et ithalatı yapmasıydı.
Biz Bakanlık olarak spekülatif fiyat artışlarını önlemek için ithalatın önünü açtık.
Biz bugün diyoruz ki sektörde ölçek ekonomisi olsun, işletmeler büyüsün.
Oysa bazı büyük işletmeler piyasada hayvanları topluyor, ahıra koyuyor, yapay olarak fiyatın artmasına yol açıyor.
Ben ithalat kararını almadan önce onların hepsini çağırıp konuştum.
Onlar da bu zamma gerekçe olarak biz iki sene zarar ettik, şimdi kar etmeye başladık dediler.
Bunun üzerine bildiğiniz gibi biz de ithalat yoluyla müdahale ettik.
Burada tespitlerimiz var, bir iki firma gidiyor piyasadan yüksek fiyatla hayvan alıyorlar.
EBK da üretici zarar görmesin diye müdahale etmiyor, çünkü sözleşmeye yaptırım koymamış.
Yani EBK alacağı ete karşılık ihaleye girmiş ve yükümlülüğünü yerine getirip söz verdiği tarihte etleri teslim etmesi gerekiyor.
Peki o gün et gelmediği zaman EBK ne yapıyor?
Sonra da bu bahsettiğimiz firmalar, EBK'nın aldığı yüksek fiyatı gerekçe gösterip fiyatı yükseliyorlar.
Yani sonuç itibarıyla EBK'ye et gelmesini engelleyen insanlar, aynı zamanda et fiyatlarını yükselterek bu işten çıkar sağlamaya çalıştılar.
Biz de baktık olmayacak, spekülatif maksatlı hareketi engellemek için müdahale ettik.
Türkiye'de hayvancılıkta 2010 yılında bir sistem değişikliğine gidildi.
Hayvan varlığındaki bu değişim de bizim sektöre yönelik verdiğimiz faiz desteği sayesinde oldu.
Kredi desteği ile hayvancılığa 5.5 milyar liranın üzerinde, yatırım yapıldı.
Diğeri de hayvansal üretimde damızlık yetiştiriciliğinde, koyun, keçi, süt sığırcılığı işletmelerinde kullanıldı.
Bakın siz sormadınız ama ben söyleyeyim, bir de Kurban Bayramı'nda ithalat yapıldığı söyleniyor.
Bununla ilgili yüzlerce kere açıklama yaptık ama duymak istemeyen duymuyor.
Bir kere Türkiye'nin tamamı değil sadece Trakya için o da 30 bin tane kurbanlık hayvan geldi.
Son Kurban Bayramı'nda Türkiye'de 650 bin büyükbaş, 2.3 milyon tane de küçükbaş hayvan kesildi.
Bütün bunların içinde Trakya için sadece 30 bin hayvan getirildi, olay bu.
Sanki Türkiye'nin her tarafına getirilmiş gibi herkes bunu söyledi.
Oysa bu konuda bizi eleştirenler durumu bildikleri halde tamamen kötü niyetle bunları söylediler.
Genelleştiriliyor, kurbanlık ithalat yapıldığını söylüyorlar, hangi şartlarda niye yapıldığını söylemiyorlar.
EBK'ya biz 100 bin ton yetki almıştık, tarife kontenjanının bir kısmını kullanmıştık, bu izin kullanılmamış kısmının süresinin uzatılması.
Yani yeni bir 100 bin ton için kontenjan açmadık.
Öte yandan İMKB Başkanlığına atanan İbrahim Turhan törenle görevi Hüseyin Erkan'dan devralıyor.
Cuma günü dolara doğrudan müdahale eden Merkez Bankası bu sabah yeni bir değerlendirme geldi.
Akdeniz, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım AŞ için teklif sahipleri ek geçici teminatlarını yatırmadı.
Bu arada Park Holding, BEDAŞ için ek süre aldı.
Borç krizi ve Çin ekonomisine ilişkin kaygılar, 2011'de emtia piyasalarına zor anlar yaşattı.
Yatırımcılar, zayıf eko nomik görünüme gebe yeni yılda bir süre daha emtia yerine, nakitte ve diğer güvenli limanlarda kalacak.
2011'in büyük bölümünde emtia piyasaları baskı altında kalarak zor bir sene geçirdi.
Nitekim, 48 emtia varlığından sadece 11'inde yükseliş görülmesi, bu durumun kanıtı sayılabilir.
Euro Bölgesindeki borç krizi ve Çin ekonomisinin sert iniş yapma riski, sene boyunca emtia varlıklarına zor anlar yaşattı.
Ham petrol ve bakırı örnek gösteren uzmanlar, piyasanın temel koşullarıyla fiyat hareketleri arasında zaman zaman taban tabana zıt seyirler olduğuna dikkat çekti.
Örneğin, 2011 boyunca yaşanan jeopolitik çalkantıların petrol varil fiyatlarını aslında 150 doların üzerine çekmesi gerekirken beklenen olmadı.
Birçok bakır madeninin teknik ve iş gücü bakımından üretim kaybı yaşaması, beklenenden düşük cevher değerleri, bakır üretiminin son on seneden beri belki de ilk defa azalabileceğinin habercisi.
Buna rağmen, son bir senede bakır yüzde 25 değer kaybetti.
Kıymetli sarı metal, geçen seneki yüzde 25'lik getiri yüzdesine karşı bu sene içinde sadece yüzde 11.5 yükseliş kaydetti.
Temel endüstriyel metallerden bakırın değeri dörtte bir oranında azalırken, tarımsal ürünler yüzde 15 kayıp verdi.
Avrupa'nın borç krizi, Çin'in yumuşak iniş yapacağı beklentisi, Ortadoğu'daki Arap baharı piyasalardaki spekülatif paranın yer değiştirmesine neden oldu.
2012'nin zor bir yıl olacağını vurgulayan fon yöneticileri, makro riskleri arkalarında bırakıncaya kadar petrol ya da metalleri portföylerine eklemeyi düşünmediklerini söylüyor.
Analistler de bu kuyruklu risklere bakarak emtia piyasaları için temkinli tahminlerde bulunuyor.
Özellikle Çin'in talebi 2012'de emtia fiyatlarını şekillendirecek en önemli etkenlerden olacak.
Pekin yönetiminin, gayrimenkul balonunu yeniden şişirmemek ya da enflasyonu tetiklememek için yeni bir teşvik sağlamayacağı düşünülüyor.
Bu da Çin'in emtiaya vereceği desteğin sınırla olacağı anlamına geliyor.
Dünyanın bir diğer büyük emtia tüketicisi Avrupa'daki borç krizinin çözümüne yönelik atılacak adımlar da emtia piyasalarının odağında olacak.
Avrupa, küresel alüminyum talebinin yüzde 14.7'sini, bakırın yüzde 17.6'sını karşılıyor.
Avrupa'nın küresel nikel kullanımında yüzde 22.9 ve petrol tüketiminde yüzde 22.3 ile yüksek paya sahip.
Finans kuruluşları gelecek yıl emtia fiyatlarının nasıl bir seyir izleyeceğini makro ekonomik gelişmelere bakarak belirledi.
Analistlere göre, küresel ekonomideki yavaşlama emtia fiyatlarındaki artışı dizginleyecek.
Önde gelen finans kuruluşları, 2012'de emtia fiyatlarında büyük sıçramalar görülmeyeceğini düşünüyor.
Metallere bakıldığında ortalama fiyat beklentisinin, 2011'in altında görülüyor.
Temel metaller içinde 2012'de en iyi performansı, yaşanabilecek arz sıkıntısı nedeniyle bakırın göstermesi beklenirken, değerli metallerin güvenli liman özelliğini geri kazanarak yükselişini sürdüreceği tahmin ediliyor.
Uzmanlara göre tahıllar 2012'de zayıf bir seyir izleyecek.
Tarımda en büyük kayıp ise talebin azaldığı pamukta bekleniyor.
ABD'li yatırım bankası JP Morgan Chase, 2012 yılının ilk çeyreğindeki zayıf talebin ardından enerji emtialarındaki yükselişle yılın 2. yarısında fiyatları artıracağına inanıyor.
Banka, aralıkta yazdığı raporda Avrupa'nın resesyona gireceği endişesi ve Çin ekonomisindeki yavaşlamayla 2012'nin ilk çeyreğinde sanayi metallerine olan talebin düşeceğini belirtti.
Rapora göre Çin'de ve ABD'de alınan önlemlerin küresel büyümeyi desteklemesiyle hammadde talebi 2012'nin ikinci çeyreğinde artacak.
2012'de en iyi performansı enerji emtialarının göstereceği tahmininde bulunan stratejiste göre gelecek yılsonunda petrolün varil fiyatı 140 dolara kadar yükselebilir.
Rapora göre, petrolün ardından ikinci en iyi performansı Çin'den gelen güçlü taleple temel metaller gösterecek.
Öte yandan hükümetlerin ekonomik büyüme çabalarını artırmasıyla altın fiyatlarının kısa vadede yükseleceği, ikinci çeyrekte ise zirve yapacağına yer verildi.
Tarım sektörünün önde gelen kreditörlerinden Rabobank, tahıl fiyatlarının 2011'deki zirvelerinin gerisine düşeceği tahmininde bulundu.
Hollanda merkezli finans kuruluşu, Güney Amerika'dan Doğu Avrupa'ya kadar birçok bölgede yaşanacak üretim artışının piyasalar üzerinde kuracağı baskının özellikle mısır ve pamuğa sert fren yaptıracağını öngördü.
Bankanın açıklamasında, Tarımsal emtialardaki üretim artışının 2012'de fiyatları aşağı çekeceğine inanıyoruz.
Robabank, resesyona karşı en hassas ürünün ise pamuk olduğunun altını çizdi.
Amerikan bankacılık grubu Goldman Sachs da, tarımsal emtiaların 2012'de aşamalı olarak düşeceğini öngörüyor.
Goldman, kakao ve şeker fiyatlarında ise 2011'e yatay bir seyir beklentisi içinde.
Goldman Sachs, euro krizinin petrol fiyatlarını düşük tutacağını düşünen Goldman, fiziksel piyasalardaki sıkışıklığın ise ilk etapta fiyatları yukarı taşıyacağını öngörüyor.
Goldman analistlerine göre gelecek yıl petrol fiyatları, 127.50 doları test edecek.
Altın, Amerikan ekonomisinin görünümünü izleyecek ve 1.940 dolara yükselecek.
Gümüş ise bir parça zayıfladıktan sonra, altını takip ederek yükselecek.
Morgan Stanley'nin 2012 tahminleri de, ekonomiyi muhafazakar bakışını yansıtıyor.
Kuruluş, emtia fiyatlarının 2012'de zayıflayan küresel ekonomi ancak buna karşın azalan arz ile dengelenmesini bekliyor.
Kuzey Denizi ve Batı Afrika'nın istikrar kazanmasıyla petrol üretiminin 2012'de canlanması bekleniyor.
Ancak talep yavaşlıyor ve fiyatların 2012'nin ikinci yarısında düşmesi beklenebilir.
Morgan Stanley, kötü senaryoda fiyatların 75 dolara inmesi, iyimser senaryoda ise 115 dolara çıkmasını öngörüyor.
Morgan Stanley, genel olarak temel metaller için temkinli olmasına karşın, alüminyum için daha iyimser.
Fiyatların, maliyet marjının altında olduğuna dikkat çeken Morgan Stanley, bazı yüksek maliyetli üreticilerin kapasitelerini doldurduklarına dikkat çekiyor.
Küresel ekonomideki yavaşlama dönemlerinde genellikle hız kaybeden bakırın, gelecek yıl arz sıkışıklığı nedeniyle diğer endüstriyel metallerden daha iyi performans sergilemesi bekleniyor.
Analistler, bakır arzının yeniden eski seviyeye gelmesinin 2014 yılını bulacağını düşünüyor.
Buna dayanarak Morgan Stanley, bakırın diğer metallerden daha iyi prim yapacağı kanaatinde.
Nikel fiyatları, Çin'in paslanmaz çelik üretimi ve üretimdeki azalmayla birlikte gerileyebilecek olan ihracatıyla doğrudan bağlantılı.
2011'de nikelin ortalama satış fiyatı 23.700 dolar olarak gerçekleşmişti.
2012'nin zayıf seyir izleyecek temel metallerinden bir diğeri de çinko.
2011'de Çin'in ve gelişmekte olan ülkelerin artan tüketimi talebi canlı tutmuştu.
Ancak çinko 2012'ye arz fazlasıyla giriyor ve talep gücünü kaybetmeye başladı.
2011 yılı sonlarına doğru piyasalarda altın güvenli liman özelliğini kaybediyor mu? sorusu tartışılmaya başlandı.
Yatırımcının güvenli liman arayışlarının yeni yılda da süreceğini belirten Morgan Stanley, düşük hatta negatif reel faiz oranlarının da altın fiyatlarına destek vereceğini düşünüyor.
Altındaki çıkışı, sarı metalin daha ucuz bir alternatifi olarak görülen gümüş de takip edecek.
Ancak Morgan Stanley, gümüşün altına göre daha volatil bir yatırım aracı olduğunu ve endüstriyel talebe karşı daha hassas olduğunu hatırlatıyor.
Platin, geleneksel olarak güvenli liman özelliğine sahip değil ve bu metala yatırım amaçlı para girişi daha sınırlı.
Küresel ekonomik yavaşlama ve keyfi harcamalardaki azalma, platin talebinin azalmasına yol açabilir.
Gelişmiş pazarlarda perakende satışlarda meydana gelen düşüş pamuk talebini de azaltıyor.
Çin'in alımlarının mart ayında ciddi bir gerileme göstermesi beklenirken, ABD'nin ihraç pamuğuna talebin de azaldığı görülüyor.
Euro Bölgesinin borç krizinin çözülememesi de pamuk fiyatları üzerinde baskı yaratıyor.
Yani fiyatlarda yüzde 10'lik bir düşüş beklentisi hakim.
Kuzey Yarımküre'nin ve önde gelen ihracatçılardan Brezilya'nın üretiminde canlanma bekleniyor.
Seller sonrasında Tayland'ın üretiminin normale dönmesi de arzın rahatlamasını sağlayacak.
Üretimdeki düşüşün, buna karşın davam eden talebin fiyatlara destek vermesi bekleniyor.
Mısırın yeni yıla iyi bir başlangıç yapması bekleniyor.
ABD'de hayvan sürülerinin büyüdüğüne dair veriler, bu ülkede yem talebinin artacağı anlamına geliyor.
Fakat yüksek fiyatların Arjantin, Brezilya ve Ukrayna'da mısır üretimini teşvik etmesi fiyatlar üzerinde baskı oluşturabilir.
Ancak ABD'nin ihracatının 2012'de normale dönmesinin ve azalan soya fasulyesi stoklarının yerine konması bekleniyor.
Dünyada buğday üretiminde yaşanan canlanmaya paralel olarak, piyasada oluşan açığın kapanması ve buğdayda arz fazlası oluşması bekleniyor.
2011'i yüzde 8 aşağıda kapattılar, en büyük kaybı pamuk verdi.
Hammadde fiyatları 2011'de 3 yıldır ilk kez düşüş gösterdi.
2010 ve 2009'da hızlı bir yükseliş kaydeden emtia ürünleri, geçtiğimiz yılı yüzde 8 aşağıda bitirdi.
CRB'nin en büyük kaybedeni yüzde 37 ile pamuk oldu.
Pamuk fiyatlarının mart ayında rekor kırmasının ardından üretimde meydana gelen artış, fiyatların yükselmesine neden oldu.
CRB'ni en çok değer kaybeden ikinci emtiası ise yüzde 32 ile doğalgaz oldu.
En çok değer kaybedenler arasında temel metaller de var.
Bakır, ABD'de yaklaşık yüzde 25, Londra'da ise yüzde 21 geriledi.
Düşüşlerin kaynağında Euro Bölgesi borç krizi ve Çin ekonomisinin yavaşlayacağı kaygıları vardı.
Altın fiyatları, 2001 yılında başlayan yükselişini 2011'de de sürdürdü.
Spot altının onsu, aralık ayındaki sert satışlara rağmen yılı yüzde 10 yukarıda tamamladı.
ABD'nin iyimser üretim tahminlerine bağlı olarak buğday ve soya fasulyesi yılı ekside bitirdi.
Brent türü hafif petrolün varili yüzde 13, Amerikan ham petrolünün varili ise yüzde 8 artış gösterdi.
Isınma amaçlı kullanılan petrol fiyatları yüzde 15 ile yılın en çok yükselen emtiası oldu.
Danıştay saldırısı davasında delillerin karartıldığına yönelik iddialar kapsamında 9 kişi daha gözaltına alınırken, OYAK Genel Müdürü Şerif Coşkun Ulusoy'un Ankara'daki iş yerinde de arama yapılıyor.
Gözaltına alınan 9 kişi arasında OYAK genel müdür yardımcıları ve teknisyenlerin de olduğu belirtildi.
Soruşturma kapsamında OYAK Genel Müdürü Şerif Coşkun Ulusoy'un Ankara'daki iş yerinde de arama yapıldığı ve Ulusoy ile ilgili herhangi bir gözaltı kararı bulunmadığı ifade edildi.
İstanbul ve Ankara'da gözaltına alınan 9 kişinin ev ve adresleriyle OYAK güvenlik şirketlerinin İstanbul ve Ankara şubelerinde arama yapıldığı da kaydedildi.
Aslında bir merkez bankasının hem faizi hem de kuru kontrol etmesi pek rastlanılan bir durum değil.
TCMB direkt olarak kuru kontrol etmese de, müdahaleleri ve sözlü açıklamaları ile bu izlenimi veriyor.
Geçmiş krizlerde defalarca kez darbe yiyen Türk yatırımcı, son yıllarda kur konusunda dikkatli davranıyor.
Burada önemli olan, eurodaki düşüşün devam edip etmeyeceği.
Geçen hafta 1.93'lere yükselmiş bir kur için, iki ulaşılması zor bir seviye olmaz.
TCMB Başkanı, enflasyonun ocak ayında da artabileceğini söylüyor.
Enflasyonun yüzde 11 olduğu bir ortamda, faizin yüzde 12'lerde olması beklenebilir.
Faiz yüzde 12'nin üzerine çıktıktan sonra, Türk tahvillerine ilgi daha da artabilir.
Yabancı yatırımcının dünya piyasalarında böyle bir faiz bulma şansı az. Enflasyon artışı, o ülkede yaşayanları vurur.
Türkiye ile aynı kategorideki ülkeler ise faizleri düşürmeye başladı.
Enflasyon yüzde 11'lerin üzerinde kalıcı olur mu?
Zannetmiyorum.
Merkez Bankası, enflasyondaki artışın önemli bir bölümünün kurdan kaynaklandığını söylüyor.
Buna iç talep ve enerji fiyatları da eklenebilir.
Talep istenen seviyeye henüz düşmese de, bu sağlanabilir.
Kör topal ilerleyen küresel ekonomi, çok yüksek fiyatları uzun süre kaldıramaz.
Ekşi, TMK'nın 6 ve 7. maddelerinin yürürlükten kaldırılmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu.
Ekşi nin, TBMM Başkanlığına sunduğu teklifin gerekçesinde, terörle mücadele için 25 yıldır yapılan çalışmaların başarısız olduğunun ortaya çıktığı öne sürülerek, çıkarılan yasaların amacına ulaşmadığını ifade edildi.
Aynı şekilde madde terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklamayı ve yayınlamayı ayrıca bu yolla hedef göstermeyi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını gerektiren suç saymaktadır.
İstanbul'da perakende fiyatlar, 2011'de yıllık ortalama yüzde 6,17, toptan fiyatlar yüzde 14,36 arttı.
Söz konusu indekslerin bir önceki yılın Aralık ayı ile karşılaştırmalarında, perakende fiyatlarda yüzde 8,99, toptan fiyatlarda yüzde 14,48 artış kaydedildi.
Aylık değişim oranları itibariyle Aralık 2011'de perakende fiyatlarda yüzde 1,12, toptan fiyatlarda yüzde 0,47 oranında artış görüldü.
Ekonomi Koordinasyon Kurulunun bugün yapılacağı duyurulan toplantısı 4 Ocak Çarşamba gününe ertelendi.
EKK'nın 12. Toplantısının bugün, 13. Toplantısının ise yarın Başbakan Yardımcısı Ali Babacan başkanlığında yapılacağı duyurulmuştu.
Hazine Müsteşarlığından yapılan açıklamaya göre, bugün yapılması planlanan ve Yeni Yatırım Teşvik Sisteminin ele alınacağı toplantı, 4 Ocak Çarşamba günü yapılacak.
Ülkede doktorlar 72, eczacılar da 48 saatlik grev başlattı.
Eczanelerin ise bugün ve yarın tam gün kapalı kalacakları bildirildi.
Hükümetin sağlık alanındaki uygulamalarına itiraz eden doktorlar, reformlar çerçevesinde maaşlarının azaltılmasına karşı çıkıyor.
Sosyal sigorta kurumlarının borçlarını ödememesi nedeniyle çalışamaz duruma geldiklerini belirten eczacılar ise yeni tedbirler çerçevesinde ilaç satışlarında kar oranının azaltılmasına itiraz ediyor.
Daha önce de 14 Aralık'ta 24 saatlik uyarı grevi yapan eczacılar, eczanelerin alacaklarını tahsil etmemesi durumunda 1 Ocaktan itibaren sosyal sigortalılara ilaç vermeyi tamamen durduracaklarını açıklamışlardı.
Banka, KOBİ bankacılığı hizmetlerinde mükemmellik kategorisinde Esnafa SMS Kredi uygulaması ile ödüle layık görüldü.
Akbank, ayrıca 8 dalda da finale kalarak, en fazla ödüle aday gösterilen kurumlardan biri oldu.
Tüketici ve müşteri dinamiklerinde belirleyici faktör olan mobilite bankacılık hizmetlerini de etkiliyor.
Akbank olarak müşterilerimizin ihtiyaçlarına ve beklentilerine hızlı, pratik çözümler sağlayan mobil bankacılık uygulamalarına öncülük ediyoruz.
Financial World Innovation Awards'da Akbank Esnafa SMS Kredi uygulamamız ile kazandığımız ödül bu yöndeki çalışmalarımızın yansımasını oluşturuyor.
Ürün markası tüketicilerin yüzde 56,7'si için önemli, yüzde 39,2'si için ise önemli değil.
TÜGİAD'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, alışveriş alışkanlıklarına ilişkin 1253 kişiye soru yöneltildi, geçerli anket formu 1236 oldu.
Bu ezgi ulaşılamayan dağdı, dinmeyen sızı, kapanmayan yara, kavuşulamayana ağıttı.
Gamlı zamanların ezgisi, beni, çocukluğumun bahçelerine döndürür nedense.
Halamın masallarıyla büyüdüğüm leylaklı bahçe ile babamın bin bir renklerle donattığı bahçesi.
Çocukluğumuzun cenneti bu mekanlar olmalıydı diye düşünürüm zaman zaman.
Yaşam tanıklığımda bana, veya birine ait böylesi bir hayatın renkleri belleğimin saklısındadır her daim.
O tanıklığın çağıran sesine dönerim de yüzümü arada bir.
Bir bahçe kurmak, orada yaşamak düşüncesi alır beni de içine.
Çağımız sanırlı bir çağ, bunu becerebilmeye zaman vermez çoğumuz için.
Geçen yıl, kardeşim, kentin karmaşasından kopup Gönen'e gidip yerleşerek kendi bahçesini kurmaya başlamıştı bile.
Şunca kirlenme, yaralanmaların içinde insanın geleceğine olan inancımı gene de bahçelerde açan her bir filize bakarak canlı tutmaya çalışırım.
Onun kiraz ağacına bakarak günün yasını tutmayı bırakan annem değil miydi sahi?
Çağıran bir sesin yolculuğuna çıkmadan önce gözlerimizi alan bir seyir kadar, bir ezgi de yaşatmaz mı, taşımaz mı o zamanları bizlere.
Ve yaşanması gereken bir hayatın donatılarak, zenginleştirilerek yol alması için bin bir hünerimizi oraya taşıma derdimiz.
Bu da, bizi, ya bilerek yaşamaya veya körelmeye, farkında olmadan sürüklenerek yaşamaya itmez mi?
Babam da, halam da yaşama hüneri olan insanlardı.
Dönüp bakalım, kim bilir bunlar gibi nice hünerli akrabalarımız, hısımlarımız, dostlarımız, sevdiklerimiz, arkadaşlarımız vardır.
Belki de, farkında olmadığımız bahçelerimizin sırlarını da keşfedeceğizdir oralarda.
Büyük ikramiyeyi kazanan talihlilerin kuponlarını, Ankara, Sincan ve İstanbul, Sultangazi'den yatırdığı kaydedildi.
Belçika'da geçen yıl 10 bin 528 şirket ve işletme mali darboğaza girerek faaliyetini sonlandırdı.
20 bine yakın çalışanı işsiz bırakan iflaslar en fazla hotel, restoran ve bar işletmecilerini olumsuz etkiledi.
Geçen yıl bu sektördeki her 29 işletmeden biri iflasını açıkladı.
Federe yapılı Belçika'da iflas oranının en yüksek çıktığı bölge Brüksel olurken bunu Valonya ve Flaman bölgesi izledi.
Ekonomistler, bu yıl yüzde 0,5'e kadar gerilemesi beklenen büyüme oranı nedeniyle iflasların daha da artacağı uyarısında bulundu.
Değerli DÜNYA okurları, bugün Yeni Türk Ticaret Kanunu ile ilgili 8 soru ve cevabını sizlerle paylaşıyorum.
Bu konuda daha fazla bilgi için www.ttkrehberi.comu ziyaret edebilirsiniz.
Mevcut çok ortaklı şirketler de, kanun yürürlüğe girdikten sonra ortak sayısının azaltılması yoluna gidebilirler.
Hali hazırda sadece halka açık şirketler için geçerli olan kayıtlı sermaye sisteminin nasıl bir avantajı vardır?
Sermaye, ana sözleşmede yazılı hususlardan biri olduğundan Esas Sermaye sisteminde sermayede yapılacak artırımlarda ana sözleşme değişikliği yapmak gerekir.
Ana Sözleşme değişiklikleri ise genel kurul onayına tabidir.
Bu nedenle Esas Sermaye sisteminde her sermaye değişikliğinde genel kurulun toplanması gerekmektedir ve bu da detaylı ve uzunca bir süreçtir.
Kayıtlı sermaye sisteminde ise, çıkarılmış sermayenin yanı sıra şirketin genel kurulu toplantıya çağrılmadan yönetim kurulu kararı ile sermayesini artırabileceği bir kayıtlı sermaye tavanı vardır.
Bu tavana kadar yapılacak sermaye artışları genel kurul onayına gerek olmaksızın sadece yönetim kurulu kararı ile gerçekleştirilebilir.
Daha önce halka açık şirketler için bir avantaj olarak getirilmiş olan bu kural, yeni kanun ile tüm A.Ş.'ler için getirilmiştir.
A.Ş. kurmak için minimum esas sermaye tutarı 50 bin TL'dir.
Halka açık olmayan A.Ş. tarafından kayıtlı sermaye sistemi tercih edilecekse başlangıç sermayesi tutarı minimum 100 bin TL'dir.
Kısacası A.Ş. kurmak isteyen bir kişi, taahhüt ettiği sermayeyi en geç iki sene içerisinde ödemelidir.
LŞ kurmak için minimum sermaye tutarı 10 bin TL'dir ve nakdi sermaye payı bir defada ödenir.
Konuya ilişkin hükümler 195 ve 209'uncu maddeler arasında 15 madde olarak düzenlenmiştir.
İşlem Denetçisinin atanması ve görevden alınması şirketin hangi organı tarafından yapılır?
Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmemişse, işlem denetçisi genel kurul tarafından atanır ve görevden alınır.
Yukarıda sayılan işlemler şirketin ihtiyaç duyduğu zamanlarda gerçekleştirdiği işlemlerdir.
İran Dışişleri Bakanı Salihi ile görüşecek Davutoğlu'nun ziyareti sırasında Suriye, Irak ve İran'ın nükleer programı gibi konular gündeme gelecek.
2011 tarihlerinde Tahran a, Salihi'nin ise 21 Ekim 2011'de Ankara'ya çalışma ziyaretinde bulunduğu hatırlatıldı.
Açıklamada, Davutoğlu'nun ziyaretinin söz konusu mutat istişarelerin devamı olarak gerçekleşeceği kaydedildi.
Bakanlar Kurulu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.
Toplantıya katılmak için binaya gelen Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, gazetecilere iyi yıllar dilerken, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da gazetecilerin yanına gelerek yeni yıllarını kutladı.
Eczacıbaşı Yapı Gereçleri, VitrA markalı pisuvarların TSE tarafından belirlenen yeni standartlara göre istenilen sürede revize edildiğini bildirdi.
Petkim'de yüzde 51 hisseye sahip bulunan SocarTurcas Enerji A.Ş.'de, Azeri tarafı, Turcas'ın yüzde 25'lik hissesini de alarak şirket ismini Socar Turkey Enerji AŞ olarak değiştirdi.
Türkiye'nin en büyük petrokimya şirketi olan Petkim özelleştirilirken 14 fabrikası, 8 yan işletmesi, 150 milyon metreküplük barajı, büyük tonajlı gemilerin geleceği bir limanı vardı.
Aliağa ve İzmir'in su ihtiyacını karşılayacak bir baraja sahipti.
Özelleştirilmeye çıkarıldığında Petkim'in yüzde 34'ü halka açıktı ve bunun da yüzde 24'ü yabancıların elinde idi.
Yüzde 51'lik satışla beraber yabancıların elindeki pay yüzde 75'e çıkmıştı.
Socar Türkiye'den yapılan açıklamada, 2008 Mayıs ayında girdiği ihaleyle Petkim'in yüzde 51 hissesini alan SocarTurcas Enerji A.Ş.'de sermaye artışı yapıldığı ve hisse yapısının değiştiği belirtildi.
Socar'ın, SocarTurcas Enerji A.Ş.'deki yüzde 25 Turcas payını satın alarak şirket ismini Socar Turkey Enerji AŞ olarak tescil ettirdiği ifade edildi.
Geçen dönemde de yüzde 25'lik hissesini Socar'a satan Turcas, böylelikle bu ortaklıktan ayrılmış oldu.
Her biri 18 MW kurulu güce sahip olan türbinler, Zorlu Enerji Grubuna bu yılın ilk yarısında teslim edilmeye başlanacak.
Açıklamaya göre, her biri 18 MW kurulu güce sahip olan türbinler, Zorlu Enerji Grubuna bu yılın ilk yarısında teslim edilmeye başlanacak.
Zorlu Enerji Grubu Başkanı Murat Sungur Bursa konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 2012 yılında üretime geçecek olan Pakistan'ın ilk rüzgar santralinin 20 yıl boyunca ülkeye elektrik temin edeceğini belirtti.
OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Burhanoğlu ise 2011 yılında otomotiv yan sanayi ihracatının, bütün ihracatın içinde yüzde 41'lik bir paya sahip bulunduğunu kaydetti.
Burhanoğlu, yerli otomobil konusunda hükümetin böyle bir talebinin olmasının kendilerini memnun ettiğini ifade ederek, yerli otomobil projesine olumlu baktıklarını sözlerine ekledi.
CHP lideri Kılıçdaroğlu Filistin Hükümeti Başbakanı Haniye ile görüştü.
Kılıçdaroğlu görüşmede, Hamas ile El Fetih arasındaki son anlaşmanın Filistin davasına güç katacağını vurguladı.
Loğoğlu, Kılıçdaroğlu ve Haniye arasındaki görüşmeye ilişkin basın mensuplarına bilgi verdi.
Görüşme talebinin Haniye'den geldiğini dile getiren Loğoğlu, görüşmeye Haniye'nin yanı sıra başkanı olduğu hükümetin 4 bakanı ve sözcülerinin de katıldığını söyledi.
Gazze'ye yapılan şiddeti, İsrail'in uyguladığı ablukayı gayrimeşru bulduğumuzu ve bunun kaldırılmasını istediğimizi genel başkanımız vurguladı.
Haniye'nin de görüşmede Türkiye'nin ve CHP'nin desteğinden dolayı teşekkür ettiğini dile getiren Loğoğlu, Haniye, Gazze hakkında İsrail'in uyguladığı şiddet, uyguladığı ablukanın olumsuz sonuçları hakkında örnekleriyle ayrıntılı bilgi verdi.
İlaç, sağlık sorunları, elektrik kesintileri, ölen insanların, yıkılan binaların sayısı gibi konularda çok ayrıntılı bilgiler verdi.
El Fetih'le yapılan görüşmenin sonuna kadar arkasında olacaklarını, yani varılan mutabakatın uygulanması konusunda sonuna kadar kararlı olduklarını söyledi.
Faruk Loğoğlu, görüşme sırasında Haniye'nin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu Gazze'ye davet ettiğini bildirdi.
Geçen haftaki yazıma gelen dertli maillerinizden sonra ben de biraz da diziler arası savaşlara, adet yerini bulsun diye yazmaya karar verdim.
Efendim malumunuz reyting hadiselerinden sonra artık hangi dizi ne kadar izleniyor, tartışmaya açık.
Zaten perşembe günleri reytingler de hep birinci bu haftaya kadar Fatmagül idi.
Sezon sonu öldürülen Vural, bir sonraki sezonda karşıma Güney olarak çıkınca.
Tuhaf değil mi?
Yani bu kadar dizi oyucusu var ama sanki bir havuzun içinden bir başkasına geçmek imkansız gibi.
Her diziden ayrılan bir haftaya kalmadan bir başka dizide rol alıyor.
Vural'ın annesi evladını kaybetmiş, ağlıyor, eski görüntüler ekrana geliyor.
Öbür dizide Güney rolünde, eski Vural Cemre ile öpüşüyor.
Sonra bir de anladım ki bu bir gelenek haline gelmiş.
Neyse ki Feriha'daki rolü bitirildi bir süre sonra.
Bir Çocuk Sevdimde Sinan, Muhteşem Yüzyılda Malkoçoğlu'nun rahmetli karısı ile sos üretmeye başlamış, dizisi yine tutmayan Naz Elmas, dizisinde öldükten sonra bir başka tutmayan dizide yan bir rol almış.
Hal böyle olunca, bana da dizilerdeki o inandırıcılık sönmüş, bitmiş gibi geliyor.
Biraz inandırıcı olmak adına bir yeni oyuncu denense çok mu risk alınır?
Haklıdır ancak Saba Tümer reyting sıralamasında zaten altmışlı sıralarda.
Nasıl oluyor da bu program ayakta zaten onu sorgulamak gerek kanımca öncelikle.
Ancak şimdilerde herkes onun daha işin başında olmasından ötürü mutlu.
Ancak Muhteşem Yüzyıl devreye girince ve biraz daha agresif olununca, herkes Starı cici televizyon diye anmayı kesecektir.
Aynı oyuncular, kısır konular, ısmarlama yapılan tablolar gibi yapımcıların aynı damar hikayeleri artık sıkıcılıktan öteye gitmiyor.
Bu sebeple belki de tam da konuların tükendiği, etrafın kısırlaştığı bir dönemde Türkiye televizyonunu değiştirme fırsatı yeni Stara veriliyor.
Elinde böyle kıymetli bir kumanda varken, Cem Aydın eminim hepimiz için ekranda farklılık getirecek işler yapacaktır.
Star hayatımıza yenilik getirmelidir ki biz de Uğur Dündar ayıbını unutmaya çalışabilelim.
Ekonomi dünyasının çoğunluğunun dış kaynaklı krizlerle boğuştuğu son günlerde, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesine yolu düşenlerin dikkatini çeken gelişmeler var.
Sanayi bölgesine girer girmez yolun her iki yanında yükselen yeni fabrikalar, tesisler, ek binalar adeta bölgeyi koca bir şantiyeye çevirmiş durumda.
Fabrika binasının yanında boş arsası bulunan, bu sayede tesisini genişletme fırsatı yakalayan sanayiciler kendilerini şanslı sayıyorlar.
Bu derece şanslı olmayan işadamları ise organize sanayi bölgelerinde yer arayışındalar.
Buna paralel olarak sanayi arsalarının fiyatları ciddi rakamlara ulaşmış durumda.
Nitekim 4. Organize Sanayi Bölgesinde de boş arsaların giderek azalması, 5. bölgenin yatırım planına alınmasını sağladı.
Tüm bunlar elbette öncelikle Gaziantep ve genelde Türkiye ekonomisi adına moral verici önemli gelişmeler.
Geçtiğimiz günlerde açıklanan Kasım ayı ihracat rakamları da Gaziantep sanayiinin yükselişini sürdürdüğünü gösteriyor.
Türkiye'nin toplam ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artış gösterirken Gaziantep'in bu artışı üçe katlaması, ilimizin sahip olduğu potansiyeli bir kez daha gözler önüne serdi.
Bu rakamları okuyunca organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri ve diğer bölgelerde çoğalan sanayi yatırımlarının değerini bir kez daha anlıyoruz.
Şu anda yükselen tüm bu binalara kurulacak makinelerin çok yakında ihracat artışı olarak Türkiye ekonomisine yansıması en büyük dileğimiz.
Son aylarda döviz kurlarının yükselmesi ile uluslararası pazarlardaki rekabet gücü artan Gaziantepli işadamları her sektörde meydana gelen yeni gelişmeleri firmalarına adapte etme konusunda son derece başarılılar.
Gerek üretim kapasitesi ve gerekse verimlilik artışı sağlamada rakip tanımayan sanayicilerimiz adeta tüm zorluklara karşı başarı hikayelerine imza atıyor ve atacaklarına olan güvenimiz sonsuz.
Türkiye'de yeni yıl çeşitli illerde düzenlenen etkinlikler ile kutlandı.
Işık ve lazer şovları düzenlenen, konfeti ve yapay kar yağdırılan Nişantaşı'nda yeni yıla girilirken havai fişek gösterisi de yapıldı.
Ankaralılar, yeni yıla geçen yıllarda olduğu gibi Güvenpark'taki kutlamalarla girdi.
Cumhuriyet Meydanında yeni yılı karşılamak isteyen İzmirliler de, yağışa aldırış etmeden meydanı doldurdu.
İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, İstanbul'da çeşitli noktalarda yapılan yılbaşı kutlamalarında, polisin 22 taciz olayına el koyduğunu bildirdi.
Bu yıl meydana gelen olaylarda geçen yıla göre önemli ölçüde azalma görüldüğünü kaydeden Çapkın, şöyle dedi.
Bu yıl her yerde vardık ve önemli tedbirler aldık.
Dünya dalış rekortmeni, milli sporcu Cenk Devrim Ulusoy ise, 2012 yılına Çanakkale'de denizde girdi.
Bakanlar Kurulu toplantısına ara veren Başbakan Erdoğan, Başbakanlık Yeni Binada Muhtar Kent ile görüştü.
Tutturulabilmesi için hem küresel kriz rüzgarının dünyada ve Avrupa'da son bulması ile başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarında önemli yükselme olmayışına ve ülkemizde kur yükselişinin frenlenmesine bağlı görülüyor.
Dün açıklanan Aralık ayı enflasyonu aylık yüzde 0.58 olunca, 2011 yılının enflasyonu TÜFE'de yüzde 10.45 olarak çift haneli gerçekleştir.
Aralık ayında yüzde 1 artan ÜFE'de üretici fiyatlarında yıllık 13.33 oranına ulaşılması sonucunu getirdi.
Böylece uzun süredir unuttuğumuz enflasyon konusu yeniden gündemimize, tartışma ortamımıza oturdu.
Yapılan değerlendirmelerde enflasyondaki bu hızlı artışın ve 2011 için beklenenin iki katı gerçekleşmenin içersinde artışın yüzde 4 kadarına kur artışının, yüzde 1 kadarına emtia fiyatlarının neden olduğu belirtiliyor.
2012 yılında enflasyonun tek haneye inmesinin kurda artışın son bulması ya da gerilemesi ile özellikle petrol fiyatları başta olmak üzere emtia fiyatlarında önemli artış olmamasına bağlı olduğu görülüyor.
Yapılan tahminlerde geçen yılın yüzde 1'in altında gerçekleşen ilk dört aylık döneminde baz etkisiyle enflasyonun yükselişinin süreceği ve yüzde 10'un üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.
Geçen yıl Mayıs ayında yüzde 2.4'lük yükseliş nedeniyle bu yıl o ayda düşüş kaydedilebileceği, Eylül ayına kadar baz etkisiyle yükseliş olduktan sonra, yılın son çeyreğinde yeniden düşüşe geçebileceği belirtiliyor.
Ayrıca, yurt içinde de 2010 Kasım'ından bu yana TL'nin yüzde 30'luk değer kaybına bağlı olarak temel mal fiyatlardaki artışın kur artışının frenlenmesi ile durmasına bağlı olduğu gözleniyor.
Yurtdışına eşlik eden İMKB yüzde 2.96 değer kazandı.
Kurdaki görece gevşemenin de etkisiyle borsa günü yüzde 3 primle kapattı.
Çin'de açıklanan beklenenden iyi gelen imalat PMI verisi Asya'da piyasayı desteklerken, Almanya'da mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı Aralık'ta yüzde 6.8 ile beklentilerin altında açıklandı ve Kasım ayına göre geriledi.
ABD'de ise ISM imalat endeksi Aralık'ta 53.9 ile beklentilerin üzerinde açıklandı ve Temmuz ayından bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Makroekonomik verilerin yarattığı iyimserlikle küresel hisse senetleri piyasalarında alıcılı seyirler izlenirken İMKB de günün ikinci yarısında yukarı yönlü hareketini güçlendirdi.
Borsa 52.859 puanla gün içi en yüksek seviyeden kapandı.
Düne göre 1518 puan yükselen endekste 1.45 milyar liralık işlem hacmi kaydedildi.
Öte yandan, TCMB Cuma gününden bu yana, döviz satarak piyasaya doğrudan müdahalesini bugün de sürdürdü.
Blok satış yerine 1 milyon dolarlık tutarlar halinde yapılan satışlar sonrası kur 1.87 seviyelerine geldi.
Yüzde 11.61 seviyesine kadar çıkan faiz, son işlemlerde yüzde 11.53 seviyesinde yer aldı.
Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı yüzde 2 artışla 1.600 doların üstüne yükseldi.
Kapalıçarşı'da ise Cumhuriyet altını 654 liradan, çeyrek altın 160 liradan satıldı.
2012 yılının ilk GELECEK BURADA köşesinde önümüzdeki birkaç yılda sık sık duyacağımız, üzerinde konuşacağımız eğilimlerin ipuçlarına yer verdik.
Söz konusu eğilimler orta vadeli gelecekte tüketimi ve işi şekillendirecek.
Paylaştığımız ipuçlarının işiniz için ne anlam ifade ettiğini düşünerek yeni yıla başlayabilirsiniz.
Avrupa Yatırım Bankası geçen yıl Türkiye'ye 2 milyar eurodan fazla kredi verdi.
AB'nin uzun vadeli finansman kurumu AYB'nin son 5 yılda Türkiye'ye açtığı kredi toplamı ise 11,5 milyar euroya ulaştı.
Lüksemburg merkezli AYB, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında enerji tasarrufu ve küçük ve orta ölçekli yenilenebilir enerji yatırımları için aracı bankalar kanalıyla 225 milyon euro kredi kullandırdı.
Merkez Bankası 2011 yılsonu enflasyonunun yüzde 10'un biraz üzerinde gerçekleşeceğini açıkladı.
Bu arada İTO, İstanbul'da Aralık ayında perakende fiyatlarda yüzde 1.12, toptan fiyatlarda yüzde 0.47 artış olduğunu dün açıklamıştı.
İTO'dan yapılan açıklamada, perakende fiyatlarda yıllık ortalama artışın yüzde 6.17, toptan fiyatlarda ise yüzde 14.36 olduğu belirtilmişti.
Yarın açıklanacak Aralık ayı enflasyonu eksi 2,1 veya bu rakamdan daha yüksek oranda eksi çıkmadığı takdirde, memurlar, sözleşmeliler ve memur emeklileri, enflasyon farkı alacak.
Aralık ayı enflasyonu sıfır çıkarsa ek zammın oranı yüzde 2,1 olacak.
Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını kısa sürede söndürürken, otobüste büyük çapta maddi hasar meydana geldi.
Bölgede güvenlik önlemi alan ve otobüste inceleme yapan polis, saldırganların yakalanması için bölgede çalışma başlattı.
Öte yandan, Ümraniye Yenidoğan Mahallesi Demokrasi Caddesinde de çöp konteynerlerini devirerek barikat kuran yasa dışı terör örgütü yandaşları, bölgedeki işyeri ve araçlara taş ve molotofkokteyli attı.
İhbar üzerine bölgeye polis ekibi sevk edilmesinin ardından, grup üyeleri ara sokaklara kaçarak dağıldı.
Öte yandan Bağcılar'da, terör örgütü PKK yandaşı bir grup, araçlara ve iş yerlerine zarar verdi.
Demirkapı Mahallesi Veliefendi Caddesinde bir araya gelen grup üyeleri, terör örgütü lehine sloganlar atarak, işyerlerine ve park halindeki araçlara taş attı.
Otobüs duraklarına da zarar veren grup, yol kenarındaki çöp konteynerlerini devirdi.
Vatandaşların ihbarı üzerine çevik kuvvet polisinin gelmesinin ardından, grup üyeleri olay yerinden uzaklaşarak ara sokaklara dağıldı.
İstifa eden Stark'ın yerine geçen Praet, kurumun Alman olmayan ilk başekonomisti.
Bankadan yapılan yazılı açıklamada, Peter Praet'in Avrupa Merkez Bankasının Başekonomistliği'ne atandığı belirtildi.
ECB'nin başekonomistliğini bugüne kadar hep bir Alman üstlenmişti.
Bankanın yönetim kurulu üyelerinden biri olan Praet'in bu göreve gelmesiyle birlikte gelenek bozulmuş oldu.
Bankanın başekonomistliği için diğer adaylar Fransız Benoit Coeure ve Alman Jörg Asmussen'di.
ECB'nin önceki başekonomisti Jürgen Stark, Eylül ayında kişisel sebepleri gerekçe göstererek görevinden istifa etmişti.
Bazı kaynaklar ise Stark'ın, ECB'nin tahvil satın alma programı konusundaki görüş ayrılığı yüzünden istifa ettiğini savunmuşlardı.
Açık Pencereye yazan arkadaşım Fahrettin Fidan, her yılbaşında yılın şeylerini sıralar.
Ben de kendisine ekonomi cephesinden bir katkıda bulunmak istedim ve yılın şakasını belirledim.
Örneğin 2011 yılı için DPT'nin orta vadeli program çerçevesinde öngördüğü TÜFE artış hedefi yüzde 5.3'tü.
Aynı yıl için Merkez Bankası ise hedefi yüzde 5.5 olarak belirlemişti.
Kalkınma Bakanlığının orta vadeli programına göre yüzde 5.2 olan hedef, Merkez Bankasına göre yüzde 5.
Aslında ortada farklı hedefler yok, ama o izlenim uyandırılıyor.
Çünkü OVP daha önce kaleme alınıyor, Merkezin hedefi daha sonra.
2012 için orta vadeli programda yüzde 5.2'lik oran yer alıyor.
Merkez Bankasının 2012'ye ilişkin bu tahmininin üstünden çok zaman geçmiş, Merkez artık 2012 için yüzde 5'lik enflasyon hedefliyor.
Yani, oranlar arasında çok büyük bir fark olmasa da, Kalkınma Bakanlığının gecikmeli bir şekilde Merkez Bankası rakamlarına itibar etmesinden ötürü böylesine bir fark ortaya çıkıyor.
Dedik ya, farklar 0.2 puan, 0.3 puan, ama yine de olmasa daha iyiydi, değil mi.
Hani enflasyonun yüksek oluşmasına yol açan etkenler tümüyle devreden çıkmış olur da, benzer etkenlerin bir daha kesinlikle görülmeyeceği biliniyordur da o zaman yarı yarıya bir düşüş umulur.
Geçen yıl mayıs, ekim ve kasımda enflasyonun zıplamasına yol açan etkenlerin bir kısmı geçiciydi.
Bu etkenler yüzünden fiyatlar bir kez arttı, yüksek düzeyde seyretti, ama genel anlamda yansıma sınırlı kaldı.
Üstelik bunun bazı mal ve hizmetlere yansımasını henüz tam görmedik.
Bu etkileri de gördüğümüzde 2012'nin enflasyonu nasıl seyredecek dersiniz.
Kaldı ki, mayısta tek haneye insek bile, haziranda yeniden çift haneye dönme riski de bizi bekliyor.
Merkez Bankası, dün yaptığı açıklamada enflasyondaki düşüşün beklentilerden önce başlamasının önemine dikkat çekti ve bu kapsamda ek parasal sıkılaştırmaya gidildiğini anımsattı, ardından da dövize doğrudan müdahale yine başladı.
Özel yetkili savcı 12 Eylül askeri darbesine ilişkin soruşturmasını tamamlandı.
İddianamede şüpheli olarak yer alan Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya için ağırlaştırılmış müebbet isteniyor.
Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Hüseyin Görüşen, gazetecilere yaptığı açıklamada, özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin'in soruşturmayı tamamladığını açıkladı.
Başsavcıvekilliğine atanmamdan sonra soruşturmayı Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin yürüttü.
Yine, işkence iddialarıyla ilgili de ayrı soruşturmalar yürütülüyor.
İTO'ya göre aralık ayında en fazla salatalığın fiyatı artarken, en fazla fiyatı gerileyen ürün soğan oldu.
Buna göre, Aralık ayında Geçinme İndeksindeki 80 maddenin fiyatında artış görüldü.
Gıda harcamaları yaş kuru sebze ve meyve grubunda yer alan salatalık, mevsimsel özellikler nedeniyle yaşanan arz eksikliğine bağlı olarak yüzde 21,06 oran ile fiyatı en fazla artan madde oldu.
Bu ürünü yüzde 20,74 ile kabak, yüzde 18,53 ile lahana ve yüzde 17,06 artış ile ıspanak izledi.
Aralık ayında 13 maddenin fiyatında azalış görülürken, en fazla azalış, gıda harcamaları grubunda yer alan soğanda oldu.
Ürün fazlalığına bağlı olarak soğan fiyatı geçen ay yüzde 7,10 oranında azaldı.
Bu ürünü yüzde 2,12 ile gazyağı, yüzde 1,77 ile limon ve yüzde 1,16 ile portakal izledi.
Et balık ve kümes hayvanları grubunda yer alan balık, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,30 oranla fiyatı en fazla azalış gösteren ürün oldu.
Balığı yüzde 32,56 ile şehir şebeke suyu, yüzde 25,01 ile buzdolabı, yüzde 16,10 ile soğan takip etti.
Bir yandan da daha fazla deneyim sahibi olduk.
Ölçmek için takvimler icat eden de biziz.
Görünen o ki, uzun ömürleriyle tanınan Japonlar'ın şirketleri de uzun ömürlü.
Geçen yazımda da Türkiye'nin en eski şirketleri sıralamasını verirken bahsetmiştim.
İşte o şirket 2009 yılında veri tabanında bulunan tüm dünyadan kayda değer 1 milyon 975 bin 620 firmayı incelemiş.
100 yaşın üzerinde 21 bin 666 firma bulmuş.
Japonya'da halen tarihi bin yıl öncesine dayanan 7 firma bulunuyor.
Bank of Korea tarafından yapılan bir başka araştırma da benzer.
Buna göre, Japonya'da 200 yaşının üstünde 3.146 firma var.
Biri, üye şirketin halen tek bir aile tarafından kontrol edilmesi.
Vazgeçilmez olan ilke ise bu kulübe üye olacak şirketin en az 200 yaşında olması.
Hoshi, 717 yılında Komatsu'da kurulmuş olan bir Japon hanı.
Ailenin 46'ncı kuşağı olan Zengoro Hoshi, aynı zamanda aile şirketinin mottosu.
Tabii bu sıradışı yanıt pratikte sizi ne kadar tatmin eder bilmiyorum.
Harvard Üniversitesinden John Davis ise çalışmasında uzun firma aktarmak üzere bir güven, itibar ve para havuzu yaratmak zorunda.
Kuşaklar arası geçiş aile şirketi için devasa bir test.
Bununla beraber yaşlı şirketlerin çoğu, zamana uyum sağlamak için dönüşmeye çalışıyor.
Bir firmanın esas faaliyet alanına hakimiyeti de gerekiyor.
Hepinize mutlu, sağlıklı ve başarılı bir yeni yıl ve uzun ömür dilerim.
Dünyanın gelmiş geçmiş en çok yaşamış şirketi 578 yılında kuruldu.
Budist tapınakları, Şinto mabetleri ve kaleleri inşa ediyordu.
Du diyorum, çünkü Kongo Gumi deyim yerindeyse battı.
Zor duruma düşen şirket, 2006 yılında bir başka Japon şirketine satıldı.
Bir aile şirketi olan Kongo Gumi'nin, dile kolay 14 Kongo Gumi'nin 40'ıncı kuşaktan Yönetim Kurulu Başkanı Masakazu Kongo uzun yaşamının sırrını şirkete yön veren liderlerin seçimindeki esnekliğe bağlıyor.
Özellikle de her zaman en büyük erkek çocuğa yönetimi teslim etmek yerine en yetenekli, en sağlıklı ve en sorumluluk sahibi olana bırakmak olarak açıklıyordu.
Dahası, her zaman yönetim erkek çocuğa da bırakılmıyordu.
Örneğin Kongo'yu idare eden 38'inci kuşak yönetici, Masakazu'nun büyükannesiydi.
Aynı zamanda aileye damat olarak girenler de ailenin ismini alıyor ve yönetim için aday olabiliyordu.
Bu uygulama, o kuşakta bir erkek çocuk yoksa ismin sürdürülmesinde etkili oluyordu.
Tabii, yöneticileri akıllıca seçmek ve eldekiler içerisinde en yetenekli olana şirketi teslim etmek önemli.
Aile şirketlerine danışmanlık veren Regenration firmasının kurucusu James Olan Hutcheson'a göre, Kongo Gumi'nin uzun yaşamına temel oluşturan nedenlerden biri de istikrarlı bir endüstride çalışmak.
Milyonlarca inananı olan Budizmin binlerce yıldır ayakta kalan bir sistem olduğunu düşünürsek.
Herhalde Budist tapınak inşa etmek yeryüzündeki en az oynaklık gösteren sektörlerden biri olsa gerek.
Aslına bakarsanız, Kongo Gumi değişmesini bilen de bir şirket.
19'uncu yüzyılda, Japonya'daki Meiji restorasyonu döneminde parasal destekler kesilince şirket ilk kez ticari binalar da yapmaya başlıyor.
Fakat aynı zamanda uzmanların uzun ömür için tavsiye ettiği çekirdek işine de bağlı kalmayı başardı.
2004 yılına kadar firmanın 67.4 milyon dolarlık gelirlerinin yüzde 80'i halen tapınak inşaatından elde ediyordu.
Birincisi, Japonya'da 1980'lerin köpük ekonomisi sırasında şirket gayrimenkul sektörüne yatırım yapmak üzere ağır biçimde borçlandı.
İkincisi, Japonya'daki sosyal değişim, tapınaklara olan ilgiyi törpüledi.
1998'den başlayarak Kongo Gumi'nin tapınak müteahhitlik hizmetlerine talep hayli azaldı.
Ve 343 milyon dolara şişmiş olan borçları ödenemez hale gelince şirket, Takamatsu adlı Japon inşaat şirketince 2006 yılında satın alındı.
Gerçi, Kongo Gumi'nin ismi bugün Takamatsu'nun şemsiyesi altında sürüyor.
Ama bağımsızlığını kaybettiği için artık dünyanın en eski şirketi olarak anılmıyor.
Kongo Gumi'nin yüzyıllar boyu süren başarısından ve nihai başarısızlığından çıkarılacak dersler nedir?
Benzer bir düşüşten kaçınmak için iş koşullarının istediği şekilde gelişip dönüşün.
Ama zaten başarı kolay elde edilseydi, o zaman tüm aile girişimleri 1428 yıl sürerdi.
Başbakan Erdoğan'ın sert açıklamasının ardından ilk önce Meclisteki Başbakanlık odasının önünde daha sonra Meclis Genel Kurulunda oturma eylemi başlatan BDP'li vekiller, eylemlerini sona erdirdi.
Sabah saatlerinde kadar eylemlerini sürdüren vekiller, sabahın ilk saatlerinde eylemlerini sona erdirdi.
Dökülen kanın yetmediği, çok daha fazla kanın dökülmesi gerektiği mesajını, açık açık bir Başbakan, burada Mecliste kürsüden toplumun gözünün içine baka baka ifade edebilmiştir.
İktidarın anlayışını protesto ettiklerini söyleyen Demirtaş, Bu zihniyeti de protesto ediyoruz.
Selahattin Demirtaş, AK Partinin çözüm alanına çekilmesi adına bundan sonra her yerin kendileri için eylem alını olduğunu ifade etti.
Demirtaş, Uludere'deki olaylarda hayatlarını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödenecek olmasını Hükümet bu katliamdan siyasi olarak sorumludur.
Kendisi, İsrail Mavi Marmara'da tazminat ödeseydi ikna olur muydu?
Sorumluların açığa alınarak yargıya teslim edilmesini isteyen Demirtaş, Adil bir soruşturmanın önünü açması lazım.
Ailelerden hiç tereddütsüz bir şekilde özür dilemesi lazım.
MÜSİAD Genel Başkanı Vardan, kazanmadan harcamanın önüne geçmek için sınırlandırma getirilmesinin doğru olduğunu ancak bunun tüketim ayağında sıkıntılara yol açabileceğini söyledi.
Teşvik de ediyoruz, önderlik de yapıyoruz, liderlik de yapıyoruz.
Aynı zamanda firmalara hadi aslanım siz yürüyün bu alanda çalışın da diyoruz.
Bu tür ürün grubunda karar mekanizmasının Türkiye'de olması ve bir Türk tarafından gerçekleştiriliyor olması önemlidir.
Babacan halkımızın yaklaşık yüzde 45'i kazanmadığı parayı harcıyor demişti.
Üretilen mallar satılmıyorsa, sizin ürettiğinizin bir manası yok.
Onun için pazar çok önemli, pazarlama çok önemli, bu ürünleri alacak olan kişilerin mevcudiyeti çok önemli ki ekonomideki bu hareket devam etsin.
İkinci olarak da ekonominin içinde bulunan her aktör görevini yerine getirmelidir demiştik.
Bu çerçeveden baktığımızda da mutlaka bu sistem devam etmek durumunda.
Bu insanların kazanmadan harcamasının önüne bir şeklide sınırlandırma getirilmek isteniyor.
Bu kısmi olarak doğru, ama bunun çok sert olarak yapılacak olması bizi önümüzdeki günlerde tüketim ayağında da sıkıntılara sokabilir diye düşünüyoruz.
PERYÖN 2012 yılı Ücret Artışları Anketine göre, en yüksek ücret zammı yüzde 8,8 ile otomotiv sektöründe olacak.
PERYÖN'ün anketine göre, 2012'de özel sektör ücretlere ortalama yüzde 7,5 zam yapacak.
25'i aşkın sektörden 180 firmanın verdiği yanıtlara göre en yüksek ücret zammı yüzde 8,8 ile otomotiv sektöründe olacak.
Otomotiv sektörünü yüzde 8,7 ile sağlık, yüzde 8,4 ile üretim, yüzde 8,2 ile holding izleyecek.
En düşük ücret artışı yüzde 6 ile ilaç sektöründe yapılırken, ilaç sektörünü yüzde 6,2 ile finans takip edecek.
Hizmet, telekomünikasyon, beyaz eşya, enerji ve ilaç sektörleri, çalışanlarına önceki yılın zam oranını uygulayacak.
2012'de önceki yıla göre zam oranını en çok artıran sektör 1,2 puanla holding olacak.
Ankete katılan firmaların yüzde 68'i ikramiye, prim gibi ücret tamamlayıcı uygulamalarda değişiklik yapmayacağını açıklarken, yüzde 14'ü oranlarda artış, yüzde 3'ü azaltma yapacak.
Firmaların yüzde 81'i 2012 yılı ücret zammını tek seferde uygulayacak.
Borsa daralan işlem hacmiyle yükselirken, Türk Lirası dolar karşısında zayıf görüntüsüne devam ediyor.
Gösterge faiz ise yüzde 11.55 bileşik seviyesine yükselmiş durumda.
Aralık ayında TÜFE 0.58 ile piyasa beklentilerinin üzerinde artarken, yıllık TÜFE yüzde 10.45'e çıktı.
Böylece enflasyon 2008 Kasım ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış oldu.
ÜFE ise aralık ayında yüzde 1 artarken, yıllık ÜFE artışı yüzde 13.33 oldu.
Bu arada Merkez Bankası, banka ekonomistlerine yaptığı sunumda mevcut konjonktürde ikincil etkileri sınırlamak açısından enflasyondaki düşüşün beklentilerden daha önce başlamasının önem taşıdığına vurgu yaptı.
Dışarıda ise Çin'de açıklanan ve beklenenden iyi gelen imalat PMI verisi piyasalara destek verdi.
Ancak, Euro Bölgesini tehdit eden borç krizine kesin çözüm bulmak için liderler yoğun baskı altında tutulmaya devam ediliyor.
AB maliye bakanları 23 Ocakta toplanacak, bu toplantıdan bir hafta sonra da AB liderleri bir araya gelecek.
Söz konusu zirveler öncesi ise Merkel ve Sarkozy 9 Ocakta buluşacak.
İşlem hacminin 403.8 milyon TL ile sınırlı kaldığı ilk seans 472 puan artışla 51.813 seviyesinden kapandı.
Günün ilk yarısında bankacılık endeksi yüzde 1.1 primli.
TCMB Cuma günkü agresif ve yüklü doğrudan müdahalenin ardından dün de döviz piyasasına doğrudan müdahalede bulundu.
Ancak MB'nin bu müdahaleleri doların ateşini söndürmeye yetmemiş gözüküyor.
Yüzde 11.61 seviyesine kadar çıkan faiz, günün ilk yarısı itibariyle yüzde 11.55 seviyesinde.
ABD'li Carlyle Grubu, Bahçeşehir Kolejlerinin yüzde 48 hissesine ortak oldu.
Bahçeşehir Kolejleri Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin eğitim sektöründe dünya standartlarına ulaşması için küresel yatırımcılara ihtiyacı bulunuyor.
Bu amaçla uzun zamandır süren görüşmeler sonucunda dünyanın en önemli yatırım gruplarından biri olan Carlyle Grubu ile ortak yatırım yapma kararı almıştık.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun konvoyundaki kazada Gürsel Tekin'in bulunduğu araca TIR'ın arkadan çarpması sonucu hafif hasar oluştu.
Konvoyda yer alan ve içerisinde Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'in de bulunduğu otomobile Bitlis'in Tatvan ilçesi çıkışında İran plakalı olduğu belirtilen TIR arkadan çarptı.
Hafif şekilde hasar oluşan araçta, Tekin'in yanı sıra Parti Meclisi üyesi Hüseyin Yaşar, Genel Başkan asistanı Barış Bozkurt'un bulunduğu ve sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.
Başbakan yeni yıl mesajında ise kardeşlik vurgusu yaptı.
Başbakan Erdoğan da acılı ailelerden Alihan Özhan ile görüştü.
Görüşme sırasında Başbakan Erdoğan, ailelere başsağlığı dileyerek, konuyla yakından ilgilendiğini söyledi.
Görüşme sırasında telefonun hoparlörünü açan Özhan, Başbakan Erdoğan'ın sözlerini içeride bulunan ailelere dinletti.
Erdoğan bu sırada ailelere seslenerek, Acınızı paylaşıyoruz, sizin acınız bizim acımızdır.
Bu kardeşliğe silahlarıyla, kirli siyasetleriyle, istismar politikalarıyla leke sürmek isteyen, kalplerine husumetin ve fitnenin karanlığı çökmüş odaklar ise milletin uhuvveti karşısında eriyip gideceklerdir.
Bu millet, tarih boyunca her badireyi aşmış, her türlü nifak girişimine karşı yek vücut olarak karşı durmuştur.
Bu aziz millet, yaşanan acılardan ders alarak, dostunu ve düşmanını birbirinden çok iyi ayırt ederek, acıların, elemin, hüznün üzerine umudu inşa etmeyi her zaman başarmıştır.
DÜNYA Gazetesinin Gaziantep Temsilciliğinde başladığım görevimi 3 aydır Sivas Bölge Temsilcisi olarak sürdürüyorum.
İş dünyasına baktığımızda, Sivas'ın gelişen bir sanayiye sahip olduğunu söylemek mümkün.
İlden ihracat yapılan ülkeler arasında Almanya, Çin, Fransa, İsrail, İran, Romanya, Suudi Arabistan var.
İhracat yapılan ülkelere bakıldığında farklı pazarlarda Sivaslı sanayicilerin ürün satabildiği görülüyor.
Medikal ürünler, mobilya, inşaat malzemeleri ve gıda ürünleri üretimi de Sivas'ta mevcut.
23 yıl önce faaliyete geçen Sivas Organize Sanayi Bölgesinde toplamda 296 adet sanayi parseli 170 firmaya tahsis edilmiş durumda.
Düzenli ve aktif olarak ihracat yapan 40 firma var.
Devam eden 50'ye yakın yeni yatırım çalışması ile OSB'de boş olan diğer yerlerin de biran önce dolması için hem Sivas'tan hem de şehir dışından yatırımcı gelmesi yönünde çalışılıyor.
Sanayicilerimizin en büyük sorunu ise diğer illerde olduğu gibi vasıflı eleman bulamamak.
İl yönetimi ve STK'lar bu soruna çözüm için projeler yürütüyor.
İşsizliğe çözüm noktasında yapılan girişimlerin katkısı önemli ancak henüz yeterli değil.
Başta İstanbul olmak üzere büyükşehirlere en fazla göç veren iller arasında Sivas başı çekiyor.
Diğer illerde yaşayan Sivaslıların doğdukları topraklara yatırım yapmalarının çok anlamlı olacağını, ortaya Gaziantep ve en yakınındaki Kayseri'deki gibi bir gelişmiş bir sanayi çıkacağını düşünüyorum.
Bu şehirlerde günün şartlarına göre başka şehirlere gidilip yatırım yapılmış ise de yatırımcıların kendi topraklarına olan borçlarını ödemek adına güzel tesisler kurduğunu görmek mümkün.
Bu illerimizin bugün ülkemizin önemli sanayi şehirleri arasında ilk sıralarda olmasındaki nedenler arasında, dışarıda iş alanında büyüyen hemşerilerinin illlerine yatırım yapması büyük önem taşıyor.
Bu nedenledir ki Sivaslı yatırımcıların da memleketlerine yatırım yapmasını bekliyoruz.
BDP ve bazı bağımsız milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda oturma eylemi başlattı.
Meclis Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın, çalışma süresinin dolması nedeniyle birleşimi kapatmasının ardından BDP'li milletvekilleri yerlerinden kalkmadı.
Aralarında Diyarbakır bağımsız milletvekili Leyla Zana, Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk'un da olduğu 19 milletvekili, BDP ve komisyon sıralarına oturmayı sürdürdü.
Daha sonra BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da Genel Kurula gelerek eyleme katıldı.
Milletvekilleri ve görevlilerin salondan ayrılması üzerine BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ayağa kalkarak, kendilerini izleyen basın mensuplarına kısa bir açıklama yaptı.
Demirtaş, protestolarının TBMM'ye yönelik olmadığını belirterek, Meclisteki parti gruplarına yönelik olduğunu söyledi.
Çözüm üretmeyen, tezkere kararı alan, sorun üreten grupları protesto ediyoruz.
Çözüm bu çatı altındaysa, Hükümet bunun sesini kesmeye kalkıyorsa, bunu oturarak protesto ediyoruz.
Eylemin ne kadar süreceğine ilişkin karar almadıklarını ifade eden Demirtaş, Arkadaşlarımızla bunu konuşacağız.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in kendilerini aradığını bildiren Demirtaş, Genel Kurulda olmazsa iyi olur.
Ekvador temyiz mahkemesi, Amerikan enerji şirketi Chevron'a verilen 18 milyar dolarlık cezayı onadı.
Bir yerel mahkeme, çevreye zarar verdiği için geçen Şubat ayında Chevron'u 8,6 milyar dolar ödemeye mahkum etmiş, ancak şirket, hükümde geçen özrü dilemediği için ceza iki katına çıkmıştı.
Chevron, mahkemenin kararını kınayarak, kararın meşru olmadığını bildirdi.
Açıklamada, şirketin, New York Güney Bölgesi Bölge Mahkemesinde davacıların temsilcilerine karşı federal şantaj hükmü ve genel hukuk yolsuzluğu gerekçeleriyle dava açacağı belirtildi.
Çin'de yapılan bir araştırmaya göre refah seviyelerinin artacağını düşünen ülke halkı en çok enflasyonun artacağından kaygı duyuyor.
Araştırma verilerine göre, Çinlilerin yüzde 90'ı 2012'de toplumsal refahın artacağını düşünüyor, yüzde 80'i de gelir artışı bekliyor.
20 yaşın üzerindeki 3620 kişiye ulaşılarak yapılan araştırmada, Çinlilerin en çok enflasyondan kaygılandığı ortaya çıktı.
Özellikle konut fiyatlarındaki artışın Çinlileri endişelendirdiği ve ikinci kaygının da sağlık giderleri olduğu kaydediliyor.
Pekin Üniversitesinden sosyoloji profesörü Lu Ciehua yaptığı değerlendirmede, Çinliler için daire sahibi olmak, çok önemli bir kavram olan aile kurumunun yapılandığı yer olması dolasıyla çok büyük önem taşıyor.
Çin'de yeni evlenen gençler, mutlaka yeni bir ev sahibi olup içinde kendi ailelerini kurmak istiyor.
Ayrıca yüzde 86'lık kesimin harcamalarını kısmayacağı ifade ediliyor.
Van ve Erciş'te deprem nedeniyle yaklaşık 2.5 aydır okullarından uzak kalan öğrenciler, dersbaşı yaptı.
Depremde hasar gördüğü için bahçesinde kurulan 22 konteyner derslikte eğitime devam eden Cevdetpaşa Mahallesindeki Mehmet Akif Ersoy Lisesi öğrencileri, bir dakikalık saygı duruşunun ardından sınıflara girdi.
Yıldızbaş, depremde hasar gören okulun bahçesinde UNICEF tarafından kurulan konteyner derslikte, öğrencilerin eğitimlerine devam edeceğini kaydetti.
Okuluna tekrar kavuşmanın sevincini yaşayan Berivan Karagürbüz, depremden sonra ailesiyle il dışına gittiğini ifade ederek, Okulların bugün açılacağı haberini alınca geri döndüm.
Lise son sınıf öğrencisi Hicran Seven ise okulların açılmasının, psikolojileri açısından iyi olduğunu belirterek, Evde kalarak daha çok can sıkıntısı yaşıyordum.
Okul ortamında arkadaşlarla birlikte olmamız, aynı ortamı eskisi gibi paylaşmamız, bizim açımızdan iyi olacak.
Ana binasında önemli hasar olmamasına rağmen eğitimin tek katlı ek dersliklerde verileceği Şabaniye Mahallesindeki Hacıbekir İlköğretim Okulunun bahçesi de 2.5 aylık aradan sonra çocuk sesleriyle doldu.
Depremden sonra uzun süre okullarından uzak kaldıkları için üzüldüğünü ifade eden 6. sınıf öğrencisi Şüheda Sami, yeniden okuluna, arkadaşlarına ve öğretmenlerine kavuşmanın sevincini yaşadığını söyledi.
Türk Telekom'un yeni yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin olarak AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Acarer, Türk Telekom'un, Türkiye'nin ana omurgasını taşıyan bir kuruluş ve en büyük sabit operatör olduğunu anımsattı.
Tayfun Acarer, şirketin 150 yılı aşkın mazisi bulunduğunu belirterek, bu organizasyonlarda belki daha erken yer alması gerektiğini söyledi.
Türk Telekom'un sadece dahili bir operatör olmadığına işaret eden Acarer, şirketin uluslararası projeleri ve satın almalarını hatırlattı.
Türkiye'nin bölgesinde etkin bir güç olma yönünde bir ülke politikası bulunduğunu vurgulayan Acarer, bu üyelikleri de bu kapsamda değerlendirerek, bunların Türkiye'nin bu ana politikasına katkı sağlayacağını söyledi.
Genişbant alanında önemli faaliyetleri bulunan ETNO üyeleri, bu teknolojinin Avrupa'da sürekli büyümesi için yoğun olarak çalışıyor.
ETNO Yönetim Kurulu Üyeleri Telefonica, Portugal Telekom, Belgacom, Deutsche Telekom, France Telecom, KPN, Telecom Italia, Telenor, Telekom Austria, Teliasonera ve Türk Telekom'dan oluşuyor.
Konseyin üyeleri arasında telekom operatörleri, imalatçıları, hükümet kurumları, üniversiteler ve küresel yönetim danışmanlık organizasyonları yer alıyor.
Sayısallaştırma ve genişbant yatırım politikalarına odaklanan SAMENA, sektörün gelişiminin önünü açacak faydalı regülasyon ve yönetişimin yanı sıra bilişim ve iletişim teknolojisi sektöründeki başlıca paydaşlar arasındaki işbirliğini desteklemeyi de amaçlıyor.
Yılın ikinci işlem gününde yüzde 4 yükselen fiyat, 112 dolar civarında seyrediyor.
İran'ın Hürmüz Boğazını kapatma tehdidi arz tarafında endişe yaratırken, ABD ve Çin'de imalat sanayi ve inşaat alanlarında beklentilerin üzerinde gelen veriler talep yönünde yükselişe işaret ediyor.
Salı günü fiyatı yüzde 4 artan şubat vadeli Brent tipi hampetrol kontratları, bu sabah 26 sent gerileyerek 111.87 dolara indi.
ABD tipi hampetrolün şubat teslim varili ise 29 sentlik düşüşle 102.67 dolardan işlem görüyor.
Brent tipi petrolün 2011'de yüzde 13 değer kazandığı hesaplanırken, hampetrol fiyatlarının yeni yılda da yüksek seyrini koruması bekleniyor.
Bakanlık, böylece 5 bin 102 personel istihdam edecek.
Adalet komisyonlarınca zabıt katipliği için uygulamalı ve sözlü sınav, diğer alanlar için sözlü sınav yapılacak.
Sözlü sınava, merkezi sınavda alınan puanlar esas olmak kaydıyla en yüksek puandan başlamak üzere ilan edilen kadro sayısının 5 katı kadar aday çağrılacak.
Sıralama sonucunda, ilan edilen kadro sayısının 5 katı içerisine giremeyenler sözlü sınava alınmayacak.
Hisse senetleri ikinci seans kapanış fiyatları için tıklayın.
Biz göreve geldiğimizde yüksek öğrenimdeki öğrencilerimize aylık 45 lira burs veriliyordu.
Ayrıca Kredi Yurtlar Kurumunda kalan öğrenciler için de gıda yardımı yaptık.
Burs ve kredileri de biz 3 aydan 3 aya değil, her ay öğrencilerimize ödedik.
Erdoğan, 2002'ye göre kredi ve burs miktarlarında artış oranının yüzde 478 olduğunu bildirdi.
Burs ve kredi olarak doktora öğrencisi 720 lira alıyordu, 780 liraya çıkarıyoruz.
Kırıkkale'ye bağlı Yahşihan İlçesinde askeriyeye ait 4 katlı silah mühimmat deposunda meydana gelen patlama sonrası 4 işçiden 3'ünün cesedine ulaşıldı.
Yahşihan ilçesindeki tesislerdeki patlamanın ardından başlayan yangın, MKE fabrikası, Kırıkkale ve ilçe itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürüldü.
Kırıkkale Valisi Hakan Yusuf Güner, gazetecilere yaptığı açıklamada, patlama sırasında tesiste bulunan 4 işçiden 3'ünün cesedinin enkazdan çıkarıldığını belirtti.
Vali Güner, diğer işçiye ulaşılması için çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi.
Hisse senetleri ilk seans kapanış fiyatları için tıklayın.
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Plan ve Destek Daire Başkanı Türker, yaşamını yitirdi.
Emniyet Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, daha önce beyin ameliyatı geçiren Türker'in, gece Batıkent'teki evinin balkonuna çıktığı sırada dengesini kaybederek 9. kattan düştüğü bildirildi.
Olay yerinde hayatını kaybeden Türker'in cesedi, otopsi için morga kaldırıldı.
Türker'in cenazesi, yarın Emniyet Genel Müdürlüğü önünde düzenlenecek törenin ardından Karşıyaka Mezarlığında toprağa verilecek.
Güney Pasifikteki Samoa adası ilk ve son kez yeni yıla giren ilk ülke oldu.
Samoalılar, ekonomik sebeplerle bu yıl 30 Aralık gününü takviminden çıkarmış, 29 Aralık'tan 31 Aralık'a geçmişti.
Uluslararası tarih değiştirme çizgisinin öteki tarafına geçen Samoa böylece aynı zamanda yerkürenin, yılbaşını ilk kutlayan ülkesi oldu.
Samoa Başbakanı Tuilaepa Sailele Malielegaoi, 30 Aralık'ı takvimden çıkarmalarının, Yeni Zelanda, Avustralya ve Asya ile ticari ilişkilerini kolaylaştıracağını söylemişti.
Samoa 1892 tarihinde, ABD ile zamansal yakınlığın fayda sağlayacağı düşüncesiyle tarih değiştirme çizgisinde taraf değiştirmişti.
Asya, Yeni Zelanda ve Avustralya uluslararası tarih değiştirme çizgisi olarak kabul edilen 180. meridyenin batısında kalıyor.
Bugünkü haliyle Samoa'da Cuma olduğunda Yeni Zelanda'da Cumartesi oluyor, Avustralya Pazartesi yeni bir haftaya başlarken, Samoa Pazar tatili yapıyor.
31 Aralık 2011'de ise atlanan bir gün sayesinde bu ülkelerin günleri aynı olacak.
Sidney limanı ve köprüsünde, milyonlarca dolara mal olan geleneksel havai fişek gösterisi düzenlendi.
Avustralya'dan sonra TSİ 17.00'de Japonya, Kuzey Kore, Güney Kore, Endonezya ve Rusya'daki bir bölgeyle Büyük Okyanus'taki ada ülkeleri Palau ve Doğu Timor yeni yıla girecek.
Bütün baskılara rağmen nükleer programına devam eden İran'da ilk nükleer yakıt çubuğu üretildi.
İran Atom Enerjisi Kurumunun internet sitesinde yer alan açıklamada, İran yapımı ilk nükleer yakıt çubuğunun Tahranın nükleer araştırma reaktörünün çekirdeğine yerleştirildiği belirtildi.
Açıklamada, nükleer yakıt çubuğunun içinde zenginleştirilmiş uranyum olup olmadığı hakkında bilgi verilmedi.
İran daha önce, uluslararası yaptırımların yakıt çubuklarını yabancı piyasalardan almasına yasak getirmesi nedeniyle yakıt çubuklarını kendisinin üretmek zorunda olduğunu bildirmişti.
Zenginleştirilmiş uranyum içeren nükleer yakıt çubukları nükleer enerji santrallerine yakıt sağlıyor.
İran'ın son mühendislik başarısının, Batı'nın Tahran yönetiminin atom bombası yapma kapasitesi hakkındaki kaygıları artırdığı bildiriliyor.
Öte yandan resmi haber ajansı İRNA'nın, askeri yetkililerin açıklamalarına dayanarak verdiği haberde, İran'ın Körfez'de yaptığı deniz tatbikatının son günlerinde yeni bir orta menzilli füze denediği belirtildi.
İran, stratejik Hürmüz Boğazı yakanlarındaki uluslararası sularda 10 gün sürecek deniz tatbikatında uzun menzilli füze denemesini ertelemiş ve denemenin birkaç gün içinde yapılabileceğini bildirmişti.
Almanya'da işsizlik oranı Aralık ayında, Kasım ayına göre 67 bin yükselerek 2,78 milyon olarak gerçekleşti.
Federal Çalışma Ajansı tarafından bugün yapılan açıklamada, işsizlerin sayısının Aralık ayında, Kasım ayına göre 67 bin yükselerek 2,78 milyon olarak gerçekleştiği ifade edildi.
Açıklamada, işsizlik oranının Aralık ayında, Kasım ayına göre yüzde 0,2 puan artarak yüzde 6,6'ya yükseldiği bildirildi.
Açıklamada, ülkede iyi olan ekonomik durumun yanı sıra iş piyasasında yapılan iyileştirmelerinin iş arayanların durumunu iyileştirdiğini belirtti.
İranlı Komutan Salihi, ABD'den uçak gemisini Basra Körfezi'ne tekrar göndermemesini istedi.
ABD uçak gemisinin, tatbikat sırasında Hürmüz Boğazını geçerek Umman Denizi'nde demir attığını belirten Salihi, uyarıyla yetinmeyeceklerini söyledi.
Tümgeneral Salihi, 10 gün süren deniz tatbikatının saldırı amaçlı olmadığını, İran ve İslam ülkelerinin menfaatlerini koruma amaçlı olduğunu belirtti.
Ama anladığını sanıp bir türlü öğrenemeyen bir büyük kalabalıkla karşı karşıyayız.
Yeni yılın bu ilk yazısını öğrenme konusuna ayırmak istedim.
Benim dileğim de bu yılın öğrenilen bir yıl olması.
Çevremizde ne olup bittiğini anlamak, değişime ayak uydurmak için öğrenmenin gerekli olduğunu öğrenmek gerekiyor.
Öğrenmenin sadece okulda başlayıp okulda biten bir süreç olmadığını, tüm yaşam boyunca sürmesi gerektiğini öğrenmeliyiz.
Okulda da öğrenmenin sadece sınav sorularını cevaplamak için yapılan bir eylem olmadığını bilmeliyiz.
Her şey gibi, öğrenmenin de bir maliyeti olduğunu öğrenmeliyiz.
Kimse, hiçbir şey için bir maliyet ödemek istemiyor.
Bilmek istiyoruz, hatta daha kötüsü bildiğimizi zannediyoruz, ama bilmek için öğrenmek, öğrenmek için de bir maliyet ödemek gerektiğini anlamıyoruz.
Öğrenme merak ister, sabır ister ve alın teri ister.
Dinlemek, ama adam gibi dinlemek, etkin dinlemek, öğrenmek için gerekli olan çok önemli bir yoldur.
Ama dinlememek, toplumuzda çok yaygın olan bir salgındır.
Eğer öğrenmek istiyorsak dinlemeyiz, kulaklarımızı, beynimizi ve yüreğimizi açarak dinlemeliyiz.
Öğrenci, her yerde kendine bir ortam yaratıp okur.
Ama bizdeki üniversitelerde bile bu alışkanlığın gelişmemiş olduğunu görünce üzüntüye kapılıyorum.
Bizde ise böyle bir alışkanlık olmadığından, kişi, birisini gözüne kestirip yolculuk boyunca, trene bakar gibi, ona bakar.
Büyük şehirlerde yaşamak artık bir işkence olmaya başladı.
Örneğin, İstanbul'da bir yerden bir yere gitmek artık bir uzun macera.
Yaşam ne kadar tekdüze, ne kadar sıkıcı olurdu.
Saygı, büyük şehirlerdeki kaybolan yeşil gibi, yaşamımızı hızla terk ediyor.
Ya da trafikte aynı yolu, aynı kaderi paylaştığının farkında olmayan sürücüler, bir araba boyu önde olmak için saygısızca keçi inadı yapıyorlar.
İş hayatındaki belki de en zorlu yılı geride bırakan Murdoch, özellikle İngiltere'deki şirketlerinin telefon dinleme skandalına karışmasından sonra gözlerden uzak kalmayı tercih ediyordu.
Bu nedenle Murdoch'ın açtığı hesabın gerçekten kendisine ait olup olmadığı konusunda şüpheler vardı.
Murdoch, Twitter'daki ilk mesajlarında okuduğu kitaplardan ve izlediği filmlerden bahsederken, yeni yıl tatilini Karayipler'deki St. Barths adasında geçirdiğini yazdı.
Murdoch, geçen yıl ortaya çıkan telefon dinleme skandalının ardından sahibi olduğu News of the World gazetesini kapatmaya mecbur kalmıştı.
Murdoch'ın açtığı Twitter hesabı, ilk mesajını attığı 31 Aralık tarihinden beri yaklaşık 48 bin takipçi topladı.
İş Bankası Genel Müdürü Bali para piyasalarının 20 yıldızı arasında yer aldı.
FTSE Global Markets, Adnan Bali'nin nisan ayında Euro Bölgesinde krizin derinleştiği bir dönemde göreve geldiğinin altını çizerken Bali'nin o dönemde yaptığı açıklamalara da dikkat çekti.
Listede Deutsche Bank'in CEO'su Josef Ackermann, Raiffeisen Bankın CEO'su Herbert Stephic, ABN Ambro'nun CEO'su Garrit Zalm, Bloomberg Tradebook'un CEO'su Ray Tierney, gibi isimler de yer alıyor.
Gösterge faiz enflasyon verileri sonrası yüzde 11.48 bileşik seviyesinde işlem görüyor.
Avrupa'daki borç krizine yönelik belirsizlik devam ederken, konuyla ilgili Merkel ve Sarkozy'nin yapacağı toplantı takip ediliyor.
Bu arada Çin'de açıklanan ve beklenenden iyi gelen imalat PMI verisi Asya'da piyasayı destekledi.
2011 yılı, dünyanın gidişatına karşı memnuniyetsizlik ve Arap halkının otoriter rejimlere öfkesinin dışa vurumu olarak hatırlanacak.
Önümüzdeki on iki ay boyunca, dünyanın önde gelen liderleri sandık başına gidecek.
Sandıktan çıkacak sonuçlara dair genel anlamda bir tahmin yapmak mümkün değil.
2007 sonundan bu yana akıcı bir dönüşüm yaşayan Çin de, siyasi açıdan önemli açılımlar bekleniyor.
Kuzey ve Güney Kore, Tayvan, Meksika, Venezuela, İran, Cezayir, Filistin, Senegal, Mali, Kenya seçimlerin yaşanacağı ülkelerden bazıları.
Tüm bu seçimler küresel veya bölgesel jeopolitik yapıyı değiştirecek nitelikte.
ABD Başkanı Barack Obama'nın dediği gibi 6 kasımda gerçekleşecek seçimler ABD için kritik bir önem taşıyor.
ABD seçimleri öncesinde dikkat çeken önemli bir unsur da, taraflar arasındaki büyük fikir ayrılıkları.
Obama, büyük bütçe kısıtlamalarını desteklerken, Cumhuriyetçiler orta sınıfın kurtuluşunun, altyapı yatırımları ve sosyal güvenliği ön plana çıkaran yeni bir New Deal gerektirdiğini düşünüyorlar.
Bu grupların büyük bir bölümünü Latin kökenliler ve zenciler oluşturuyor.
2008 yılında azınlıklar seçmenlerin yüzde 18'ini temsil ediyordu.
CAP'a göre 2012 seçimlerinde bu oran yüzde 28 olacak.
Öte yandan büyük ölçüde cumhuriyetçileri destekleyen beyaz yakalıların oranı ise son on yıl içinde yüzde 39'dan yüzde 50'ye gerilemiş durumda.
Araştırmada, Obama'nın 2008 yılında aldığı oy desteğini, bazı hayal kırıklıklarına rağmen, 2012'de de koruyacağı öngörülüyor.
Obama'nın seçim kampanyası için topladığı bağışlar Ekim 2011 sonunda 100 milyon dolara ulaştı.
Bu oran, rakiplerinin topladığı bağış miktarının toplamından fazla.
Çin Komünist Partisinin Ekim 2012'de gerçekleşecek olan 18. kongresinde, parti yönetimi Hu Jintao'dan Xi Jinping'e geçecek.
Jinping'in diğer Çinli yöneticilerden en büyük farkı prensin oğlu , yani rütbeli bir komünist olması.
Jinping'in babası, üst düzey görevlere gelmeden önce on sene boyunca Mao'nun yakın adamıydı.
Özel ekonomi bölgelerini kurdu ve 1981 yılına kadar yönetti.
Jinping'in oğlu ise liberal görüşü savunuyor ve 1989 yılında Tiananmen meydanında gerçekleşen gösterilerin kanlı bir şekilde bastırılmasını eleştiriyor.
Çin'in gelecekteki liderinin eşi ise son derece ünlü bir şarkıcı.
Rusya'da 4 martta gerçekleşecek seçimlerin yaklaşmasıyla, Kremlinin Amerikan karşıtı söylemleri ve katı politikaları yeniden kendini göstermeye başladı.
Vladimir Poutine'in hedefi, ülkesinin etki alanını artırmak için eski sovyet devletleri birliği kurmak.
Bu arada henüz başkanlık koltuğuna oturmamasına rağmen, Poutine sesini şimdiden yükseltmiş durumda.
Halkların, dışardan gelen manipülasyonlar olmadıkça harekete geçmeyeceğine inanan Rus düşünce yapısına göre, diktatörlerin devrilmesi, yabancı güçlerin devlet işlerine müdahalesinin bir sonucu.
Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin diplomasisi çoğu kez eleştirilere maruz kalıyor.
Bunun başlıca nedeni Sarkozy'nin ruh halinin ülkenin dış politikasında oldukça belirleyici bir unsur olması.
2012 yılında Senegal, Mali, Kenya, Gana ve Sierra Leone yeni başkanlarını seçecekler.
Yine de son yirmi yıldır otoriter rejimler tarafından yönetilen ülkelerdeki değişim arzusunun seçim sandıklarına yansıyacağı kesin.
Angola'da 69 yaşında olan Jose Eduardo Dos Santos 1979 yılından bu yana iktidarda olmasına rağmen, ülkede sadece 2003 yılından bu yana barış hakim.
Bu yıl için seçim öngörülüyor olsa da, yine de net bir durum yok.
Seçimlerin gerginlik yarattığı bir diğer ülke de Kenya.
Aralık 2012'de seçimlerin gerçekleşeceği ülkede çok sayıda belirsizlik mevcut.
İhaleye gelen tekliflerin ortalama fiyatı ise 1.8737 TL şeklinde oluştu.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, tarım sektöründe geçen yıl 18 milyar dolar sınırına dayanan ihracatın, 11 yılda 4,5 kat arttığını bildirdi.
Sektör ihracatı, 2010 yılında 15,02 milyar dolarla ilk kez 15 milyar dolar sınırını aştı.
CHP'li lideri Kılıçdaroğlu, Uludere'de yaşanan olayın istihbarat kaynağını sorarken, hükümetin de çıkıp ailelerden özür dilemesi gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, partisinin yeni yılın ilk grup toplantısında yaptığı konuşmada, Irak sınırındaki olaya değinerek olaya ilişkin bazı sorular yönelttiklerini, ancak Hükümetin bunları henüz yanıtlamadığını ifade etti.
Genelkurmay Başkanlığı, Bize istihbarat geldi gereğini yaptık diyor.
Kaç gündür soruyoruz, Bu istihbaratı kimden aldınız, kim verdi?
Kamu Güvenliği Müsteşarlığı kurdular, bütün istihbarat oraya gelecekti, değerlendirilip gereği yapılacaktı.
35 yurttaş öldürüldü, aradan 24 saat geçti, Hükümetten tık yok.
Irak sınırında yaşanan olayın ardından taziye için Şırnak'ın Uludere ilçesi Gülyazı köyüne gittiğini anlatan Kılıçdaroğlu, CHP olarak bu konuda da oldukça sorumlu bir politika izlemeye özen gösterdiklerini kaydetti.
Söz konusu köye gitmeye karar verdiğinde önce kendisine helikopter verileceğinin söylendiğini belirten Kılıçdaroğlu, Fakat ne olduysa, bizim Gülyazı köyüne gitmemiz birilerinin işine gelmedi.
Olabilir, ben senin helikopterine muhtaç değilim ki. Ben Gülyazı köyüne neden gidiyorum, senin yapamadığını ben yapıyorum.
Dün nükleer çubuk üretip, radara yakalanmayan füze deneyen İran, bugün de Kadir ve Nur isimli uzun menzilli füzeleri denedi.
İran tarafından yapılan açıklamada denemelerde füzelerin hedeflerini vurduğu bildirildi.
İran Donanma Komutan Yardımcısı Mahmud Musavi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, İran'ın Basra Körfezi'nde düzenlediği tatbikatın son gününde 2 uzun menzilli füze denemesi yaptıklarını söyledi.
İranlı bilim adamları ve uzmanları tarafından dizayn edilen ve üretilen Kadir füzesi, Cruise füzesi türlerinden olup 200 kilometre menzile sahiptir.
İran Atom Enerjisi Kurumunun internet sitesinde dün yer alan açıklamada, İran yapımı ilk nükleer yakıt çubuğunun Tahranın nükleer araştırma reaktörünün çekirdeğine yerleştirildiği belirtildi.
Resmi haber ajansı İRNA'nın, askeri yetkililerin açıklamalarına dayanarak verdiği haberde, İran'ın Körfez'de yaptığı deniz tatbikatının son günlerinde yeni bir orta menzilli füze denediği belirtildi.
Garanti Bankası Genel Müdürü Özen, Türkiye açısından en önemli risk unsurunun, büyümenin yavaşlamasından değil, cari işlemler açığının finansman kaynaklarının azalmasından kaynaklandığını söyledi.
Özen, Ancak yüksek büyümenin sürdürülebilir olduğuna dair kuşkular var.
Büyümenin önemli ölçüde tüketim kalemleri nedeniyle artması ve yüksek cari açık rakamları bu kuşkuları artırıyor.
Zaten, orta vadeli programda da büyüme oranlarının azalması öngörülüyor.
Krediler tarafında özellikle yüksek marjlı KOBİ kredilere ve artırılan genel karşılıkları nedeniyle büyümede nispeten yavaşlasak da bireysel kredilere odaklanmamızın süreceğini belirtebiliriz.
Uzun vadeli kritik başarı faktörü olarak gördüğümüz dağıtım kanalları tarafında ise, 2012 yılında şube ağımıza yaklaşık 30 yeni şube katarak 950 şubeye ulaşmayı hedefliyoruz.
Bu şubeleri açarken personel sayımızda da sınırlı bir artışla 17 bin rakamının üzerine çıkacağımızı öngörüyoruz.
Diğer 8 kişi ise polisteki sorgulamanın ardından Batman Cumhuriyet Başsavcılığına çıkarıldı.
Savcılıktaki ifade işleminin ardından 3 kişi serbest bırakılırken, 5 kişi ise tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi.
Zanlılardan 4'ü tutuklanırken, 1 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye getirilen zanlılardan 12'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, 28 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Şanlıurfa'da 31 Aralık Cumartesi günü Irak sınırında yaşanan olayla ilgili düzenlenen eylemin ardından, sloganlar atıp, uyarılara rağmen dağılmayan gruba polis müdahale etmiş ve bazı kişileri gözaltına almıştı.
Selahattin Demirtaş, 35 kişinin hayatını kaybetmiş olmasının kaymakama yönelik saldırıyla maniple edilmeye çalışıldığını savunarak, Oradaki asıl olay bir katliamdır.
BDP Şırnak Milletvekili Kaplan ise iddia edilenin aksine kendisinin daha büyük olayları engellediğini ileri sürdü.
Olay yerinde çok büyük gerilim olduğunu ve sıkıntı yaşanmaması için hükümeti uyardığını anlatan Kaplan, orada kaymakama yönelik saldırıdan dolayı üzüldüğünü ve böyle bir şey beklemediğini söyledi.
Uludere'ye dışarıdan gelen kişilerin iftira niteliğinde beyanatlarda bulunduğunu anlatan Kaplan, bununla ilgili olarak avukatlarına gereken talimatları verdiklerini söyledi.
Kaplan, Orada 35 can gitmiş, bir katliam yaşanmış.
Kaplan, Asla bir kaymakamı dövün diye talimat vermem.
Ne de şimdiye kadar böyle bir davranışım olmuştur.
Üniversiteye girişte uygulanan birinci aşama sınavı YGS'ye başvurular bugün alınmaya başlanırken, son başvuru tarihi ise 13 Ocak olacak.
Öğrenime devam ettikleri okullarının başvuru merkezi olmaması durumunda ise bu öğrenciler okul müdürlükleri tarafından en yakın başvuru merkezine yönlendirilecek.
Bankaya giderek ücret yatırmak isteyen adayların bu ücreti yatırmak için banka görevlisine T.C Kimlik Numarası, adı, soyadı bilgileri ile kaç TL yatıracağını bildirmesi yeterli olacak.
Adaylar isterlerse banka şubelerine gitmeden internet aracılığıyla da bankaya ücret yatırabilecek.
Kur bir artsaydı, ihracatçının hiçbir sorunu kalmayacak, ihracatımız da fırlayıp gidecekti.
Kuşkusuz Türk parasının değerli seyretmesi ihracatçının aleyhine bir durum yaratıyordu.
Ama acaba, tüm sorun TL'deki bu değerlilik miydi ya da TL değer yitirse ihracat birden tırmanışa mı geçecekti.
2010 yılının aralık ayı ortalamasında 1.51 düzeyinde bulunan dolar kuru, geçen yılın ilk yarısında dalgalı bir seyir izleyerek 1.50'lerde kaldı.
İlk altı ayda euro ise 2.07 ile 2.25 arasında oluştu.
Buna göre sepet de 1.81 ile 1.94 arasında değerler aldı.
Kurun bu düzeylerde seyrettiği ilk altı ayda ihracat 9.6 milyar dolarla 11.9 milyar dolar arasında oluştu.
Temmuz ayıyla birlikte Türk Lirası hızla değer yitirmeye başladı.
İlk altı ayın ortalamasında 1.5642 olan dolar, sonraki beş ayın ortalamasında 1.7617'ye çıktı.
Yani çok açık olarak görülüyor ki, temmuzdan itibaren Türk parasındaki değer kaybı hızlandı.
Peki bu durum, ihracatı umulan ölçüde artırdı mı?
Türkiye geçen yılın ilk yarısında aylık ortalama olarak 10.9 milyar dolarlık ihracat yaptı.
Ama 2010'daki kur hareketi, geçen yılki hareketten tümüyle farklıydı.
Yani 2010'da Türk Lirası değer kazandığı halde ihracatta yüzde 3.8 artış olmuştu, bu oran da geçen yılki yüzde 4.1'e çok yakındı.
Demek ki kur artışının ihracata bire bir yansıdığı söylenemezdi.
İthalat, ilk altı ayın ortalamasında 20 milyar, sonraki beş ayın ortalamasında ise 20.1 milyar dolar olarak gerçekleşti.
İlk yarıdaki ithalat ortalamasını aşağı çeken, ocak ayındaki 16.9 milyar dolarlık gerçekleşme.
Şubatta da görece düşük bir ithalat oluştu ve sonrasında ağustosa kadar hep 20 milyar doların üstünde kalındı.
Yüksek kur, ithalatı özellikle son dört ayda etkiledi.
İthalat ağustosta 20 milyar doların altına indi, eylülde 21.2 milyar dolarlık bir gerçekleşme oldu, ekim ve kasımda yeniden 20 milyarın altı görüldü.
Üstelik kasımdaki 18.6 milyar dolar, geçen yıl içinde ocak ve şubattan sonraki en düşük ithalat olarak kayıtlara geçti.
Aralık ayı ithalatının konjonktürel olarak yine yüksek gerçekleşmesi beklenmeli.
Ancak, yüksek kur etkisiyle ithalatın bu yıldan itibaren çok yüksek düzeylerde seyretmesi en azından şimdilik beklenmiyor.
Geçen yılın ocak ve şubat aylarındaki düşük baz etkisi oluşturacak 16.9 ve 17.5 milyar dolarlık ithalatlarının da devreden çıkmasıyla yıllık bazdaki ithalatın yönünü marttan itibaren aşağı çevireceği tahmin ediliyor.
Yüksek döviz kurunun ihracattaki tüm sorunlara çare olacağı görüşü bir anlamda şehir efsanesi olarak kaldı.
Tüm veriler, ihracatın yüksek kur sayesinde öyle büyük bir sıçrama göstermediğini ortaya koydu.
Yüksek kur ihracata ılımlı bir katkıda bulunuyor, asıl etkiyi ise ithalatı kısma yönünde yapıyor.
Bu etkiyi, 2012'nin gerçekleşmesiyle birlikte daha belirgin bir biçimde göreceğimiz anlaşılıyor.
Tabii ki kurda bir geri dönüş olmazsa, kaydını düşmek gerekiyor.
Merkez Bankasının bir faiz artışına gitmesi durumunda Türkiye'ye yeniden yabancı fon girişinin başlaması, Türk Lirasının değer kazanma sürecine girmesiyle sonuçlanabilir.
Bu durumda ithalatta şu dönem için öngörülen yavaşlama görülmeyebilir.
Geçen yılın son işlem gününde ortaya çıkan yoğun taleple tırmanışa geçen doların daha da artmasını Merkez Bankasının agresif müdahalesi önledi.
Bu talebin, daha ılımlı da olsa sürmesi sürpriz olmayacak.
Danıştay, 10 şeker fabrikasının özelleştirilmek üzere ihaleye çıkarılmasına ilişkin kararın yürütmesinin durdurulması istemini reddetti.
Davayla ilgili ilk incelemesini yapan Danıştay 13. Dairesi, yürütmenin durdurulması istemini oy birliğiyle reddetti.
Ülkemizde ve dünyada nüfus artış verilerine baktığımızda tarım ve hayvancılık ile bu alandaki verim artışının önemi ortaya çıkmaktadır.
Bu açıdan baktığımızda ülkemiz üretiminde birçok olumsuzluğun, verimi üretimi önleyici durumun söz konusu olduğunu görürüz.
Bu açıdan Tarım Bakanlığının sürekli duyarlık ve üreticilerle diyalog içersinde, üretim verimini artırıcı politikaları hayata geçiren reformist bir yapı iççinde olması gerekir.
Parlak ve Hüseyin Gökçe'nin bu haftaki Pazar sohbeti konuğu Tarım ve Köyişleri bakanı Mehdi Eker.
Eker, tarım ve hayvancılığın önemi üzerinde durup, aldıkları kararların dayanaklarını açıklamış ve yeni dönemde almayı kararlaştırdıkları bazı kararlardan söz etmiş.
Tarım ve gıda sektörünün önemi bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de artıyor.
Dünya ve ülkemizdeki nüfus artışı bunu net şekilde ortaya koyuyor.
2 milyara ulaşması 100 yıl sonra 1930 yılında oldu.
Bugün dünya nüfusu 7 milyar 200 bin ile son 50 yılda iki katına ulaşmış durumda.
Bu da bir anlamda dünya üzerinde 11 bin yılda tüketilen tarım ve gıda ürünleri kadar ürünün son 50 yılda tüketildiği sonucunu gösterir.
Bu da tarım devrimi sonrası sanayi devrimi, ondan sonra da bilgi çağı devrimi yaşanmasına karşın, tarım devriminin, tarımsal ve gıda ürünlerinin önemini yitirmediğini hatta artırdığını ortaya koyuyor.
Cumhuriyet döneminde ilk nüfus sayımını 1927 yılında yapan ülkemizde de nüfus artışı o günden bu yana önemli artış göstermiştir.
Bu da ülkemizde de 85 yılda nüfusun 5.8 kat arttığını ve tarım ve gıda ürünlerinde de önemli talep artışı olduğunu göstermektedir.
Son yıllar bütün dünyada ve ülkemizde tarım alanlarının daraldığı, bazı ülkelerde tarımdaki nüfusun tarımı terk ettiği bir dönemdir.
O nedenle hem tarımsal üretimin önemi artmaktadır, hem de tarımsal verimliliğin önemi artmaktadır.
Bu açıdan da ülkemizde tarım ve hayvancılığı geliştirici çalışmaların ve kararların büyük önemi vardır.
Ayrıca, Bakan Eker'in de belirttiği gibi ülkemizin yeterli yağışa sahip olmaması ve mera kanunu nedeniyle mera islahının yapılaması hayvancılıkta yeterli verimin alınmasını engellemektedir.
Yüksek yem maliyetleri et ve süt maliyetlerini artırmakta, yeterli verimin alınmasına imkan tanımamaktadır.
Bunun sonucunda bir tarım ve hayvancılık ülkesi olduğumuz iddiasına karşın, bu alanda ihracatımızı artırırken, bir yandan da tarımsal ve hayvancılık alanında ithalatımızı da artırmaktayız.
Bir yandan hayvancılıkta sıfır faizli kredi desteği sürdürülürken, bir yandan mera islahı ve yem maliyetinin düşürülmesi çalışmaları geliştirilmelidir.
Dünya ve ülkemiz nüfusunun hızla artması tarımsal ve gıda ürünlerinin öneminin her geçen gün artığını göstermektedir.
Bu nedenle Tarım Bakanlığının sürekli duyarlık içersinde sorunlara eğilerek reformist politikalarla tarım ve hayvancılıkta üretim verimini artırıcı çalışmalarını sürdürmesinde büyük yarar vardır.
Saygıdeğer okurlarım, dünya ve ülkemiz açısından zorlu geçeceği bilinen 2012 yılının sizler için sağlıklı ve verimli bir yıl olmasını dilerim.
Kısa süre önce vefat eden, ilk Özal Hükümetinde bakanlık yapmış dostum anlatmıştı.
Turgut Özal ve yakın çalışma arkadaşları bir de bakmışlar, gerçekten de bakanlar kuruluna alabilecekleri kişi sayısı pek de fazla değil.
Sizler de bilirsiniz, bizde bakanlar kurulu oluşturmak sürprizlerle doludur.
Son dakikaya kadar kimin hangi bakanlığa geleceği bilinmez.
Bazı kişilerin adı ortaya sürülür, fakat sonra bakan olmazlar.
Hele başbakan bakanlar kurulu listesiyle köşke çıkınca bazen birkaç dakika içinde listede değişiklikler olur.
Evinde oturup haberleri seyreden bir kişi kendisinin bakan olduğunu televizyon aracılığıyla öğrenebilir.
Bu süreç içinde kişinin bakanlık için ne derecede uygun ve ehil olduğu üzerinde durmaya fırsat bulunmaması normaldir.
Bu konuda daha yerleşik parlamenter sistemlerden farklı bir havamız var.
Yerleşik ve istikrarlı sistemlerde siyasal kadrolar sınırlı sorumluluk alarak, daha düşük düzeydeki görevlerde kendilerini kanıtlayarak bakan olabilecek kişilerden oluşan bir havuza dahil olabiliyorlar.
Hatta falanca bakanlık deyince, bir partinin iktidara gelmesi halinde kimlerin o göreve getirilebileceği kişiler az çok kestirilebiliyor.
Dolayısıyla göreve getirileceklerin liyakati konusunda çok fazla tereddüt bulunmuyor.
Başbakan sonunda çok kişiyi gücendirerek bir kadro oluşturuyor.
Kurul bin bir güçlükle oluşturulunca da değişiklik yapmak çok zor.
Bakanı görevden almak siyaseten zor, bakanlar ise görevden ayrılmaya isteksiz.
Bu durumda, değişmesi ya da göreve vedası uygun olan bakanlar makamda kalıyor, hem kendilerini hem de içinde görev aldıkları hükümeti yıpratıyorlar.
Muhterem İçişleri Bakanımız sık sık potlar kırıyor, söylenmemesi gereken şeyler söylüyor.
Bakanımızın sorunu kapalı, dar çerçeveli, dünyanın nereye vardığını algılamayan bir zihniyetten kaynaklanıyor.
En son olarak kendileri kültür dünyamızı karşısına almayı başardı.
Otoyol ve köprü özelleştirmelerinde ön yeterlilik ve son teklif tarihi 3 ay uzatıldı.
Reuters'e bilgi veren ÖİB yetkilileri, yatırımcılardan gelen talep üzerine 19 Ocak olan ön yeterlilik için son başvuru tarihinin de üç ay uzatıldığını kaydetti.
Genelkurmay Başkanlığı, ilk kez geçen yıl Kasım ayında açıkladığı personel istatistiklerini, ayrıntılı olarak güncelledi.
Buna göre Türk Silahlı Kuvvetlerinin sivil personelle birlikte 720 bin olan personel sayısı, kasım ayından bu yana 8 bin 241 kişi azaldı.
Genelkurmay Başkanlığının internet sitesine konulan Türk Silahlı Kuvvetlerindeki personel durumu, Jandarma Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki personele ilişkin verilerle sıralandı.
Böylece TSK'nın toplam personel sayısı 711 bin 759 olarak gerçekleşti.
21 Kasım 2011'de açıklanan TSK Personel Sayısı listesinde toplam mevcut 720 bin olarak gösterilmişti.
Yeni yılda TSK personel sayısı 8 bin 241 kişi azaldı.
Tasarım işine organik bir açılım getiren Nejla Güvenç, ofissiz çalıştığı 10 aylık sürenin ardından yurtdışında 19 satış noktasına ulaştı.
Kısa sürede yakaladığı başarı ile Harvard, Pennsylvania, Yale gibi üniversitelerin çalışma konusu olan Güvenç, önümüzdeki 2 yıl boyunca 4 büyük şehirde bayilikler verecek.
Bir şirket kurup uluslararası firmalara koleksiyonlar tasarlamaya başlayan Güvenç, 10 ay boyunca ofisi olmadan, kendi ifadesiyle bir cep telefonu ve arabayla çalıştı.
Şirketini kurmasının üzerinden 1 yıl geçtikten sonra ise organik giysilerden oluşan Nej markasını oluşturan Güvenç, bu tarihten sonra kendi markasına da yatırım yapmaya başladı.
Bugün Avrupa'da 19 noktada Nej markasıyla ürünleri satılan Güvenç, Türkiye'de mağazalaşma için çalışmalara start verdi.
2 yıl içinde 4 mağaza açmayı planlayan Güvenç, bunun ardından yurtdışı yatırımlarına ağırlık verecek.
Güvenç'in sıfır sermaye ile başlattığı girişim, global kuruluşların da dikkatini çekmiş.
Güvenç'in başarılı kadın girişimcilerin arasına girmesindeki bir başka etken ise kriz yönetmedeki başarısı.
Şirketini 2001 krizinde kuran Güvenç, son yaşanan krizde de önemli açılımlar yaptı.
Yale Üniversitesi öğrencilerinin de dikkatini çeken Güvenç, bir sayısını Türkiye'ye ayıran üniversite dergisinin kapak haberi oldu.
Nej markasının en ayırt edici özelliği, tüm ürünlerin organik olması.
Modacıların genelde butik olarak çalışıp bayilik vermediğini ifade eden Güvenç, kendisinin ise farklı bir strateji izleyeceğini dile getirdi.
Gelen bayilik tekliflerine sıcak baktığını belirten Güvenç, önümüzdeki 2 yıl boyunca Türkiye'de mağazalaşma çalışmalarına ağırlık vereceğini belirtti.
Güvenç bu süreçte büyük şehirlerde 4 bayilik vereceğini kaydetti.
Güvenç'in kurduğu Nej markası halen yurtdışında 19 noktada satılıyor.
Bu pazarlarda varlık gösterebilmesi ise katıldığı fuarlar sayesinde olmuş.
Almanya, Fransa ve Japonya'da moda fuarlarına katılan Güvenç, buralarda geliştirdiği bağlantılar ile yurtdışında satış ağı geliştirebilmiş.
Güvenç, özellikle Fransa'da sabit müşterilerinin oluştuğunu ve bu ülkede önemli bir potansiyel olduğunu kaydetti.
Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası ile Türkiye Halk Bankası Arasındaki Özel Sektör Yenilenebilir Enerji Verimliği Projesi ile İlgili Kredi ve Garanti Anlaşmaları.
Avrupa Birliği Bakanlığına, Adalet Bakanı Sadullah ERGİN'in Vekalet Etmesine Dair Tezkere.
Tüm çevrelerin ekonomiye yönelik uyarılar olduğunu ve bizim işimizin de ekonomiye endeksli olduğu düşünülürse prim artışında biraz gerileme olabilir.
Sektörde önemli bir gelişme de eskiden trafikte kaza geçirenlerin tedavi giderlerini biz karşılıyorduk fakat artık tedavi masraflarını SGK üstlendi.
Bu konumdaki sorunluluğumuz kanunen ortadan kalktı ama bundan hoşnut değiliz.
Çünkü bazı hukuki görüşlere göre sorumluluğumuz devam ediyor.
Yönetmeliğin iptaline yönelik Birlik nezdinde girişimlerimiz oldu ve yargıya başvurduk.
Son iki ayda da bu biraz daha artacak gibi gözüküyor.
Su, şirket olarak 2012'de pazar paylarındaki artışın devam etmesini, öz sermaye ve aktif karşılıklarını mutlaka geliştirmek istediklerini karlılık açısından daha da hassas olacaklarını söyledi.
Tüm çevrelerin ekonomiye yönelik uyarılar olduğunu düşünürsek ki, kriz akut bir şeydir ama artık tüm dünyada kronik hale geldi gibi.
Bizim işimizin de ekonomiye endeksli olduğu düşünülürse prim artışında biraz gerileme olabilir.
AB'ye uyum ve Solvency II'ye Türk sigorta sektörü olan uyum sağladık hatta daha sert bir uyum sağladık diye düşünüyorum.
Bu sertlik konusunda ise bazı yumuşamalar yapılabilir diye düşünüyorum.
Yeni getirilen karşılıkların vergi mevzuatı karşısındaki durumu söz konusu ve burada hala beklediğimiz düzenleme yapılmadı.
Tek beklediğimiz, sigortacılık konusunda teknik karşılıkların tamamı vergi matrahından indirilmesi ve bu böyle olursa, bundan sonra da ayrılacak karşılıklar aynı kapsama girecek.
Ama her karşılığı ismen belirtmeye kalktınız mı, Gelir İdaresi bu ismen belirtilenler arasında değil diyerek bunu vergiden indiremezsin diyor.
Karlılık açısından en önemli konulardan biri bu. Bu karmaşa mantığa ters.
Genelden bakınca Hazine'nin düzenlemeleri yumuşatma değil ama, AB'ye yönelik yumuşama yapabileceğini söyleyen Mustafa Su, Bu durum bu yılın rakamlarına yansıyacaktır ama 2012'ye daha fazla yansıyacaktır.
Neye göre fazla dersek , normlarına kriterlerine ulaşmaya çalıştığımız AB'ye göre fazla ise fazladır, onlara eşit ise eşittir.
Ama AB'de şirketler uzun yılardır bu standartlarda çalıştıkları için, bizde belki bu durum biraz daha yavaş yavaş olabilirdi.
Fakat şunu söylemem gerek yapılan şeylerin tamamı doğru ve bu düzenlemelerin doğru olduğu konusunda herkes hemfikir ve şirketlerimiz bu duruma kendilerini adapte etmeli.
Fakat bu biraz daha alıştıra alıştıra mı yapılırdı diye düşünüyorum.
Kaskoda ve trafikte genel seviye olarak fiyatlar sanki artmış görülüyor.
Yangın karlı branşların başında geliyor ve burada biraz rekabet ise arttı diyebiliriz.
Burada deprem fiyatı teminatına, yangın artı deprem gibi poliçeler yapılıyor.
Sektöre yönelik yabancı ilgisini sorduğumuz Mustafa Su, sektörde satılacak çok fazla şirketin kalmadığının altını çizdi.
Belki şu olacak bunda sonra, birkaç tane kalan seçenekte ekonomik şartların iyi olmaya başladığı dönemde bir hareket olacaktır.
Onlarla ilgili bir el değiştirme veya konsolidasyon olabilir.
Şirketin iki ana omurgası var biri üretim, diğeri hasar.
Hasar ile ilgili çalışmalarımız bitti ve şubat ayında devreye sokacağız.
Artık omurgalardan bir tanesi tamamıyla değişik bir süreç içinde yürütülmeye başlayacak.
İnternet kanalımız, hukuk, reasürans, rücu gibi işlerimizi daha önce düzenlemiştik.
Müşteri ilişkileri yönetimimizi ve uygulamalarımızı acentelerin hayatına soktuk.
Satış fırsatları yönetimi, kampanya yönetimi, müşteri yönetimi vb gibi yeni yeni ekranlar uygulamalar acentelerin hizmetine girdi.
Bu proje başlayıp biten değil, süreklilik arz eden bir proje.
Yeni ürünlerin piyasa talebine göre şekilleneceğini söyleyen Mustafa Su, Acentelerimiz kanalıyla, müşterilerimizden aldığımız dönüşlere göre talep var mı ihtiyaç var mı diye çalışıyoruz.
Ama bir alanda boşluk var gibi bir durum yok ve böyle biri ürüne ihtiyaç da yok.
2012 yılına egemen olacak faaliyet, mevcut ürünlerde çok önemli işler olabilir.
Teminat kapsamı genişletilmesi, yeni hizmetler ekleyici, mesela herkes kasko satıyor burada farklılaşma olabilir.
Anadolu Sigorta açısından farklı çizgimizi korumaya gayret edeceğiz.
Araştırmalar vs ne isteniyor gibi çalışmalarımız devam edecek.
Mesela acentelerimizle anket yapıyoruz konut üzerine ne isteniyor neler yapılabilir vb gibi.
Şirketler mutlu değilken acentenin mutlu olması mümkün değil, tam tersi de mümkün değil ve sürdürülebilir de değil.
Banka ve sair oyuncular, dünyayı tersine çevirmek mümkün değil ve bankasüransı biz icat etmedik, bunları istememek çok yanlış.
Acentelerin bankalarla pastanın büyüdüğünü görerek, biz neler yapmamız lazım bunu düşünmeleri lazım.
Bir pasta var, ben bu pastadan masanın etrafına oturup pay alanların sayısını azaltarak payım artar diye düşünmek çok yanlış amaç pastayı büyütmek olmalı.
Bir müşteriye birden fazla ürün satmayı beceremedikçe hayatta kalmak mümkün değil.
Başka rakiplerde var, internet gibi vb gibi birçok yeni satış kanalları oluşuyor.
Bu oran yüzde 100'ün altındaysa para kazanıyor, üstündeyse kaybediyorsunuzdur.
Eskiden mali karlar nedeniyle karlı bilançolar açıklanabiliyordu ve teknik karlılığın düşük seviyelerde olması bunun önüne geçmiyordu.
Ama artık böyle bir durum olmadığı için teknik karın önemi öne çıktı.
Biz fiyat tartışmalarının dışına çıkarak bizim fiyatımız budur diyebilmeye çalışıyoruz.
Fiyatlama yapımız teknik kar elde edecek şekilde büyük ölçüde değişecek.
Diğer bir konuda riskin seçimi, burada ne olursa olsanız bu riski üstlenmemeniz gerekir.
10 milyonluk bir riski aldığınızda buna 200 bin lira vermek ile 250 bin lira fiyat vermek bir anlam ifade etmez.
Küçük işlerde de acentelerin bunu düşünürsek risk seçimini iyi yapması lazım.
Kamu menfaati olan her alanda sigorta zorunlu olmalı.
Van'daki sigortalılık oranın düşük olmasına rağmen sektör olarak vazifelerini yerine getirdiklerini söyleyen Mustafa Su, Doğal Afetler Kanunu'nun uzun yıllardır beklediğini ve artık çıkması gerektiğinin altını çizdi.
Zorunlu poliçe diyorsak, nasıl trafikte sigortası olmayana ceza kesiliyorsa, bunda da bir müeyyide olmalı.
En iyi bölge dediğimiz Marmara'da dahi yeterli seviyelere ulaşmış değil zorunlu olması halinde.
Zorunlu sigorta kapsamı kesinlikle artırılmalı ama mutlaka arkasında durulmalı.
Birçok zorunlu sigortamız var ama bunların bazılarında DASK'ın da altında oranlar görüyoruz.
Bunların arkasında izlemez ve takip etmeseniz, bunu biliyorsanız sigortacılıkla ilgili düzenleme makamı dışındaki bazı kamu kurumları da zorunlu sigorta ihtas etmeye başladı.
Zorunlu sigortalar dışarıda bize göre daha fazla ve sektörü geliştiriyor.
Ama bunda da ipin ucunu çok fazla kaçırmamak lazım.
Sigortacılıkta eskiden kalma yanlış algılamalarla da beslenmiş olumsuz bir algı vardı eskiden bunun artık ortadan kalktığını gözlüyorum.
Aynı zamanda sigortacılık artık meslek olarak görülmeye ve gençler arasında yaygınlaşmaya başladı.
Mustafa Su, devlet yönetiminin de sigortaya destek olması gerektiğinin altını çizerek, Van depremi sonrasında Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın açıklamalarına sektör olarak çok üzüldüklerini söyledi.
Anadolu Sigortanın yıllar boyunca izleyeceği çok önemli ve anlamlı bir proje oldu.
O projeden faydalananlar açısından da olumlu olur diye umuyoruz.
Ustası kalmamış veya kalmayacak, yöresel bir değer taşıyan meslek ve sanatlar üzerinde durarak Kültür Bakanlığı ile ortak bir seçim yapmaya devam edeceğiz.
Bu projemiz İZ İletişimin Zirvesindekiler Ödülleri'nde Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi kategorisinde ödüle layık görüldü.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, yeni teşvik sistemi üzerinde çok gizli ve yoğun bir şekilde çalıştıklarını söyleyerek, Kim nerede ne yazıyorsa hiç birine inanmayın.
TİM, 2011 yılı Aralık ayı ihracat rakamlarını Ankara'da açıkladı.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin yeni teşvik sistemiyle ilgili basında yer alan bazı haberlerin doğruluğunu sorması üzerine Bakan Çağlayan, Teşvik konusunda kim nerede ne yazıyorsa hiç birine inanmayın.
Çağlayan, bu ay sonuna kadar sistemi açıklayacaklarını ve sistem içerisinde yapılacak mevzuat değişiklikleri yapacaklarını kaydetti.
Suriye üzerinden yaptığımız transit ticarette iki önemli ülke biri Suudi Arabistan ve diğeri Ürdün'dü.
Habur kapısından sevkiyat yapılması için gerek Irak, gerek Ürdün makamlarıyla arkadaşlarımız yerinde temaslarını toplantılarını yaptılar.
Ben de Suudi Arabistan'a yaptığım son seyahatte sadece hac döneminde kullanılan Arar kapısının, hac mevsimi dışında bizim sevkiyatımıza açılmasını da talep ettim.
Merkez Bankasının dövize müdahalelerinin sorulması üzerine Bakan Çağlayan, yüksek kurun ihracatçının direkt talep ettiği bir şey olmadığını vurgulayarak, İhracatçılar bunu defalarca dile getirdiler.
Merkez Bankasının regülatörlük görevi sürdürdüğünü belirten Çağlayan, Elindeki döviz miktarına göre hükümet tarafından konulmuş olan serbest dalgalı kur rejimi çerçevesinde kura gerek gördüğü yerlerde müdahale yapacaktır.
Dışarıdaki gelişmelerden dolayı ortaya çıkan gelişmeler bugün döviz fiyatlarında etkili oluyor.
Yeni bir yılla birlikte büyük çoğunluk gelecekten daha umutlu olmak ve beyaz bir sayfa açmak istiyor.
Bu duygusal ve zaafiyet bir süre için temel gerçeklerin unutulmasına, hayal peşinde koşarken vahim hatalar yapılmasına da zemin hazırlayabiliyor.
Zira çözülmemiş ve ağırlaşmış sorunlar yeni bir dönemle birlikte yok olmuyor, hareket yeteneğimizi sınırlamaya devam ediyor.
Eğer 2012 yılına devredilen sorunlar bir önceki yıla göre hafiflemiş ise tedbirli olmaktan vazgeçmemek koşulu ile gelecekten umutlu olabiliriz.
Yok eğer sorunlar iyice ağırlaşmış ise, istediklerimizden büyük ölçüde vazgeçerek, yaşamayı hiç istemediğimiz olumsuzluklardan kaçınmaya odaklanmak daha akılcı bir tercih olabilir.
Bu değerlendirme uzun vadeli bir gözlemin sonucu olarak ortaya çıkıyor.
Eğer küresel düzeyde faaliyet gelirleri artıyor veya azalmıyor ise her şeyin normal olabileceğini düşünüyoruz.
Fakat faaliyet gelirleri azalır iken borçluluk düzeyi tehlikeli şekilde yükseliyor, devamında kredi krizleri yaşanıyor ise sistemik risk alarm vermeye başlamış demektir.
1995 yılı sonrasında, küresel düzeyde faaliyet gelirlerinin azaldığını ve borçların geometrik bir hızla büyüdüğünü görüyoruz.
Bu durumun sürdürülebilir olmadığını bildiğimiz için hep uyardık, her sıkıntı sonrasında yaşanan parasal genişlemenin sorunları ağırlaştırmak pahasına günü kurtarmak olduğunu dile getirdik.
Gelişmiş ekonomilerin içine girdikleri durgunluktan çıkamaması, gelişmekte olanların da aynı rahatsızlığa yakalanması ve istikrarsızlığın kademeli olarak artması kesinlikle sürpriz değildi.
Zira faaliyet gelirleri erir iken borçların büyümesi, birileri yerken çoğunluğun bakması ve kıyametin kopması anlamına gelmiyordu, kesinlikle kaçınılması, sorunlar ağırlaşmadan kalıcı çözümlere yönelinmesi gerekliydi, fakat olmadı.
Statükoyu, başka bir deyişle kendi konumlarını korumaya yoğunlaşan güçlülerin çabası ağır basınca, yapılması gerekenler yerine yapılmaması gerekenler uygulamaya girince bugüne gelindi.
Geriye dönüp sormak gerekiyor, dün iyi olan ekonomiler, bankalar ne oldu da bugün sorunlu hale geldi?
Yanıtlayalım, faaliyet gelirleri azaldıkça devletlerin vergi geliri azalırken, mali sektörün kullandırdığı krediler içinde sorunluların payı artmaya başladı, önce doğal refleksler çalıştı, durgunluk kronikleşti.
Ancak rekabet koşulları daha seri bir şekilde bozuldu, faaliyet gelirleri eridi, borçlar anormal bir hızla büyüdü, yoksulluk sorununun altında ciddi bir yoğunlaşma yaşandı.
Bu son durgunluk öncekinden çok daha tehlikeli idi ve sistemik risk algılamasını harekete geçirmişti.
Yine parasal genişleme ile belki gün kurtarılabilirdi, fakat böyle devam edilmesi tam anlamı ile imkansızdı.
İnsanlık farkında olmadan çok büyük bir istikrarsızlığa koşuyor.
Demokrasi, serbest piyasa gibi kavramların yozlaşması önlenemiyor, sorunlar ağırlaşıyor.
Olduğu gibi görünmek kriz anlamına geldiği için herkes kendini farklılaştırma çabasına giriyor, iyice kıtlaşan kaynakları paylaşmak ve barış içinde yaşamak imkansızlaşıyor.
Akıl tutulması büyüdükçe geçmişin hatalarını tekrarlamakta sakınca görülmüyor.
2011 yılının son haftasında yaşanan gelişmelerden bir tanesi ise özel bir önem taşıyor.
Belli ki göz gözü görmüyor, güvensizlik tahammül edilemeyecek seviyelerde geziniyor.
Faaliyet gelirlernin eriyor ve borçların kontrolsüz şekilde büyüyor olması ise er veya geç böyle olacağını söylüyordu.
Buradan bir ders çıkarmak isteyenler lütfen dönüp baksın, ülkemizde faaliyet gelirleri ile borçlardaki eğilim nasıl?
Umutlu olmak için mi, yoksa dikkatli olmak için mi çok sebep var?
Ne diyelim gelirinizin başka bir deyişle satınalma gücümüzün azalmasını engelleyemiyor iseniz, borçlarımızın artmasını engellemek adına nefsimize hakim olun ve hala aybedebilecek çok şeyiniz olduğunu unutmayın.
Uzmanlar, TCMB'nin cuma günü başlayan müdahalesi ile kurumsal alımların yeniden hayata geçtiğini, sadece spot değil vadeli işlemlerde de kurumsal alımlar gözlendiğini belirtiyorlar.
Mevcut konjonktürde ikincil etkileri sınırlamak açısından enflasyondaki düşüşün beklentilerden daha önce başlaması önem taşımaktadır.
Bu kapsamda Merkez Bankası 29 Aralık 2011 gününden itibaren ek parasal sıkılaştırmaya gitmiştir.
Ek parasal sıkılaştırma asıl olarak açık piyasa işlemleri yoluyla sağlanmaktadır.
Politika faizinden yapılan fonlama miktarı geçici bir süre için azaltılarak normal günler için ilan edilen alt sınırın altına düşürülebilmektedir.
Burada amaçlanan, döviz kurundaki iktisadi temellerden kopuk hareketlerin enflasyon beklentilerini bozmasına izin vermemektir.
Uygulamanın süresi enflasyon görünümünü etkileyen ana unsurlardaki düzelmenin hızına bağlı olarak değişebilecektir.
Bankacılar, TCMB'nin müdahale sırasında cuma gününün altında 1 milyar dolara yakın satış yaptığını tahmin ediyorlar.
TL, cuma günü dolar karşısında sadece yüzde 1 değer kazanmıştı.
Kurun düşmeme nedenini cuma günü alanların da yukarıda tutmaya çalışması olduğunu düşünüyorum.
Dolayısıyla bu hareketi Salı ya da Çarşamba günü görürüz.
Aynı zamanda TCMB'nin rezervi son müdahalerle birlikte 80 milyar doların altına geldiği düşünülüyor.
Bu miyop bir bakış ile TL'nin çok zayıf olduğu ve TCMB çekildiği zaman döviz kurunda yukarı yönde bir hareket olabileceği algılamasına yol açabilir.
Ancak, tecrübemiz bizi daha uzun bir zaman perspektifi ile bakmaya itiyor.
Zira, önceki yıllarda alım yönünde müdahale eden ve yüklü alım yapan TCMB o gün olmasa bile birkaç gün içerisinde kurda arzu edilen yönde bir hareket sağlayabilmişti.
İstisnai günlerin sayısı, önümüzdeki günlerde normal günleri aşabilir.
TCMB, enflasyondaki yükselişi frenlemek için para politikasını daha da sıkılaştırıyor.
Hem kredilerdeki büyümeyi yavaşlatmak istiyor, hem de TL'yi desteklemeye çalışıyor.
Banka dolardaki yükselişin ağırlıklı olarak spekülatif olduğunu düşünüyor.
Yapılan müdahaleler TL'yi güçlendirmek adına istenen etkiyi yaratmadı.
Tatilden sonra dış piyasalardaki işlemlerin normale dönmesiyle gerçek etkiyi görebiliriz.
TCMB döviz satışlarını sterilize etmezse, TL likiditesi olumsuz etkilenir.
Bu durumda faizler üzerindeki yukarı yönlü baskı sürebilir.
Bankacılık sektörü, maliyetlerindeki artışları faizlere tam olarak yansıtmadı.
Kredi ve mevduat faizlerinde bu ay bir miktar daha yükseliş olabilir.
Dünyada dolara genel bir talep varken, TCMB'nin işi kolay değil.
Uluslararası petrol piyasasında bu yılın ilk işlem gününde ABD ham petrolünün varil fiyatı 101 doların ve Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı 110 doların üzerinde işlem görüyor.
İran'ın Basra Körfezi'ndeki askeri tatbikatları ve ABD'ye bağlı savaş gemilerinin bölgede seyretmesi Tahran ve Washington'un karşı karşıya gelmesine bunun da bölgeden petrol ihracatının kesilmesine yol açacağı endişelerini artıyor.
Yatırımcıların bu kaygıları petrol fiyatlarının artmasında rol oynuyor.
İran yönetimi, petrolüne yaptırım uygulanması durumunda dünya petrolünün yüzde 40'ının taşındığı Hürmüz Boğazını kapatabileceği tehdidinde bulunmuştu.
ABD ham petrolünün 2011 yılında yıllık kazancı yüzde 8,2 ve Londra Brent tipi ham petrolü de yüzde 13,3 olmuştu.
Onur Ödülleri , Erden Kıral, Perihan Savaş ve Osman Şahin'e verilecek.
Yapılan açıklamaya göre, 16 Ocak Pazartesi günü gerçekleştirilecek törende, Türk sinemasının üç büyük ismine de onur ödülleri teslim edilecek.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, İzmir Adliyesinde soruşturmayı yürüten özel yetkili savcıya ifade veriyor.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından edinilen bilgiye göre, yürütülen soruşturmaya ilişkin ifadesine başvurulmak üzere Kocaoğlu'na 29 Aralık Perşembe günü tebligat yapıldı.
Kocaoğlu, söz konusu tebligat doğrultusunda bu sabah Bayraklıdaki İzmir Adliyesine gelerek avukatlarıyla buluştu.
Aziz Kocaoğlu, avukatlarıyla birlikte girdiği özel yetkili savcı Birol Çengilin odasında soruşturmaya ilişkin ifade veriyor.
CHP Genel Başkan İletişim Koordinatörlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun, sorgusuna ara verilen Aziz Kocaoğlu'nu telefonla arayarak, desteğini ilettiği belirtildi.
Suriye'deki şiddeti sona erdirmek üzere gözlemci sayısı 70'ten 100'e çıkarılacak.
Gözlemci heyetinin gelecek günlerde Arap Birliğine detaylı rapor sunacağını anlatan Nebil El Arabi, gözlemci heyeti başkanı General Mustafa El Debi ile ilgili de Debi iyi bir asker.
Suriye hükümetinin, olaylardan dolayı gözaltına aldığı 3408 tutukluyu serbest bıraktığını kaydeden Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil El Arabi, serbest bırakılan tutuklulara ait listenin gözlemci heyetine teslim edildiğini açıkladı.
El Arabi, gözlemci heyetinin hiçbir şekilde gazetecilere açıklama yapmayacağını belirterek, heyetin medyaya yönelik açıklamalarının yazılı ve genel olacağını bildirdi.
Manisa'nın Akhisar ilçesinde alkollü olduğu tespit edilen bisiklet sürücüsüne 590 lira ceza kesildi.
Bunun üzerine olay yerine polis çağıran Can'ın alkollü olduğu tespit edildi.
112 promil alkollü olduğu tespit edilen Can'a alkollü araç kullanmaktan 590 lira ceza kesildi.
Kavga ettiği kişiden davacı olduğu için olay yerine polis çağırdığını belirten Can, İfade vermek için karakola gittim.
İfademin alınmasından sonra karakola gelen trafik polisi bana alkollü bisiklet kullanmaktan 590 lira ceza kesti.
ABD'li Noble Energy şirketine ait sondaj platformu, hafta sonu bölgeyi terk edecek.
Sondaj platformunun, 12. parseldeki çalışmalarını tamamlayarak bu hafta sonunda bölgeden ayrılacağını duyuran Rum Bakan, Sondaj çalışmaları tamamlandı.
Kuyu mühürlenecek ve kule hafta sonu terk edilecek.
Antoniadu, doğalgazla ilgili Bakanlık Komitesinin gelecek adımları kararlaştırmak üzere yarın toplanacağını da belirtti.
Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, geçen hafta, Noble'nin sondajlarında, 12. parselde doğalgaz bulunduğunu açıklamıştı.
2012 yılına Euro Bölgesi borç krizi nedeniyle küresel büyümenin yavaşladığı, enflasyon tehdidinin azalmaya başladığı, sistemik risklerin arttığı bir konjonktürde giriyoruz.
Euro Bölgesi borç krizi dünya ekonomisi için tehdit oluşturmaya ve küresel risk iştahını baskılamaya devam ediyor.
Risk iştahına duyarlı bir piyasa olarak Türkiye'de küresel piyasalardaki satış dalgasından payını fazlasıyla alıyor.
Türkiye 2011 yılında gelişmekte olan ülkeler liginde en kötü performans gösteren oyunculardan birisi oldu.
MSCI Türkiye %32 değer kaybı ile Mısır ve Hindistan'dan sonra en kötü performans gösteren borsa endeksi oldu.
Durgunluğa giren Avrupa ekonomisi ihracatımızın yarıdan fazlasını, yurtdışı borçlanmamızın üçte ikisini oluşturuyor.
Avrupa'daki sorunların 2012 yılında Türkiye'nin büyümesini %1,5 civarına çekmesini bekliyoruz.
Söz konusu büyümenin gelişmekte olan ülkelerde beklenen %5,5 büyüme rakamına göre çok düşük olması yabancı yatırımcılar için borsanın cazibesini azaltıyor.
Üstelik diğer gelişmekte olan ülkelere iskontamızda %5 gibi sınırlı bir düzeyde.
Bu yüzden 2012 yılının ilk aylarında İMKB'nin gelişmekte olan ülkelere göre daha kötü performans göstermesini bekliyoruz.
Borsaya yatırım yapmak için yılın kinci çeyreğini ve 50,000 seviyesinin altını beklemek daha uygun gözüküyor.
Ekonomideki yavaşlamaya rağmen enflasyonun 2012 yılında %7 ile gelişmekte olan ülkelerdeki beklenen %4.5'lik seviyenin çok üzerinde kalmasını bekliyoruz.
Türk lirasındaki son aylarda yaşanan değer kaybı ve enflasyonun yükselmeye devam etmesi Merkez Bankasını 2012 yılının ilk yarısında da daraltıcı para politikası uygulamaya devam etmeye zorlayacak.
Merkez Bankasının sıkı para politikası ve son bir yılda yaşanan şiddetli değer kaybı Türk lirası varlıkları carry trade için cazip kılıyor.
Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında Brezilya'dan sonra en yüksek para piyasası faizlerine sahip.
TL gelişmekte olan ülke paralarına karşı reel olarak 2003 yılındaki seviyelerinde işlem görüyor.
Avrupa cephesinden gelebilecek şoklar ve özel sektörün yüksek açıkları nedeniyle yılın ilk aylarında Türk lirasındaki dalgalanma devam edebilir.
Ancak küresel risk iştahının toparlanmasına paralel 2012 yılında Türk lirasının toparlanmasını ve döviz sepetine karşı %3 değer kazanmasını bekliyoruz.
Benzer şekilde tahvil piyasası içinde iyimser bir görüşe sahibiz.
Ekonomideki yavaşlamaya paralel hız kesen kredi talebi, merkez bankasının para politikasındaki normalleşme ve görece güçlü bütçe performansının tahvil piyasasını 2012 yılında destekleyeceğine inanıyoruz.
Kredi büyümesinin yavaşladığı ve kısa vadeli faizlerin gerilediği bir ortamda bu paranın tahvile yönelmesini bekliyoruz.
Kredi büyümesinin mevduat artış hızından fazla olması ve dış kaynağın azalması tehdidi mevduat faizlerini kısa vadede yüksek tutabilir.
Ancak tahvil piyasasındaki olası satış baskısını geçici görüyoruz.
Ekonomideki yavaşlamayla birlikte Merkez Bankasının para piyasasındaki baskısını kademeli olarak azaltmasını bekliyoruz.
İyi seçilmiş bir özel sektör tahvil portföyüyle kredi riski alınarak portföy getirisi zenginleştirilmesini önermeye devam ediyoruz.
iPaddeki Melodala uygulamasıyla, sesi renge dönüştürmek, ekranda parmak gezdirerek çizim yapmak mümkün.
Eseri hemen oracıkta renkli baskıyla basıp verme düzeneği sağlanmıştı.
Bay Hockney, eserlerinde pop sanat öğeleri kadar modern teknolojiyi de cesaretle kullanmasıyla ünlü.
iPad uygulaması Melodala, bir kaç el hareketiyle ekranda çizimler yaratıyor.
Eh, mimarlardan tasarımcılara yaratıcı meslek dallarında bilgisayar kullanılırken, güzel sanatlar neden eksik kalsın?
Ülkenin en tanınmış ve yenilikçi sanatçısı iPad kullanarak tablo yapıyorsa, ülkenin en saygın ve üst düzey sanat kurumu Kraliyet Akademisi de buna ilgi göstermezse ayıp olurdu.
Bu sanat Everest'i için bugüne kadar tanık olunmadık yenilikçi bir etkinlik.
Ticaret yapmak ve çocuklarının nafakasını temin etmek dışında bir gayesi olmayan insanlar hapislere düşmüş, sevdiklerinden ayrı kalmışlardır.
Çek Kanunu'nda borçlarını ödeyemeyen insanlarımızın hapse girmesini önlemek üzere ne zaman bir değişiklik yapmayı düşünüyorsunuz?
Öte yandan, alacaklarını tahsil edemeyen vatandaşlarımızın bu zararlarını karşılamak üzere bir sigorta ve tazmin sistemi için bir çalışmanız var mıdır?
Sayın Bakan, Hekimhan'a bağlı Hasançelebi beldesinde yüz üç yıllık okul olan bir ilköğretim okulumuz, öğrencilere baskı yapılarak, okula gönderilmeyerek kapatılmaya çalışılıyor.
Dördüncü sınıfta bir kişi eksiltilerek birleştirilmiş öğrenime geçildi.
Lütfen, bu personelin kadroya geçirilmesi konusundaki net görüşünüzü öğrenebilir miyim?
İkincisi, sayıları yüz binleri bulan iktisadi idari bilimler fakültesi ve fen edebiyat fakültesi mezunlarının kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamına yönelik 2012 yılı programınız nedir?
Bu fakültelerden mezunların istihdamında kontenjan artırımı yapılacak mıdır?
Sayın Bakan, seçim bölgem Adana'da gerek ecri misil borçlarından gerekse taşıt pulu borçlarından, çok küçük rakamlardan dolayı çiftçimizin traktörüne veya Ziraat Bankasından alacağı paralara haciz konulmaktadır.
Çiftçimiz traktörüyle şehre gelip alışveriş yapmaktan veya pamuğunu getirip, mısırını getirip satmaktan korkar hale gelmiştir.
Bu konuda vergi dairelerine biraz daha yumuşak davranmaları konusunda bir talimat vermeyi düşünür müsünüz? Yalnız, iki taksitini ödeyemeyen vatandaşları bu yapılandırmanın tekrar dışında bıraktınız, başa döndürdünüz.
Çok sayıda vatandaşımız da ekonomik sıkıntılar nedeniyle bu ödemeleri yapamamıştır.
Bunlar için yeni bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz? Ülkemizde önemli miktarda mazot kaçakçılığı yapıldığı, ülkenin her köşesinde petrol istasyonlarında düşük fiyatla satılan mazotlardan anlaşılmaktadır.
Kaçak mazot satımı sebebiyle, dürüst, kayıt altındaki petrol satış istasyonları zarar etmekte, birçoğu da kapanmaktadır.
Bu kayıt dışı mazotun 2005 yılından itibaren yıl yıl bütçeye zararı ne kadardır?
Kaçakçılığın önlenmesi için ne gibi tedbirler almayı düşünüyorsunuz?
Sayın Bakanım, bütçenin gelir kalemleri içerisinde ağırlıklı olarak vergi öne çıkmakta.
Vergi gelirlerinin içerisinde de dolaylı vergiler yüzde 76 oranına ulaşmış. Bu oran İktidarınız döneminde artarak bu noktaya gelmiş.
Bu ciddi bir adaletsizlik değil mi?
Bunu önlemek için bir politikanız var mı?
Yani işsizlik oranları son on yılın en düşük düzeyinde, büyüme oldukça güçlü seyrediyor yani rakamlar ortada.
Şimdi, değerli arkadaşlar, Çek Kanunu'yla ilgili şu anda Adalet Bakanımızın bir çalışması söz konusu.
Adalet Bakanımız muhtemelen tasarıyı son şekline getirdikten sonra Meclise getirecektir.
Yani son şekli verilmediği için ben bu konuda bir açıklamada bulunmak istemiyorum ama.
Ne kadar bütçe hakkımızı koruyoruz, korumuyoruz, beraber karar verelim.
Gelen cevapta, ben demişim ki, 2010 yılında Maliye Bakanlığı yedek ödenek tertibine yıl içinde 21,2 milyar ödenek aktarılmış.
Bunun nedenini sormuşum, neden bu kadar şey aktarıldı diye. Sayın Bakan da nezaket göstermiş, arkadaşlar geçen hafta gönderdiler, dökümünü vermişler ama söylenen şey daha trajik.
Şimdi, nasıl oluyor da.
Ben şimdi döndüm, yeniden baktım.
Kurumların icmalleri var, ayrıntılarına, geçmiş şeylerin tamamına ulaşamıyoruz ama ekonomik sınıflandırmaya göre, diğer sınıflandırmaya göre arkadaşlar icmal yapmış.
Yüzde 10'dan fazla oraya bir ödenek koyuyorsunuz, 9 küsur milyar, devamı da var.
Elimizdeki kaynakları ihtiyacı olan yere en etkin şekilde tahsis ediyoruz.
Şimdi başka bir rakam daha söyleyeyim size, 14 milyar toplam yatırım.
2010 yılında toplam kamu yatırımı ne kadar biliyor musunuz?
Yani üçte 1'ini bizim irademiz dışında Sayın Şimşek gönderiyor.
Hazine Müsteşarlığı 70 milyar ödenek koyuyor, bunun 9'u kullanılmıyor.
E, ben de diyorum ki, ya, yaparken bu KHK'yı Bakanlar Kurulu imzalamadı mı?
İmzaladı.
Kimin haklı kimin haksız olduğunu tartışmıyorum, benim söylediğim, burada meclisin yetkisinin gasbedilmesi, meclisin bütçe hakkının gasbedilmesi.
İşte, bizim komisyonlarımızdan eğer bu tasarılar, bu teklifler geçmezse, KHK halinde geçerse.
Cimbom, Fatih Terim'in ısrarla istediği Kayserili Amrabat'a resmi teklif yapmaya hazırlanıyor.
İki kulüp anlaşma sağlarsa, 24 yaşındaki yıldız 2. yarıda G.Saray forması giyecek Reyes'i yüksek maliyeti nedeniyle veto eden teknik direktör Fatih Terim'in, Kayseri'nin başarılı forveti Nordin Amrabat için ise vize verdi.
G.Saray'ın, Kayseri ile oynadığı maçta sergilediği futbolla Terim'in gözüne giren Faslı yıldızın da Cimbom'a gelmey sıcak baktığı ve hocası Şota'dan izin istediği kaydedildi.
Amrabat için resmi teklif hazırlayan Cimbom, Kayseri ile anlaşırsa, Amrabat sezonun 2. yarısında Galatasaray formasını giyecek.
Fatih Terim'in, hücum gücünü artırmak için takımında görmek istediği Amrabat'ın transferi konusunda bastırıyor.
24 yaşındaki yıldızla yapılan ilk görüşmede, Galatasaray'a gelmek için istekli olduğu görülen Amrabat için hemen girişimlere başlandı.
Beyaz Ev olarak adlandırılan Cumhurbaşkanlığı binasında gerçekleşen basına kapalı görüşmenin başlangıcında basın mensuplarının görüntü almasına izin verildi.
İzmir'de İl Milli Eğitim Müdürlüğünde memur olarak çalışan Güzide T., şirket sahibi olan eşi G.T.'nin haberi olmadan kendisinden boşandığını gittiği karakolda öğrendiğini söyledi.
Bir hafta önce yanındaki kızı ile birlikte aracıyla Bornova Manavkuyu'dan geçen Güzide T., kayınvalidesine ait oturulmayan evin ışığının yandığını, eşinin otomobilinin de binanın önünde olduğunu gördü.
Bunun üzerine 13 yaşındaki kızı ile birlikte yukarı çıkan Güzide T. kapı açılmayınca eşinin başına bir şey gelmesinden endişe edip polisi aradı.
İddiaya göre telefon konuşmasını duyan eşi, kapıyı açarak kendisini dövdü.
Bu olay sırasında evde bulunan bir kadının, eşinin aynı apartmanda oturan yakınları tarafından dışarı çıkartıldığını öne süren Güzide T., karakolda bunu söylediğimde görümcem polislere bizim boşandığımızı söyledi.
Eşinin kendisini habersizce boşadığını bu olay nedeniyle tesadüfen öğrendiğini, bu konuda hiçbir tebligat almadığını belirten Güzide T., avukatı aracılığıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Genç kadın, eşinin ve sevgilisinin samimi pozlarda çekilen fotoğraflarını mahkeme aşamasında delil olarak sunacağını da belirtti.
Savcılığa verilen dilekçede açılmış ve yine kesinleşmiş olan boşanma davasından haberdar olmadığını belirten Güzide T., eşim ile benim aramda görülmüş böyle bir dava yoktur.
Benim haberim olmadan gıyabımda bu dava nasıl yapılmış anlamış değilim. Bana ve kızıma tazminat ile nafaka ödememek için sahtecilik ve dolandırıcılık yaptığı için şikayetçiyim.
Kendisinin dış ticaret şirketi vardır, ayrıca müteahhitlik yapmaktadır. Ben kendisinin sevgilisiyle birlikte yurtdışına kaçacağından endişe duyuyorum.
Şirket sahibi eşinin kendisinden habersiz boşandığını öne sürdü.
Ve G.T.'nin 13 yaşında bir de kızları var. Müvekkilinin işadamı eşi tarafından tartaklanmasının ardından 3 günlük darp raporu aldıklarını belirten Avukat Namık Kemal Güney, ben daha önce böyle bir olaya tanık olmadım.
Burada tamamen müvekkile ve çocuğuna tazminat ödememek için bir oyun sergilenmiş.
Biz konuyu tüm detaylarıyla Cumhuriyet Savcılığı'na intikal ettirdik.
Ayrıca yine habersiz yapılan boşanma davasının iptali için başvuruda bulunacağız.
Müvekkilim yaşanan tüm olaylardan dolayı üzgün ve şokta.
Koca eşinden, usulsüz bir şekilde yapılan tebligatla boşanmış.
Ayrıca mahkemenin gönderdiği tebligatı alan site güvenlik görevlisi ile getiren posta görevlileri hakında da savcılığa suç duyurusunda bulunduk.
Müvekkilimin eline herhangi bir boşanma tebligatı da gelmedi.
Zaman zaman öyle oluyor ki, bir iki gün evden çıkmadığım oluyor.
Habertürk'ün Sansürsüz programı kolesterol üzerine bir tartışma yaptı.
İçinde siyaset var mı?
Yok dedikodu var mı?
Yok.
Sabah kuşağında tonla doktor çıkıp kolesterolü anlatıyor, ne albenisi olabilir ki bu konunun?
Dr. Deniz Şener ve Prof. Dr. Bingür Sönmez vardı.
Zaman, zaman bizi aşsa da ama zorunlu olarak kendi terminolojierini kullanarak karşılıklı görüşleri çürütmek istediler.
Spielberg'in uygulayıcı yapımcı olarak yer aldığı Terra Nova dizisi FX kanalında bugün başlıyor.
Fantastik dizinin bu televizyonla daha güzel ve heyecanlı seyredileceği promosyonunu yapıyor.
Kanal zaten bu yarışmanın böyle ilk sıralarda yer almasını beklemiyordu.
Beklemek de saflık olurdu, işe bir başlayalım dediler.
Bir yanda Lost, Alias dizilerinin prodüktörü J.J Abrams ve diğer yanda The Dark Knight'ın altına imza atan Jonatahan Nolan.
Film kanalları bulunan dijital platformların artık vazgeçilmezlerinden biri Nuri Bilge Ceylan.
Ünlü isimlerin de karıştığı operasyonda çete elebaşının İzmir'de oturan PKK itirafçısı Diyarbakırlı eski kuyumcu Muzaffer Köse olduğu belirtildi.
İddiaya göre oyuncu Erkan Petekkaya'ya başka bir grup uygunsuz görüntülerinin bulunduğu CD ile para sızdırmak için şantaj yaptı.
Petekkaya da şantaj yapan bu gruptan kurtulmak için Köse'den yardım istedi.
Organizatör Ahmet Sanın da kendisine ait eğlence yerinden kiracılarını çıkaramayınca yine bu gruptan yardım istediği iddia edildi.
Haluk Levent'in de tefecilerden aldığı parayı ödeyemeyince sıkıştırıldığı, bunun üzerine Muzaffer Köse'nin korumasına girdiği iddia edildi.
Haluk Levent için gözaltına alınma kararı verildiği belirtildi.
İzmir'deki operasyon kapsamında, Bursa'da da iki adrese operasyon yapıldı.
İzmir polisinin verdiği adrese baskın yapan Bursa'daki ekipler bir müteahhitlik şirketinde çalışan İ.S. hakkında gözaltı kararı bulunan şarkıcı Haluk Levent'in, konser için Almanya'da bulunduğu, dönüşte ifade vermek için kendisinin Emniyet Müdürlüğüne geleceğini söylediği bildirildi.
Organizatör Ahmet San ile oyuncu Erkan Petekkaya hastanede sağlık kontrolünden geçtikten sonra savcılık tarafından serbest bırakıldı.
İki gündür hastanede yatan ünlü oyuncu Erkan Petekkaya emniyette yaşadıklarını anlattı.
Görevli memurlar böyle bir konu olup olmadığını o zaman sordular, ben de böyle bir şeyin olmadığını açıkladım.
İzmir'de oturan ve benim sözde bu seks kaseti için yardım istediğim kişi Muzaffer Köse zaten benim uzaktan akrabam olur.
Emniyette ki görevli memurlar Muzaffer Köse'nin akrabam olduğunu bilmedikleri için bu kişiden eski olay nedeniyle yardım amaçlı telefonda konuştuğumu zannetmişler.
Konser için Almanya'da bulunan Haluk Levent dönüşte ifade verecek.
Hatay Askeri Hastanenin arkasında kurulan yaklaşık 40 yıldır taze meyve sebzeden giyime kadar pek çok İzmirli'nin ihtiyacını karşılayan Hatay pazarı, katlı otopark inşaatı nedeniyle bugün son kez kurulacak.
Bankalar arasında para transferi yapan bir güvenlik şirketinin iki çalışanı Bursa ve İzmit'ten yüklü miktarda para alarak İstanbul'a doğru yola çıktı.
Güvenlik görevlisi Çetin akşam saatlerinde polise giderek teslim oldu.
Bir polisin, her zaman gittiği berberde yanında tıraş olmaya gelen zanlıyı tanıyarak yakaladığı öğrenildi.
Bostancıda 13 Ekim 2005'te meydana gelen olayda tekstil işiyle uğraşan Faruk B., yol üzerinde önüne direksiyon kıran bir kamyonetin içindeki kişilerle tartışmaya başladı.
Trafiğin yoğun olması nedeniyle iki taraf, bir yandan otomobilleriyle ilerleyip zaman zaman araçlarından inerek kavga etmeyi sürdürdü.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre trafiğin durma noktasına geldiği bir anda kamyonetten inen kişiler, Faruk B.'nin aracının camlarını kırmaya başladı.
Bu sırada tabancasını çekerek aşağı inen Faruk B., etrafa kurşun yağdırdı.
6 yıldır aranan Faruk B., Cinayet Büro Amirliği'nin bir dedektifinin dikkatiyle yakalandı.
Zeytinburnu'nda berbere tıraş olmaya giden polis memurunun, yanında tıraş olan kişiyi Faruk B.'ye benzettiği öğrenildi.
Polisin tıraşı bittikten sonra berberden ayrılmadığı ve sakal tıraşı olan zanlıya kimlik sorduğu öğrenildi.
Zanlının verdiği kimliğin sahte olduğunun anlaşılması üzerine Faruk B.'nin yüzü köpüklü bir şekilde gözaltına alındığı öğrenildi.
Zanlının polisin 6 yıldır aradığı cinayet zanlısı olduğu ortaya çıktı.
Tokat'ta Niksar yolu kenarında Yeşilırmak üzerinde bulunan tarihi Hıdırlık Köprüsünden bir gencin atladığını görenler, durumu polise bildirdi.
Yerden 8 metre yüksekliği bulunan köprünün altındaki taş zemine düşen ve baygın durumda bulunan K.H.'ye ilk müdahale burada yapıldı.
Sedyeye alınan genç köprünün altından diğer tarafa geçirilerek yukarı çıkarıldı.
Ambulansa Tokat Devlet Hastanesi acil servisine kaldırılarak tedavi altına alınanan K.H.'nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Gencin intihara teşebbüs nedeni açıklanmazken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Almanya'nın Düsseldorf kentinde, Türk oto satıcısı Mustafa B., Bild Gazetesi’nde yer alan habere göre her yere borcu olan Mustafa B., 59 yaşındaki Berthold Franzmann'ın 9 bin 500 Euro'luk ödemesini zimmetine geçirdi.
Galeri sahibi parasını isteyince, Franzmann ödeme yaptığını söyledi. gerçek ortaya çıkmasın diye Franzmann'ı elektrik kablosu ile boğdu.
Daha sonra da cesedi satılık otomobillerin bagajlarında sakladı.
4 hafta sonunda cesedi ormanda açtığı bir çukura gömen Mustafa B., durakta bekleyenlerin fark etmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi.
Polis, çantada bomba olması ihtimaline karşılık çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.
Bomba imha uzmanı polisler, özel kıyafetlerini giyerek çantaya fünye yerleştirdi.
Bomba uzmanı çantanın yanından ayrılmasının ardından fünye patlatıldı.
F.Bahçe'ye karşı alınacak kararların, kişilerin güvenliği adına ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtildi.
Koç'tan sonra söz alan Emin Bozkurt, CAS'a gönderilen UEFA savunmasında, Pierre Cornu'nun ağzından verilen bölümlere dikkat çekerken, Arıboğan ve Helvacı ile 4 Temmuz tarihinden itibaren görüşmelere başlandığını aktardı.
Ceza davası sonunda Fenerbahçe'nin temize çıkmasının imkansız olduğu savunuldu.
UEFA savunmasında ayrıca, UEFA mektubunun, TFF'nin Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Liginden ihraç etmesini zorunlu kılmadığı dile getiriliyor.
TFF ise UEFA'nın direktiflerine uymanın bir zaruret olduğunu dile getirmişti.
UEFA bile kendinde öyle bir hakkı görmezken, kararın böyle bir gerekçeye dayandırılması düşündürücü.
TFF, kararı tek başına üstlenmemek ve Türkiye'de gözden düşmemek için Fenerbahçe'yi ihraç etmek dışında başka bir seçeneğin bulunmadığını, Türk futbolunun geleceği için bunu yaptığını kaydetmişti.
İnternet sitesinde yer alan açıklamada, iddiaların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, taraflar arasında tek resmi görüşme, şike soruşturmasının başlamasını takiben 18 Temmuzda UEFA'nın Nyon'da geniş katılımlı bir toplantısında yapılmıştır.
Şike soruşturmasına yönelik iddianamenin tamamlanmasına sayılı bir zaman kala, bu tip maksatlı ve kasıtlı haberlerin yapılması, amacını aşan bir konudur.
Ancak bunun açıklandığı saatlerde Arıboğan ve Helvacıya ikinci darbe de Fenerbahçe'den geldi.
Bir basın toplantısıyla kendisini savunacak olan Federasyon yetkililerinin, özellikle Cornu'yu yalanlayacakları belirtildi. Fenerbahçe Kulübü, Lutfi Arıboğan ve İlhan Helvacıyı istifaya davet etti.
Henüz iddianamesi dahi açıklanmamış üzerinde gizlilik kararı olan bir soruşturma hakkında iki TFF yetkilisinin, UEFA müfettişini bu şekilde yönlendirmeleri kabul edilemez.
Asbaşkan Ali Koç, basın toplantısında Sivasspor kalecisi Korcan Çelikay'ın şike parasıyla satın aldığı ileri sürülen Mini Cooper marka otomobilin sahibine iade edildiğini de dile getirdi.
Bilindiği gibi Temmuz ayında tutuklanan menajer Abdullah Başak'ın kardeşi Ruken Başak'a ait araca, şike iddiaları nedeniyle el konulmuştu.
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, Ruken Başak'ın aracını geri almak için yaptığı başvuruyu, soruşturmayı yürüten özel yetkili savcı Mehmet Berk'in onay vermesi üzerine kabul etmişti.
0.facebook.com ücretli olursa 800 milyona yakın kullanıcıya sahip olan Facebook'un mobil platformlarda kullanımının azalması bekleniyor.
Bir televizyon programında yeniden Madrid'e dönmekten mutlu olduğunu söyleyen Guti, aiilesiyle birlikte daha fazla zaman geçirdiğini belirtti.
Artık futbol oynamayacağını da açıklayan yıldız futbolcu, dün sosyal paylaşım sitesi twitterdan yapmış olduğu açıklamalarla kafaları karıştırdı.
Sonra Simge de 4,5 aylık hamile olduğunu söyledi.
Haluk Levent'in de aralarında bulunduğu 8 kişi ise aranıyor.
İzmir Emniyeti, elebaşılığını PKK itirafçısı Muzaffer Köse'nin yaptığı belirtilen şebekeyi çökertmek için önceki gün harekete geçti.
İzmir, İstanbul ve Bursa'daki operasyonlarda, aralarında oyuncu Erkan Petekkaya, organizatör Ahmet San ve elebaşı Muzaffer Köse'nin de bulunduğu 40 kişi gözaltına alındı.
49 kişiye yönelik operasyon kapsamında Petekkaya ve Sanın da aralarında olduğu 10 kişi serbest bırakıldı.
misspera.com un, kadın ve erkeklere yönelik parfüm, kozmetik ve bakım ürünlerini rekabetçi fiyatlarla sunduğunu kaydeden Şahin, İki üç ay içinde satışa sunmadığımız marka kalmayacak.
İnternetten ayakkabı satışı gerçekleştiren zizigodan sonra misspera ile kozmetiğe girdiklerini söyleyen Markafoni Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra ise Yeni kategoriler üzerinde çalışıyoruz.
Bu yüzden hata yaptığını fark edip de, ortalığı toparlamaya çalışanların içini rahatlatır her zaman.
Evet, herkes hata yapabilir ama bazı hatalar da pahalıya mal olabilir maalesef.
Hele de bu, otomotiv gibi krizlerde kırılgan ve büyük yatırımlar gerektiren bir sektörse.
İnisiyatifin www.muzikhayvani.com isimli internet sitesinden duyurduğu gibi, Müzik Hayvanı tüm ürünlerini ücretsiz olarak sunar.
Yaptığımız işlerin hiçbirini egoistçe bu benim işim, bu benim kompozisyonum gibi sahiplenmek istemiyoruz da bir yandan.
Besteciyi var olan sesleri bir şekilde bütünleştiren bir aracıymış gibi yorumlamaya çalışıyoruz.
Dolayısıyla besteci egosuna karşıt bir bakış da oluşuyor tabii.
Biz aslında egolardan, bu dünyanın yeni tanımlarından uzaklaştığımız, bunları bıraktığımız takdirde birazcık insan olabileceğiz.
Normal bir CD fiyatı da veren var, 10 CD fiyatı veren de.
Onu serbest bıraktığın için, hiçbir şey almayıp sadece para veren de var.
Tüm albümlerini dinleyiciye ücretsiz olarak sundular, dileyenden bağış kabul ediyorlar.
iPad 3 ve yeni Apple TV nasıl olacak?
Firma içinde yeni iPhone, iPhone 5.1 olarak anılıyor.
Daha önce de ilk iPhoneun ardından gelen iPhone 3 G de firma içinde iPhone 1.2 olarak adlandırılmaktaydı.
Sızan numara 4. x olmadığı için kullanıcıları büyük değişikliklerin beklediğini çıkarabiliriz.
Bu bağlamda telefonda Apple'ın en son işlemcisi A6 yer alacak.
iPad 2.4 ve 3.3 Yeni iPad piyasaya farklı seçeneklerle çıkabilir.
Zira 9to5mac.com'a göre kodda sadece iPad 2,4 değil aynı zamanda iPad 3,3 de yer alıyor.
2.4'ün var olan iPade göre basit bir yükseltme olacağı düşünülürken 3.3'ün tamamen yeni bir tablet olması bekleniyor.
Mart 2012 için beklenen iPad 3'ün daha ince olacağı, A6 işlemcisiyle çalışacağı ve HD ekran ile geleceği tahmin edilmekte.
9to5mac.com'a göre Apple TV halihazırda epey geliştirilmiş durumda.
Şikeden 1000 gün yatırılır mı diye kanardı vicdanlar herhalde.
Bu durum kamuoyu vicdanında yer bulamaz ve bunu gören siyaset kurumu harekete geçerdi.
Artık kültür mantarları da oldukça yoğun olarak üretiliyor.
3DLocationEarth.com'un yazılı açıklamasına göre, şirket, yapımı tamamlanmış projeleri üç boyuta taşıyan henüz maket aşamasındaki projelerin de internet üzerinden 3 D olarak izlenebilmesine olanak sağlıyor.
Konut almak isteyenlere, satış ofisine gitmeden detaylarıyla inceleme olanağı sağlayan uygulama ile projenin yapım süreci ve inşaatın o anki durumu haritadaki gerçek yerinde 3 boyutlu olarak gösterilebiliyor.
3DLocationEarth.com uygulamasında projenin iç ve dış mekanlarının detaylı fotoğrafları çekiliyor.
Ardından özel yazılım sayesinde bu fotoğraflar üzerinden söz konusu proje 3 boyutlu olarak modelleniyor.
Daha sonra, projenin 3 boyutlu modeli Google Earth tabanlı program kullanılarak harita üzerindeki gerçek yerine konumlandırılıyor.
İstendiği takdirde, yürüyüş modu ve tur efektleri ekleniyor.
Uygulama tamamlandığında, inşaat projesi, dünyanın her yerinden görülebilir ve 3 boyutlu olarak gezilebilir hale geliyor.
Her iki kategoride iki ayrı jüri tarafından belirlenecek festivalin En İyi Filmlerinin yönetmenleri Akbank Sanat tarafından 8 bin TL ile ödüllendirilecek.
Akbank 8. Kısa Film Festivali yarışması başvuru formlarını, Akbank Sanat'tan ya da www.akbankkisafilm.com ve www.akbanksanat.com adreslerinden temin edilebilirsiniz.
Köpeğinin çalınmasına yönelik tepkisini bu şekilde gösterdiğini söyleyen Corona, yoldan geçen sürücülerin köpeğini bulmada kendisine yardımcı olmasını umuyor.
Abdi İpekçi Spor Salonundaki karşılaşma saat 17.30'da başlayacak.
Arap Birliğinin ardından Türkiye de Suriye'ye yönelik yaptırım paketini açıkladı.
Suriye yönetimine karşı uygulamayı öngördüğümüz önlemlerle ilgili gözettiğimiz temel ilke, Suriye halkının incitilmemesine, yönetimin hatalarından dolayı halkın eza ve cefa çekmesine mahal verilmemesidir.
Türkiye zor dönemde Suriye halkının yanında kararlılıkla durmaya devam edecektir.
Suriye halkıyla ortak bir geleceği paylaştığımıza ve bu ortak geleceği birlikte inşa edeceğimize güçlü bir şekilde inanıyoruz.
Suriye halkına girdikleri bu haklı mücadelede başarılar diliyoruz.
Suriye rejiminin kuvvetli destekçisi konumundaki bazı işadamlarına da benzer tedbirlerin getirilmesi.
Fenerbahçe'nin, Spor Toto Süper Ligde Ankaragücü ile yapacağı maçın biletleri genel satışa çıkarıldı.
Fenerbahçe Kulübünden yapılan açıklamada, Süper Ligde 3 Aralık Cumartesi günü Ankaragücü ile Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadında oynanacak maçın biletlerinin genel satışa çıkarıldığı bildirildi.
Tipeez.com'un geçtiğimiz günlerde yaptığı ankette, çocuklara en çok hangi içeceği sevdikleri soruldu.
15 yaşın altında 1.1 milyonu aşkın üyesi bulunan sitede üç gün içinde anketi 5000'den fazla çocuk cevapladı.
Çocukların en sevdikleri içecekler arasında yaklaşık %37'lik oranla gazlı içecekler birinci sırada yer aldı.
Su %21'lik oranla ikinci, süt %19'luk oranla üçüncü içecek olurken, sütü ayran ve ardından meyve suyu takip etti.
Çocukların favori içeceklerinin gazlı içecekler olması, gelecek nesillerin sağlığı açısından olası tehlikeleri de gösteriyor.
Uzmanlar, gazlı içeceklerin diş çürüklerine neden olduğunu, asidik yapıları sebebiyle sindirim sağlığını tehdit ettiğine dikkat çekiyor.
Üstelik fast food tarzı beslenmeye eşlik eden gazlı içecekler, yüksek oranda şeker içerdiği için obeziteye ve obeziteye dayalı şeker hastalığına da sebep olabiliyor.
Bu sebeple uzmanlar, davranış ve tüketim alışkanlıklarının şekillendiği küçük yaşlarda, çocukları daha sağlıklı içecekler tüketmeye özendirmenin önemine dikkat çekiyor.
Uzmanlar, çocukların beslenme alışkanlıklarını değiştirmek için ebeveynlere ve okullara sorumluluklar düştüğünün altını çiziyor.
Belki de dışarıda da binlerce kanat var diye düşündüğümden.
Emlak ve Çevre Temizlik Vergisi'nin 2. taksit ödemelerinde çarşamba günü son gün. Vergi mükellefleri, son güne kadar ödeme yapmazsa, her ay için gecikme zammı ödeyecek.
Gaziler, engelliler, şehitler, dul ve yetimler, emekliler, tek konutu bulunanlar emlak vergisi ödemeyecek.
Emlak vergisinin ikinci taksit ödemeleri ise çarşamba günü sona erecek.
Yaklaşık 22 milyon emlak vergisi mükellefinin bulunduğu Türkiye'de, mükellefler, 30 Kasım'a kadar emlak vergisi ödemesi yapmazsa, her ay için toplam yüzde 1,40 oranında gecikme zammı ödeyecek.
Haberturk.com'un haberine göre, Mucize albümünde 12 yepyeni bestenin yer aldığını belirten Polat Yağcı, sanatçısının rahat bir ortamda çalışması için her türlü lüksü sağlıyor.
İbrahim Tatlıses'in moralinin çok iyi olduğunu ve yeni albümünde üç bestesiyle de yer alacağını belirten Yağcı, albümün her türlü hazırlıklarının büyük bir titizlikle çalışan ekip tarafından yürütüldüğünü belirtti.
Tatlıses'in saçlarını siyaha boyadığı ve günden güne kendisini toparladığı da gözlerden kaçmadı.
Büro bir süre önce aile içi şiddetin önlenmesine yönelik öneri ve tespitlere ilişkin rapor da hazırladı.
Savcılığın başvurusunu inceleyen Ankara 11'inci Aile Mahkemesi Hakimi Mustafa Karadağ, karısına şiddet uyguladığı tespit edilen koca Harun E.
Karadağ, aynı evde yaşayan ve oğlunun şiddet uyguladığı gelini Yeter E.'ye kötü söz sarf edip tehdit ederek olaya iştirak eden kayınvalide Arife E. hakkında da 6 ay süre ile evden uzaklaştırma ceza verdi.
Ancak, komşuları, şiddet nedeniyle Yeter E.nin 2 çocuğunu alarak ailesinin yanına döndüğünü söylediler.
Bir önceki rekor 2004 yılında Antik A.Ş.'nin düzenlediği müzayedede 3.9 milyon dolara satılan Kaplumbağa Terbiyecesi nindi.
Şeker Ahmet Paşa'nın Sonbaharda Orman isimli eseri de müzayededeki yapıtlar arasında yer alıyor.
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, uzun aradan sonra ligde oynayacakları Eskişehirspor'un tehlikeli bir rakip olduğunu bildirip, futbolcularını uyardı.
Son maçımızdaki düşüşü de göz önüne alarak, Eskişehirspor maçında temkinli olmalıyız.
Fenerbahçeli futbolcuların lige verilen ara ve milli maçlar nedeniyle konsantrasyon problemi yaşadıkları, teknik direktör Aykut Kocamanın da bu sorunu aşmak için yoğun mesai harcadığı belirlendi.
Dün futbolcuları ile toplantılara başlayan Kocaman, bugünden itibaren de Eskişehirspor maçı ile başlayacak yeni bir başarı serisi yakalayabilmek için çalışmalarına hız verecek.
Yöneticilerin de Kocamana destek vermek için Can Bartu Tesislerinde oyuncularla görüşmeler yapacağı bildirildi.
Mersin İdman Yurdu deplasmanından tek puan çıkaran Trabzonspor'un Teknik Direktörü Şenol Güneş, takımının oynadığı futbolu beğenmediğini söyledi, Maçın büyük bölümünü yağmur altında kaygan bir zeminde oynadık.
İnter maçı öncesi bu maçta oynayacağımız oyun ve skor bizim için önemliydi.
Ölçüm yaptırdığın için devlete 900 lira vergi ver.
Ölçümü 7 bin liraya, 10 bin liraya mal olacak binaları düşünün.
Devletin, insanların can güvenliğini, mal güvenliğini kontrol etmek için harcayacağı paranın vergisine mi ihtiyacı var?
Van, dün en küçüğü 2.2 en büyüğü 4.7 olan depremlerle 146 kez sallanmış.
Erciş'te beş, Van merkezde altı okul kullanılamaz haldeymiş.
Çocuklar okula gitse bile çıkınca nerede ders çalışacaklar?
Çadırda mı?
Zaten dört bin öğretmen Van'ı terk etmiş.
Can pazarı bu.
Kimseye, korksanız da gideceksiniz diyemeyiz.
Öğrenci de korkuyor, öğretmen de.
Acele etmemek lazım.
Lise son sınıfta olanlar nisan ayında YGS sınavına girecek, haziranda da LGS'ye.
Yani gidecekleri üniversite, daha doğrusu bundan sonraki hayat akışları bu sınavlarla belirlenecek.
Hayati olmasa her yıl milyonlarca kişi dershaneye koşmaz.
YGS'de baraj puanını geçmiş mi kabul edilirler, önümüzdeki yıl aynı hak, aynı koşullarda bir kez daha mı tanınır, bilemem.
Başka illerdeki okullara gönderilseler bile çocuk alışana kadar, kafasını toplayana kadar sınav tarihi gelir!
Sivas Nüfus Müdürlüğüne giden dedesi Dr.Ahmet Karaduman, Kendi sağlık sorunlarımız ve yaşadığımız bu olumsuz şartların verdiği durumlar sebebiyle yeni fırsat bulabildik.
Azra'nın, oğlu Sinan'dan kendilerine kalan en büyük miras ve teselli olduğunu belirten Dr. Ahmet Karaduman, Maşallah bebeğimiz şu anda çok iyi, annesi de çok iyi.
İnşallah sağlıklı hayırlı bir ömür nasip eder rabbim ona.
Artık biz ona hem babalık hem dedelik yapacağız.
Çünkü bu olayı gerçekten orada yaşadı ve orada doğdu.
Beyana dayanılarak verilen Azra bebeğin nüfus cüzdanında doğum yeri hanesine enkaz altından sağ çıktığı Erciş yazılırken, doğum tarihi ise 10.10.2011 olarak yer aldı.
Milliyetin aldığı bilgiye göre, Çubuk ilçesi Karataş köyündeki bir tarlada 22 Mart 2011'de hayvan otlatan çobanlar tarafından toprağa gömülü şekilde bir ceset bulundu.
Olay yerine gelen Ankara İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, incelemelerde bulunarak hayvanlar tarafından parçalanmış cesedin kimliğini belirlemek için DNA örneği aldı.
Jandarma ekipleri, tüm çalışmalarına karşın büyük oranda tahrif olan cesedin kimliğine ulaşamadı.
Tarla sahibi Davut D.'nin bilgisine başvuran jandarma, hareketlerinden şüphelendiği Davut D.'nin ilişkide olduğu kişileri araştırmaya başladı.
Jandarma, Kocaoğlu'nun ailesinin 17 Ekim 2010'dan bu yana kendisinden haber alamadıklarını söylemesi üzerine, Davut D.'ye ait tarlada bulunan cesetten aldığı DNA örneği ile Kocaoğlu'nun ailesinden aldığı örneği karşılaştırdı.
DNA testi sonucu cesedin Bayram Kocaoğlu'na ait olduğu belirlendi.
ile Kocaoğlu'nun 17 Ekim 2010'daki telefon kayıtları incelemeye alındı.
Alınan bilgiye göre, aralarında alacak verecek meselesi nedeniyle husumet olan Davut D. ile Kocaoğlu, pavyondan çıktıktan sonra kavga etmeye başladı. Ve yeğeni Mustafa D., Kocaoğlu'nu başını demir çubukla ezip, sırtından bıçaklayarak öldürdü.
Zanlılar daha sonra Kocaoğlu'nun cesedini otomobilin bagajına koyarak, Davut D.'ye ait olan Karataş köyündeki tarlaya götürdü.
ve yeğeni Mustafa D., Kocaoğlu'nun cesedini açtıkları çukura gömdükten sonra buradan ayrıldı.
Önümüzde resmi maçsız 10 ay var ama milli takım hocasını 10 saatte belirledik!
Madem Hiddink'e 3 milyon euroyu her halükarda veriyoruz, Hollandalı'dan en azından 8 ay daha danışman olarak faydalanmak söz konusu olamaz mıydı?
Tanjeviç'in başarısının nedeni Türk pasaportu muydu, oyuncularla aynı dili konuşması mıydı Allah aşkına!
AA muhabirine bilgi veren ODTÜ Enformatik Enstitüsü Öğretim Üyesi Yrd.
Dr. Son, yarışmanın ana amacını, standardize edilmiş sentetik DNA parçalarını kullanarak biyolojik sistemlerin tasarlanması ve tasarlanan fonksiyonel sentetik elementlerin hücre içine aktarılarak işletilmesi olarak özetledi.
Canlı makineler, gelecekte sulardaki parazitlerin biyobelirteçler aracılığıyla tanınmasından tarım alanında hangi bölgenin hangi tür gübreye ve bakıma ihtiyacının bulunduğunu bulmaya kadar pek çok alanda kullanılabilir hale gelecek.
Bu örnekler, geçmiş yıllardaki yarışmalarda da karşımıza çıktı.
Bu tepkilerin verilebilmesi için çok iyi alt yapısı olan yazılım teknolojilerine ihtiyaç bulunuyor.
Biz de çalışmamızda veri tabanını network mantığı ile organize ettik ve kullanıcıya etki veya tepkiyi verebilecek bütün makineleri yapabilecekleri biyoparçacık parçalarını sunuyoruz.
Uyuşturucu alarak hırsızlığa çıkan ve bir gecede 10 tane hava yastığı çalan Ahmet K.'nın sakarlığı yüzünden birçok olayda elini kestiği öğrenildi.
Zanlının hırsızlık yaptığı 90 otomobilden 60'ında kan örnekleri bulundu.
Kadıköy'de girdiği araçların hava yastıklarını alıp çeşitli illerdeki oto yedek parçacılarına sattığı öne sürülen zanlı, çaldığı hava yastıklarıyla Şişli'de şüphe üzerine durdurulunca gözaltına alındı.
Bir gecede ortalama 10 araca girip direksiyonda bulunan hava yastıklarını söken Ahmet K.'nın, 90 otomobili soyduğu ortaya çıktı.
Hastaneden raporun gelmesi beklenirken, N.D., Edirne Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından koruma altına alındı.
Polis ekipleri, N.D.'nin şikayetçi olduğu ağabeylerini yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor.
Gelecekte robotik bir uzay aracıyla teyit edilirse bu keşfin, çok çarpıcı olacağını belirten bilimadamları, çünkü suyun insanoğlunun bildiği tüm biçimlerde yaşam için temel unsur olduğunun altını çiziyorlar.
Tamamen donmuş bir okyanusla kaplı Europe, Güneş Sisteminin en büyük gaz devi Jüpiter'e en yakın ikinci uydusu.
Gözlemleri yapan Texas Üniversitesi jeologları, araştırmalarını İngiliz Nature dergisindeki makaleleriyle yayınladılar.
Olay bugün saat 14.30 sıralarında Yozgat şehir merkezi Diş Hastanesi karşısında meydana geldi.
Kaldırımda yürüyen iki grup karşı karşıya geldikleri sırada aralarında yol verme tartışması başladı.
Cebindeki bıçağı çıkartan Ü.K., Öğuzhan Özer'in kalbine sapladı.
Bıçak darbesiyle ağır yaralan Oğuzhan Özer, hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetti.
Polis, ifadesinin ardından N.D.'yi Trakya Üniversitesi Edirne Tıp Fakültesi Hastanesine sevk ederek, Darp, cebir, bekaret raporu, cinsel salgı örnekleri ile bu eylemden dolayı ruhsal durumunun belirlenmesini istendi.
Toplantı kapsamında dünyanın ve Türkiye'nin önemli enerji şirketlerinin sahipleri ve üst düzey yöneticileri sektördeki 10 yıllık gelişmeyi ele alarak gelecek öngörülerini paylaşacak.
FIFA Başkanı Sepp Blatter, İngiltere'de büyük tepki çeken ırkçılıkla ilgili açıklamaları nedeniyle özür diledi.
Bu yıl haziran ayında yeniden FIFA Başkanı seçilen Blatter, ırkçılıkla ilgili değerlendirmelerinden dolayı üzüldüğünü ve hala üzgün olduğunu belirterek, Bu tepkileri tahmin edemedim.
İstifa çağrılarına da olumsuz yanıt veren Blatter, Niye istifa edeyim ki? Bir sorunla karşılaştığınızda, o sorunla yüzleşmelisiniz.
Blatter'ın sözlerine dün, Manchester Unitedlı futbolcu Rio Ferdinand ile muhalefetteki İşçi Partisi Lideri Ed Miliband sert tepki göstermişti.
Ferdinand, FIFA Başkanı Blatter'e, Twitter'dan direkt gönderdiği mesajda, Irkçılık konusundaki yorumunuz o kadar aşağılayıcı ki, insan bunları ancak gülünç bulabilir.
İşçi Partisi Lideri Miliband de tepkisini, Blatter'in yorumları utanç verici.
Kapalıçarşı'da 1,8130 liradan alınan dolar 1,8160 liradan satılıyor.
2,4500 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 2,4520 lira olarak belirlendi.
Serbest piyasada önceki kapanışta doların satış fiyatı 1,8120 lira, avronun satış fiyatı ise 2,4470 lira olmuştu.
Bankalararası piyasada satışta dolar kotasyonları en düşük 1,8170 lira, en yüksek 1,8220 lira seviyesinde bulunuyor.
İlçenin dağlık bölgeye taşınmasını isteyen Prof. Dr. Ercan, bu bölgelerdeki zeytin ağaçlarının da Gemlik ovası ana dikilmesini önerdi.
Konuşmasında Türkiye'deki 37 ilin belediyesinde Jeofizik Mühendisi bulunmadığını hatırlatan Prof. Dr. Ercan, Depremlerde asıl suçlular belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, işaat mühendisleri, yapı denetimcileri ve müteahhitlerdir.
Özmüş'ün yakınları da olayı gerçekleştirenlerin akrabası olan Hasan Yiğit'i 6 ay sonra öldürdü.
Yiğit'i öldürmekten tutuklu yargılanan dört kişi, 16'şar yıl hapis cezasına çarptırıldı.
ve H.Ö, kardeşlerinin öldürülmesi olayıyla ilgisi olmayan, Y.Y'nin yeğeni Hasan Yiğit'i, evinin önünde otomobilden ateş açarak öldürdü.
Yargıtayın bozma kararından sonra yeniden görülen davada zanlılara önce müebbet hapis cezası verildi, daha sonra hapis cezasını 16'şar yıl 8'er aya indirdi.
Olayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı Erol Güngör, 18 yaşındaki M.T.
hakkında da İzmir Çocuk Mahkemesinde 3 yıl hapis cezası istemiyle ayrı dava açıldı.
Mücahit Arpacı tarafından yaptırılan anket sonuçları, konferans salonunda düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.
Dr. Kaya, katılımcıların yüzde 58'inin erkek, yüzde 42'sinin ise kadın olduğunu söyledi.
AK Parti seçmenlerin yüzde 56'sı, CHP'li seçmenin yüzde 58'i ve BDP'li seçmenin yüzde 76'sı da bu soruya antidemokratik olarak cevap verdi.
Sizce ana dilde eğitim hakkı mutlaka yeni anayasada yer almalı mıdır?
sorusuna yüzde 80 oranında evet yanıt verilirken, Hayır diyenlerin oranı ise yüzde 12'de kaldığı görülüyor.
Hugo Almeida bu sene formunun sürekliliğini korumalı.Bu da bu oyuncunun oynamasından geçer.Forvette ki diğer yabancı olan Edu nun neden geldiğini kestirebilmek güç.Yeteneği de kısıtlı , yaratıcılığı da.
Trabzonspor ise şampiyonlar liginde oldukça kötü maçlar çıkarıyor.Bu takımın da kendine bir bakması ve büyük zaferler yaratan tarihini hatırlaması şart.Trabzonspor bu değil.
Önceki kapanışta basit getirisi yüzde 10,34, bileşik getirisi yüzde 10,01 olan gösterge kağıt, güne yükselişle başladı.
Bileşik faiz bu seviyeleri son olarak 2009 yılının ağustos ayında görmüştü.
Tahvil faizi 1 Kasım 2011'de de 10,42 seviyelerine kadar çıkmıştı.
Apple'dan sızan bilgilere göre, kendisine getirilen iPhone 5'in 4'ten büyük ekran boyutunu beğenmeyen Jobs, prototipi çöpe atarak eski boyuta dönülmesini istedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iştiraki BİMTAŞ da deprem performansı ölçümü yapan kuruluşlardan biri.
BİMTAŞ'ın telefon numarası veya info.lab@bimtas.com.tr adresinden vatandaşlar başvuru yapabiliyor.
Ön inceleme için fiyat, her bir yapı için ayrıca hesaplanıyor.
Birçok uzmanın görüşüne göre, güçlendirme diye yapılan uygulamalar güçlendirmekten çok binanın statik yapısını bozuyor.
Binalarının deprem güvenirliğini İTÜ'de ölçtürmek isteyen vatandaşlar, İnşaat Fakültesi veya Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsüne başvuruda bulunabiliyor.
Olur da yürürlüğe girerse, açıköğretimi falan bırakırım arkadaş.
Siz vicdani retçi olduğunuzda yapacağınız kamu hizmetini de devlet seçecek sonuçta.
İnsanın insanca duygularına saygı duymalı, insanca duyguları olan insanlar giderek azalıyor çünkü.
Garanti Yatırım Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, gösterge tahvil faizinin yüzde 11'e gelme ihtimali bulunduğunu söyledi.
Altınsaç, piyasanın Merkez Bankasının öngörülebilirliğinin düştüğünü düşündüğünü dile getirerek, Merkez Bankasının ne kadar fonlama yapacağının tam olarak bilinemediği için faizlerde bir oynaklık olduğunu anlattı.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, öldürülen terörist Mensur Güzelin kız kardeşi Şeyma Güzelin yanındaki görüntüleriyle ilgili açıklama yaptı.
Belirtilen tarihte Şeyma Güzeli ben Sabiha Gökçen Havaalanı'na bıraktım.
Hele bizim ülkemiz gibi giderek otoriterleşen, sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal yaşamda tek tipleştirilmeyi dayatan bir atmosferde, farklı seslerin çıkması soruların sorulması hiç de kabullenilmeyecek bir durumdur.
Orada yaşamını yitiren bir insandır ve cenazeye katılmak, sahiplenmek hem dini hem de insani bir görevdir.
Ancak şahsım adına sorular sormaya, yanıtlar aramaya ve sorgulamaya devam edeceğimi belirtirim.
buzlanmaya karşı dikkatli olunması istendi.
Biletix gişeleri ve www.biletix.com.tr adresinden taraftarların maç biletlerine ulaşabilecekleri, ilk gün yalnızca taraftar kart sahiplerine satış yapılacağı da kaydedildi.
İZMİRLİ işadamı İnanç Fersah, Amerika'nın doğa dostu olarak bilinen kütük evlerini İzmir'e getirdi.
www.magvakfi.org.tr adresine ulaşarak, acil durumlarda profesyonel ekipler gelene kadar, mahallenizdeki soruna ilk müdaheleri yapacak bir sistem oluşturabilirsiniz.
Bir dönem Fenerbahçe ve Galatasaray formalarını giyen, futbolu bıraktıktan sonra Rus ekibinin teknik heyetinde görev yapan Stjepan Tomas dün Fatih Terim'in yer aldığı locada karşılaşmayı izledi.
Merhaba değerli okurlar, milliyet blog ve web sayfamdan sonra şimdi de milliyet.com.tr sağlık sayfasında sizlerle beraber olmaktan heyecan duyuyorum.
Daha sonraki yazılarımda bildiklerinizi daha kolay uygulayabilmeniz için de bazı teknikler yazacağım.
Bütün ve sağlıklı olabilmek için bedenimizi, zihnimizi ve ruhumuzu dengelememiz gerekir.
Deprem bölgesinde, gece ve sabah saatlerinde buzlanma ve don olayının görüleceği tahmin ediliyor.
Bölücü terör örgütü PKK, kirli emellerinin propagandası için gece yarısı www.maliye.gov.tr internet sitemize saldırmıştır.
Bakanlığımız Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı yetkililerinin, olaya en kısa sürede müdahalesiyle kirli propagandanın yapıldığı yayın kesilmiştir.
R.A'nın polisteki sorgusunda, yanlarında çaycı olarak çalıştığı B.K.
ile kardeşi İ.K'nın, adına şirket kurup, piyasayı dolandıkları anlaşıldı.
Şu anda yurdun çeşitli bölgelerinde 20'ye yakın yatırım projelerinin sürdüğünü kaydeden Biçer, toplamda ise bugüne kadar aralarında ilköğretim okulu, lise ve yurt binalarının bulunduğu 55 eğitim tesisi yaptırdıklarını anlattı.
Baba İsmail Gündoğmuş, Eşim, nakil denilince oğlumuz için tereddüt etmeden ameliyat masasına yattı.
Korsan yazılımlar nedeniyle en fazla bilisayar hesabının ve bilgisinin Türkiye'de çalındığına dikkat çeken Çağan, Sahte ve güvenlikten yoksun yazılımlar nedeniyle en fazla internet üzerinden maddi hırsızlık Türkiye'de yapılmış.
Buna ilaveten SQL Enjeksiyon olarak tabir edilen saldırı kategorisinde zafiyet taşıyan .tr uzantılı sayfa adedi 88.378 ve burada da açık ara dünya lideriyiz.
Çağan, Microsoft Teknoloji Deneyim Merkezi ile bu anlamda şirketleri bilgilendirdiklerini Bunlar sayasinde insanlar teknolojiyi nasıl alacaklarını nasıl kullanacaklarını ve nasıl fayda sağlayacaklarını daha iyi gördüler.
Bayrama gülerek başlamak için siz de www.profilo.com.tryi ziyaret edin, ve sevgili annelerimizin hoş anlarını ailece izleyin.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Van'daki 7,2 büyüklüğündeki depremden sonra gündeme gelen kentsel dönüşümle ilgili ipuçları verdi.
Sadece İstanbul'da oturulamayacak durumda 14 bin bina olduğunu söyleyen Bayraktar, kentsel dönüşümün toplam maliyetinin 400 milyar doları bulabileceğini ifade etti.
Dönüşümü vatandaşlarla anlaşarak gerçekleştireceklerinin altını çizen Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Ali amcayı incitmeyeceğiz.
Bu işi yasalara, bilime dayalı olarak belediyelerle birlikte yürüteceğiz.
Esas gayemiz, depremde ya da bir heyelanda binaları bu afetlerden kurtarmaktır.
Eğer yerinden veremiyorsak Biz sana başka yerden konut vereceğiz diyeceğiz.
Eğer onu da beğenmezse ve anlaşma yoluna gitmezse kamulaştırma yoluna gideceğiz.
Mahkeme, bilirkişi ne takdir ediyorsa o bedeli alacak.
Diyelim ki, hiç iskanı, imarı yok ama üstünde binası var.
Eğer arsa kendisininse arsa bedeli artı enkaz bedeli verilecek.
Öyle devletin kendi insanını iterek kakarak bir iş yapması doğru değil.
Yani Allah göstermesin bir deprem durumunda yıkılma riski olan bir binadan kurtulacak.
Kampanyanın gücü de zaten, malzemelerin tekrar tekrar izlenebilir olmasından geliyor.
15 bin kişi de aktif olarak sayfada yorum yazıyormuş.
Snickers, reklam kampanyasını kan şekeri düşen kişilerin sinirlendiği ve kendisi gibi davranmadığı gerçeğinden yola çıkarak oluşturmuş.
Markanın reklam ajansı ALICE BBDO, uluslarası stratejiyi Türkiye'de uygulamadan önce uzun bir süre araştırma yapmış.
Reklam filmini, acıkınca bir anda assolist kaprisleri yapmaya başlayan genç erkekler üzerine kurmuş.
Nasıl olsa hiçbir suçun adam gibi caydırıcı bir cezası yok diye Teksas'la yarışır.
Tadına doyulmaz öğle yemekleri, çocuklar ve yetişkinler için yemek atölyeleri, catering, toplantı ve parti mekanı olarak hizmet veren bu sıra dışı ve başarılı işletmeye www.mest.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
ile ilgili Yargıtayın rızası var onayına tepkiler çığ gibi büyüyor.
TV8 ekranlarında yayınlanan Muhabbet Kralı programında tartışılan tecavüz skandalı ve devamında Yargıtayın vermiş olduğu karar ünlü şovmen Okan Bayülgen'i de çileden çıkardı.
Bu 26 kişi ben orada olsam bana tecavüz eder.
Bu 26 adam o şehrin en ileri gelen adamları bana şu halimle tecavüz ederler.
Facebook profilinde 900 arkadaşı, twitterda binlerce takipçisi var ama ağladığı zaman o yüzlerce arkadaşı ona omuz veremiyor, o bin takipçinin birinden bile 10 lira borç isteyemiyor.
Bu içi boş bir iletişim, etkileşim adına hiçbir şey yok.
İnsanın iletişim becerilerini geliştirmesi için çevresiyle birlikte olması gerekir.
İnternet kültürü ise evrensel bir kültür ve ama toplumda evrensel kültürle değil Türk kültürüyle yaşıyorsunuz.
Sanal kişilikler olmayın kendinizi topluma anlatmaya tanıtmaya çalışın.
Eğer öyle olsaydı o devrim Tahrirden değil internet meydanından yapılırdı, o kadar kişi de ölmezdi.
Çünkü o twitter ı, facebooku yaşam destek ünitesi gibi algılıyorlar.
Sadece sanal alemde sosyalleşiyorlar ve dışarı çıktıklarında aynı sosyalliği devam ettiremiyorlar.
Biz diyoruz ki maskeler çıksın ve kendi oldukları halleriyle iletişim kursunlar.
Portakal Çiçeğinin ise aroması saf ve tazeleyici, aynı zamanda sıcak ve rahatlatıcıdır.
Vücut üzerindeki sakinleştirici etkisi ile bilinen portakal çiçeği rahatlatma amaçlı olarak kullanılmaktadır.
Chado ürünlerine, hiçbir kargo ücreti ödemeden www.chado.com.tr web sitesinde veya Mudo Concept, Macro Center, Media Markt mağazalarında ulaşabilirsiniz.
Ayrıca Papermoon, All Sports Cafe, Backyard MAC ve tüm The House Cafe'lerde Chado çaylarını içebilirsiniz.
Muhalif ayaklanmanın rejim tarafından şiddetle bastırılmaya çalışılmasıyla uluslararası toplumun gündeminden düşmeyen Suriye'de nükleer bir tesisin ortaya çıkarıldığı öne sürüldü.
Associated Press haber ajansının iddiasına göre Mardin'e sadece 163 km uzaklıktaki El Hasakah kentinde bulunan bir pamuk eğirme fabrikası aslında Suriye'nin nükleer güç elde etme yolunda kullandığı bir tesis.
İnternette pamuk fabrikasına ait sitede birçok fotoğraf ve ürünlerin fiyatlarıyla ilgili detaylı bilgi bulunuyor.
Pakistan'ın 1998'de başarıyla sonuçlanan atom bombası çalışmalarını tebrik amacıyla gönderilen resmi antetli mektupta İsa, Suriyeli yetkililer adına Han'ın araştırma laboratuarlarına ziyaret izni talep ediyor.
2007'de bir Avusturya gazetesine konuşan Beşar Esad Hükümetinin Han'dan bir mektup aldığını ama yanıtlamadığını ve Han'la görüşülmediğini söylemişti.
Abdülkadir Han, İran, Libya ve Kuzey Kore'ye nükleer teknoloji sattığı suçlamasıyla Pakistan'da bir dönem ev hapsinde tutulmuştu.
Suriye'nin nükleer güç elde etme çabalarına en büyük darbeyi Eylül 2007'de İsrail vurmuştu.
Milliyet.com.tr TV Tehberi okuyucuları, Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisinin bu sezon eski tadını yakalayamamasından şikayetçi.
Geçen yılın flaş dizisi beğeni yorumlarından sonra şimdi de tepki yorumlarıyla dikkat çekiyor.
İşte Milliyet TV Reheberi okuyucularının Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisi ile ilgili yaptıları son yorumlar.
Omasum dizi gitti dallas dizisi geldi.Senaristler iyice şaşırdı.Bir daha seyretmeyeceğim.Çevremdekiler bu konuda yönlendireceğim.Saçmalamyı kessinler artık.
Türkiye'nin en iddialı konut projelerinin yer aldığı Küçükçekmece Atakent'te bulunan ArenaPark Alışveriş ve Yaşam Merkezi sinema salonlarıyla da fark yaratıyor.
ArenaPark, vizyondaki filmleri herkes izlesin diye haftanın dört günü çok özel bir fiyat uyguluyor.
İşletmeciliğini Site Sinemalarının yaptığı ArenaPark sinema salonlarında en yeni filmleri pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri 6 liraya izlemek mümkün.
Bölgede eğitim ve kültür düzeyi yüksek, belli bir gelire sahip kitle yaşıyor.
Bu kitlenin ihtiyacına cevap vermek için merkezde 2 bin 400 metrekarelik bir alanı sinema salonlarına ayırdık.
Sinema izleyicisinin rahatını düşünerek geniş ve konforlu salonları deri koltuklarla döşediklerini belirten Erkoç, Son teknoloji kullanılarak hazırlanan alt yapı ve içerik sayesinde ziyaretçilerimiz keyifle film seyredebiliyor.
9.5 ay gibi kısa bir sürede tamamlanan merkez, 52 dönüm arsa üzerinde 100 bin metrekare inşaat alanına sahip.
Bir otopark, iki de mağazaların bulunduğu kat olmak üzere toplam üç kattan oluşan alışveriş merkezi açık hava konseptli mimariye sahip.
Yurt içi, Yurt dışı Turları, Uludağ Turları&Otel ve Termal Otellerde %10 indirim İcem Tour'dan hediye.
99 ürünleri hakkında detaylı bilgi için www.99.com.tr web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Hem gol, hem de asist krallığını kazanan Alex de Souza da gönlümüzde çok özel bir tahta oturmadı mı? Kralların peşinden yürürken, gözümüzden kaçan bazı gerçekler var.
Maalesef, hemen her kademede yanlışlarla, yetersizliklerle, yalnızlıklarla mücadele etmek zorundalar.
Yetenekliler ama, o yeteneklerin gelişmesi rastlantılara ya da şansa endeksli.
18 yaşında Manisa'ya kiralandı, bir yıl sonra Galatasaray'a geldi ve hepimizin gözbebeği oldu.
Takım kadrolarına baktığımızda 20 yaşının altında pek az futbolcu var Süper Lig de. Bazı kulüplerin kadrolarında zorunluluktan göstermelik olarak yer bulabilmişler kendilerine.
Galatasaraylı Semih Kaya gibi şansın kapıyı çalacağı günü bekliyorlar.
Türk futbolunun prenslerini yetiştirmek konusunda en içten davranan kulüplerimiz Bursaspor ve Kayserispor.
Türkiye gençlerini eskiten yaşlandıran ve yıpratan bir ülke.
Oysa Nuri Şahin, Dortmund formasıyla Bundesliga'da ilk maçına çıktığında 16 yaş, 334 günlüktü.
Wayne Rooney, Everton'da ilk Premiership maçında formayı 17 yaşında giydi, 19'unda Manchester United'a transfer oldu.
Christiano Ronaldo da 18 yaşında Sporting'den Manchester United'a geçti.
Mesut Özil, 18'inde Schalke, 20'sinde Werder, 22'sinde Real'in formalarını giydi.
Yabancı sayısındaki artışın yanı sıra, kulüplerin sezonluk kadrolarında ve 18 kişilik maç ekiplerinde 20 yaşın altında daha çok futbolcu bulundurma zorunluluğu konabilir.
Geçtiğimiz sezona göre çok daha iyi performans sergileyen Cim bom , 5 galibiyet ve 2 beraberlik alırken, 2 kez de sahadan yenik ayrıldı.
Üstelik Vodafone'lular ihtiyaçlarına uygun paketi seçebilmek ve gidecekleri ülkeyle ilgili seyahat tavsiyelerini alabilmek için vodafone.com.tr üzerinden hizmete sunulan Vodafone Seyahat Asistanından faydalanabilecekler.
Dünyanın en büyük mobil iletişim şirketlerinden Vodafone, globalden aldığı gücü kullanarak, Kurban Bayramı'nda da abonelerine dünyanın her yerinde özgür iletişim fırsatı sunuyor.
Vodafone aboneleri, gidecekleri ülkede kullanabilecekleri avantajlı yurtdışı paketleri ve bu ülkeler ile ilgili seyahat önerilerini öğrenebilmek için vodafone.com.trdeki Vodafone Seyahat Asistanından faydalanabiliyor ve ihtiyaç duydukları paketi rahatça seçebiliyorlar.
Paketleri alabilmek için seçilen paketin kodunu yazıp 7048'e SMS göndermek yeterli oluyor.
Ayrıca en yakın Vodafone Cep Merkezine uğrayarak, internet üzerinden My Vodafone platformunu kullanarak ya da Müşteri Hizmetleri 542'yi arayarak da paket aboneliği başlatılabiliyor.
Yayın kalitesi, programların içeriği veya bir başka konuyu tartışmak elbette mümkün.
Ama TRT'nin, özellikle Anadolu'daki gücünü ve etkinliğini tartışmak, abesle iştigaldir yalnızca.
HHH Ve gazetecilikten nasibini almış her kişi, bu kurumu yönetmek ister.
TRT Genel Müdürlüğüne aday olmak için son gün 27 Ekim Perşembe'ydi.
Erzurum İl Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden bir araştırmacı.
İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün Bozyaka'daki hizmet binasının yapımına 2000 yılında başlanmış.
119 kişiden 17'si emeklilik koşullarına sahip olmadığı halde istifa etti.
Geriye kalan hakim ve savcı ise emekli olarak yargıdan ayrıldılar.
Yargıtayda 5 hakimin daha mesleğine veda edeceği belirtiliyor.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun verilerine göre 10 ay da 177 hakim ve savcı meslekten ayrıldı.
1 Ocak 2011 tarihinden bu yana Ayşe Altun'un verdiği emeklilik dilekçesi ile HSYK resmi sitesinde yayınlanan rakamlara göre 177 kişi meslekten ayrıldı.
2 kişi malulen emekli edilirken, 119 kişi isteği ile emekliye ayrıldı.
Verilere göre emeklilik koşullarına sahip olmayan 17 kişi de istifa etti.
Diğerleri ise Ankara, İstanbul ve İzmir hakim ve savcısı.
İstifa eden 17 kişiden 1 kişi Danıştay, 1 kişi Yargıtay tetkik hakimi.
Edinilen bilgiye göre Yargıtayda 5 tetkik hakimi daha emeklilik hazırlığında.
Eskiden kıdem ve liyakat vardı ve içi dolu kavramlardı.
Yargıtayda 20 civarında hakim ve savcının, kendisini istifaya zorlayan nedenlerden ötürü yakın zamanda emekliye ayrılacağını söyleyen Çelik ise, Midemin kaldıramayacağı kadar sorunlarla karşı karşıya kaldığımızı düşünüyorum.
AİHM, Türk Ceza Yasası'nın 301. maddesinin demokrasiyle bağdaşmadığına karar verdi.
Mahkeme, kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesine de atıfta bulundu.
Bu maddeye göre, Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının raporu, gazetecileri şiddet ve baskıdan korumak üzerine.
AGİT'in Medya Özgürlüğü Sorumlusu Dunja Mijatovic'in hazırladığı rapor, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg'in ofisi tarafından yayımlandı.
Raporda, gazetecilerin işlerini yaparken karşılaştıkları önemli sorunlara ve güvenlik içinde çalışabilmeleri için yapılması gerekenlere dikkat çekiliyor.
Bunu gerçekleştirmek için yapılacak en temel şey, gazetecilerin ve gazetecilerin güvenliğinin demokrasinin vazgeçilmez önkoşulu olduğunu benimsemeleridir.
Son beş yılda AGİT üyesi ülkelerde yaklaşık 30 gazetecinin öldürüldüğü bilgisine de yer verilen rapora göre en fazla gazeteci cinayeti Rusya'da işlenmiş.
Yarışma için son başvuru süresi ise 3 Kasım 2011 olarak belirlendi.
Hangi tarihler arasında çektiğim videoyu göndermem gerekir ?
Ön elemeyi geçen filmler Facebook'ta ve edufairs.com.trde oylamaya sunulacaktır.
Kazanan film ve sahibi 27 Kasım 2011 de Edufairs Yurtdışı Eğitim Fuarlarının son gününde İstanbul Hilton'da açıklanacaktır.
Yurtdışı Eğitim sektörünün önde gelen isimleri, bilgi ve deneyimlerini Edufairs için birleştirdi.
Edufairs, hem okullar hem de öğrenciler için fuar deneyimini ileri bir seviyeye taşıma arzusuyla kurulmuş, fuarcılığa inovatif bir bakış açısı getirmeyi hedefleyen yeni fakat deneyimli bir oluşumdur.
Çin, 3.2 trilyon dolar döviz rezervlerinin 800 milyar dolarlık kısmını euro cinsi varlıklarda tutuyor.
Açıklamada, karşılaşmayı izlemek isteyen taraftarların Biletix gişeleri ve www.biletix.com.tr adresinden maç biletlerine ulaşabilecekleri, ilk gün sadece Taraftar Kart sahiplerine satış yapılacağı belirtildi.
Muharrem İnce, yaptığı yazılı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in, UNESCO'nun bir konferansına katılmak üzere Fransa'ya gittiğini anımsattı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı iken göçük altında kalan işçilerimiz için güzel öldüler ifadesini kullanan bir Bakan için bu durum normal olabilir.
Ancak Milli Eğitim camiası için kelimenin tam anlamıyla utanç verici bir görüntüdür.
Ayrıca dün bir TV kanalındaki, Çok şükür belki ciddi anlamda okul kaybımız olmadı.
Fenerbahçeli taraftarlar, şike iddialarına yönelik soruşturmada tutuklu bulunan kulüp başkanı Aziz Yıldırım'a ithafen, kendisiyle yaşanılan anıların konu edildiği bir kitap hazırladı.
Fenerbahçe'de yaptıkları organizasyonlarla dikkati çeken www.12numara.orgun öncülüğünde hazırlanan kitaba, bu internet sitesine üye olan bütün taraftarlar katkı verdi.
Teknik Direktör Özcan Kızıltan, Futbol Direktörü Ali Gültiken'in de izlediği idmanda öğrencileri ısınırken Enes'le yakından ilgilenip top oynarken, vuruş teknikleri hakkında kısa bir ders de verdi.
Tecrübeli teknik patron futbola çok meraklı olan Enes'e sık sık antrenmanlara gelip babasını söyledi.
Bucaspor'un kısa bir süre sonra açılacak olan lisanslı ürünler satış mağazası için kullanılacak logo tasarımını taraftarlarından bekliyor.
Taraftarların, hazırlayacakları tasarımları 4 Kasım 2011 tarihine kadar bilgi@bucaspor.org.tr adresine göndermleri gerekiyor.
Yarışmanın birincisi, A takımla birlikte herhangi bir deplasmana götürülerek ödüllendirilecek, futbolcularla aynı otelde ağırlanacak.
Katalan mutfağını evrensel boyuta taşıyan Santi Santamaria şubat ayında hayatını kaybetmişti.
Van'da meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremin ardından Türk Kızılayı'nın 96 kişilik uzman ekibi deprem bölgesine ulaştı.
Yerleşim yerleri zarar gören vatandaşlar için çadır kurulumu çalışmaları devam edilirken Türk Kızılayı, bölgeye sürekli çadır ve battaniye sevk ediliyor.
Bölgeye gönderilen çadır sayısı 3757, battaniye sayısı 10878'e ulaştı.
Bölgeye 1 adet mobil fırın ve 21 seyyar mutfak gönderildi, Türk Kızılayı'nın Van'daki aşevi de afetzedeler için yemek çıkarıyor.
Erciş'e ulaşan ilk çadırların da kurulumuna hızla başlandı.
Bölgedeki mevsim koşulları da göz önünde bulundurularak bölgeye 4 mevsim kullanıma uygun Türk Tipi çadırlar gönderiliyor.
14 metrekarelik çadırların içerisinde katalitik soba yakılabiliyor, çadırlar dışarının soğuğunu içeriye sokmadığı gibi içerinin ısısını da koruyor.
Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar da çalışmaları yerinde koordine etmek üzere yarın sabah bölgeye gidecek.
Depremden etkilenen vatandaşları için psikososyal destek vermek üzere Türk Kızılayı'nın uzman psikologları da bölgede görevlendirildi.
Bölgedeki Türk Kızılayı kan merkezlerinden de yaralılar için gerekli kan ürünleri bölgedeki hastanelere ulaştırılıyor.
Ayırca Afetzedelere yardım ulaştırmak isteyen vatandaşlar, Türk Kızılayı'nın 168 bağış ve iletişim hattını arayarak ya da www.kizilay.org.tr adresinden detaylı bilgi alabilecek.
İhtiyaç duyulacak ek malzemenin bölgeye ulaştırılması için de tüm hazırlıklar tamamlandı.
Kuzey Güney dizisinde esas kız Cemre karakterini canlandıran tiyatrocu Öykü Karayel'in sette kimse ile konuşmadığı iddia edildi.
Özellikle de sesiyle sıkça eleştirilen Karayel'in rolü yapımcılar tarafından azaltıldı.
Diziye esas kız olarak Merve Boluğur'un dahil edilmesi ise Karayel'i bunalıma soktu.
limangonun Almanya'dan sonra ilk yatırım yaptığı ülke Türkiye oldu ve limango.com.tr 2009'un mayıs ayının başında kullanıma açıldı.
2008'de yapılan bir araştırmaya göre, internet kullanımı Türkiye'de yüzde 27.4 oranındayken, bu rakam muhafazakar kesimde yüzde 57.3 olarak tespit edildi.
100 aşkın yerli markayla çalıştıklarını belirten Türe, Sitemizde yabancı tasarımcıların ürünlerini de sunmak için harekete geçtik.
Bu trendin öncülerinden Barjis de, Modanisa.com'da satışa başlıyor.
Barjis, Müslüman muhafazakar kadının yaşam tarzına uygun lüks, modern kıyafetler ve aksesuarlar tasarlıyor.
Yeni yatırımla birlikte beş yılda 100 milyon dolar ciroya ulaşmayı hedeflediklerini söyleyen beyazkutu.com’un Genel Müdürü Hamdi Külahçıoğlu, Üye sayımız 300 bini geçti.
Biz uzun vadede güzel bir iş çıkarmak üzere yola çıktık.
Derin bakışlar, mağrur duruş ve mükemmel bir görüş.
Firma yetkilileri dünyaca tanınan şeflerle açacakları okulda ders vermeleri için görüşme halinde olduklarını söylüyorlar.
Bu derslerin ilk provası da geçen hafta yapıldı.
Dünya çapında 700'üncü şube olan Kağıthane Metronun açılışı için 3 Michelin yıldızlı Fransız aşçı Gilles Goujon ülkemize geldi ve islim kebabını Fransız usulu pişirdi.
Yıldızlarının yanı sıra 1997'de ülkesinin en iyi aşçısı da seçilen Goujon ile mutfakta buluştuk.
Türk mutfağının patlıcan, soğan, domates gibi ana unsurlarını barındırıyor.
Sonra yemeği hazırlarken et, uzun süre kendi suyuyla pişiyor.
Siz etin üzerini patlıcanlarla kapatıyorsunuz, ben ince bir hamurla kapatıp kıtır hale getirdim.
Bir de bu yemeğin diğer ismi kürdan kebabı.
Tüm malzemleri bir arada tutsun diye üzerine kürdan saplanıyor.
Ben yanına bir parça az pişmiş kuzu pirzolası ekledim.
Pembe rengiyle sunumu canlandırdı ve et çeşidini artırmış oldu.
Bir Fransız olarak damak tadınıza hitap ediyor mu?
İkisi de Akdeniz ülkesi oldukları için Fransız ve Türk mutfakları epey benziyor.
Biz yeşil kullanırdık, birkaç yıldır sizdeki gibi kırmızı mercimek çorbası yapıyorum.
İkincide farklı şehirlerden müşteriler yemek yemeye gelir, üçüncüde ise tüm dünya yemeklerinizi merak etmeye başlar.
Bir ilköğretim görev yapan Türkçe öğretmeni F.Ç, öğrencilerin dağıldığı sırada kolundan tuttuğu Ö.G'yü idare binasına götürdü.
Öğrenci ise bu sırada babası E.G'yi konudan haberdar etti.
Öğretmeni darp ettiği öne süren veli E.G, polis aracına bildirilerek Şehit Enes Bediz Karakoluna götürüldü.
112 Acil Servise ait ambulansla Erzincan Devlet Hastanesine kaldırılan F.Ç'nin birçok yerinde ezik ve ödem oluştuğu öğrenildi.
Buca'da iki genci pompalı tüfekle vurarak öldüren 20 yaşındaki M.A.A.
İzmir'de korsan gösterilere karışıp resmi kurumlara ve polislere molotof attıkları iddiasıyla tutuklanan terör örgütü yandaşlarının, Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği’nde, eylem öncesi molotof hazırlama görüntüleri ortaya çıktı.
Molotoflarını hazırlayan terör örgütü mensuplarının, dernekten çıkıp eylemlerini gerçekleştirmeleri de saniye saniye görüntülendi.
Kısa adı Kürdi Der olan dernekle ilgili yapılan operasyonda, aralarında Başkan B.K.'nin de aralarında bulunduğu 10 kişi, gözaltına alındı.
Terör örgütü yandaşı oldukları belirlenen 5 kişiyle ilgili Cumhuriyet Savcılığı'nın soruşturması sürerken, faaliyetlerinin yer aldığı, delil olarak dosyaya konulan şok görüntüler ortaya çıktı.
Suikastın örtbas edilme sürecinin, askeri yönetime karşı duyulan öfkeyle işlendiği film, döneminde En İyi Yabancı Dilde Film dalında Akademi Ödülü kazandı.
Film, cunta yönetimlerine karşı tavrı ve sol duruşuyla hiç eskimeyen bir yapım.
Soğuk Savaş ve Küba Füze Krizinden yola çıkan bu politik gerilim klasiğinin başrollerinde Frank Sinatra, Laurence Harvey ve Janet Leigh'in de aralarında olduğu iddialı bir oyuncu kadrosu var.
John Frankenheimer yönetmenliğinde Richard Condon'ın romanından uyarlanan filmde, bir ABD başkanının beyni komünistler tarafından yıkanıyordu.
Filmin 2004'de Jonathan Demme tarafından çekilmiş bir yeniden çevrimi de mevcut.
Kurtulmak için tek şansı, zamanın gerçek anlamıyla para değerinde olduğu bu sistemi çökertmektir.
CIA, genç ajan Ben ile hayatını casusu yakalamaya adamış dedektif Paul'den bir ekip oluşturur.
Behzat Ç., emekli polisi araştırmaya başlayınca bir takım engellerle karşılaşır.
Uçuş eğitiminde yaşadıkları zorluklar, aileleri, aşkları, ayrılıkları, rekabetleri.
Nermin Bezmenin Kurt Seyt ile Murka kitabından uyarlanmış, proje tasarımı Gül Oğuz'a ait bir iş.
Bir dolu yan hikayeyle beslenen özenli bir dizi.
Ve bunun bedeli olarak, reyting listelerinin alt sıralarında geziniyor.
Oysa internet kullanıcılarının diziyi benzettiği Hatırla Sevgili de önce çok ilgi görmemiş, zamanla sevilip efsaneye dönüşmüştü.
Umarım Bir Günah Gibinin de böyle şansı olur.
Benim kuşağımın sinemayla ilişkisinin baş mimarlarından biri Atilla Dorsay'dır.
Yılmadan kendi sinema bilgimi ve zevkimi oluşturmaya çalıştığım yıllarda kılavuzum, Dorsay'ın televizyon programları olmuştu.
Pazar akşamı saat 23.00'te. DVD ya da torrent çağında olduğumuza güvenerek es geçmenizi önermem, Atilla Dorsay'ın film hakkında vereceği bilgileri bulamazsınız oralarda.
Türkiye'de kadınlara dair istatistiklerin yetersizliğini dile getiren kim bilir kaç yazı yazmışımdır.
Ve Seminerden bende kalan en değerli iz, istatistiklerimizin mutlaka cinsiyete göre ayrılmasıdır.
Mayıs ayında hem kitap hem de CD formatında yayınlanan bu istatistikler, haziranda bütün milletvekillerine gönderilmiş.
Ama önce seçim, ardından yaz rehaveti, sonrasında da hepimizi perişan eden sıcak gündem derken, sanırım henüz farkında olan pek yok.
Ve istatistiklerde yer alan kadına dair rakamsal verilerin tümü, ilk kez biraraya toplanmış.
Yaka, Bu yayın, hem TÜİK'in hem de bölge müdürlüğünün, kadınlarla ilgili ilk yayınıdır.
Bir bölge müdürlüğünün çıkardığı ilk ulusal yayın olma özelliğini de taşımaktadır.
Hele Stockholm'de bize verilen ve yanda kapağını gördüğünüz İsveç'te Kadın ve Erkek 2010 başlıklı kitaptaki istatistiksel detayları gördükten sonra!
O kitapçıkta obezite oranları ya da kalp ve kanserli tümör gibi hastalıkların ortaya çıkma yaşları bile var ve kadından erkeğe şaşırtıcı değişiklikler gösterebildiğini, hayretle farkediyorsunuz.
Ama tabii İsveç'te bu kitapçık ilk kez 20 yıl önce yayınlanmış.
Nişantaşı'ndaki işletmeler önceki akşam cirolarının büyük bir bölümünü Van'daki afetzedelere gönderdi.
Tüm ülke elbirliğince Van'daki vatandaşlarımızın acısını biraz olsun dindirebilmek, yaşamlarını devam ettirmelerini sağlamak için yardım etmeye çalışıyoruz.
Zengini fakiri herkes elindeki bir lokmayı bile paylaşmak istiyor.
Sadece televizyonların canlı yayın yaparak topladığı rakam 120 milyon TL'yi aştı.
Her gün onlarca kamyon Van'a doğru yola çıkıyor.
Buradan çok uzaklarda Van'daki vatandaşlarımıza umarım bu yardımlar zamanında ulaştırılabiliyordur.
Çarşamba gecesi buradaki mekanlar cirolarının büyük bölümünü Şişli Belediyesi aracılığıyla Van'a bağışladı.
Meblağ çok veya değil, önemli olan duyarlılığı her alanda gösterebilmek.
Şimdi sıra diğer işletmelerde eminim ki İstanbul'da diğer mekanlar da en kısa sürede organize olup gerekli duyarlılığı göstereceklerdir.
Çarşamba akşamı Şişli Belediyesi Mustafa Sarıgül'ün, gazeteci arkadaşım Tayfun Topalın ön ayak olduğu yardım kampanyasında 211 bin TL toplanmış.
Önemli bir detay, Nişantaşı'ndaki Hardalın çalışanları da o gece toplanan bahşişlerini vermişler.
İznik çinilerinin hoş bir koleksiyonunun Fransa'da Sevr porselen müzesinde bulunması, buna karşın bizzat Sevr'i kıskandıracak en nadide parçalarının Topkapı'da bulunması da hoş bir keyfiyettir.
Rahmetli Sevgi Gönül dış dünyada İznik çinilerini toplamakta Katar şeyhi ile yarışırdı.
Yalnız doğulu bir senyörün centilmenliğini gösterdi, müzesinin çini katalogunu Sevgi Gönül'e ithaf etti.
Bunların dışında St. Petersburg'daki Hermitage'ın, batı Avrupa'nın en nadide parçalarını topladığını biliyoruz.
Antalya Perge kazılarından çıkan Yorgun Herkül heykelinin üst kısmı parçalanmıştır.
Parçalanarak dağıtılan bütün eserler Yorgun Herkül'ün şansına sahip değil.
Güney Koreli elektronik devi Samsung, akıllı telefon satışlarında ABD'li Apple'ı geride bırakarak dünya liderliğine oturdu.
Apple, aynı dönemde 17,1 milyon adet satarken, Finlandiyalı Nokia 16,8 milyon adet rakamına ulaştı.
Apple müşterilerinin bu 3 aylık dönemde şirketin yeni telefonu iPhone 4S'nin piyasaya sürülmesini beklediği, satışlardaki gerilemenin bundan kaynaklandığı belirtildi.
Strategy Analytics adlı şirket ayrıca, toplam cep telefonu satışlarında Apple'ın Çinli ZTE tarafından geçilerek 5 numaraya gerilediğini bildirdi.
Cep telefonu pazarında Nokia yüzde 27,3'lük payla 1 numarada bulunuyor.
Samsung yüzde 22,6 pazar payıyla ikinci, LG ise yüzde 5,4 ile üçüncü sırada bulunuyor.
ZTE'nin pazar payı yüzde 4,7, Apple'ın payı ise yüzde 4,4 oldu.
İlk sekiz haftayı 5 puanla 14. sırada geçen Karşıyaka'nın Tavşanlı Linyit, K. Erciyes ve Konyaspor maçlarını TV'den izlediğini belirten Uğur, KSK ligin en dinamik takımlarından biri.
Erciyes'le aramızda 11 puan olsa da oynanmamış 26 maç var.
Turanlı, La Misura'nın İstanbul'da 2 mağaza daha açacağını belirterek, Sonra Ankara ve yurtdışına açılmayı hedefliyoruz.
Türk Telekom Grubu yöneticileri de deprem bölgesini ziyaret ediyor.
Oylama öncesi yaklaşık 2,5 saat süren hararetli tartışmalara neden olan yasa tasarısını hazırlayan, ırkçı ve aşırı milliyetçi ATAKA partisi milletvekili Kalina Krumova, yasanın büyük bir sosyal beklentiye yanıt vereceğini söyledi.
Eşlerden birinin mutlaka Bulgaristan vatandaşı olmasını şart koşan yasaya göre taşıyıcı annelik yapmak isteyenler önce psikolojik terapi görecekler.
Yasaya göre taşıyıcı anneler başkaları için en fazla iki çocuk doğurabilecekler ve bu işin karşılığında da para talep edemeyecekler.
Yasa, taşıyıcı anneden çocuk edinen ailelerin Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulacak bir bilgi merkezinde kayda alınmalarını da öngörüyor.
Çocuk sahibi olamayan evli çiftlerden alınan spermler suni ortamda döllendirilerek embriyo haline getirilip bir başka kadının rahmine yerleştiriliyor.
Taşıyıcı annenin hamilelik süresince her türlü ihtiyacı spermlerini taşıdığı çift tarafından karşılanıyor. Yasa, taşıyıcı annelerin doğurduğu bebekleri spermlerin sahibi olan çifte vermesini ve bu çiftin nüfusuna geçirilmesini zorunlu kılıyor.
Torbalı'da ziraat mühendisi G.K, 30 kilo esrarla yakalandı.
Suçunu itiraf eden mühendis, Konya'dan getirildiği anlaşılan uyuşturucu piyasaya sürmeden ele geçirildi ve tutuklandı.
Teknik takip sonucu G.K'nin Çaybaşı Mahallesindeki evinde bulunan uyuşturucuları, Alpkent Mahallesinde kiraladığı bir eve naklettiği ortaya çıkarıldı.
Alıcı gibi davranan jandarma, 30 kilogram esrar için 45 bin TL'ye anlaştı.
G.K, jandarmadaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
Resmi evrakta sahtecilik suçundan dört ayrı sabıkası olan G.K'nin ifadesinde, bankalara ve çevresine olan toplam 500 bin TL civarındaki borçlarını ödeyebilmek için uyuşturucu işine girdiğini söylediği öğrenildi.
Bu itirazın ardından Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik Bakanlar Kurulu sıralarına oturdu.
BALIKESİR'de bir eve jandarma ve polis tarafından düzenlenen operasyonda bahçedeki kümeste mermer Zeus heykeli ele geçirildi.
Evin sahibi gözaltına alınırken, Balıkesir Müze Müdürlüğü yetkilileri heykelin sahte olduğunu belirtti.
Bunun üzerine savcı, heykelin ikinci bir bilirkişi tarafından da incelenmesini istedi.
Jandarma, Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin de katılımıyla M.M.E.'ye ait olan eve geçen Pazartesi günü operasyon düzenlenmesi planlandı.
Deprem olur olmaz Van'a kazak, bot, mont gibi eşyalar gönderirken montun cebine Geçmiş olsun kardeşim, ben de Gölcük'te senin şu an yaşadıklarını yaşadım.
Dünyamıza bir meteor çarparsa ne olabileceğini hiç düşündünüz mü? Princeton Üniversitesinin bilimadamları bunu düşünmüş ve ne olabileceğiyle alakalı bir tahmin sistemi kurmuşlar.
Kurulan sistemde dünyanın şekli, yüzey yapısı, okyanusların derinliği gibi etmenler dikkate alınmış ve gerçek bir çarpışma anı canlandırılmaya çalışılmış.
Dünyanın yuvarlak yapısını dikkate alıp, suya atılan taşın çıkardığı dalgalar gibi yayılan sismik etkinin bir yerde, muhtemelen dünyanın diğer tarafında yeniden birleşeceği düşünülerek etki alanı hesaplamaları yapılıyor.
Yunanistan'da taverna usulü eğlence ön planda olduğu için krizle beraber eğlence sektörünün çökmesiyle karanfil ihracatı şu anda durmuş vaziyette.
En az ihracat yaptığımızda haftada 200 bin adet gidiyordu.
Yunanistan'a yılda 12 milyon kesme çiçek ihraç ediyorduk.
Belirli bir tonajı geçmeyen araçlarla ihracatta sıkıntı oluyor.
Üretici büyük araçlarla ürünleri yolladığında karı en minimum düzeye düşüyor.
Alınan bilgiye göre, evli ve 2 çocuk Görgülü, evlerine 2 yıldır temizliğe gelen, evli ve 1 çocuk annesi Fadime S. Görgülü, önceki gün Fadime S.'nin eşi ve bir restoranda çalışan oğlu Y.E.S.'nin evde olmadığı sırada Çankaya Ehlibeyt Mahallesindeki eve geldi.
Y.E.S ile aynı iş yerinde çalışan arkadaşı E.Y. ile birlikte daha sonra izin alarak, evlerinin yanında bulunan motosikletine binmek için eve geldi. 
Y.E.S., bir restoranda aşçı olarak çalışan babası Süleyman S.'yi telefonla arayarak, Annem seni aldatıyor, hemen eve gel.
Y.E.S., telefon konuşmasının ardından arkadaşı E.Y.'ye evin giriş kapısına gitmesini ve Görgülü'nün kaçmasını engellemesini istedi.
Eve mutfak kapısından giren Y.E.S., buradan aldığı bıçakla Görgülü'nün üzerine yürüdü.
bu sırada emekli albayı göğsünden 3 defa bıçakladı.
Y.E.S., daha sonra salona geri dönerek annesi Fadime S.'yi darp etti.
Kıyafetlerine kan bulaşan Y.E.S., elbiselerini çıkararak evden kaçmak istediği sırada komşuların ihbarı üzerine eve gelen polis ekiplerince yakalandı.
Ambulansla Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılan Görgülü, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Ankara Emniyeti Cinayet Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alınan Y.E.S. ve arkadaşı E.Y., 18 yaşından küçük oldukları için Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.
İlk maç 17.00'de başladı, son maç 23.40'ta bitti.
Millet bunca saat dayandıysa biraz da Sharapova'nın seksi çığlığını duymak için dayanmıştır.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsünün yerin 18.3 kilometre derinliğinde meydana geldiğini saptadığı deprem saat 11.04'te bölgeyi şiddetle salladı.
Hakkari ve Yüksekova'daki yetkililer merkez üssü Irak sınırına yakın kesimde bulunan depremin can kaybına ve hasara neden olup olmadığını belirlemek için bölgedeki köylerle bağlantı kurulmaya çalışıldığını söyledi.
Bahçeli, bu durumla ilgili gerekli tedbirlerin alınmamasının söz konusu olması durumunu vatana ihanet ifadesiyle açıkladı.
Bunlar için tebdir alınmış mıdır, yerleri tespit edilmiş midir?
Birleşmiş Milletler, Kaddafi rejiminin meşruiyetini yitirmesi gerekçesiyle geçen hafta düzenlenen oylama ile Libya'nın üyelik sandalyesini Ulusal Geçiş Konseyine vermişti.
Oylamada 193 üyeden 114'ünün desteğini alan Geçiş Konseyi için dünya liderlerini bir araya getiren Genel Kurul oturumları, konumlarını daha da pekiştirme fırsatı yaratacak.
Konsey, ülkenin hem bayrağını hem de resmi adını değiştirdi. Muammer Kaddafi'nin 30 yılı aşkın süre önce Libya Arap Cemahiriyesi adını verdiği ülke, artık sadece Libya olarak anılacak.
Libya, Filistinlilerin devlet olarak tanınma başvurusu ile birlikte, Genel Kurul gündeminde de en büyük ağırlığa sahip konu başlıklarından biri.
Temsilcilerin geçen hafta alınan bir dizi kararı hayata geçirmek için gerekli adımları netleştirmesi gerekiyor.
BM Libya'daki çatışmalar sırasında, sivil halka düzenlenen saldırılar nedeniyle uygulamaya koyduğu yaptırımları kaldırma kararı almıştı.
Ayrıca, siyasi geçiş sürecinin desteklenmesi için bazı düzenlemeler yapılması öngörülüyor.
Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Mustafa Abdül Celil, oturumlar için New York'ta bulunduğu süre içinde ABD Başkanı Barack Obama ile görüşecek.
Libya, geçen hafta ülkeyi ziyaret eden Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve İngiltere Başbakanı David Cameron'ın Obama ile görüşmelerinde de öncelikli konulardan biri olacak.
BM'deki görüşmelerin öncelikli hedeflerinden bir diğeri de, 30 kadar ülkeden oluşan Libya Temas Grubunun feshedilerek BM Genel Sekreteri nezdinde bir Libya'ya dost ülkeler grubu oluşturulması.
Diplomatlar düzenlenecek toplantıdan bilinenlerin ötesinde bir açıklama çıkmasını beklemiyor.
Ancak Libya'nın yeni yönetimine desteğin teyidi açısından önemli bir olanak yaratacağı kaydediliyor.
Tüm bu adımlarla birlikte Ulusal Geçiş Konseyi, yeni hükümeti oluşturmakta geciktiği için eleştiriliyor.
Hükümeti oluşturma girişimleri bakanlıkların dağılımı konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle Pazar günü süresiz olarak ertelenmişti.
Olaylarda yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve yaralı yurttaşlara da acil şifalar dileyen Demirtaş, yaşamını yitirenlerin ailelerinin ve sevenlerinin acısını paylaştıklarını kaydetti.
Hiçbir soru işaretine yer bırakmayacak şekilde sağlıklı bir soruşturma yürütülmeli ve tüm bilgiler kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
Ne yazık ki dün Ankara'da meydana gelen patlamadan sonra hükümet ve devlet kurumlarının sergilediği tutum, yaptıkları çelişkili, gayri ciddi açıklamalar, hükümetin böyle bir kapasitesinin veya niyetinin olmadığını da göstermiştir.
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in tutarsız açıklamaları ve olayda yaşamını yitiren yurttaşlarımız için kullandığı dil, kamuoyunu hayrete düşürmüştür.
Pazar günü ise tekrar rahatsızlanan Cavcav'ı gece geç saatlerde ailesinin özel bir hastaneye kaldırdığı belirtildi.
Yapılan tetkikler sonucu durumunda düzelme görüldüğü için Cavcav hastaneden çıkarıldı.
Başkanın özel doktoru aşırı yorgunluk yaşayan Cavcav'a istirahat verdi.
Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, dün gece yeniden tansiyon sorunu ve nabız düşüklüğü nedeniyle solunum yetmezliği sıkıntısı yaşadı ve bu sabah hastaneye kaldırıldı.
Tansiyonu düzelen Cavcav'ın potasyum değeri yüksek, sodyumu düşük çıkarken, akciğerlerinde ise ödem tespit edildi.
Solunum yetmezliği başlaması üzerine doktorlar Cavcav'ı yoğun bakıma aldı.
Kaza sonucu sol elinin başparmağı kopan Ekti, kopan parmağıyla birlikte Kahramanmaraş'taki bir hastaneye gitti ancak parmak çok zarar gördüğü için yerine dikilemedi.
Muayenenin ardından Acartürk'ün ayak parmağından ele nakil yapabileceğini söylediği Ekti, önce doktorun şaka yaptığını düşündü.
Yaklaşık 1 hafta boyunca doktorun ikna etmeye çalıştığı hasta, daha sonra ameliyatın yapılmasına izin verdi.
Yaklaşık 10 gün önce yapılan ameliyat sonrası Ekti'nin sağ ayağının ikinci parmağı, kopan sol el başparmağının yerine dikildi.
Dr. Oğuz Acartürk, başparmağın insanda çok önemli işleve sahip bir uzuv olduğunu belirterek, bu parmağı kopan kişinin elini eskisi gibi kullanamayacağı, işlevinin azalacağını söyledi.
Vücutta da başparmağına en benzer ve kısmen vazgeçilebilir olan iki öğe var.
Bunlardan biri ayak başparmağı, ikincisi de ayak ikinci parmağıdır. Ayak ikinci parmağının kaybı biraz daha kabul edilebilir bir şey.
Bu hastada da kendi başparmağı ile ayak ikinci parmağı hemen hemen benzerlik gösteriyordu.
Daha sonra eldeki damarlara ve sinirlere bunları tekrar yerleştirerek bağlantıyı gerçekleştirdik.
Acartürk, bir parmağı kopmuş kişi için en ideal olanın kopan uzvun tekrar yerine dikilmesi olduğunu belirtti.
Fakat bazı vakalarda kopan parmağın tekrar dikilemeyecek kadar kötü durumda olduğunu ifade eden Acartürk, Bu tarz durumlarda ayaktan ele nakil yapılabilir.
Ayaktan ele naklin teorik olarak tüm parmaklar için yapılabildiğini belirten Acartürk, El görsellikten çok işlevsel bir organ. Vakalarda önemli olan elin ne kadar işlev kaybettiğidir.
Mesela ikinci parmak koptuğu zaman bunun eldeki işlevi yüzde 10 veya 15 kadardır.
 Acartürk, başparmak haricindeki diğer 4 parmağın koptuğu vakalarda da ayaktan aynı anda 2 parmak alınarak nakil yapılabildiğini belirterek, bu sayede ele yeniden tutabilme kabiliyeti kazandırıldığını sözlerine ekledi.
Ameliyattan 6 gün sonra taburcu edilen Alim Ekti de ayaktan ele parmak nakli yapılacağı söylendiğinde inanamadığını belirtti.
Doktorun şaka yaptığını sandığını ifade eden Ekti, Bana bu operasyonun yapılabileceği söylenince bir hafta olur mu olmaz mı diye düşündüm.
Filistinlilerin BM'ye yapacağı başvuruya kısa bir süre kala İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan sürpriz bir çıkış geldi.
İsrail tarafından yapılan açıklamada, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a bu hafta New York'taki BM Genel Kurulu sırasında görüşme önerisinde bulunduğu kaydedildi.
Filistinli yetkililer de, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın başka seçenekleri değerlendirmeden önce Filistin devletinin BM'de tanınması isteği konusunda Güvenlik Konseyinin kararını görmeyi hedeflediğini belirttiler.
Filistin'in, İsrail'in itirazlarına ve ABD'nin veto kararına rağmen BM üyeliği için resmi talebini sunmakta kararlı olduğu belirtiliyor.
Abbas'a yakın yetkililer, AP'ye yaptıkları açıklamada, Abbas'ın görüşmede Filistin'in başvurusuyla ilgili Ban'ı bilgilendirdiğini, Genel Sekreterin ise söz konusu talebin tartışılması sürecini hızlandırma sözü verdiğini kaydetti.
BM üyeliği için, her aday ülkenin öncelikle Bana bir mektup sunması ve mektubunda barışçıl bir ülke olduğunu ve BM şartını kabul ettiğini beyan etmesi gerekiyor.
Banın da mektubu incelemesi, daha sonra Genel Kuruldaki olası bir oylamadan önce başvurunun onaylanması gereken BM Güvenlik Konseyine göndermesi bekleniyor.
BM Güvenlik Konseyinin daimi üyesi ABD, Filistin'in BM'ye üyelik başvurusunu veto edeceğini açıklamıştı.
ABD ve Rusya dışişleri bakanları Hillary Clinton ile Sergey Lavrov, Filistin devletinin üyelik planının BM'de yarattığı diplomatik krizin çözümü amacıyla Ortadoğu Dörtlüsünün muhtemel bir açıklaması üzerinde çalışıyor.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir Amerikalı yetkili, iki bakanın şimdilik özel bir formül dile getirmediklerini ve metnin hatlarını belirlemediklerini söylerken, taktikten ziyade stratejik bir görüşme yaptıklarını belirtti. 19 yaşındaki Harley Rose Gifford ve sevgilisi Britney Singleton onlarca iPad, mücevher ve LCD televizyon ve yaklaşık 30 bin dolar nakit para çaldı.
Ancak son soygun için girdikleri evde büyük bir aslanla karşılaşan sevgililer çığlık atınca yakalandılar. Daily Mail'ın haberine göre, komşuların polisi araması üzerine yakalanan Gifford ve Singleton suçlarını itiraf etti.
1991 yapımı Thelma ve Louise filminde de Susan Sarandon ve Geena Davis'in canlandırdıkları iki kadın karakter birlikte soygun yapan iki kadın arkadaşı canlandırıyordu.
Radikalin aktardığına göre Windows phone ekibinde program yöneticisi olarak çalışan Joe Marini, 7 Eylül'de attığı mesajda, Nokia'nın en pürüzsüz görünen modellerinden birini deneme şansını buldum.
Microsoft'un kılavuzlarında, çalışanlara Twitter veya bloglar üzerinde gizli olan bilgileri açıklamamaları gerektiği belirtiliyor.
Marini'nin başına gelen olay, ABD'de bir ilk değil.
Bu ayın başlarında, beş Facebook çalışanı çalışma şartlarından şikayet ettikleri mesajlar yayımladıkları için işlerinde olmuştu. Ancak çalışan haklarını koruyan federal Ulusal İş Gücü İlişkileri Kurulu, bu kişilerin işlerine geri dönebileceğini açıkladı.
Bu sergi projesi kapsamında 17 Eylül'den itibaren Yapı Kredi Kültür Merkezinin Galatasaray'a bakan cephesinde mimari yapıyı görsel performansla aktif hale getiren bir enstalasyon sergileniyor.
Sonuç ise bu sergide olduğu gibi, izleyiciye yeni deneyimler sunuyor.
Bu performans bilim ve sanatın birlikteliğini vurgularken, İstiklal Caddesinin çok renkli ve hareketli tarihine eklenen yeni bir sanat eseri olarak hafızalarda yer edinecek.
Türkiye'de ilk kez denenen bu yöntemle İstiklal Caddesinin özel olarak alınmış ses kayıtları haritalandırılarak mimari bir yapıya dönüştürüldü.
İstiklal Caddesinin Sesi sergisi 13 Kasım'a kadar görülebilir. Araştırma kapsamında, İngiltere ve Galler bölgesinde 80 bin kalp krizi vakasını inceleyen uzmanlar, hava kirliliğine maruz kalmayla kalp krizi belirtileri arasında ilinti olup olmadığını araştırdı.
Pearson, bu bilgiler ışığında, kalp rahatsızlığı yaşayanların yoğun trafik olan bölgelerde uzun süre kalmamaları önerisinde bulundu.
Karayolu, şehir içi ulaşımda yüzde 88,31 ile başı çekerken, bunu yüzde 8,57 ile raylı sistem ve yüzde 3,22 ile deniz ulaşımı takip ediyor.
Patlamanın olduğu aracın etrafına güvenlik çemberi çekildiği için bazı binalarda bulunan çalışanlar dışarı çıkamadı.
Bu binalarda yaşayanların ya da çalışanların yakınları patlamayı öğrendikten sonra olay yerine koştu.
Güvenlik çemberi nedeniyle dışarı çıkamayanların yakınlarına ulaşarak durumlarının iyi olduğunu bildirdiği de öğrenildi.
Cana yakınlığı, beyaz ve ipeksi tüyleri ve suya olan düşkünlüğüyle bilinen Van kedisi, kentin önemli simgeleri arasında yer alıyor.
Sevilmekten hoşlanan, kendisine gösterilen sevgiye aynı şekilde karşılık veren bu kediler, neslinin tükenme tehlikesi nedeniyle Yüzüncü Yıl Üniversitesi Van Kedisi Araştırma Merkezi Kedievi Müdürlüğü tarafından koruma altında bulunuyor.
150 kedinin bulunduğu merkezde, veteriner hekimlerin kontrolünde kedilerin her türlü bakımı yapılıyor.
Dr. Mehmet Karaca, Ekim ayında yapılacak yarışmanın, 1 yaş altı ve 1 yaş üstü olmak üzere 2 kategoride düzenleneceğini bildirdi.
Bu yarışma ile Van'ın önemli bir değeri olan kedileri, dünyaya tanıtmayı ve neslinin korunmasına dikkati çekmeyi amaçladıklarını anlatan Karaca, yarışma başvurusunun internet üzerinden yapılabileceğini söyledi.
Türkiye Futbol Federasyonu ndan, kendi kurumlarına şu ana kadar yapılacak çalışma ile ilgili herhangi bir bilginin ulaşmadığına işaret eden Kars, federasyon ile başka alanlarda ortak çalışmalarının olduğunu söyledi.
Kars, Biz çocuklarımızı sosyal bir etkinliklere dahil etmeyi olumlu buluyoruz.
Bunun yanı sıra, çocuklarımızı yurtlardan, okullardan ve yaptıkları spor faaliyetlerinden toplayıp bir maça götürmeyi tarz olarak benimsemeyiz.
Bu çalışmanın spora pek fazla olumlu katkı sağlayacağını da tahmin etmiyorum.
Ankara, İstanbul ve diğer illerde kalan çocuk sayısı birbirinden farklılık göstermektedir.
Özcan Kars, Bursaspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam'ın, yurtlarda kalan çocukları zaman zaman ziyaret ettiğini ifade etti.
Bir takıma ceza verildi hadi gelin çocuklar maç seyretsin dersek, bu rencide edici olur.
Yani sporu çocuklara sevdirmek değil, cezanın giderilmesine katkı vermek olur.
Bülent Arınç, program sırasında patlamaya ilişkin konunun önüne not olarak geldiğini söyledi.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın olay yerinde olduğunu, kendisinin de birazdan olay yerine gideceğini söyledi.
Terörün vahşet olduğunu belirten Arınç, nerede, ne zaman, ne yapacağına ancak istihbaratlar ve bir takım önleyici çabalarla karşılık verebiliyoruz ama bazen istenmeyen olaylar da maalesef bu şekilde bizleri üzüyor.
Bir haberde ölü olduğu, bir haberde de ağır yaralıların olduğu şeklinde bilgi var.
Olay yerine hem intikal edeceğiz, hem de arkadaşlarımızdan detaylı bilgi almaya çalışacağım.
Patlama sonucunda araç yanmış, içinde bomba olduğu tespit edilmiş veya biliniyor.
Ancak örgütten kaçan bir teröristin, 5 kadının ailelerine ulaşmasıyla infaz gerçeği ortaya çıktı.
PKK'ya yakın internet siteleri, önceki gün, bir yıl önce Diyarbakır kırsalında ölen 5 kadın teröristin kazayla öldüğünü açıkladı.
5 kadın teröristin, kasım ayında kış üslenmesi yaptıkları kampta, jeneratörden çıkan egzoz gazı nedeniyle hayatını kaybettiği öne sürüldü.
Yaklaşık bir yıl önce yaşanan olayın, araştırılmasının zaman alması ve teröristlerin içinde bulunduğu kısıtlı koşullar nedeniyle geç duyurulduğu belirtildi.
Ayrıca söz konusu 5 kadın teröristin kendileri için büyük bir kayıp olduğu vurgulandı.
Sözde mahkemede yargılanarak infaz kararı verilen 5 kadın terörist öldürüldü.
Geçen yıl yaşanan bu olayın üstü kapatıldı, aileleri de dahil kimseye bilgi verilmedi.
Jiyan, 5 kadının aileleriyle temasa geçerek, çocuklarının öldürüldüğünü söyledi.
Bu gelişme de güvenlik güçlerinin teknik takibinde ortaya çıkarıldı. Ailelerin çocuklarını araştırdığını öğrenen örgüt yönetimi de panikle çözüm arayışına girdi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ikinci Ergenekon davasının dünkü 132. duruşmasında, 12 Ağustosta görülen duruşmada sanık ve avukatların talepleriyle ilgili ara kararını açıkladı.
Mahkeme, 20 Ağustos 2010'da da resen aldığı kararla, Ak Parti hakkındaki kapatma davasına ilişkin dosyanın bir örneğinin dava dosyasına konulmasını kararlaştırmıştı.
Anayasa Mahkemesi de mahkemenin bu talebi üzerine 7 Ekim 2010'da kapatmaya ilişkin dava dosyasının bir örneğini mahkemeye göndermişti.
Ancak, iki iddianamede de Ak Partiye yönelik faaliyetlere ilişkin bölümler bulunuyor.
Ak Partinin kapatılması davası ayrıntılı olarak ikinci Ergenekon iddianamesinin içinde yer buluyor.
Ak Partiye yönelik kapatma davasının iddianamesinde, emekliye ayrılan Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın imzası bulunuyordu.
İddianamenin hazırlanmasında ise Yargıtay savcıları Zekeriya Sevimli, Ömer Faruk Eminağaoğlu önemli rol oynadı.
İddianameye savcı Mahir Kara'nın da katkı sunduğu kamuoyuna yansımıştı.
İddianameden asıl sorumlu savcının ise Sevimli olduğu açıklanmıştı.
12 Ağustos tarihli kararnameyle de bazı atamalar iptal edildi ve Kara'yı Sincan Cumhuriyet Başsavcılığında görevlendirdi.
Kara, Sevimli ve Eminağaoğlu'nun görev yeri değişikliklerinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Erbil'in isteği doğrultusunda yapıldığı ortaya çıkmıştı.
HSYK, Kara'nın görev yeri değişikliğini iptal ederken, İstanbul'un farklı adliyelerine atanan Sevimli ile Eminağaoğlu hakkında itirazlara rağmen bir değişiklik yapmadı.
Halihazırda dış ülke vatandaşlarına yasak bile olsa şirketlere serbest olduğu için firmalar üzerinden bu satış yapılıyor.
Mütekabiliyet şartının kalkmasının doğuracağı etkiyi zamana değerlendiren önde gelen inşaat firmalarının sahipleri, yabancıya konut satışının yıllık en az 10 milyar dolar olacağını söyledi.
Ağaoğlu, Türkiye'nin büyümeye, bunun için de kaynağa ihtiyacı var.
Bunu da ya dışarıdan borçlanarak ya da yabancı yatırımcı çekerek yapacaksın.
Üçüncü bir yol var ki, yabancıya konut satarak Türkiye çok ciddi bir döviz elde edebilir.
En ucuz maliyetli, en kalıcı yöntem bu.
İhracat gibi bu da. Burada 1 trilyon doların üzerinde potansiyel var.
Başta Körfez ülkeleri olmak üzere Arap Baharı'ndan sonra Ortadoğu ülkeleri de dev yatırımlarını Batı ülkeleri yerine Türkiye'ye yöneltme eğiliminde.
Türkiye cazip, istikrarlı ve ekonomik olarak da güvenli bir liman.
Şartın kalkmasıyla Türk cumhuriyetleri, Rusya ve Körfez ülkeleri vatandaşları gelecek.
Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dumankaya da, mütekabiliyetin kalkmasını sevindirici bir gelişme olarak değerlendirdi.
Cari açık problemi olan Türkiye'nin yıllardır dışarıdan gelecek bu kaynağı engellemesine inşaatçılar olarak hayret ettiklerini anlatan Dumankaya, Geçmişte İspanya, İngiltere ve Fransa'nın yaptığını şimdi Türkiye yapacak.
Türk cumhuriyetleri ve Arap Baharı Türkiye'yi bölgede merkeze oturtuyor.
Yılda 2,5 milyar dolarlık yabancıya gayrimenkul satışını rahatlıkla 4'e katlayıp en az 10 milyar dolar seviyesine taşır bu karar Türkiye'yi.
Burada 10, 20, 30 milyar dolarlık satışlar çok kolay telaffuz edilebilecek rakamlar.
Yabancıya konut satışında bürokrasinin de caydırıcı olduğunu belirten Dumankaya, sektördeki derneklerden de görüş alınarak, yabancıya konut satışını canlandıracak köklü bir çözüm getirilmesini istedi.
İstanbul'un çok ön plana çıkacağını belirten Dumankaya, Arapların turistik olarak gezdiği Bursa ve Yalova'dan, Rusların da Karadeniz'den konut alımına yönelebileceğini ifade etti.
Sinpaş GYO İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, 1934 yılında çıkarılan ve o günün şartları içerisinde doğru olan mütekabiliyet kanununun değişmesinin Türkiye ekonomisi için bir milat olacağını söyledi.
Türkiye'de kurumsal olarak zaten gayrimenkul satışının olduğunu belirten Çelik, değişiklikle ferdi satışların önünün açılacağını ifade etti.
Yabancıya konut satışının hem ekonomiye hem turizme katkısı olur. Kazakistan, Azerbaycan, Körfez ülkeleri, Libyalılar gelip Türkiye'den konut alamıyor.
İtalya hükümeti aşırı göç nedeniyle göçmenleri ülkelerine yollama kararı alınca, kararı protesto eden göçmenler kaldıkları kamptaki yatakları ateşe verdi.
Olayların ardından açıklama yapan Lampedusa Belediye Başkanı Bernardino De Rubeis, hükümeti adadaki soruna ilgisiz kalmakla suçladı.
Afrika'ya anakaradan daha yakın olan Lampedusa adası, bahar aylarında ülkelerindeki karışıklık nedeniyle evlerini terk eden binlerce Tunuslunun sığınma noktası olmuştu.
Ankara'da bugün vahim bir olayın meydana geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in yaptığı açıklamaya göre de 3 ölü, 5'i ağır 15 yaralı olduğunu söyledi.
İçişleri Bakanının patlamanın terör saldırısı olma ihtimalinin yüksek olduğunu söylediğini de ifade eden Kılıçdaroğlu, terörü her yerde her zaman, her siyasal, her inançtan kişinin, koşulsuz eleştirmesi lazım. Sonuçta yaşamını yitiren insanlar masum insanlar, onlar günlük meşgaleleriyle uğraşan insanlar.
Halka saygısı olan bir hükümet, oturur adam gibi bu eleştirilere, bu sorulara cevap verir.
Aynı zamanda bizim gibi düşünen, milyonlarca insana da hakaret etmiş oluyorlar.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu düzeysizliği kendine yakıştırıyor olabilir.
O ifadeler umarım ki bir daha hiç kullanılmaz.
Terör bitecekse devletin güvenlik birimleri bu görüşmeleri yapabilirdi.
Bu kasetten anladığımıza göre, O dönemde Başbakanın Müsteşar Yardımcısı olan bir kişi, terör örgütüyle de, örgüt lideriyle de, örgütün Avrupa'daki temsilcileriyle de defalarca görüşmüş.
Görüşen kişinin MİT Müsteşarlığı çok sonraki bir hadisedir.
Bu kişi o tarihte Başbakanın yakın çalışma arkadaşıdır ve bu görüşmelere Başbakanın özel yetkilendirmesiyle gitmiştir.
Bunu, söz konusu kasette kişi kendisi de itiraf ediyor zaten.
Nitekim örgüt lideriyle olgunlaştırıldıktan sonra, Örgüt temsilcileriyle müzakere edilen konular tamamen siyasi konulardır.
Açıklamasında Başbakana bazı sorular yönelten Kılıçdaroğlu, Şimdi ben Sayın Başbakana soruyorum, özel temsilcinizin ifade ettiği gibi, Abdullah Öcalan'la hala yüzde 95 mutabık mısınız?
Kaldı ki bu görüşmeler, AKP'ye seçimde avantaj sağlamak için suistimal edilmiştir.
Başbakanın Malatya'ya kurulacak radarla ilgili olarak doğruları söylemediğini iddia eden Kılıçdaroğlu, dün Sayın Başbakanın hiçbir şeye cevap vermeyen cevaplarını hepiniz izlediniz.
Başbakanın Daha önce Malatya Kürecik'te NATO'nun böyle bir üssü var mıydı? İyi de sayın beyefendi, o senin dediğin soğuk savaş dönemiydi.
Bir yıl önce müttefiklerin bunu senden istediklerinde şiddetle reddettin.
Dost ve kardeş İran'ı hedef alan böyle bir projeye izin vermeyiz dedin. Şimdi diyorsun ki Bu iki taraflı bir anlaşma değildir.
Ne zamandan beri NATO elini kolunu sallayarak gelip, Türkiye'nin dilediği noktasında dilediği askeri tesisi kurabiliyor?
Türkiye'ye bunun karşılığında hiçbir şey veya söz verilmemiştir.
Kaldı ki Türkiye'nin İran'dan bir füze tehdidi değerlendirmesi de yoktur.
Şimdi biz Sayın Erdoğan'a sormayalım mı? Bir yıl önce İran'ı hedef alıyor diye reddettiğiniz bu projeyi şimdi neden kabul ettiniz?
Mavi Marmara ile ilgili Birleşmiş Milletlerde ki Türkiye aleyhtarı rapor bu süreçte basına sızdırılıyor ve Başbakan bütün dikkatleri başka yöne çeken bir gürültü koparıyor.
Oysa o rapor beş aydır ellerindeydi ve Hükümetin gıkı çıkmamıştı. Onu sağlayacak da gemilerde yer alan füzeler olacak.
Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine kendilerine davetle ilgili mektubun henüz ulaşmadığını kaydetti.
Ağabeyi Ayhan'dan iki yıl sonra kaybedilen İTÜ öğrencisi Ali Efeoğlu'nun dosyası da aralandı.
Radikalin haberine göre, Ayhan Efeoğlu'ndan iki yıl sonra 5 Ocak 1994'te kardeşi Ali'nin kaybedilmesi olayında ise Susurluk'un imzası çıktı.
Ali Efeoğlu, iddiaya göre Pendik'te gözaltına alınmış ve bir daha haber çıkmamıştı.
Başsavcılık bu iddiayı 24 Ocak 1994'te İstanbul Emniyetine sordu.
Bu yazının altında imzası bulunan isim Hüseyin Kocadağ'dı.
Kocadağ, 3 Kasım 1996'da Susurluk kazasında Abdullah Çatlı ile birlikte ölmüştü.
Kocadağ'ın hazırladığı Gizli damgalı not ise 21 Şubat 1994'te DGM'ye iletildi.
İleten, dönemin Terörle Mücadele Şube Müdürü Reşat Altay'dı.
Altay, 2006'da Trabzon'a tayin edilmiş, Dink cinayetinden sonra görevinden alınmıştı.
Ayhan Çarkının itiraflarından sonra İstanbul Özel Yetkili Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında 5 Temmuz 2011'de baba Osman Efeoğlu'nun ifadesi alındı.
Ben kendisinin sivil polis ekiplerince gözaltına alındığını bir hafta sonra arkadaşının bana bilgi vermesi üzerine öğrendim.
Üniversite ve ilgili kolluk birimlerinden hiçbir bilgi alamadım.
Tek bildiğim, oğlumun polis memuru Fikret Işıkkayalar tarafından gözaltına alındığıdır.
Diğer oğlum Ali de benzer şekilde gözaltına alınmış ve kaybolmuştur.
Susurluk kazasından sonra 22 Aralık 1996'da devletin zirvesi Başbakanlıkta bir araya gelmiş, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan Buradaki konuşmaları gizli tutalım demişti.
Demirel, Çiller ve Yılmaz'ın da bulunduğu masadaki konuşmalar bir daha hiç gündeme gelmedi.
Radikal yazarı Ahmet İnsel dün, artık masadakilerin ifade vermesi gerektiğini vurgularken bu görüşler destek buldu.
Savcılar istediği insanı tanık ve sanık sıfatıyla çağırır, dinler.
Kraliyet Donanmasında yer alan 36 yaşındaki Nick Cavillan, Afganistan'da geçen altı aylık zorunlu yolculuğunu bitirmek üzere.
Amerikan basınında asıl kahramanın Henry Cavill değil de kardeşi Nick Cavillan olduğuna dair haberler yer alıyor.
Christopher Nolan yapımcılığında tekrar beyazperdeye gelecek olan ve yönetmenliğini Zack Snyder'in yapacağı serinin son filmi Man of Steel 2013 yılında vizyonda olacak.
İlköğretim, lise ve üniversite öğrencilerine yönelik hazırlanan kampanya kapsamında öğrenciler, Exper'in giriş, orta ve üst performans seviyesindeki bilgisayarlarına kolayca sahip olabilecek.
Okul açılış döneminde ailelerin artan masraflarını dikkate alan Exper, anne babaların çocuklarına, uygun fiyat ve ödeme koşulları ile bilgisayar alabilmesini amaçlıyor.
Fırsatların geçerli olduğu ürünleri www.exper.com.tr adresinden de incelemek mümkün.
Intel'in gözalıcı ve akıllı performans sunan 2. Nesil Core™ işlemcileriyle güçlendirilmiş Exper bilgisayarlarda Orijinal Windows® 7 Home Premium ve Orijinal Windows® 7 Home Basic işletim sistemi bulunuyor.
Araştırmanın sonuçlarına göre, ilk buluşmada sevişen çiftlerin ilişkileri daha kalıcı oluyor.
Yarım milyon dolar harcanan 17 dakikalık sahne için yüzlerce kişi seferber oldu.
Muhteşem Yüzyıl ın, 500 bin dolarlık rekor bir prodüksiyona imza attığı Mohaç Meydan Savaşı sahneleri bu akşam ekrana gelecek.
Yönetmenliğini Yağmur ve Durul Taylan'ın üstlendiği dizinin savaş sahneleri, Edirne'de çekildi.
Bir sinema filminde kullanılan tüm teknolojilerden yararlanılar çekimler, ön hazırlık çalışmaları dahil 25 gün sürdü.
Milliyette yer alan habere göre, Bölüm içinde 17 dakika yer alacak sahnelerin görsel efekt çalışmaları Digiflame tarafından 25 kişilik bir ekiple 2.5 ayda tamamlandı. Çekimde Yüzüklerin Efendisi, Cennetin Krallığı gibi filmlerde kullanılan tekniklerden yararlanıldı.
Üç boyutlu animasyonlarla olmayan köprüler inşa edilirken, hem Macar tarafının kaleleri hem de Edirne sarayı gibi günümüze ulaşamamış mekanlar asıllarına uygun olarak 3D'de yeniden yapıldı.
Amerikan ordusunda görev yapmak isteyenlerin artık eşcinsel olduklarını saklamak zorunda kalmayacakları anlamına geliyor.
Savunma Bakanlığı Pentagon'dan yapılan açıklamaya göre yeni uygulama, şu an silahlı kuvvetlerde görev yapmakta olan ve şimdiye kadar cinsel tercihini saklamak zorunda kalan personel içinde geçerli olacak.
Eski uygulamada eşcinsel askerlere, ancak cinsel kimliklerini açıklamadıkları sürece orduda görev yapma hakkı tanıyordu.
Sivil toplum ve insan hakları kuruluşlarının tepkisini çeken eski uygulama, Aralık ayında Amerikan kongresi tarafında kaldırılmıştı.
Tartışılan uygulamanın kaldırılması, Başkan Obama'nın seçim vaatleri arasında yer alıyordu.
Zeki Demirkubuz'un yönettiği Masumiyet, Türkiye'den sahici ve panoramik bir resim çiziyor.
Yeşim Ustaoğlu'nun yönettiği Bulutları Beklerken, Karadeniz'in sislerle örülü yaylalarında 50 yıl boyunca sırtına yüklenen sırlarla yaşamak zorunda kalmış bir kadının hikayesini anlatıyor.
Gücünü Doğu Karadeniz kıyılarının doğal güzelliğinden ve gizeminden alan Bulutları Beklerken, minimal sinematografisi ve görsel kompozisyonuyla tarihin hapsettiği insan dramına ve bir kadının gözünden yine kadınlara bakıyor.
Yönetmen Fatih Akın dingin akışı, geniş planlı anlatımı ile sosyal sıkışmışlık ve kimlik arayışı sorunlarına değiniyor.
Bağımsız ve özgür bir kadının trajik komik hikayesini anlatan Ahh Belinda, fantastik yapısı ve kara mizahıyla Türk sinemasına yeni bir boyut kazandırdı.
Atıf Yılmaz'ın yönettiği film, çekildiği döneme damgasını vurmuş, Antalya Film Festivalinde de En İyi Film, Yönetmen ve Kadın Oyuncu ödüllerini almıştı.
Yönetmen Uğur Yücel, eskilerin özlemini duyan, yalnız ve sevdalı Tophaneli karakterine hayat verdiği Hayatımın Kadınısın filmde, Türkan Şoray ile buluşarak izleyiciyi nostaljik bir yolculuğa davet eder.
Ferzan Özpetek'in ikinci filmi Harem Suare izleyiciyi 1900'lerin başına götürür.
Son dönemde dizilerle yeniden gündeme gelen Osmanlı haremi Harem Suarede renkli, egzotik ve karmaşık bir melodramın sahnesidir.
Tutunamayanların, yanmaktan korkmayanların, kısaca arabeskin, rutubetli otel odalarında geçen filmidir.
Merkezde 20 yıldır süregelen akıl almaz bir aşk üçgeni vardır.
Bulutları Beklerken, Karadeniz'in sislerle örülü yaylalarında 50 yıl boyunca sırtına yüklenen sırlarla yaşamak zorunda kalmış bir kadının hikayesini anlatır.
Ayşe, doğup büyüdüğü topraklarda trajik bir biçimde kimliğini saklayarak yaşamaktadır.
Artık yaşayıp yaşamadığını bilmediği erkek kardeşini sürgün yollarında terketmesinden duyduğu suçluluk 50 yıllık bir iç hesaplaşmanın ardından gerçek kimliğini üstlenmesiyle sonuçlanır.
Gücünü Doğu Karadeniz kıyılarının doğal güzelliğinden ve gizeminden alan Bulutları Beklerken, minimal sinematografisi ve görsel kompozisyonuyla tarihin hapsettiği insan dramına ve bir kadının gözünden yine kadınlara bakar.
Şükran, Haydarpaşa garının gişesinde çalışan 40 yaşlarında bir kadındır.
Ölmüş olan kocasının siyasal olaylara karışmasından dolayı çok acı çekmiş olan Şükran oğlunu bu tür olaylardan uzak tutmaya çalışır.
Şükran oğlunu aramak için kapı kapı dolaşır, öldürüldüğüne ikna olmaz ve edindiği bilgiler doğrultusunda oğlunun peşinden Mardin'e gider.
Film, yıllardır Almanya'da yaşayan bu iki karakterin yakınlaşmalarıyla açılır ve Ali'nin ölümünden sonra oğlu Nejat'ın Yeter'in kızının peşine düşmesiyle devam eder.
Bu arada Almanya'ya kaçmak zorunda kalan devrimci Ayten, orada bir Alman kıza aşık olur.
Ancak Türkiye'ye geri dönmek zorunda kalır ve örgütle bağlantısı yüzünden hapse düşer.
Alman sevgilisi de onu kurtarmak için peşinden gelir. Dingin akışı, geniş planlı anlatımı ile sosyal sıkışmışlık ve kimlik arayışı meselelerine giren, ancak izleyiciyi hikayeden çok karakterlerine bağlayan bir Fatih Akın filmi, Yaşamın Kıyısında.
Tiyatro oyuncusu Serap, bir reklam filminde oynadıktan sonra birden gerçek kimliğini yitirip iki çocuklu ev kadını Naciye olarak yeni ve tekdüze bir yaşamın içine düşer.
Gerçekle düş arasında savaş veren tiyatrocu Serap ile banka memuresi Naciye film boyunca çarpışır.
Asuman 80 li yıllarda ünlenmiş, güzelliğiyle dillere destan olmuş eski bir şarkıcıdır.
Nejdet ile evlendikten sonra Balatta mütevazı bir hayat yaşamaya başlar ve bir süre sonra kocasının alkol ve kumar alışkanlığıyla tanışır.
Yıllar içinde kocasının gece hayatına da göz yummaya başlar.
İlk evliliğinden olan kızı Ahu evi terketmiş, erkek arkadaşıyla bir otel odasında yaşayıp ünlü olma hayalleri kurmaktadır.
Derken üst katına kiracı olarak yerleşen Tophaneli Tayfur Asuman'ın hayatında büyük bir yer edinir.
Eskilerin özlemini duyan, yalnız ve sevdalı Tophaneli karakterine hayat veren Uğur Yücel, Türkan Şoray ile buluşarak izleyiciyi nostaljik bir yolculuğa davet eder.
Ferzan Özpetek'in bu ikinci filmi izleyiciyi 1900'lerin başına götürür.
Osmanlı'nın son demleridir ve çıkar kavgaları sarayın her yerine bulaşmıştır.
Suç ortaklıklarının dışında ifade edemedikleri bir çekimle birbirlerine bağlanan ikili, Safiye'yi önce padişahın gözdesi, sonra da oğlunun anası yaparak iktidarı ele geçirmeyi hedefler.
Ailesinin hakkında ölüm kararı verdiği bir genç kız, olayı belgelemeye çalışan bir belgeselci ve kanlı bir takip.
Hikaye kurgusunu bozan bu karakter dramı duygu sömürüsüne sığınmadan töre cinayetlerini ele alıyor.
Kulp İlçesine getirilen asker daha sonra İl Jandarma Komutanlığına gönderildi.
Açıklamada, asker Çelik'in yapılan ilk sağlık muayenesinde herhangi bir sağlık sorunu olmadığı belirtilerek, soruşturmanın sürdüğü kaydedildi.
Açıklamada, asker Aykut Çelik ile birlikte kaçırılan Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu ile ilgili araştırma ve operasyonel çalışmaların devam ettiği vurgulandı.
Üniversite yönetimi, yerleşke içindeki bir alana, bir kürsü ve kürsünün arkasına silinebilir duvar oluşturdu.
Kürsü ve silinebilir duvarın önü de, konuşmacıyı dinlemek isteyenler için düzenlendi.
Üniversitenin yeni akademik yılı açılışı yaklaşırken, serbest kürsü hakkında çalışanlardan bilgi alan bazı öğrenciler, duvara kentteki ulaşım sistemine olan tepkilerinden, tuttukları futbol takımına olan sevgilerine kadar çeşitli düşüncelerini yazdı.
Üniversiteli gençler, yönetiminin başlattığı uygulamadan memnun kaldıklarını söyledi.
Tarih Profesörü Kurtcephe, kendisinin sosyalbilimci olduğunu hatırlatarak, İnsanların fikirlerini özgürce ifade etmesi gerektiğine inanırım.
İnsanların düşüncelerinin silah zoruyla değiştirilemeyeceğini ve kaba kuvvete dönük yaklaşımlarla sadece düşmanlık kazanılabileceğini vurgulayan Kurtcephe, üniversitelerin her türlü farklı fikrin tartışıldığı, gerçeğin, doğrunun arandığı yerler olduğuna işaret etti.
Üniversite kavramının içini doldurmak istiyorsak, her türlü düşünce tartışılmalı.
Öyle bir kültür oluşturmalıyız ki, bu kültürün mensupları farklı düşünmeyi bir zenginlik olarak görmeli.
Farklı düşüncelerin bolluğu ve zenginliği o toplumu güçlendirir, zenginleştirir ve geliştirir.
Özgür düşünceye ve farklı düşüncelere hoşgörü gösterme kültürüne sahip çıkmak amacıyla serbest kürsü alanı kurmaya karar verdiklerini dile getiren Kurtcephe, Burası gerçekten kürsü olsun, bir sahne olsun.
Kendisine dinleyici bulabilen öğrencimiz, çalışanımız, mensubumuz, çıksın kürsüye düşüncelerini açıklasın.
Serbest kürsü de herkesin özgür olduğunu vurgulayan Kurtcephe, insanların birbirlerine saygı ve hoşgörüyle yaklaşmayı öğreneceklerini kaydetti.
Kurtcephe, sonuçların nasıl olacağının da zamanla görüleceğine işaret etti.
Sahneye öğrencilerin sloganları yazabilmeleri için silinebilir duvar koyduklarını da belirten Kurtcephe, çıksınlar sloganlarını yazsınlar.
Kurtcephe, serbest kürsü fikrinin diğer üniversitelere de örnek olmasını istedi.
Bunu bilinçli olarak söylüyorum ve Türkiye'nin tehditlerinden korkmuyoruz.
Kongolu askeri sözcü Albay Sylvain Ekenge ise yetkililerin, saldırganların Kongolu olduğuna inanıldığını söylemesini hayretle karşıladıklarını kaydetti.
Sonra da kayınbiraderim Hamit Turan tekmeyle karnıma, yüzüme vurmaya başladı.
Adana Devlet Hastanesinin Acil Servisi'nde tedaviye alınan genç kadın, ailesinden şikayetçi olurken, Beni babamın evine göndermesinler.
Babam, çocuklarımı bırakıp gelirsem beni kabul edeceğini söyledi.
Tedavisi tamamlanan Fatma Kaya, polis gözetiminde İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bağlı Kadın Sığınma Evi'ne teslim edildi.
Şiddet uyguladığı iddia edilen koca, kayınpeder ve kayınbirader ise polis merkezinde ifadelerinin alınmasının ardından Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatıyla serbest bırakıldı.
Jandarma ve polise 123 olay yansısa da çok sayıda kadın kocasıyla karakolda barıştırıldığı için şiddet kayıtlara girmedi.
Yemek masasını hazırlarken üzerine su döktüğü gerekçesiyle kocası A.K. Bunalıma giren A.K., ilaç içip intihar girişiminde bulundu.
R.A., derede tuttuğu balıkları güzel pişiremeyen karısı A.A.'yı dövdü.
İftara yarım saat kala eşinin yaptığı yemekleri beğenmeyen E.A. ve Mustafa Kemal T., iftar saatinde yüksek sesle müzik dinleyen komşusu Fatih G.'yi darp etti.
Yeni evli Y.K., kocası İ.K.'ya hazırladığı yemekleri eleştiren eşinin kız kardeşi A.K., iftar saatinde eve alkollü gelen Y.D., tartıştığı babası L.D.'yi ayağından bıçakladı.
İddiaya göre 3 gün önce Mehmet T.'nin babası Şehmus T. ve oğlu Hamit T., temizlik yapmayan kadını biri 2, diğeri 3 yaşındaki iki çocuğunun gözleri önünde tekme tokat dövdü.
Dudağı patlayan, vücudunun değişik yerleri moraran Fatma K. Acil Serviste tedavisi yapıldıktan sonra taburcu edilen kadın, polise sığındı.
Fatma K.'nın şikayeti üzerine gözaltına alınan Mehmet T., babası Şehmus ve kardeşi Hamit T. Radikal’in haberine göre, Cumartesi gecesini Monte Carlo'daki Princess Grace Hastanesinde geçiren 71 yaşındaki şarkıcının durumunun iyi olduğu belirtildi.
Dernek yetkilileri, A.D.'nin internetten sipariş verdiği yerin sadece cep telefonu numarasının bulunması başka bilgiye rastlanamaması nedeniyle bir şey yapılamayacağını söyledi.
Dernek Başkanı Zeki Fettah, Karşı tarafta herhangi bir resmi şirket olmadığı için mağdur tüketicimizin hakları konusunda yasal bir işlem başlatamıyoruz.
Jobs, her zaman, bir gün görevimi yapamaz ve beklentileri karşılayamaz hale gelirsem bunu size ilk ben bildireceğimi söyledim.
Hariri kendi kullandığı araçla, suikastın gerçekleştirildiği sahil yolundaki St. George Otelinin önüne doğru hareket etti.
Bu sırada, aynı cadde üzerinde bulunan bomba yüklü Mitsubishi marka panelvan araç, yavaşça konvoyun geçeceği yola ilerledi.
Gerçekten sınav gerek soru hazırlama, gerek bilgi işlem, gerek sınav hizmetleri gerek alandaki sınav görevlileriyle bir takım oyunu.
Bu takım oyununu tam oynadığınız zaman başarıya ulaşabilirsiniz.
Adayların T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle bütün işlemlerini yapabildiklerini, dolayısıyla şifrelerini kimseye vermemelerinin önem taşıdığını vurguladı.
ÖSYM'nin bilgi işlem sisteminde bütün işlemlerin silinemez bir şekilde kaydedildiğini anlatan Demir, her bir adayın hangi saatte ne işlem yaptığının izlenebildiğini ifade etti.
Bugüne kadar, söyleyeceklerinin çarpıtılmaması için adayları endişeye sevk etmemek amacıyla geri planda kalmayı tercih ettiklerini söyleyen Demir, seçim ve sınavların da bunda etkili olduğunu anlattı.
Savcılığın, hakkında soruşturma açmak için Danıştaya başvurduğunun anımsatılması üzerine Demir, Danıştayın vereceği karara saygı duyacaklarını ifade etti.
Gerçekten zor bir dönemde göreve geldik, bunu kabul etmek gerekir.
Ben şunu net bir şekilde söylüyorum, hak ve adaletin tesisi bakımından sınav güvenliği anlamında ben vicdanen rahatım ve hiçbir sorun olduğunu düşünmüyorum.
Ama şunu kabul ediyorum, basınla ilişkilerimiz daha iyi olabilirdi.
Adayları rahatsız edecek, adayları endişeye sevk edecek herhangi bir şey yapmak istemedim.
O yüzden belki basınla ilişkilerimizi biraz daha iyi tutup bilgi verebilirdik ama çekindiğimiz tek nokta söylediğimiz şeyler çarpıtılarak adaylar rahatsız edilebilir mi diye endişe içerisine girdik.
Biz siyaset üstü bir kurumuz, öyle olmak zorundayız.
Altın çilek ve bitkisel ürün satan şirketler de çetenin ilgi alanına giriyordu.
Çete, rakip siteleri hackleme teklifinde bulunuyor ve bundan da para alıyordu.
Sitelerin büyüklüğüne göre 10 ile 300 bin TL arasında para isteniyordu. Hackerların bu yöntemlerle 5 milyon TL'lik vurgun yaptığı tahmin ediliyor.
Ayrıca The Bekir, hackerlerin forum sitesi Tahribat.com'u da anlaşmazlığa düştüğü gerekçesiyle çökertmişti.
Ekipler, 9 Ağustosta İstanbul, Eskişehir, Bursa, Muğla, Diyarbakır, Mardin, Konya ve Ankara'da 6'sı hacker 10 kişiyi gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlar arasında azmettirici 4 iş insanı da bulunuyor.
10 kişi emniyetteki sorgularının ardından İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na sevk edildi.
Aracın arka koltuğunda annesi ve ablasının arasında oturuyordu ve onların vücuduna isabet eden kurşunlar Feride C.'nin saldırıdan kurtulmasına sebep oldu.
Araştırmaya göre, gençler cep telefonlarını hala en çok arama yapmak ve kısa mesaj atmak için kullanıyor.
Ancak müzik dinlemek, fotoğraf çekmek, oyun oynamak ve sosyal paylaşım sitelerini ziyaret etmek de akıllı telefonların sıkça kullanılan uygulamaları arasında yer alıyor.
Rapora göre İngiltere'de yetişkinlerin üçte biri de akıllı telefon kullanıyor.
Raporda yetişkinler arasında en yaygın markanın hala Apple'ın ürettiği iPhone olduğu ama gençler arasında Blackberry'nin tercih edildiği belirtiliyor.
2010 yılı Aralık ayı verilerine göre akıllı telefonlardan en fazla ziyaret edilen internet sitesi ise 43 milyon saatle sosyal paylaşım sitesi Facebook.
Ancak daha sonra şirketin internet sitesinin kısa bir süre önce oluşturulduğu ve çalışan fotoğraflarının da Paris'te bir başka şirketten kopyalandığı ortaya çıktı.
Araştırmayla ilgili tanıtım kampanyasının arkasında kimin olduğu ise bilinmiyor.
BTnet'in haberine göre, birçok medya kuruluşunda yer alan araştırma ile ilgili sorular, BBC internet sitesinin okuyucularının ApTiquant şirketinin web sitesini geçtiğimiz ay oluşturduğunu fark etmesiyle belirdi.
Rapor üzerine M.Y., Emine Sabit Büyüknaykal İlköğretim Okulu zihinsel engelliler sınıfında eğitim gördü.
Avukatı Bedri Taşdöndüren'in zihinsel engelli, muayeneden geçsin talebini kabul eden mahkeme, zihinsel engelli eğitimi gören M.Y.'nin Adli Tıp Kurumunca akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespitini istedi.
Kurumdan 1 Şubat 2010'da gelen ve cezai sorumluluğa haiz olduğunu belirten raporun ardından mahkeme, M.Y.'ye toplamda 57 yıl hapis cezası verdi.
Ayrıca çocuklar festival boyunca santralatölye ekibi tarafından düzenlenen atölyelere katılarak eğlenceli vakit geçirebilecek.
Festival alanında İstanbul Riders, motorsiklet meraklılarına motorsiklet deneyimi yaşatırken be positive ekibi, jonglör, kukla ve ateş oyunlarıyla Özgür Hisset Alanını güzelleştirecek.
Martı Uçurtma Kulübünün katkılarıyla düzenlenen Uçurtma Alanında ister kendi uçurtmanızı uçur, isterseniz de sun.day.sky uçurtmanızın gökyüzünde süzülmesini seyredin.
Ayrıca, Oyunun Ruhu Derneği ile Ultimate Frizbi maçlarına hazır olun. Festival boyunca İstanbul'un ilk termik elektrik santrali olan Silahtarağa Elektrik Santralinin korunarak dönüştürüldüğü Enerji Müzesi festival boyunca kapılarını açık tutuyor olacak.
Buna ek olarak Montego ve Pupa Barda da müzik ve eğlence devam edecek. Babylon Soundgarden ile ilgili detaylar ve bilet bilgileri çok yakında www.babylon.com.tr ve biletix.com üzerinden açıklanacak.
Kıbrıs Rum Yönetiminin AB üyesi bir ülke sıfatıyla dönem başkanı olduğu gün, o muz kabuğuna AB Kurumunun basacağı gündür.
Alanya Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekleştirilen toplantıda Bakan Bağış ve Çavuşoğlu'na, muz ile muzlu dondurma ikram edildi.
Kıbrıs'ta milli gururu sayın başbakanımız sayesinde bir kez daha yaşadık.
Sayın başbakanımızın dünya kamuoyuna ve özellikle artık Avrupa'nın şımarık çocuğu konumuna geçmiş olan Kıbrıslı Rumlara verdiği net mesajlar, Kıbrıs konusunda yeni bir dönemin başlangıcını müjdelemiştir.
Bana bazı gazeteci arkadaşlar, Sayın Başbakanın Kıbrıs'taki açıklamaları sizin işinizi zora sokmaz mı? diye soruyor.
Ben Türkiye Cumhuriyetinin bir hükümet üyesiyim ve Türkiye Cumhuriyetinin AB'den sorumlu bakanıyım.
Biz gerekirse Kopenhag Siyasi Kriterlerinin adını Ankara Siyasi Kriterleri olarak koyarız ve aynı kalkınma hamlelerini gerçekleştiririz.
Kıbrıs meselesi, bu kadar muz çiftçisinin arasındayken özellikle vurgulamak istiyorum, AB'nin yoluna konulmuş muz kabuğudur.
Çünkü AB'nin gerçekten bir barış projesi olmasını istiyorsak, 2012 öncesi adada, iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı iki kurucu devletin kuracağı bir federasyonun oluşması, herkesin huzuru açısından önemlidir.
KKTC asla kendi kaderine terk edilen bir ülke değildir.
Kıbrıs'a Başbakan Erdoğan ile yaptıkları ziyareti anlatan Bağış, Sayın Başbakanımız gerçekleri haykırınca, Rumların nasıl çileden çıktıklarına hep beraber şahitlik yaptık.
AB üyesi ülkelerin makul hakkaniyet içerisinde adım atmaları halinde Türkiye'nin varacağı noktanın tam üyelik olduğuna işaret eden Bakan Bağış, Biz başka bir şey de kabul etmeyiz.
Onlar istese de istemese de biz o standartları yakalayacağız.
Anadolu da sevdiğim güzel bir söz var, papaza kızıp oruç bozacak halimiz yok.
Bugün veya yarın muhtemelen ambulansla Trabzon'a, oradan uçak ambulansla Ankara'ya göndereceğiz.
Özellikle beyin cerrahı Onur Yaman'ın cesareti takdirin üzerinde. Dünyanın başka bir yerinde, başka bir tedavi uygulanır mı? diye sorduk, hayır dedi.
Biz de peki o zaman siz uygulayın diyerek yola koyulduk.
Vali Hacımüftüoğlu, bir gazetecinin, yaralı polisin durumuyla ilgili olarak Başbakan ile görüşüp görüşmedikleri sorusu üzerine, Başbakan ile hemen hemen her durumu görüştük.
Rektör Yılmaz ise Servet Erkan'ın hastanelerine ciddi beyin travması ile geldiğini hatırlatarak, Sayın valim ve başhekim ile süreci sürekli takip ettik.
Cengiz, Kayseri'de kendisiyle görüşen MİT'çilerden Kağan adlı kişinin bir kereye mahsus olmak üzere kendisini MİT tarafından kullanılan bu odaya aldığını ifade ederek, 6 tane büyük bilgisayar vardı.
Radyolarda kullanılan ses ayarlarını yapan cihazların daha büyüğü vardı.
Kağan bey bana, Hem Genelkurmaydan hem emniyetten istediğimiz yerden görüntü alabiliyoruz dedi.
Ses yok mu? diye sorunca, Ses de alıyoruz, o daha sonra dedi.
Cengiz, diğer MİT'çiler Selahattin ve Davut olmadığı için odaya girebildiğini ifade etti.
MİT'çilerden Musa aldı kişinin emekli Orgeneral Hilmi Özkök ile görüştüğünü de ileri süren Cengiz, Bir sefer de beni kendi telefonundan Özkök ile görüştürdü.
Kastamonu saldırısı, Reşadiye gibi kontrolünüz dışında gelişen bir saldırı mı? diye.
AK Partiden bize adam gönderdiler, araya adam koydular.
Yıllardır süren silahlı bir mücadele, siyasal bir mücadele var.
Peki bu Kastamonu saldırısının mantığı ne olabilir, seçimleri zora sokmak mı?
Akdeniz ve Karadeniz'de onca teknolojiye, hazırlığa, dinlemeye rağmen biz burada barındığımızı, eylem koyabileceğimizi göstermek istedik.
Başbakanı örgüt olarak hedef alacak olsak, böyle aldırmazdık dedi.
Belediye Başkanı karşılıyor, sloganlar Erdoğan aleyhine, Kemal Kılıçdaroğlu lehine.
Bu noktaya ekonomik ve sosyal araçlar araçlarla erişecek, asker kullanılmayacak.
Türkiye, AB'ye girecek mi? diye sorulduğunda Olmayacak yere girilmez derdim.
Fransa ile ABD, Libya politikasında birlikte hareket etti.
Herkesin görevi, tanzimin daha iyi olmasına yardımcı olmak.
Türkiye'deki bazı kişiler bu tanzimde görev aldıklarının hiç farkında değiller.
Sadece önlerine gelen fırsatı kullanıyorlar ve biz yaptık diyorlar.
MHP'de kasetlerle bertaraf edilen insanların siyasi açıdan tasfiye edilmelerine gerek yoktu.
Baykal, CHP'nin lideriydi ve o dönemde CHP resmi ideolojinin simgesiydi.
Kılıçdaroğlu, Kürt'e Kürt diyor, çeşitli inanç gruplarını kabul ediyor.
Dediler ki, Türkiye'de asıl büyük güç resmi ideolojiyi savunan CHP'ydi.
ABD'de MHP'nin anladığı şekilde milletten bahsedilemez ama dünyanın en büyük gücü.
Darbe Celal Bayar'ın temsil ettiği Demokrat Partiye yapıldı.
O başbakan olduğunda İsmet Paşa'nın öldürüldüğü bile söylendi.
Acaba Atatürk kendi ilkelerine ihanet eden bir adamı anlayamayacak kadar bilgisiz miydi?
Ondan sonra da bütün teşkilatımız daha dikkatli ve duyarlı bulunsunlar diye anons yaptı.
Telsizden başka anonsların geçmesi üzerine söz konusu polis memuru kod numarası okuyarak.
Merkez benim konum anlaşıldı mı, tamam mı? diye sordu.
Haber merkezinin, Doğrudur efendim anlaşıldı anonsu üzerine Erin Çoban, Tamam, herkese hayırlı akşamlar arkadaşlar diye sözlerini tamamladı.
Kucağında kızı ile birlikte görüntülenen Erin Çoban, eşiyle birlikte otomobiline binerek evine gitti.
Gelişmeler üzerine Emniyet Müdür Yardımcıları, Hastaneler Caddesinde bulunan Emniyet Müdürlüğü hizmet binasına giderek olayla ilgili inceleme başlattı.
Légion d Honneur, 1802 yılında Napoleon Bonaparte tarafından yaratılan ve o yıldan beri duruşuyla topluma örnek sayılabilecek bireylere veriliyor.
Alev, tam olarak Tarlabaşı Bulvarını gören, şu sıralar önünde bariyerler, demirler, tahtalar olan bina topluluğunda kaçak göçek yaşayan kimselerden sadece biri.
Gündüzleri genelde uyuyor ya da sokaklardan topladığı satılabilir ne varsa onları satmak için etraftaki hurdacılara ve geri dönüşüm işlerine hepimizden fazla haiz olan kimselere gidiyor.
Kiminden bir lira, kiminden on lira istiyorum, astım ilacı almam lazım, bulmaca çözüyorum beynimi yitirmemek için, gazete almam lazım, ekmek arası kuru yaş ne varsa onlardan almam lazım.
Bugün yarın yıkılıp yerine yepyenileri dikilecek binalarda akla hayale gelmeyecek hikayeler var.
Ve burada kimsenin kimseye güveni yok, belki dışardan gelen benim gibi katalizörlerden başka.
Ben ki bir garip yolcu, hep sığındıkları şarkılarındaki gibi.
2012 teknoloji alanında pek çok yeni ürünün beklendiği bir dönem.
Yeni yılın ilk işlem gününü de istisnai gün olarak değerlendiren Merkez Bankası açılışta 1.8950 TL olan dolara gün boyu satış yaparak müdahale etti.
Merkez Bankası, cuma günkü müdahaleden farklı olarak bu kez blok satış yerine her kademede, daha düşük satış yaparak yaklaşık 1 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi.
ABD piyasalarının tatil olması nedeniyle döviz satış ihalesi açılmayan günün sonunda dolar yine 1.90 TL'ye çıktı.
İki işlem gününde cuma günkü ihaleyle birlikte satılan döviz miktarı 4.3 milyar dolara ulaştı.
4.3 milyar dolarlık satışa karşılık dolardaki düşüş 1.5 kuruşta kaldı.
Bu arada bono piyasasında aktif kağıdın faizi yüzde 11,17'ye yükseldi.
MB açıklamasında piyasaya satış yönünde doğrudan müdahale edildiği belirtildi.
MB'nin diğer açıklamasında ise bugün açıklanacak enflasyonun yüzde 10'un üzerinde gerçekleşmesinin beklendiği belirtilerek, 29 Aralık 2011 gününden itibaren ek parasal sıkılaştırmaya gidildiği kaydedildi.
Aynı ideali taşıyanların aynı konuda ürettiği iki belge bazen birbirinden çok farklı olabilir.
Ama bu sayede Türkiye, inkarcı zihniyetine ve haksız konumuna kılıf buldu. 2006'da dokuz Türkiyelinin Liberation'da yayınlatarak savunduğu şey ve Hrant’ın soykırım sözcüğünü kullanmama tercihi bundan çok farklıydı.
Yahudi soykırımının inkarı, birçok Avrupa ülkesinde yaptırıma bağlanmıştır.
Tasarıya karşı çıkanlar, 2006'da bu tür yasalara karşı çıkmış olan H. Dink’in bugün ne düşünüyor olacağı konusunda kimse kehanette bulunamaz.
Artık her türlü katliam için kullanılıyor ve terim olarak yozlaştı.
Lakoniki tabir edilen özlü anlatım anca bu kadar olur!
İfade özgürlüğü denilen meretin ne olduğunu izah edebildim mi efendim, yani Hrant izah edebildi mi?
Kedi Kitabevi, İzmir'de zincir mağazalara karşı direnen bir mekan. Şiva isimli bir kedinin yol göstermesiyle kurulan kitabevinde yalnızca kitap satılmıyor, edebiyat solunuyor.
Hem birçok şeyi ilk onlardan duyuyoruz hem de kimi zaman yazılar değme yazarlarınkine taş çıkartıyor.
Hikayesi böyle başlayan bir kitabevini merak etmemek mümkün mü?
Önce Kedi Kitabevi’ni, sonra da Ahmet Bakkalı bulup merak ettiklerimi sordum.
Kıvrılıp dükkanın bir köşesinde yatan kedileriniz var mı?
Yoksa sokak kedileri mi ilham kaynağınız?
Karşıyaka ve Bostanlı, kedileri ve kediseverleri ile bilinir.
Ayrıca kedilerin kendi alanlarına sahip çıkan bir karakterleri vardır.
İçeride kedimiz yok ama arka bahçemizde ve kitapevinin önünde beslediğimiz sokak kedilerimiz var.
Hatta kitabevi için dükkan aradığımız günlerden birinde, şimdiki yerimizin önünde yatmış güneşlenen bir kedinin sürekli miyavlayarak adeta bizi çağırdığını duyduk.
Bunu işaret kabul edip çağrıya uyduk biz de.
Böylece hem mekanımızı bulmuş, hem de zaman zaman kitabevinin önünde güneşlenirken görebileceğiniz Şiva ile tanışmış olduk.
Daha önce neler yapardınız, nasıl ortaya çıktı ve neden kitabevi?
Anladığım kadarıyla ortaklardan biri Sertaç Bilgici ve o da mimar.
Sonraki yıllarda İzmir'e taşınınca Kabile Kitabevi ve bir kitabevinde daha devam etti kitapçılık maceram.
Sertaç bu süre boyunca mimarlık yapmaya devam etti.
2010 yılının yaz ayları, ikimizin de yaptığımız işlere ara verdiği bir dönemdi.
Düzenli okuyan bir kesim var ama Bostanlı gibi kültür seviyesi yüksek bir yer için yeterli olduğu söylenemez.
Büyük alışveriş merkezlerinde açılan zincir mağazalar, bağımsız kitabevlerinin rekabet edebilme gücünü kırarak ardı ardına kapanmalarına neden oldu.
Okur üzerinde ciddi bir manipülasyon yaratılarak, çok satan takipçisi bir kitle oluşturuldu.
Kitap satmanın yanı sıra bir takım etkinlikler de var galiba, neler yapıyorsunuz?
Bana yeriniz, modern bir sahaf, bir buluşma noktası gibi geldi?
İzmir'le İstanbul arasında bir köprü olur mu bu söyleşiler, ne dersiniz?
İstanbul'da bu tür etkinliklerin çokça yapıldığını biliyoruz ve takip ediyoruz.
Ama Pazartesi Söyleşilerinin konukları sadece İzmir ve İstanbul'dan değil.
Söyleşi takvimine dahil olmuş Denizli ve Ankara'dan da konuklarımız var örneğin.
Bilginin paylaştıkça çoğalacağına olan inancımızla, söyleşilerimizin, üreten, düşünen ve sorgulayan insanlar arasında bir köprü olacağını umut ediyoruz.
Türkiye yargı tarihi, aynı zamanda, yargısız infazların, faili meçhullerin, işkencelerin, devlet katliamlarının mevzuata uydurulup aklandığı bir tarih.
Son yıllara kadar Türkiye'de en az tartışılan konulardan biri yargı kararlarıydı.
Zira bu tartışmayı önleyen ceza hükümleri bir yana, kökten sistem muhalifleri dışındaki çevreler, kurulu militer vesayetçi düzenin bekçisi durumundaki yargıyı tartışmayı doğru bulmadılar.
Şimdi ise sistem içi siyasi çatışma doruğa ulaşınca, kesilen parmağın acıdığı dile getirilmeye başlandı.
İktidar sahipleri yargıyı her daim siyasi emellerinin bir aracı olarak kullanmaktan asla vazgeçmiyor.
Bu sadece bize özgü bir durum da değil.
Burjuva hukukun ve uygulayıcısı yargının temel işlevi, sistemi korumak ve kollamaktır.
Ancak bu bekçilik işlevinin gelişmiş burjuva toplumlarda nispeten demokratik bir standarda bağlandığını ve değişen hükümetlere göre bu standartların değişmediği görülür.
Hem yargının kuruluşu ve işleyişi demokratik değildir hem de her gelen iktidara göre yargı renk değiştirir.
Keza aynı şey Yargıtay kararlarında, Anayasa Mahkemesi kararlarında da görülecek.
Önümüzdeki günlerde bu yüksek yargı kurumlarının daha önceki kararlarına tamamen zıt kararlar verdiğine tanık olacağız.
Gelen gideni aratıyor ve tüm eleştirilere rağmen Adalet Bakanı ve müsteşarı HSYK’da görev yapmaya devam ediyor.
Tıpkı kahir çoğunluğun kaldırılması gerektiğini söylediği seçim barajı gibi.
Çıkarlar, demokrasi çatışmasında her zaman çıkarlar galip geliyormuş. Yargı öyle bir güç ki, iktidarlar onu yönlendirmekten hiçbir zaman vazgeçemiyor.
Çünkü mevcut iktidarın emeline uygun siyasi operasyonlarını yapması için güçlü silahlara ihtiyacı var.
Yargı kılıç sallayınca adaletin kılıcı oluyor ve böylelikle tüm toplum, bu kararlar eliyle dizayn ediliyor.
Kısa bir süre önce, Türkiye tarihinin en karanlık dönemlerinde bile görülmemiş bir şekilde 34 avukat, KCK ilişkisi nedeniyle tutuklandığında, yine yüce yargı kararından söz edildi.
Tutuklanan avukatların tamamına yüklenen suç, İmralı'da görüştükleri Öcalan'dan aldıkları talimatı Kandile iletmekse eğer, biliniyor ki Öcalan'la görüşmeler sırasında teybin kayıt tuşu hemen devreye girer ve kameralar çalışır.
Ya da savcılara sormak gerekir, MİT görevlileri Öcalan'dan aldıkları yazıları Kandil’e, Kandil’den aldıklarını Öcalan'a getirip götürdüğünde ve bunlar ses kayıtlarıyla ortaya çıktığında niye soruşturma açmıyorsunuz?
Doğrudur, rengi yeşile dönüşen yargı, militerleri yargılıyor, geçmişteki birkaç faili meçhul cinayeti soruşturuyor.
Ancak soruşturulan faili meçhuller, karanlık devlet geçmişi gözetildiğinde devede kulak bile değil.
Militerler şimdiki hükümete bulaşmasaydı, yargılanmaları rüyada bile görülmezdi.
Çünkü Türkiye yargı tarihi, aynı zamanda, yargısız infazların, faili meçhullerin, işkencelerin, devlet katliamlarının bir şekilde mevzuata uydurulup aklandığı bir tarihtir.
26 yıllık meslek yaşamımda buna tanığım ve bu adalet mekanizmasında avukat olarak bile çalışıyor olmaktan çoğu kez hicap duydum.
Ama şimdilerde yasadışı telefon dinlemeleri, ne idüğü belirsiz gizli tanıklıklar, bilgisayar verilerinde tahrifat yaparak delil oluşturma gibi yöntemler moda oldu.
Yok, bütün bunlar sizi ilgilendirmiyor da güç odaklarının askerliğine mi soyundunuz?
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel in, askeri savcılığa Uludere olayıyla ilgili talimat verdiği ve iddiaların en ince ayrıntısına kadar soruşturulmasını istediği belirtildi.
Askeri savcılığın soruşturmasının, diğer adli ve idari soruşturmalardan ayrı olduğu ifade edildi.
Savcının görüntülerin yanı sıra görüntü alınmasından sonra yapılan işlemler ve verilen talimatlarla ilgili yazışmaları ve bilgi de istediği belirtildi.
Helikopterle perşembe günü bölgeye giden savcının olay yerini incelediği, hem polis hem jandarma olay yeri ekiplerinin birlikte çalışarak kanıt toplayıp, görüntü aldığı ifade edildi.
27 sinema yazarının oylarıyla yapılan seçimde ikinci sırada Altın Ayı ödüllü İran filmi Bir Ayrılık bulunurken, üçüncü sırada ise Martin Scorsese'nin ilk 3 D çalışması Hugo yer alıyor.
Akbank Sanat, ocak ayı boyunca her cumartesi günü saat 17.00'de Yakın Dönem Filmleriyle Latin Amerika'ya Bir Bakış adlı seçkiyi sinemaseverlerle buluşturacak.
Program, 7 Ocak günü 2010'da en iyi yabancı film Oscar'ını kazanan Arjantin yapımı Gözlerimdeki Sırın gösterimiyle başlayacak.
Bir aşk hikayesini anlatan programın son filmi İspanya yapımı Chico Rita ise 28 Ocak günü izleyiciyle buluşacak.
Aradan geçen bunca yılın ardından şimdi de Çin, Ay yüzeyine adımını atmaya hazırlanıyor.
Çin Ulusal Uzay Ajansının en büyük amacı ve umudu bu.
1972'nin Aralık ayında Apollo 17'den inip toprağa ayak basan Eugene Cernan'dan bu yana Dünya'nın uydusu Ay'a ayak basan olmadı.
Soğuk Savaş'ın da etkisiyle ABD'li ve Rus uzay araçları tarafından özel muamele gören Ay'a olan ilgi 1976'da gönderilen Luna 24'ün ardından azaldı.
Çin bu hedefini 5 yıl içinde gerçekleştirmeyi planlıyor.
Üstelik amaç sadece Ay'a gitmek değil, Ay'a insan göndermek.
Ancak Çinliler bu işin 5 yıl içinde yapılamayacağının da farkındalar.
Açıklanan plan bu olsa da Çin Ulusal Uzay Yönetimine göre bu hedef 2025 yılında gerçekleştirilebilir.
Modern iletişim teknolojileriyle artık Ay'a gitmeden de Ay'ın yüzeyini görebiliyor, hatta gezebiliyorken Çin'in Ay'a gitme hevesinin ne kadar faydalı olabileceğini ise zaman gösterecek.
Sovyetler Birliği’nin Luna programı Ay yüzüne insansız uzay araçları ile ulaşmayı başaran ilk program olmuştur.
Yerçekimini yenip Ay'ın yanından geçmeyi başarabilen ilk insan yapımı nesne Luna 1 uzay sondası olmuştur.
1959 yılında Ay yüzüne çarpan ilk insan yapımı nesne Luna 2, ve Ay'ın öteki yüzünün fotoğraflarını çeken ilk uydu da Luna 3 olmuştur.
1966 yılında Ay yüzeyine başarılı bir yumuşak iniş yapan ilk uzay aracı Luna 9 ve Ay yörüngesine giren ilk uzay aracı da Luna 10 olmuştur.
Ay yüzeyine 1969 yılında ilk insanların inmesi, uzay yarışının doruk noktasını oluşturmuştur.
Neil Armstrong, ABD uçuşu Apollo 11'in komutanı olarak Ay'da yürüyen ilk insan oldu.
Apollo uçuşlarının tamamında bilimsel ölçüm aletleri, Ay yüzeyine yerleştirildi.
ALSEP istasyonlarında ısı akış sondaları, sismometreler, manyetometreler, ve küp köşeli retroreflektörler bulunmaktaydı.
Bütçe sorunları sebebiyle 30 Eylül 1977'de Dünya'ya bilgi iletimi kesilmiştir.
14 Aralık 1972'de Apollo 17 uçuşunun bir parçası olarak Ay üzerinde yürüyen Eugene Cernan'dan beri başka bir insan Ay üzerinde yürümemiştir.
1960'ların ortasından 1970'lerin ortasına kadar Ay yüzüne ulaşan yaklaşık 65 farklı uçuş görevi yapılmıştır.
Bunların sonuncusu, 1976 yılındaki Luna 24'tür.
Bunları yalnızca 18'i kontrollü olarak Ay yüzeyine inmiş, dokuzu geriye dönerek ay taşı örnekleri getirmiştir.
Daha sonra ise Sovyetler Birliği, Venüs ve uzay istasyonlarına ilgisini çevirirken ABD, Mars ve ötesi ile ilgilenmeye başladı.
Özel eğitimli Ramze adlı köpeğin de yardımıyla araçta yapılan aramada koltukların altındaki gizli bölmelerde paketler halinde 11 kilo 108 gram esrar bulundu ve M.A. ile bu korucuların akrabası olduğu belirtilen R.A., gözaltına alındı.
İçerisinde uyuşturucu bulunan araca el konulurken, soruşturma sürüyor.
Daha sonra ayağa kalkan ve isminin Havva Kıran olduğu öğrenilen eylemci, Başbakan ile görüşmek istiyoruz. Grup, daha sonra eylemi sona erdirerek, BDP grubuna gitti.
BDP Van Milletvekili Özdal Üçer'in, cep telefonuyla eylemi görüntülediği izlendi.
İyi bir yıl değildi 2011.
Bugün 2011'e nokta konacak olmasından, kendi payıma, memnunum.
Yeni olan her şeyde olduğu gibi, yeni bir yıl da umut getirir.
Bu bakımdan, 2011'in bitmesi, 2012 ile buluşacak olmamız, yeni umutlara yelken açmamız için iyi bir şey.
Yılın sonunda da ölüm kavramıyla fazla haşır neşir olduk.
Hiç beklemediğim bir anda ölüm haberini aldığımda burnumun direği sızladı.
Aydın Bey ile bir dönem bayağı yakın dost olmuştuk.
Derin ve bir insanın hayatında ender rastlayabileceği ölçüde bir insandı.
Hem de bu ülkenin toprağının dokusunu sanki cildinin tüm gözeneklerine sindirmiş bir halk adamı.
35 vatandaşımız, resmi dilin tanımıyla bir operasyon kazasına kurban gitti.
Operasyon kazası ama maliyeti aynı aileden 29 kişi, 35 kadersiz ya da ülkemizin yanlış yerinde doğduğu ve yaşadığı için kötü kaderli olan insanların canı alındı hiç yere.
2012'de siyasi karar vericinin daha vicdanlı, daha serinkanlı, daha bilgece ülkemize ve dünyamıza bakmasını bekleyelim.
10 gün sonra buluşmak üzere, 2011'den çok daha iyi geçmesini istediğim bir 2012 diliyorum.
Maliye Bakanlığının kasasına ise toplam değeri 360 milyon lira tutan tüm biletlerin satışından yaklaşık 93 milyon TL girecek.
ABD'de ise ikramiye çıkan talihliye ikramiye dağıtımına göre vergilendirme uygulanıyor.
Talihli ikramiyeyi nakit almak isterse vergi olarak yüzde 45'e kadar bir kesintiyle alabiliyor.
İkramiyenin taksitler halinde alınması durumunda ise bu oran daha da düşüyor.
40 milyon liranın faizi bile talihlileri zengin edecek. Bunun günlük faizi de 6 bin 520 lirayı bulacak.
İkramiyenin 1 aylık faiz geliri ise 253 bin 369 lira.
Araştırmalarını genişleten bilim adamları, genetik olarak devralınan ATM mutasyonunun pankreas kanserinde rol oynadığını teyit etti.
Barbadoslu şarkıcı Rihanna'nın cüretkar pozlarına yer veren Armani kadın iç çamaşırı için hazırlanmış kampanya 2011 yılının en seksi reklamı seçildi veya seçilmiş olabilir.
İngiliz Daily Mail gazetesinin internet sitesinde Amerikan reklamcılık dergisi Advertising Age kaynak gösterilerek yayınlanan haberde, 2011 yılının en seksi ilk 10 reklamı listelendi.
Haberin Dail Mail'de yayınlanmasını takiben The Huffington Post tan, International Business Times'a kadar sayısız sitede liste tekrar tekrar yer aldı.
Hatta Rihanna'nın kendisi bile Twitter'daki @rihanna resmi hesabında, Say what? Yılın son günlerinde herkes tarafından paylaşılan bu haberde bir gariplik vardı çünkü hiçbir yerde Advertising Age dergisinin orijinal haberinin bağlantısı yer almıyordu.
Haberin yayılmasından iki gün sonra Advertising Age dergisinin sitesinde yer alan açıklamaya göre böyle bir liste yapılmamıştı.
Derginin araştırmasına göre Dail Mail gazetesi haberi, TNI Press isimli şirketin basın bültenine dayandırmıştı.
Basın bülteninde Advertising Age'in adı verilerek en seksi reklamları seçmek için bir anket yapıldığından bahsediliyordu.
Kömür sobasından çıkan yangında çadırda kalan 7'si çocuk 9 kişi son anda komşular tarafından alevlerin içinden çıkartıldı.
Olay yerine gelen itfaiye ekibinin müdahalesiyle yangın söndürülürken, çadır kül oldu.
Kaldıkları çadırları ve içindeki tüm eşya yanan Beyaztaş ailesinin fertleri gözyaşlarını tutamadı.
Bu arada olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi.
Yangından son anda kurtarılan çocuklar ısınmaları için gelen ambulanslara alındı.
Önce hasarlı eve alınan aile fertlerinden kanser hastası olan anne Adalet Beyaztaş, Ölümden döndük.
Yangından sonra Kızılay ekipleri de hemen harekete geçerek çadır kurdu ve Beyaztaş ailesinin fertleri bu çadıra yerleştirildi.
Van Belediyesi de artan çadır yangınlarına karşı uyarıcı broşürler dağıttı.
İtfaiye Müdürü Osman Acar ve belediye ekipleri çadır kentleri gezerek depremzedeleri çadır yangınları konusunda bilgilendirip, uyarıcı broşürleri dağıttı.
Belediye tarafından hazırlanan broşürlerde çadır yangınlarının önlenmesi resimlerle anlatılırken, broşürde yapılması gerekenlerle ilgili de bilgilere yer verildi.
Diyarbakır Dicle Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinin bir sınıfına zaman ayarlı ve parça tesirli bomba konuldu.
Polis, bombayı etkisiz hale getirirken, ikinci bir bomba olabileceği ihtimaline karşı arama başlattı.
Çağrılan polis, çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak fakülte binasını boşalttı.
Ardından bomba uzmanı ekiplerin, uzaktan kumandalı robotla yaptıkları incelemede kutuda bomba olduğu belirlendi.
Uzman polisler kutu içindeki bombayı olay yerinde etkisiz hale getirdi.
Yapılan ilk incelemede patlayıcının el yapımı zaman ayarlı ve parça tesirli bomba olduğu belirlendi.
Bombanın patlaması sırasında yangın çıkması için yanına şişe içinde benzin konulduğu da saptandı.
Polis, binada başka patlayıcının bulunup bulunmadığı bomba uzmanı köpekler eşliğinde arama yaptı.
Van'dan Şırnak’a hareket eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konvoyunda kaza meydana geldi.
Konvoyda yer alan ve içerisinde Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'in de bulunduğu 65 NY 412 plakalı otomobile Bitlis'in Tatvan ilçesi çıkışında İran plakalı olduğu belirtilen TIR arkadan çarptı.
Hafif şekilde hasar oluşan araçta, Tekin'in yanı sıra Parti Meclisi üyesi Hüseyin Yaşar, Genel Başkan asistanı Barış BozkurT’un bulunduğu ve sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.
Tekin ve araçtakilerin, konvoydaki başka bir otomobille Şırnak’a devam ettiği kaydedildi.
Öte yandan kısa bir açıklamada bulunan Tekin, sağlık durumlarının iyi olduğunu söyledi.
Tekin, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun bulunduğu otomobille yola devam ettiklerini bildirdi.
Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı, yanıt olarak Taşdeler'e uygulanan anjiyo tedavisinin tüm ayrıntılarını içeren 3 sayfalık rapor sundu.
Hükümet aleyhinde kara propaganda yapmak suçundan hakkında dava açılan 29 sanıktan Ege Ordu Komutanı Orgeneral Taşdeler'in GATA'da gördüğü tedavi muammaya dönüştü.
Hakkında yakalama kararı çıkarıldığı gün kalp rahatsızlığı nedeniyle GATA'da tedavi altına alınan Taşdeler'in yaklaşık 5 aydır tedavi gördüğü belirtilmişti.
Andıç davasının diğer sanıklarından Tümgeneral Mustafa Bakıcının Kuzey Irak üzerinden Rusya'ya kaçtığı ortaya çıkınca, savcılık GATA'ya Taşdeler'in durumunu sordu.
Taşdeler'in hangi sağlık sorunu ile tedavi gördüğünün bildirilmesi istenirken, tedavisinin tamamlanması sonrasında savcılığa teslim olmasının istendiği belirtildi.
Başlayan yılın getireceği büyük sevinci herkesle paylaşmak istiyorum. Yazmama neden olan Hasan Cemal ve özellikle mektubunu yayımladığı Ayla Akad'a teşekkürle başlıyorum.
Ayla Akad, benim emsalini bilmediğim, bunun için de nitelendirmekte zorlandığım bir olayı yaşayanlardan biridir.
Uludere'de birbirine eklenen cesetleri alma, camiye gidiş, namaz, dua, mezarlığa taşıma ve defin işlemlerinin travmasını yaşadıktan sonra geldiği Diyarbakır'dan yazmış mektubunu Hasan Cemal’e.
Eve döndüğünde, gözyaşlarını saklayamadığı oğluna iyice sarılmış, doyasıya ağlamış, ağlamış.
Orada da mahşeri bir kalabalık vardı ama insanları bir araya getiren yaşanan ortak sevinçti.
Hiçbir başbakan, Tayyip Erdoğan kadar büyük sözler etmedi.
2009 yılı 19 Ekim Pazartesi günüydü sekiz PKK’lı Habur'dan geçti, bazı düzenlemelerle Diyarbakır'a kadar iki günde gittiler.
Evet Kürtler Habur'u sevinçle karşıladılar ama o ortak sevinç değildi.
Bu memlekette birlikte yaşayanlar, birlikte olduklarını yalnız bırakmadılar, kaderlerini ve kıvançlarını mümkün olduğunca paylaştılar.
Sayın Beşir Atalay'ın 2009'dan beri istikrarlı biçimde söylediklerini de bunlara eklemeliyiz.
Üç yıldan beri, DTP ve sonra BDP yöneticileri bir türlü siyaset yapmamakta direniyorlar.
40 milyon yetişkin insanı yanlışa itmek için akıllarına ne geldiyse söylediler ve yaptılar.
Sayın Erdoğan, elinde imkan olsa da meseleyi erteleyemez, çünkü kendinden sonra gelecek siyaset adamının meseleyi çözme gücü olmayacağını bilmektedir.
2012'de bu iki adımın atılacağını sandığım için seviniyorum.
Yeni yıla, hiç şüphesiz yeni umutlarla ve yeni heyecanlarla giriyoruz.
Kardeşlik hukukuyla yazılmış tarihimiz, geleceğini de yine kardeşlik hukuku üzerinden şekillendirecektir.
Bu asil millet, cenazeleri üzerinden bile siyasi rant sağlamaya, ölümler üzerinden bile tahrik ve provokasyon üretenlere her zaman gereken cevabı vermiştir ve verecektir.
İnşallah 2012 yılı, her şeyden önce kardeşliğimizin güç kazandığı, kardeşliğimize kastedenlerin de kaybettiği bir yıl olacaktır.
Topbaş ziyaret sonrası gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Minibüs esnafının asla mağdur edilmeyeceğinin altını çizen Topbaş, Onların ekmek teknelerini ellerinden almayı düşünmüyoruz.
Vatandaşları suyu dikkatli kullanmaları konusunda uyaran Topbaş, hepimizin yaşadığı bu şehirde maalesef bu mevsime gelmemize rağmen yağışlarda ciddi bir eksiklik var.
Ama bu yıl böyle giderse kurak geçerse gelecek yıl biraz daha kurak olduğu takdirde gelecek yıl 2013 yılında sıkıntıya düşebiliriz.
Bizim doğal kaynakları kullırken başta su olmak üzere enerji, akaryakıt ve doğalgazı kullanırken çok dikkatli kullanmak zorundayız.
Topbaş, 2013 de su sıkıntısı çekmemek adına, vatandaşın suyu dikkatli kullanmasını istedi.
Uludere'de yaşamını yitiren 35 kişinin cenazelerinin Gülyazı Köyünde toprağa verilmesinin ardından konuşan BDP eş başkanı Selahattin Demirtaş, sert sözler sarfetti.
50 bin defa da öldürseniz bu toprakların adı Kürdistan'dır.
Kefaleti yatırmadığı için tutuklu yargılanan Fuchs suçlu bulunursa iki yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek.
Bulnes'ten önceki eğitim bakanı Joaquin Lavin de reform taleplerinin merkezindeki eğitim sektöründe, özel bir üniversite ile mali ilişkilerinden dolayı öğrenci hareketi tarafından meşruiyetinin sorgulanması üzerine temmuz ayında istifa etmişti.
Ülkede, her seferinde 100 bin kişiyi bulan 40'dan fazla gösteride, ekonomik büyümeye rağmen orta sınıfın sosyal memnuniyetsizliği 1990'da demokrasinin dönüşünden beri görülmeyen bir şekilde dile getirildi.
İstifa eden Bulnes, ekim ayında ölü doğan diyalogda öğrenci liderlerinin muhatabıydı. Bu temaslarda, öğrencilerin istediği eğitim bütçesindeki artış, parlamentoda da onaylandı.
Radikalin 35 yurttaşa İHA bombası başlıklı manşetini kastederek.
İki, gece yarısı hiçbir yetkiliye haber vermeden sınırdan gizlice geçmeye çalışmışlar, yani kaçakçılık!
Şimdi biz kalkıp 35 yurttaşa İHA bombası diyoruz.
Bunları söyleyen kişi militarist olsa anlayacağım ama değil.
Aksine, askeri yaklaşımın Kürt Sorununun çözümünde en büyük engel olduğuna inananlardan.
Hükümeti kollamak için söylüyor desem o da değil çünkü her konuşmamızda AK Parti iktidarının reformcu kimliğinden nasıl uzaklaştığını anlatıyor.
Öğrencilerin polis gücüyle orantısız bir biçimde bastırılmasına da Kürt Sorununun güvenlikçi bakış açısıyla çözülmeye çalışılmasına da karşı.
Ama Uludere'de 35 sivil vatandaşın ölümüyle sonuçlanan operasyondan dolayı askere haksızlık edildiğini düşünüyor.
Bir kere kaçakçılık adeta normal bir iş gibi sunuluyor.
Üç, Irak ve Afganistan'da yanlış istihbarattan dolayı maalesef birçok sivil insan hayatını kaybetti.
Peki, bütün bu gerekçelerden dolayı Uludere'de yaşananlara operasyon kazası deyip geçecek miyiz?
Ama buna karşılık bazıları sanki asker ya da devlet bile bile vatandaşlarını öldürdü şeklinde yayın yapıyor.
İhmal ya da kasıt var mı, henüz cevabını bilmiyoruz.
Evet, çok sevdiğim bir insanla ilk defa ters düştük.
Sadece dost sohbetlerinde değil dün Mecliste grubu bulunan partilerin konuşmalarını dinledim.
35 insanın vahim bir operasyon sonucu havadan bombalanarak öldürülmüş olması bile bizleri bir araya getiremiyor.
Yas tutmak yerine var olan kavgalar daha da büyütülüyor.
Eşi Burcu Ağca Akgün'e, zarf içerisinde kıl ve mermi gönderdiği iddiasıyla, 9'uncu Asliye Ceza Mahkemesinde tutuksuz yargılanan Malatyalı emlakçı Nafiz Akgün, 19 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Yarışmaya katılmaktan vazgeçen Burcu Ağca, kaldığı otelin lobisinde Malatya'da emlakçılık yapan Nafiz Akgün'le tanıştı.
Birbirlerine aşık olan çift kısa süre içerisinde evlendi.
Evlendikten kısa bir süre sonra Nafiz Akgün, Malatya'daki işlerini yoluna koyup İzmir'e yerleşmeyi düşündüğünü söyleyerek memleketine gitti ve dönmedi.
Nafiz Akgün, hakkında eşine karşı tehdit ve şantaj yaptığı iddiasıyla İzmir 9'uncu Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldı.
Mahkeme, zarf içinden çıkan kılların Nafiz Akgün'e ait olup olmadığını tespit edilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderdi.
Adli Tıp Kurumunda yapılan incelemeler sonunda hazırlanan ve mahkemeye gönderilen raporda, Burcu Ağca Akgün'ün iddia ettiği gibi mermilerle birlikte teslim edilen kılların Nafiz Akgün'e ait olduğunu belirtti.
Bugün yapılan son duruşmaya Burcu Ağca Akgün, avukatı ile katıldı.
Mahkeme, sanık kocayı 19 ay hapis cezasına çarptırdı.
Etiyopya askerlerinin Eşşebab militanlarına karşı yeni bir cephe oluşturmak için Somali'deki bir sınır kasabasına girdiği bildirildi.
Şiddet olayları nedeniyle Somali'de bulunan Türk sahra hastaneleri 3 günlüğüne kapatıldı.
Beledweyne kasabası sakini Muhammed Abdi, Etiyopya ve Somali askerlerinin bölgeye girmesinin ardından yüzlerce sakinin kasabayı terk ettiğini söyledi.
Somali ordusundan Yüzbaşı Haşi Nur, Etiyopya ve Somali askerlerinin kasabada olduğunu doğruladı.
Uzmanlar, Beledweyne kasabasının Somali'nin en güçlü militan grubu Eşşebab'a karşı açılan üçüncü cephe olduğunu bildiriyor.
Somali'de halen Kenyalı askerler ülkenin güneyinde Eşşebab militanlarına karşı savaşıyor.
Başkent Mogadişu'da ise Afrika Birliği askerleri Eşşebab militanlarını büyük oranda kentten çıkarmayı başardı.
Somali'nin başkenti Mogadişu'da son günlerde artan silahlı saldırı ve şiddet olayları nedeniyle Sağlık Bakanlığının kurduğu sahra hastaneleri güvenlik gerekçesiyle 3 günlüğüne kapatıldı.
İnsani yardım çalışması için Somali'de bulunan Türk kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçiliğinde toplantı yapıldı.
Büyükelçi vekili Erman Birdal başkanlığında yapılan toplantıda, kentte son günlerde artış gösteren silahlı saldırı ve şiddet olayları ele alındı.
Toplantıda, Türk kurum ve kuruluşları ile Türk vatandaşlarına yönelik bir saldırı olmamasına rağmen bazı güvenlik tedbirleri alınmasına karar verildi.
Bu doğrultuda, Sağlık Bakanlığı tarafından Mogadişu'nun Digfer ve Parlamento bölgesinde kurulan iki sahra hastanesinin güvenlik gerekçesiyle 3 günlüğüne kapatılması kararlaştırıldı.
Kentte insani yardım çalışması yapan Türklerin güvenlikli bölgelerde bulunması istendi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Şırnak Uludere'de yaşamını yitiren 35 kişiye rahmet dileyerek BDP'ye ve basına sert eleştirilerde bulundu.
Şırnak’ın Uludere ilçesi yakınlarında acı bir hadise yaşandı.
Bu acı hadise de en küçük detayına kadar adli ve idari inceleme yapılıyor, yapılacaktır.
Genelkurmay Başkanlığımız idari ve adli incelemeyi başlattığını açıklamıştır.
Ben de dün bu konuyla ilgili olarak bir araya geldiğim genelkurmay başkanımla bu konuyu değerlendirdik.
Bu yapılan çalışmalar, gösterdikleri hassasiyet nedeniyle, hepsine bu konulardaki hassasiyetleri için teşekkür ediyorum.
Hükümetimiz döneminde silahlı kuvvetlerimizin attığı bu adımları, halka karşı atılan adımlar gibi göstermek, devlet halkını bombalıyor gibi göstermek, bunların hepsi devletle millet arasındaki bütünlüğü parçalamaya yöneliktir.
Bizim de onların istikametinde hareket etmeyen hükümet olduğumuz için rahatsız oluyorlar.
Özellikle bu ülkede 780 bin kilometrekarelik vatan toprağını ilmik ilmik işleyen biz olduk.
Diyoruz ki Cumhuriyet döneminde, bu iktidarda yapılanlar yapılmamıştır diyoruz.
Bu tespiti yapmak yanlış mı?
Eğer sizler tek parti iktidarlarınız döneminde ne yaptığınızı ortaya koyacaksınız.
Zaten çok partili iktidar dönemine de kenarından köşesinden yamandınız. Tek partili iktidar döneminde kimlik kartlarını gösterdik, mühürle nasıl ekmek gaz yağı dağıtıldığını anlattık.
Ama Ak Parti iktidarı döneminde hamdolsun böyle bir şey söz konusu değil.
Bu elim hadisenin ardından, cenazeler üzerinden derhal istismar ve fitne faaliyetlerine başlayanları da maalesef gördük.
Şimdi burada altını kalın çizgilerle çizerek vurgulamak durumundayım.
Biz olaya böyle bakmıyoruz, biz Uludere'de 35 insan hayatını kaybetmiştir, biz olaya böyle bakıyoruz.
Cenazeleri bile etnik kökenleriyle tasnif edenler, insanlıktan nasibini alamayanlardır.
Siyasi zihniyeti nedir bilemem, ancak mesela orada ölenlerden birinin ablası da benim şu an kadın kollarında çalışan bir bayan, başkanlık yapan bir bayan.
Bizden bunun istismarını duydunuz mu?
Bunlar vicdanlarını yitirmişler.
Irkçılık ve faşizm, iblisin yani şeytanın açtığı bir yoldur. İstanbul'da yaptıkları basın toplantısının görüntülerini izlediniz değil mi?
Kendi milletvekilleri.
O korucu kardeşlerimizi nasıl hedef yaptıklarını biz çok iyi biliyoruz.
O cenazelerin tabutların üzerine parti bayraklarını asmak iki yüzlülük fırsatçılık değil de nedir?
Cenaze terörist başının resmini taşıyanlar neye hizmet etmek istiyorlar?
Sonra birileri çıkıyor, bazı densizler çıkıyor, bu olay yüzünden bu ülke bölünmüştür diyor.
Bu ülkenin insanı Misafir başım gözüm üstüne der.
Fırsatçı siyasetçiler ve bazı medya organları bu olayı istismar ediyor.
Bu ülke bize yüzde 50 oy vermişse, sen gocun.
Erdoğan'ın konuşması sırasında Gazze'deki Filistin Yönetimi Başbakanı İsmail Haniye salona girdi.
CHP'nin bu olayı Mustafa Muğlalı hadisesiyle eş tutarak çok büyük sorumsuzluk örneği sergilemiştir.
Tarlabaşı Caddesinde otobüste bulunan vatandaşımızın ne günahı var?
Otobüsleri molotof atarak o insanları ölüm tehlikesi altına nasıl bırakırsın?
Biz molotofkokteylinin de silah olarak sayılması için teklif hazırlayacağız.
Bunlar insanlıktan nasibini almamış, bunlar müsfette bile değil.
Cumhurbaşkanı Wulff'un işadamı arkadaşından 500 bin euro kredi aldığını ve Aşağı Saksonya Başbakanı olduğu dönemde bunu eyalet meclisinde sakladığı haberini ilk kez ülkenin en yüksek trajlı gazetesi Bild yayımlamıştı.
Kendisiyle ilgili kredi haberinin yayımlanmasının ardından Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff, Bild Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kai Diekmann'ı 12 Aralık tarihinde telefonla aradı.
Gazetenin kendisi hakkındaki haberlerle ilgili şikayette bulunmak isteyen Cumhurbaşkanı Wulff, Diekmann'a ulaşamayınca elektronik posta gönderdi.
Özel kredi aldığı yönündeki haberlerin ilk yayınladığı günlerde Körfez ülkelerinde resmi ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Wulff'un Bild Genel Yayın Yönetmeni Diekmann'a daha sonra telefonla ulaştığı ve ses kaydının bulunduğu belirtildi.
Süddeutsche Zeitung'daki haberde, Cumhurbaşkanı Wulff'un ayrıca haberi yapan gazetecileri de dava açmakla tehdit ettiği savunuldu.
Alman Der Spiegel gazetesinde yer alan bir haberde ise, Wulff'un Kai Diekmann'ı telefonla araması sonrasında gazetenin bu konuda haber yapma hevesini kaybettiği ileri sürüldü.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Uludere'de yaşanan olayla ilgili araştırmaların titiz bir şekilde yapılacağını söyledi.
Muhakkak ki bununla ilgili araştırmalar, nasıl olduğu araştırmaları titiz bir şekilde yapılacaktır.
Şu anda sıcağı sıcağına bir şey söylemek doğru değil. Örgüt yöneticilerinden Cemil Bayık, 2012'nin 2011'e göre daha şiddetli çatışmalarla geçeceğini söyledi.
Bayık, uluslararası güçleri sürece dahil edecek bir çizgi izleyeceklerini de ilan etti.
Genelkurmay, Uludere sınırında öldürülen 35 kişi için başsağlığı mesajı yayımladı.
Bu görüntüler üzerinde gerek Türk Silahlı Kuvvetleri gerek diğer yetkililer incelemelerini yapıyor.
Diyarbakır Dicle Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi binasında zaman ayarlı parça tesirli bir bomba bulundu.
DHA'nın dünkü haberine göre bomba polis ekipleri tarafından imha edildi.
Fünye ile imha edilen bombanın yanına içinde benzin bulunan bira şişelerinin yerleştirildiği de tespit edildi.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, 35 sivilin toprağa verilmesinin ardından yaptığı konuşmada Ortada planlı programlı bir katliam vardır.
Bundan sonra bundan susan ve katliama prim veren bizim adımıza şerefsiz olsun.
Oradaki komutan bize, yapabileceği bir şey olmadığını, insansız hava araçları aracılığıyla Malatya ve Ankara'nın görüntüleri izlediğini söyledi.
Kimse bir şey yapmadı ve 12 yaralı ile birlikte oğlum da öldü.
Başta Diyarbakır, Batman ve Hakkari olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 35 sivilin öldürülmesi yaygın ve şiddetli biçimde protesto edildi.
PKK yöneticilerinden Cemil Bayık, 2012 yılının şiddetli bir mücadele içinde geçeceğini ileri sürdü.
2012 yılı uluslararası güçlerin daha fazla içinde olduğu bir mücadele yılı olacaktır.
Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay dan, öldürülen 35 kişinin PKK’lı değil sivil olduğunun anlaşılmasından yaklaşık 24 saat sonra gelen başsağlığı mesajları, herhangi bir özür içermemesiyle dikkat çekiyor.
Mercan Encü'nün tanıklığı, bir anne olarak yaşadığı büyük çaresizliğin yerel askeri birimi harekete geçirmeye yetmediğini göstermekle kalmıyor aynı zamanda olayın aydınlatılması için önemli bir ipucu da veriyor.
Bayık’ın sözleri PKK’nın 2012'de daha önce hazırlığını yaptığına dair işaretlerini verdiği kitlesel direnişin uluslararası boyuta hitap etmesine dikkat edileceğini hissettiriyor.
Ekim 2007'de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010'dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, Kim ne dedi?
Yazar, Türkiye'de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır.
Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur.
Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür.
Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez.
Bununla birlikte yazar sürüden ayrı düşmeyi göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.
Samoalılar, ekonomik sebeplerle bu yıl 30 Aralık gününü takviminden çıkarmış, 29 Aralık’tan 31 Aralık’a geçmişti.
Samoa Başbakanı Tuilaepa Sailele Malielegaoi, 30 Aralık’ı takvimden çıkarmalarının, Yeni Zelanda, Avustralya ve Asya ile ticari ilişkilerini kolaylaştıracağını söylemişti.
Yeni Zelanda'daki şiddetli yağmurlar yüzünden Kuzey Palmerston, Maunganui, Rotorua ve Wellington'da kutlamalar iptal edildi.
Avustralya'nın Sidney kenti ise milyonlarca dolar harcamayla yeni yıla havai fişek gösterileriyle girdi.
TBMM Genel Kurulu nda, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın Şırnak Uludere'de 35 kişinin yaşamını yitirdiği olayla ilgili bilgi vermesinin ardından söz alan Gültan Kışanak, sert ifadelerle hükümeti eleştirdi.
BDP Grubu adına konuşan Siirt Milletvekili Gültan Kışanak, Ben bugün bu kürsüden vicdanı olanlara seslenmek istiyorum.
O köyde ne yaşandığını anlamak isteyenlere seslenmek istediğini ifade eden Kışanak, Göz göre göre, açık, planlı bir katliamla karşı karşıyayız.
Buralarda trilyonları götürürken, devletin cebindekini çar çur ederken, vergi kaçakçılığı yapılırken kaçakçılıktan bahsetmiyorsunuz.
Orada köylülerin evi Türkiye sınırında, tarlaları Suriye tarafında.
Kışanak, yaşamını yitiren 35 kişinin 19'unun çoçuk olduğunu belirterek, Biz bu Hükümet’ten 20 saat sonra operasyon kazası lafını duyduk.
90 yıldır terörle mücadele diye yapmadığınız katliam mı kaldı?
Kışanak, Birileri bize diyor ki kök salmanıza izin vermeyeceğiz.
Biz bu topraklarda bin yıllardır varız, bundan sonra da var olacağız. Şimdi evden getirdikleri ve bağışlarla aldıkları yiyecekleri arkadaşlarıyla paylaşıyorlar.
Bölüm başkanı öğrencilerden kendi fiyat listelerini ve kantindeki fiyat listesini istedi.
Öğrencilerin talepleri 40 kuruşa çay, 50 kuruşa kahve ve poğaça, 1 liraya tost.
ODTÜ'deki boykot, tüm fakültelerinde kantinleri yüksek sesle müziklerin çalındığı kafelere dönüşmüş Trakya Üniversitesini de harekete geçirdi.
Kalan son kantin de kafe yapılacağı için fiyatlar arttı.
Sadece iyi fikir değil, içinde en büyüğünden sabır, en fazlasından emek barındıran tuvaller.
Sadece etkileyici değil, hat ya da çini levhalar kadar güzel, doğanın kendisi gibi hayranlık verici.
Doğayı mekana taşıdığınızda nasıl dekorasyona dönüşürse, öyle de süslemeci ve dekoratif aslında.
Tuhaf biçimde, o çiçek motifleriyle güzeli taklit eden eski ustalara, bizzat o çiçeklerin kendisiyle cevap veriyor.
Bazen devasa bir çini panoya, bazen bir hat levha ya da elyazması kitap sayfasına benzeyen kompozisyonlar kuruyor.
Zeynep Sayının katalog yazısında dediği gibi sanki natürmort’u, yani ölü doğayı, bizzat ölü doğayla yeniden yaratıyor.
Nitekim bu resimlerin doğayla gayet marazi bir ilişkisi de var.
Sonbaharın o karanlık, depresif çekiciliğine dair bir şeyler.
Üzerinde ağır ağır yürüdüğümüz ıslak koyu renkli toprağı kaplayan sararmış yapraklar, onların katman katman derine inen rutubeti ve bilinmezliği sanki çerçevelenmiş de duvara asılmış gibi.
Kat kat çalışarak oluşturulmuş resimler, dümdüz üzeri silikonla kaplanıp sabitlenmiş pürüzsüz bir yüzey olarak karşımızda.
Hatta bir resimde, yapraklar yeterince kurumamış da silikon kaplamanın altından buğu yapmış sanıp, sanatçının tuzağına düşüyorsunuz.
Simle yaratılmış buğu etkisi, bu dümdüz yüzeyin simgelediği derinliğe dair tatlı bir şakaya dönüşüyor.
İnsanı kendine hayran bırakan, şaşırtan, hem uzun uzun baktıran hem de niye ki? diye sık sık zihnini dürten resimler yapıyor Tayfun Erdoğmuş.
Bu yazıyı yazarken kataloğu karıştırıyor ve fotoğrafların o büyük panoları kesinlikle anlatamadığını düşünüyorum.
Onun için siz de sakın bu yazıyı süsleyen fotoğrafla yetinmeyin, gidip mutlaka sergiyi görün.
Kurutulmuş çiçekler hiç de hatıra defterlerinin arasında durduğu gibi durmuyor.
Sürrealizmin büyük isminin taşbaskılardan oluşan Zodyak Serisi ile farklı dönemlerinden eserlerinin yer aldığı özel bir seçki Ankara'daki Arete Sanat Galerisinde sergileniyor.
30 Ocak’a kadar devam edecek sergide yer alan eserler satın da alınabiliyor.
Yetkili yerleri aradık elektrikler kesilmiş diye fakat kimseden bir cevap alamdık.
Buranın elektrik arızası İçme Beldesine bağlı, telefon açtığımızda mesai saati olmadığı için kimseye ulaşamadık.
Mesai saatleri içerisinde yaptığımız aramalarda ise 2 kez arasak, ancak birine cevap alabiliyoruz.
Şehirdeki elektrik arızayı aradığımızda onlar da bize İçme Beldesinin baktığını söylüyorlar.
Elektrik kesintisinden dolayı klimalar çalışmayınca içeride gaz biriktiğini belirten Hasan Yetimoğlu, tavukların hasta olmadığını sadece havasızlıktan boğulduğunu anlatarak, zararının ise 100 bin lirayı bulduğunu anlattı.
Yeni anayasa ile Kürt meselesi arasında çok yakın bir bağlantı var.
Diğer taraftan, Kürtlerin taleplerini içeren ve garanti altına alan yeni bir anayasa yapılmadan da Kürt meselesi barışçıl bir şekilde çözülemez.
Kürtlerin anayasal düzlemde güvenceye kavuşturulması gereken öncelikli talebi ise anadilinde eğitimdir.
Bundan iki yıl önce bu konuya ilişkin yaptığımız bir çalışma vesilesiyle farklı Kürt siyasal çevreleriyle görüşmüştük.
Ancak konu anadilinde eğitime gelince neredeyse ağız birliği etmişçesine hemen herkes aynı kavramlarla konuşuyor ve aynı istekleri dillendiriyordu.
Aradan geçen süre zarfında anadilinde eğitime yapılan vurgunun arttığını söyleyebilirim.
Burada bir parantez açıp iki noktanın altını çizmek gerekir.
Anadilin öğreniminden kastedilen, bir ülkede resmi dilden farklı bir dil konuşan toplulukların mensuplarına kendi anadillerinin öğretilmesidir.
Anadilinde eğitim ise, eğitim ve öğretimin anadilinde yapılmasıdır.
Çalıştığım ve görebildiğim kadarıyla Türkiye'de Kürtler, Canım Kürtler matematiği kendi dillerinde öğrenirlerse bunun onlara ne faydası olacak?
Birincisi, eğitimin sadece resmi dilde yapılacağını belirten anayasalardır.
Bu anayasaların en tipik örneğini teşkil eden mevcut 82 Anayasasının 42. Maddesi, Türkçe dışındaki hiçbir dilin, eğitim ve öğretim kurumlarında vatandaşlara anadilleri olarak okutulup öğretilmeyeceğini kayıt altına alır.
İkincisi, eğitim diline ilişkin herhangi bir hükme yer vermeyen anayasalardır.
Üçüncüsü ise resmi dilin haricinde diğer dillerde de eğitim verebilme hakkını kayıt altına alan anayasalardır.
Bu çerçevede Türkiye'nin önünde iki yol var gibi.
Devletin bugüne kadar gelen pratikleri, Kürtlerde devlete karşı derin bir güvensizlik doğurdu.
Sadece yasakları kaldırarak bu güvensizliğe son verilemez, aynı zamanda hakları anayasal güvence altına almak ve devleti bu hakları yerine getirmekle yükümlü kılmak gerekir.
Irak sınırındaki hava operasyonunda ölen 35 kişi için dün Uludere'nin Gülyazı Köyünde taziye çadırı kuruldu.
Uludere Kaymakamı Nail Yavuz da taziyeye katılmak üzere saat 12.00 sıralarında köye geldi.
Başsağlığında bulunmak isteyen Yavuz, çadıra ulaşamadan çoğu gençlerden oluşan bir grubun saldırısına uğradı.
Kalabalık tekme, yumruk ve taşlarla Yavuz'a saldırırken, korumaları, saldırganlara engel olmaya çalıştı.
Yere düştüğü halde saldırı devam ederken, Yavuz'u korumaları ve köylüler ayağa kaldırdı ve koruma altına aldı.
Köylüler kalabalığın önüne set oluşturdu ve Yavuz yakındaki bir akaryakıt istasyonuna sokulup güvenliği sağlandı.
Olay yerine gelen BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Yavuz'un akaryakıt istasyonundan çıkmasını bekleyen grubu uzaklaştırdı.
Grubun ayrılmasından sonra Yavuz da yoğun güvenlik önlemi alınarak çıkarıldı ve ambulansla götürülerek, Şırnak Asker Hastanesinde tedaviye alındı.
Taraf gazetesinde Mehmet Baransu imzasıyla yayınlanan ve 35 köylünün öldürüldüğü operasyonun askere rağmen MİT’in ısrarlı istihbaratı nedeniyle gerçekleştirildiğini iddia eden haberi MİT tarafından yalanlandı.
Genelkurmay Başkanlığının yaptığı 29 Aralık 2011 tarihli basın açıklamasında, söz konusu operasyonun nasıl gerçekleştirildiği belirtilmektedir.
Buna rağmen bazı basın yayın organlarınca basın meslek ilkelerine aykırı bir şekilde Teşkilatımıza teyit ettirilmeden olayla ilgili gerçek dışı haberler yayınmlanmasından üzüntü duyulmaktadır.
80 yaşındaki Murdoch'ın sözcüsü Daisy Dunlop, iş adamının rupertmurdoch adıyla bir hesap açtığını doğruladı.
Murdoch, İngiltere'deki şirketlerinin telefon dinleme skandalına karışmasından sonra gözlerden uzak kalmayı tercih ediyordu.
Bu nedenle açtığı hesabın kendisine ait olup olmadığı konusunda şüpheler vardı.
Murdoch, ilk mesajlarında okuduğu kitaplardan ve izlediği filmlerden bahsederken, yeni yıl tatilini St.Barths Adasında geçirdiğini yazdı.
Hesap, ilk mesajın atıldığı 31 Aralık’tan beri 48 bin takipçi topladı.
Karadeniz müziğinin önemli isimlerinden Ayşenur Kolivar, Bahçeye Hanımeli albümüyle karşımızda.
Ayşenur Kolivar, Karadeniz müziği sevenlerin aşina olduğu hatta birçoğunun yakından tanıdığı bir ses.
Güçlü sesi sebebiyle, ona da küçük dev kadın klişe sıfatlarının yakıştırılmışlığı var.
Ama bence küçük dev kadın büyük laf ebeliğinin çok daha fazlası Ayşenur Kolivar.
Kardeş Türküler ile başlıyor müzik hikayesi, Dalepe Nena'yı kuruyorlar arkadaşlarıyla birlikte, uzun zamandır da Helesa onun yuvası.
2001 yılından beri Doğu Karadeniz kültürleri konusunda eğitim ve araştırma çalışmaları yürüten amatör bir kültür sanat projesi Helesa.
Yöre kültürlerini yerinde araştırmak ve paylaşmak üzere bir araya gelen akil insanların oluşturduğu bir müzik grubu.
Kolivar'ı bir de Özcan Alper'in Sonbahar filminin final sahnesinde söylediği Da im Yusuf şarkısıyla tanıyoruz.
Kolivar, hayal gücünün beslediği hikayeleri bir cisme dönüştürmeye karar verdiğinde Helesa tam kadro yanı başında yine.
Kalan Müzikten çıkan bu güzel albümün hikayesini Ayşenur Kolivar'dan dinleyelim.
Biz hangi şarkıları kadın kulağımızı biraz daha kabartarak dinlemeliyiz?
Albümün tamamını bir kadının anlattığı hikayeler olarak kurguladım.
Bu hikayeler sadece kadınlara mahsus değil aslında ama hep bir kadının dilinden, yüreğinden ve gözünden aktarmaya gayret ettim.
Albümün ilk CD'sinde bir kadının hayat hikayesinden kesitler var.
İkinci CD Karadeniz coğrafyasında yaşanan göçleri ele alıyor.
Kocasını, oğlunu gurbete göndermiş, yeri geldiğinde kendi de gurbetçi olup yollara düşmüş Karadeniz kadınlarının göçe dair sözlerini içeriyor.
Getma getma, Da im Yusuf ağıtı gibi daha önceden tanıdığımız şarkılar otantik formlarının dışında karşımıza çıkıyor.
Repertuvarı oluştururken ne gibi hususlar dikkate alındı bu albümde?
Bir albüm yapma projesi ortaya çıktığında grup arkadaşlarımızla oturup bu albümün anlatmak istediği şey ne olmalı, diye düşündük.
15 yıllık müzik geçmişime baktığımızda iki temel şeyin çok ön planda olduğunu gördük.
Yaptığım müziğe dair araştırma yapmak, okumak, kafa yormak gibi bir derdim hep oldu.
Ve bunu yaparken de hep bir kadın olarak bakmak, kadın olarak hissetmek diğer bir kıstastı.
Grup arkadaşlarımla bilirlikte, albüm öncesi Lazca, Hemşince, Gürcüce, Pontus Rumcası gibi Doğu Karadeniz'de konuşulan farklı dillerde ve diyalektlerde ve kadın kültürü ile ilgili araştırmalar yaptık.
16 ana parça, iç içe geçmiş şarkılarla birlikte 25 track, yani 25 kısa film hikayesi mi var albümde?
Bu bahçenin farklı çiçekleri birer bölüme denk geliyor.
Ben aranjörlere o hikayeleri önce film çeker gibi sinopsisler yazarak, daha sonra da tek tek sahne sahne anlattım.
Ama yapmak istediğimiz şey pek çok insan için yeni.
Bazen edebiyattan bazen sinemadan ödünç aldığım kavram ve tekniklerden faydalandık.
Ve bir başlangıç olarak bakarsak, evet istediğim gibi bir albüm oldu.
Her bir çiçek bir film.
Ama bazı çiçekler tek bir hikayenin filmi değil.
Mesela Manuşak 7 kısa hikayeyi içinde barındıran bir filmin müziklerinden oluşuyor.
Ancak 10 Mart’da CRR'de yurtiçi ve yurtdışından müzisyen konuklarımızın ve dansçılarımızın da eşlik ettiği Hanımeli Bahçesi'ni sahneye taşıyacağız.
1976'da Rize Çayeli'nde doğan Ayşenur Kolivar lisans ve yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı.
Doğu Karadeniz kültürleri ve kadın çalışmaları konusunda alan araştırmaları yaptı.
Kolivar ayrıca, Birol Topaloğlu , Nikos Mihailidis, Kazım Koyuncu, Gökhan Birben, Yaşar Kabaoğlu ve Tanju Duru gibi isimlerle de birlikte çalıştı.
Si Trihas to Yefir adında, tragedya formunda bir şarkıyla başlıyor.
Bir anlatıcı var, Triha köprüsü diye bir köprüden bahsediyor.
Kadın suya iniyor çekici getirmek için ve nehir kadını alıyor.
Bu sefer kadın konuşmaya başlıyor şarkıda, beddualar ediyor.
Bu hikaye Balkanlar'da ve Mezopotamya'da başka şekillerde anlatılıyor.
Bizim hikayemizdeki köprünün Maçka taraflarında bir köprü olduğu rivayet ediliyor.
Bugün hala Yunanistan'daki Pontuslular Sümela Manastırını ziyarete geldiğinde o köprünün ayağında bu şarkıyı söylüyorlar.
Ben de Pontusça şarkılarımı seçerken özellikle bu kültürün Doğu Karadeniz coğrafyasındaki arkaikliğine ve dinsel yönüne vurgu yapmak istedim.
Fransa parlamentosundan geçen soykırımı inkar yasası, Başbakan Erdoğan'ın gündemindeydi.
Başbakan Erdoğan, Fransa'nın Cezayir'de yaptığı soykırımın hesabını henüz vermediğini söyledi.
Bakın biz her fırsatta, son derece samimi bir şekilde şunu söylüyoruz.
Gelin diyoruz, 1915 yılında yaşanan hadiseleri, belgeler, arşivler, bilimsel araştırmalar ışığında konuşalım, tartışalım, aydınlatalım diyoruz.
Üçüncü ülkelerde varsa onlar da açsınlar ve hukukçuları, siyaset bilimcilerini, tarihçileri çalıştıralım ve bu belgeler üzerinde çalışsınlar, gerçeğe böyle ulaşalım.
Bu çağrımızı her zeminde, her platformda hem samimi, hem cesur şekilde dile getiriyoruz.
Biz, tarihimizle yüzleşiriz ve yüzleşiyoruz da.
Tarihimizdeki her olayın, her hadisenin enine boyuna araştırılmasını, incelenmesini, gerçeklerin açığa çıkmasını her fırsatta teşvik ediyoruz.
Burada benim bu ifadelerim asla ve asla Fransız halkına değildir, tamamıyla Fransız yönetiminedir.
Fransa Ulusal Meclisinin önünde, doğrudan doğruya kendisini ilgilendiren, doğrudan doğruya Fransa Hükümetlerini ilgilendiren çok sayıda karanlık dosya bulunuyor.
Örneğin Fransa, Ruanda'da yaşananları, orada 800 bin masum insanın ölümündeki rolünü henüz bütün boyutlarıyla aydınlığa kavuşturmuş değil.
Fransa, Cezayir'de yaptığı soykırımın hesabını henüz vermiş değil.
Ruanda'da, Cezayir'de, Afrika'nın kaynaklarının talan edilmesinde başrol oynayan Fransa Hükümetleri, aynı şekilde, 1915 hadiselerinde de başrol oynamıştır.
Bunlar, bizim arşivlerimizde, bizim arşiv belgelerimizde çok açık şekilde kaydedilmiştir.
Dönemin Fransa büyükelçisinin, konsoloslarının, viskonsoloslarının, Van'ın, Muş'un, Erzurum'un dağlarında, her türlü yöntemle kışkırtmalar yaptıkları tek tek belgelerle kayıt altına alınmıştır ve arşivlerde de bulunmaktadır.
Biz devlet olarak, millet olarak, bu tür oldu bittilere, bu tür art niyetli ve ayrımcı tavırlara karşı asla boynumuzu bükmeyiz.
Türkiye büyük bir devlettir, bu milleT, aziz ve asil bir millettir.
Parlamentolarda alınan her karar, tarihin aydınlatılmasını geciktirecek,  1915 olaylarının iç yüzünün ortaya çıkmasına, bu hadiselerin bilimsel şekilde tartışılmasına engel teşkil edecektir.
Türkiye olarak, Hükümet olarak, bu kampanyaları, bu haksız itham ve iddiaları tek tek takip ediyor, diplomatik girişimlerimizi yoğun şekilde sürdürüyoruz.
Fransa Cumhurbaşkanı ve Ulusal Meclisteki kararı alan milletvekillerinin ırkçı, ayrımcı, Türkiye ve İslam karşıtı tavırlarını, her zeminde, her platformda dile getireceğiz.
1915 olaylarını aydınlatmak için çaba harcadığımız kadar, bu hadiseleri istismar edenleri, bu hadiseler üzerinden politik çıkar sağlamaya çalışanları da cesaretle deşifre edeceğiz.
Patlamada bir kolunun koptuğu öğrenilen Keskin, kaldırıldığı Pazarcık Devlet Hastanesinde yapılan müdahaleye karşın kurtarılamadı.
Hayvan barınağı olarak kullanılan binada kapsül ve barut bulundu.
Bu arada Süleyman Keskin'in cenazesi Adana Adli Tıp Kurumuna gönderildi.
Keskin'in geçen yıl Pazarcık Anadolu Lisesini kazandığı ancak maddi imkansızlıktan dolayı eğitimine devam edemediği öğrenildi.
Hakan Boyav'ın rejisiyle, Macar yazar Gyula Hay tarafından kaleme alınan At da bu tavrı ortaya koyan oyunlardan.
At, dünyayı bireysel hırsları uğruna felakete sürüklemiş Hitler ve Stalin'e atıfta bulunmakla birlikte, yakın zamanda Arap Baharı'yla yeniden gündeme gelen totaliter yapıları, grotesk bir biçimde sorguluyor.
İkiyüzlü senatörler, modaya uyan Romalı genç kızlar ve erkekler, meyhaneci ve hayat kadınları, baskı altında yaşayan bir toplumun farklı katmanlarını yansıtan diğer oyun kişileri.
Hakan Boyav'ın, müzikli danslı, hareketli bir oyun olarak sahneye koyduğu, Atın oyuncu kadrosu, benim izlediğim sahnelemede büyük bir keyifle deviniyordu.
Yer yer komik sahneler biraz uzatılsa da, oyunun temposu, hemen hiç düşmüyordu. Son aylarda, İslam dünyasında, totaliter rejimlere karşı baş gösteren kitlesel ayaklanmanın temel unsurlarından olan özgürlük, iktidar, siyaset ve din kavramlarının iç içe geçişine tanık oluyoruz.
Aşağıdaki satırlar, bu kavramların ilişkisine felsefi bir perspektifle bakışın ifadesidir.
Dinsel inançların egemen olduğu toplumlarda siyaset ile din arasında sıkı bir ilişki vardır.
İki durumda da din, siyaset adamının elinde bir araçtır.
İktidar hırsı, insanın karşı cinse duyduğu aşk denilen tutku kadar, doğamızın derinliklerine işlenmiş bir dürtüdür.
Ancak, en büyük kötülükler ve zulümler yüce amaçlar uğruna işlenmiştir.
Amaç ne kadar yüksekse, o amacın kötülüklere sebep olma olasılığı da o kadar yüksektir.
Bu ilişki, bazı kültürlerde klişe sözler haline gelmiştir.
Halbuki bütün kitleleri yönetmek ve yaşamlarını etkilemek demek olan siyaset, nasıl kötü olabilir?
Diğer taraftan yaşamın ve doğayla olan ilişkimizin temelinde olan güç ve kudret, nasıl kötü olabilir?
İnsanın güçlü olma ve hükmetme arzusu, kirli ve şaibeli görüntüsüne rağmen, diğer dürtülerden daha üstün ve işlev noktasında hepsinden daha etkilidir.
Çünkü her toplumsal yapıda, ilim adamı, sanatçı ve sosyal aktivistin tepesinde, yönetici rolünde bir siyasetçi vardır.
Toplumu oluşturan tüm kategoriler, yöneticinin yargılarına uymak zorundadır.
Bu kadar cazip ve etkin bir konuma sahip olmasına rağmen, güç ve iktidar, yalnız başlarına erdem değildir. Güç ve iktidar, Ancak, adalet, eşitlik, özgürlük gibi erdemlere aracılık yaptıklarında iyiliklere sebep olur.
Haksızlık, ayrımcılık, baskı gibi rezilliklere alet olunca da kötülüklere yol açarlar.
Gücün bu tehlikeli kullanımı sebebiyle, iktidarın tek bir insanın elinde kalması sakıncalı bulunmuş, mutlak yönetimlerden, gücün paylaşımı demek olan demokratik yönetimlere geçilmiştir.
Demokratik rejim, topluma aktarılacak iyiliklerde gecikmeye sebep olduğu için, erdemli bir monarşinin seviyesine ulaşamaz.
Ayrıca çoğunluğun görüşü, her zaman isabetli görüş değildir.
Ama sırf erdemlerden uzak güç kullanımının, neden olacağı devasa kötülüklerden korunmak uğruna, demokratik rejim, zararı en aza indirilmiş iktidar kullanımı olarak kabul görmüştür.
Siyaset adamının, gerek iktidara ulaşmak için ve gerekse iktidardayken, dini araç olarak kullanmasına gelince, bilgi toplumu haline gelmiş topluluklarda, bu tür bir işlev pek mümkün değildir.
İnanç kültüründen gerekçeli bilgi kültürüne geçmiş toplumlarda, siyasetçinin, bireyin yaşamına ne verip ne veremeyeceği bellidir.
Bilincin ve bireyselliğin yüksek seviyelere çıktığı yaşam modellerinde, siyasi partiler, sosyal teoriler üretirler ve mutluluk vaat eden programlarla seçmenin huzuruna çıkarlar.
Metafizik alanda dogmalar, inanç sistemleri ve hatta ideolojilerle, kendilerini ve siyasetlerini takdim etmezler.
Çünkü dogma veya dinsel inançlarda birliktelik, modern birey için bir şey ifade etmez.
Birey, siyasi partiler arasında seçimini yaparken, hangi partiyle maddi olarak, yaşam kalitesinin ne derece düzelebileceğini hesap eder.
Yaşam kalitesini belirleyen kriterlerden hareket edilirse, bilinçli bir seçmen, kendi dininden olmayan bir siyasetçiye veya bağlı olduğu dine hiç gönderme yapmayan bir partiye oyunu verebilir.
Nitekim bugün Avrupa ve Amerika'da yaşayan birçok Müslüman, kendi öz memleketlerinde yaşayan dindaşlarından, hem yaşam kalitesi, hem de özgürlükler bakımından, daha mutlu bir yaşam sürdürüyorlar.
Kendi ülkelerini yönetenler Müslüman, yaşadıkları ülkenin yöneticileri gayrımüslim olmalarına rağmen.
İnançlarda birlikteliğin rasyonel gerekçesi olmadığından, adalet ve eşitlik gibi değerlerin ikamesinde de etkin olamadığından, seçmenle aynı inançları paylaşan bir siyasetçiyi tercih etmenin bir anlamı yoktur.
İnsanlık tarihinde aynı dogmalara inanlar arasındaki savaşlar, farklı inanç sistemlerine mensup insanlar arasında vuku bulmuş savaşlardan az değildir.
Bunun başka bir kanıtı da, tarih boyunca birçok dinsel azınlığın, kendi dininden olan egemen bir yönetimi terk edip, başka bir dine bağlı bir yönetimi tercih etmiş olmalarıdır.
İnanç sistemleriyle yönetim sanatı arasında öze ilişkin bir bağ olmamasına rağmen, inançlar, siyaset zeminlerinde çoğu zaman istismar edilmiştir.
Aslında, inançlar her türlü dünyevi amaç için kullanılmıştır.
İnançlardan hareketle maddi yarar sağlama teşebbüsleri devamlı başarısızlıkla sonuçlanmış, inananlar nezdinde hayal kırıklığı yaratmıştır.
Çünkü her türlü dünyevi projenin prensibi dünyevidir, onun ötesine geçmez.
Böyle tarihsel bir gerçekliğe rağmen kitleler, dinsel inançları araç olarak kullanan siyaset aktörleri tarafından hep aldatılmışlardır.
Hatta inancı olmayan, laik bir mantaliteye sahip politikacılar bile bu oyuna tevessül etmişlerdir.
Toplumsal hafıza çoğu zaman canlı tutulmadığından, kitleler, defalarca aynı oyuna gelebilirler.
İktidar tutkusunun insana neler yaptırabileceğini görünce, bir siyasinin, dini araç olarak kullanması, pek olağan bir hadise olarak gözükebilir.
Nitekim bugünkü devletlerin ilk kuruluş dönemlerine baktığımızda, ne tür zulüm ve haksızlıkların yapıldığını, bir vatana yerleşmek için, komşu kabile ve devletlere saldırılıp nice kanlar döküldüğünü görürüz.
Meşru hale gelmiş her iktidarın ve servetin gerisinde zulüm, tasallut ve gasp vardır.
Sistem haline gelmiş her dinin gerisinde hurafelerin mevcudiyeti gibi.
Çağdaş demokratik ülkelerde iktidar yarışı belli kurallara bağlanmıştır.
Hukukun egemen olduğu toplumlarda, iktidar tutkusuna kapılmış bir siyasetçi, amacına ulaşmak için, istese de, her türlü aracı kullanamaz.
Araçların kullanımı, siyaset aktörlerinin insaflarına veya ahlaki yetkinliklerine de bırakılmamıştır.
Ama her şeye rağmen, politikacılar, kanunlardaki boşluklardan yararlanarak veya kanuna kapalı kalan alanlarda, emellerine ulaşmak için bazı yasaklı araçları kullanmışlardır.
Siyasi bir şahsiyet için etik değerlere ne derece bağlı olduğu çok önemlidir.
Ancak, güç elde etme aşkı onu, bu değerleri çiğnemeye itebilir.
Bundan dolayı, güç mücadelesinde siyaset hukuku, büyük önem arz eder. Siyaset adamını doğru yola sokmak için, hukukun kodlarından daha önemlisi, kitlelerin bilinçlenmesidir.
Çünkü en kapsamlı kanunların uygulandığı gelişmiş ülkelerde bile, yasal olmayan usullere başvurulduğu herkesçe bilinen bir vakıadır.
Politikacıların entrikasından kurtulmak için en geçerli reçete, hitap ettiği halk yığınlarının kültürlü ve dinamik bir bilince sahip olmalardır.
Mesela, Batı dünyasında, siyaset yarışında, dinsel motiflerin pek kullanılmaması, Batı insanının artık bu manevranın farkında olduğunu gösterir.
Bir politikacı, böyle bir kitle karşısında yeni taktikler üretmek zorundadır.
Ama Doğu toplumları henüz inanç sistemlerinin girdabından kurtulmadıkları için, inançlar ve kutsal motifler, siyasetçinin elinde kullanabildiği aletlerdir.
Diktanın ve totalitarizmin egemen olduğu toplumlar, potansiyel olarak bu tür uygulamalara fırsat verdiklerinden, bu belaya musallat olmuşlardır.
Böyle bir toplumda günahkar olan yalnız diktatör veya otokrat değildir.
Bu sebeple, dinin politikada kullanılması bir aldatmacaysa, bundan kurtulmanın yolu, bilinci, gerçek bilgilerle zenginleştirip inançları asgariye indirmektir.
Hükümetin yaklaşık 1 yıl önce ortaya koyduğu yerli marka otomobile ilgi artıyor.
Projeyi yüzde 80'i aşkın bir oranda destekleyen müşterilerden yüzde 72'si de Satın alırım yanıtını verdi.
OYDER'in temmuz ayında açıkladığı ilk araştırmasında 100 kişiden 62'si yerli otomobile destek vermiş, yüzde 18'i ise Aracı alırım demişti.
Aralıktaki anketten sadece yüzde 8'lik bir bölüm Türk malı otoyu satın almayacağını söyledi.
Yerli otomobilin satışına talip olduklarını dile getiren OYDER Başkanı Şükrü Ilısal 1 milyon adetlik otomotiv pazarına koşan Türkiye'nin yerli otomobil üretmesinin şart olduğunu söyledi.
Geçen yıl 300 milyon doların üzerinde fazla vermiştik, 2011'de 2.5 milyar dolar civarında açık vereceğiz.
Nakit alımların yüzde 26 oranla ikinci sırada yer aldığına dikkat çeken Ilısal, satın almada en önemli kriterin yine yüzde 21'in üzerinde oranla fiyat olduğunu belirtti.
Şükrü Ilısal, aralık ayının ilk 10 gününde satışların durgun geçtiğini ancak daha sonra hareketlendiğini söyledi.
Aralık başında 100 bin adetlik bir pazar öngörüsünde bulunduğunu belirten Ilısal, Ancak şirketlerin ÖTV artışlarının tamamını veya yarısını karşılaması talebin artmasına neden oldu.
2011'de binek oto+hafif ticari araç satışları 845 bin adet, kamyon satışları 55 bin adet oldu.
Şükrü Ilısal, 2012'de otomotiv pazarının yüzde 10 daralacağını, en iyi ihtimalle 2010 yılı seviyesini tutturacağını belirtti.
Akademisyen Tayfun Atay, yeni kitabı Batı'da Bir Nakşi Cemaati nde, Nakşibendi tarikatının bir kolunun Batı dünyasındaki örgütlenme ve faaliyetlerini inceliyor.
Kültürel antropoloji kategorisinde incelenebilecek bu kitap, tarikatın toplu zikir törenlerini, modern dünyaya bakışını, siyasal ve ahlaki söylemlerini gözler önüne seriyor.
Batı'da Bir Nakşi Cemaati, İslam algısı olumsuz bir şekilde biçimlenen Batı dünyasına da İslami yaşam biçimine dışarıdan değil içeriden bakma fırsatı sunuyor.
Yazar Tayfun Atay ise, yaptığı bu araştırma ile kendi düşüncelerindeki dalgalanmaları da okuyucuyla paylaşıyor.
Başarılı Girişimcilik , yeni bir girişim başlatmanın veya var olan girişimi devam ettirebilmenin yollarını araştıran dokuz makale barındırıyor.
Girişimciliği risk almak, yenilikçi olmak, fırsatları kullanmak olarak tanımlayan buradaki yazıların amacı, kişileri, istihdam arayan konumdan, istihdam yaratan konuma doğru itmek, yani girişimciliğe özendirmek.
Fizik, jeoloji, biyoloji, astronomi ve kozmolojinin ulaştığı sonuçların, Kur'an'da yer alan ayetlerle uyumlu olduğu, kitabın temel tezi.
Dolayısıyla Özkan'ın yazılarında, Kur'an ile matematiksel denklemler, kuantum fiziği ile kadim öğretiler, nanoteknoloji ile öte alem inanışı bir arada yer alabiliyor.
Özkan'ın çalışması, bilim ile din gibi iki karşıt alanı birleştirmeye ve barıştırmaya çalışan kitapların bir örneği olarak okunabilir.
Çınar Özkan Mistik Şehrin Efendileri nde, babası bir savaşta öldürüldükten sonra, Anadolu'daki Porsutlar boyunun başına geçen kral Merki'nin düşmanlarıyla giriştiği amansız mücadeleyi hikaye ediyor.
Kralın yerine, yirmi beş yaşındaki oğlu Merki geçer.
Merki tahta çıktığında büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya gelir.
Bu durum, iki boy arasında yaşanacak büyük bir savaşın bahanesidir.
Kral Merki, sürekli fikir danıştığı eşi Atajya ve komutanı Tremer'in yardımlarıyla düşmanını alt etmeye çalışacaktır.
Fransız romancı ve tarihçi Jean Claude Bologne Gönül Çelmenin Tarihi nde, baştan çıkarmanın hikayesini, tarihöncesinden yirminci yüzyıla uzanarak anlatıyor.
Jane Barnwell imzalı Film Yapımının Temelleri, sinema eğitimi alan öğrencilerin ve film sektöründe çalışanların yanı sıra, konuya ilgi duyanlara da, film yapım süreciyle ilgili temel bilgileri vermeyi amaçlıyor.
Çalışmada ayrıca, filmde resim kompozisyonu, çerçeveleme, ışık, renk objektif ve format kullanımı ile sinemada özgün bir anlam yaratmak gibi önemli konularda da ipuçları veriliyor.
Neoliberalizm ve Mahremiyette yer alan makaleler, Türkiye'de mahremiyetin kapsamını, beden, sağlık ve cinsellik boyutlarıyla masaya yatırıyor.
Kitabın ilk bölümünde, Türkiye'de sağlık sisteminde son otuz yılda yaşanmakta olan dönüşüme farklı pencerelerden bakılıyor. Burada, tüm dünyada gerçekleşen sağlık sistemlerinin neoliberalleşme ekseninde yeniden yapılanması sürecine Türkiye örneği üzerinden mercek tutuluyor. İçinde altı öykü bulunan Aldanmayanlar Boş Gezer , Deniz Tural'ın üçüncü kitabı.
Birinci öyküde, kendi içindeki fırtınayla erkekler üzerine cehennem olan bir kadının yaşam kesiti anlatılıyor.
Aşk Bazen Bir Cinayettir, insanın iç dünyasının başkaları tarafından yönlendirilmesine ve de küçücük bir olay ya da olgunun kurgulamayla büyütülmesine, başlangıç noktasından çok uzaklara taşınmasına ışık tutmuş.
Sözcüklerin soyut yanlarıyla oluşturulan soyut bir yaşam, aklı devre dışı bırakarak, somut bir yaşamı alt edebiliyor.
Darwin'in Hayvanat Bahçesi, somut ve soyutun iç içe girdiği nefis bir öykü.
Betimlemeleriyle, soyut ve somut arasındaki gelgitleri, öykü koşullarında öylesine bir üst somutluğa taşımış ki, bir yandan soyutlamada varlığınızı sürdürürken, öte yandan somut bir dünyaya dönebiliyorsunuz.
Kitaba adını veren öykü, Aldanmayanlar Boş Gezer ise, aslında bir roman. Yaşamın tüm çelişkileri içerisinde, sıradan bir ömrün, sıra dışılığa düşen öyküsü.
Aldanmayanlar Boş Gezer, her yönden önemli bir insan inşaatı.
Semerkant’ta Ölüm, öykücümüzün iç sorgulama ve yaşamın gerçeği arasındaki bağlantıyı ortaya koyan bir öykü.
Okuduğu bir kitabın akışı içerisinde ve güncel yaşamı arasında kurduğu birçok köprünün aslında kendine ulaştığını çözümlediği anda, bitişin sonsuz gücüne teslim oluşunu görüyoruz.
Hele ki sanatçılar, kendi sanatsal zamanlarıyla yaşamın sıradan zamanına her an baskındırlar.
Her ölüm erken ölümdür derler, acı ve mevcudun yitişi anlamında geçerli olabilir ama yaşamışlık anlamında sıradan bir insanın aynı yaştaki bir sanatçıyla ölümünün denksizliği ortadadır.
Requime'de bir geceye sığan insan ve insanların ruhsal ve gerçek zamanları arasındaki büyük uçurumları görüyoruz.
Kıbrıs Harekatı sırasında Dışişleri ve Savunma Bakanı olan Osman Örek’in kişisel arşivinden derlenmiş belgelere yer veren elimizdeki kitap, adanın yakın tarihinin karanlıkta kalmış detaylarını ortaya koyuyor.
Kitap, Kıbrıs'ın kaderi üzerinde kritik bir rol oynamış Örek’in arşivinden belgeler barındırmasıyla önemli.
Grotius bunu yaparken, uluslararası hukukun yanı sıra, hukuk felsefesi, özel hukuk ve ceza hukuku gibi geniş bir alanda dolaşıyor.
İki ünlü terapistin kaleme aldığı Zor Bir Ailede Büyümek , gerçek vakalardan hareketle, zor ebeveynlerle yetişmiş çocukların yaşadığı sorunları çözüme kavuşturmayı amaçlıyor.
Kitabın ikinci bölümünde de, geçmişinde zor günler geçirmiş yetişkin çocuklara, hayatlarını geri kazanma yolları konusunda önerilerde bulunuluyor.
Seferis'in kişisel dünyası ile şiirlerine dair önemli ipuçları veren günlüğün en önemli ilgi alanlarından birinin, çok sevdiği ünlü şair Konstantin Kavafis olduğunu söyleyebiliriz.
Kitap, savaşın Türk sineması üzerindeki etkileri konusunda nitelikli bir çalışma.
Sina Akyol'un ilk şiir kitabı Su Tadında, 1980 yılında yayımlanmıştı.
Elimizdeki baskıda, bu kitabın yanı sıra, Akyol'un bundan önce kaleme aldığı şiirlerinden bir seçmeye de yer veriliyor.
Türkiye'de İslam ve modernleşme konusunda yaptığı çalışmalarla bilinen M. Hakan Yavuz elimizdeki çalışmasında, genel olarak, dini nitelikli siyasal hareketlerin demokratikleşmenin ve liberalleşmenin öncüsü olup olamayacağı konusunu tartışıyor.
Yavuz bunu yaparken, dini aktörlerin, kamusal alandaki siyasal davranışlarını da açıklamaya girişiyor.
Roman, 1940'lı yılların Türkiye'sinde, İkinci Dünya Savaşı'nın hüküm sürdüğü günlerde geçiyor.
Öte yandan, roman bahsettiği dönem ve bölge hakkında detaylı bilgiler içeriyor ve savaş yıllarının Türkiye'sinden herkesçe bilinmeyen detaylar sunuyor okura.
Ardından kelimeler aynı destansı anlatımla dudaklarından dökülmeye başladı.
Hem tarihsel hem biçimsel olarak çok katmanlı olarak adlandırılabilecek bu sürükleyici roman, dolayısıyla farklı türlerin okurlarını aynı paydada buluşturuyor.
Halit bey bu mektupları 2004'ün sonunda kocaman, klasörlü bir dosya içinde bana da vermişti.
Halit bey, belleğim ihanet etmiyorsa, önce duraksadı, kararsız kaldı.
Irmak Zileli geçen haftaki Radikal Kitapta Sevgili Halit’i güzel yazısıyla değerlendirdi.
Irmak Zileli, ayrıca, Sevgili Halit’in girişine Gülper Refiğ ile o günleri yansıtan oylumlu bir söyleşi gerçekleştirmişti.
Irmak Zileli, Halit beyin son döneminde sevdiği genç dostları arasındaydı.
Yaşadığımız toprakta, yani kültürümüzde yalnızlığa pek yer olmadığı kanısındaydı.
Nitekim, bir yaşam boyu, gırtlak gırtlağa kavga ettiği kişilere bile gönül kapısını hep açık tuttu.
Hatta, çarçabuk barıştı, geçmişte olup bitenleri hiçbir zaman mesele etmedi.
Gönüldenliğinin gerisinde, öyle sanıyorum ki, yaşadığımız toprağın derin yalnızlığına sessiz bir karşı koyuş söz konusuydu.
Birçok yersiz tartışmanın, çekemezliklerin, anlamsız düşmanlıkların herkesi birbirine düşürttüğü o can yakıcı ortamlarda.
Büyük sevgilerle donanmışken büyük kırılışlar onu yıldırmadı, o ayrı mesele.
Büyük öfkeleri hep en küçük bir sevgi karşılığında sönüp gitti.
Hanım filmi, onun başyapıtı Hanım yalnızlığı, yalnızlığımızı harikulade yansıtan bir eser.
O kadar acı vefayı, kadirbilirliği, yitik dayanışmayı da.
Sevgili Halit’te Oğuz Atay'ın haklı yakınmaları ise, 25 Aralık tarihli Milliyette Miraç Zeynep Özkartal'ın dikkatiyle gündeme geldi.
Oğuz Atay, yalnızlıktan değilse bile, yok sayılmaktan yakınıyor.
Yok sayılmak, görmezden gelinmek, kim bilir, yakındığımız kadar, bizim de belki sık sık başvurduğumuz o çirkin yöntemler.
Onun ötekini, ötekinin berikini bozuk para saydığı günler, geceler, toplantılar, yazılar çiziler, kalem kavgaları.
Sevgili Halit’teki mektuplar, Türkiye'nin çok karanlık bir dönemini de yansıtıyor.
12 Mart’ın karabasanı bitmemiş ve 12 Eylül yıkımında doludizgin yol alınıyor.
Bir yandan da, bütün o yılların kapkaranlık siyasal yaşamı, bugün yürek yakıyor.
Sevgili Halit bu açıdan okunduğunda, kişisel mücadele kitabı sayılabilir.
Daha güzel, daha mutlu bir toplum için sanatlarını özgürce icra etmek isteyen bir avuç insanın kişisel mücadelesi.
Bu kez bir çocuğun gözünden acı, kıstırılmışlık, ayakta kalmak gayreti.
24 Aralık tarihli Zamanda Ali Çolak, Sevgili Halit’ten yola çıkarak, taa Haşim'e, Yahya Kemale uzandı.
İslam'da muteber olan üç yemin Vallahi, billahi, tallahi diyerek Yüce Rabbime yemin ediyorum ki buluğa erdiğimden bugüne kadar benim sol tarafıma zina gibi büyük bir günah yazılmamıştır.
Eğer böyle bir şey olmuşsa Allah bana imanlı ölmeyi nasip etmesin.
Sınır dışı edilmeyi bekleyen fakat bazı iftiralar yaptırmadan ihraç edilmeyen fahişelerin hezeyanları ne zamandır sizin ilham kaynağınız olmuştur?
Rahmetli gerek derin bilgi birikimi ve gerekse ideolojisinden ödün vermeyen sağlam karakter yapısındaki üstün kişiliğiyle yiğit, delikanlı, adam gibi bir adamdı.
Deniz Gezmiş çok bilgiliydi bir kere, çok okuyan bir insandı.
Ben hiç siyasetin içinde olmadım ama toplantılarında çok bulundum.
Bir gün bana üç şişe Çamlıca gazozu aldı, ben de ona şarkılar söyledim.
Kasımpaşa'dan çıkan oranın bir evladı olarak, tüm halkımın da bizi oralara getirmesinden dolayı, milletime hizmet etmekten onur duyarım.
Eğer bu ülke yüzde 50 bize oyunu verdiyse, ondan sen gocun.
Öyle böcek diyerek olayı sulandırmayın Gerçeği siz de benim gibi biliyorsunuz.
Senin İçişleri bakanına bağlı jandarma beni dinledi.
Şimdi de evimin ve iş yerimin üzerine bir heron istiyorum.
Sayın Başbakan, bugün anladım ki sizden daha iyi MİT’i biliyorum.
Canbazları da.
Sayın Başbakan siz de çok iyi bildiklerinizi öğreneceksiniz.
Uludere halkımın vefat eden 35 insanımıza baş sağlığı diliyorum.
İttik, sağ olsunlar cenaze sahipleri bizi canı gönülden kucakladılar.
Hatta, cenaze sahiplerinden bana bir haber geldi, Kaymakama yapılan bu saldırı, bir önceki saldırıdan daha çok bizi rencide etmiştir.
Merkez Bankası bir süre ek sıkılaştırmaya gittiğini de ilan etti.
Bunun anlamı, para piyasasında kısa vadeli faizlerin yüzde 5.75 ile yüzde 12.5 arasında yer alan faiz koridorunun üst bölgesine doğru yönlendirileceğidir.
Banka, son bir hafta içinde para vermek için düzenlediği ihale yöntemini geleneksel yönteme çevirdi.
Ancak fiili limit, Merkez Bankasının gecelik vadedeki borç verme faizi, yani faiz koridorunun üst noktası yüzde 12.5'lik faizidir.
Düzenlenen 4 ihalede, ortalama faizler 11 ile 12 arasında gerçekleşti.
Merkez Bankasının döviz satışı karşılığında TL aldığını hesaba katarsak, bankacılık sisteminde zaten sıkışık olan TL likiditesi daha da daralacak.
Her satılan doların, döviz kurunu nereye çektiğinden çok, TL piyasasını daha da sıkıştıracağı hesaba katılmalı.
Merkez Bankasının döviz satışları karşılığında piyasadan çektiği TL, yine Merkez Bankası tarafından verilecek.
Bankaları Merkez Bankası kalıcı olarak daha yüksek miktarda borçlu oldukları sürece, ikincil piyasadaki faizlerin düşmesi söz konusu olamayacak.
Mevduat, bono ve tahvil, kredi faiz oranları yüksek seviyesini koruyacaktır.
Pazartesi günü istisnai gün açıklaması yapan Merkez Bankası, gerekirse sterilize edilmemiş döviz satışı yapabileceğini açıkladı.
İşte bu sterilize edilmemiş döviz satışı kısmı daha can yakıcı.
Düz bakınca, bankanın piyasaya herhangi anda müdahale ederek döviz satışı yapması ve bunun karşılığında gereken ek TL'yi de piyasaya vermemesi anlamı çıkıyor.
Bu durumda bankaların TL bulamaması söz konusu olabilir.
Bugün bütün yollar bizi daha sert bir faiz patikasına doğru itiyor.
Uludere katliamı, çıplak şiddetin siyaset aracı olarak seçilmesinin sonucuydu.
Bombaların konuşmasını kader sayanlar için kaçınılmaz bir kaza.
Fakat asıl vahim bombalar, Uludere'yi de hazırlayan dildeki bombalardı.
Hem devlet yetkilileri, hem de onlarla kaderini bir gören basın bu bombalardan fırlattı üstümüze bütün hafta.
Uludere ve sonrasında olan biten için de uygun tek sözcük bu.
Utanç.
Devlet denilen aygıt, şiddetin çıplak halinin kurumlara yedirilerek ve tekel haline getirilerek toplumda sönümlenmesini sağlamaya çalışır.
Başbakanın özrünü de dilediği dersim dahil, 83 yıldır Kürtler bu kaderle ve bu kazayla yaşıyor.
Şiddetin söylemi daima ölüm ve korku, yani terördür, başka da sonu, sonucu yoktur.
Uludere için ilk konuşan AK Parti yetkilisinin yaptığı buydu.
En son dün akşam Bülent Arınç'ın yaptığı buydu.
Başbakan, daha önce Taraf gazetesine militarizmi yeren başlığı nedeniyle fırça atmıştı, bu sefer şiddeti yeren başlığı nedeniyle attı.
Böylece, ilk iki gün aranan ama Uludere vahşetinin boyutları nedeniyle imkan bulunamayan örtme, yönlendirme, şaşırtma manevralarına bir alan ve mesele bulunmuş saydılar kendilerini.
Devasa, acılı ve öfkeli bir kalabalığın içinden birileri saldırıyordu kaymakama, evet.
Ama kaymakamı koruyan da aynı acılı ve öfkeli kalabalıktı.
İktidar ağ biçiminde işler ve bu ağ üzerinde bireyler dolaşmakla kalmazlar, sürekli olarak bu iktidara katlanmak ve iktidarı uygulamak durumundadırlar.
Ya mücadele ediyoruzdur ya da etmiyoruzdur bu işleyişle.
Ya dilimizi, aklımızı, vicdanımızı devletin dilinden, aklından vicdanından kurtarmak için çalışıyoruzdur ya da değil.
Yaklaşık 20 gün önce planlanan görüşmeye gerçekleştirmek için yarın Çankaya Köşkü'ne çıkıyoruz.
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve İmar Daire Başkanı da heyette yer alacak.
Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, Galatasaray ve Trabzonspor'un Kulüpler Birliğinden çekilecekleri yönündeki açıklamalarına ilişkin, Gerek Galatasaray'ın gerekse Trabzonspor'un çekilme yönündeki beyanatlarını hayret ve üzüntüyle okudum.
Galatasaray ve Trabzonspor'un Kulüpler Birliğinden çekilecekleri yönündeki açıklamalarını değerlendiren Cavcav, Kulüpler Birliğini evvela kuran insan benim.
Ancak ben de üzüntüyle ifade edeyim, gerek Galatasaray'ın gerek Trabzonspor'un Kulüpler Birliğinden çekilmesi şeklindeki beyanatlarını hayret ve üzüntüyle okudum.
Eğer bu iki güzide kulübün böyle niyetleri varsa, geride kalan 16 kulüp var, bence hiç mahsuru yok.
Vakıf olarak havuza iştirak eden bu kulüplerin böyle bir düşünceleri varsa, 2012 yılında Galatasaray ve Trabzonspor her hafta kendi aralarında maç oynarlar.
Dün sabah saatlerinde Libya uyruklu Samir Salim Ali Elmadhavri'nin gerçekleştirdiği saldırının izleri, kendini Topkapı Sarayı'nın duvarlarında gösteriyor.
Yaklaşık 1,5 saat süren saldırganın öldürülmesiyle sonuçlanan çatışmanın boyutları, sarayın mermer ve beton kısımlarında yer alan saçma ve mermi izlerinden net bir şekilde anlaşılabiliyor.
Olayın ardından çok sayıda polis ekibi bölgeye yönlendirilmiş ve saray boşaltılmıştı.
Uzun süren uğraşların ardından saldırgan ikna edilemeyince devreye Özel Harekat Timleri girmişti.
Özel Harekat timleri kısa süren çatışmanın ardından Libya uyruklu saldırganı öldürerek etkisiz hale getirmişti.
Topkapı Sarayı duvarları dün sabah saatlerinde yaşanan korku dolu anların izlerini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Saldırganın etrafa rast gele ateş açtığı olayda, Saray'ın tarihi mermer sütunları kurşun ve saçma izlerinden büyük hasar gördü.
Saray'ın mermer ve beton bölümlerinde bulunan onlarca mermi ve saçma izi, çatışmanın boyutlarını ortaya koyuyor.
Saldırganın içeri girdikten sonra mevzi aldığı ve öldürüldüğü yerde ise, kan izleri bile hala görülebiliyor.
Turistleri taşımak için kullanılan özel bir otobüste saldırıdan nasibini aldı.
Saldırı anında Topkapı Sarayı civarında park halinde bulunan turist otobüsü çok sayıda merminin hedefi oldu.
Saldırıda otobüsün camları ve dış yüzeyi kurşun ve saçmalardan zarar gördü.
Bu arada, Topkapı Sarayı restorasyonunda görevli ekipler de çatışmanın izlerini fotoğrafladı.
Sabah saatlerinde saraya gelen uzman ekipler, çatışmanın yol açtığı tahribatı inceledi.
Saray'ın duvarlarında meydana gelen zarı not alan ekipler, uzun bir çalışmanın ardından çektikleri fotoğraflarla olay yerinden ayrıldı.
Moderatörlüğünü ÇOMÜ Rektör Yardımcısı ve İletişim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. İbrahim Kaya'nın yaptığı panele, Star Gazetesi Ege Bölgesi Temsilcisi Ahmet Kaplan da konuşmacı olarak katıldı.
İngiltere hükümeti, sınır dışı kararının ardından İranlı tüm diplomatların ülkeyi terk ettiğini açıkladı.
Tahrandaki İngiltere Büyükelçiliği'ne saldırının ardından elçiliği kapatan İngiltere Dışişleri Bakanlığı, İranlı diplomatlara da İngiltere'yi terk etmeleri için 48 saat süre tanımıştı.
Topun arkasına geçip takım savunması yapıyorum derken bilinçsizce geriye yaslanıyor.
İlk maçta Egemen'in kendi kalesine attığı gol zihinsel olarak bitirmişti Beşiktaş'ı.
Son 15 dk kendi doğrularına döndü Beşiktaş, 5 gol girişimi üretti.
Bu maçta atamadı, yarın 3 tane birden atar.
Trabzon maçında tempoyu kendisi ayarlayan, bu yüzden de istediği an hücumda çoğalabilen bir Beşiktaş izlemiştik.
Orta saha kurgusu oturdukça bu sıkıntılar da geride kalacak.
Takım hücumda çoğalmayı başarınca, Q7 de ölümcül bir silaha dönüşüyor.
Eh, Q7 gol falan da atmaya başladı, durum vahim.
Gerçi hep diyorum ya, Q7 gider, Nani gelir.
Galatasaray Futbol Takımı, Kasım ayında haberde lider oldu.
Galatasaray, özellikle Beşiktaş ile yaptığı derbi mücadelesi öncesi ve sonrasındaki olaylarla gündeme damgasını vurdu.
Maçta Beşiktaşlı taraftarların sahaya yabancı madde atmaları, rakip takım oyuncularına tepki göstermeleri ve Galatasaraylı oyuncuların da buna reaksiyon göstermesi sonrası her iki takım da spor basınının yoğun ilgisiyle karşılaştı.
Yaşanan olaylar sonrası Galatasaray, 27 bin 726 haberle Kasım ayında haberde ilk sırada yer aldı.
Bir önceki aya oranla hakkında çıkan haberlerde yüzde 21'lik azalma gerçekleşen Fenerbahçe, buna rağmen ikinciliği rakiplerine bırakmadı.
Futbolcular arasında Kasım ayında en çok konuşulan isimler ise Trabzonsporlu Burak Yılmaz ile kariyerini İspanya'nın Atletico Madrid takımında sürdüren Arda Turan oldu.
Ekim ayını zirvede tamamlayan Burak Yılmaz, kasım ayında medyanın en çok söz ettiği futbolcu oldu.
Fileleri 13 kez havalandırarak gol krallığında ilk sırada yer alan Burak'ın, ay boyunca 5 bin 718 haberi yayınlandı.
Atletico Madrid'de forma giyen Arda Turan, son haftalardaki beğenilen oyunuyla İspanyol basınının ilgisini topladı.
Arda Turan, Kasım ayı boyunca 4 bin 458 adet haberde yer alarak en çok konuşulan futbolcular sıralamasında 2. oldu.
Fenerbahçe'nin yıldız futbolcusu Alex de Souza da 4 bin 68 haber ve yazı ile üçüncülüğü elde etti.
Bir yakınımız yoksa kolay kolay yolumuzun düşmeyeceği yerlerdendir cezaevleri.
Bir koğuş ağası vardır zihinlerimizde bir de heybetli ceza infaz memurları.
Ama kimileri bizden çok daha yakındır dört duvar arasında yaşamaya çalışanlara.
Vaize Sümeyra Özkan ve Halime Yıldız da üç buçuk yıldır haftanın neredeyse yarısını demir parmaklıklar ardında geçiriyor.
Vazifeleri, Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi'ndeki mahkumlardan talep edenlere din eğitimi vermek.
Biz de onların cezaevindeki bir günlerine eşlik ettik, derse girip mahkumları dinledik.
Uzun ve soğuk koridorların verdiği kasvet Halime Hoca'nın ders işlediği sınıfa girince çok uzağımızda kalıyor.
Fakat mekan cezaevi olunca derslerde tam sayıyı tutturmak zor oluyor.
Her biri farklı sebeplerle düşmüş dört duvar arasına.
Koğuşlardaki sohbet günleri dışarıdaki ev hanımlarının programlarını aratmayacak türden.
Sınırlı imkanlarla yapılan hazırlıkları duyunca şaşırmamak elde değil.
Koğuşlara gelen bezelye yemeğinin taneleri yıkanıp salata oluyor, bisküviden, elmadan pastalar yapılıyormuş.
Kur'an ve sohbet dersleri, mahkumlara göre haftada üç gün nefes aldıkları, yaşadıklarına sabretmelerine vesile olacak bir etkinlik.
Yalnızca kendileri öğrenmekle kalmıyor kursa katılanlar, diğer koğuşlardaki arkadaşlarına programlar düzenliyorlar.
Halime Yıldız ve Sümeyra Özkan ise onların hocası olduğu kadar dert ortakları da.
Bazen onları dinleyen kardeşleri oluyorlar, bazen de ellerini tutup konuşmadan bile çok şey anlatan büyükleri.
Dertleriyle dertleniyor, hükümlülerin daha sağlıklı bir ruhla yaşamaları için ellerinden geleni yapıyorlar.
En çok da çocuklarından ayrı olan anneler üzüyor onları.
Bize onları gösteriyor ve Lütfen daha var mı, varsa yazın.
Demir parmaklıkların ardında din eğitimi vermek vaize hanımlar için de farklı bir tecrübe tabii.
Hiç bilmedikleri, belki anlatılanlardan, gösterilenlerden dolayı yanlış tasavvur ettikleri o ortama girmek biraz düşündürmüş.
Ancak onlar ne iç seslerine ne de çevrelerine kulak vermişler.
Her cezaevinden çıkışımızda bir derin nefes alır, şükrederiz.
Dört duvar arasında bulunmanın nasıl bir duygu olduğunu anlıyoruz.
Bursaspor'un genç oyuncusu Serdar Aziz, babasının fanatik bir Bursasporlu olduğunu belirterek, Bursaspor sevgisini küçüklükten beri aşılayan insan babamdır.
Ben de hiçbir tepki vermeden bütün maçlarda oynadım ve elimden geleni yaptım.
Ertuğrul Hoca, A2 takımını da dikkatle izleyen bir teknik adam.
Bugün de A2 takımına gönderdiği oyuncuların hal ve hareketlerini dikkatle izliyor.
Ben de A2 takımına gittiğimde kendime yakışır şekilde istenilen her şeyi uygulamaya çalıştım.
Çünkü hiç oynamamaktansa A2 takımında da olsa maç yapmak bir oyuncu için önemli.
Aynı zamanda Ümit Milli Takımda da başarıyla oynuyordum.
Bu belki de o yaşta bir oyuncu için ilkti.
Bu arada A takımda pek çok maça da çıktım.
Ama sonrasında hocamız kadroda bazı değişiklikler yaptı ve beni de A2 takımında değerlendirdi.
O dönemde Ümit Milli Takımdan arkadaşlarımın kulüplerinde A takımda oynadıklarını görüyor ve kendi adıma ister istemez üzülüyordum.
Ama o noktada bu duyguları pozitife dönüştürmek, küsmemek, hırslanmak ve daha iyiye ulaşmak için çalışmak gerekiyor.
Bursaspor elindeki genç oyuncularının neredeyse tamamını tasfiye etti.
Sen ise tam tersine takım içindeki konumun açısından bir yükseliş içindesin.
Benim babam fanatik bir Bursasporlu ve benim için de çok önemli bir faktör.
Bana da Bursaspor sevgisini küçüklükten beri aşılayan insan babamdır.
Öncelikle bunu söyleyebilirim, ben çok iyi bir Bursasporluyum.
Serdar Aziz, Bursaspor'da dört stoper var ve ikisi oynuyor.
Geçtiğimiz sezonun Şubat ayından beri senin yerin banko ama yanındaki oyuncular değişiyor.
Oysa Ömer Erdoğan, Stepanov ve İbrahim Öztürk senden daha tecrübeli oyuncular.
Geçtiğimiz sezon bir de Zapotocny ve Tuna Üzümcü vardı kadroda ve işler daha da zordu.
Ama ben işimi hiç aksatmadım, hep çalıştım, verilen görevleri yerine getirmek için uğraştım.
Bir de her zaman doğru bir insan olmak için çabaladım.
Sadece futbolculuğumla değil, karakterimle de ön plana gelmeye çalıştım.
Çünkü futbolculuğunuzun sizi bir yere getirdiğine inanıyorum ama karakterinizin daha da önemli bir faktör olduğunu düşünüyorum.
Üç sezon önce Antalyaspor'a Süper Ligdeki ilk golümü atmıştım.
Bir stoperimiz sakatlandığında hocamız bana görev verdi ve o maçta savunma anlamında elimden geleni yaptığım gibi bir de gol attım.
Yani şartlar ne olursa olsun her zaman hazır olmanız gerekiyor.
Ünlü futbolcu, izlediği, beğendiği ve örnek aldığı stoperlerin sorulması üzerine Sergio Ramos'u beğendiğini belirtti.
Fırsat buldukça bütün Avrupa liglerini izlediğini vurgulayan Serdar Aziz, kaliteli takımların hepsinde iyi stoperlerin oynadığını ve onların neler yaptıklarını gözlemlediğini anlattı.
Serdar Aziz, 21 yaşındasın ve takımın en genç oyuncusu olmana rağmen kaptanlık pazubandı senin kolunda.
Zaten özellikle yabancı oyuncular benim 21 yaşında olduğuma inanmıyor.
Sonuçta kaptan demek, sahanın içinde bağırıp çağıran adam anlamına da gelmiyor.
Ümit Milli Takımda forma giymenin kendisine neler hissettirdiğini ve kazandırdığı yönündeki soruyu ise genç oyuncu, Bir kere insanların sizinle ilgili değerlendirmeleri ister istemez olumlu oluyor.
Bu oyuncu Ümit Milli Takımda oynuyorsa kaliteli oyuncudur deniliyor.
Bursaspor kadro anlamında büyük bir değişim geçirdi ve geçtiğimiz iki sezondaki başarılı noktanın biraz gerisinde kaldı.
Evet, puan olarak istediğimiz yerde olmadığımız doğru ama ben kötü oynamadığımızı düşünüyorum.
Serdar Aziz, bu sezon şampiyonluk yarışının hangi takımlar arasında geçeceğini düşünüyorsun?
Bursaspor'la sözleşmen olmasına rağmen transfer gündeminin önemli aktörlerinden birisin.
Bursaspor'daki yabancı oyuncular da bana Eğer Türkiye'de bir takıma gidersen büyük futbolcu olmazsın.
Mesela Portoda oynayan Stepanov, Türkiye'de futbola at gözlüğüyle bakılıyor.
Aziz, A Milli Takımdaki genç oyuncuların neredeyse hepsi Almanya kökenli.
Bu rekabette Türkiye'de yetişmiş genç oyuncular biraz geride kalmış gibi görünüyor.
Oyuncular burada sadece genç oldukları için oynama şansı bulamayabiliyor.
Türkiye'de çok yetenekli genç oyuncular var ama o yetenekleri ölçüsünde kulüp takımlarında oynama fırsatı yakalayamıyorlar.
Başta senin jenerasyonun ve senden sonra gelenlere baktığımızda gelecekte nasıl bir Milli Takım görüyorsun?
Ama onların yanında çok sayıda genç ve kaliteli oyuncuya sahibiz.
Aziz, Ümit Milli Takımdaki hocan Raşit Çetiner geçmişte santrfor olarak oynamış ama futbol hayatının büyük bölümünü stoper olarak geçirmiş bir isim.
Raşit Çetiner zaten beni Bursaspor'da A takıma çıkartan hocam.
Günlük hayatımda da her zaman konuştuğum bir hocam.
Elbette bugüne kadar bana çok büyük katkıları oldu.
Savcı Fatih Genç'in söz konusu kitapta kendisi hakkında kullanılan ifadeler nedeniyle İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı manevi tazminat davası sonuçlandı.
Mahkeme, Hanefi Avcı'nın kişilik haklarını zarara uğrattığı gerekçesiyle Genç'e 15 bin lira tazminat ödemesine karar verdi.
Real Madrid yönetimi,gece hayatına alıştığı iddia edilen Mesut Özil için özel dedektif tuttu.
Real Madrid'de geçtiğimiz sezon inanılmaz bir performans ortaya koyan ve yeni Zidane olarak gösterilen Mesut Özil, bu sezon bir türlü istenilen seviyeye ulaşamadı.
Form düşüklüğü nedeniyle ilk 11'deki yeri tehlikeye giren Mesut Özil'in kendisini gece hayatına kaptırdığı ve Real Madrid'in de Türk asıllı Alman yıldız için özel dedektif bile tuttuğu iddia edildi.
İspanyol basınında yer alan haberlerde, Mesut Özil'in yeni Guti Hernandez olmasından korkan Real Madrid yönetiminin, özel dedektif sayesinde genç yıldızı yakın takibe aldığı ifade edildi.
Real Madrid Teknik Direktörü Jose Mourinho'nun da Mesut Özil'le özel bir görüşme yaptığı ve yönetimi de oyuncunun gençliğinden kaynaklanan hatalar yaptığını söylediği iddia ediliyor.
Mesut Özil, yaz tatili sırasında da sigara içerken görüntülenmiş ve büyük tepki almıştı.
TFF Futbol Gelişim Direktörü Tolunay Kafkas, okullarda futbolun zorunlu ders olarak okutulmasını istedi.
Kafkas, Çocuk, Genç ve Okul Futbolu Müdürlüğü diye ayrı bir birim kuruyoruz.
Okullar ve çocuk yuvaları arası futbol turnuvaları gibi projelerimiz var.
Tabi bunların hepsi federasyona ek mali külfet getirecek.
Bense kısa yoldan, okullara zorunlu futbol dersi konulmasını istiyorum.
Doğu ve Güneydoğuda çok genç ve dinamik bir nüfus yoğunluğu var.
Daha iyi eğitmenler ve daha iyi spor yapma imkanları sağlamak gerekiyor.
Gülben Ergen'e birlikte olduğu haberleriyle gündeme gelen Ahmet Hakan konuyla ilgili Nihat Doğan'lı gönderme yaptı.
Ahmet Hakan, Twitter aracılığıyla hem kendisini savundu hem de Nihat Doğan'a gönderme yaptı.
Ahmet Hakan, hakkında çıkan haberler için Gülben'le bir kafede ki 5 dakikalık tesadüfi buluşmamızın köpürtülmesinin arkasında İsrail var.
Alevilik üzerine önemli araştırmaları olan Yüzleşme Derneği Başkanı Cafer Solgun, Dersim 38 olayları ile ilgili Stara çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Atatürk'ün bu işin içinde olduğuna dair çok sayıda belge var.
CHP 1950 yılına kadar devletle özdeşleşmiş bir partiydi.
Dersimdeki katliamı dillendirirken, bununla ilgili söz söylemekten kaçmak için Maraş'tan, Sivas'tan ve 1 Mayıs katliamından bahsetmek ne doğru ne de samimidir.
Önce Dersim ile ilgili sözü söyleyelim, atılması gereken adımları atalım, ondan sonra da bunlar yetmez, başka kanlı olaylar da var, gereğini yapalım.
CHP bu süreçte önemli bir fırsatı maalesef tepti.
Sayın Başbakanın devlet adına özür diliyor olması tarihidir ve bir ilktir.
Vakıf Başkanı Demirören imzasıyla yayınlanan bildiride, Daha önce UEFA normlarına uygun olmayan yasa sağlıklı formasyona kavuştu.
Kulüpler ve siyasi partilerin mutabakatıyla kabul edildiği için herkes tarafından sadık kalınacak bir kanun olacaktır.
TBMM'DE kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün imzasını bekleyen Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasa'nın bir an önce sonuçlandırılması istendi.
Sakaryaspor Yönetimi ise yasada yapılan değişiklikleri desteklediklerini açıkladı.
Olgun Peker ve Aziz Yıldırım'ın iki farklı suç örgütü lideri olarak suçlandığı iddianame kabul edilirse sanıklar Ergenekon tutukluları gibi Silivri'ye nakledilip orada yargılanacak.
Beş ayı aşkın bir süredir Savcı Mehmet Berk tarafından üzerinde çalışılan iddianame 401 sayfa ile 35 bin sayfalık delil dosyasından oluşuyor.
İddianamenin kabulü G.Saraylı Sercan ile F.Bahçeli Sezer'in sahaya çıkamamalarına yol açacak, Göksel Gümüşdağ da yasaklılar arasında olacak.
Mahkeme, 15 gün içinde iddianameyi kabul veya reddedecek.
Savcı Mehmet Berk 5 ayı aşkın bir süredir devam eden soruşturma sonrası 401 sayfalık iddianameyi önceki gece tamamladı.
03.00'e kadar çalışan Berk dün 35 bin sayfalık delil dosyası ile iddianameyi Başsavcıvekili Fikret Seçene teslim etti.
70 klasörden oluşan dava dosyası yarın 16 Ağır Ceza Mahkemesinde olacak.
İddianame kabul olursa sanıklar Ergenekon soruşturmasında olduğu gibi Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsündeki salonlarda yargılanacak.
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi duruşmalarını Çağlayan Adalet Sarayı'ndaki salonda yapıyor.
Başsavcıvekili Fikret Seçenin salon yetersizliğini göz önüne alarak şike davasının Silivri'de yapılmasını uygun gördüğü belirtiliyor.
Yargılama Silivri'de olursa Aziz Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu tutuklular Silivri'ye gönderilecek.
Brezilya'da, bir traktör ile otobüsün çarpışması sonucu 33 kişi öldü.
Yetkililer, ülkenin kuzeydoğusundaki Miracles kentinde, inşaat malzemeleri yüklü bir traktörün şoförünün virajı alamayıp kontrolünü kaybettiğini, kayan aracın şeker kamışı işçilerini taşıyan otobüse çarptığını kaydetti.
Traktörün yükünün de otobüsün içine dolduğu kazada 33 kişinin öldüğü, 13 kişinin yaralandığı bildirildi.
TNT ekranlarında yayınlanan Arım Balım Peteğim programına konuk olan Nihat Doğan, bedelli askerlik üzerinden Fazıl Saya yüklendi.
Biz ona dedik ki arkadaş biz askerimizi Tunceli dağlarında yaptık.
İki takımın bugün Spor Toto Süper Ligde yapacağı karşılaşmada bu iki futbolcu forma giyemeyecek.
Bursaspor Kulübü Hukuk İşlerinden Sorumlu Yöneticisi Öztürk Yazıcı Tedbir kararı gelirse bunu uygulamak zorundayız.
Ancak böyle bir şeyle karşı karşıya kalırsak, tedbirin kaldırılması için gerekli müracaatı nöbetçi mahkemeye yapacağız.
Konya'da 1 kişiyi öldürdüğü, 2 kişiyi de yaraladığı öne sürülen zanlı, tutuklandı.
Yaralıların ise kavganın şüphelinin yanlarında bulunan kızlara laf attığı için çıktığını savunmuştu.
Dışişleri Bakanı Hillary Rodham Clinton, NATO helikopterlerinin geçen hafta sınırda düzenlediği ve 24 Pakistan askerinin öldüğü hava saldırısının ardından Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Gilani ile telefonda görüştü.
Clinton, Pakistan'ın, yarın Almanya'da yapılacak Afganistan konulu uluslararası konferansa katılacak olmasını ümit ettiğini sözlerine ekledi.
ABD ve NATO sözkonusu saldırıyı soruşturma sözü vermişlerdi.
ona yardım etmek istedi ancak, saldırganlar başının arkasına bir vodka şişesi ile vurdu.
İki gencin de burnu kırıldı, dudağı patladı ve vücutlarında ezilmeler meydana geldi.
Savcılık soruşturma başlatırken 24 yaşında sabıkalı birinin yakalandığını açıkladı.
Kahlin, daha önce bir kişiyi bıçakladığı için 6 yıl hapis cezası almış, eylülde suçu tecil edilmişti.
Bavyera'daki Taufkirchen'de ise önceki gün kimliği belirlenemeyen kişiler bir kuru temizleme, eczane ve döner dükkanına Hitler posteri astı.
Asılan Hitler posteri ise mizah dergisi Titanic'in polisin cinayetler karşısındaki acizliğini resmetmek için hazırladığı kapağıydı.
Seyir halindeki uçakları Google Maps kullanılarak harita üzerinde işaretleyen www.flightradar24.com, www.iststatus.com ve ww.liveatc.net gibi siteler cumartesi günü öğle saatlerinde Avrupa üzerindeki hava trafiğini bu grafikle yayımladı.
Uçağın ait olduğu şirket, saatteki hızı, güzergahı, modeli, bulunduğu yükseklik ve koordinatları gibi anlık bilgilere kolayca ulaşılabilmesi uçuş güvenliğiyle ilgili tartışmaları gündeme getirdi.
Canlı telsiz konuşmalarının dinlenmesinin kamu güvenliği açısından tehlikeli olduğunu savunan Devlet Hava Meydanları İşletmesi www.iststatus.comda Atatürk Havalimanı'nı kullanan pilotlarıyla uçuş kulesi arasındaki telsiz konuşmalarının yayınını durdurdu.
İstanbul, Antalya, İzmir ve Samsun'dan sonra Mersin konseri, 6 Aralık Salı Mersin Kültür Merkezinde gerçekleştirilecek.
Türk operasının saygın solistleri, soprano Zerrin Karslı, mezzosoprano Zeynep Tatlıpınar Kağnıcı, bariton Sedat Öztoprak, tenor Bülent Bezdüz ve bas Hasan Berk'in seslendireceği konserin orkestra şefliğini ise Selman Ada yapacak.
Repertuvarda yer alan ve bestecinin keman sanatçısı Zeynep Işık'a ithafen bestelediği Keman Konçertosunu Zeynep Işık seslendirerek Mersin prömiyerini de gerçekleştirecek.
Adana'nın Ceyhan ilçesinde 1953'te dünyaya gelen Ada, müziğe Ferdi Statzer'in ve Mithat Fenmen'in öğrencisi olarak başladı.
1971'de 18 yaşındaki Selman Ada, okulundan beş ayrı dalda birinci olarak mezun oldu.
1973'te İstanbul Devlet Opera ve Balesinde Genel Müzik Direktörü Robert Wagner'in asistanı ve öğrencisi olarak göreve başladı.
1975'te son anda hastalanan orkestra şefinin yerine provasız çıkarak Don Giovanni operasını yönetti.
1979'da Ankara Devlet Opera ve Balesinde Genel Müzik Direktörü olarak çalıştı.
Kurumda bu göreve gelen ilk Türk sanatçı idi.
1980'de Paris'e dönerek Ecole Normale Superieure de Musiquete opera korrepetitörlüğü ve orkestra yönetimi bölümünü kurdu.
1987'de Türkiye'ye dönerek yeniden İstanbul Operası Orkestra şefliğini üstlendi.
2002'de Mersin Devlet Opera ve Balesinde genel müzik direktörü olarak çalıştı.
Yedi yaşından beri beste yapan, orkestra şefi, besteci ve piyanist olarak Türkiye'de ve Avrupa ülkelerinde binden fazla temsil, konser ve resital veren sanatçı, bu yıl bestecilikte 50. yılını kutluyor.
Orhun, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, internet üzerinden alışverişin pratik ve güvenli olduğunu, bilinen alışveriş sitelerinden iyi bir deneyim yaşamış kişilerin, sıklıkla alışveriş yaptığını ve internetten alışverişin avantajlarından yararlandığını söyledi.
Önemli konunun, alışverişin hangi siteden yapıldığı olduğuna dikkati çeken Orhun, Tüketiciler alışveriş yaparken forumlar, fiyat karşılaştırma siteleri, sosyal medya gibi artık pek çok yerden bilgi edinebiliyor.
SLL sertifikası olmadan hiçbir bankadan pos alma imkanı bulunmuyor.
Kullanıcılar alışveriş yaptıkları sitenin bu sertifikaya sahip olup olmadıklarını mutlaka kontrol etmeliler.
Bunun için sitenin içindeki güvenlik sertifikası tıklanmalı ve bunun geçerlilik süresi kontrol edilmelidir.
Bu uyarı web sitesinde SSL kullanıldığı ve kredi kartı bilgilerinin güvende olduğunu gösterir.
Ancak bundaki riski azaltmak için bilgisayarda aktif virüs koruması olmalı ve güvenilmeyen sitelere kredi kartı bilgilerinin verilmemesi önemlidir.
Ancak güvenilen sitelere kredi kartı bilgilerinin verilmesi bir risk oluşturmamaktadır.
Daha kolay ve hızlı bir deneyim sunması açısından internet alışverişi özellikle yılbaşı, Sevgililer Günü gibi özel dönemlerde dikkati çekici rakamlara ulaşılmaktadır.
2011 yılı içerinde online alışveriş yapanların sayısı hızla arttı.
Yurt dışından pek çok yatırımcı bu sektörü yakından takip ediyor.
Tüm bunlar daha çok gidilecek yolumuz olduğunu gösteriyor.
Ancak basında çıkan online alışveriş ve kredi kartı dolandırıcılığı ile ilgili negatif haberler sektöre ciddi yaralar veriyor.
33 Latin Amerika ülkesi, Venezuela Devlet Başkanı Chavez'in öncülüğünde ABD'ye karşı biraraya geldi.
Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'in öncülüğünde bir araya gelen 33 Latin Amerika ve Karayip ülkesi, ABD'nin bölgedeki üstünlüğünü dengeleyecek bir birlik oluşturmak için çalışıyor.
Venezuela, Brezilya'dan Jamaika'ya onlarca bölge ülkesinin devlet başkanları ve üst düzey yetkililerinin bir araya geleceği iki gün sürecek zirveye ev sahipliği yapacak.
CELAC'ın işleyişiyle ilgili kuralların belirlenmesi, demokratik normlarla ilgili bir anlaşma imzalanması ve örgütün resmi olarak kuruluşu ve ortak prensipler konusunda bir deklarasyon yarın başlayacak zirvenin gündemini oluşturuyor.
Van'da Karpuzalan köyünde çıkan çadır yangınında 1 çocuk öldü, 3 çocuk dumandan etkilendi.
Alınan bilgiye göre, Hamdi Yaralıya ait çadırda, sobadan sıçrayan kıvılcımlar nedeniyle yangın çıktı.
Çadırda bulunan Meltem, Raif ve Ayşe, anneleri Güllü Yaralı tarafından dışarı çıkarıldı.
Olay yerine sevk edilen itfaiye ekiplerinin müdahale ettiği yangın kısa sürede söndürüldü.
Sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahale sonrası dumandan etkilendiği belirlenen 3 çocuk Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Karpuzalan köyünde 18 Kasımda meydana gelen çadır yangınında, 3 çocuk hayatını kaybetmişti.
Banyoda soyunan kaynanasının görüntülerini cep telefonuna kaydeden adam, karısı tarafından ihbar edilince yakayı ele verdi.
Amerika'nın Virgina eyaletinde yaşanan ilginç olayda, evli bir adam kaynanasını röntgenlerken yakalanınca, tutuklandı.
Şükran gününde evlerini ziyarete gelen kayınvalidesini, banyoda soyunurken görüntüleyen Jason Good, eğer suçlu bulunursa 1 yıl hapis cezası alacak veya 2500 dolar para cezası ödeyecek.
40 yaşındaki Jason Good, evlerine misafirliğe gelen karısının annesinin görüntülerini, banyoda soyunurken cep telefonuna kaydetti.
57 yaşındaki kadını çıplak görüntüleyen sapık adamın cep telefonuna bakan karısı, tesadüfen kayıtlı videoya rastladı.
Hemen polisi arayan kadın, o arada görüntülerdeki yetişkin kadının kendi annesi olduğunu anlayınca ikinci bir şok geçirdi.
Ne yapacağını bilemeyen kadın eve gelen polis memurları tarafından güçlükle sakinleştirildi.
İfadesi alınıp, tutuklanan Jason Good ise hapse atıldı.
Yakında mahkemeye çıkartılacak adamın, röntgencilikten 1 yıl hapis cezası alabileceği ya da para cezasına çarptırılacağı belirtiliyor.
Aksaray'da otomobil ile kamyonun çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, 1 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı.
Kazada, otomobilin içinde sıkışan sürücü Şahin, olay yerinde hayatını kaybetti.
Hava sıcaklıkları Türkiye'nin batısında mevsim normallerinin üzerine çıktı.
Hafta sonu güneşin de etkisini hissettirmesiyle Marmara'da İstanbul ve Bursa çevresinin yanı sıra Ege ve Akdeniz'de hava sıcaklığı 15 derecenin üzerinde seyretti.
Güneşli hava en çok çocukların yüzünü güldürürken, ülkenin doğusunda soğuk ve karlı hava yaşamı olumsuz etkiliyor.
Doğu Anadolu Bölgesinde gece en düşük hava sıcaklığı eksi 22 dereceyle Ağrı'da ölçüldü.
Yetkililer, bölgede perşembe gününden itibaren kar yağışı olacağını söyledi.
ABD Savunma Bakanı Leon Panetta, İsrail'in bölgede giderek artan tecridinden rahatsızlığını dile getirip hem Filistin'le görüşmesi hem de Türkiye, Mısır ve diğer Ortadoğu ülkeleriyle ilişkilerini düzeltmesi çağrısı yaptı.
İsrailli liderlerin Filistinlilerle barış müzakerelerinin yeniden başlaması için daha fazla çaba göstermesi isteyen Panetta, İsrail'e hitaben Şu lanet olası masaya otur ifadesini kullandı.
Düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsünün forumunda konuşan Panetta, İsrail'in, güvenlik için sadece güçlü orduya bel bağlamaması gerektiği, güçlü diplomasinin de gerekli olduğu mesajını verdi.
Panetta Maalesef son bir yılda İsrail'in bölgedeki geleneksel güvenlik ortaklarından tecridinin büyüdüğünü ve kapsamlı Ortadoğu barışı gayretinin fiilen beklemede olduğunu görüyoruz dedi.
İsrail'in Arap ayaklanmalarından duyduğu kaygılarını anlamakla birlikte katılmadığını söyleyen Panetta, İsrail'in, Filistinlilerle barış müzakerelerini canlandırmak için bazı riskleri alması gerektiğini de savundu.
Şu anki sorunumuz, İsraillileri en azından aralarındaki farklılıkları tartışmaya başlamaları için şu lanet olası masaya oturtamıyor olmamız diye yanıtladı.
Bu kritik bölgede bu kilit ilişkileri geliştirip yeniden tesis edebilme açısından çok önemli bir zamandayız.
İsrail ve Filistin'in ABD'nin desteğindeki arabuluculuk çerçevesinde Ocak sonuna dek güvenlik ve sınır planlarını sunması ve Ekim'den beri de görüşmeye başlamaları öngörülüyordu.
Türkiye'nin kilit bir NATO müttefiki ve gerçek ortak olduğunu belirten Panetta, İsrail'in Türkiye ile uzlaşması, İsrail'in de Türkiye'nin de ABD'nin de çıkarına.
Hem Türkiye hem de İsrail, ilişkilerini yeniden rayına oturtmak için daha fazlasını yapmalı diye konuştu.
ABD Savunma Bakanı, bu mesajını İsrailli yetkililere ilettiğini, bu ay içerisinde Türkiye'ye yapacağı ziyarette de Ankara'ya da ileteceğini sözlerine ekledi.
Üniversiteye girişte adaletsizlik yaratan katsayının kaldırılmasından Ekim ayı ihracat rakamlarına, Topkapı saldırısındaki gizli şifrelerden Suriye ile ilişkilere, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan Van depremzedelerinin zor durumuna kadar tüm haberleri izledim.
Ama aklım bir gün önce bir gazetede gördüğüm Tarım Bakanlığının bir tam sayfalık bilgi amaçlı ilanındaydı.
Bu kadar hayati bir konunun gazetede ilan olarak yer alması, Türkiye'nin çok temel konularının medyada ancak ilan olarak yer bulabildiğinin de hazin bir örneğiydi.
Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde tarım arazileri miras yoluyla bölünmüyor.
Eğer arazi toplulaştırma yapılmazsa, Türkiye'deki tarım topraklarında 50 yıl sonra üretim yapılamaz hale gelinir.
Türkiye'de işlenebilen tarım arazisi miktarı 25 milyon hektar.
Son zamanlardaki seferberlik sayesinde bunun dört milyon hektarının toplulaştırması bu yılın sonunda gerçekleşecek.
Halbuki miras yoluyla toprakların bölünmesi 11'inci yüzyıl İngiltere'sinden, yeni kurulan İsrail'e kadar her yerde engellenmiş.
Çünkü bunu yapmamak, ülkenin sürekli fakirleşmesi ve tarım sektörünün felç edilmesi anlamına geliyor.
Türkiye, Miras Hukukunu da içeren Medeni Kanun'u İsviçre'den kopya etmiş ama oranın kantonlardan oluştuğunu unutup, sadece merkezi kanuna yoğunlaşmış.
Halbuki tarım arazilerinin bölünmesini engelleyen maddeler kantonların yasasında var.
Bunu daha sonraları fark etmişler ama Medeni Hukukta nedense değişikliğe gitmemişler, toprakların bölünmesine göz yummuşlar.
Türkiye'de bugün üç milyon işletme ama 22 milyon parsel var.
Bu işletme başına düşen beş hektarlık hap kadar toprak da bir arada değil, parça parça, birbirinden ayrı ve uzakta.
Tabii tarımın en büyük sorunu sadece küçük ve parçalanmış topraklar değil, son zamanlardaki tüm çabalara rağmen hala ekonomik olarak sulanabilecek tarım arazilerinin sadece yüzde 61'i sulanabilmekte.
Bölünmüşlüğü önlemek için bir yandan Miras Hukukunda değişiklik, diğer yandan da çok acil bir toplulaştırma bunun için lazım.
59'uncu hükümet Tarım Bakanı Mehdi Eker'in çabasıyla tapuya '20 dönümün altında bölünemez şerhi düşülmesini zorunlu hale getirdi.
Ama bu sorunu temelden çözecek bir önlem değil.
Bunu Miras Hukukunu düzelterek kalıcı ve sağlam bir şekilde çözmek gerek.
Gördüm ki bu konu bu kez de 61'inci Hükümet Programına konmuş.
Bakan Eker, taslaklarının hazır olduğunu, son bir kez daha gözden geçirip Bakanlar Kuruluna götüreceklerini, ardından da tasarı halinde meclise sunacaklarını söylüyor.
Daha doğrusu anladığım kadarıyla bunun böyle olmasını istiyor.
Eğer bu düzenleme yapılmazsa tarımsal verimlilikten söz edilemeyeceği gibi, bir zaman sonra tarımsal üretim de yapılamayacak hale gelecek.
İzlediğim sürüsüne bereket konulardan bir tanesi de bir türlü yapılamayan Miras Hukukundaki bu değişiklik konusudur.
Başbakan Erdoğan'ın himayesinde gerçekleşen 2. Küresel Girişimcilik Zirvesi'nde konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki değişime dikkat çekerek, bu ülkelerle işbirliği önerdi.
Babacan İnanıyoruz ki serbest ticaret anlaşmaları yapıldığı, vize uygulamaları kaldırıldığı ve serbest hareket sağlandığı sürece bu bölge topyekün ayağa kalkacaktır.
Babacan, bugünlerde girişim sermayesi ile yeni bir yasal düzenleme çalışması içerisinde olduklarını da bildirdi.
Dünyanın zor bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Cemil Çiçek, küresel ekonominin geleceğine ilişkin önemli belirsizlikler ve riskler olduğunu söyledi.
Çiçek Bunların başında gelişmiş ülkelerin yüksek kamu borçları geliyor.
Küresel krizin üzerinden 3 yıl geçmiş olmasına rağmen birçok ülkede işsizlik yüksek seviyelerde.
Denizli'nin ihracatı yüzde 22.'lik bir artışla bir milyar 576 milyon dolara ulaştı.
Kasım ayında gerileme olduğunu belirten Kocasert, bunu Avrupa'daki ekeonomik krize bağladı.
Noel zamanında, Avrupa'ya olan ihracatta bir yükselme olurdu.
Bu yıl Denizli İhracatçılar Birliği tarafından kayda alınan ihracatta Kasım ayında yüzde 7'lik bir gerileme yaşandı.
Avrupa ülkelerinde hükümetleri deviren ekonomik krizin, ihracatının yüzde 70'ini Avrupa'ya gerçekleştiren Denizli'ye etkisi olmaması beklenemezdi.
Beşiktaş Kulübü, UEFA Avrupa Liginde deplasmanda karşılaştıkları Maccabi Tel Aviv Kulübüne ve Türkiye'nin Tel Aviv Büyükelçiliği'ne teşekkür etti.
Diyarbakır'ın Dicle ilçesi kırsalında güvenlik güçleri tarafından ölü olarak ele geçirilen üç teröristin cenazeleri aileleri tarafından Malatya Adli Tıp Kurumundan teslim alındı.
Terör örgütünün, terörist cenazeleri üzerinden halkı sokağa dökmeye çalıştığı iddiaları bu cenazelerle yine ortaya çıktı.
Teröristlerden Ciwan Amed kod adlı Serdar Tekin ile Aram Şıkaki kod adlı Harun Edemen'in cenazeleri Diyarbakır'a götürüldü.
Cenazeler Ergani'de Belediye Başkanı Fesih Yalçın ve Dicle Belediye Başkanı Mustafa Uyguner'in de aralarında bulunduğu geniş katılımlı bir kafile tarafından karşılandı.
Ergani BDP ilçe binası önüne getirilen cenazeler ardından 40 araçlık konvoy ile Diyarbakır'a götürüldü.
Harun Edemen isimli teröristin cenazesinin Van'da, Serdar Tekin isimli teröristin cenazesinin Hazro'da, Hüseyin Akdoğan isimli teröristin cenazesinin ise Mardin'in Dargeçit ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi.
Fever kırmızı, turuncu, mavi ve mor tonların hakim olduğu koleksiyonda tarçın, kiremit, bordo, camel, vizon ve mürdüm farklı renk yelpazesi ile sonbaharın hüznünü, huzura taşıyor.
Tüm parçalar ile farklı ve hareketli kombinler yapmanızı sağlayarak sıcak bir kış yaşamaya davet ediyor.
RB ve popun son starı Rihanna, 6. albümü için çektirdiği imaj fotoğraflarında Hakan Yıldırım tasarımı bir ceket ve pantolon giydi.
BARBADOS kökenli ABD'li RB yıldızı Rihanna, yeni stüdyo albümü Talk That Talk'un albüm çekimlerinde Hakan Yıldırım tasarımı Hakaan marka bir ceket ve pantolon tercih etti.
Rihanna kendisi için özel olarak hazırlanan farklı Hakaan kıyafetleriyle de yakında karşımıza çıkacak.
Hakaan tasarımını tercih eden diğer isimler arasında Jennifer Lopez, Madonna, Penelope Cruz, Emma Watson, Cindy Crawford, Naomi Campbell, Paris Hilton, Eva Herzigova ve Lady Gaga bulunuyor.
İzmir'in Urla ilçesinde, Arkaik döneme ait, bugüne kadar keşfedilmiş en büyük liman tesisinin tespit edildiği bildirildi.
Dr. Okan Akyol ve Dr. Cengiz Metin'in de katılımıyla düzenlenen basın toplantısında, Limantepe su altı kazı çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Hatta şu anda dünyada ortaya çıkarılmış Arkaik dönemin bilinen en büyük ve en gelişmiş limanıdır.
Urla Limantepe mevkisi ile Urla İskeledeki günümüz mendireğinin hemen açıklarında yer alan liman tesislerinde, sol ve sağdan yarım ay şeklinde ilerleyerek bugünkü mendireğin girişine kadar ulaşıyor.
Yılda 5 bin hastadan alınan böbrek taşları MTA mühendisleri tarafından analiz edilip böbrek, safra kesesi ve idrar taşlarının özellikleri raporlanarak doktorlara gönderiliyor.
Hekimler, MTA'dan gelen raporlara göre hastalara reçete ve diyet yazıyor.
Doktorlar, hastalığın nüksetmemesi için taş analizinin hayati önem taşıdığını açıklarken, böbrek taşından kurtulmanın sevinciyle hastaların taşı analize gönderme yöntemleri ise şaşırtıyor.
Kargoyla gelen taşlarda hastaların isimleri ve numaraları bulunuyor.
Hastanelerin verdiği numune kutularıyla gönderilen taşların yanı sıra sakız kutusu, gazlı bez ve peçeteye sarılı gönderilen taşlar da bulunuyor.
MTA Maden Analizleri Teknolojisi Daire Başkanı Dr. Ahmet Acar, mercimek büyüklüğündeki taşı bile incelediklerini söylüyor.
İkisi kardeş 3 esnaf, aynı mahallede 80 yaşındaki annesiyle yaşayan akli dengesi yerinde olmayan 50 yaşındaki kadını kaçırıp bir eve kapattı.
Ayakta duramayacak kadar alkol alan 3 zanlı, talihsiz kadını dövüp defalarca tecavüz etti.
Burada alkol alıp sarhoş olan üçlü, önce Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden akli dengesinin bozuk olduğu yönünde raporu bulunan Z.Ç.'yi dövdü.
Gecenin ilerleyen saatlerinde 3 saldırgan aldıkları alkolün etkisiyle uyudu.
Olay yerine gelen polis, kapıyı kırarak içeri girdi ve Z.Ç.'yi kurtardı.
Ayakta durmakta zorluk çeken 3 saldırgan ise karakola götürüldü.
Z.Ç., polise verdiği ilk ifadesinde 3 zanlının kendisini zorla eve soktuklarını, dayak atarak kendisine defalarca tecavüz ettiklerini anlattı.
Z.Ç., ifadesinin ardından Adli Tıp Kurumuna götürülürken, sarhoş oldukları için olaydan hemen sonra 3 zanlının ifadeleri polis tarafından alınamadı.
Türkiye Futbol Federasyonunun basın departmanı tarafından hazırlanan TamSaha Dergisine konuşan Kafkas, şimdi Türkiye Futbol Federasyonunun Futbol Gelişim Merkezinin başında çok önemli bir rol üstlendi.
Türk futbolunun yeniden yapılandırılmasında uzun soluklu adımlar atılmasını istiyor ve futbolun tabana yayılması, eğitim kalitesinin yüksek bir standarda oturtulması için önemli projeler hazırlıyor.
Çünkü eğitimde özellikle devamlılık ve istikrar çok önemli.
Bunları gidermek için var gücümüzle çalışıp futbolumuzu iyi yerlere götüreceğiz.
Alman Futbol Federasyonu ve UEFA'da eğitmen olan Erich Rutemöller'le beraber çalışıyoruz.
Ekol oluşturma konusunu bir tohum gibi düşünmek gerekiyor.
İspanya'da antrenör eğitimini 1944'ten bu yana Moreno veriyor.
Altyapıların başındaki Menendez de çok uzun yıllardır bu görevi yürütüyor.
Çocuk, Genç ve Okul Futbolu Müdürlüğü diye ayrı bir bilim kuruyoruz.
Tabii bunların hepsi Federasyona ek mali külfet getirecek projeler.
Türk futbolu yeniden yapılanmanın temellerini atmak istiyor ve siz de Futbol Gelişim Direktörü olarak bu değişimin önemli aktörlerinden biri olarak rol sahibisiniz.
Kısa bir süre önce geldiğiniz bu görevde futbolumuzun içinde bulunduğu durumun röntgenini çektiyseniz, nasıl bir manzarayla karşılaştınız?
İkincisi, burada benden önce pek çok insan hizmet verdi.
Benim de amacım bu bayrağı biraz daha ilerilere götürmek.
Bunları gidermek için ben ve ekip arkadaşlarım var gücümüzle çalışıp futbolumuzu iyi yerlere götüreceğiz.
Eksikleri biliyorum dediniz, bu eksikleri kısaca özetlemek mümkün müdür?
Kısaca açıklamak gerekirse, eğitimi standart hale getirmek istiyoruz.
Genç futbolcu gelişimiyle ilgili de Akademi Liglerinde ciddi çalışmalar var.
Kulüplerimizin altyapılarında gerekli doğru yapılanma bulunmadığı için Federasyon olarak Akademi Liglerine büyük önem veriyoruz.
Diğer yandan kadın futbolu Avrupa'da tavana vurmuşken bizde yerlerde sürünüyor.
Kadın futbolunu ve bunun yanı sıra engelli futbolunu geliştireceğiz.
Futbolun okullarda yaygınlaşması ve işlevsel hale gelmesi için bir takım çalışmalar yapacağız.
Bu çerçeveler içinde kendimize bir sınır çizip yapabileceklerimizi yapacağız.
Çok fazla ütopik olmadan, TFF Eğitim Dairesinin yapabileceği her türlü görevi yerine getireceğiz.
Biliyorsunuz ben daha önce de Milli Takımlarda görev yaptığım için Eğitim Dairesiyle birlikte çalışma imkanı bulmuştum.
Daha önce de burada birlikte çalıştığım arkadaşlarım var.
İyi bir ekibe sahibiz ve bu ekiple devam edeceğiz.
Konularında uzmanlaşmış arkadaşlarımız, okul futbolunda Sinan Bozkurt, kadın futbolunda Erden Or, plaj futbolu ve futsalda Cem Pamiroğlu, Akademi Liglerinde Cezmi Turhan var.
Hepsi kendi alanında uzman ve iş bilen insanlar.
Söylediğim gibi danışmanlarımız da olacak ve bu görevi birlikte yürüteceğiz.
Geçmiş dönemde bu konuda bir takım sıkıntılar yaşanmıştı.
Bence Türkiye Futbol Federasyonunda bugüne kadar hiç olmadığı kadar paylaşımı seven, birlikte çalışmak için mücadele veren ve hareket eden iyi bir ekip oluştu.
Başta Abdullah Hoca, Cüneyt Tanman Bey, ben ve Oğuz Hoca olmak üzere.
Bu ekip hem genç hem dinamik, birlikte çalışmayı arzu eden ve kendi görev sınırları içinde iyi şeyler üretebilecek bir ekip.
Ben bunu Türkiye Futbol Federasyonunun bir avantajı diye düşünüyorum.
Ekol oluşturma konusunu ise bir tohum gibi düşünmek gerekiyor.
Bakın size bu konuda çok çarpıcı bir örnek vereyim.
İspanya Futbol Federasyonu 1944 yılından bu yana antrenör eğitimi veriyor ve bu eğitimi veren kişi Moreno.
İlk antrenör sertifikasını 1948'de vermeye başlamış ve halen devam ediyor.
1944 yılından bu yana aynı adam Eğitim Dairesinin başında.
İspanya Futbol Federasyonunun başkanı 23 yıldır aynı görevde.
Bizim en büyük sıkıntımız, her şeyi ana kumanda merkezinden yönetmeye çalışmamız.
Futbol Federasyonunun işlevi, bölgeler ve kulüplerle işbirliği içinde bir takım önemli projeleri hayata geçirmek.
Bizdeki sıkıntı, kulüplerimizin altyapılara bakış açısı, altyapıdaki oyuncuların eğitimi ve oradan çıkan elit oyunculara gerekli değeri vermeyişi.
Tabii bizim kulüpleri ne kadar kontrol edebileceğimiz tartışılır.
Oyun sistemleri bir kenara, uluslararası turnuvalara sürekli katılabilen, yurtdışına teknik adam ve oyuncu ihraç edebilen bir ülke olabiliriz.
İşin oyun sistemi tarafına baktığınızda, bu uzun süreli bir çalışmanın ürünü olabilir ancak.
Çok emek ve çok uzun yıllar birlikte çalışmayı gerektiriyor.
Biz çok heyecanlı ve sabırsız insanlarız, her şeyin bir an önce olmasını istiyoruz.
Ama bunu başarabilecek genç ve dinamik bir nüfusa sahibiz.
Sadece kaynak ve organizasyonu kullanma konusunda birtakım sıkıntılar çekiyoruz.
Bunları doğru kullanabilirsek, kulüplerimiz mali yapı ve altyapı açısından doğru organize edilirse sonuçlarını da kısa zamanda alabiliriz.
Futbolumuzun aynası olarak görülen Milli Takımımıza baktığımızda özellikle son dönemde altyapının Almanya olarak kullanıldığını görüyoruz.
Bizim kendi sistemimizde bir aksaklık mı söz konusu?
Eğer öyleyse bu sorunu gidermek için neler yapılması gerekiyor?
Burada oyuncu yetişmemesinin birinci sebebi, bizim zamanımızda mahallelerde, sokak aralarında, kaldırımlarda doğaçlama öğrendiğimiz sokak futbolunun kalmayışı.
Almanya'da da kentleşme var ama her semtin sahası var.
Bugün Sarıyer'e gidiyorsunuz, saha bulamıyorsunuz, Zeytinburnu'nda saha yok.
Yüzücümüz yok, bisikletçimiz yok, cirit atan yok, çekiç atan yok, koşan yok.
Spor yapan bir toplum oluşturmak ve bunun tabanını da mutlaka okullara yaymak yazım.
Kültür oluşturmak, geleneksel hale gelmek çok zor ve uzun vadeli işler.
Bizim kültürden kastettiğimiz, oyun içinde ne yapması gerektiğini bilen, hücum ve savunma prensiplerini çok iyi uygulayan, ne olursa olsun hakemsiz oynamayı öğrenen, dış etkenlerden etkilenmeyen bir anlayış oluşturmak.
Sistemden çok bu tip basamaklamaların üzerinde durmak çok önemli.
Tabii ki bir insan mutlaka coşkusunu yitirmemeli, kontrol edilebilmiş duygularını sahaya yansıtabilmeli.
Tabii bunlar bizim yetişme ve eğitim tarzımızdan kaynaklanıyor.
Bugün bilgisayar çağında çocuklar çok daha iyi yetişiyor, daha iyi bir eğitim alıyor.
Onların da en büyük sıkıntıları spor kültüründen çok uzak, sanal bir dünyada, internet ortamında yetişmeleri.
Eğer bu çocukları spor kültürüyle yetiştirebilirsek başarılı oluruz.
Takım sporları yapmanın büyük avantajları var, çocuklara bunu öğretmek lazım.
Her şeyden önce sevgiyi, paylaşmayı, liderliği, empati kurmayı, hayatın zorluklarıyla baş etmeyi öğrenebilirsiniz.
Futbolun okullara girmesi meselesi onlarca yıldır konuşulur ama bir türlü başarılamaz.
Milli Eğitim Bakanlığı kabul ederse, okullara zorunlu futbol dersi konulmasını istiyorum.
Biz şimdi Eğitim Dairesi olarak neyi kontrol edebiliriz?
Çok iyi bir antrenör eğitimi verebiliriz ve bunu vereceğiz.
Hiçbir şekilde hiç kimsenin ayrıcalıklı olmadığı, herkesin bitirmek zorunda olduğu kurslarla çok iyi antrenörler yetiştireceğiz.
Zaten Genç Milli Takımlarımızın tabanını da bu ligler oluşturuyor.
Geriye kalan sosyal paylaşım projelerini de hayata geçirebiliriz.
Bağlayıcı olmak istemiyorum ama bölgelerle işbirliği içinde bazı projeleri yürütmemiz gerekiyor.
Ancak her şey tek başına Futbol Federasyonundan da beklenmemeli.
Kulüplerin de Milli Eğitimin de bu işin içinde olması çok gerekli.
Yoksa bizim buradan her şeyi yönetmeye ne maddi ne de manevi gücümüz yeter.
Bundan birkaç yıl öncesine kadar Türk futbolu altyapı antrenörlerinin eğitimiyle ilgili ciddi sorunlar yaşıyordu.
Bizim UEFA C Lisansı dediğimiz bir lisans eğitimi var.
Çocuk futbolu dediğimiz, 6 yaştan 12 yaşa kadar olan çocuklara hitap eden bir lisans eğitimi söz konusu.
Bir de UEFA B Lisansı dediğimiz, 12 ile 16 yaş grubuna hitap eden bir lisans eğitimi var.
Bundan sonra bu lisansları bitirmeyen hiç kimse Pro Lisans alamayacak.
Biz elit genç oyuncu eğitimini 100 küsur saatle birlikte UEFA A Lisansının içine koyuyoruz.
Bizim yapmamız gereken iyi oyuncu yetiştirebilmek, kulüplerin de bu genç oyunculara fırsat tanıması.
Genç oyuncuların olgunlaşmadan kaybedilmesi gibi bir sorunumuz var.
Futbol Federasyonu bir takım ağır yaptırımlarla genç oyuncuların daha fazla şans bulması yönünde adım atabilir.
Trabzonspor altyapısına geçmişten beri önem veriyordu, şimdi Fenerbahçe'nin de bu konuda attığı önemli adımlar var.
Kulüpler hem maliyetlerini düşürmek hem kendi takımlarına hem de Milli Takımlara katkı sağlamak için bunu yapmak zorunda.
Ama altyapı işi bir gönüllülük, emek, çaba ve takdir ister.
Kulüp yöneticilerinin, altyapıların en az A takımlar kadar önemli olduğunu anlaması gerekir.
Futbolda önce ülkelerin federasyonlarına bakın, bir tarafta milli takımlar, diğer tarafta eğitim daireleri vardır.
Futbolda bazı bölgelerin daha önde olduğunu, bazılarının geri kaldığını gözlemliyoruz.
Orası için bir U18 Ligi başlatma projemiz var.
Kadın futbolunda başta da söylediğiniz gibi durumumuz iyi değil.
Galiba en büyük sorun da oyuncu havuzunun darlığı.
Oyuncu havuzumuzun dar olduğu da doğru ama bir şekilde kadın futbolunu ayağa kaldıracağız.
Özellikle maddi destek sağlanabilirse yaraları kısa vadede sarabiliriz.
Ondan sonra statüsü ve uygulanabilirliği konusunda reorganizasyona gidebiliriz.
Çünkü ünlü markalar kadın, erkek ve çocuklar için eğlenceli ve göz alıcı pijama ve gecelikler hazırladı.
Üstelik hepsi o kadar şık ki evdeyken üzerinizden çıkarmak istemeyeceksiniz.
Uykuyu sevmeyen var mıdır bilmiyoruz ama sorsak, her 10 kişiden sekizi Uyumayı seviyorum der.
Hele bir de kış aylarındaysak kimse uyumaya doyamaz ve sabahları o sıcacık yatağını bırakıp işe ya da okula gitmek istemez.
Yataktan çıkmak istememenin ya da uykuya bu kadar düşkün olmamızın nedenlerinden biri yatağın rahat ve konforlu olması, diğeri ise giyilen pijamalar.
Çünkü yapılan araştırmalara göre beyin günlük kıyafetleri üzerimizden çıkarıp pijamalarımızı giydiğimizde rahatlıyor, vücut ancak dinleniyor.
Ünlü markalar kıyafet ya da ayakkabının yanı sıra pijama ve gecelik koleksiyonları da hazırlıyor.
Geçen yıl çok popüler olan cicili bicili gecelikler, pijama takımları bu yıl yerini daha sade, kadınsı ve şık takımlara bıraktı.
Koleksiyonlarda artık elbise şeklinde gecelikler ve pantolon şeklinde alt grup bulmak mümkün.
Bunların yanı sıra triko modeller de beğeni topluyor.
İster uzun ya da kısa gecelik ister takım halinde pek çok model bulabilirsiniz.
Malum yeni sezonda leopar modası aldı başını gidiyor.
Ayrıca puantiye, minik kelebek figürleri, çizgi, ekose, çiçek, geometrik, pötikare, otantik ve geleneksel motifler de var.
Cepli, önden düğmeli üstlerin, fırfırlı mini geceliklerin yer aldığı tasarımlarda renkler çok canlı.
Koleksiyonlara kırmızı, mavi, yeşil, sarı, turuncu, somon, bordo, lila ve fuşya gibi canlı renkler hakim.
Gecelik ve pijamanın dışında süsüne düşkün olanları da atlamayalım.
Bu yıl onlar için de bol dantelli, midi babydoll ve gecelikler koleksiyonlardaki yerini aldı.
Ağırlıklı olarak saten, ipek kumaşların kullanıldığı modellerde renk olarak kırmızı öne çıkıyor.
FF'in kadın ve erkekler için hazırladığı Relax At Home serisindeki tasarımlar şık oldukları kadar yumuşak ve rahat.
Koleksiyonda kare desenler, koton kumaş ve kırmızının tonları revaçta.
Bünyesinde ev giyimi ürünleri de bulunduran LC Waikiki'nin koleksiyonunda kırmızılar dikkat çekiyor.
Tenin erkek markası Edora'da ekoseli pijamalar, spor giyinmeyi tercih eden erkekler için tişört ve sweatshirtler, poplin pijama ve pantolonlar bulunuyor.
Sunset'in Lingerie adlı koleksiyonunda, bir kadının günlük hayatında ve özel günlerde ihtiyacı olan her şey var.
Ayyıldız'ın yeni Home Tricot koleksiyonu evde ya da dışarıda kullanabileceğiniz kıyafetlerden oluşuyor.
Koleksiyonda triko bluzlar ve elbiseleri uyurken giymeye kıyamayacaksınız!
Komun yeni koleksiyonundaki koton, saten ve viskonlardan hazırlanan ürünlerin hepsi şık hepsi çok rahat.
Ünlü Alman markası Taubert şimdi Mendo's distribütörlüğüyle Türkiye'de.
Yumuşacık polar çoraplarıyla tanınan markanın rengarenk çorapları arasından seçiminizi yapın!
Ev ve uyku giysileri üreticisi Woody, Türkiye'deki ilk mağazasını Küçükçekmece Atakent'teki ArenaPark Alışveriş Merkezinde açtı.
Yeni İnci'nin her zevke uygun Homewear adlı yeni pijama koleksiyonunda en küçük bedenden XXL bedene pek çok ürün bulabilirsiniz.
Markada kelebek figürü, kurdele, fırfır, çizgili üstler, baskı, ekose dokuma cepli alt pijamalar ve cepli önden tamamen düğmeli üstler yer alıyor.
Geliri otistik çocuklara harcanmak üzere Tohum Otizm Vakfının düzenlediği alışveriş fuarı, büyük ilgi gördü.
Tohum Otizm Vakfının otizmli çocuklar yararına düzenlediği Hediye Bir Gün alışveriş fuarı ve Hediye Bir Gece daveti Yeniköy'de bulunan Sait Halim Paşa Yalısında gerçekleştirildi.
Fuarda, dekorasyondan takı ve mücevhere, giyim ve aksesuardan çocuk eşyasına kadar pek çok farklı hediyelik satışa sunuldu.
Alışveriş fuarının en çok ilgi gören ürünleri ise genç gönüllerin satışa sunduğu yılbaşı sepetleri ve Tohum Otizm Vakfı için özel tasarlanmış bilezikler oldu.
Gün boyu 1000'den fazla kişinin ziyaret ettiği etkinlik, sevdiklerine yeni yıl hediyesi almak isteyen hayırsever vatandaşların yanı sıra, otizmli çocuklara da hediye vermek isteyen birçok tanıdık simayı da ağırladı.
Astaş Holding ana sponsorluğunda Sait Halim Paşa Yalısında düzenlenen etkinlik, yalının köşk bölümünde sadece özel konukların katıldığı Hediye Bir Gece daveti ile devam etti.
Daha önce Milli Gazete ve Dünyaya Yeni Söz gazetelerinde Balkan coğrafyasına dair köşe yazıları kaleme alan Ayhan Demir, yazılarına Yeni Akit gazetesinde devam edecek.
Ege'de yıldızı parlayan su ürünleri sektöründe ihracat geçen yıla oranla yüzde 47'lik bir artış sağladı.
Ege Bölgesinde su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatında geçen yıla oranla yüzde 47 oranında arttı.
Ege İhracatçılar Birliği, İzmir'in Kasım ayı itibariyle en çok ihracat yapan iller arasında İstanbul, Bursa ve Kocaeli'nden sonra yüzde 16'lık artışla 4'üncü sırada yer aldığını açıkladı.
Nerede bir su ürünleri fuarı varsa Türkiye orada olacak.
Bugüne kadar Brüksel, Dubai, Moskova, Almanya ve Amerika'ya gittik.
Şimdi yeni hedeflerimiz var, Çin önemli bir Pazar.
İhracatçı olmalarına rağmen yurtiçi tüketimi arttırmak içinde çalıştıklarını ifade eden Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, ülkemizde et kültürü ağırlıkta.
Son dönemde tüketimde artış var fakat balık tüketimi dünya ortalamasının çok altında.
Kültür balığı üretiminde dünya artışına paralel bir gelişme yok.
Biz hem Ege'de hem Anadolu'da farklı yerlerde balık ekmek şenlikleri düzenliyoruz.
Asli işimiz yurtdışı tanıtımı olmasına rağmen yurtiçi tüketimi arttırmak için de çalışıyoruz.
Aslında bu işi sektördeki derneklerin ve birliklerin yapması lazım.
Buna rağmen herkese örnek olacak bir çalışma içindeyiz.
Kalp damar rahatsızlığının getirdiği sorunlara değinip, balık tüketiminin sağlıklı bir yaşam için gerekli olduğunu dile getiriyoruz.
2,805 kmlik uzunluğuyla Türkiye'nin en uzun kıyı şeridine sahip olan Ege Denizi 300 balık türüne ev sahipliği yapıyor.
Ege Denizi'nin deniz balıkçılığına katkısı koy ve körfezler bakımından zengin olmasına rağmen kırıklı yapısı sebebiyle sınırlı kalıyor.
Yetiştirilen en önemli türler iç sularda yüzde 46,77 ile alabalık, denizlerde yüzde 30,39 ile levrek, yüzde 16,85 ile çipura oldu.
Hollywood yıldızı Tom Cruise yıllardır görmeyi arzu ettiği Tac Mahal'i ziyaret etti.
Görevimiz Tehlike serisinin son filmi Hayalet Protokolünün dünya prömiyerine birkaç gün kala, Hindistan'ın simgesi, beyaz mermerden yapılan Tac Mahal'i ziyaret eden Cruise, Hindistan'da bulunduğu için çok heyecanlı olduğunu söyledi.
Turkcell, Vodafone ve Avea'nın cinayet bölgesini kapsayan baz istasyonları bilgisi ve o baz istasyonlarından, avukatların istediği saatlerde yapılan görüşmelerin kayıtları bir CD ile mahkemeye teslim edildi.
Kayıtların önümüzdeki günlerde sanık ve müdahil avukatlarına da verileceği öğrenildi.
Dink Ailesinin avukatlarının da binlerce görüşme kaydını tek tek inceleyerek şüpheli buldukları isimlerin araştırılmasını talep edecekleri kaydedildi.
Sambafoot.com sitesi Avrupa'daki en iyi Brezilyalı'yı belirleyeceği anket için 30 aday seçti.
Fener'in kaptanı, Pato, V.Love, Robinho, Daniel Alves, Maicon, Hulk gibi isimlerle yarışacak.
Dün başlayan oy işlemi için 30 aday futbolcu ismi açıklandı.
31 Aralık 2011 tarihine kadar devam edecek anketin geçen sezonki birincisi İnterli Maicon olmuştu.
KANARYA DA bu sezon ortalıkta pek görünmeyen Semih Şentürk'ün devre arasında ayrılma kararı aldığı ileri sürüldü.
Yedek kulübesinden sıkıldığını söyleyen ve yönetimin sürekli forvet aradığı yolunda çıkan haberlerden rahatsız olan milli futbolcunun Fenerbahçe defterini tamamen kapattım.
Ocak ayında ayrılmak istiyorum.
Bu kararımı yönetime de bildirdim dediği ifade edildi.
Bunların 5'inde 11'de yer aldı, 4'ünde sonradan oyuna girdi.
Fenerli oyuncu bu karşılaşmalarda gol atamadı, 2 asist yapabildi.
Semih bu sezon Milli Takım kadrosuna da giremedi.
Bağırsak enfeksiyonu geçiren Brezilya Milli Takımının eski oyuncularından 57 yaşındaki Socrates'in yoğun bakıma alındığı ve sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.
Ünlü futbolcunun tedavi gördüğü Sao Paulo'daki Albert Einstein Hastanesinden yapılan açıklamada, Socrates'in durumu ağır.
Socrates, geçen ağustos ayında da sindirim sistemindeki kanama nedeniyle yoğun bakıma alınmış, yaklaşık iki hafta aradan sonra taburcu edilmişti.
Sakal ve bıyıklarını kesmişti ve takım elbise giyiyordu.
TÜRKİYE'NİN karanlık yıllarını mercek altına alan faili meçhul soruşturmasında çarpıcı gelişmeler yaşanıyor.
Eski Özel Harekatçı Ayhan Çarkının ifadeleri üzerine başlatılan faili meçhul cinayetler soruşturması Yeşil'e uzanıyor.
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in kardeşi Hacı Ali Demirel'le bir dönem ticari ilişkilerinin olduğunu aktaran tanık Ergin, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'la, Demirel'in villasında 3 kez karşılaştığını öne sürdü.
Yeşil'in estetik ameliyat yaptırmadığını aktaran tanık Ergin, Yeşil'in ismini Hasan Kütük olarak değiştirdiğini söyledi.
Yeşil'in saçlarının beyazladığını kaydeden tanık Ergin Sakal ve bıyıklarını keserdi.
Hacı Ali Demirel'in Ergin'in ifadelerini reddettiği ve Ergin'i tanımadığını söylediği öğrenildi.
Ancak savcılığa itiraflarda bulunan tanık Ergin, Hacı Ali Demirel'le beraber görüntülerinin olduğu bir CD'yi Başsavcıvekili Hüseyin Görüşene iletti.
Türkiye'nin önde gelen turizm organizasyonları arasında yer alan Travel Turkey İzmir, yerli ve yabancı katılımcıların odağı olacak.
Fuarda, 20 ülkeden 600'ün üzerinde firma yer alacak.
TRAVEL Turkey İzmir 2011 Turizm Fuar ve Konferansı, bu yıl beşinci kez konuklarını ağırlamaya hazırlanıyor.
Travel Turkey, dünyanın ve Türkiye'nin farklı destinasyonlarından turizm profesyonellerini ağırlayacak.
Çin, Endonezya, Fransa ve Slovenya, İlk Kez Travel Turkey İzmir Fuarında partner ülke Hollanda.
Yunanistan'ın Onur Konuğu Ülke', Kütahya'nın Partner İl olduğu Travel Turkey İzmir Fuarına 20'ye yakın ülkeden, 600'ün üzerinde firmanın katılacağı tahmin ediliyor.
Travel Turkey İzmir Stant Ödülleri Yarışması ise fuar renklenecek.
Üç Aylık Sanayi İstihdam Endeksi ise 106,8 oldu.
Bu yılın üçüncü döneminde, sanayide çalışılan saat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artarken, bir önceki döneme göre yüzde 0,9 azaldı.
Üç Aylık Sanayide Çalışılan Saat Endeksi de 103,1 olarak gerçekleşti.
Bir gençlik dizisi olan ve yönetmenliğini Can Sarcan'ın yaptığı projede, Azra Akın, Murat Serezli, Haluk Piyes ve Bedük'ün yanı sıra genç yetenekler de yer alıyor.
90 dakikalık çekimlerde 30 dakikası klip gibi olacak.
Kendini eğitimciliğe adamış bir adam ama içinde sanata ilgili bir kişiyim.
Müzik işlerinin yanı sıra bütün dedikodular benim ağzımdan duyuluyor.
Sultanahmet'te yaşanan saldırı ile ilgili bir kişi İstanbul'da gözaltına alındı.
1 Aralık Dünya AIDS gününde Doğu Avrupa'da hastalığın ciddi boyutu bir kez daha hatırlandı.
Rusya Federal AIDS Merkezi Müdürü Vadim Pokrovski, 1 Aralık AIDS ile Mücadele Günü öncesi tüyler ürperten istatistiklere dikkat çekti.
Yeni AIDS vakalarının yüzde 90'ı Rusya ve Ukrayna'da kaydediliyor.
Rusya'da kayıtlı AIDS'li sayısı 532 bini geçerken, Ukrayna'da bu rakam 360 binin üzerinde.
Gerçek rakamın bunun 2 katından fazla olduğu belirtiliyor.
2010 yılında Rusya'da 58 bin 428 yeni vaka kayıtlara geçti.
Pokrovski ayrıca, AIDS hastalığının ilk 10 yıl boyunca hiç belirti vermeyebildiğini hatırlattı.
Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasa'da yapılması düşünülen değişikliklerle ilgili Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın demeçlerinin ardından, kulüpler de yaptıkları açıklamalarla görüşlerini dile getirdi.
Beşiktaş Kulübü 2. Başkanı Metin Keçeli de yaptığı açıklamada, Sayın cumhurbaşkanı bir şey dediyse konu kapanmıştır.
Trabzonspor Kulübü, bu konuyla ilgili yapmayacağını açıklarken, İstanbul Büyükşehir Belediyespor Futbol Şube Sorumlusu Kamil Dizar da bu konuda yorum yapmayacağını söyledi.
Medical Park Antalyaspor Başkanı Hasan Akıncıoğlu, şike cezalarına indirim içeren yasanın, özel kişilere ve kuruluşlara hizmet etmek için değiştirilen bir yasa olduğuna inanmadığını söyledi.
Medical Park Antalyaspor Başkanı Hasan Akıncıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 6222 sayılı Sporda Şiddet Yasası'nın orijinal halindeki cezaların çok abartılmış olduğunu savundu.
Şike cezalarında indirim içeren yasanın yeni halini olumlu karşıladıklarını anlatan Akıncıoğlu, değişikliklerin uzman ve yetkisi bulunan kişilerce yapıldığını ve bu nedenle demokratik ortam gereği herkesin saygı duyması gerektiğini kaydetti.
Medical Park Antalyaspor olarak şike iddialarında isimlerinin hiç geçmediğini ve bu nedenle rahat olduklarını vurgulayan Akıncıoğlu, Futbol dünyası içinde yer alıyoruz.
Türk futbolunun şike iddiaları olmadan önünün açılacağını söyleyen Akıncıoğlu, Kamuoyunda kişiye ve kurumlara yıpratıcı manada yapılan polemikleri kınıyoruz.
Atalay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 14 Nisan 2011'de Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve şike ile teşvik priminin suç sayıldığı yasayla ilgili kanun teklifinin yasalaştığını hatırlattı.
Yani geniş kapsamlı bir zaman diliminde ele alınmalıydı.
Daha geniş bir zamanda ve daha kapsamlı olabilirdi.
Bütün ligler ve futbol camiasının sıkıntıları, görüşleri alınarak, daha kapsamlı, daha uzun soluklu bir çalışmayla değişikliğin yapılması gerekirdi.
Bucaspor Kulübü Başkanı Şeref Üstündağ, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda öngörülen cezaların ağır olduğunun, kanun yürürlüğe girdikten sonra fark edildiğini ifade etti.
Yasa hazırlanırken Bank Asya takımlarına konuyla ilgili hiç soru sorulmadı, değişiklik yapılırken de sorulmadı.
Çocuk oyunu oynamıyoruz, bence yasada değişikliğe gerek yoktu.
Bank Asya 1. Lig takımlarından Konyaspor'un kulüp başkanı Ahmet Şan, Şike Yasası'ndaki değişiklikle ilgili, Sayın Cumhurbaşkanımızın aynı rahatsızlığı bende de var.
Şan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk futbolunun büyük hedeflere ulaşması için şikeye tevessül edenlere imkan verilmemesi gerektiğini belirtti.
Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, yasayla ilgili rahatsızlığını dile getirdi.
Cezanın orantısızlığı tartışılabilir, cezayı azaltmak da fayda olabilir.
Ancak yasada bazı boşluklar oluşturarak, yarın şikeye tekrar tevessül imkanı bırakılmamalı, yapanın yanına kar kalmamalı.
Ferah, AA muhabirine yaptığı açıklamada, konuyla ilgili alanında uzman kişilerin gerekli açıklamaları ve düzenlemeleri yaptıklarını belirtti.
Bugüne kadar konu hakkında bir açıklama yapma gereği hissetmediklerini ifade eden Ferah, Yasa değişikliği ile ilgili bugüne kadar görüş bildirmediğimiz gibi bugünden sonra da görüş bildirmeyeceğiz.
Bizim tek düşüncemiz centilmenlik kuralları içerisinde takımımızı başarıya taşımak.
Sarılar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yasada yapılması gereken değişikler konusunda, daha önceden Kulüpler Birliği Vakfı toplantılarında görüş beyan ettiklerini hatırlattı.
Yasada değişiklik yapılmasına destek verdiklerini belirten Sarılar, Yasanın çıkmasını istiyoruz.
Spor Toto Süper Lig ekibi Samsunspor'un kulüp başkanı Kazım Gürol Yılmaz, Samsunspor Kulübü olarak Sporda Şiddet Yasası'nın değiştirilmesini istiyoruz, dedi.
Sakaryaspor Kulübü Başkanı Erdal Taşkın, Kulüpler Birliğinin Şike Yasası'nda yapılan değişikle ilgili kararını desteklediklerini söyledi.
Taşkın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kulüpler Birliğinin Şike Yasası'nda yapılan değişikle ilgili aldığı kararın doğru bir karar olduğunu ve birliğin kararının arkasında olduklarını anlattı.
Taşkın, kararı desteklediklerini belirterek, Kulüpler Birliğinin aldığı kararı bizim de desteklediğimizi söyleyebilirim.
Bu konuyla ilgili daha önce de görüşümü bildirmiştim.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün açıklamalarını takip ettiğini kaydeden Cavcav, Kendisi önceki yasanın daha doğru hazırlanması gerektiğini, ilk uygulamada değişiyorsa bunda bir sorun olabileceğini söylüyor.
Son değişikliğin ise şimdi TBMM'de bulunan tüm partilerin katılımıyla gerçekleşeceğini belirtiyor.
Kulüpler Birliğinin daha önce yaptığı hatayı TBMM düzeltti.
Ben artık bir an evvel futbola dönmek, futbol konuşmak istiyorum.
Bunun sebebi de milletin sosyal yapısını tam kucaklamadığından dolayı Batılı ülkelerin çoğu için bile gayrı milli olan Batı tipi millet ve milliyetçilik anlayışına geçilmesidir.
Oysaki o kavram, bütün dünyada millet teorileriyle ilmi düzeyde ilgilenenlerce bilinmektedir.
O soruya cevabi mahiyetteki değişik teorilerin müşterek özellikleri, hayali ve totaliter niteliktedir.
Gökalp'ın bu sözünde, aşağıda görüleceği gibi hem millet inşa etme hem de Türk'e has bir İslamiyet oluşturma maksatları yatmaktadır.
İtalyan filozof Giuseppe Mazzini, İtalyanların Katoliklikte reform yapması gerektiğini söylemiştir.
Milleti vatandaşlık esasına göre tanımlayan Fransa'nın aşırı laikliğinde, bu mantığın payı büyüktür.
Nitekim CHP iktidarı dönemindeki 1932'den 1950'ye kadar ezan, Türkçe okutulmuştur.
Yine Cumhuriyetin ilk yıllarında İstanbul Üniversitesinde kurulan bir komite, İslamiyet'te reform yapmak için çalışmıştır.
Başkanlığını, önemli Türkçülerden Prof. Dr. Fuad Köprülünün yaptığı o Komite, camilere ayakkabılarla girilip sıralarda oturulması, musiki eşliğinde ve Türkçe ibadet edilmesi gibi tekliflerde bulunmuştur.
Dine yapılan ve yapılmak istenen o müdahaleler, laik değil ideolojik milliyetçi mahiyettedir.
Peygamber'in çevresindeki ahlaksızlıkların önüne geçmek için tedbirler düşünüp sonunda eski Mısır'dan Yahudilere geçen bir takım masalları alarak ilahi hakikat gibi yaydığını öne sürmüştür.
Elbette ki milliyetçi camiada gerçek anlamda İslam'a inanan yazar ve şairler de olmuşsa da onlar, millet kavramını sorgulamamakla diğerleriyle yollarını tam ayıramamışlardır.
Halen o camiada dine bu iki farklı bakıştaki yazar ve şairlerin eserleri okunmaktadır.
Oysaki en pozitivist şahsın bile itiraz edemeyeceği husus, bin yıllık bütün Ortaçağ boyunca oluşan sosyal birleşmelerin, din müşterekliğine göre olduğudur.
Bu gerçeği inkar edip, milliyette tek ana dili öne çıkaran milliyetçi ideoloji, tarih boyunca oluşmuş entegrasyonlarla inanç, vatan ve soy birleşmelerini geçersiz saymış, böylece bölücü olmuştur.
Modernite öncesindeki Batılılar nezdinde de aynı manada kullanılmıştır.
Geçtiğimiz aylarda Star TV'de ekrana gelen Yerden Göğe isimli programın sunucularından radyo programcısı Funda Özkalyoncuoğlu ilginç açıklamalarda bulundu.
Özkalyoncuoğlu, Kütahyalı için Rasim hayatımda tanımaktan pişman olduğum bir insandır, keşke tanımasaydım.
Gruplardaki son maçlar öncesinde Schalke 04, Twente, Anderlecht ve Lokomotiv Moskova, Sporting Lizbon, Stoke City ve Athletic Bilbao bir üst tura yükselmeyi garantiledi.
Ertuğrul, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesinde oluşturulan duruşma salonuna, İstanbul Merkez Komutanlığına bağlı görevliler eşliğinde avukatıyla beraber geldi.
Ertuğrul'un, duruşmanın öğleden sonraki oturumunda yakalama kararına karşı beyanlarının alınması bekleniyor.
YUNANİSTAN'DA yaşanan ekonomik kriz nedeniyle kaçakçılık olayları da her geçen gün artıyor.
En son yapılan operasyonlarda maddi sıkıntılar içinde olan halkın rehincilere sattığı altın ve ziynet eşyalarının eritilerek Almanya'ya kaçırıldığı tespit edildi.
Rehincilere bırakılan altınların eritilerek külçe halinde Almanya'ya kaçırıldığı açıklandı.
PKK ile bölge halkı arasındaki ilk kırılmanın referandum sürecinde yaşandığını belirten Kürt aydınlar, referandumda hayır diyen terör örgütünün aleni olarak sorgulanmaya başlandığını dile getirdi.
Bu süreçte yaşananların izlerini silmek için Şerafettin Elçi gibi isimlerin aday gösterildiğini belirten aydınlar Kürt sorununun çözümü için Çözüm Meclisi istedi.
Dün Öcalan'a söylenmedik laf bırakmayanların bugün ondan Kürtlerin milli kahramanı olarak bahsetmesi doğru değildir.
Benim adıma Öcalan'nın Kürt halkının kahramanıdır gibi laflar etmeye hakkı yoktur.
Onların bunu akıl verir gibi dayatması doğru değildir.
Öcalan ile de görüşülecektir ama benimle de görüşülecektir.
Anayasa için oluşturulan bir Kurucu Meclis gibi diyelim.
Ben de tek tek onlar kadar bu mücadelede emek vermişim.
Ben derken, bu uğurda fedakarlık yapmış, cefa çekmiş ama sesi duyulmayan kesimleri dile getiriyorum.
Bazen bir tarafın hışmına uğrayabilirsiniz bazen diğer tarafın.
Bir PKK sorunu varsa bunu PKK ile konuşursunuz.
TRT Şeş açılmış, yasal bir dayanağı bile olmayan.
Atılan bu adımı protesto etmemişiz, insanlar izlemesin diye propoganda yapmamışız.
Evet, onların protestosu basına yansıdı ama bizim desteğimiz hiç yansımadı.
Anayasa referandumunda, büyük baskılara ve tehditlere rağmen, bu halk olumlu somut bir şey gördüğünde sağduyulu olarak desteklemektedir.
Bu konuda birileriyle görüşülecekse, PKK ile de, diğer farklı gruplarla da görüşülmeli.
Ama son yansıyan görüşme kayıtları kritik bir ortamda ortaya çıktı ki şiddetin çok yoğunlaştığı bir dönemdi.
Ama yeni bir süreç yeni bir süreç değil.
Tam şimdi oluyor dediğimiz anda PKK ortalığı kana buluyor.
PKK silahlı bir örgüttür ve bunu en yüksek noktalara kadar yükseltebilir.
Siz devlet olarak PKK dışında ne yapmak istiyorsunuz, işte sorun burada.
Kürt halkı PKK'yı yaptığı eylemlerden dolayı sorguluyordu ancak bu kadar aleni değildi.
Çünkü Anayasa kısmı değişiklik paketinde Kürtlere dair çok somut bir şey yok ise de karşı çıkabileceğimiz boykot edebileceğimiz maddeler de yoktu.
PKK neden Anayasa değişiklik paketini reddettiğini bölge halkına izah edemedi ve aldığı boykot kararıyla PKK referandum sürecinde ciddi bir güven kaybına uğradı.
Seçim sürecinde bu güven kaybını ise Şerafettin Elçi gibi isimleri listelerine monte ederek bölgede güven telafi etmeye çalıştı.
Dünya Engelliler Birliği Genel Başkanı Metin Şentürk, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla düzenlenen toplantıda konuştu.
Şentürk Tüm engellileri aynı çatı altında toplayarak en büyük engeli aştık.
Dünya Engelliler Birliği, insan haklarının temel uygulanışı bakımından Türkiye için bir milattır.
Bugünden sonra engellilerin sorunları için daha çok çalışma imkanı doğdu.
Bugüne kadar en büyük engel, engellilerin tek çatı altında toplanıp, haklarını arama mücadelesi vermesiydi.
Metin Şentürk, Ekim ayında İstanbul'da yapılan 65 ülkenin ve 120 sivil toplum örgütünün katıldığı toplantıda genel başkan seçilmişti.
İSTANBUL'DA gerçekleştirilen 6. Uluslararası Katılımlı Özürlüler Kongresinde engelli vatandaşlara yönelik istihdam çalışmaları tartışıldı.
Kadir Has Üniversitesindeki kongrede konuşan Yaşlı ve Özürlü Hizmetleri Genel Müdürü Aylin Çiftçi, istihdam için özürlülere ait ayrı bir sınav yapacaklarını belirterek Özürlü Memur Seçme Sınavı, nisanda gerçekleşecek.
Kongre Başkanı Prof. Dr. Pervin Somer de engellilerin teknolojiden yararlanamadığı için hayatlarını eve ve yatağa bağlı olarak geçirdiklerinin altını çizdi.
O yüzde 1'in gelirlerini hakettiklerini düşünüyor olsanız bile, ekonomiye yaptıkları katkı aldıkları kadardır ve özel muamele hak etmiyorlar.
Bir yönü güncel bir politik tartışmaya dair faydalı bir yorum yapmama yardımcı olacak.
Diamond ve Saez ABD'nin en üst düzey gelir grubuna uygulanan optimum vergileri analiz ediyorlar.
İddialarına göre bu, o yüksek gelirlilerden toplanacak gelirin maksimumu olmalı.
Çünkü herhangi bir birleştirilmiş refah ölçütünü maksimize etmeye çalışıyorsanız, marjinal dolar gelirinin zenginin refahına fakirler ve orta sınıfınkilere göre çok az etki edeceği aşikardır.
Bu yüzde 100'lük bir vergi oranı demek değil çünkü davranış biçimlerine göre reaksiyonlar olacaktır.
Yüksek gelirliler yüksek vergi oranı karşısında bir şekilde vergiye daha az tabi bir gelir göstereceklerdir.
Bunu da ya gerçekten az çalışarak ya da gelirlerini kayıtdışına çekerek yapacaklardır.
Diamond ve Saez literatürdeki ölçütleri kullanarak en üst düzey gelir grubundakilere uygulanacak vergi oranının yüzde 70 sınırında olması gerektiğini söylüyorlar.
Bence dünyada zenginlerin paralarını koruma haklarını savunmaktan daha önemli davalar var ama her neyse.
Bu demektir ki Diamon ve Saez'in davranış biçimi esnekliği çok düşük.
Belki, ama oldukça dikkatliler ve onların hesapları senin hislerinden daha güvenilir.
Şu anda sağcıların ve kendilerini merkezde sayan epey bir kişinin resmi palavrası şu ki, üst düzey gelir grubundaki bireyler istihdam yaratanlar oluyorlar ve yaptıkları bu iyilik yüzünden ödüllendirilmeliler.
Bu aynı zamanda demektir ki eğer o işçi bir saat eksik çalışırsa etkisi sıfırdır.
Eğer bir serbest fon yöneticisi saatte 60 bin dolar kazanıyorsa ve bir saat az çalışırsa gayrısafi milli hasılayı 60 bin dolar azaltır ama gelirini de o kadar azaltmış olur.
Tabii aslında 60 bin doların hepsini kaybetmiş sayılamaz çünkü daha az vergi ödeyecektir.
Bu durmda o çabanın yapılmamasında bir gelir kaybı oluşur.
O yüzde 1'in, daha doğrusu yüzde 0.1'in hakikaten gelirlerini hakettiklerini düşünüyor olsanız bile, yaptıkları katkı aldıkları kadardır ve özel muamele hak etmiyorlar.
Avrupa Reform Merkezi adlı düşünce kuruluşu çıkışlı yazıya göre o bakış krizi nihayetinde ahlaki mesajı olan bir masal gibi görüyor ve günahkarlarla erdemlerinden vazgeçmeyenler arasındaki mücadeleden bahsediyor.
Krizden çıkmanın yolu, aşağıda anlatacağımız üzere, dolambaçlı değil.
Euro'nun kullanıma geçişiyle, sahte bir güven hissi yaratarak, Yunanistan, İtalya, Portekiz ve İspanya gibi ülkelerde büyük sermaye akışlarına ve buna bağlı olarak büyük cari hesap açıklarına yol açtı.
İkinci olarak, borçlular için ciddi bir amortismana ve alacaklılar için gerçek bir kıymet artışına ihtiyaç var.
Ama Euro bölgesinin liderlerinin resmi politikası bu ayarlamanın tamamen tek taraflı olması gerektiği yönünde.
Borçlular harcama yapmalı ama borç verenlere yönelik mahsup edici genişleme politikası olmamalı.
Yani bu politikanın yönü Euro bölgesinin ihtiyacına tamamen ters.
vasıtasıyla gerçek bir döviz kuru ayarlaması yapılması gerektiği anlamına geliyor.
Bu hem çok zor, hem de borç yükünü gayrısafi milli hasılalara oranla artırma etkisi olur.
Limitsiz bir politik irade ile dahi, bu Avrupa için uzun süreli bir resesyon ve durağanlık reçetesi demektir.
Vaziyeti kurtarmak için radikal rota değişimine ihtiyaç var ve şu ana dek bu gereklikle yüzleşmeye yönelik kararlılık işareti görmüş değilim.
Putin'in yeni Duma ile beraber Sovyetler Birliğini canlandırma girişimlerinin artacağı söyleniyor.
Öte yandan, 18 Kasım'da imzalanan Avrasya Birliğinin geniş boyutlu bir entegrasyona evrilmesi bekleniyor.
Bugün Rusya'da ülkenin Federal Meclisinin alt kanadı olan Duma için seçimler yapılıyor.
Seçimlere şu anki Başbakan Vladimir Putin'in lideri olduğu iktidardaki Birleşik Rusya Partisi ile beraber toplam toplam 7 parti katılıyor.
450 üyesi olan Meclis dört yıl süreyle görev yapacak.
2007 yılındaki son seçimlerde iktidardaki Birleşik Rusya partisi 315 milletvekili ile yüzde 70'lik bir çoğunluk kazanmıştı.
Yapılan son anketler 4 Aralık seçimlerinde Birleşik Rusya partisinin güç kaybederek yüzde 53 ile en fazla 253 koltuk kazanabileceğini ve anayasal çoğunluğu yitireceğini gösteriyor.
Yüzde 7'lik barajı geçemeyen diğer partiler Duma'ya girememişti.
Aynı tehlike bu sefer Adil Rusya Partisini beklemektedir.
Siyasi istikrara ve yönetimde merkeziyetçi yapıya önem veren Rusya, 2008'de alınan bir kararla devlet başkanlığı süresini 4 yıldan 6 yıla çıkarmıştı.
4 yılda bir yapılan Duma seçimleri de 5 yılda bir olmak üzere değiştirilmişti.
Bu seçim maratonunun öncekilerden farkı Duma seçimlerin 4 Mart 2012 Başkanlık seçimleri bakımından büyük önem taşımasıdır.
Zira, geçen Eylül'de gerçekleştirilen Birleşik Rusya Partisi kongresinde Başkan Medvedev Putin'in başbakanlık önerisini kabul etmiş ve bununla da Putin'in 3. dönem için devlet başkanı olma yolu açılmıştı.
Medvedev, onu siyasetin zirvesine taşıyan Putin'e sadık kaldı ve koltuğu ona devretmeye hazırlanıyor.
Medvedev, tıpkı satrançta rok yapar gibi Putin'i Rus politik arenasının en güçlü figürüne çevirmektedir.
Levada Center isimli kamuoyu araştırma şirketinin anketine göre, halkın yüzde 46'sı seçimlere hile karışacağını, sonuçların manipüle edileceğini düşünüyor.
Bazı gözlemciler Rusya'da 4 Aralık seçimlerini prova , 4 Mart 2012 başkanlık seçimlerini ise gala olarak görüyorlar.
Rusların 4 Aralık seçimlerine ilgisizliği de Duma seçimlerinin üç ay sonra yapılacak başkanlık seçimlerinin gölgesinde kalması ile yorumlanabilir.
İktidar partisi 4 Aralık tarihine bir hafta kala Putin'in başkanlık adaylığını açıklamakla seçimlere hareketlilik kazandırmak istemiştir.
Liberalleşme ve özellikle de modernizasyon politikalarının daha ziyade askeri sanayiye uygulandığı gözlemlendi.
Rus Vedomosti gazetesinin de yazdığı gibi 4 yıllık Medvedev dönemi sanki hiç yaşanmamış gibi oldu .
Gazete, Birleşik Rusya Partisinin kongresindeki Putin'in konuşmasının 2007'deki konuşmasından çok da farklı olmadığına dikkat çekiyor.
Moskovski Komsomolets gazetesi de kongrede Medvedev'in konuşmasının yenilikçilikten yoksun olduğunu ifade ederek, onun ham maddeye dayalı ekonomiden vazgeçilmesi, liberal sisteme geçiş gibi konulara değinmemesini eleştirdi.
Medvedev'in dört yıllık başkanlık dönemi yok oldu gitti.
Ham maddeye dayalı ekonomiden vazgeçilmesi, yenilikçi, liberal sisteme geçiş gibi konulara son konuşmasında hiç yer vermedi.
Modernizasyon ve yenilik kelimelerini Putin de bir kez dahi kullanmadı.
Dört yıl önce eğer liberal çevreler destekleseydi bu politika başarılı olabilirdi.
Ancak elit kesim hem Medvedev, hem de modernizasyon fikrinden hayal kırıklığına uğradı.
Medvedev yönetimindeki Rusya'nın ekonomik olarak geliştiğini söylemek mümkün değil.
Finansial Times gazetesi bunun Putin'in eski hayali olduğunu, ama eski SSCB ile benzer tarafının çok az olacağını yazıyor.
Moskova, yakın gelecekte Türkiye'nin de bu birliğe üye olmasını arzulamaktadır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mart 2011'de Rusya'ya yaptığı ziyarette iki ülke arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefini bir daha dile getirdi.
Dileriz 4 Aralık 2011 Duma seçimleri Rusya'daki bu istikrarı bozmaz.
GALATASARAY Teknik Direktörü Fatih Terim, Eboue'yi övdü, forvetleri taşladı.
Karşılaşmanın skorunu savunmadan gelen bir oyuncunun belirlediğine dikkat çeken Terim, Gençlerbirliği iyi bir takım.
Zor bir maç olacağını biliyorduk, nitekim öyle oldu.
4 forvetin haftalardır yapamadığını kulübeden gelip, sonradan oyuna giren futbolcular ve savunmadan gelen oyuncuların katkısıyla yaptık.
Galatasaray'ın ön bölgedeki sıkıntısı 30 dakikada avantaja dönüştü.
Aydın'dan, Riera'dan, Baros'tan ve Elmander'den de istediğimiz bu. Böyle bir deplasmandan gol yemeden 3 puan ile ayrılmamız Fenerbahçe derbisi öncesi iyi oldu.
Oynamayanların yerine görev alan arkadaşlarımızla ilgili daha net bilgilere ulaştık.
Futbolcularımı tebrik ediyorum.
Bir takım yerleri kayıpsız geçmek, uzun maratonlarda önemlidir.
Yavaş yavaş takım olacağız daha da iyi olacağız.
Yasaya göre, basın organlarının sahipleriyle çalışanlarından oluşan TBB kuruluyordu.
Yasanın gerekçesinde, amacın hükumetle basın arasındaki memleket çalışmalarını kolaylaştırıp genişletmek olmasına dikkat çekiliyor ve tasarının hükumetle basın arasında ahenkli ilişki kurulması için hazırlandığı belirtiliyordu.
Yasaya göre, artık birliğe üye olmaksızın gazetecilik yapmak mümkün değildi.
Her kim ki gazeteci olmak isterdi, muhakkak önce örgüte üye olmalıydı.
Yeni çıkmaya başlayacak olan basın organlarının sahipleriyle bu basın organlarında çalışacak olan gazetecilerin de, yayına başlanmasından sonra ve en çok bir ay içinde birliğe üye olmaları zorunluydu.
Aksi halde bu gerekliliğe uymayanlar birliğe kaydolununcaya kadar o yerin en büyük mülkiye amirinin emriyle mesleklerini yapmaktan alıkonulabilirdi.
Birliğe üye olmak için müracaat eden, ancak başvurusu reddedilenlerin İçişleri Bakanlığı nezdinde itiraz hakları vardı.
Ancak Bakanlığın kararı kesindi ve yargı organlarına başvurmak kesinlikle mümkün değildi.
Yani pratikte birlik arzu etmediği kişilerin gazetecilik yapmasına engel olabilirdi.
İçişleri bakanlığı da birliği olağanüstü kongreye davet edebiliyordu.
Hükumet tarafından istenilecek herhangi bir konunun gündeme alınması zorunluydu.
Haysiyet divanı kararıyla meslekten ihraç edilen biri bir daha da gazetecilik yapamazdı.
Haysiyet divanları, ilgili birlik mensuplarının veya doğrudan doğruya veya hükumetin talebiyle merkez ya da mıntıka yönetimlerinin müracaatı üzerine işe koyuluyorlardı.
Birlikten çıkarılma cezası almış olanlar, karar yürürlüğe girdikten en az bir yıl sonra, kararın kaldırılması için YHD'ya başvurabilirlerdi.
Yasaya göre, mıntıka yönetimleri oluşturulup faaliyete geçince, halen yayınlanmakta olan basın organlarında çalışan gazeteciler ile bu organların sahiplerinin en geç bir ay içinde birliğe üye olmaları gerekiyordu.
Kongreye başbakan Refik Saydam ile CHP genel yönetim kurulu üyeleri de katılmışlardı.
Kongre içişleri bakanı Faik Öztrak'ın konuşması ile açılmış ve Öztrak kongre başkanlığına da seçilmişti.
Basın Birliği merkez yönetimine seçilen üyelerin hepsi de CHP milletvekiliydi.
YHD'ya seçilen üyelerin altısı da yine CHP milletvekiliydi.
Ankara mıntıkası yönetimine iki CHP milletvekili seçilirken, İstanbul mıntıkası yönetiminin milletvekili üyesi bulunmuyordu.
1941 yılının hemen başında Türk Basın Birliğinin birinci kongresi toplandı.
Merkez yönetiminin başkanlığına Falih Rıfkı Atay, üyeliklerine ise Necmettin Sadak, Ahmet Şükrü Esmer, Abidin Daver, Kerami Kurtbay, Cavit Oral, Naşit Hakkı Uluğ, Kemal Turan ve Etem İzzet Benice getirildi.
1943 yılı sonunda yapılan ikinci kongrede de bu durum değişmeyecektir.
Basın Birliği aracılığıyla hükumet basını ve basın mensuplarını tamamen denetimi altına almak istemişti.
CHP'nin basın özgürlüğünden anladığı şey tam olarak buydu işte.
Müdürlük görevlerini ilgili bakanlıklar ve makamlarla ilişki kurarak ve yazışarak yerine getirecekti.
Dışarıdan getirilecek sinema filmleri için de aynı sansür mekanizması geçerliydi.
Yeni aşamada Matbuat Genel Müdürlüğünün görevlerine eklemede bulunularak Memleket sahnelerinin repertuvarları da denetim altına alındı.
6 Temmuz 1943 tarihinde yasa yeniden değiştirildi ve Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü kuruldu.
MATBUAT Genel Müdürlüğü 22 Mayıs 1933'de içişleri bakanlığına bağlı olarak kurulmuştu.
Partili gazeteciler, mecmua sahipleri ve muharrirlerle bu yolda görüş birliğine yarayacak temas ve toplantılar yapılır.
Çok sayıda yayın olması, onların farklı sesler çıkardığı anlamına gelmezdi.
Değil eleştiride bulunmak, iktidarın tek ses politikası gereğince Matbuat Genel Müdürlüğü aracılığıyla verilen talimatların en küçük bir şekilde dışına çıkılması dahi düşünülemezdi.
Herkes aynı anda aynı şekilde yazar ve halka sürekli olarak memleketin yüksek çıkarlarını hatırlatırdı.
Elbette iktidarın yüksek çıkarlarıyla memleketinkinin aynı olduğunu yazmak bile anlamsızdır.
Bütün yayın organları, kendilerine iletilen resmi bülten şeklindeki haber ve yorumları muhakkak sayfalarında ve yine resmi otoritenin istediği ve uygun bulduğu boyutlarda sunmak zorundaydılar.
Neredeyse bütün önemli gazetelerin sahipleri ya da başyazarları CHP milletvekilleriydi.
İstanbul'da düzenlenen operasyonla terör örgütünün kırsaldaki elebaşlarından biri yakalandı.
İstanbul polisi sabah saatlerinde Beylikdüzü'nde bir adrese baskın düzenledi.
Teröristin üzerinde ve kaldığı evde yapılan aramada silahlar ve mühimmat ele geçirildi.
Her şeyini kaybeden bir adamın süper kahramana dönüşme hikayesini anlatan The Cape'in ilk bölümü bu akşam Universal Channel'da başlıyor.
24 gibi gerçek zamanlı olarak çekilen dizide, Vince Faraday rolünde David Lyons, haksız yere suçlanan bir polisi canlandırıyor.
Şimdi, oğlu Trip'in en sevdiği çizgi roman kahramanı The Cape'ten esinlenerek, kanunu, Palm City'yi ele geçiren suçları ve saldırgan güçlere karşı kontrolü ele geçiriyor.
Suçu kendi üstüne yıkmaya çalışan, oldukça güçlü kilit adamla ölümcül bir oyun oynamaya başlıyor.
iOS 5.1 yayınlandı, gizli saklı köşelerinden merakla beklenen iPhone 5 ve iPad 3 çıktı.
Apple'ın merakla beklenen yeni cihazları iPhone 5 ve iPad 3 hakkında yeni bilgiler gelmeye devam ediyor.
Üstelik bu defa firmanın yeni 1080 p TV'si de konuşulanlar arasında.
Sadece geliştiricilere açık olan iOS 5.1'in içinde yeni cihazlara ait bazı bilgiler bulundu.
İlk olarak geçtiğimiz günlerde Apple, cihazların pil sürelerini iyileştirmesi beklenen iOS 5.1'i geliştiricilerin incelemesine sunmuştu.
Dedikodulara bakılacak olursa iPhone 5 aslında çıkmak üzereydi fakat bundan vazgeçildi.
Bunun en büyük nedeni ise devasa ekranın uygulamaların kalitesine olumsuz etki yapacağı ve iPhone serisine aykırı olacağıydı.
Bu bağlamda tamamen elden geçirilmiş olan iPhone 5'in çıkması ancak Jobs'un vefatından sonra mümkün olabilecek gibi.
Telefonun çıkış tarihi olarak 2012 yazı işaret ediliyor.
Kaynak kodlarından çıkan yeni bilgiler de bu konuda sürüp giden ateşi adeta körükledi.
Apple kodları yeni Apple TV hakkında daha önceden de ipucu vermişti.
Fenerbahçe bu maç dışında Şükrü Saracoğlu Stadı'nda oynadığı son 11 maçta puan kaybetmeden ezeli rakibinin sahasına gitti.
Şarkıcı Işın Karaca'nın babası Ali Büyükkaraca, önceki akşam hayata veda etti.
Babasının ölüm haberini facebookta yazdığı Dün gece bir yıldız daha kaydı.
Büyükkaraca, evlilik programına katıldığı için arası açılan kızı ile 39 yıldır yurtdışında yaşıyorum.
Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, Ne Önder Sav'ın olduğu, ne de Önder Sav'ın tasfiye olduğu dönemde CHP ile hiçbir görüşmem olmamıştır.
Bundan sonra da hiçbir şey karşılığında yine bozmam.
Önder Sav'ın vurgulamaya çalıştığı şey ise tamamen saçmalıktır.
Ne Önder Sav'ın etkin olduğu ne de Önder Sav'ın tasfiye olduğu dönemde CHP'yle hiçbir görüşmem olmamıştır.
Böyle bir teklif almış olsaydım da kesinlikle reddederdim.
Pilot durumu yolculara anons ederek, ön camın çatladığını, aslında gidebileceklerini, ancak riske atmaya gerek olmadığını söyledi.
Aralarında AK Parti İzmir Milletvekili Rifat Sait'in de bulduğu yolcular başka bir uçakla İzmir'e gönderildi.
Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, ciddi bir rakip karşısında aldıkları 3 puanın Fenerbahçe maçı için iyi bir moral olduğunu söyledi.
İlk yarı biz oyunu daha iyi oynadık ama açıkçası çok da gol pozisyonuna girdiğimiz söylenemez.
Gol yemediğimiz için böyle bir deplasmandan 3 puan ile ayrıldığımızdan Fenerbahçe maçı öncesi bu maç bizim için iyi oldu.
Oynamayanların yerine oynayan arkadaşlarımızla ilgili daha net bilgilere ulaştık.
Yavaş yavaş takım olacağız daha da iyi takım olacağız.
Yeni kurulan takımlarda elektrik olarak bazı kopukluklar oluyor.
Gençlerbirliği Teknik Direktörü Fuat Çapa ise, Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray derken büyük maçlar üst üste oldunun altını çizerek, Daha önce oynadığımız maçlarda gösterdiğimiz performanstan dolayı beklentilerimiz fazlaydı.
Top bize geçtiğinde 3'e 2 yakaladığımız zamanlar oldu ama iyi değerlendiremedik.
2. devreye bakıldığında iki tarafın da kontrollü oynadığını top kayıplarının fazla olduğu bir karşılaşma oldu.
Bizim için önemli olan top rakipte iken yaptıklarımız önemliydi.
90. Dakikada Melo sprint yapabiliyorsa bu bizim iyi takım olduğumuzu gösteririz.
Corendon bir yılda Antalya ve Denizli'de toplam 100 bin fidan dikecek.
Sayının 5 yıl içinde bir milyona çıkarılması hedefleniyor.
TEMA Vakfı ve Corendon arasında imzalanan protokolle Antalya ve Denizli'ye 100 bin fidan dikiliyor.
Uzun soluklu bir anlaşmaya imza atan taraflar ilk iki yıl içinde bütün fidanların dikimini sağlayacaklar, sonrasında da TEMA Vakfı bu fidanların bakımını sürdürecek.
Karaer, hedeflerinin 5 yıl içinde 1 milyon ağaç olduğunu da belirtti.
1 milyon ağaç ile en az 500 bin kişinin karbon zararının karşılanacağını belirten Karaer, uygun olan her yere orman kurmaya devam edeceklerini söyledi.
Corendon 2010'da da, yine TEMA aracılığıyla Antalya'da 15 bin ağaçlık bir orman kurmuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın açtığı davada 6 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
Ak Parti Grup Başkanvekili Elitaş'ın vekili avukat Mehmet Savruk, Oktay Ekşi aleyhine Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın dünkü duruşmada karara bağlandığını söyledi.
Oktay Ekşinin Hürriyet Gazetesi Başyazarı ve Basın Konseyi Başkanı olduğu dönemde, 28 Ekim 2010 tarihinde İkizdere'de kurulması amaçlanan hidroelektrik santraliyle ilgili olarak yazdığı yazıda AK Partililere hakert etmişti.
Yargılama sonunda Oktay Ekşi, 6 bin lira manevi tazminat, olay tarihinden itibaren yasal faiz ve mahkeme masraflarını ödemeye mahkum edildi.
Fatih Terim, bir dönem Fenerbahçe'nin de gündeminde olan sol bekin peşinde.
Devre arasında takıma en az iki takviye yapmayı planlayan Galatasaray'da Fatih Terim'in listesinin başında iki isim yer aldı.
Tecrübeli hocanın ara transferde öncelikli hedefleri Milan'lı Taye Taiwo ve Kayserisporlu Nordin Amrabat'ı almak.
Terim, geçtiğimiz günlerde katıldığı özel bir yemekte yakın dostlarına iki oyuncuyu yönetimden istediğini açıkladı.
İmparatorun Taiwo ile sol bekteki, Amrabat ile kanatlardaki sıkıntıyı gidermeyi planladığı öğrenildi.
Özellikle Taye Taiwo'yu mutlaka isteyen Fatih Terim, Nijeryalı oyuncu için eski takımı Milan ile kendisi pazarlık yapacak.
26 yaşındaki sol bek için kiralama teklifi sunulacak.
Sezon başında Marsilya'dan Milan'a transfer olan Taiwo, Seria A'da şu ana kadar sadece 2 maçta şans bulabildi.
Fatih Terim'in istediği diğer isim olan Nordin Amrabat için de yönetim ilk yarının bitmesinin ardından Kayserispor'la masaya oturup, resmi teklif yapacak.
Adıyaman Açık Ceza İnfaz Kurumundan firar eden mahkum, polis ekiplerini harekete geçirdi.
Kısa sürede kayıplara karışan mahkum, polisleri harekete geçirdi.
Emniyet güçleri tarafından aranan mahkum için terminaller incelenirken, şehirlerarası minibüs ve otobüsler didik dirik arandı.
Kayserispor Teknik Direktörü Şota Arvaledze, İstanbul Büyükşehir Belediye galibiyeti sebebiyle mutlu olduklarını söyledi.
İBB Teknik Direktörü Arif Erdem de maç öncesi Can Aratın oynayamayacağı haberi üzerine şok olduklarını ve böyle bir durum sonrası futbolcuları maça konsantre etmekte zorlandığını kaydetti.
90 dakika boyunca iyi mücadele ettiklerini ifade eden Şota, Oyunu isteyen bizdik.
Prensip olarak bunu sahada görmek bizi mutlu ediyor.
Bir soru üzerine Şota, Bizim kalecimiz çok pozisyon kurtarmadı.
Bu takım ilerde daha iyi bir takım olacak.
Kayserisporlu Okan Alkan da İBB aldığı puanlarla çok iyi takım olduğunu bundan önce gösterdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyespor Teknik Direktörü Arif Erdem, maçı değerlendirmeden önce Can Aratın oyun kadrosundan çıkarılmasını değerlendirdi.
Maç öncesi futbolcular statta ısındıktan sonra soyunma odasında gözlemcinin gelerek Can Aratın kadroda ve hatta stada bile olamayacağı haberini verdiğini belirten Erdem, Maç öncesi Can Arat oynayamaz dediler.
Gelen gözlemci Can Aratın statta olmaması gerektiğini söyledi.
Madem öyle bir şey var, daha önceden haber verilir.
Ben futbolcularımı motive etmeye çalışırken böyle bir haberle ne yapacağımızı şaşırdık.
Ne benim ne futbolcularımın bu şekilde şeylerle alakası yoktur.
Pozisyon bulan direkten dönen toplar, oyunu kazanma adına hamleler yapan bizdik.
Kamil hoca gibi bir hakem Metin'e yapılan harekete faul çalmalıydı.
Sonlara doğru rakip oyunculardan bir kişi yalnız kaldı ve golü buldular.
Gökhan Süzen de Maçın buraya gelmesine biz izin verdik.
Gündemin nabzını kokusuzca tutan Dinamitin moderatörü Latif Şimşek, oldukça tartışılacak bir iddiayı gündeme getirdi.
Moderatör Latif Şimşek, 15 yıldır kayıp olan Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından kendisine ulaştırılan ses getirecek mesajı canlı yayında açıkladı.
Yeşil'in, bir akrabası vasıtasıyla kendisine bu mesajı ulaştırdığını söyleyen Latif Şimşek Mahmut Yıldırım'ın yaşadığını ve estetik bir operasyon geçirdiğini öne sürdü.
Bazı bilgiler geldi ve Mahmut Yıldırım'ın bu bilgiyi bana iletmesini istediğini söyledi.
Ve yine Mahmut Yıldırım'ın yorumu olarak bana geldi.
Türkiye Cumhuriyeti nin, tarihte kurulan 17. Türk devleti olması hasebiyle derin yapılanmanın bu önemli eylemlerin tamamını ayın 17'sinde gerçekleştirerek tarihe bir not düşmek istediklerini söyledi.
Rasim Ozan Kütahyalı ise Yeşil'in güvenilir moderatör konusunda haklı olduğuna dikkat çekerek Sen şu anda Türkiye'nin güvenilir ve en fenomen moderatörüsün.
SİNEMASEVERLERİN her filminde Pretty Woman performansı aradıkları ünlü ABD'li aktris Julia Roberts, yeni filmine, hem oyunculuğunu hem parasını koyacak.
Geçmişteki parlak günlerini arayan oyuncu, Second Act adlı komedide hem başrolü oynayacak hem de projenin yapımcılığını yürütecek.
İş yeri komedisi olarak nitelendirilebilecek projede Roberts, hayatı boyunca tek bir gün bile çalışmamış ama şimdi bir işe girmek zorunda kalan bir kadını oynayacak.
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın Ankara'dan İstanbul'a gelmesine az bir zaman kala, Atatürk Havalimanı'ndaki güvenlik önlemleri de üst seviyeye çıkarıldı.
Önlemler kapsamında Amerikalı ajanlar, eğitimli köpekler eşliğinde Devlet Konukevi'ni didik didik aradı.
Bidene eşlik edecek konvoyda yer alacak tüm araçlar da sıkı bir kontrolden geçirildi.
Amerikalı ajanlar, araçların motorlarını da kontrol ederken, özel harekat timleri de önlemler kapsamında havalimanında konuşlandı.
Şu tünelin ucundaki ışık metaforu, hiç bir zaman bu krizdeki kadar kullanılmamıştır.
Hiçbirinde tünelin ucundaki ışığın günışığı olacağına dair bir ipucu yakalayamadık.
Eğer bu süreç devam ederse ve buradan bizim tahmin ettiğimiz bir bütünleşme iradesi çıkarsa, hiç şüphesiz, yeni bir dünyaya adım atıyor olacağız.
Küresel para piyasalarını düzenlemeye dönük olan bu gelişmelerin çok ciddi siyasi sonuçları olacağına da söyleyelim.
Çünkü bu süreç bizi, AB, ABD ve Çin'in birlikte hareket etmeye başlayacağı bir döneme taşıyabilir.
İran'ın, batı ile tüm köprüleri atacak kadar diklenmesi, küresel krizin aslında batının bir siyasi krizi olduğunun farkına varmasındandır.
Ve İran'ın bu farkındalığı ya da buraya giden kısa süreç önemli bir milattır.
Çin, sürece katılıyor ve dünya hızla yeni bir para sistemine doğru gidiyor.
Şimdi İngiltere, İran'ın elçiliğine yaptıkları için yutkunuyor ama zaten İngiltere ve ABD'nin İran'a gelene kadar o kadar yutkunacakları şey var ki.
Çin, artık yüz dolara çalışıp karşılıksız dolar biriktirmenin sonuna gelindiğini anladı ve bu çıkmazdan hızla geri dönüyor.
Ancak burada hızlı adımlar atabilmesi için ilkönce ABD ile kurduğu dengenin bitmesi lazım.
Bu, bir yandan Euro hatta Japon Yenini ve İsviçre Frangını destekleyen bir sürece de yol açmış.
Çünkü ABD, Çin'den gelen bu güçlü finansman desteği ile daha fazla karşılıksız harcama yapmaya devam ederek, karşılığı olan diğer paralar karşısında doların güçsüzleşmesine yol açtı.
Ama bu durum aynı zamanda, dünyanın tüm ticari dengelerini bozarak emtia ve varlık fiyatlarına da şişirdi.
Yine bu durum, AB ve Japonya'nın rekabet gücünü eritmiştir.
Çünkü Çin, fazla verdiği halde, aynı zamanda, yuanı düşük değerli tutarak ihracat fazlası elde ediyor bunu da dolara yatırıyordu.
Dolayısıyla Çin büyümesinin, şimdiye değin, kendi karnını ancak doyurduğunu ama ABD'nin trilyonlarca dolarlık silah ve finans genişlemesine kaldıraç olduğunu söyleyebiliriz.
Dolayısıyla Çin, gerçek anlamda bir piyasa oyuncusu olmaya doğru giderken, aynı oranda, ABD'nin ve doların piyasa bozucu etkisi ortadan kalkıyor.
Bu, çok önemli siyasi sonuçlara yol açacak bir gelişmedir.
Nobelli iktisatçı Robert Mundell, 2001'de IMF'de verdiği seminerde tek paranın kaçınılmaz olduğunu söyleyerek, euronun doğduğu o yıllarda, IMF denetiminde yeni bir para birimi öneriyordu.
Bu para birimi, üç temel gelişmiş bölgeyi temsil eden para birimlerine tam konvertibl olacaktı.
Mundell, üç temel bölgeyi ABD, Japonya ve AB'yi merkez alarak tanımlıyordu.
Şimdi Mundell'in bu üç temel bölgesine, içine Çin'i alan gelişmekte olan Asya'yı ve Türkiye ile birlikte, Hazar'a kadar, Ortadoğu'yu ekleyelim.
Kanser türlerinin önlenmesinde etkin rol oynayan bu sebze, kalp ve mide sağlığını da korur.
Bu yazıda da enginarın sayısız yararları hakkında bilgi vereceğiz.
Enginar kolay tüketilebilen, besleyici mineraller ve fitokimyasallar içeren bir sebzedir.
Çoğu kişinin en sevdiği parçası ortasıdır ama aslında en faydalı yeri, yapraklarıdır.
Küre enginar olarak bilinen milk thistle bitkisi de dünyanın en eski ve en etkili sebzesi olarak bilinmektedir.
Enginar ve enginar yaprağı özü, vücuttaki kolesterol düzeylerini düşürüyor.
Araştırma sonunda, deneklerin total kolesterol düzeyinde yüzde 4.2 oranında azalma kaydedilmiş!
Enginarın kalp sağlığına ve yüksek kolesterol hastalarına etkisini incelemek için yapılan başka bir çalışmada ise enginar yapraklarının tedavi edici etkisine rastlanmıştır.
Altı hafta boyunca yarım enginar özü tüketen hastalarda, total kolesterol düzeyinin yüzde18.5 oranında azaldığı görülmüştür.
Sinarin, safra üretimini uyarıcı olarak bilinir ama yağların sindirimi ve absorbe edilmesini de sağlar.
Enginar yaprağı özünün 24 saat içinde lösemi hücrelerini öldürdüğü saptanmıştır.
Zeytinyağı ile birlikte tüketildiğinde mide kanserleri üzerinde de tümör küçültücü etkisi olduğu bildirilmiştir.
Enginar, flavonoid silimarin içeren, güçlü bir karaciğer koruyucudur.
Karaciğerdeki dokuların, hücre zarlarının içinde meydana gelen lipit peroksidasyon sürecini düzenler.
Enginarın içeriğindeki birçok güçlü polifenol ise prostat kanserinin önlenmesinde rol oynar.
Enginar tüketiminin ayrıca meme kanseri ve lösemi tedavisinin yönetiminde de etkili olduğu bilinmektedir.
Pek çok araştıma, enginarın mucizevi bir sebze olduğunu ortaya koymuştur.
Konya'da kurulan dünyanın ilk ve tek tekerlekli sandalyeli semazen grubu, 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde anlamlı bir gösteriye imza attı.
Nevşehir'de Mevlana ve Dünya Engelliler Haftası dolayısıyla düzenlenen gecede Aşk Her Engeli Aşar temasıyla sahne alan ekip, dünyaya Engelliler kimseye engel değildir.
Kendileri için hazırlanan özel platformdan sema alanına inen 14 semazen, postnişini tek tek selamladıktan sonra gösteriye başladı.
Hüseyin'in Kerbela'da öldürülen 6 aylık çocuğu Ali Asgar için bir araya geldi.
Bu, kahramanın zalime yalakalık yaparak onursuzca yaşamaktansa hayatı pahasına ona boyun eğmeyerek onurluca ölmeyi seçtiği günün adıdır.
Bugün Peygamber çiçeği İmam Hüseyin'in en küçük şehidi 6 aylık masum yavrusunun boğazından oklandığı gündür.
Kerbela'da hunharca katledilen bu masum yavrunun boğazına saplanan bu ok, aslında mahşere kadar gelecek bütün erdemli insanlan vicdanına saplandı.
O körpe boğazdan akan kan, zulmün ve mazlumiyetin ebedi belgesi oldu.
Özgündüz, törene bebekleri ve çocukları ile katılan kadınların da Ali Asgar'ın annesi Rubap Hatun'a başsağlığı için toplandıklarını ve onun yasını tuttuklarını söyledi.
Atam, 2 Aralık Ali Asgar Anma Törenlerine sadece Caferilerin değil, tüm Müslümanların sahip çıkması gerektiğini vurgulayarak, O gün yaşanan acıların aynısını biz anneler olarak bugün yaşıyoruz.
Tören sırasında fenalaşan bir kadına sağlık ekipleri tarafından müdahalede bulunuldu.
Çocukların başlarına Arapça yazılı yeşil bandajlar taktıkları görüldü.
Bazı bebekler de Ali Asgar'ın temsili beşiğine yatırılarak fotoğrafları çekildi.
Törene katılan çocukların da anneleriyle birlikte ağladığı görüldü.
Müşerref Akay, üçüncü eşi işadamı Emin Atalay'la ayrılma kararı aldı.
TÜRK Sanat Müziği sanatçısı Müşerref Akay, önümüzdeki pazartesi günü eşine boşanma davası açacağını söyledi.
Evliliğinin eşinin kızlarıyla anlaşamadığı için bittiğini dile getiren Akay, Evliliğimizde dördüncü yıla girerken boşanıyoruz.
Emin Beyin iki kızı var, onlar beni bir türlü sevemedi.
Çocuklarının bana karşı tavrı hiç değişmedi, Emin Bey de onları tercih etti.
Geçtiğimiz yıl alyansını çıkardığı haberiyle gündeme gelen Akay, Geçen sene de boşanma davası açmıştım, fakat barışmış ve yeniden deneme kararı almıştık.
Ondan altı yıl sonra da Emin Bey'le evlendim.
Sürekli evlenip ayrılan bir kadın gibi görülmek hoşuma gitmiyor.
Bu sorunun bir nedeni de görünüşte dini açıdan kızların küçük yaşta evliliklerine ve küçük anneliğe cevaz verildiğinin sanılması.
Bu din anlayışı masaya yatırılmadan bu sorun çözülemez.
Bu haberin içindeki bazı ayrıntılar, geniş bir analizi gerektirecek kadar önemliydi.
Düşme eğilimleri yanıltıcı olmamalı zira yeni Medeni Kanun'a göre evlilik için 17 yaşı doldurma şartı aranıyor.
17 yaşın altında doğum yapan küçük annelerin yaptıkları doğumlar resmi makamlar tarafından bilindiğinde ne oluyor peki?
Bu nedenle evlilik ve doğum oranlarında resmi rakamlara asla itibar edilmiyor.
Kimilerine göre 18 yaşın altındaki evlilikler, tüm evliliklerin en az yarısı kadar ve bu evliliklerden doğan çocukların gerçek sayıları da bildirilenin kat be kat üzerinde.
Küçük annelikten kaynaklanan tıbbi, sosyal ve psikolojik problemler saymakla bitmez ve bu ayrı bir yazı konusu.
Bizim asıl üzerinde durmak istediğimiz husus, görünüşte dini açıdan kızların küçük yaşta evliliklerine ve küçük anneliğe cevaz verildiğinin sanılması.
Eğer bu din anlayışı masaya yatırılmazsa resmi rakamlar ne olursa olsun küçük evlilik ve küçük annelik sorununun tüm yakıcılığıyla devam edeceğini düşünüyoruz.
Buna göre akıl baliğ olmanın evrensel ölçütü, kız ve erkek çocuğunun üretkenlik vasfı kazandığı biyolojik göstergelerdir.
Modernlikle birlikte geleneksel dünyadan ve zihniyetten radikal bir kopuşun gündeme geldiğini kütüphaneler dolusu eser ele almaktadır.
Gençlik döneminin modern zamanlarda nasıl ortaya çıktığını ve insanın gençlik döneminde nasıl bir zihinsel işleyişe, ruhsal kimlik sorunlarına sahip olduğunu bilmeden akıl baliğ olmanın koşullarını tartışma imkanı yoktur.
Gençlik, insan yaşamının çocukluk ve yetişkinlik arasında kalan kısmıdır.
Başlangıcı ve bitişi her bireye göre değişen bu dönemde önemli fiziksel, ruhsal ve toplumsal değişiklikler gerçekleşir.
Gençlik döneminin en önemli özelliği, hızlı bir değişim ve büyümedir.
Bu büyüme ve değişme, cinsiyetler ve bunun da ötesinde bireyler arasında büyük farklar gösterir.
Gençlik dönemindeki değişikliklerin sonucunda genç insan, toplumun ondan beklediği kimi özellikleri kazanır.
Gençlik döneminin en önemli psikososyal yanı, kimliğin kazanılmasıdır.
Gencin bu dönemde sağlam bir kimlik duygusu geliştirebilmesi gerekir.
Güçlü bir kimlik duygusuna sahip olan insanlar, daha otonom, yaratıcı, çevrenin uyum için yapacağı baskılara direnebilen, yakınlık kurabilme kapasitesine sahip kimselerdir.
Kimlik karmaşası yaşayan gençte toplumsal yalıtılma ve geriye çekilme, aşırılıklar, isyankarlık veya her şeyi reddetme gibi tutumlar görülür.
İnsan yaşamının hiçbir döneminde ahlaki değerler, gençlik döneminde olduğu kadar önem taşımazlar.
Birçok insan için sınırları belirlenmiş net bir ahlak duygusunun gelişimi gençlik döneminin sonunda tamamlanır.
Gencin zihinsel açıdan olgunlaşması, toplumsal beklentiler ve talepler, ahlaki gelişimi hızlandırır.
Genç insan, kendisine sunulan çok çeşitli değerlerden kimilerini alır ve benimserken kimilerini reddeder.
Her gencin yaşamına kılavuzluk eden şöyle ya da böyle bir değerler sistemi vardır.
Güçlü bir kimlik duygusu ile değerlere sahip olma arasında sıkı bir bağlantı bulunmaktadır.
Gençlerde siyasi ve dini düşüncelerin gelişimi de ahlaki değerlerde olduğu gibi bilişsel gelişimle bağlantılıdır.
Dini ve siyasi düşüncelerin yaş arttıkça daha soyut bir nitelik kazanmaları beklenir.
Araştırmalar, erken gençlik döneminde siyasi düşüncede otoriteryanizmin baskın bir özellik olduğunu, yaş ilerledikçe daha az otoriteryan, soyut, diğer insanların gereksinimlerini ve amaçlarını dikkate alan bir nitelik kazandığını göstermektedir.
Çelişkiyi gidermek, akıl baliğ olmanın tanımını yapmak için içtihad kapılarını açmaktan, Müslüman aydınları, bilim insanlarını göreve çağırmaktan başka çare yok.
Tüm dünya, 9 Aralık'ta yapılacak AB Liderler Zirvesi'ni bekliyor.
Belki de son şanslarını kullanacak olan liderler, üzerinde anlaştıkları planla krizi aşmada yeterli olacağının güvencesini herkese vermeleri gerekiyor.
Euro Bölgesinde ekonomi yönetiminin güçlendirilmesi hakkındaki tasarılar 9 Aralık'ta yapılacak olan AB Liderler Zirvesi'nde ele alınacak.
Tüm dünya nefesini tutmuş, merakla AB liderlerinin borç krizine yönelik plan üzerinde anlaşıp, krizi aşabileceklerinin güvencesini verip veremeyeceğini bekliyor.
Cuma günü yapılacak liderler zirvesi öncesi haftanın ilk günü yani pazartesi, Merkozy Zirvesi olarak adlandırılan Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy biraraya gelecekler.
İki liderin, görüşmenin ardından Euro Bölgesi için gerçek bir ekonomi yönetiminin sağlanması için AB'nin ana anlaşmalarından olan Maastricht Anlaşmasındaki eksikleri gidermek için ortak teklif vermesi bekleniyor.
Analistler AB liderlerinin yapacağı değişiklikle Avrupa Merkez Bankası ve AB Komisyonunun daha etkin olacağını kaydediyor.
Piyasalar da zirvede liderlerin şapkadan iki önemli adımın çıkmasına odaklanmış durumda.
Bunlardan ilki daha etkin ekonomi yönetimi kapsamında ülkelerin orta ve uzun vadede bütçelerini disipline alacak tedbirleri alması.
Geçen hafta da Euro Bölgesi maliye bakanları, EFSF'nin güçlendirilmesi için anlaşmaya vardılar.
9 Aralık'taki AB Liderler Zirvesi öncesinde, ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner, Avrupa seyahatine çıkıyor.
AB seyaheti öncesi açıklama yapan Geithner, mevcut konjonktürde IMF'nin görevini sürdürebilmesi için yeterli kaynağı bulunduğunu belirterek, ABD'nin IMF'nin kaynaklarının artırılması konusunda daha fazla katkı yapmayı düşünmediğini ifade etti.
Saadet Partisi Kadın Kolları Genel Başkanlığına, partinin eski genel başkanlarından Necmettin Erbakan'ın kızı Zeynep Erbakan'ın getirildiği bildirildi.
Saadet Partisinden yapılan açıklamada, Kadın Kolları Genel Başkanlığına getirilen Zeynep Erbakan'ın 1967 doğumlu olduğu ve daha önce partide çeşitli kademelerde görev yaptığı kaydedildi.
Mersin'in Silifke ilçesinde çıkan orman yangınında 20 hektar kızılçam ormanı yanarken, zaman zaman alevlerin arasında kalan ormancılar zor anlar yaşadı.
Anayol kenarından başlayan yangın rüzgarın da etkisiyle bir anda büyüdü ve kanyona ulaştı.
Dik yamaçlarda ilerleyen yangına müdahale zor şartlar altında yapılabildi.
Zaman zaman yangın söndürme ekipleri alevler arasında kalarak zor anlar yaşadı.
Yangın zorlukla yürütülen çalışmalar sonucunda sabah saatlerinde söndürülebildi.
Mersin Orman Bölge Müdürü Abdurrahman Acer, Büyük bir faciayı çok ucuz atlattık.
Kızılçam ormanlarının sıkça bulunduğu ve dik bir yamaçta henüz bilinmeyen bir sebeple yangın çıktı.
Aşırı rüzgar ve dik eğimler yangına müdahaleyi zorlaştırsa da, ekiplerimizin her an böyle felaketlere hazır olması ve özverili çalışmaları büyük bir faciayı önlemiş oldu.
Yangın şeritleri sayesinde ateş bütün sahaya sıçramadan söndürülmüş oldu.
Salı günü, Almanya'daki yabancılara yönelik cinayetlerde Alman iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Örgütünün rolünü sorgularken, Almanya üzerinde akademik çalışmalar yapan uzman eksikliğinden yakınmıştım.
Son yıllarda Türkiye'deki gelişime paralel 300'e yakın genç akademisyen Türkiye'deki üniversitelere geldi.
Ancak Almanya ve bu ülkedeki Türkler üzerinde çalışmalar yeterli değil.
Meslek sahibi Türkler'in artış oranı ise daha fazla.
Türklerin emlak serveti ise yaklaşık 44.6 milyar euro.
Almanya'nın 3,5 trilyon dolarlık milli hasılasına katkıları ise 130 milyar dolara yakın.
2009'da Almanya'ya 30 bin Türk gitti, 40 bin Türk ise Almanya'yı terk etti.
Türkiye'nin son Avrupalı Türkler'e yönelik ilgisi Başbakan Erdoğan'la birlikte arttı.
Bazı Avrupalı yöneticileri kaygılandıran da bu ilgi aslında.
Almanlar cinayetleri Türk mafyası birbirini öldürüyor diye geçiştirdi.
Oysa son cinayetlerde bunların Almanya Anayasayı Koruma Örgütü ile bağlantılı kişilerin izi bulundu.
Örgütün V Adamları denilen iyi çocukları veya büyük ağabeyleri her partinin, derneğin, sosyal oluşumun ve yer altı örgütünün içinde var.
Onlardan habersiz 20 yıl boyunca faili meçhul seri cinayet ve kundaklamaların olması imkansız.
O yüzden son cinayetlerde Almanya'nın özür diledik, konuyu kapatalım yaklaşımı kabul edilemez.
Türkiye, soruşturma sürecini Alman devleti nezdinde bir an gözünü ayırmadan takip etmeli.
Artık Türkiye Avrupa Konseyinin Eurobarometre anketi gibi, her 6 ayda bir Avrupa'daki Türkler arasında bir Euroturks barometre araştırması yaptırması gerekiyor.
Eğitim durumu, hangi partiyi destekliyor, yaşadığı ülkenin politikalarını nasıl değerlendiriyor, kendini hala yabancı hissediyor mu, örneğin Almanya'daki cinayetlerden sonra neler düşünüyor, yaşadıkları ülkeden ve Türkiye'den beklentileri neler.
Türk nüfusun 100 bini aştığı AB ülkelerinde, Avrupa Komisyonunca da kabul görecek saygın bir araştırma kurumuyla ortak yapılabilir bu araştırma.
Ve Türkiye bu anket sonuçlarını uyum tartışmaları sırasında masaya koyabilir.
Almanya'nın hal ve gidişine dair ipuçları ise Salı gününe.
Turkcell ve Çalışma Bakanlığı projesi, engellilerin umudu oldu.
Proje kapsamında Turkcell Global Bilgi'nin Karaman'da hizmet veren iletişim merkezinde çalışan 100 kişiden 50'sini engelli vatandaşlar oluşturdu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Turkcell Global Bilgi'nin Karaman'daki merkezinden yürüttüğü Alo 170' numarasıyla hizmet veren Bakanlık İletişim Merkezinde çalışan 50 engelli, yeniden hayata bağlandı.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla, çalışanların yarısının engelli olduğu Karaman'daki İletişim Merkezi tanıtıldı.
Turkcell Global Bilgi Birim Yöneticisi Harun Eren, merkezin 15 Kasım tarihinden beri hizmet verdiğini belirterek, istihdam edilen 100 kişiden 50'sinin engelli olduğunu vurguladı.
Görme engelliler için yerde yön bulmaya yardımcı bantlar mevcut.
Alınan 1.8 milyon çağrının 800 binden fazlasını engelli arkadaşlarımız karşıladı.
Her ikisinde de bulunan paralel bağlantılı kulaklıkla çağrıyı alan ikiliden doğuştan görme engelli Ahmet Çopur, vatandaşların sorunlarını dinliyor, konuşma güçlüğü çeken Merve Uyar da bilgileri bilgisayara giriyor.
Uyar, partneri ile izin günlerinin aynı olduğunu, birlikte yemeğe çıktıklarını ve mola verdiklerini söyledi.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, bedelli askerlik kapsamına giren 460 bin askerlik yükümlüsünden yüzde 20 civarında başvuru beklediklerini söyledi.
Bedelli askerlik düzenlemesinde 30 yaş sınırı belirlenirken, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçları, toplumun beklentileri ve terörle mücadelede zaafiyet yaratılmaması hususları gözönünde bulunduruldu.
Maddi tutar için de geçmiş senelerdeki uygulamalar, günümüz ekonomik gelişmeleri ve yaşam standardındaki artışlar esas alınmıştır.
Bu oranlar dikkate alındığında bu defa faydalanma oranının yüzde 20'nin üzerinde olabileceği değerlendirilmektedir.
Yükümlüler, ilk taksitini yatırmasını müteakip bedelli askerlik kapsamına girecektir.
Bu nedenle yoklama kaçağı ve bakayalığı durdurulacak, gözaltına alınma olasılığı ortadan kalkacaktır.
Ancak ikinci taksitini ödemediği takdirde yoklama kaçağı ve bakaya durumuna göre işlem yapılacaktır.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Avrupa kültürünün yeni bir aşıya ihtiyacı olduğunu söyledi.
Almanya'nın Frankfurt kentindeki Holiday Inn Otelinde Türk vatandaşlarıyla bir araya gelen Davutoğlu burada yaptığı konuşmada Avrupa kültürünün yeni bir aşıya ihtiyacı var.
Ama bir tarafın bir tarafa yaşama hakkı lütfettiği, kültürel hak lütfettiği diğer tarafın ezik bir şekilde bunları yaşamaya çalıştığı düzenin adı entegrasyon olmaz.
Davutoğlu 1961 yılında Sirkeciden trene binenlerin çocuklarının bugün Almanya'da parti eşbaşkanı veya Federal Meclis olan Bundestag'da milletvekilleri olmalarının başarı örneği olduğunu ifade etti.
Davutoğlu dünyada farklı milletlere bakış açısı olarak verdiği örnekte, 11 Eylül olaylarında dünyaya öyle bir hava yayıldı ki adı Ahmet, Hasan veya Ayşe olan insanlar potansiyel tehlike olarak görüldü.
Sorgulanması gereken anlayış kendisininden olmayanı tehdit gören anlayıştır.
Şimdi de Almanya'daki bu ırkçı saldırılar aslında bu tür radikal eğilimlerin zihniyeti arasında bir fark olmadığı ortaya koydu.
11 Eylül saldırısını yapanlar ile Norveç'teki terör saldırısının yapanların dünya görüşü arasında ne fark var, görülebilir.
Ama şu var belli ırklar bu tür tehditleri yapmazlar ama diğerleri her zaman yapabilir anlayışı hakim.
Bu çok acı bir olay belki o baba için çok daha öldürücü olan kendi oğlunun ölümü ile ilgili kendisin sorumlu tutulmasıdır, sorgulamada her şey göz önüne alınır.
Sanki Türklerde şiddet eğilimi yaygındır gibi hissettirmek psikolojik bir hastalıktır.
Biz hiç bir yerde vatandaşımızın hukukunu yerde bırakmayız.
Bunu Almanya ile birlikte yapacağız, onlar da bizim safımızda karşımızda değil.
Tarihe damgasını vuran milletlerin hareketli milletler olduğuna işaret eden Davutoğlu, Sabit bir millet değiliz milletimiz hareketli tarihte nasıl böyle olmuşsak şimdide bunu yaşıyoruz.
Sezon başında yediği gollerle eleştirilen Fernando Muslera, ligde oynadığı son 5 karşılaşmada ise sadece bir gol yerken, maçlarda takımını kurtaran oyuncu olarak da ön plana çıktı.
Güney Afrika'dan Gemlik Limanına kömür götüren 176.5 metre uzunluğunda, 18 bin 886 grostonluk yük gemisinin makine dairesindeki atık yağlar, Karanlık Liman mevkisinde alev aldı.
Gemideki kılavuz kaptan telsizle durumu Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğü yetkililerine bildirdi.
Bunun üzerine Çanakkale Boğazında konuşlandırılan 3 römorkör ile bir hızlı tahlisiye botu bölgeye sevk edildi.
Bu sırada gemideki 23 mürettebat, kendi imkanlarıyla alevleri kontrol altına almak için çalışma başlattı.
Yetkililer, olayda ölen ya da yaralanan olmadığını, römorkörlerin ve hızlı tahlisiye botunun güvenlik amacıyla bölgede demir atan geminin yakınında konuşlandırıldığını kaydetti.
Öte yandan, olay nedeniyle Çanakkale Boğazı güney yönden tek taraflı olarak transit gemi geçişlerine kapatıldı.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, şike cezalarında indirim öngören yasayı TBMM'ye geri göndermesine ilişkin, Cumhurbaşkanımızın, kamuoyunun sesine de, vicdanına da, düşüncesine de ortak olduğuna inanıyorum.
Anadolu Üniversitesi Uzaktan İngilizce Dil Eğitimi Programının açılış ve tanıtım toplantısına katılmak üzere Eskişehir'e gelen Arınç, toplantının yapılacağı binaya girişinde basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.
Cumhurbaşkanımızın, kamuoyunun sesine de, vicdanına da, düşüncesine de ortak olduğuna inanıyorum.
Çünkü bunun sadece Şike Yasası diye isimlendirilmesi doğru değil.
Sporda şiddetin önlenmesi ve sporun içerisinde diğer şike veya başka bir yanlışlıklar varsa bunları yapanlara ağır cezalar verilerek sporun temizlenmesi anlamına geliyordu.
Dolayısıyla onun değiştirilmesi veya suçların hafifletilmesi ve bu suçlamalar sebebiyle yargılamaları, henüz yeni başlayacak olan birtakım kişilerin bu yeni çıkarılan kanundan istifade ettirilmesi amaçlanmıştır.
Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanı, veto gerekçesi içerisinde buna da yer vermiş bulunuyor.
Ben sporun temiz olduğuna ve temiz kalması gerektiğine inanıyorum.
Komisyon değişiklikler yaparak tekrar Genel Kurula sevk edebilir ya da bu gelir, geldikten sonra olduğu yerde kalır.
Ama sanıyorum bu gerekçeler doğrultusunda artık siyasi partilerden hiçbir temsilci, bu kanunun tekrar çıkarılması için bir gayret göstermeyecektir.
Aksi olursa Meclis Genel Kurulu ya aynen kabul edebilir ki, bu takdirde Sayın Cumhurbaşkanının ikinci defa geri gönderme hakkı yok veya değiştirebilir.
Eğer değiştirerek kabul ederse tabi aynı prosedür tekrar devam edecek demektir.
İngiltere'nin Tahran Büyükelçiliği ve rezidansına saldıran öğrencilerden 12'sinin adli makamlara sevk edildiği bildirildi.
Baskının planlı bir eylem olmadığını belirten Mugaddem, gösteri sırasında öfkelenen bir grubun böyle bir hatayı yaptığını kaydetti.
Polisin önlem ve çabası sonucu hiçbir İngiliz diplomatın zarar görmediğini hatırlatan Mugaddem, büyükelçilik ve rezidansın çevresindeki güvenlik önlemlerinin artırıldığını bildirdi.
İranlı öğrenciler, İngiltere ile diplomatik ilişkilerin tamamen kesilmesi ve bu ülkenin İran'a karşı politikalarını protesto için salı günü gösteri düzenlemişti.
Büyükelçilik ve rezidans önünde toplanan öğrencilerden bir grup güvenlik önlemlerine rağmen bahçe duvarını aşarak içeri girmiş, buradaki İngiltere bayrağını indirerek İran bayrağını asmıştı.
Olayların ardından İngiltere de Londra'daki İranlı diplomatlardan 48 saat içinde ülkeyi terk etmelerini istemişti.
İran'ın Londra Büyükelçiliğindeki diplomatlar bugün sabah Tahrana dönmüştü.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ihracatçıların açıkladığı kasım ayı rakamlarını yorumladı.
Söz konusu rakamları yazılı bir açıklama yaparak değerlendiren Zafer Çağlayan, Kasım ayı ihracatımız, 2007 Kasım'ından sonra kasım ayları içinde ulaşılan en yüksek ihracat rakamıdır.
Dünyada küresel ölçekte sorunların devam ettiği ve beklentilerin olumsuz bir seyir izlediği dönemde ihracatımızda yaşanan bu artış önemlidir.
Orta vadeli programda hedef olarak belirlenen 134,8 milyar dolar rakamını geçebilmek için aralık ayının 27 iş gününde ortalama günlük 469 milyon dolar ihracat yapılması gerekiyor.
İstanbul'da düzenlen Uluslararası Finans Zirvesi'nde konuşan Bilgin, bankacılık sektöründe müşterilerin kendilerine gönderdiği şikayet mesajlarını aldıklarını ve kullanıcıların yaşadıkları sorunları yakından hissediklerini söyledi.
Bilgin, Ben de kredi kartlarından alınan yıllık aidatların yüksek olmasından rahatsızım.
Bu konuda gerekli düzenlemeler konusunda bankalara söylenmesi gereken şeyleri belirttik.
Bilgin, Bankacılık sistemi olarak krizin yarattığı dev dalgaların önünde dimdik durduk ve durmaya devam ediyoruz.
Son yıllarda konser sahnelerinde fırtına gibi esen genç viyolonsel sanatçısı Benyamin Sönmez yaşama veda etti.
Ankara'da kalp krizi geçridkten sonra kaldırıldığı hastahane de vefat etti.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ekrem Aktaş, her gün tıraş olanlara tavsiyelerde bulundu.
Her gün tıraş olmanın cilde zararlı olduğunu belirten Aktaş, çok hassas bünyeli insanların tıraş konusunda daha titiz davranmaları gerektiğini ifade etti.
Aktaş, özellikle tıraş esnasında kullanılan sabun ve köpüklerin, alerjiye yol açabileceği üzerinde durdu.
Hassas cilde sahip olanların, söz konusu ürünleri kullanırken daha dikkatli olmalarını gerektiğini söyleyen Aktaş, P.H oranı 4.5 ve 5.5 arasındaki ürünlerin kullanımını salık verdi.
Aktaş, aksi takdirde ciltte kuruluk ve kaşınma gibi komplikasyonların oluşabileceğini dile getirdi.
2 ya da 3 bıçaklı jilet kullanmak ciltte daha az tahrişe neden olur.
Tek jiletle 2 ya da 3 kez köpük sürmek, kontakt temasın artmasından dolayı alerjik reaksiyon riskini artıracaktır.
Bu nedenle 2 ya da 3 bıçaklı jiletle tek bir kez temas daha uygundur.
Bunun yanı sıra kıllar hangi tarafaysa o tarafa doğru tıraş olunmalıdır.
Tıraştan sonra sürülen kolonyanın da sıhhi olmadığını kaydeden Aktaş, Yurt dışında böyle bir alışkanlık yok.
Tıraştan sonra, özellikle de berberdeysek yüzümüzü yıkarcasına kolonya dökeriz.
Ama metil alkol içeriği olan kolonyalar sabundan daha fazla alerjiye neden olur.
Aktaş, bunun yanı sıra, evde tıraş olmanın berberde tıraş olmaktan daha steril olduğuna da dikkat çekti.
AIDS ve sarılık gibi hastalıkların sıcak kan yoluyla bulaştığının altını çizen Aktaş, berberde olunan tıraşta, aynı jilet kullanılması ihtimali olduğu için, bu tür hastalıkların bulaşma riskinin yüksek olduğunu söyledi.
Kuş Cenneti'nde 20 km naturel malzemeyle bisiklet ve yürüyüş parkuru haline getirildi.
Kesilen okaliptüs ağaçlarının yerine iğde ve ılgın fidanları dikildi.
İZMİR Kuş Cenneti içindeki 20 kilometrelik alan, Büyükşehir Belediyesi tarafından doğal malzeme ile bisiklet ve yürüyüş parkına dönüştürüldü.
Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri alanı yeniden inşa etti.
İzmir Kuş Cenneti'ni Koruma ve Geliştirme Birliği Başkanlığını da yürüten Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu Mekanın yapısına uymayan asfalt hiçbir şekilde kullanılmadı.
Kuş Cenneti'nin iç dünyası ve tüm güzellikleri turizmin hizmetinde.
Kuş Cenneti'ne verilen su miktarının korunması ve kurak aylarda suyun çekilmemesi için yılda 250 ton su tutma kapasitesi olan Kuş Cenneti'ne büyük zarar veren okaliptüs ağaçlarını geçtiğimiz dönemde kesmilişti.
VODAFONE, toplumsal farklılıklara ve eşitlik kavramına saygı duyan vizyonu ile European Diversity Awards'da Yılın Şirketi Ödülü'nün sahibi oldu.
Ülkesinin dış politikasının sadece uygulayıcısı değil üreticisi de olan Joe Biden ile konuştuğumuz en önemli konu, tahmin edeceğiniz gibi, PKK terörü oldu.
Bazı yazarlar bu örgütün şimdiye kadar görülenlerden farklı, birçok ülkede örgütlenmiş güçlü bir yapı olduğunu söylüyordu.
Bu sözlerin örgütü yıllardır tasfiye edememenin gerekçesi olarak söylendiğini düşünüyordum.
Gerçekten etrafı düşmanlarıyla çevrili, ekonomisi yok denecek kadar zayıf, eğitim düzeyi düşük bir kitlenin dünyaya meydan okuması bir mucizeydi.
Üstelik meydan okuduğu güçler ABD, Türkiye gibi büyük güçlerdi.
Herkes bu hikayeye kendini kaptırmışken ben şöyle bir model kurdum.
Örgüt başlangıçta küçük bir yerli kuruluş iken daha sonra dünyaya yön veren güçlerin kontrolüne girdi ve bu örgüt üzerinden Türkiye'yi istedikleri istikamete yönlendirdiler.
Resmi ideoloji Türkiye'de yaşayan herkesin Türk olduğunu anayasasına yazmışken şimdi farklı soyların yaşadığı bir ülke olmayı kabul ettik.
Tarihimizle yüzleşmemiz de bu sürecin bir parçası olarak gelişti.
Yakın tarihimizin yazılandan farklı olduğunu akıl yoluyla anlayabiliyordum ama tarihçi olmadığım için doğrusunu bilmediğim olayların anlatılışının yanlış olduğunu söyleyemezdim.
Olaylar Kürt, siyasetçilerin zannettiği gibi, kendileri tarafından yönlendirilmiyordu.
Türkiye bölgesel bir güç olmak için herkesin soyunu kabul etmeli ve resmi ideolojinin savunduğu ilkeler yerine tüm bölgenin benimseyeceği bir model oluşturmalıydı.
Bu Türkiye için bir kayıp değil tarihin bahşettiği bir şans idi.
Gelişmeler Türkiye aleyhine olmadığı için içeride bunları destekleyen güçler oluştu.
Olaylar eğer siyasi bir amaca hizmet ediyorsa bu sorunun çözümü olayları sona erdirir.
Mesela 1980 darbesinden önceki olaylar, ulaşılmak istenen hedefe varılınca, yani darbe gerçekleşince ansızın durdu.
Darbenin amacı ülkemizi Batı ile ekonomik olarak bütünleştirmekti.
Bugünkü hedeflerin tohumları o zaman atıldı ama Türkiye'yi Avrupa'nın bir parçası olarak korumak isteyen güçler yenilemedi.
Herkes özgürlük, demokrasi, basın özgürlüğünü tartışır ama ben sadece meselelerin siyasi sonuçlarıyla ilgilenirim.
Şimdi Suriye'de ne olacak diye sorulurken benim cevap aradığım soru Ruslar'ın bölgede askeri güç olmak istemelerinin amacı ne, yeni bir soğuk savaş senaryosu mu yazılıyor?
Bu soğuk savaşta Avrupa, eskisinde olduğu gibi, ABD ve Rusya'nın kontrolü altına mı girecek?
Çin gerçek bir hasım olarak bu iki gücün hedefinde mi yer alacak?
Bugün yaşanan ekonomik kriz bu hedefe ulaşmak için mi kurgulanıyor?
Ortada PKK gibi büyük bir tehlike dururken benim böyle konularla uğraşmam anlamsız görünebilir ve Biden'ın bu sorunu çözmek için geldiği düşünülebilir.
Kanal D'de yayınlanan Bir Çocuk Sevdim isimli dizi bu akşam yeni bölümüyle ekranlara geliyor.
Mine'nin evlilik haberi ile sarsılan Sinan, ani bir karar ile tedavi olmak için Amerika'ya gitmişti.
Uzun bir süre sonra Türkiye'ye dönen Sinan, babasının işiyle ilgili sıkıntılarını duyar ve hızlıca bir iş kurma kararı aldığını ailesiyle paylaşır.
Bir restoranda keşfettiği aşçı Derin ile bir iş ortaklığı kurmak ister.
Belki bu iş ortaklığı onları yeni bir aşkın içerisine alacaktır.
İlk aşkı Mine'yi hala aklından çıkaramayan Sinan'ın derin yaralarını bu aşk saracak mı?
Uzun zaman sonra birinden etkilenen Sinan'ı bundan sonraki süreçte ne gibi sürprizler bekliyor?
Her şeyden habersiz olan Mine ise oğlu Hasan ve Timur ile mutlu bir aile tablosu içerisinde olsa bile, yine de hüznü herkes tarafından fark ediliyor.
Mine'yi unutmuş değildir ancak, şimdi onu başka bir sorun beklemektedir.
Babasına yardım etmesi gerekir ve bu sırada güzel, becerikli, zeki ve eğlenceli biriyle tanışır.
Turan, Sabahat ile duygusal bir ilişkiye girmekten korkup, uzak durmuştur.
Yaşadığı bu ikili hayat, yavaş yavaş Esmahan'ın dikkatini çekmeye başlar.
Emine'yi takibe alır ve bir gece onun peşinden gider.
Bu arada Erdal ve Funda'nın da herkesten gizli bir planı vardır.
Ancak aynı evde, dokunamadan yaşamak hiç de kolay değildir ve Mine'yi herkesten kıskanmaktadır.
Merve ise, babasının Mine'ye ilgisini gördükçe daha da hırslanır.
Mine'den kurtulmanın tek yolu, bu çocuğun gerçek babasını bulmak diye düşünür ve harekete geçer.
06 Aralık 2011 tarihine kadar devam edecek yarışmaya katılan çocuklar resimlerini www.ttcocuk.com adresli web sitesine göndererek katılabilecekler.
Yarışmaya gönderilen resimler her iki takımın teknik direktörleri Aykut Kocaman ve Fatih Terim tarafından değerlendirilecek.
Seçilecek 3 resmi çizen yetenekli minikler, dev derbide sahaya futbolcularla birlikte çıkacak.
Çocukların velileri de maçı Türk Telekom'un davetlisi olarak tribünden izleme fırsatı bulacak.
Pop Star Türkiye ile hayatımıza giren Bayhan'a ikinci şok yine bir ünlüden geldi.
Daha önce 2003 yılında yapılan Popstar Yarışmasına katılan Bayhan, farklı ses tonu ve tarzıyla izleyicilerin dikkatini çekmişti.
Ama yarışmanın sonlarına doğru, onun yıllar evvel bir cinayet nedeniyle hapis yattığı ortaya çıkmıştı.
Hatta, yarışmanın jüri üyelerinden Deniz Seki, Bayhan'ın gençlere kötü örnek olduğunu savunan Seki, Bu bir popstar yarışması ve milyonlarca genç gerçekten kimleri örnek alacak?
Tarih tekerrürden ibarettir yorumunun yapılabileceği gelişme dün oldu.
Leyla ile Mecnun, İkinci Bahar, Bir İstanbul Masalı gibi dizilerde rol alan, Disko Kralındaki görevi nedeniyle sevilen Önder Açıkbaş, bir televizyon programına katılmaktan Bayhan nedeniyle son anda vazgeçti.
Böylece Bayhan'a ikinci şoku Deniz Sekiden sonra Önder Açıkbaş yaşattı.
Manken Simge Tertemiz, oğlunun babası Murat Kadıoğlu'ndan boşanmak için düğmeye bastı.
Eşini dayak ve ihanetle suçlayan Tertemiz, Daha 33 gün önce anne oldum.
Bir gün çıkagelip bana 4 buçuk aylık hamile olduğunu ve yeni fark ettiğini söyledi.
Bir Türk yazar altı yıl önce gök taşının Amerika tarafından silah olarak kullanılabileceğini söyleyince kimse görmüyor ancak aynı şeyi bugün bir Amerikalı yazınca Türk medyasına hemen yansıyor.
TVNET'te yayınlanan ve Cem Küçük tarafından hazırlanıp sunulan Komplo Teorisi adlı programın konuğu Burak Turna ydı.
Arap Baharı'nın ele alındığı programda Türk medyasına eleştiriler de vardı.
Sürekli Batı'ya bakan medyanın kendi içindeki dinamikleri göremediğini söyleyen Burak Turna, Benim altı yıl önce yazdığımı kimse farketmiyor.
BDP'nin alternatif Cuma namazlarını kıldıran sahte imamların ücret karşılığı tutulduğu ancak bu paraların ödenmemesi üzerine kavga çıktığı ve namazlara ara verildiği ortaya çıktı.
Yeni Akitten Fatih Akkaya'nın haberine göre, Batman Kozluk'ta, BDP Kozluk Üçyol Temsilciliği yanında bulunan boş arsada her hafta kılınan alternatif Cuma namazı, 21 Ekim'den beri kılınmıyordu.
Bunun nedeninin sahte imam R.H.'nin kendisine vaat edilen parayı alamaması olduğu ifade ediliyor.
Sahte imam R.H., polise verdiği ifadede BDP'li Ali Toftik tarafından kendisine Cuma namazı kıldırması için verilen ücretin son iki Cuma namazında verilmediğini söyledi.
Batman Kozluk'ta, BDP Kozluk Üçyol Temsilciliği yanında bulunan boş arsada her hafta kılınan alternatif Cuma namazı, 21 Ekim'den beri kılınmıyordu.
alternatif Cuma namazlarının R.H.nin parasını alamaması sebebiyle kılınmadığı öğrenildi.
Öte yandan, BDP'nin Nisan ayından beri organize ettiği sivil Cuma namazlarına katılımda büyük düşüş yaşandığı gözleniyor.
Namazlara katılım oranındaki büyük düşüş, BDP'nin sahte imamlarının ardı ardına basına yansıyan skandallarına bağlanıyor.
Olayla ilgili olarak, Şener A'nın eşi ve eşinin amcasının oğlunun da aralarında bulunduğu 4 kişi, gözaltına alındı.
Alınan bilgiye göre, Kasım 2009'da hastalanan 6 aylık bebeği Mert Emre A.'yı sağlık ocağına götürürken geçtiği köprünün çökmesi sonucu suya düşen ve oğlunu kaybeden Şener A. evi terk ederek amcasının yanına yerleşirken, eşi Şener A. bu arada, ailesi Şener A.'nın izini bulmak için televizyon programlarına katılarak yardım isterken, jandarma olayla ilgili soruşturmasını sürdürdü.
Şener A.'nın motosikletini ormanlık alanda gizlenmiş olarak bulan jandarma ekipleri, soruşturmayı cinayet ihtimali üzerine yoğunlaştırdı.
Jandarma ekipleri, yapılan soruşturmanın ardından, evi terk ederek amcasının Ortaburun'daki evine yerleşen H.A'yı sorguya aldı.
Kaldıkları Yörük çadırına gelen eşinin, aralarında gönül ilişkisi bulunduğunu söylediği amcasının oğlu Özkan Y. tarafından silahla öldürüldüğünü ifade eden H.A, daha sonra da eşinin cesedini parçalara ayırarak ormanlık alana gömdüklerini söyledi.
H.A'nın tarif ettiği dağlık bölgede yapılan araştırmada, Şener A'nın parçalara ayrılmış cesedine rastlandı.
Öte yandan, gözaltındaki Özkan Y'nin, bugün için başka bir kızla evlenme hazırlığı yaptığı öğrenildi.
Şike cezasına verilecek hapis cezasını 12 yıldan 3 yıla düşüren yasanın oylamasına 550 milletvekilinin neredeyse yarısı katılmamıştı.
Oylamaya katılmayanlar arasında AK Partili milletvekilleri de vardı.
Ancak, yasaya açık açık karşı çıkan tek AK Partili milletvekili Şamil Tayyaroldu.
Şamil Tayyar, Cumhurbaşkanı Abdullah'a Gül'e açık mektup yazarak yasayı veto etme çağrısında bulunmuştu.
Toplumda adalet duygusunun zedelenmesine fırsat vermediği için Sayın Cumhurbaşkanına teşekkür ediyorum.
Bu yasanın özel düzenleme olduğuna ilişkin bir gönderme yapıyor.
Henüz daha hazırlanmamış bir iddianame süreci var, sonuçta bir iki gün içinde açıklanacak iddianame.
Bu operasyona yönelik bir özel düzenleme algısı oluştu.
Şike ve diğer suçlara uygulanacak ceza oranları azalıyor.
Suç ve ceza arasındaki orana suç tehdidine bakarak karar verilir.
Kanunun çıkmasının ardından hemen tahliye dilekçelerinin verildiğine dikkat çeken Tayyar, Bu yasa çete suçlarından çıkaran bir düzenlemeyi öngörüyordu.
Kanun yürürlüğe girseydi, çeteleşmenin ve mafyalaşmanın da önüne geçmek zor olacaktı.
Tayyar, Başbakan Erdoğan'ın vetoya tepkisinin ne olacağına yönelik soruyu da, Sayın Başbakanımızın bu karardan büyük memnuniyet duyduğunu düşünüyorum.
Moldova ve Türkiye karşılıklılık temelinde gelecekte vize rejiminin kaldırılması için görüşmelere başladı.
Moldova Dışişleri ve Avrupa Entegrasyonu Bakanlığı Konsolosluk Dairesi heyeti Ankara'da temaslarda bulundu.
Taraflar, vize rejiminin kaldırılması sürecinde ilk adımın belirli meslek gruplarına vize almak için prosedürlerin basitleştirilmesi ile ilgili anlaşmaların imzalanması olabileceğini belirtti.
Taraflar ayrıca, Moldova ve Türkiye sınırları içinde bulunan, her iki ülkenin vatandaşlarının karşılaştığı zorlukları ele aldı.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, şike cezalarını düşüren yasayı değerlendirirken, O da tepki yasasıydı, bu da tepki yasası.
Medyanın da konuyu canlı tutmasını isteyen Çiçek, Milletin içinde olmadığı bir anayasayı yapmak ileride başka sıkıntıları getirir.
Bu ülkenin üniversiteleri bu sürece katkı vermeyecekse kim verecek?
Siyasi partiler bu canlılıktan gerekli teşviki görmesi lazım.
Komisyonda görüşbirliğiyle karar alınmasının sıkıntı yaratıp yaratmayacağı sorusuna karşılık Çiçek, çalışma usul ve esaslarının Komisyonda belirlendiğini vurguladı.
Çiçek, Uzlaşma Komisyonunda muhalefet üyeleri ağırlıkta, Genel Kurulda iktidar partisinin çoğunluğu var.
İdeal olanı değil, reel olanı dikkate alarak bir çalışma yapıyoruz.
Tutuklu milletvekillerinin durumu hakkında ne düşündüğü sorusuna Çiçek, İşin insani yönü ayrı.
İnsanların, hele hele seçilmiş bir milletvekili ise niye özgürlüğünden mahrum kalsın.
Bir şeyi temenni etmek ayrıdır, temin etmek ayrıdır.
Evet içeride bir kısım insanlar var, bunların tahliye olması lazım, çıkması lazım.
Evvela bu Anayasadan kaynaklanan bir kısım sıkıntılar var.
İkincisi, kim ne yapacaksa bu ülkede kendisine verilen yetki ve sorumluluk çerçevesinde yapacak.
Anayasa ve İçtüzük bana hangi yetkiyi veriyorsa, ben onu kullanmak durumundayım.
Onun dışında çağrı yapmak, istediğiniz kadar çağrı yapın.
Bunun gereği nasıl yapılacaksa, onu yapması gerekenler yapacak.
O yetkisi olmayanları sürece dahil ettiğiniz zaman başka türlü karmaşa çıkar.
Benim yetkilerim belli, bir başka şey kullanılması isteniyorsa, herkesin benim üzerimde ittifak etmesi lazım.
En karmaşık sorun çıktığında, Meclis Başkanı bu işlere el atsın deniliyor.
Bu talepler geldiğinde oturup bakıyorum benim yetkilerim var mı? İnsani olarak yapacaklarımız ayrıdır, onları da yapmıyor değiliz.
İdari olarak bir yetki kullanacaksanız ona Anayasa ve yasaların izin vermesi lazım.
Aksi taktirde birileri, Bu işe niye müdahil olmuyorsun diye çağrıda bulunurken, öbürleri de ne hakla bu işlere karışıyorsun, yetkin kadar karış tarzında bir karşı tartışmayı gündeme getirir.
O zaman da Meclisi tartışmamın merkezine getirir oturtur.
Beklentim, yargılamanın mümkün olduğu kadar kısa sürede sonlanmalı.
Bunu temenni ediyoruz, temin edecek olan yargı mercidir.
Bunun ötesinde ne yapacağım soruşturmayı yürüten savcılara veya hakimlere, bunu ay sonuna kadar bitirin diye talimat verme yetkim var mı? Burada farklı durumlar var.
Herkes benimki olsun, öteki olmasın yaklaşımı içinde olabilir bu konularda.
İnsani olarak hiç kimsenin içeride kalmasını istemem, hele milletvekili ise hiç istemem.
Çiçek, TBMM'nin bir kısım anlaşma ve sözleşmeleri onayladığını hatırlatarak, Böyle bur konuda uygulamayı yapacaklara, kanunları gözetin ama ülkenin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri de dikkate alın.
Dikkate almadığınızda Türkiye bir çok açıdan sıkıntıya girer.
İnsan hakları, hak ve özgürlükler ve dış itibarı açısından bizi sıkıntıya sokar.
Bunun dışında Meclis Başkanı olarak benim ne yapmam gerekiyor?
Birileri net olarak söylesin, şu 5 işi yap desin, böyle bir şey de yok.
Türkiye'de belli makamlara seçilecek kişilerin tarafsız olmasının istendiğini ifade eden Çiçek, Ancak öbür taraftan benim tarafımda yer alsın diye herkes bir taraflarından çekerse, ortada tarafsızlık kalmaz.
Bir konu belli bir disiplinin alanına giriyorsa ama buna rağmen orada gereği yapılmayıp bunu siyaseten tartışıyorsak, bundan fayda çıkaramıyoruz.
Kimse kimsenin ne dediğini anlamıyor, 20 gün sonra bu gündem ortadan kalkıyor.
Ne oldu, sonuç nedir diye baktığınızda 2 ay, 2 yıl öce ne tartışıyorduk, sonuçta nereye geldik.
Her konuyu siyaseten tartışacaksak, evvela o konun sağlıklı verilerinin ortaya konulması gerekir.
Bu veriler yeteri kadar ortaya konulmadan tartışma yaparsak, bu karşılıklı suçlamalara dönüşüyor.
Meclisle ilgili kısmı var, yürütmenin yaptığı şeyler var.
Herkes kabul ediyor ki bu olayla ilgili önemli belgeler filanca kurumun arşivinde, bu arşivler açılsın.
Bu ülkede bu kadar üniversite var, Tunceli'de üniversite var.
Her üniversite bulunduğu ilin tarihteki konumu, yaşadığı olaylar, kültürü konularıyla ciddi araştırmalar yapması lazım.
Aksi takdirde her ile bir üniversite kurmanın ne anlamı var.
Meclis tartışamaz mı konuşamaz mı, buna engel yok.
Meclis İçtüzüğüne göre nasıl tartışılır, yolu yordamı belli.
Çiçek, Yapılan konuşmalardan öğreniyoruz ki önemli belgeler Genelkurmay arşivinde.
Önemli belgelerin bir kısmı oradaysa, onlar olmadan ortaya çıkacak fotoğrafta eksiklik, yanlışlık olabilir.
O zaman bana sorduğunuzda Dersim işi ne oldu?
Bana verilen bilgiye göre 695 bin belge var.
Bunların parça parça verilip verilemeyeceği sorusuna Çiçek, Verdiğiniz kısım daha sonraki kayıtlarla, belgelerle tekzip ediliyorsa ya da orada söylendiği gibi değilse.
İster bu konu, ister başka konularla ilgili kayıtları güncelleştiriyoruz.
Tarihi gerçeklerin ortaya çıkması konusunda Meclisin bir iradesi var.
Konunun tüm unsurları ortaya konulmadan eksik bilgiyle tartışılsa nasıl olacak?
695 bin belge, şu kadar defter, şu kadar dosya, bu kadar kayıt.
Bunların hepsini ortaya çıkarmadan diyelim ki elimizde 3 dosyalık bilgi var.
Onları tartıştık ama oradaki bilgi ve belgeler, daha sonraki dosyayla tekzip edildiyse, o şahit başka dosyada söylediğinin tam tersini söylediyse.
Maalesef biz toplumda belli yasaları tepki yasası olarak çıkarıyoruz.
Bir şeye kızıyoruz ya da bir olay, konu var.
Bu yasa çıksın diye dolaşan kesimler, bir an evvel bu yasayı çıkarın diye kendileri geldi.
Belli süre geçti denildi ki, yeni yasa yapalım.
O da tepki yasasıydı, bu da tepki yasası.
Bir yolu bulunur denildiğinde yolunu kanunla bulmaya çalışıyoruz.
Tutuklu yargılanan Korgeneral Nejat Bekin de aralarında bulunduğu 29 sanık ile hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar Tümamiral Ahmet Sinan Ertuğrul ve emekli Orgeneral Ergin Saygun ise duruşmaya gelmedi.
Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, 11, 16 ve 17 No'lu CD'lerin imajlarının alındığını belirterek, CD'lerin mahkemeye getirtildiğini söyledi.
İmajların alınmasıyla ilgili hash değerlerine ilişkin bilirkişi raporunun da mahkemeye ulaştığını ifade eden Diken, raporda imajların 6.15 ve 4.20 versiyonunda alındığının belirtildiğini kaydetti.
Diken, CD'lerin hash değerlerinin alınan 6.15 ve 4.20 versiyonları nedeniyle farklı çıktığını, ancak orijinal hash değerleri ve içerikleri arasında bir farklılık olmadığını kaydetti.
Üniversite yıllarından beri dostlukları devam eden, biri kıyafet diğeri ayakkabı tasarımcısı iki arkadaş güçlerini birleştirdi, ortaya böyle bir mağaza çıktı.
Pınar Arkun, İzmir Güzel Sanatlar Fakültesi Aksesuar Tasarımı, Özlem Erkan aynı üniversitenin Moda Tasarımı bölümü mezunu.
Pınar Arkun kendi işini yapana kadar üç yıl Boyner Grubunda çalıştığını, ardından sektörde gelin ayakkabısı açığını fark edinde bir anda rotasını değiştirip ayakkabı tasarlamaya başladığını söylüyor.
Fakat bir süre sonra bu işin profesyonel anlamda eğitimini almaktan vazgeçtim, güzel sanatlara yöneldim.
Kendi markamı kurmak da kolay değildi, bu nedenle birçok firmanın tasarım bölümünde çalıştım.
Bu ikili şimdi birlikte açtıkları mağazalarında özel tasarımlar yapıyor.
30 parçadan oluşan yeni koleksiyonlarının adı Dokun.
Adından da anlaşılacağı gibi koleksiyonda kumaşların dokusu ön planda ve tabii ki kıyafetlere uygun ayakkabılar da var.
Mağazamıza gelenler seçtikleri kıyafetin altına ister aynı kumaştan bir ayakkabıyı ister farklı tarzda bir modeli tercih edebilir.
Sezonun gözdesi kaşe ve tüvitleri de bol bol kullanan ikili, kumaş ve deriyi harmanladıkları tasarımlarıyla da iddialı.
Giysi koleksiyonunun en önemli özelliği, her parçanın farklı beden aralıklarında kullanılabilmesi ve başka parçalarla da kombinlenebilmesi.
Özlem Erkan ve Pınar Arkun, yılbaşı için de özel tasarımlar hazırlıyor.
Türk Telekom'un yıldız basketbolcusu Mehmet Okur, takıma veda etti.
Mehmet Okur, hedefinin NBA'de basketbol kariyerini noktalamak olduğunu belirterek, Bu karar hala devam ediyor.
Şu anda buradaki 3 ayımı dolu dolu geçirdim.
Okur, NBA Utah Jazz'a dönüşü ile ilgili olarak, Açıkçası, kampın başladığı süreçte çok olumlu gitmiyordu işler.
Son bir aya girdiğimizde bir toplantının iyi, diğerinin kötü geçtiği zamanda böyle bir ani kararla artık dönmem gerektiğine karar verdik.
Bildiğiniz gibi bir buçuk senedir basketbol oynama şansı bulamadım sakatlıklardan dolayı.
Okur, hedefinin NBA'de basketbol kariyerini noktalamak olduğunu belirterek, Bu karar hala devam ediyor.
Okur, aldığı karara ilişkin, Bildiğiniz gibi ben artık sağlıklı bir basketbol oynuyorum.
Hem milli takımlar altında hem kulüp takımları altında buraya geldiğimde iyi performans sergilemiştim.
Mehmet Okurun Türk Telekom'un Beko Basketbol Liginde oynayacağı Aliağa Petkim maçını izledikten sonra bu akşam İstanbul'a, pazartesi günü de uçakla ABD'ye gideceği bildirildi.
32 yaşındaki Ayşe Naz Erkan, Türkiye'de de yaygın bir şekilde kullanılan sosyal paylaşım sitesi Twitter'da çalışıyor.
Adana Anadolu Lisesi ve İstanbul Fen Lisesinden sonra Boğaziçi ve New York Üniversitesi ile Almanya'daki Max Planck Enstitüsünde burslu okuyan yazılım mühendisi Erkan, dev şirkette çalışan tek Türk.
Hürriyet gazetesine konuşan Ayşe Naz Erkan, Twitter'a kadar ulaşan ABD macerasını anlattı.
Twitter'ın bence en önemli özelliği, internet üzerinde anı yakalayan belki de tek kaynak olması.
Doğru insanı takip ediyorsanız dünyanın gündemini mutlaka anında yakalıyorsunuz.
Dünyanın diğer ucundaki bir olayın anında öğrenilmesini ve dayanışmayı sağlıyor.
Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye imkan ve zemin hazırlıyor.
İnsanlar yenilikleri başta yadırgasalar da sonradan adapte oluyorlar ve sanki hep varmış gibi davranıyorlar.
Ancak, eğer başka bir şirket, yepyeni bir internet tüketim yolu bulursa, her şeye sıfırdan başlamam gelebilir.
Ekonomi çökerse Artvin'de çiftçilik yapma ihtimali de var!
Ayrıca kiralar başta olmak üzere, hayat çok pahalı.
Fakat buradaki entelektüel paylaşımı dünyanın başka hiçbir yerinde bulabileceğimi sanmıyorum.
Her dilden, dinden, ırktan insanlarla tanışmak ufkumu çok genişletiyor.
Haber kameramanları ve Türkiye ve dünya gündemini belirleyen haber görüntüleri belgesel oldu.
Belgesel, 3 Aralık Cumartesi gününden itibaren her Cumartesi ve Pazar 20.45'de TRT Haber kanalında seyircisiyle buluşacak.
Spor Toto Süper Liginin 13. haftasında kendi sahasında Eskişehirspor'u ağırlayacak Bursaspor'da hazırlıklar devam ediyor.
Sabah yapılan antrenmanda futbolcuların neşeli görüntüsü dikkat çekti.
Özlüce Tesislerinde Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam nezaretinde gerçekleşen antrenman yaklaşık 2 saat sürdü.
Antrenman pas çalışması ile başlarken yarı sahada çift kale maç ile sona erdi.
Antrenmanda teknik direktör Ertuğrul Sağlam ve futbolcuların neşeli tavırları dikkat çekti.
Karabük yenilgisinin moral bozukluğunu üzerlerinden atan futbolcuların Eskişehirspor maçına odaklandıkları gözlendi.
Öte yandan teknik direktör Ertuğrul Sağlam özellikle genç futbolcular ile yakından ilgilenirken espriler yapmayı ihmal etmedi.
Karabük maçında rakibiyle girdiği mücadelede kaşı açılan ve dikiş atılan genç futbolcu Serdar Aziz'in Eskişehirspor maçının kadrosunda olmayacağı öğrenildi.
Başarılı savunma oyuncusu bugün gerçekleştirilen antrenmanda ise takımdan ayrı düz koşu yaptı.
Başarılı futbolcu antrenmanı yarıda bırakarak sağlık ekibinin yardımıyla içeriye girdi.
İNGİLTERE Premier Ligde lider Manchester City, dün evinde ligin zayıf takımlarından Norwich City'yi ağırladı ve gole boğdu.
İngiliz Reuters ajansı, ABD'nin düzenlediği hava saldırısında ölen Taliban militanı Türkler için Fatih Camii'nde kıyılan cenaze namazını ve ardından yapılan gösterileri dünyaya servis yaptı.
Bu durumda en büyük görev, hastanın yakın çevresine düşüyor.
Onu bu olumsuz düşüncelerden uzaklaştırmak hem moralini düzeltiyor hem de hastalığın seyrini olumlu etkiliyor.
Diğer tüm kronik hastalıklarda olduğu gibi KOAH olduğunu öğrenen hasta da öncelikle bu durumu yadsıyor.
Ardından öfke ve huzursuzluk gibi psikolojik sorunlar yaşamaya başlıyor.
Ancak bu kabullenme depresyon ve kaygı bozukluklarını da beraberinde getirebiliyor.
Ruhsal sorunlar hastalığı alevlendirebildiği için KOAH'lı hastaların psikolojik sorunlarının mutlaka çözülmesi gerekiyor.
Acıbadem Fulya Hastanesinden psikiyatri uzmanı Aylin Aksoy Çoban, KOAH'lı hastaların morallerini yüksek tutmak için önerilerde bulundu.
KOAH olduğunu öğrenen kişi eğer hastalığı yadsıyor ya da yok sayıyorsa, sigara içmeye devam edebiliyor.
Yok sayma ve küçümseme dönemi geçtikten sonra hastalıkla yüzleşiyor, sigarayı bırakma girişimlerine başlıyor.
Durumun ciddiyetini daha çabuk kabullenen kişiler ise hemen sigarayı bırakıyor.
KOAH'lılar durumlarının daha da kötü olacağı düşüncesiyle sürekli bir endişe hali içinde oluyor.
Bunun sonucunda da kaygı bozukluğu ya da depresyon gelişebiliyor.
Bu nedenle hasta yakınlarının mutsuzluk, karamsarlık gibi belirtileri fark ettiklerinde doktoru bu konuda uyarmaları gerekiyor.
Ayrıca hastanın aşırı kaygı, huzursuzluk, dar alanlara girememe, kalabalık ortamlardan kaçınma ya da girmek istememe, aniden başlayan nefes darlığı gibi kaygı yakınmalarını da doktoruna iletilmesi gerekiyor.
Çoğu zaman bu durum hastalık belirtilerinin alevlenmesi şeklinde yorumlanabiliyor.
Ancak asıl nedeni hastanın yaşadığı kaygı bozukluğu oluşturuyor.
Bu durumda yapılacak düşük doz ilaç yardımı, hem kaygıyı azaltıyor hem de hastalık belirtilerini hafifletmeye yardımcı oluyor.
Her hastalıkta olduğu gibi KOAH'ta da morali yüksek tutmak, hayata küsmemek, yaşamdan kopmamak hastalıkla mücadelede önemli yer tutuyor.
Hastanın morali ne kadar yüksek olursa bağışıklık sistemi de o kadar iyi çalışıyor.
Bağışıklık sisteminin iyi çalışması da hastalıkla mücadeleyi daha verimli kılıyor ve yüz güldürücü sonuçlara daha çabuk ulaşılıyor.
KOAH'lı bir hastanın durumu tüm ailesini olumsuz etkiliyor.
Zor nefes alan, eskisi kadar aktif olamayan bir yakınını görmek ailedeki diğer bireyleri üzüyor.
Ailenizde veya çevrenizde KOAH'lı biri varsa ona yapacağınız en büyük iyilik, sigarayı bırakmasına yardımcı olmak.
Başlangıçta sigara konusunda dürüst olmasını sağlayın ve sabırlı olun.
Yıllardır günde iki paket içen birinin bir anda sigaradan vazgeçmesini beklemeyin.
Bu konuda sigara bırakma programlarına başvurmak iyi bir yöntem olabiliyor.
Aşırı bağımlılık durumlarındaysa psikiyatrik destekle sigarayı bırakma gerçekleştirilebiliyor.
KOAH'lı bir kişinin yakınları da aynı ölçüde kendilerine dikkat etmeli.
Keskin, kendi tecrübelerine dayanarak çocuğun 3 yaşından önce anneden huzur içinde ayrılabildiğine şahit olmadığını söyledi.
Keskin, zamanın değiştiğini ifade ederek, Annelerin entelektüel gelişmeleri onların çocuk kavramını değiştirdi.
Üstelik azalan çocuk sayısı mükemmeli yaratma içgüdüsünü depreştirir oldu.
Bu algı değiştirilmeli, anneye çocuk beyni yalın ve gerçekçi anlatılmalıydı.
Bu metotta çocuklarının davranış dilini annelere tercüme ettiriyoruz.
Bu uygulamadan sonra çocukların isimlerine tepki verdiklerini, konuştukları ve tamamen normal davranışlar göstermeye başladıklarını dile getiren Keskin, Çocukta duraklamış olan gelişme, içe kapanma ve huzursuzluğun ortadan kalktığını izlemek olağanüstüydü.
Anneler program sonunda çocukların kendiliklerinden duygularını paylaşmaya başladıklarını hayretle belirttiler.
Önceki gün Topkapı Sarayı'nı basıp üç kişiyi yaralayan Libyalı Salem'in Kaddafi zamanında polislik yaptığı ve bu dönemde ruhsal tedavi gördüğü ortaya çıktı.
Salem daha sonra muhalefete katılıp Kaddafi'ye karşı savaşmış.
Topkapı Sarayı'nda dehşeti yaşatan Libyalı saldırgan Samir Salem Ali Elnadhavri'nin hayat hikayesine Habertürk ulaştı.
36 yaşında evli ve iki çocuk babası olan Elnadhavri, Kaddafi döneminde polislik yaptı.
Bingazi ile Trablus arasında bulunan Kaddafi'nin işkenceleriyle ünlü olan Misrata Cezaevine konuldu.
Elnadhavri, serbest kaldıktan sonra Bingazi'deki ailesinin yanına döndü.
Elnadhavri, 27 Kasım'da THY'nın Bingazi uçağıyla İstanbul'a gelerek Taksimde bir otele yerleşti.
Oğlunun adını saldırının ardından ülkesindeki haber kanallarında duyan 72 yaşındaki baba Salim Ali El Elnadhavri dün sabah Bingazi'deki Türk Büyükelçiliği'ne gitti.
Acı haberle yıkılan baba Elnadhavri, Oğlumun ruhsal problemleri vardı.
Türk halkı ile Türk Cumhuriyetinden binlerce kez özür diliyoruz.
Acılı baba, Türk yetkililerinin kendilerine çok iyi davrandığını bildirerek, oğlunun cenazesini ülkesine getirmek istediğini ve bunun için yardım beklediğini söyledi.
Elnadhavri için evinin önünde bir taziye çadırı kuruldu.
Oğlunun yaşadığı bölgede sevilen ve sayılan bir kişi olduğunu anlatan baba, oğlunun av tüfeklerini Libya'da satmak için almış olabileceğini söyledi.
Saldırgan, otomatik av tüfeğini sağ eli tetikte, namlusu yukarı doğru tuttu.
İkinci silah olan pompalı av tüfeğini ise özel tim ekipleri gibi namlusu aşağıya doğru boynundan çarpraz geçirerek astı.
İlk silahta mermi bitmesi ya da tutukluk olması halinde ikinci tüfeği hemen doğrultup ateş edebildi.
Sağ bacağının diz seviyesine tabanca kılıfı bağlaması da operasyon timleriyle bire bir aynı.
Diz seviyesine takılı olan silah, en seri şekilde çekilip, namlunun doğrultulabileceği yer olarak tercih ediliyor.
Ayakkabıları özellikle rahat ve hızlı koşmayı sağlayacak şekilde tercih edilmiş.
Sırt çantası takmış olması uzun süre mücadele vereceğini gösteriyor.
Boyundaki fişekliğin her hangi bir arbede durumunda düşme ihtimali bulunuyor.
Uzmanlar bu tür eylemlerde saldırganların uzun palto giymeyi tercih etmediklerini kaydettiler.
Şike yasasısının Cumhurbaşkanı Gül tarafından veto edilmesi Fenerbahçeliliği ile tanınan spor yorumcusu Rıdvan Dilmen'i tam anlamıyla çılgına çevirdi.
NTV Sporda yayınlanan Güntekin Onay'ın sunduğu Rıdvan Dilmen'in de yorumculuk yaptığı Yüzde Yüz Futbol programında yine çok konuşulacak açıklamalar yapıldı.
Yasanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından veto edilmesi Fenerbahçeliliği ile tanınan spor yorumcusu Rıdvan Dilmen'i tam anlamıyla çılgına çevirdi.
Rıdvan Dilmen, canlı yayında spor yorumcuları ve yazarların açıklamaları başta olmak üzere TBMM ve Cumhurbaşkanının kararını eleştirdi.
Dilmen, şuanda cezaevinde bulunanan isimlerin dışarı çıkmasını istemeyenler için oldukça sert bir göndermede bulundu.
Cezaevinden çıkacaklar diye ödleri koptu, Cumhurbaşkanı da onları rahatlattı .
Türkiye Futbol Federasyonu bir bütündür, yöneticisinden başkanına kadar.
Neden öyle oldu, Fenerbahçe'yi TFF yollamadı diye oldu.
Bu arada veto edilsin diye baya bir uğraş verildi.
Sabah, akşam öldürüyorlar insanı, son dakikalar ile bekletiyorlar.
Diyor ki Mehmet Ali bey, biz müfettişe hiç bir rapor sunmadık, ardından Beşiktaş ile Trabzonspor şüpheli dedik sen kimi kandırıyorsun.
İnsanların gözünün içine baka baka salak yerine koyulur mu ya?
Ya bu müfettiş Türkiye'de halk kahramanıydı şimdi en aşağılık adamı oldu.
Ben Aziz Yıldırım'ı babam gibi seviyorum ama arkadaş yaptıysa bir suç, çıksın oyun dışına.
Spor Toto Süper Ligde geçtiğimiz hafta Sivasspor'u mağlup eden Galatasaray, yarın deplasmanda Gençlerbirliği ile oynayacağı karşılaşmayı da kazanıp, bir seri başlatmak istiyor.
Galatasaray'da, 3 oyuncu kart cezalısı olmaları nedeniyle Gençlerbirliği maçında forma giyemeyecek.
Cim Bomda ayrıca, Sabri Sarıoğlu ile Yekta Kurtuluş da sakatlıkları nedeniyle yok.
Gençlerbirliği ile Galatasaray arasında Ankara 19 Mayıs Stadından oynanacak karşılaşma saat 16.00'da başlayacak.
Mehmet'in sakatlığının ne olduğu ve ne kadar süreceği hakkında ise bir açıklama yapılmadı.
Ayağındaki bir sakatlıktan dolayı 10 gün boyunca takımından uzak kalan ve dün yeniden antrenmanlara katılan Claudio Pizarro'nun ise kadroda yer alacağı bildirildi.
Hindistan'ın Uttar Pradeş eyaletinde en alt sınıfa ait bir çocuğun üst kasttan bir kişiyle adaş olduğu için öldürüldüğü iddia edildi.
Ram Sumer'in 14 yaşındaki oğlu Neeraj Kumar, tarlada boğulmuş halde bulundu.
Polis, üst kasttan Jawahar Chaudhary'nin, Sumer'i oğullarının isimlerini değiştirmesi için uyardığını tespit etti.
Chaudhary ailesinden 2 kişi göz altına alınırken, Chaudhary, Neeraj'ı isim kavgası nedeniyle öldürdükleri suçlamasını reddedip bunun komplo olduğunu söyledi.
Ancak Radhaupur köyü sakinleri de, Sumer'in oğullarına verdiği Neeraj ve Dheeraj isimlerinin Chaudhary'nin oğullarıyla aynı oluşunun iki aile arasında uzun süredir tartışma konusu olduğunu doğruladı.
Hindistan'da kast sistemi resmen yasak olsa da, kırsal kesimde halen uygulanıyor.
Üye sayısındaki artış itibarıyla Libya tüm ülkeleri geride bıraktı.
Libya'daki 42 yıllık diktatörlük döneminin sona ermesiyle birlikte, özellikle gençler arasında internet ve sosyal medya kullanımında patlama yaşanıyor.
Son aylarda sosyal medya sitesi Facebook'a üye olan Libyalı sayısındaki büyük artış, Libya'yı Facebook kullanıcısı sayısındaki artış hızında dünyanın bir numaralı ülkesi haline getirdi.
Kullanıcı artış hızında Libya'yı Çad, Papua Yeni Gine, Laos ve Vietnam izledi.
Bu büyük artış hızına rağmen, Libya 317 bine yaklaşan toplam Facebook kullanıcı sayısıyla tüm ülkeler içinde 104. sırada yer aldı.
Libyalı Facebook kullanıcı sayısındaki artış özellikle Eylül ile Ekim aylarında kaydedildi.
Libya'da Şubat ayında Kaddafi karşıtı ayaklanmanın başlamasından sonra sosyal paylaşım sitelerinde çok sayıda gruplar oluşturulmuş ve ayaklanmaya yardım çağrıları yapılmıştı.
Bu çağrılarından ardından Muammer Kaddafi bu tür sitelerin kullanılmaması yönünde uyarı yapmıştı.
Kendilerini internet aktivisti olarak tanımlayan çok sayıda Libyalı, Kaddafi'nin güçleri tarafından tutuklanmıştı.
Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk, A2 Ligi maçlarının naklen yayınlaması için çalışmalar yürüttüğünü bildirdi.
Ama bu arada birilerinin burnu da Kaf Dağı nda.
Büyük meblağlar ödenerek alınan bu yayın hakları Avrupa seviyesinde.
Bir kanal özet görüntüler için yüksek meblağlar ödüyor.
Talebin bu kadar yüksek ve güçlü olduğu bir ülkede gençlerimiz, asıl değerlerimiz, zor şartlar altında gözlerden uzak mücadele edip yetişmeye eğitilmeye çalışılıyor.
Özetle Türk gençliğine yatırım yapacak birileri muhakkak olacaktır.
Yaptığım gayri resmi görüşmeler neticesinde bunun olduğunu biliyorum.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, internet üzerinden gelen sorulara yönelik verdiği cevapta Dersim olayları ile ilgili arşivlerin açılması önerisine destek verdi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Dersim olaylarıyla ilgili olarak, Arşivlerin açılmasında hiçbir mahsur olmadığı kanaatindeyim.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2012 yılındaki yapılacak zamları belirlemek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında toplandı.
Hükümetimiz döneminde asgari ücretin artış oranı, enflasyon oranının üzerinde olmuştur.
2002 yılında 259 lira iken bu yıl 837 liradır.
Artış yüzde yüz 33'tür.
Net artışın ise yüzde 64 oranındadır.
Toplu iş sözleşmelerinin vergi ve prim gelirleri ile benzeri birçok konuyu içinde barındırmaktadır.
Bakan Çelik'e yaptığı açıklamanın ardından basın mensupları tarafından çeşitli sorular yöneltildi.
Toplu sözleşmenin yeni yıla yetişirse zaten problem yok.
Komisyonun İşveren Heyeti Başkanı Ali Nafiz Konuk da AB ülkelerini tesiri altına alınan ekonomik krizin Türkiye'yi de ister istemez tesiri altına aldığını ifade etti.
Asgari ücreti çıplak olarak baz almak doğru değildir.
Toplu iş sözleşmesi imzalayan kurumlarda 2011'in ikinci yarısında asgari ücretle çalışan bir işçimizin bize maliyeti aylık maliyeti 1.684 liradır.
AB ülkeleri ile kıyasladığımızda, refah seviyesi en iyi olan 9. sırada ülkeyiz.
Namibya'daki bu çakal ona saygınlığını kaybettirdiğini düşündüğü ormanlar kralına diklenmekten hiç korkmadı.
Su içmek için bir birikintiye uzanan aslan geri kalktığında kazayla etrafında dolaşan çakalın üstüne oturdu.
Çakal acıyla bağırdı ve kıvranarak üstündeki ağırlığın altından çıkmaya çalıştı.
Zor durumdan kurtulan çakal o kadar öfkeliydi ki arka iki ayağının üzerine kalktı ve ona şaşkınlıkla bakan aslanın karşısına dikildi.
Ongava Araştırma Merkezinin kurucusu ve direktörü Doktor Ken Stratford da bir çakalın böyle bir tepki vermesinin daha önce hiç görülmediğini söylüyor.
Futbolda şike iddialarına ilişkin hazırlanan iddianamede adı geçen Trabzonspor Kulübü nden, konuya ilişkin bir açıklama yapıldı.
Söz konusu iddianamede kulübümüzle ilgili öne sürülen iddialara karşılık verecek gerekli bilgi, belge ve izahatlarımız bulunmaktadır ve bunlar mahkeme aşamasında ilgili heyete sunulacaktır.
Bu belge ve bilgiler ışığında, iddianame öncesinde olduğu gibi yargılama süresince de hakkımızda takipsizlik kararı verileceğine olan inancımız tamdır.
Camiamızdan beklentimiz, soruşturmanın başladığı ilk günden bugüne kadar sergiledikleri sağduyulu yaklaşımı korumaları ve kulübümüze verdikleri desteği sürdürmeleri yönündedir.
Büyük Trabzonspor taraftarı, önümüzdeki dönemde de başı dik bir şekilde kulübümüzün arkasında durmaya ve yönetim kuruluna sahip çıkmaya devam edebilir.
KPSS'ye göre bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yapılan yerleştirme sonuçları açıklandı.
ÖSYM Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca, bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme işlemlerini tamamladı.
Başvuru tercihleri, ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyleri için ayrı ayrı alınmıştı.
Genç yıldız, savcılığın kararı kolluk kuvvetlerine ulaşmadığı için, G.Birliği maçında forma giydi.
Genç yıldız, savcılığın kararı kolluk kuvvetlerine ulaşmadığı için, dünkü Gençlerbirliği karşılaşmasında oynadı.
Savcılığın, yeni yasanın 18. maddesinin 3. bendine göre bu kararı aldığı öğrenildi.
Yasada, Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde, şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulur.
Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devam edilir deniliyor.
Galatasaray İkinci Başkanı Ali Dürüst, konuyla ilgili olarak Bize resmi tebligat gelmedi.
Erkeğin yasası kültürel kodlarla meşruiyet kazanmış gibi işlemektedir.
Bu hukuk, ahlaksızlığı yedeğine alarak işlerken, kendini de iptal etmektedir.
Zira bu durumda, yaratılış ritmine göre seyreden ve var olma yasası olan ahlak da rafa kaldırılmış olur.
Kadının tam olarak özne olamaması tartışmaya açılırsa, şiddet çağrışımı nesneliğe mahkum bir kadın profilini beslemektedir.
Bu durum, doğal olarak özne kadın anlatısını daha uzaklara itmektedir.
Zira bir beden varlığı olarak kadın, namusun sembolü, dolayısıyla şiddetin nesnesidir.
Ancak namus ve namussuzluk anlatısı zaman zaman farklı biçimler alabilmektedir.
Ancak kadın söz konusu olduğunda, bu kesişmenin veya çakışmanın mahiyeti sorgulanmaya değerdir.
Zira kadın kimliği, kültür ve ruhla kesişmekten ziyade, adeta ona teğettir.
Kadını sadece beden olarak gören bir algı karşısında onun nasıl özne olabileceği sorunlu bir durumdur.
Teşekkül edememiş bir benlik ve gün yüzüne çıkamamış bir vicdanın hamalının, yani kadının özneliğinden söz etmemiz mümkün değildir.
Esasında bu durum, tarih ve kültürden, dışa atmadır.
Tarih ve kültür norm olan bedenleri inşa ettiği gibi, birtakım bedenleri de dışa atabilecektir.
Anlaşılırlığın sınırlarındaki bedenler anlaşılamadıklarında sokaklara, kuytulara kavuşur, kavuştukları yerlerde çağrılır, haksızca yargılanır ve şiddete uğrarlar.
Kavuştukları kuytularda çağrılmaya mahkum edilen kadının da böylece tarih ve kültür içinde, onuruyla temsili mümkün değildir.
Oysa vicdan, öznenin kendisi için bir nesne haline gelmesinin ve kendini düşünümsel ve dönüşümlü olarak kurmasının bir aracıdır.
Zira ben , basitçe kendisi hakkında düşünen biri değildir.
Çünkü vicdan, genellikle kendi kendini yargılayan, yine kendini gözlemleyen fiili tasvir eder.
Böylece vicdan kelimesi, ahlaken kendi kendini gözlemlemeyi ima etmektedir diyebiliriz.
Dahası bu anlamlar kendi kendini suçlama ve hükümlülük anlamının işlevini de kendinde barındırmaktadır.
En dikkat çekici teorik zihniyet türleri, olgun bir benlikten yoksundur.
Bu kadına beden bakımından adeta nesne olarak davranılırsa o, bizzat korunması gereken emanetin bekçisi veya eşiğin sorumlusu olarak görülecektir.
Bilinç kendi üzerine döndüğü zaman neyin bilinci olduğunu kavramaya başlar.
Tartıştığımız tabloda ise kadının kendi üzerine bilinçli bir dönüşü değil, bizzat namusa odaklanarak kendinden uzaklaşması söz konusudur.
Zira o, bizzat tecrübe edilemeyen bir onurun muhafızıdır.
Belki de tam olarak bu ayrım, olma veya olmamanın farkına işaret etmektedir.
Sınırın dışından gelen bir sese açık olma durumu, herkes gibi olmanın dışında bulunmayı da gerektirir.
Bu açıdan bakarsak hem çağrı hem de vicdan, akıl yürütmeyle var edilebilecek veya anlatılacak bir oluşum değildir.
Yabancı bir sesi ancak, sıradanlığın veya salt duyumun dışında olabilen derinlikli bir algı kavrayabilir.
Namusla özdeşleşen kadın, madde ve ruhun kesişimi olsa da, kendisini namusun bekçisi, eşiğin koruyucusu olarak görebilir.
Ancak madde ve ruhun bileşkesi olmaları bakımından kadınların kendilerini özne olarak algılayabilmeleri için, tecrübi alan içine yani sınırın ortasına dahil edilmelerini gerektirir.
Bu da bizzat hayatın ortasında, yeni imkan ve imkansızlıklarla karşı karşıya kalabilmeyi zorunlu kılar.
Deruni ve bütün bir benlik, kendini duymayı, kavramayı ve çağırmayı dahası çağrıyı işitmeyi icap ettirir.
Bu sesin tınısı ancak ve ancak bir iç yolculukta fark edilir.
Kadın adeta bu yolculuğa hiç çıkamayacak şekilde eli kolu bağlanmıştır.
Kısacası dünyanın, duyunun, gösterinin ve hazzın odağına yerleşen kadının, vicdanın sesini duyması kadar, sesin ona yönelmesi de çelişkili bir talep veya beklenti olacaktır.
Onun kuması veya eşi bir diğer kadın bedenidir.
Bu örnek üzerinden bile tartışmamızı sınarsak, rekabet alanı beden olan kadının duyabileceği ve dikkat kesildiği ses de bu alanla ilgilidir.
Dünyanın dışından gelen sessiz ses, ona çok yabancıdır.
Dahası beden yüzünden tutukluluk, hatta bilinç tutulması da hissedilebilecektir.
Çünkü yasak olmayan çağrıda kadın, erkeğin onu anaç veya dişi olarak çağırdığını derinden bilecektir.
Çünkü bedene mahkumiyet, bilinç ve vicdan arasındaki farkındalığı beslemekten ziyade, sekteye uğratabilecektir.
Benzer durum modern teşhirci veya cinsel özgürlükçü kadın için de geçerlidir.
Bunların her ikisinin de onaylanması sadece bedenleri üzerinden olacaktır.
Dolayısıyla birbirine taban tabana zıt iki profilin, bedene tutukluluk bakımından, ortak bir kadere hapsedildikleri görülecektir.
Her iki hikayede de iptal edilen alan, sahici bir diyalogdur.
Dolayısıyla asıl odaklandığımız tema olan çağırma da mümkün olmayacaktır.
Böylece bir vicdan, dahası olma sürecine girilmenin imkanı baştan iptal edilecektir.
Çünkü vicdan veya yasa sayesinde kişi kendi etrafında döndürülüp özneleşmeyi hak edecektir.
Erkeğin yasası yasasızlık olsa da kültürel kodlarla kanun olarak meşruiyet kazanmış gibi işlemektedir.
Kadının vicdanı oluşmayınca erkeğin de vicdanından söz edemeyiz.
TBMM Genel Kurulunda, MHP'nin Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
Genel Kurulda, MHP'nin Van depreminde koordinasyondan sorumlu Bakan Beşir Atalay hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasının görüşmeleri yapıldı.
Görüşmelerin ardından yapılan oylama sonucu, Beşir Atalay hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
Can Arat, Gökçek Vederson ve Mehmet Yıldız, takımlarının bugün oynadığı maçlarda forma giyemediler.
Şike iddianamesinin mahkemeye sunulmasının ardından sıcak gelişmeler yaşanıyor.
Sporda şiddet yasasının 18. maddesi gereğince iddianamede şüpheli olarak adı geçen bazı futbolcu ve yöneticiler bugün statlara alınmadı.
İddianamede adı geçen ve mahkeme süresince statlara giriş yasağı getirilen Büyükşehir Belediyespor'un savunma oyuncusu Can Arat, Federasyon temsilcisinin uyarısı üzerine maç kadrosundan çıkarıldı.
Ev sahibi takımdan Gökçek Vederson, konuk ekipten ise Mehmet Yıldız karşılaşmanın gözlemcisinden gelen uyarı sonrası kadrodan çıkarıldı.
Mersin İdman Yurdunun Manisaspor'u konuk ettiği maçta ise ev sahibi kulübün asbaşkanı Beşir Acar karşılaşmayı stadda seyredemedi.
Gençlerbirliği Teknik Direktörü Fuat Çapa, yenilmeyi hak etmediklerini söyledi.
Çapa, Galatasaray'ın alışkın olmadığımız bir sistemle oynayacağını biliyorduk.
UEFA Genel Sekreteri Gianni İnfantino'nun, olay adam Cornu'yu tatile gönderdiği öğrenildi.
3 gündür Türk futbol kamuoyunun gündeminden düşmeyen UEFA Başmüfettişi Cornu, Türkiye'den gelen büyük tepkiler üzerine telefonunu de değiştirmek zorunda kaldı.
Ülkesi Fransa'ya tatile gittiği öğrenilen Pierre Cornu'ya Genel Sekreter İnfantino'nun Benden başka kimseye telefonunu açma.
Beşiktaş, Maccabi Tel Aviv maçının hazırlıklarını dün karşılaşmanın oynanacağı Bloomfield Stadında yaptığı idmanla tamamlarken antrenmana Quaresma'nın yaptığı sakatlık numarası damga vurdu.
Bir ikili mücadele sırasında Portekizli futbolcu, kendini yere atarak ayağını tuttu.
Takım arkadaşı Almeida hemen doktorları çağırırken, sağlık görevlilerinin kendisine doğru gelmesiyle ayağa kalkan ve gülen Quaresma, espri yaptığını belirterek çalışmaya devam etti.
Antrenmanda Almeida'nın da bir süre kalede durması dikkat çekti.
Daha önce Türkiye'de çeşitli takımlarda forma giyen İsrailli futbolcu Pini Balili de antrenmanı izledi.
Yemen'in ikinci büyük kenti Taez'de bugün meydana gelen çatışmalarda 3'ü sivil 5 kişi öldü.
Hastane kaynakları ve görgü tanıkları, Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih'e bağlı güçlerin bombardımanında aynı aileden 3 kişinin öldüğünü, hükümet güçleriyle çatışmalarda da silahlı iki kişinin öldüğünü belirttiler.
Ülkenin güneybatısındaki bu kentte Salih'e bağlı güçler, göstericileri koruyan aşiretlerin silahlı adamlarının elindeki mahalleleri ele geçirmeye çalışıyor.
Göstericiler ve kendilerini destekleyen aşiretler, iktidar ile muhalefet arasında imzalanan ve Salih ile yakınlarına dokunulmazlık sağlayan barışçı geçiş anlaşmasını reddediyor.
Hastane kaynaklarına göre, silahlı kuvvetlere bağlı birliklerinin bombardımanından son üç günde aralarında bir kız çocuğunun da bulunduğu en az 30 kişi hayatını kaybetti.
Bunlardan bazıları Kont, Baba Orhan, Samsunlu Küçük Orhan, Kral, Koca Yürek.
İffet'te dün gecce yeni bölümünde Ali İhsan'la evlenen İffet nikah sonrası Cemil ve Ali İhsan'ın kızı Nil'i öpüşürken yakalıyor.
Sanat hayatında 54 yılı geride bırakan Klasik Türk müziğinin büyük ismi, devlet sanatçısı İnci Çayırlı Kaliteden bir gün dahi feragat etmem diyor.
Türk sanat müziğinin İncisi devlet sanatçısı İnci Çayırlı, sanat hayatında 54 yılı geride bıraktı.
Bestekar dayısı Fahri Kopuzun teşvikiyle müziğe başlayan Çayırlı, Önceleri sanatçı olmak hiç aklımda olan bir şey değildi.
Sanat hayatında 54 yılı geride bırakan Çayırlı, popüler müzik plakları da yaptı ve bu alanda bir Altın plaka sahip oldu.
İnci Çayırlı, yaptıkları musikinin bu işin temelini oluşturduğunu vurgulayarak, Ne yazık ki ortamın getirdiği yozluk, müzik ve üslup kirliliği çok fazla.
Müziğin kendisi için büyük önem taşıdığını aktaran Çayırlı, Japonya'dan Romanya'ya, Rusya'dan Almanya'ya birçok ülkede konser verdiğini belirtiyor.
Seslendirdiği şarkılar arasında ayrım yapmadığını dile getiren Çayırlı, Önemli olan şarkının kalitesi ve onun benim okuyabileceğim yoruma yakın olması.
Sese yakışan ve yakışmayan şarkılar var, bu herkes için geçerli.
İnci Çayırlı, hala güzel şarkıların bulunduğuna işaret ederek, Çok güzel bestekarlarımız, gençlerden gelen çok güzel şarkılar var.
Türk müziği insanı koparıp alıyor, gönlünü ve aklını çeliyor.
Dingin ve terapik bir müzik, eğer üsluplar yerindeyse.
Kültürümüze yabancılaşmış olmamızdan mı, sanata verilen değerin azalmasından mı bilemiyorum.
SESİMİ korumak için hiç bir zaman özel uygulamam olmadı, ancak, sigara içmem, alkol kullanmam.
Müzik Allah'ın insanlara bahşettiği elle tutulamayan, gözle görülemeyen, erişilemeyen ama gönüllerdeki en ince teli titreten tek sanat dalıdır.
Malatya'nın Hekimhan ilçesinde, meslek yüksekokulu binası inşaatında yaşanan göçükte 5 işçi yaralandı.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, mayıs ayında temeli atılan Hekimhan Meslek Yüksekokulu binasının ikinci ve son kat tabla betonu öğle saatlerinde işçiler tarafından atılmaya başlandı.
Çalışmalar kapsamında yaklaşık 100 metrekarelik amfi bölümünün tablasına gelindiğinde, binada göçük meydana geldi.
Olayda işçiler Erol Polat, Celal Sağlam, Erdal Şekerci, Barış Canyurt ve Mehmet Söylemez yaralandı.
Malatya Beydağı Hastanesine kaldırılan yaralılardan Erol Polat ve Celal Sağlam'ın sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
2006'da başlayan çalışmalarla Şehircilik Bakanlığı'nın arşivlerden tespit edilen 142 Dersim sürgünü aileden 64'ü bulundukları ilde iskan edildi.
28 ailenin Tunceli'de arazi isteği içinse çalışma sürüyor.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Zorla göç ettirilen ailelerin listesi açıklanmalı.
Zorunlu ikamet şartı 20 Haziran 1947'de yayımlanan 5098 sayılı kanunla kaldırıldı.
Zorunlu ikamete tabi tutulan ailelerden yerleştirildikleri illerde yaşamayı tercih edenlere iskan amaçlı tapu tescilleri yapıldı.
Eski topraklarına dönmek isteyenlerin ise Tunceli'deki gayrimenkulleri iade edildi.
Yıllarca iskan hakkını alamayanlara AK Parti Hükümeti hak tesliminde bulundu.
Söz konusu ailelerin kendi talepleri üzerine, Dersim harekatında 1938'de gönderildikleri Kocaeli iline iskanları sağlanırken, 50 aile yazılı bildirime rağmen iskan talebinde bulunmadı.
Hak sahipliği devam eden 28 ailenin talebi ise Tunceli sınırları içinde.
Bu aileler Tunceli'de tarımsal iskan isterken, Tunceli'de mülkiyeti Hazine'ye ait yeterince tarım arazisi olmadığı için, bu istek henüz karşılanamadı.
Bu ailelerle ilgili hukuki sürecin devam ettiği ifade edildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin bildireceği görüş doğrultusunda işlem yapılacak.
Ailelerin iskan kararlarının büyük kısmı 2006'da, bir kısmı da 2007 ve 2008'de çıkartılmış.
Ancak devlet 70 yıl önceki yaraları sarmayı geciktirince, mağdurların büyük bir bölümü haklarının teslim edildiğini göremedi.
142 aileden 53'ünde vefat edenlerin yerlerine varisi olan eş ve çocukları iskan işlemlerini tamamladı.
13 binden fazla kişinin öldürüldüğü Dersim harekatına rağmen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığındaki iskan kayıtlarında yer alan aile sayısının sadece 142 olması dikkat çekiyor.
Ancak Bakanlık kayıtlarında Kılıçdaroğlu adına bugüne kadar hiçbir talep bilgisine rastlanmadığı öğrenildi.
Kılıçdaroğlu'nun neden böyle bir açıklama yaptığı merak konusu oldu.
Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Ali Dürüst, Spor Toto Süper Ligde yarın Gençlerbirliği ile yapacağı karşılaşmayı kazanmak için sahaya çıkacaklarını söyledi.
Dürüst, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulunun 2'şer maç men cezası verdiği futbolcuları Engin ve Elmander için Tahkim Kuruluna itirazda bulunduklarını anlatarak, Cezalı futbolcularımız için girişimlerimiz var, Tahkim Kuruluna başvurduk.
Cezaları sebebiyle kadroda yer almayan oyuncularımız güçlü oyuncular.
Spor Toto Süper Ligin 14. haftasında Fenerbahçe ile yapacakları derbi maçın hafta içi oynanmasıyla ilgili bir soruya ise, Dürüst, Maçın tarihi ile ilgili bir tutumumuz yok.
Ancak saatiyle ilgili federasyonun bir talebi oldu, bunu da değiştirdiler zaten.
ABD Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey, İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine olası bir saldırı başlatmadan önce ABD'ye haber vereceği konusunda emin olmadığını söyledi.
Dempsey, İran'ın nükleer faaliyetlerinin durdurulması konusunda ABD ve İsrail arasında görüş farklılıkları bulunduğunu da belirtti.
Uluslararası haber ajansı Reuters'a konuşan ABD Genelkurmay Başkanı Dempsey, ABD, İran'ın nükleer faaliyetlerini durdurmak için en doğru yolun yaptırımlar ve diplomatik baskı olduğunu düşünüyor.
Ama Fevzi Çakmak ordu üzerinde, İsmet İnönü ise hem ordu hem de parti üzerinde etkiliydi.
Dönemin güçlü aktörleri arasında İçişleri Bakanı ve CHP Genel Sekreteri Şükrü Kaya da bulunuyordu.
O da hem partide hem de bürokrasi üzerinde etkiliydi.
Bu üçü Atatürk tarafından birbirlerinin gücünü dengelemek üzere ayrı ayrı destekleniyordu.
Kimi zaman biri, kimi zaman öbürü öne çıkarılıyordu.
Önceki dönemlerde Fethi Okyar da bu üçlüye karşı bir başka denge unsuru olarak sahneye sürülmüştü.
Ama 1930'da sahnelenen Serbest Fırka deneyiminin ardından Fethi Bey bu oyunu terk etmişti.
1930'ların ikinci yarısına gelindiğinde Atatürk'ün hastalığı ortaya çıkmış ve Ankara'daki siyasi rekabet epeyce şiddetlenmişti.
O dönemde sahneye çıkan bir başka güçlü aktör Celal Bayar'dı.
Atatürk Bayar'ı İnönü'nün devletçi politikalarının alternatifi olarak sahneye sürmüş görünüyordu.
Ama İsmet Paşa ve Şükrü Kaya karşısında Celal Beyin fazlaca bir gücü yoktu.
Kendisine ordunun emanet edildiği Fevzi Paşa'nın ise hırsı yoktu.
Dolayısıyla asıl mücadele İsmet Paşa ile Şükrü Kaya arasında görünüyordu.
Öylesine şiddetli bir mücadeleydi ki bu Şükrü Beyin adamları İsmet Paşa'nın vücudunu ortadan kaldırmaya bile yeltenmişlerdi.
Paşa'yı suikasttan Fevzi Çakmak ile Celal Bayar'ın müdahalesinin kurtardığı söylenir.
Ankara'da kan gövdeyi götürürken Çankaya'nın boş durduğunu düşünmek de zor.
Bildiğimiz kadarıyla Atatürk kendi yerine geçecek kişiye işaret etmedi.
Şükrü Kaya'yı destekliyor muydu veya Fevzi Paşa'yı mı kendi yerine uygun görüyordu, bunları bilemiyoruz.
Eğer 1937'de İsmet Paşa'ya yönelik tasfiye operasyonu için düğmeye basmasaydı, sonra hastalığının ilerlediği günlerde bu operasyonu yapması zorlaşabilirdi ve muhtemelen İsmet Paşa'nın gücü daha da pekişirdi.
Peki, İsmet Paşa'nın Başbakanlıktan Dersim meselesi gerekçesiyle uzaklaştırılması aslında şaşırtıcı değil.
Atatürk'e göre bazı gazetecilerin ve Kazım Karabekir'in de cezalandırılması, bu arada Nakşibendi tarikatının yok edilmesi de gerekir.
Şeyh Sait İsyanı bir tarafta, güçlü muhalefet partisi Terakkiperver Fırka bir tarafta Ankara rejiminin canını sıkan gelişmelerdir.
Tek parti rejiminin siyaset dilini bugünkü dile tercüme etmeye kalkışırsak, Ankara'daki siyasi tasfiyeler kansız olmuyordu diyebiliriz.
Dolayısıyla Dersim Katliamı ile İsmet Paşa'nın tasfiyesinin birbiriyle ilintili hadiseler olduğunu düşünmek yanlış olmayabilir.
Kamuoyunda ve CHP kulislerinde Sarıgül ismi yine gündemde.
CHP'nin İstanbul Büyükşehir adayı olacağı, kazanamazsa Kılıçdaroğlu'na rakip olacağı senaryoları dillendiriliyor.
Hiçbir talebi olmadığını söyleyen Sarıgül, Anketler kimi gösteriyorsa o desteklenmeli diyor.
Sarıgül, Akşam gazetesinden Nebahat Koç'a konuştu ve merak edilen soruları yanıtladı.
Dostlardan, gazeteci arkadaşlardan, halktan, önemli siyasetçilerden bize gelenler oluyor.
Halk sizi bir yere yerleştirip, anketlerde Sarıgül çıktığı için mutluyum.
Görevim bunu daha yükseltmek, çalışmak ve mütevazı olmak.
Ben CHP'ye dönerim ya da dönmem diye bir şey yok.
Şu anda bu konuları konuşmak için çok erken.
Kazanması için de kim en çok seviliyorsa onu aday yapmak lazım.
Ben güç katacaksam, bana ihtiyaç varsa başım gözüm üstüne.
Ben parti içi mücadeleyle kesinlikle bir yere gelmem.
Artık içe dönük mücadele değil, dışa dönük bir mücadele vermek istiyorum.
AK Parti yıllardır iktidarda, artık değişim zamanı geldi diyorum.
O değişimi kim yapacaksa, kimse o, o gün anketler kimi gösteriyorsa ona destek vermek lazım.
O yolculuğa çıktım, başarılı da olacaktım, Kılıçdaroğlu rüzgarı olunca bölen, parçalayan olmadım.
Aksi takdirde AK Partinin ekmeğine yağ çalan olurdum.
Benim mücadelem Sarıgül ve arkadaşlarının bir yere gelmesi değil, sosyal demokrat düşüncenin iktidar olması.
Şişli'de 30 okulu yıkıp yenisini yapmak, Şişli, Osmanbey'i, Nişantaşı'nı yeniden yapılandırmak, emekliler, engelliler, öğretmenevi, sağlık merkezi yapmak, sabahın saat 04.00'ünde Van'a gitmek şovsa ben bunları yapmaya devam edeceğim.
İzmir, Maltepe, Kartal, Avcılar Belediyesine yapılan uygulamalara çok üzülüyorum ve bunları kesinlikle doğru bulmuyorum.
Bakın, araştırın gerçekten ciddi bir şey varsa üzerine gitmek lazım.
Burada CHP'li belediye başkanlarının dayanışmasını da eksik görüyorum.
Bir belediyede bir şey olduğu zaman, orada 50 bin kişi olması lazım.
İzmir'de bir şey varsa, orada 100 bin kişi olması lazım.
Kartal'da ya da Maltepe'de bir şey varsa, 14 CHP'li belediye başkanı, 2 bin arkadaşını alıp oraya gidip beklemeli sabaha kadar.
Üzerime gelindiği zaman da kahraman olurum, hesabını sorarım, paramparça ederim.
Kendi mülkiye müfettişlerimizle, bürokrasimizle hata yapmamaya da özen gösteriyoruz.
Şu anda karşınızda bulunan Sarıgül, Türkiye Cumhuriyetinde sosyal demokraside tabandan gelen ve emek harcayan tek kişi.
Emek olarak Türkiye'de iki adam, sağda Sayın Tayyip Erdoğan sosyal demokraside Mustafa Sarıgül.
Bugüne kadar sosyal demokraside, solda olan liderlerin, yöneticilerin birçoğu seçkinciydi.
Biz ise bu işin sıfırından, Kunta Kinte vaziyette geliyoruz.
Ben kendimi sosyal demokrasinin, evrensel ilkelerine sonuna kadar koruyan ve sosyal demokrasinin iktidar olması için Willy Brandt'ı, İnönü'yü, Ecevit'i örnek alan bir noktada görüyorum.
Çok çalışma noktasında koşturuyorlar, birebir halkın dokusunu yakalıyorlar.
Vatandaşın yolunu, elektriğini, asfaltını yaparsınız ama gönlünü kazanmazsanız hiçbir işe yaramaz.
Kendi kadrosunu, önümüzdeki kurultayda seçer, ondan sonra daha yol alır.
Şu anki yapı Kemal Beyin kurmuş olduğu bir yapı değil.
Kendisiyle yaşamım boyunca oturup bir kahve bile içmedim.
Siyasi olarak kendisiyle bir şey yapmam söz konusu değil.
Ama insani olarak bir arzusu, emri olursa başım gözüm üstüne.
Bursa'da bir şahıs avlanmak için gittiği arazide ısınmak için yaktığı alevlerin ortasında kalarak hayatını kaybetti.
Yakınları, gece geç saatlere kadar eve dönmeyen Aka'yı, köy çevresindeki geniş arazide aramaya koyuldu.
Köylülerinde katıldığı arayışlardan sonuç alınamayınca, ailesi jandarma ekiplerine haber verdi.
Arama kurtarma ekiplerinin de katıldığı aramalarda köye 6 kmlik bir mesafede bulunan Döllük mevkiinde kısmen yanmış bir erkek cesedi bulundu.
Özcan Aka'ya ait olduğu anlaşılan cesedin bulunmasının üzerine savcı olay yerine çağırıldı.
Uzun süren incelemelerin ardından Özcan Akanın ısınmak için yaktığı alevlerin ortasında kaldığı ve avlanmak için beline taktığı bazı fişeklerin de ısıdan dolayı patladığı anlaşıldı.
Şahsın kendi yaktığı ateşin ortasında kalmasının, o anda geçirdiği kalp krizinden olabileceği tahmin ediliyor.
Evli ve iki çocuk babası Özcan Akanın 11 ay önce emekli olduğu ve emekli olduktan sonra köyüne yerleştiği öğrenildi.
Akanın cesedi ölüm sebebinin anlaşılması için otopsiye gönderilirken, savcılık olayla ilgili soruşturma başlattı.
Alemin Kıralı adlı dizide başrol oynayan Sezer bu hafta da izleyenleri yine gülme krizine soktu.
Dizide kılıktan kılığa giren, daha önce boksör, heavy metalci olarak karşımıza çıkan başarılı komedyen Şafak Sezer, bu sefer de balet olarak izleyenlere keyifli dakikalar yaşattı.
Ben yurdumu seviyorum ama böyle değil de şöyle hizmet etmek istiyorum diyenlere de bunun önünün açık olması lazım.
Aynı zamanda askerliği şerefli ve ulvi bir görev olarak kabul eden insanların samimiliği için de bu mesele önemli.
Derece derece bunların her birinin karşısına bir bedel yazılması gerektiğine dikkati çeken Avcı, Şimdi bu bedeli burada doğru anlamamız gerekiyor.
Evet sen beni reddedebilirsin ama bunu reddetmeyen insanların sağladığı bir güvenlikten yararlanıyorsun.
Yani askerliği ilkesel olarak reddeden insanlar, öte yandan askerlik hizmetini yapan insanların sağladığı bir güvenlik ve özgürlük ortamından yararlanıyor.
Farklı zamanlarda konuşulsaydı belki bu iki kavramın birbirine karışmayacağını dile getiren Avcı, vicdani reddin çeşitli siyasetçiler tarafından farklı yorumlanabileceğini söyledi.
Vicdani ret bu koşullarda Türkiye'nin veya Meclisin başına kolay kolay gelmez.
Çünkü bu yanlış anlamalar ve farklı değerlendirmeler açıklığa kavuşturulmadan buradan bir sonuç çıkmaz.
Zaten siyasal sonuç dediğimiz, bir parti toplanacak, bir karar alacak ve Meclise gidip bunu geçirecek.
İşte böyle tabandan gelen talepler belli bir ifadeye kavuşur oraya yansırsa, bunun önünde kimse duramaz.
Alex de Souza, Hürriyet'in eli gözüne çarpınca kontak lensini kaybetti.
Fener'in kaptanı, 53'teki olay sonrası soyunma odasına gitti.
Orada yedek lensini takan Sambacı, yaklaşık 5 dakika sonra sahaya döndü.
Brezilyalı yıldız 68'de kenara alınırken kızaran ve şişen gözlerinden yaşlar boşaldı.
FENERBAHÇE'NİN Kaptanı Alex de Souza, Ankaragücü karşısında etkisiz kalırken talihsiz olaylar yaşadı.
Karşılaşmanın 53. dakikasında Alex, Hürriyet ile girdiği ikili mücadele sonunda yerde kaldı.
Rakip futbolcunun eli, Alex'in gözüne çarpınca Brezilyalı futbolcu bir kaç saniye yerde yattı.
Lenslerini düşüren Brezilyalı futbolcu yerden kalktıktan sonra hakemden izin alarak soyunma odasının yolunu tuttu.
Yaklaşık 5 dakika sonra oyun alanına geri dönen Alex'in yedek lenslerini taktığı öğrenildi.
Yaklaşık 10 dakika daha sahada kalan Sambacı, skor avantajının da sağlanmasıyla kenara alındı.
68'de yerini Dia'ya bırakan Alex'ın kulübede gözlerinin kızardığı ve şiştiği görüldü.
Bu arada Alex maçın 15. dakikasında da penaltı isyanında bulundu.
A.Gücü ceza alanı içinde İshak tarafından çekilen Sambacı kendini yerde buldu.
Hakem İlker Meral ise hiç oralı olmadı ve oyunu devam ettirdi.
Kadıköy Yoğurtçu Parkındaki Lefter Küçükandonyadis'in heykelinin bulunduğu alana konulan Alex heykelinin bugün yapılacağı açıklanan açılışı, ertelendi.
Herkes sinirli, bu durumda açılış provokasyona açık olabilirdi.
Avro bölgesinde nelerin olacağını görmek için öncelikle yakın geçmişte, 1993 sonrası yani Maastricht Antlaşmasının yürürlüğe girmesinden ve 2002 başında avronun kullanılır olmasından sonra nelerin olmadığını, olamadığını görmek lazım.
Aklı başında iktisatçılar avro krizinin kökeninde tek para sistemi ile egemenlikçi bütçe politikalarının, ulusal bütçe hakkının beraber yürüyememesinin yattığını söylüyorlar ve doğru söylüyorlar.
Ve tek para ile egemenlikçi bütçe anlayışları uyuşmadı, malum krize girildi.
Aşağıda bugün için gelinen noktayı, önerilen çözümü özetleyeceğim.
İtalya, Yunanistan, İspanya, Portekiz, Fransa, Belçika gibi avro bölgesi devletlerin kamu borç stoklarının milli gelire oranı çok yüksek ve bu iş böyle gidemez.
Bu ülkelerin kamu borç stoklarını kabul edilebilir seviyelere çekebilmeleri için borçlarını yeni borçlarla ama daha düşük faiz oranlarıyla ve büyüyen bir ekonomide ödemeleri gerekiyor.
Ancak, bu ülkelere bu miktarlarda borç verebilecek, faizlerin düşmesini sağlayacak yani bu ülkelerin hazine kağıtlarını satın alabilecek bir merci ortada yok.
Bir ara Çin düşünüldü ama anlaşılan Çin, rezervlerini riskli kağıtlarla doldurmak istemiyor, dolarda kalmak istiyor.
Yine ancak, AMB'nın kurucu antlaşmalara göre böyle bir yetkisi yok, böyle bir enstrümanı büyük ölçeklerde kullanamıyor, mesela İtalya'nın, Belçika'nın hazine kağıtlarını büyük ölçeklerde avro verip satın alamıyor.
Bugünkü ekonomik koşullarda böyle bir enstrümanın büyük ölçeklerde kullanılması Avrupa'yı sonu belirsiz bir enflasyon sürecine sokabilir, Almanya bu işe karşı.
Almanya bu durumda AMB'na tanınacak bu yetkiye bir ölçüde yeşil ışık yakmaya hazırlanıyor ama karşılığında da çok ama çok önemli bir talebi var.
Ama aslında siz bu AB Komisyonu lafını Almanya diye de okuyabilirsiniz.
Yani Almanya, 1993'den, hadi bilemediniz 2002'den beri yapılması şart olan bir işi şimdi dayatıyor.
Ulusal bütçe hakkının sonlanmasını getirecek böyle bir yeni düzenlemeye tüm devletlerin oybirliği ile evet demesi ise hiç ama hiç kolay gözükmüyor.
Tek paraya geçip sonra da bütçe politikalarında ulusalcılık, egemencilik oynamak istemenin sonuçları ortada.
Temennim insanlık tarihinin bu en insani tecrübesinin yeniden başarıyı yakalaması.
CEM Yılmaz'ın Yahşi Batı projesinde kovboy kız olarak dikkatleri çeken Demet Evgar, Cem Yılmaz'ın yeni projesi hakkında önemli ipuçları verdi.
Bütün hayallerini çok güzel gerçekleştiriyor ve insanları hayallerine ortak ediyor.
Türk sinemasını herkese göstereceklerini söyleyen Evgar, Cem Yılmaz'la yeni filmin sinyallerini verdi.
Öte yandan son zamanlarda Türk filmlerinin çok başarılı olduğunu söyleyen Evgar, Türkiye'de çok güzel hikayeler var.
Bu hikayeleri filmde güzel işlediğimiz zaman büyük hedeflerimize ulaşabiliriz.
Bir CHP milletvekili Dersim konusunu gündeme taşıdı, hepimizin başına gaileler açtı.
Günler haftalara devrildi, bizler hala Dersim eksenli tartışmayı sürdürüyoruz.
Uzağında olan bizler Dersim konusunu tartışıyoruz da acaba Dersimliler ne yapıyor?
CHP'yi, Ak Parti yi, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın özrüyle CHP lideri hemşehrileri Kemal Kılıçdaroğlu'nun tavrını nasıl değerlendiriyor?
Tunceli'de yaşayanların tercihleriyle diğer illerimiz arasında farklar var mı?
Günlerdir zihnimde taşıdığım bu sorulara ve daha fazlasına cevap teşkil edecek bir anketi MetroPoll araştırma kurumu düzenledi.
Cevaplara bakıldığında Tunceli kendine özgü bir il olarak karşımıza çıkıyor.
Ülkemizin diğer illerinde yaşayanlardan kopuk bir tercih yansıyor araştırmaya.
İllerinin odağında bulunduğu tartışma, tarihle yüzleşilmesi, yıllar sonra gelen özür bile onları mutlu etmemiş.
Ne beklerdiniz Tuncelililer'den Başbakan Tayyip Erdoğan'ın devlet adına özür dilemesi konusunda?
Ak Parti yüzde 58'e doğru gidiyor mu, ne?
Türkiye'nin Suriye'ye yaptırım kararlarını açıklamasının ardından, Serbest Ticaret Anlaşmasını askıya aldığını duyuran Suriye yönetiminin, Türkiye'yle ilgili yeni kararlar aldığı bildirildi.
Türkiye'den ithal edilen malların uygulanmakta olan dış ticaret yasası kapsamına alınarak gümrük harçları tarifesinin uygulanması.
Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri Teysir El Zoubi, toplantıdan sonra basına bir açıklama yaparak, alınan bu kararların, Türkiye'nin Suriye'ye yaptırım kararlarına bir cevap teşkil ettiğini söyledi.
Altı yıllık evliliklerini 2009'da noktalayan Sonay Dikkaya ve Ufuk Yıldırım barıştı.
Yiğit Şan adında bir oğulları bulunan çift, şimdi Kıbrıs'ta balayı yapıyor.
2003 yılında nikah masasına oturan haber spikeri Sonay Dikkaya ile şarkıcı Ufuk Yıldırım, 2006'da çocuk sahibi olmuştu.
Çift, 6.5 aylık doğan oğulları Yiğit Şanın sağlık problemleri nedeniyle sıkıntılı bir süreç geçirdi.
Minik Yiğit Şan, anne ve babasının da çabalarıyla sağlığına kavuştu.
Ancak çift, evliliklerinde yaşadıkları problemleri aşamadı ve 2009 yılında boşandı.
Sonay Dikkaya ile Ufuk Yıldırım'ın ayrılığı çok uzun sürmedi.
Oğulları için görüşmeye devam eden çift, iki ay önce ilişkilerine bir şans daha tanımaya karar verdi.
Baş başa tatil yapmak ve barışmalarını kutlamak için beş gün önce Kıbrıs'taki Rocks Otele giden Dikkaya ile Yıldırım, mutluluklarını Her şeyi sil baştan yaşıyoruz.
Zaman zaman zorluklar çektik ama her türlü mücadeleyi verip mutluluğu tekrar yakalamayı başardık.
Ligin dibine demir atmış Ankaragücü karşısında Fenerbahçe galibiyet alarak yoluna devam etti.
Atılan karşılıklı goller birbirinden güzeldi ancak bunun yanında her iki takımın ortaya koymuş olduğu futbol, atıllan goller kadar güzel değildi.
Geçen haftalarda yerlerde sürünen Stoch, Ankaragücü karşısında attığı birbirinden güzel gollerle takımının galibiyetinde çok önemli bir rol oynadı.
Alex de Souza son maçlardaki formuyla hiç de iyi görüntüler vermiyor.
Cristian Baroni'nin atmış olduğu mükemmel gol ise, Stoch'un attıklarına nazireydi.
Ankaragücü takım olarak ligde bulunduğu konum itibariyle beklenen futbolu sergilemekten uzak, gol yollarında ise beceriksiz kaldı.
İkinci yarı ise Ergin Keleşin kaçırdığı birbaşka net pozisyonu vardı.
Fenerbahçe maça istekli başlamasına rağmen orta saha ve savunması zaman zaman Ankaragücü'ne net pozisyonlar ikram edendi. Başkent temsilcisi, iki gol buldu ancak çok daha fazlasını kaçırdı.
Fenerbahçe bu galibiyetiyle Galatasaray derbisi öncesinde iyi bir moral kazanıp Arenaya umutlu çıkma adına büyük bir adım attı.
Ancak derbide yapılacak hataların malum ki faturası çok ağır olur.
Yargıtayın bozma kararının ardından Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde tekrar görülen duruşmaya Erdoğan'ın avukatı Burhanettin Sevencan ile davalıların avukatı Hamit Kocabey katıldı.
Avukat Sevencan, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyulmasını talep ederken, Avukat Kocabey, mahkemenin önceki kararında direnmesini istedi.
Yargıç Yaşar Eren, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 17 Mart 2011 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar vererek, duruşmaya devam edildiğini belirtti.
Tarafların avukatlarının son beyanlarını da dinleyen Yargıç Eren, davayı kısmen kabul ederek, gazetenin ve Karataş'ın Başbakan Erdoğan'a toplam 3 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmettiğini bildirdi.
Ankara 16. Hukuk Mahkemesi, yargılama sonucunda davanın reddine karar vermiş, ancak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi mahkemenin bu kararını bozmuştu.
Dairenin kararında, Eleştiri hürriyeti, eleştirilenin şahsiyetini tahkir edecek derecede olmamalıdır.
Beşiktaşlı dün ve bugün Quaresma ile ne kadar övünse azdır.
Rakip zayıf Maccabi Tel Aviv'di belki ama atılan goller ve zamanlamaları inanılmazdı.
Quaresma, iki yarının da uzatma dakikalarında inanılmaz güzellikte goller attı takımını galibiyete taşıdı.
Taraflı tarafsız herkes Portekizli yıldızın gollerini büyük bir hayranlıkla izledi.
O gollerini attı maç sonunda ise aynı yöneticiler futbolcularına tek tek sarılıp kutladığı Q7 için En sonunda Quaresma tek başına bizi hayata döndürdü.
Ordu maçında cezalı olan Q7'ye 3 gün izin verildi.
Gelelim asıl ilginç ve esprili yorumların yapıldığı sosyal medyaya.
Avro bölgesini etkisi altına alan ve İtalya'yı da oldukça kötü etkileyen ekonomik kriz, çizmede spora ayrılan bütçede kesinti yapılmasına neden oldu.
İtalya'da Mario Monti başbakanlığındaki teknokrat hükümet, ülkeyi borç krizinden çıkaracak yeni önlemler üzerinde çalışırken, krize karşı dile getirilen önlemler arasında yer alan kesinti seçeneği, etkisini spor alanında da gösterdi.
Petrucci, ülkenin ekonomik olarak zor zamanlardan geçtiğini belirterek, CONI'nin bu duruma seyirci kalamayacağını bildirdi.
Petrucci, ülkenin içinde bulunduğu kriz döneminde alınan kesinti kararlarının iyi olduğunu da ifade etti.
Haberde, bütçe kesintisinden en çok etkilenecek branşın ise futbol olduğu belirtildi.
Bütçede yapılan kesintilerin yanı sıra federasyonlardaki yönetici sayılarında da bir azalma olacağı bildirildi.
Futbol Federasyonunda 27 olan yönetim kurulu üye sayısının, 13 ile 20 arasında bir sayıya düşürüleceği öngörülüyor.
Bütçedeki kesintilere en aykırı ses ise en çok kesinti yapılan İtalya Futbol Federasyonundan geldi.
İmam Hüseyin'in 6 aylık oğlu Ali Asgar'ın kundakta öldürülmesinin 1372. yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende gözyaşları sel oldu.
Peygamberimizin torunu Hz.Hüseyin'in Kerbela'da şehid edilişinin 1372. yıldönümüne günler kala, İmam Hüseyin'in kundakta öldürülen 6 aylık oğlu Ali Asgar için yas tutuldu.
Bu yıl Türkiye'de ilk kez düzenlenen tören, Halkalıdaki Zeynebiye Cami'nin önünde yapıldı.
Bebeği olan annelerin gözyaşları döktüğü törene, İran'dan Ayetullah Fazil Gaini de katıldı.
İlk olarak bu yıl gerçekleştirilen Al Asgar'ı anma programında bebekler, şehid Asgar gibi giydirildi.
FENERBAHÇE'DE Volkan Demirel, Ankaragücü galibiyetini kayınvalidesine hediye etti.
Milli kaleci, 4 golle kazanmak ekstra motivasyon oldu.
Fener gol atamıyor, golcü lazım diyenlere cevap oldu.
Panetta, İsrail, bölgesel istikrarda ortak bir çıkarı paylaşan Türkiye, Mısır ve Ürdün gibi ülkelere açılıp, bu ülkelerle ilişkilerini onarabilir.
Son seçenek olarak askeri harekat seçeneğine her zaman sahipsiniz.
Deniz kızı Şahika, tüpsüz ve tek nefeste yaptığı dalışla dünya rekorunu kırmayı başardı ve adını Guinnes Rekolat Kitabına yazdırdı.
Yurt dışı iştiraklerini satma kararı alan Ziraat, Makedonya'daki Skopje'yi Halk Bankasına teklif etti.
BİR gecede 13 genel müdür yardımcısının 11'ini görevden alan Türkiye Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, rotasını yurt dışına çevirdi.
Bankayı daha karlı hale getirmek için yurt dışında bulunan bankalarını ve şubelerini mercek altına alan Aydın, büyüme potansiyeli ve stratejik olmayan iştiraklerini satma kararı aldı.
Ancak Ziraat Bankasının Makedonya'daki bankası, yabancı damata gitmeyecek.
Trabzonspor gol pozisyonu veriyor, top Trabzonspor'un sağ kenarına geliyor, Serkan efendi yürüyerek geri geliyor.
Sapara uzun zaman sonra tekrar görev alıyor, koskoca ilk yarı ortada yok.
Sistem yok, futbolcuların şahsi becerileri yok, savunma adına gayret yok, ayrıca rakip takımın Trabzonspor'a karşı özel bir motivasyonu var.
Bütün bunlar yan yana gelince ilk yarının tamamının hakimi dolayısıyla Sivasspor oluyor.
Enteresandır, bu kadar üstünlük sağlamasına rağmen Sivas golü Glovocki'nin ayağına çarpıp Tolga'nın kontrpiye kaldığı pozisyonda buldu.
Trabzonspor yaptığı ilk atakta Henrique ile golü buldu ve skorda denge oldu.
Neticede Trabzonspor ismi, isim olarak dahi rakipte tedirginlik uyandırıyor.
İleri uçtaki elamanlar biraz daha sıkınca takım doğal olarak toparladı.
Volkan futbol adına ortaya bir şey koyamamasına rağmen Trabzonspor'un ikinci golünü artarak takımına moral verdi.
Savunma zaten ayakta zor duruyor buna bir de son haftalarda Tolga eklenince Trabzonspor'un gol yememesi şansa kalıyor.
Erman pozisyon yokken Tolga'nın ve savunmanın hatasını affetmedi ve beraberliği sağlayan golü attı.
Evet, Şampiyonlar Ligi ile Süper Lig arasında sıkışmış.
Ligde 6 yabancı oynatma hakkı, Şampiyonlar Liginde ise daha fazlası var.
Doğru da bütün bunları düşünüp, kadroyu buna göre düzenlemek gerekmez mi?
Bana göre alınan veya aldırılan futbolcuların çoğu üçüncü sınıf ve Trabzonspor'da oynamaması gereken futbolcular.
Üçüncü sınıf futbolcular Trabzonspor'a doldurulacaksa Türk futbolcuların ne günahı var anlamış değilim.
Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonunun düzenlediği 1. Türk Mutfağı Zirvesi, Antalya'da gerçekleşti.
Nükhet Hotar da Mutfak kültürümüzün tanıtımı ve gelişimi için tertiplenen bu organizasyon önemli bir adım.
dizisinin hikaye yazarı Emrah Serbes ve senaristi Ercan Mehmet Erdem, TVNET'te yayınlanan Akşama Doğru programında televizyon haberciliğini eleştirdiler.
Kendilerine yönelik küfür ve cinayet eleştirilerini cevaplayan Bahzat Ç senaristleri, gündüz yayınlanan kadın programlarından daha masum olduklarını savundular.
Genelde karıştığı sansasyonel olaylarla gündeme gelen Balotelli, yine entresan işler yaptı.
Hakkındaki yakalama kararı nedeniyle Silivri'ye gelerek İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine teslim olan Tümamiral Ahmet Sinan Ertuğrul, tutuklandı.
Balyoz davasını yürüten İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, öğle saatlerinde teslim olan sanık Tümamiral Sinan Ertuğrul için ara celse düzenledi.
Savunmasının tamamını daha sonra yapacağını belirten Ertuğrul'un, yakalama kararına karşı diyeceklerini söylemesinin ardından Balyoz davasında sanık savunmalarının alınmasına devam edildi.
Saat 16.30 sıralarında Ertuğrul hakkında bir karar verilebilmesi için duruşmaya ara verildi.
Yaklaşık 40 dakikalık aranın ardından Mahkeme heyeti, oy birliği ile Ertuğrul'un tutuklanmasına karar verdi.
Mahkeme, dosya kapsamı, Ertuğrul hakkındaki kuvvetli suç şüphesi, kaçma ve delilleri karartma ihtimalini ise tutuklamaya gerekçe olarak gösterdi.
Sanık Ertuğrul'un tutuklanmasının ardından 224 sanıklı Balyoz davasında tutuklu sanık sayısı da 185'e yükselmiş oldu.
Yarın yapılacak olan 55'inci duruşmada da sanık savunmalarının alınmasına devam edilecek.
Star TV'nin beğeniyle izlenen dizisi İffet heyecanlı bir bölümle ekranlara geliyor.
Başrollerini Deniz Çakır, İbrahim Çelikkol, Mahir Günşiray, Mehmet Çevik, Melike Güner, Zuhal Olcay'ın paylaştığı dizide İffet, hayatının tüm akışını değiştirecek önemli bir karar veriyor.
İffet, yol ayrımının eşiğinde, Ali İhsan ile evlenecek mi?
Cemil, düğüne gelecek mi? Cemil, Betül'ün ailesine nasıl rest çekecek?
Gülin, Erhan'ın komadan uyanmaması için yeni planlar mı yapıyor?
FORBES dergisinin en çok kazanan mankenler listesindeki birinciliği 2004'ten bu yana kimseye kaptırmayan Gisele Bundchen'ın kişisel servetinin 1 milyar dolara yaklaştığı kaydedildi.
Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir.
Veraset ilamı istenen kök muris Gülsüm 15.02.1929 yılında dul olarak vefat etmiş, geriye evlatları İbrahim ve Esma'yı bırakmıştır.
Bu durumda Gülsüm'ün mirası 8 hisse kabul edilerek 7 pay oğlu İbrahim'e, 1 pay Esma'nın eşi Salih'in oğlu Cemal’e intikal etmiştir.
İbrahim Yavuz annesi Gülsüm'ün mirasının kendisine intikalinden sonra 1982 yılında dul olarak vefat ederek geriye evlatlığı davalı Hadiye Güler'i bırakmıştır.
Bu durumda Gülsüm'ün mirasında 7 pay davalı Hadiye Güler'e, 1 pay davacı Cemal Eşite aidiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerekmiştir.
Davacı, trafik kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan hacamalar üzerine uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Olayda 10 yıllık süre geçmeden dava açıldığı halde davalı Günay Topkaya hakkındaki davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.02.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kıdem tazminatı alacaklarında en yüksek mevduat faizi uygulanır.
Davacı, kıdem tazminatı faizi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Bu iptal hükmü karşısında İş Kanununun anılan kuralı uygulama alanı bulmuştur.
Böyle olunca faiz tutarının mevduat faizi üzerinden uygulanması icap eder.
Kayıtlarda tarif edilen çay dere gibi sınır yerleri doğal nitelikte sınırlar olup her yerde bulunması mümkündür.
Bu nitelikte tapu kayıtlarının kapsamın yüzölçümü ile belirlenmesi zorunludur.
Söz konusu kayıtların revizyon gördüğü dava dışı parseller dikkate alındığında, hal böyle olunca dayanılan kayıtların dava konusu taşınmazları kapsadığı düşünülemez.
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, yargıtayca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi.
Davacı Adil bağışlamaya ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır.
Salih da aynı nedenlere dayanarak taşınmazların adına tescili istemi ile davaya katılmıştır.
Kaldı ki, bu nitelikte tapu kayıtlarının kapsamın yüzölçümü ile belirlenmesi zorunludur.
Ne var ki, dava konusu taşınmazlardan 8 parsel sayılı taşınmaz ham toprak niteliği ile tespit edilmiştir.
10 parsel sayılı taşınmaz ise tarla niteliği ile tespit edilmiştir.
Bilgisine başvurulan bilirkişi ve tanıkların sözleri olaylara dayanmayan soyut niteliktedir.
Taşınmazların tespitlerinin yapıldığı 11.7.1987 17.7.1997 tarihleri dikkate alındığında iktisap sağlayan 20 yıllık sürenin geçmediği tartışmasızdır.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Motorlu taşıtların model yılı ile üretim yılından ne anlaşılması gerektiği, motorlu taşıtlar vergisinde hangi kriterin esas alınması gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Mahkemece, istek, tanık sözlerine dayanılarak aynen hüküm altına alınmıştır.
Mahkeme bu işyeri ile ilgili hiçbir tahkikat yapmamıştır. Bu işyeri kurumdan gelen cevabi yazıya göre, 31.12.1983 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamından çıkartılmıştır.
Bu işyerinde çalıştığı kabul edilse bile, askerde bulunma olasılığı vardır.
Diğer tanıklar ise, davacı ile birlikte çalışan kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimseler de değildir.
Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta, soyut düzeyde kalmaktadır.
Bu nedenle, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlaşan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.01.2004 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı bononun kötüniyetli ciro edilerek takibe konulduğunu, müvekkilinin bono bedelini davalıya ödemesine rağmen, takip nedeniyle tekrar ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, istirdadını talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının iddiasını yazılı delil ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddi kararı doğrudur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının iddiasını yazılı delil ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Madde tayini suretiyle işlenmediği kabul edilen tahkir eylemi, TCY’nın 482. maddesindeki sövme suçunu oluşturacaktır.
Sanığın söylediği tahkir edici sözleri, yakınanın neden olduğu haksız bu hareket nedeniyle gerçekleştirdiği nazara alındığında, sanık hakkında TCY’nın 485. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Sanık hakkında hakaret suçlarına özgü tahrik maddesinin uygulanmaması, dosya kapsamına ve yasaya aykırıdır.
İncelenen dosyada, Özel Dairenin çoğunluk oyunu oluşturan dört üyesi, sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine ilişkin mahkeme kararının onanması doğrultusunda oy kullanarak esasa ilişkin görüşlerini açıklamışlardır.
Azınlık oyunu oluşturan bir üye ise, soruşturmanın genişletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Bu görüş CYUY’nın 384. maddesi uyarınca çözülmesi gereken bir ön sorundur.
Azınlık görüşü, soruşturmanın genişletilmesi ve sonucuna göre elde edilen kanıtlar nazara alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
Bu aşama sonuçlandıktan sonra esas hakkında oy kullanacağını belirtmiştir.
Azınlık oyu davayı sonuçlandırıcı oy niteliğinde olmadığından, onama kararına katılmayan üyenin CYUY’nın 384. maddesi uyarınca davanın esası hakkında oy kullanması sağlandıktan sonra hüküm kurulması gerekmektedir.
Bu itibarla, itirazın öncelikle bu değişik nedenden dolayı kabulü ile yukarıda açıklanan buyurucu usul kurallarına aykırı olarak verilen Özel Daire onama kararının kaldırılmasına karar verilmelidir.
Sanığın, eşi mağdure hakkındaki söylediği sözler soyut bir yakıştırma değildir.
Müştekinin hamile olduğu da nazara alındığında belli bir olayın isnat edilmesi söz konusudur.
Bu isnat da müştekinin kendisinden başka bir kişi ile ilişkide bulunduğu ve hamile kaldığıdır.
Hakaret suçunun genel kasıtla işlendiği, özel kasıt aranmadığı, gerçek durumu yaymanın da suç teşkil ettiği nazara alındığında, sanık hakkında TCK’nun 480. maddesi uyarınca ceza tayininde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak TCK’nun 485. maddesi ile, dava konusu suça mağdurun kendi haksız hareketi ile sebebiyet vermiş olması halinde cezanın azaltılması öngörülmüştür.
Şikayet ve dava konusu sözler bu evlilik sırasında müştekinin hamile kalması üzerine söylenmiştir.
Sanık mahkemedeki 08.02.2001 havale tarihli yazılı savunmasında, açtığı nesebin reddi davasında müştekinin dünyaya getirdiği çocuğun kendisinden olup olmadığının belirlenmesi için DNA testi yapılmasını talep ettiğini ifade etmektedir.
Müştekinin dünyaya getirdiği çocuğu müşteki ile sanığın müşterek çocukları olup olmadığının yapılacak DNA testi ile kesin olarak belirlenmesi mümkün bulunmaktadır.
Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okunup, konu müzakere edilmiş ve açıklanan karara varılmıştır.
Haklarında aynı suçtan verilen beraat kararları kesinleşen sanıklar Emine Yılmaz, Zeliha Hamamcı ve Safigül Yar ise aşamalarda suçlamayı kabul etmediklerini belirtmişlerdir.
Bu nedenle Yargıtay C. Başsavcılığı’nın birinci itiraz nedeninin reddine karar verilmelidir.
Bu nedenle Özel Dairenin, suç niteliğine yönelik bozma nedeni isabetli olduğundan, Yargıtay C. Başsavcılığı’nın ikinci itiraz nedeninin de reddine karar verilmelidir.
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçlarına özgü tahrik maddesinin uygulanmaması, dosya kapsamına ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığı’nın üçüncü itiraz nedeni kabul edilmeli ve Yerel Mahkeme hükmünün bu nedenle de bozulmasına karar verilmelidir.
Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı müteahhit Mehmet D. Petek Ltd.Şti. tarafından tanzim edilmesi karşısında davalı lehtar aleyhine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın muayyen ve likit olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Borçlunun itirazı üzerine itirazın refi için icra tetkik merciine başvurulmuş, icra tetkik merciince alacaklının itirazı reddolunmuştur. Bu itibarla, İcra İflas Kanununun 69. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hüküm verilmemesi gerekir.
Poliçe içeriğine göre, mukavelenin yürürlük tarihi teklifname tarihi olan 10.1.1977'dir.
Hal böyle iken, davacı 31.1.1977 tarihli bir mektup ile akidden rücu ettiğini davalıya bildirmiştir.
Oysa TTK.nun 1325. maddesinin ikinci fıkrasında, sigorta ettirenin üç yıl geçmeden akitten cayması halinde verdiği primi sigortacıdan geri isteyemeyeceği yazılıdır.
Bu durumda akitten dönen sigortalının ödediği primleri isteme hakkı düşmüştür.
Mahkemece davacının yaptığı hayat sigortası teklifi kabul ile sonuçlanarak taraflar arasında bir akit yapılmasına sonuçlandırıldığına ve teklifnamenin makbuzlar kapsamının nazara alınması halinde dava sabit görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Sigorta akitleri de diğer akitler gibi, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile meydana gelir.
Davacının 10.1.1977 tarihli telkifname ile yaptığı icap, davalı sigortacı tarafından kabul edilmiş ve üstelik poliçeye de bağlanmıştır. Esasen bu paranın prime dönüştüğü hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık da söz konusu değildir.
Şu halde, mahkeme tarafından davanın reddi yolunda tesis hüküm bu nedenlerle isabetli olduğundan onanmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 12.9.1979 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Taşınmazın dava tarihindeki değerinin yapılacak keşif ile belirlenmesi gerekir.
Mahkemece, taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeri belirlenmeden dilekçedeki miktar gözönünde tutularak uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmiş olması yasaya uygun değildir.
Mahkemece, taşınmazın dava tarihindeki gerçek değeri belirlenmeden dilekçedeki miktar gözönünde tutularak uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmiş olması Yasaya uygun değildir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Yapı Kooperatifine satıldığı ve ifraz edilerek birçok parsele ayrıldığı dosyada mevcut Tapu Sicil Müdürlüğünün yazısından anlaşılmaktadır.
Bu yazıya göre işlem yapma niteliğini kaybeden tapu sicil kaydı için düzeltme yapılmasında hukuki yarardan sözedilemiyeceğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmez.
Muvazaa, türk hukukunda genellikle önplandaki işlemin, yani ortada görülenin gerçeğe uygun olmamaması anlamını taşır.
Muvazaalı işlem, asıl amacı veya gerçek durumu örtüp gizlemek için kullanılan bir paravanadır.
Bu gibi hallerde gerçek, muvazaalı işlemin arkasında saklanmış ve gizlenmiştir.
Kişiler, çok kez üçüncü kişilerin kovuşturmalarından kurtulmak veya onların haklarını yoketmek, yasaları etkisiz bırakmak için muvazaayı bir araç olarak kullanırlar.
Davalı, dosyada bulunan delillerin hukuki bir değer taşımadığından davanın reddine karar verilmesini söylemiştir.
Uyuşmazlığa doğru bir çözüm yolu bulunması için isteğin niteliğinin sağlıklı olarak saptanması gereklidir.
Mahkemece muvazaanın dava nedeni olarak kabul edilmesi doğru, yanıt ve kanıtların iddiayı ispata elverişli sayılmaması ise yanlıştır.
Bu gibi hallerde gerçek, muvazaanın arkasında saklanmış ve gizlenmiştir.
Kişiler türlü nedenlerle muvazaalı işlemlere başvurmaktan geri kalmazlar.
Bu nedenlerin hepsini burada saymak ve saptamak gereği yoktur.
Çok kez üçüncü kişilerin kovuşturmalarından kurtulmak veya onların haklarını iptal etmek, yasaları etkisiz bırakmak için kişiler muvazaayı bir araç olarak kullanırlar.
Muvazaanın geniş bir alanı ve çeşitleri ve kanıtlama biçimleri vardır.
Bu belgeye göre, taşınmazın gerçek maliki Hayrullah değil, Faik'tir.
Bu açıklamalar dayanılarak muvazaa iddiasının sübute erdiğini, taşınmazın asıl malikinin Hayrullah değil Faik olduğunu ve sicilde malikin kişiliğini gösteren kaydın gerçeğe uymadığını kabul etmek gerekir.
Gecikme zammı, faiz niteliğinde olmadığı gibi faiz benzeri alacak olarakta kabul edilemez.
Alacaklı, borçlunun temerrüdünden önce oluşan gecikme zammının ve asıl alacak toplamından oluşan miktar üzerinden temerrüt faizi isteyebilir.
Bu durumda mahkemece davacının gecikme zammı talebini de değerlendirip hüküm altına alması gerekirken, asıl alacak ve temerrüt faizi üzerinden karar vermesi doğru değildir.
Hükmedilen bedel, başka bir anlatımla davalının haksızlığına karar verilen miktar üzerinden davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, sadece asıl alacak üzerinden eksik tazminata karar vermesi de ayrıca isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.2.2004 gününde oy birliğiyle karar verildi.
TTK'nın 386. maddesi gereğince Ticaret Bakanlığı’ndan izin alınması mümkün olup izin alınmadığı takdirde bakanlığın bu hususta yeniden genel kurulu toplantıya çağırma hakkı bulunduğundan genel kurul kararının iptaline karar verilemez.
Bildirimde bulunulmayan her işçi için bağımsız ayrı suç oluşur. Dava, bağımsız bölümlerin teslimi, eksik iş bedelleri ile gecikme tazminatlarının tahsili, birleşen dava ise tapu iptali tescil istemleri ile açılmıştır.
Harç yatırılarak dava konusu yapılan miktar için dava tarihinden, artırılan miktar için de ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, bu miktarlara faiz yürütülmemesi doğru olmamıştır.
Davacı arsa sahipleri tarafından harcı yatırılarak açılan dava miktarı üzerinden vekalet ücretinin karar altına alınması ve yüklenicinin bu miktarın harcından sorumlu tutulması gerekir.
Bu durumda davacı arsa sahiplerinin toplam harçlandırarak dava konusu yaptığı miktar 54.385,04 YTL.dir.
Borçlu şirket, usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen duruşmalara katılmamış ayrıca davaya müdahale isteminde de bulunmamıştır.
Şirketin sözleşmenin tarafı olduğu gerekçesiyle davaya dahil edilmesi yönünde verilen karar isabetsizdir.
Şirketin davada taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
Davalı idare, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cansüt Anonim Şirketi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz ve üzerindeki işletme davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile borçlu Cansüt Anonim Şirketi arasında 8.9.1995 tarihinde düzenlenen sözleşme ile Cansüt Anonim Şirketine satılmıştır.
Şirket faaliyetinin devamı sırasında Ziraat Bankasından almış olduğu krediyi ödeyememiş, alacaklı Banka borçlu şirket aleyhine icra takibine başlamıştır.
Mahkemece, sözleşmenin tarafı olduğu gerekçesi ile borçlu şirketin davaya dahil edilmesi yönünde verilen karar uyarınca, davacılar tarafından verilen harçsız dilekçe ile Cansüt Anonim Şirketi davalı yanında davaya dahil edilmiştir.
Borçlu şirket usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen duruşmalara katılmadığı gibi davaya müdahale isteminde de bulunmamıştır.
Bu nedenle, temyiz eden Cansüt Anonim Şirketinin davada taraf sıfatı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz DİLEKÇESİNİN REDDİ ile peşin alman temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 25.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Evli iken yine evlenen bir kimsenin evliliğinin butlanına karar verilmesinden önce, ölüm veya başka nedenlerle önceki evlilik ortadan kalkmışsa ve yeni evlenen kişiiyiniyetli ise butlana hükmolunmaz.
Dosyaya göre Ali, Safiye ile evli iken, ayrıca Cevahir adındaki kadın ile de evlenmiş, kamu adına C. Savcısı ikinci evliliğin, yani Ali ile Cevahir in evliliğinin iptalini istemiştir.
Toplanan delillere göre, Cevahir in Ali ile evlenmesinde iyiniyetli olduğu, yani önce başkası ile evliliğini bilmeden evlendiği gerçekleşmiştir.
Olayda Ali'nin ilk ve asıl karısı Safiye ölmüş ve Cevahir'in de iyiniyetli olduğu sübuta ermiş bulunduğuna göre, artık Ali ve Cevahir'in evlilikleri iptal olunamaz.
Bu itibarla davanın reddi gerekirken açıklanan yönler gözetilmeden butlana karar verilmesi Usul ve Kanun'a aykırıdır.
Yönerge idari yargı kararı ile iptal edilmediği sürece, adli mahkemelerce uygulanması zorunludur.
Bu nedenle davalı İSKİ'nin eylemi, usul ve yasa hükümlerine uygundur.
Davalı İSKİ İdaresi idari yargının görevli olduğunu talebin İSKİ Yasası Tarifeler Yönetmeliği ve yönergeye uygun olduğunu bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davalı İSKİ tarafından davacı şirketin su kanallarıyla kanalizasyon şebekesine uyguladığı tıkama eyleminin durdurulmasına taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde önlenmesine karar verilmiştir.
İSKİ idaresi kuruluş ve görevleri hakkındaki Kanunun 2. maddesi anılan idareye Tarifeler Yönetmeliği çıkarmak bunların uygulamasına ilişkin Yönergeler düzenleme yetkisini vermiştir.
İşte davalı idare yönergenin bu hükmünden doğan yetkisini kullanarak davacı şirkete ait kanal bağlantılarını iptal etmiştir.
Yönergenin kanuna aykırı olup olmadığını tartışma görev ve yetkisi münhasıran idari yargı yerine aittir.
Az yukarıda da belirtildiği üzere davalı İSKİ İdaresinin davacı şirketin kanal bağlantılarını iptal etme şeklinde ortaya çıkan eylemi usul ve yasa hükümlerine uygundur.
Mahkemece bu yön gözetilmeden isteğin kabul edilmiş olması doğru değildir.
Dava konusu senetlerin dayanağı olan ve davalı ile dava dışı Mab Proje Mühendislik A.Ş. ile müvekkil arasında imzalanan sözleşmenin, süresi içinde feshedildiğini ve sözleşme ile birlikte verilen senetlerin hükümsüz kaldığını, bedelsizlik iddiasının, temellük edene karşı da ileri sürülebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu senetlerin dayanağı olan ve davalı ile dava dışı Mab Proje Mühendislik A.Ş. Bilirkişi kurullarından İlçe Tarım Müdürlüğünce bildirilen resmi veriler gözönünde bulundurularak değer biçilmesi için yeniden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Alınan raporlar değer biçme yöntemi bakımından yasa hükümlerine uygundur.
Arazi niteliğindeki taşınmazlara gelir metoduna göre bilimsel yolla değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bilirkişi kurullarınca bu verilerin çok üstünde verim alınabileceği kabul edilmek suretiyle değer biçilmiştir.
İlçe Tarım Müdürlüğünce bildirilen resmi veriler gözönünde tutulması gerektiği gözetilmediği gibi bilirkişi raporlarında yüksek oranda verim farkını meydana getiren bir belgede yazılı değildir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazı yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 03.11.2003 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Dava dilekçesinde davalı kurum tarafından aleyhinde yapılan icra takiplerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anılan içtihat gereğince kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar göz önünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Toplu iş sözleşmesi yapma yetkisiyle ilgili olumsuz tesbite itiraz davasının, sadece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine açılması yeterlidir.
Davalı işveren ve Bakanlık iş yerlerinin aynı işkolunda bulunması nedeniyle işletme oluşturduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Olumsuz tesbite itiraz davasının sadece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine açılması yeterli iken işveren de hasım gösterilmiştir.
Toplu İş Sözleşmesi yapma yetkisi tesbitine itiraz çoğunluğa ilişkin bulunmakla birlikte uyuşmazlığın esasını işletmenin kapsamı oluşturmaktadır.
Anılan işyerlerinin 03 numaralı işkoluna dahil olduğunun belirlenmesi durumunda bir işletme kapsamında kabul edilerek sonucuna göre olumsuz tespit hakkında karar verilebilir.
Hükme esas alınan hukukçu bilirkişi raporu iki ihtimale göre düzenlenmiş olup, bilirkişi raporu işletmenin kapsamını belirlemede yeterli değildir.
İşçinin en son çalıştığı işi iş sözleşmesi koşulu durumuna gelmiştir.
İşveren işçinin onayını almadan işçiyi eski işine veremez.
Davacı işe önce arazide su işçisi olarak alınmış, bunu takiben Başkanlık Sekreteri olarak çalıştırılmıştır.
Daha sonra sekreterlikten alınarak ilk görevi olan su işçiliği kadrosuna alınmıştır.
Her ne kadar ilk işe alınışı su işçiliği ise de, iş akdinin şekle bağlı bulunmaması itibariyle fiilen sekreter olarak çalıştırılma sonucu bu yeni iş hizmet akdi koşulu haline gelmiştir.
Artık işveren işçinin çalışma koşullarında muvafakatını almadan aleyhinde değişiklik yapamaz.
Bu itibarla davalının İş Kanununun 17. maddesine dayanan haklı neden savunmasının reddi gerekirken, karar yerinde yazılı gerekçelerle davanın reddi isabetsizdir.
Temyiz itirazlarının reddiyle direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 23.6.1982 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Ancak, istihkak alacaklarının niteliği yönünden yasada kısıtlama bulunmakta olup, yalnızca yapım ve onarım hizmetleri bu hükümden yararlanabilmektedir.
Somut olayda ise temizlik hizmeti söz konusu olduğundan, borçlunun şikayetini kabul etmek mümkün değildir.
Borçlu ve şikayetçi İntursa İnşaat Turizm San.Tic.Ltd.Şirketi S.S.K. söz konusu yasal düzenleme ile istihkak alacaklarında işçi ücretleri yararına hüküm getirilmiştir.
Bu durumda şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle anılan tebligat, Tebligat Kanununun 21. maddesine uygun olarak yapılmış olup, şikayetin reddi gerekir.
Bu nedenle anılan tebligat, Tebligat Kanununun 21. maddesine uygun olarak yapılmış olup, şikayetin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü isabetsizdir.
Davacı kayden malik olduğu 11 parsel sayılı taşınmaza, komşu 6 parsel maliki davalının ağaçlarının ve kuyusunun tecavüzlü olduğunu, binasında projeye aykırı pencerede açtığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, kendi taşınmazına şuyulandırmadan önce kuyu açıp ağaç diktiğini, konutunun da ruhsatlı olduğunu bildirmiş, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve komşuluk hukukundan kaynaklanan muarazanın meni isteğine ilişkindir.
Ancak, iddianın ileri sürülüş biçiminden davacının davalı yapısındaki pencerelerin kapatılmasını da talep ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalıya ait pencerelerin davacıya bir zararının saptanamadığı, salt imara aykırılığın pencerelerin kapatılmasını gerekli kılmadığı, yapılan keşif ve bilirkişi raporları ile anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, pencerelerin kapatılmasına yönelik elatmanın önlenmesi isteği yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.12.2004 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yurtdışından getirilen sustalı ve benzeri bıçakların sayısının 1000 adedin üzerinde olması nedeniyle miktar olarak vahim kabul edilip tayin edilen cezanın artırılması gerekir.
Bir kişi kocasına başkasından gelen miras sebebiyle eş olarak intifa hakkını seçse bile, kocasının terekesinde ilk tercihi ile bağlı olmaksızın mülkiyeti seçebilir.
Onun müdahalesiyle yapılan muhakemesi sonunda verilen hüküm müdahil H.U. onun için tercih yapacak olan eş her tereke yönünden kendi yararına uygun bir seçim yapma hakkına sahiptir.
Taraflar arasındaki çekişme, davacının internet şifresi kullanılarak iradesi dışında hesabından havale edilen bu paradan dolayı tarafların sorumluluklarının belirlenmesine yöneliktir.
Bankalar, özel yasa ile kurulan ve ekonomik alanda çeşitli imtiyazlar tanınan kuruluşlardır.
Güven kuruluşları olan bankalar, topladıkları mevduatı sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar.
Bu hususta objektif özen borcu altında olan bankalar, hafif kusurlarından dahi sorumludurlar.
BK'nın 99. maddesi uyarınca yapmış oldukları sorumsuzluk anlaşmaları da geçerli değildir.
Somut olayda davacının kasıtlı olarak şifresini üçüncü kişiye verdiği, asıl fail ile birlikte hareket ettiği de iddia edilip, ispat edilmemiştir.
İnternet bankacılığı yoluyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan banka, kural olarak özen yükümlülüğünü ihlal etmekle asli kusurludur.
Davacı müşterinin ise, bu tür bankacılıkta internet şifresini korumak dışında bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bunun ihlali de ancak müterafik kusur teşkil edecektir.
O halde, mahkemenin davacının kusuruna yönelik gerekçesi yerinde olmayıp, somut olayda davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilir.
Davacı, 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesini istemiştir.
Hüküm, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü, Narman Belediye Başkanlığı ve Hazine vekilleri tarafından temyize getirilmiştir.
Dava, 3402 Sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yüzölçümü düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Kadastro Müdürlüğünce, anılan madde uyarınca verilmiş bir düzeltme davası yoktur.
Bundan sonra davacı, tersimat hatası bulunduğunu ileri sürerek dava açmıştır.
Böyle bir dava açıldığında, tersimat hatasından dolayı mülkiyet değişkliğinin meydana gelmemesi gerekir.
Harçtan muafiyet kuralı kayyım tayin edilen mal memurunun doğrudan hazinenin hak ve menfaatini ilgilendiren işlemleri hakkında söz konusudur.
Mahkeme satış kararı vermiş, hüküm davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava evrakı ile duruşma zabıtları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda dava konusu edilen malların aynen bölüşülmesi mümkün ise malın aynen bölünerek paylaşılmasına, olanak yoksa satılarak bedelinin bölüşülmesine karar verilir.
Mahkeme masrafları ve alınacak harç payları oranında paydaşlara yükletilir.
Yukarıda açıklandığı üzere satış bedelinin alacaklısı paydaş olduğuna göre yargı harcının mükellefi de paydaş olan kişilerdir.
Başka bir deyişle harcın mükellefi yargı harcı bağışıklığı bulunmayan paydaştır.
Hazinenin kendi mülkiyet hakkına dayanarak taraf olduğu davalarla 3561 sayılı Kanunda olduğu gibi zorunlu nedenlerle bir başkasını temsilen taraf olduğu davaları birbirinden ayrı tutmak gerekir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1.9.1999 başlangıç tarihli ve 3 yıl sürelidir.
Sözleşmenin özel şartlarında kira parasının her yıl %75 oranında arttırılacağı belirlenmiştir.
Gayrimenkul Kiraları Kanunu'na geçici madde eklenmesi hakkındaki 4531 sayılı kanuna göre sözleşmelerde kararlaştırılan kira paralarının 2000 yılında %25 oranında arttırılacağı hükmü yer almaktadır.
Yasanın bu açık hükmü karşısında davaya konu sözleşmedeki 1.8.2000 tarihinde başlayan dönem kira parasındaki artışın bir önceki yılın kirasına göre yukarıdaki yasa hükmüne uygun yapılması gerekir.
Davalı yasada belirtilen orana göre artış yapıp ihtarın tebliğinden önce ödediğine göre temerrüde düştüğünden söz edilemez.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Sözleşmenin özel şartlar 10. maddesinde kira parasının her yıl %75 oranında arttırılacağı belirlenmiştir.
Öte yandan mahkemece davalı adına çıkarılan genel içerikli isticvap davetiyesi de usule uygun değildir.
Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 25.6.2001 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bir Türk işvereni tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilen sigortalıların hakları, görev yaptıkları sürece devam eder.
Bunun dışındaki süreler sigortalının çalıştığı ülke yani Federal Almanya Cumhuriyeti Sigortaları tarafından değerlendirilecektir.
Böylece çifte sigortalılık sistemi önlenmiş ve ilgilinin durumuna göre sadece, bir Ülke sigorta sistemine tabi olması öngörülmüştür.
Davacı, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline, bağlanan yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmesine devam edilmesi gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Emekli Sandığından yaşlılık aylığı alması gerekeceğini savunmuş, mahkeme ise aksi görüşle istem doğrultusunda hüküm kurmuştur.
Gerçekten dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça görüleceği üzere davacı sigortalının, yurt içinde, Sosyal Sigortalar Kurumu ile T.C. davacının bu süreleri bir yandan Alman Sigortalarına tabi olarak değerlendirilmiş, öbür yandan aynı süreler, Türk işvereninin yurt dışı tamsilcisi olarak Türkiye'de ve Sosyal Sigortalar Kurumunda sigortalı olarak gösterilmiştir.
Mahkeme ise, aksi görüşle bu sürenin dikkate alınması gerektiğini kabul etmiştir.
Oysa, Mahkemenin ulaştığı bu sonuc usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Geçici çalışma süresi ise, sözü edilen sözleşmenin 6. madde 1. bendinde 24 ay olarak kabul edilmiştir.
Başka bir anlatımla, uyuşmazlık konusu dönem için, yurt dışına geçici görevle gönderilme biçiminde bir çalışma sözkonusu değildir.
O halde,davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.2.1998 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Davacının sunduğu telefon faturaları incelenmeden, ptt idaresinden gelen yazı doğrultusunda hüküm kurulması hatalıdır.
Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ve telefon giderinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Ancak dosya içinde davacı işverenin ibraz ettiği ve Amerika'dan yaptığı konuşmaları ayrıntılı bir şekilde gösteren telefon faturaları bulunmaktadır.
Bu faturalarda konuşma tarihleri ve ücretleri de yazılıdır.
Mahkemece faturalar üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde anılan isteğin reddine karar verilmesi hatalıdır.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 19.1.1998 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Temyize konu bozmadan sonraki kararda en yüksek mevduat faizine karar verilmesi kazanılmış hak ilkesine aykırılık oluşturur.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2007 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Dolayısıyla temerrüt faizinin, çekin ibraz tarihinden itibaren alacaklının kısmi ödemeyi reddettiği tarihe kadar olan süre için hesaplanması gerekir.
Keza borçlu, asıl alacak yönünden takibe sebebiyet vermediği için, vekalet ücretinin belirlenmesinde de asıl alacak miktarı gözönüne alınmaz.
20.4.1995 keşide tarihli çeke dayalı olarak 7.7.1995 tarihinde takip yapılmış,163 örnek ödeme emri tebliği üzerine borçlu yasal süresi içerisinde mercie itiraz etmiştir.
Mercice çek tazminatının % 5, faiz oranının da % 64 oranına indirilmesine, sair itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Alacaklı ödemeyi kabul etmediğinden, borçluya 7.8.1995 tarihinde iade edilmiş, borçlu bu parayı 11.8.1995 tarihinde icra dosyasına ödemiştir.
Alacaklı vekili çek tazminatı ve feri alacakları gönderilmediğinden kısmi ödemenin kabul edilmediğini belirtmiştir.
Bu durumda borçlunun değil alacaklının temerrüdü söz konusudur.
Haczedilmiş bulunan menkul mal üzerinde üçüncü kişinin zilyetlik hükümlerine dayanarak iyiniyetle iktisap ettiği haklar saklıdır.
Olayımızda davacı dava konusu harman makinasını, alacaklının oğlu İ.A.'ın satılmak üzere bıraktığı sanayi çarşısında atölyesi bulunan B.Ç.'ten değeri karşılığında satın almıştır.
Davacının kötüniyetli olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir kanıt bulunmadığı gibi, alacaklı tarafından da ileri sürülmemiştir.
Bu durumda, harman makinasının iyiniyetle, satın alma sonucu maliki olan davacının iddiasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine ilişkin merci kararının yanlışlıkla onandığı anlaşılmakla, davacının karar düzeltme isteğinin kabulü gerekmiştir.
Dava, mal bedelinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu üzümlerin davalının kantarında tartıldığı davalı yanca düzenlenmiş olan iki adet kantar fişi ile sabittir.
Davalı savunmasında, davacı yanca ibraz edilen kantar tartı fişlerinin malın teslim edildiğini kanıtlayamayacağını ileri sürmüş olup, uyuşmazlık malın tesliminin gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.
HUMK'nun 288. maddesine göre, akdi ilişkinin ve malın tesliminin yazılı delil ile kanıtlanması gerekir.
Ne var ki aynı yasanın 292. maddesine göre, yazılı delil başlangıcı mevcutsa şahit de dinlenebilir.
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti.
Davalı savunmasında davacıdan herhangi bir ürün alımı yapılmadığını, iddianın yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalıya üzüm satarak ürünü teslim ettiğini usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ne var ki aynı yasanın 292. maddesi ise senetle ispatı lazım gelen hususlarda tahriri bir mukaddimei beyyine mevcut olursa şahit ıstımaı caizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.5.2005 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Müdahilin yüzüne karşı vekilinin yokluğunda tefhim edilen direnme kararı için bir haftalık temyiz süresi müdahilin yüzüne karşı tefhimle birlikte başlar.
Müdahillerin duruşmada hazır oldukları gözetildiğinde, müdahiller vekilinin duruşma gününden haberdar edilmesi için çıkarılan davetiyenin tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmasına gerek yoktur.
Müdahillerin yüzüne karşı vekillerinin yokluğunda verilen 1.7.1994 günlü direnme kararı müdahiller vekili tarafından 24.8.1994 tarihinde temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesi yapılabilmesi için açılmış bir temyiz davasının varlığı gerekir.
Yargılama Yasası, temyiz davası açılmasını iki koşula bağlamıştır.
Bu kuralın ayrıcalığını, kendiliğinden temyize tabi cezalar oluşturur.
Onun 310. maddesine göre bu süre hükmün tefhim veya tebliğinden itibaren bir haftadır.
Süre hesabında tefhim veya tebliğ günü nazara alınmaz.
Son gün resmi tatile rastlarsa süre ertesi günü çalışma saati bitiminde sona erer.
Bu iki koşula uygun temyiz davası yoksa yukarıda açıklanan ayrıcalık dışında hükmün Yargıtayca denetlenmesi olanaklı değildir.
Öte yandan, müdahillerin duruşmada hazır oldukları gözetildiğinde müdahiller vekilinin duruşma gününden haberdar edilmesi için çıkartılan davetiyenin kendisine tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmasına da gerek yoktur.
Çünkü yapılacak böyle bir araştırmanın sonucu ne olursa olsun tefhimle işlemeye başlayan temyiz süresini değiştirmeyecek bu yönden neticeye etkili olmayacaktır.
O halde, direnme hükmüne yönelik temyiz dilekçesini yasal süreden sonra verdiği saptanan müdahiller vekilinin temyiz inceleme isteminin reddine karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahiller vekilinin yasal sürede olmayan temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi reddine, 12.12.1994 günü oyçokluğu ile karar verildi.
Uyuşmazlık, yakınan ile sanığın anlatımları arasındaki çelişkinin, bu kişilere açıklattırılarak giderilmesi suretiyle soruşturmanın genişletilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Yakınanın, kesici alet ile yaralandığına ilişkin anlatımları da bu raporlarla doğrulanmaktadır.
Öte yandan mağdurenin el ve ayaklarının bağlanması gerçeği tanıkların yeminli şahadetleriyle kanıtlanmış durumdadır.
Yaralama eyleminin iddianameye konu edilen gasbın unsuru mahiyetinde düşünüldüğü bu itibarla gasbın sübuta ermediği sonucuna ulaşılsa dahi, bağımsız bir suça dönüşme olasılığı nedeniyle değerlendirmeye konu edilmesi gerektiği açıktır.
Olay adliyeye intikal ettikten sonra sanıklar kendilerini suçtan ve cezadan kurtarmak için inkar yoluna gitmişler buna göre beyanda bulunmuşlardır.
Mağdurenin sanıklara iftira atması için hiçbir sebep yoktur. Mağdure olay sırasında dövülmüş, 10 gün iş ve güçten kalır derecede yaralanmıştır.
Buna dair Mihalıççık Merkez Sağlık Ocağının raporu dosyada mevcuttur.
Mağdure gasp olayından hemen sonra komşularının kapısını çalmış, komşularından yardım istemiş ve polise telefon edilmesini sağlamış ve derhal durum polise bildirilmiştir.
Tüm bu hususlar mağdurenin beyanlarının doğru olduğunu açıkça göstermektedir.
Sanıklardan Nurbey'in beyanının, mağdure Meral Baltanın beyanı ile çelişkili olması, neticeye etkili olamayacaktır.
Sanık Nurbey Balta bir beyanında suçlamayı kabul etmiş, son tahkikatta ise suçlamayı reddetmiştir.
Esasen sanıklardan suçu ikrarları beklenemez, bu nedenle sanık savunması ile mağdure beyanı arasında çelişkiden söz edilemez.
Zira sanıklar son tahkikat aşamasında suçlamaları kabul etmemişlerdir. Mağdurenin beyanları ayrıntılı olup, tüm aşamalarda aynı doğrultudadır, mağdurenin beyanı da rapor ve tanık beyanları ile desteklenmektedir.
Kaldı ki, mağdure tüm aşamalarda 210 milyon lirasının alındığını belirtmiş, başka bir rakamdan bahsetmemiştir.
Mağdurenin olaydan sonraki hali yeminli tanıklar tarafından görülmüştür.
Diğer sanıklar ise aşamalardaki ifadelerinde yüklenen suçu işlemediklerini beyan etmişlerdir.
Ancak, beş kişinin sayılan eşyaları da binek otomobile yerleştirip birlikte sığmaları, hayatın olağan akışına aykırı düşmektedir.
Dosya içeriğinde, sanıkların yağma suçunu işlediklerini kabule yeterli başkaca kanıt da bulunmamakta, soruşturmayı genişletmek suretiyle yağma suçunun varlığına ulaşmak da olanaklı görülmemektedir.
Yakınan Meralin darp edildiği doktor raporu ile sabittir.
Öte yandan mağdurenin el ve ayaklarının bağlanması gerçeği tanıklar Ramazan ve Hülya Dinek'in yeminli şahadetleriyle kanıtlanmış durumdadır.
Bu zorunluluk hükmün anılan gerekçeyle de bozulmasını gerekli kılmaktadır.
Tahliye hakkı bölünebilir haklardan olmadığından takipte tahliye isteyebilmek için pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanmış olması gerekir.
Tahliye hakkı bölünebilir haklardan olmadığından takipte tahliye isteyebilmek için pay ve paydaş çoğunluğu gerekir.
Takibi bir kişi yaptığından merciin tahliye isteminin reddine karar vermesi gerekirken kabulü isabetsizdir.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, Temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 13.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.
Kaldı ki davalı, başka bir kişinin aracını kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerindeki fiili tasarrufu bulunduğunu geçerli delillerle ispatlamış değildir.
Başka bir deyimle, bu yönün tanıkların sözleriyle doğrulanması davacının hukukunu etkilemez.
O halde adı geçen davalı hakkında da işin esasına girilerek bir karar vermek gerekirken husumetten ret kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı da bu kaydı esas alarak davasını işleten sıfatıyla ona yöneltmiştir.
O halde adı geçen davalı hakkında da işin esasına girilerek bir karar vermek gerekirken husumetten ret kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23.12.2004 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Zaman aşımına uğramış kambiyo senedine dayanarak genel haciz yolu ile yapılan takipte, borçlu sebep bildirmeyerek borcu olmadığı itirazında bulunmuşsa, itirazın kaldırılmasında senet metninden doğan zamanaşımı itirazını ileri sürebilir.
Borçlu icra dairesine borcu bulunmadığını bildirerek itiraz etmiş sebep göstermemiştir.
Bu nedenle İİK'nun 63. maddesi yolu ile uygulanması gerekli 62. maddesi 4. fıkrasına göre senet metninden doğan itirazları itirazın kaldırılması sırasında ileri sürülebilir. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.2.1990 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Anılan bu süre, hak düşürücü süre olduğu gibi, 3402 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren de geçmiş durumdadır.
Uyuşmazlık konusu parsele ait kadastro tutanağında Eylül 1945 gün 212 nolu tapu kaydına istinaden Hazine adına tesbit ve tescil edildiği açıklanmıştır.
Davacı yargılamanın ilk oturumunda 3402 sayılı Kadatro Kanunu'nun 46. maddesine dayandığını da ileri sürmüştür.
Uyuşmazlık konusu parsel 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Hazine adına oluşturulan tapu kaydının revizyonu suretiyle oluştuğuna göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen ek iki yıllık süreden yararlanır.
İkmal sistemleri ve hizmetlerin 2 nci maddede belirtilen usuller ile dost ve müttefik devletlere yapılan satışlarından elde edilecek yabancı paralar, T.C. Merkez Bankasında Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı adına açılacak özel döviz hesabına ABD Doları olarak kaydedilir.
Özel döviz hesabına kaydedilen bu dövizler, Genelkurmay Başkanlığı tarafından tespit edilecek öncelikler doğrultusunda, Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının vereceği talimata uygun olarak, T.C. Merkez Bankasınca Türk Lirası nakti aranmaksızın bekletilmeden transfer edilir.
Transfer edilen miktardan kesin harcamaya dönüşen kısmı gider belgelerine dayanılarak transfer tarihindeki döviz alış kuru üzerinden ilgili bütçeye gelir, ödenek ve gider kaydolunur.
Bu amaçla Maliye ve Gümrük Bakanlığı ilgili bütçelerde tertip açmaya yetkilidir.
Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerine konan ödeneklerle bu Komutanlıklar adına T.C. Merkez Bankasında açılacak özel döviz hesabına yatırılan ABD Doları, İçişleri Bakanının vereceği yetkiye dayanılarak Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca, kullanılır.
Bu Kanun hükümlerine göre sağlanacak ihtiyaçlar ve bunlarla ilgili muameleler katma değer vergisi ve damga vergisi hariç, her türlü vergi, resim, harç ve resmi kuruluşlara ait ardiye ücretinden muaftır.
İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez.
Böyle bir durumda dahi ücret, BK'nın 323. maddesi hükümlerine göre saptanmalıdır.
Davacı kıdem, ihbar tazminatı, izin, fazla çalışma ve ücret alacağı ile hafta, genel tatil, bayram tatili gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler.
İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmiş olması taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez.
Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunu'nun 323. maddesinin 2. fıkrasına göre tespit olunmalıdır.
Aynı Yasanın 37. maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir.
Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez.
Çalışma belgesinde yer alan bilgilerin gerçek dışı olmasının da yaptırıma bağlanmış olması, belgenin ispat gücünü arttıran bir durumdur.
Asıl sorun, yasal yükümlülüğe ve cezai yaptırıma rağmen 8 ve 37. madde hükümlerine aykırı şekilde belgelerin hiç verilmemesi noktasında ortaya çıkar.
Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir.
Ancak bu noktada 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8 ve 37. maddelerinin işverene bu konuda bazı yükümlülükler de gözardı edilmemelidir.
Bahsi geçen kurallar, iş sözleşmesinin taraflarının ispat yükümüne yardımcı nitelikte olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dışılığı önlemesi amacına da hizmet etmektedir.
Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta primi, çalışma koşulları ve benzeri konularda yasal güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır.
Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında taraflar delillerinin değerlendirilmesi sırasında, işverence düzenlenmesi gereken bu tür belgelerin düzenlenmiş olup olmamasının da gözetilmesi gerekir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.
Davalı işveren cevap dilekçesinde yevmiye ile çalıştığını ve daha az ücret aldığını belirterek bir takım bordro niteliğinde olmayan belgeler ibraz etmiştir.
Davacı işçi ekmek fırını yerinde hamur karma yardımcısı olarak çalışmış olup ücret konusunda gerçek durumun tespiti için ilgili meslek kuruluşlarından araştırmaya gidilmelidir.
Alınacak olan cevap ve dosya içerisindeki belgeler yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmesi gerekir.
Çalıştığı 2 tam yıl için ücretli izin hakkı kazanmıştır.
Davalı işverene ıslah dilekçesi 25.12.2007 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı işverenin ıslahı üzerine usulüne uygun biçimde zamanaşımı definde bulunmasına karşın bu konu üzerinde hassasiyetle durulup hafta tatili, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil alacağı tespit edilmemiştir.
Dava dilekçesinde belirtilen ve zamanaşımı defin de bulunulmayan miktar davalıyı bağlamaktadır.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.07.2009 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Hüküm verildikten ve karar temyiz edildikten sonra feragat edildiği durumlarda bu konuda karar verme görevi yerel mahkemeye aittir.
Somut olayda, temyiz dilekçesi verildikten sonra, davacı tarafça verilen dilekçenin vazgeçme dilekçesi mahiyetinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda feragat dilekçesi üzerine işlem yapılarak davanın reddine karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiş, davalı vekili ise düzeltilerek onama isteğinde bulunmuştur.
Dava dilekçesinde kira parasının 1.1.2002 gününden başlayarak aylık 336.300.000 net 285.000.000 lira olarak tesbiti istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 275.550.000 lira olarak tesbiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Emniyeti suistimal suçunun yakınmaya bağlı olduğu ve sanık hakkında usulüne uygun olarak yakınmada bulunulmadığı gözetilmeden davanın düşürülmesi yerine hükümlülük kararı verilmesi mümkün değildir.
BK’nın 530. maddesi hükmüne göre diğer ortak olan davacıya hesap vermekle yükümlü oldukları halde idareci ortak olan davalıların davacıya hesap vermedikleri açıktır.
H.'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı.
Davalılar, davacının ortaklık sermaye payını ödememesi nedeniyle sözleşmenin hiçbir zaman hayata geçirilemediğini, bu nedenle davacıya borçlu olmadıklarını, kar payı istenilen işletmenin R. adına kayıtlı olduğunu, davacıya hiçbir şekilde kar payı ödemediklerini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 11.07.2005 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Davacı idare, davalıların sürücüsü ve maliki oldukları aracın kurumlarına ait aydınlatma direğine çarparak hasara neden olduklarını iddia ederek alacak talebinde bulunmuştur.
Karayolları üzerindeki tesislerde zarara sebebiyet veren aracın sürücüsü, malik veya işleteni verilen zarardan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesine göre müştereken ve müteselsilen sorumludur.
O nedenle davacı zararın tamamını olaydaki kusur oranına bakılmaksızın sürücü malik veya işletenden isteyebilir.
Buna göre mahkemece tesbit edine zararın tamamı üzerinden hüküm kurulması gerekirken davalının kusuru oranında itirazın iptaline karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Davacı, ihbar tazminatının ödetilmesine, davalı ve karşı davacı Erhan U. ise fazla çalışma parası ve yıllık izin ücretinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı kısmen hüküm altına almış ve karşı davayı ise tefrik ederek başka bir esasa kaydetmiştir.
5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8. maddesinde öngörülen sekiz günlük süre geçirildiğinden davacı vekilinin süre aşımı nedeniyle temyiz itirazlarının reddine, davacı banka, ihbar öneli vermeden hizmet aktini fesheden işçisi diğer davalı bankada uyarıya rağmen, işe alınması nedeniyle, 1475 Sayılı İş Kanunun on beşinci maddesi uyarınca istekte bulunmaktadır.
Böyle olunca davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmelidir.
Avukatlık ücret sözleşmesi avukatla iş sahibi arasında yapılır.
Avukatlık Yasasının 165. maddesi saklı kalmak üzere yalnız tarafları bağlar.
Vekil buna dayanarak haklarını üçüncü kişiye karşı kullanamaz.
Uyuşmazlık konusu ücret alacağı, 162. maddedeki rüçhan hakkı kapsamı dışında kalmaktadır.
Vekalet sözleşmesi, ancak vekil ile müvekkil arasında bir münasebet tesis eder.
Vekil, bu sözleşmeye istinaden haklarını üçüncü kişiye karşı dermeyan edemez.
0 halde, adı geçenin direnme kararının temyiz hakkından söz edilemeyeceğinden temyiz dilekçesinin reddi icap eder.
Ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 165. maddesi saklı kalmak üzere ancak tarafları bağlar.
Esasen hüçhan hakkı icrai takipte alacaklıların başvurması halinde alınacak sırada gözönünde tutulması gereken bir husustur.
Bu nedenlerle mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı anne, baba dava dilekçesinde, müşterek çocukları olan Ezgi'nin nüfus kaydındaki 1.8.1988 olan doğum tarihinin 1.8.1987 olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Buna göre gerek sağlık kurulu raporu, gerekse tanık anlatımları davacıların istemini doğrulamaktadır.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 12.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Hile, bir kimsenin iradesinin gerçek dışında açığa vurulması için, ona karşı girişilen eylem ve davranışlardır.
Yani, o kişinin gerçeği bilmesi halinde iradesini açıklamaktan kaçınacağı muhakkak olan hallerde hileden söz edilebilir.
Örnek olarak bir kişi kira yönünden beyanda bulunduğu yerde, sözleşmeye bunun satım şeklinde geçmesi gibi.
Olayda anılan nitelikte bir hilenin varlığını gösterir, bir delil olmadığı gibi, esasen davacı taraf da bu yolda bir vakıa ileri sürmemiştir.
Olayda bu nitelikte bir eylemin varlığı hiçbir bakımdan gerçekleşmemiştir.
O halde tehdit, başka bir ifade ile ikrah sonucu vasiyetnamenin düzenlendiği düşünülemez.
Öyle ise bu yöne ilişkin karar düzeltme isteği yerinde değildir.
Davacı davaya konu kooperatif hissesini, noter senedi ile devralmış olup, bu devir keyfiyeti davalı kooperatife bildirilmiştir.
O halde davacının devir aldığı ortaklık sıfatının tespitine karar verilerek muarazanın giderilmesi gerekir.
Davacı davaya konu kooperatif hissesini, 02.01.2003 tarihli noter senedi ile devralmış olup, bu devir keyfiyeti 08.10.2003 tarihinde davalı kooperatife bildirilmiştir.
O halde davacının devir aldığı ortaklık sıfatının tespitine karar verilerek muarazanın giderilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava, davacının davalı kooperatif üyeliğinin tespiti ile kuraya katılarak çıkacak taşınmazın borçsuz olarak adına tescili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde,davacının hukuki durumu gözetilerek, yalnızca üyeliğinin tespiti ile yetinilmek gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Bozmayı gerektirmiş sanık vekili, müdahil vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07.12.2005 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun duruşmaya gelen sanıklara okunup diyecekleri sorulmalıdır.
İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına 24.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Davacı, davalının elemanlarının daveti üzerine davalının işyerinde devre tatil sözleşmesi imzalamıştır.
Davacıya cayma belgesi verilmediği dosya kapsamı ile sabittir.
Sözleşmenin yapıldığı tarihten fesih tarihine kadar uzun zaman geçmiş ve davacı borcun büyük kısmını ödemiştir.
Bu durumda sözleşmenin davacı tarafça benimsendiğinin kabulü gerekir.
Sözleşmenin bu şekilde benimsenmesinden sonra cayma belgesi verilmediği gerekçesiyle fesih talebinde bulunmak iyi niyet kuralları ile bağdaşmaz.
Davanın reddi gerekirken aksi yönde karar verilmesi hatalıdır.
Bunlardan ayrıda alıcının yan edimi olan yıllık bakım ve onarım ücretleri de üç yıl boyunca ödenmiştir.
Davacı cayma belgesinin verilmediğinden bahisle 17.11.2000 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi fesih ettiğini bildirip, 30.01.2001 tarihinde de bu davayı açmıştır.
İş sayılı tesbit raporundan tesislerin işletmeye ve hizmete açık olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, tatil hakkını kullanmak için müracaat ettiğini ve tatil hakkından faydalandırılmadığını ve bu konuda davalıyı temerrüde düşürdüğünü de, herhangi bir belge ve delil ibraz ederek isbat edememiştir.
Mahkemece açıklanan bu hususlar nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Kişilik haklarına saldırı nedeniyle açılan bir manevi tazminat davasında, hakim, manevi tazminat ödenmesi yerine kişilik haklarına saldırıyı kınayan bir karar verebilir.
Ancak bu taktir hakkı kullanılırken istemin dışında başka bir yaptırıma karar verilmesinin nedeni gerekçelendirilmelidir.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece davalıların kınanmasına karar verilmiş olup, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacının isteminin para olarak değerlendirilebilen manevi tazminata yönelik olduğu belirgindir.
BK.nun 49. maddesine göre hakim, manevi tazminat ödenmesi yerine kişilik hakkına saldırıyı kınayan bir karar verebilir.
Bu takdir hakkı kullanılırken istemin dışında başka bir yaptırıma karar verilmesinin nedeni gerekçelendirilmelidir.
Şu durumda karşısında davacı yararına uygun görülecek miktarda manevi tazminat takdir etmesi gerekirken yerel mahkemece kınama kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu önalıma ilişkin pay 17.9.1998 tarihinde davalıya satılmıştır.
Davacı bu satışı dava tarihinden iki hafta önce Konya'ya geldiğinde öğrendiği iddiası ile 24.6.2003 tarihinde bu davayı açmıştır.
Bu durumda payın satıldığı tarihteki yürürlükte bulunan Türk Kanunu Medenisi hükümlerine göre davanın açılmasında bir usulsüzlük yoktur.
Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde gerekçe bölümünde davacının ödediği miktar dışında davalıya daha borcu olduğu belirtilerek hüküm fıkrası ile çelişki yaratılmıştır.
Gerekçe ile hüküm fıkrasının çelişkili olması bozmayı gerektirir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmez.
Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde gerekçe bölümünde davacının ödediği miktar dışında davalıya 22.250.109.429 Tl. daha borcu olduğu belirtilerek hüküm fıkrası ile çelişki yaratılmıştır.
Davalının talep ettiği miktar içinde bulunan Katma Değer Vergisinin davalı tarafından ödendiği dosyada bulunan belgelerden anlaşılmakla mahkemece verilen karar sonucu itibariyle doğrudur.
Duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11.2005 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Tanığın hazırlık ve mahkemedeki beyanları arasında çelişki bulunması halinde bu çelişkinin giderilmesi gerekir.
Bozmayı gerektirmiş, müdahilin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA 26.01.2006 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, iş arama izninden doğan ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece istek yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
4.5.1995 tarihine kadar 67 iş gününde günde üç saat izin kullanmıştır.
Bu süre zarfında davalının ücretinden herhangi bir kesinti de yapılmamıştır.
Ancak davalı ihbar önelinin bitimini beklemeden iki gün önce 5.4.1995 tarihinde emeklilik için başvuruda bulunarak emeklilik nedeniyle iş akdini sona erdirmiştir.
Bu durumda davalı işçinin hizmet akdi ihbar öneli sonunda gerçekleşmeyip, emeklilik nedeniyle sona erdiğinden, davalının ihbar öneli içerisinde kullanmış olduğu günde üçer saatlik izin tutarını ödemesi gerekir.
Mahkemenin aksi düşünceyle davanın reddine karar vermesi doğru değildir.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.11.1997 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Ergin veya kısıtlıyı evlat edinmek isteyenin alt soyunun bulunmaması gerekir.
Dosyada mevcut nüfus kayıtlarından, Fatih'in dava tarihi itibariyle ergin olduğu, davacı Fatma'nın ise çocuklarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, yasal şartların oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Davacının, 28.2.2002 tarihli dava dilekçesiyle açtığı davada, davalıyı evlat edinmesine izin verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut nüfus kayıtlarından, 27.8.1983 doğumlu olan Fatih'in dava tarihi itibariyle ergin olduğu, davacı Fatma'nın ise çocuklarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, yasal şartların oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Medeni Kanunun 313. maddesi hükmüne aykırı olarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Davacı ziynet eşyalarını aynen veya bedelini istediğinden, 4721 sayılı yasa yürürlüğe girinceye kadar mal ayrılığı, bu tarihten boşanma tarihine kadar da edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir.
Medeni kanunun ikinci kitabından kaynaklanan ihtilaflara aile mahkemelerinde bakılır.
Davacı ziynet eşyalarının aynen, bulunmadığı halde bedellerinin kendisine verilmesini istemiştir.
Davalının üçüncü kişiden satın alınacak münübüsün muvazaalı olarak trafikte kendi adına tescil ettirmeyi kabul etmesi bir vekillik sözleşmesi niteliğindedir.
Bu hüküm uyarınca vekilin, müvekkili hesabına üçüncü kişiden kazandığı aracın mülkiyetini, müvekkiline devretmek yolunda yasadan doğan bir borcu vardır.
581 plakalı münübüsün mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tesbiti ile davalının muarazasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Ayrıca bu yön, taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Ne var ki, davacı münübüsü satıcı acentadan kendisi satın almış, satış parasını ödemiş, ileride kendi üzerine devredilmesinin sağlanacağı güvencesi ile davalı yeğeni adına tescil ettirmiş olduğunu ileri sürmektedir.
Vekil, müvekkili için kazandığı aracı Borçlar Kanununun 392. maddesi uyarınca müvekkiline geçirmekle yükümlüdür.
Burada, geçirim borcu vekillik sözleşmesinin yasal bir sonucu olduğu için ayrıca 2918 sayılı Trafik Yasası hükümlerine göre resmi biçimde geçirim taahhüdü aranmayacaktır.
Davacı ile davalı arasındaki ilişki ise, vekillik sözleşmesidir. Vekillik sözleşmesinin de resmi biçimde düzenlenmesi zorunlu değildir.
Ne var ki davalı davanın reddini savunduğundan MK’nun 6. maddesinde anlamını bulan genel kural uyarınca beyyine külfeti davacıya düşer.
Bu nedenle, davacı iddiasını tanıkla ispatlayamaz ve olayda tanık dinlenemez.
Bu durumda muvazaanın tanıkla isbatı yoluna gidilerek ve dinlenip sözlerine itibar edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemenin tüm bu yönleri gözetmemesi hükmün bozulmasını gerektirir.
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 06.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.
Yöntemine uygun biçimde verilen önelden ara kararı yerine getirildiği takdirde, davacı keşif için başvurmasa dahi davacının keşif için müracaatına gerek kalmaksızın mahkemece gerektiğinde davacının gıyabında keşif yapılması gerekir.
Bu itibarla mahkemenin davacının keşif için müracaat etmediğinden bahisle hüküm kurması doğru değildir.
Yapılan keşif sonucu yol geçmek suretiyle elatılan yer tespit edilmiş, krokiye bağlanmış, yerel bilirkişi el atılan yeri göstermiş, ancak kendisinden el atanların davalılar olup olmadığı sorulmamıştır.
Her ne kadar taşınmaza ilişkin bu tür davalarda taraf tanıklarının arazi başında dinlenilmesi yerleşik yargıtay içtihatları gereği ise de yukarıda değinilen nedenlerden ötürü tanıkların arazi başında dinlenilmelerinde zorunluluk yoktur.
Böylece yöntemine uygun biçimde verilen önelden ara kararı yerine getirildiği takdirde davacı keşif için başvurmasa dahi davacının keşif için müracaatına gerek kalmaksızın mahkemece gerektiğinde davacının gıyabında keşif yapılması gerekir.
Öte yandan yapılan keşifte yol geçmek suretiyle elatılan yer tespit edilmiş, krokiye bağlanmış, yerel bilirkişi el atılan yeri göstermiş, ancak kendisinden el atanların davalılar olup olmadığı sorulmamıştır.
İdari para cezalarına karşı tebliğinden itibaren en geç yedi gün içinde idare mahkemelerine yapılan itiraz üzerine verilen kararın kesin olması, bu kararlara karşı yargı yolunun kapalı olduğu anlamına gelmektedir.
Petrol Araştırma Merkezinde yapılan tahlil ve analizleri neticesinde bu numunelerin CFPP değerlerinin TSE standartlarına uygun olmadığının tesbiti üzerine dava konusu para cezası kesilmiştir.
Mahkeme, bozma kararı üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararında araştırılmasını istediği konu hakkında ara kararı ile araştırma yaparak, gelen cevap üzerine davanın reddine ilişkin ilk kararında ısrar etmiştir.
Alınan önlemlerin, tüketicinin korunması yönünden kesin sonuçlara ulaşabilmesi, bunların hızlı ve etkili olmalarını da gerektirmektedir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 26. maddesinin 2. fıkrasında, bu kanunda düzenlenen her türlü para cezası, idari niteliktedir.
Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir.
İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz ve zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda, idari dava türleri iptal davaları ve tam yargı davaları olarak belirtilmiştir.
Zonguldak İdare Mahkemesi tarafından da dava bir iptal davası gibi görülüp dosya usulüne göre tekemmül ettirildikten sonra incelenerek karar verilmiştir.
Hizmet tespiti davalarında tespiti istenen sürede işyerinde işveren olarak bulunanların tümü zorunlu dava arkadaşıdır.
Sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeninden olduğundan, deliller toplanmalı ve hiçbir kuşkuya yer bırakılmayacak şekilde hüküm kurulmalıdır.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Kurumu yanında tespiti istenen sürede işyerinde işveren olarak bulunanların tümü kendi hak alanını da ilgilendirdiğinden zorunlu dava arkadaşıdır.
Fitinin yasal yönteme uygun biçimde davaya dahil edilerek, gösterecekleri deliller de toplandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmamış olması isabetsizdir.
Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı ile G. AŞ.'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2005 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Temel ağır para cezasının denetime olanak vermesi bakımından ne şekilde hesaplandığının gösterilmemesi ve dayanağı olan yasa maddesinin belirtilmemesi CMUK.nun 260 ve 268. maddelerine aykırıdır.
Bozmayı icabettirmiş ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA 8.7.2003 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Davacı üçüncü kişi ile borçlu baba oğula haciz birlikte oturulan adreste gerçekleştirilmiştir.
Ancak ikna edici delil ilen sürülerek söz konusu karinenin aksinin ispatlanması mümkündür.
Ancak bu yasal karinenin aksi tanık dahil her türlü güçlü delille kanıtlanabilir.
Bu durumda davacı adına kayıtlı hayvanlar yönünden mülkiyet karinesinin aksi ispatlanmış olduğundan davanın kabulü gerekirken reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davacı 3. kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu tarafından belirlenecek bir, Bilim Kurulu tarafından belirlenecek üç, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından belirlenecek iki, Bilim Kurulu tarafından belirlenecek bir başkanın Bilim Kurulu üyeleri arasından atanması halinde aynı kontenjandan yeni bir üye atanır.
Yükseköğretim Kurulunun Genel Kurulu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Başbakanın talebi üzerine üye belirleyerek en geç bir ay içinde Başbakanlığa bildirir.
Başkan, hem Kurum hem de Bilim Kurulunun Başkanıdır. Bilim Kurulu üyeliği seçimi Başbakanın onayı ile kesinleşir.
Bilim Kurulunun toplantı ve karar yeter sayısı sekizdir.
Üyeliği sona eren üye, ancak dört yıllık ikinci bir dönem daha seçilebilir.
İstifa veya ölüm gibi sebeplerle boşalan üyelikler için yukarıdaki esaslara göre yeni üye seçilir.
Bu suretle seçilen üyenin görev süresi de dört yıldır.
Bilim Kurulunun olağan toplantılarına yıl içinde toplam altı kere veya üst üste üç kere kabul edilebilir mazereti olmaksızın katılmayan üyelerin üyelikleri, Bilim Kurulu kararıyla düşer.
Bu üyelerden boşalan üyelikler bu maddede belirtilen usullere göre yenilenir.
Bilim Kurulunun aday belirlemesi, Başkanın görev süresinin dolmasına en geç iki ay kala veya herhangi bir sebeple bu görevin boşalma tarihinden itibaren en geç iki ay içinde tamamlanır.
Bilim Kurulunun herhangi bir nedenle süresinde aday belirlememesi halinde Başbakan gerekli şartları taşıyanlar arasından belirlediği bir kişiyi Başkan olarak atanmak üzere Cumhurbaşkanına teklif eder.
Başkanın geçici olarak görevi başında bulunmadığı zamanlarda, görevlendireceği Bilim Kurulu üyelerinden biri Başkanlığa vekalet eder.
Stratejik planlar, Başkanlığın önerisi ile Bilim Kurulunca en az yılda bir kere gözden geçirilerek güncellenir.
Kurumun taraf olduğu sözleşmelere dayanarak yürütülen projelerin gerçekleştirilmesi sırasında ortaya çıkması muhtemel fikri ürünler üzerindeki haklar sözleşmeyle düzenlenir.
Kurum, elde edilen patent ve buluşlar ile ilgili olarak üretim ve satış yapabilir.
Ancak bunlar, yeni Bilim Kurulu üyeleri göreve başlayıncaya kadar görevlerine devam ederler.
Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren onbeş gün içinde Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği 4. maddenin birinci fıkrasına göre belirleyecekleri üyeleri seçerek Başbakana sunar.
Bu süre içinde ilgili kurumlarca gerekli teklifin yapılmaması halinde Başbakan bunların kontenjanları için öngörülen şartları taşıyanlar arasından doğrudan Bilim Kurulu üyeliklerine atama yapar.
Suat Çelebi'nin, davalı Kurum vekili Av. Dr. Nagehan Özseyhan'ın geldikleri, Danıştay Savcısının hazır bulunduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı.
Taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısı'nın düşüncesi alındıktan sonra, taraflara son kez söz verilip duruşma tamamlandı.
Yaş ekmek mayası pazarı da dört teşebbüsün faaliyet gösterdiği dar oligopol piyasa özelliği göstermektedir.
Rekabet Kurulu, bu artışların enflasyon ve maliyetlerde meydana gelen artışlarla izah edilemeyeceği gerekçesiyle, teşebbüslerin uyumlu eylem halinde Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğine karar vermiştir.
Kararda da belirtildiği üzere, 2002 yılı başında benzer bir şikayetle ilgili olarak, Kurul Ağustos 2002 tarihinde ilgili ürün pazarında bir rekabet ihlaline rastlanmadığı tespitinde bulunmuştur.
Dosyada sureti mevcut Kaş Noterliğince düzenlenen 4.3.2005 tarih ve 01461 yevmiye sayılı vekaletnamede Av.Benian Topalın temyizden feragate yetkili olduğu anlaşılmış olduğundan davalı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddi gerekmiştir.
Dosyada mevcut Kaş Noterliğince düzenlenen 14.7.2005 tarih ve 05754 yevmiye sayılı vekaletnamede Av.M.Bahattin Belen'in davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yetkisiz frekans kullanımı konusundaki muarazanın önlenmesine ilişkindir.
Davalı Ulaştırma Bakanlığı Telsiz Genel Müdürlüğü, bir kamu kurumudur ve kamu hizmetinin görülmesi ve yürütülmesi konusunda kamu hukuku kurallarına tabidir.
İdari Yargılama Usulü Yasasına göre idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılacak davalarda idari yargı yeri görevlidir.
Davalı T.C Ulaştırma Bakanlığı Telsiz Genel Müdürlüğü tarafından kurulan sistemin yetkisiz frekans kullanımı olduğundan Telsiz Yasasına aykırılığı ve yayın yapılamıyacağını ileri sürmüştür.
Davacı Dernek, olayla ilgili olarak muarazanın menini istemiştir.
T.C Ulaştırma Bakanlığı Telsiz Genel Müdürlüğü, 2813 sayılı Telsiz Kanununun 5. maddesine göre bir kamu kurumudur ve kamu hizmetinin görülmesi ve yürütülmesi konusunda kamu hukuku kurallarına tabidir.
Dava konusu olay, yetkisiz frekans kullanımı konusundaki muarazasının menine ilişkin olduğuna göre idari işlem sözkonusudur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi hükmüne göre, idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılacak davalarda idari yargı yeri görevlidir.
Mahkemece, davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Davalı C.'nin taahhüt edenler listesinde adı ve imzası mevcuttur.
Bu listeye bağlı vahide fiyat şartnamesinde öngörülen koşullarla kesin yapmak durumundadır.
Öyle ise davacı ile aralarında istisna akdi mevcut olduğuna göre olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi BK’nun 126. maddesinin 4. fıkrasında yer alan 5 yıldan ibarettir.
Duruşma günü davacı adına Av. Akif Karapınar ile karşı taraf adına Av. Gül Car geldiler.
Her işveren gibi kamu kuruluşları da kimi işleri başka işverenlere devredebilirler.
Ancak bu durumda çalıştırılan işçilere emir ve talimat verme yetkisi çalıştıran işverene aittir.
İşin bir bölümünün devri ya da belli bir işin gördürülmesi şeklinde gerçek bir ihaleden söz edilmesi olanağı yoktur.
Bu uygulama, davalı işverenin muvazaalı yoldan işçi istihdamı sağlama amacını göstermektedir.
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi, duruşma için önceden belirlenen 05.01.2010 tarihinde davacı vekilleri Av. İlmutluhan Selçuk, Av. Uygar Günerbüyük, Av. F. Çağdaş Yılmaz ile davalı Kurum vekili Av. Ayperi Samantır'ın geldikleri, Danıştay Savcısının hazır bulunduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı.
İlk toplantıda karar için gerekli nisabın sağlanamadığı durumlarda, Başkan ikinci toplantıya tüm üyelerin iştirakini sağlar.
Ancak bunun mümkün olmaması halinde karar, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır.
Bu durumda da toplantı nisabı birinci fıkrada belirtilenden az olamaz.
Ceza bu suretle ertelenen küçük bir yıldan üç yıla kadar bir deneme devresine tabi tutulur.
Mahkeme deneme devresi zarfında küçüğü, muayyen bir meslek veya sanat öğrenmek, belli bir yerde ikamet etmek alkollü içki kullanmamak veya bunlar gibi bazı şartlara uymaya mecbur edebilir.
Sınırlama yapılmasına gerek görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçildi.
Ceza Hukukunda cezaların ertelenmesi, hükmedilen cezanın yerine getirilmesinin belirli bir süre geri bırakılması ve bu süre içinde suçlu yeniden suç işlemediği takdirde suçun ya işlenmemiş veya mahkumiyetin gerçekleşmemiş sayılmasıdır.
Erteleme, bir suç işlemiş olan ve geçmişteki hali ve ahlaki eğilimleri nedeniyle ileride yeniden suç işleme olasılığı bulunmayan kimselerin cezaevlerinin bozucu etkisinden uzak tutulmasını sağlamak amacıyla getirilmiştir.
Belli günde davacı vekili Av.Ekrem Bilgin, davalı vekili Av.H.Kaya Köseoğlu geldiler.
Dava, şufalı payların iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 19.07.2005 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Karar davalı Numan Hakkı Bayraktaroğlu tarafından temyiz edilmiştir.
Hazine tapularının ve dayanağı belirtmelik tutanağının oluşturulduğu tarihe kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşulları davacı yararına gerçekleştiğinden davacı adına tescile karar vermek gerekir.
Ahmet yargılama sırasında 5892 parselin 5802 parsel olarak ıslahını talep etmiştir.
Kabulü ile 6818 nolu parsele hasren hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 26.3.2002 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Çünkü Bolu Belediye Başkanı Alaaddin YILMAZ, Bolu Belediyesine ait hiçbir otobüsü seyyar mescit haline dönüştürmemiştir.
Bu talep üzerine Bolu Belediye Başkanlığı, ihtiyacı karşılayacak sosyal tesis yapımı için bir yer araştırması yapmış, ancak uygun yer bulamamıştır.
Bu iş için de Belediye bütçesinden herhangi bir para harcanmamıştır.
Ayrıca bu hususta, Av. Kemal Sahir SUNAR'ın şikayeti üzerine adli ve idari tahkikat yapılmıştır.
Görüldüğü üzere Bolu Belediye Başkanı, herhangi bir otobüsü mescide çevirip esnafın hizmetine sunmamıştır.
Ancak bir kısım esnaf, bu kıyafet değişimi için ayrılan otobüsü namaz kılmak için kullanmıştır.
Bolu Belediye Başkanı, konuya vakıf olduktan sonra da otobüsleri hizmetten kaldırmıştır.
Bu, hukukun evrensel ilkeleri ve Anayasada ifadesinin bulan hukuk devleti ilkesinin açık bir ihlalidir.
Çünkü bu çadırın kurulması, Ak Partinin veya Ak Parti adına yetkili birilerinin talimatı veya düzenlemesiyle gerçekleştirilmiş değildir.
Bu olay, Ak Parti veya yetkili organlarının talimatı dışında, Ankara Gençlik Kolları Başkanı Orhan YEĞİN tarafından yapılmıştır.
Nitekim bu olay nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Siyasi Partiler Yasasının 117'inci maddesini ihlal ettiği iddiasıyla, Orhan YEĞİN hakkında Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açmıştır.
Somut olayda sanığın Adalet ve Kalkınma Partisi Ankara İl Başkanlığı Gençlik Kolları İl Başkanı olduğu sabitse de Adalet ve Kalkınma Partisini temsil yetkisi bulunmamaktadır.
Öte yandan parti yetkililerinin sanığa talimat verdiği de belirlenememiştir.
davadan feragat etmiş, daha sonra da dava dilekçesini veren Av. M.A.
feragatin geçersiz olduğunu öne sürmüş, mahkemenin feragat nedeniyle verdiği davanın reddine dair karar, davacı vekili ve müdahale eden V.
Kararı, asli müdahale isteğinde bulunan şirketler vekili temyiz etmiştir.
Davacı ıslah yoluyla talebini artırmış, mahkemece talep edilen miktar üzerinden takdiri indirim uygulamak suretiyle davayı kısmen reddetmiştir.
Davanın reddedilen oranına göre davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir.
Davacı, fazla mesai ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.04.2008 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Duruşma günü davacı adına Av. Nilgün Hacıhasanoğlu ile karşı taraf adına Av. Gazanfer Günler geldiler.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Davacı Avukatı yararına takdir edilen 400. YTL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 11.10.2005 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Davalılar vekili, kusur ve tazminat miktarına itiraz etmiş ve davacının tedavi masrafları karşılandığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Savcılarından Ahmet Dinç hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık Fırat adına gelen Av. Faruk Terzioğlu huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 27.05.2009 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Yukarıda belirtilen nedenlerle müdahil Hazinenin temyiz hakkı bulunduğunun kabulü ile hükmün müdahil Hazine yararına BOZULMASINA, 14.11.1988 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden Latin Katolik Kilisesine iadesine 17.2.2004 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Duruşma günü davalı Hamza Çalışkan adına Av. Mutlu Çakan ile karşı taraf adına Av. Yücel Atila geldiler.
ve Hidayet Ö.'in görevlendirildikleri şantiyeye gitmeleri için tahsis edilen nakil aracına yetişemeyip kaçırmaları üzerine, aynı şantiyeye gitmekte olan Hacı Mustafa Ö.
yönetimindeki işverene ait 34 FER 93 plakalı su tankerine binerek şantiyeye gitmek istedikleri sırada, aracın devrilmesi sonucu Hidayet Ö. ile Şaban T.ın ölmesi, diğerlerinin yaralanması ve Hamza Ç.ın bu yaralanmaya bağlı olarak sürekli işgöremezlik durumuna girmesi biçiminde gerçekleşmiştir.
Trafik kazası nedeniyle yapılan ceza yargılaması sonucunda sürücü H. ve Hidayet Ö.'in hak sahiplerine bağlanan gelirlerle Vedat A. için yapılan harcama ve ödemelerin tüm davalılardan, Hamza Ç.'a bağlanan gelirlerle yapılan ödemelerin Hamza dışındaki davalılardan, H. dışındaki davalılardan tazmini istendiği halde, davacının yaptığı sınırlandırmaları da aşar biçimde tüm istem yönünden davalıların teselsüle dayalı sorumluluğuna karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Adli tatil içinde işlemeye devam eden temyiz süresi 8.8.2006 mesai saati bitiminde sona erdiği halde Bayram Kısa vekili Av. N. Kıvanç Güldoğan imzalı temyiz dilekçesi 12.9.2006 tarihinde havala ettirilerek aynı tarihte harcı yatırılmış ve temyiz defterine kaydedilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle yasal süre geçtikten sonra verilen temyiz dilekçesinin REDDİNE, 08.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Vekaletnameyle eşinin işlerini yürüten kişinin yardım ettiğinden bahisle ceza kesilebilmesi için vekaletname içeriğine göre işlem yapılması gerekmektedir.
Mahkemece işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken vergi mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle istemin reddi isabetsizdir.
Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. ile adlarına Av. Hakan Sarıbaş Av. Mehmet Uyar ve Av. Vuslat Selçuk ile karşı taraf adına Av. Gülnur Yılmaz geldiler.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.12.2006 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Mahkemece davanın kararda açıklandığı üzere kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılardan Ömer tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının dayandığı kayıt tapu sicil muhafızlığından getirilmişse de, tasdikli yoklama kaydı olup olmadığı hususu araştırılmadığı gibi tapu kayıt malikleri ile akdi veya ırsi bağlantı da, mirasçılık belgesi istenerek saptanmamıştır.
Evlenme akti olmadan kendisine yoksulluk nafakası takdir edilen tarafın bir başkası ile fiilen karı koca gibi yaşaması halinde nafakanın kaldırılacağını hükme bağlamıştır.
Bu beraberliğin şekli ve niteliği hakkında taraflardan açıklayıcı bilgi alınması, gerektiğinde yeniden araştırma yapılması ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün yoksulluk nafakası yönünün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 8.5.2002 günü temyiz eden Kadir K. ile vekili Av.Aydan Görgülü ve karşı taraf Av.Halil İbrahim Arslaner geldiler.
Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple bozulmasına, duruşma için takdir olunan 250.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oy birliğiyle karar verildi.
Faiz talebi olmadan, icra dosyasına ödenen paranın, reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi isabetsizdir.
Av. Müjdat Ballının gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacının faiz talebi olmadığı halde icra dosyasına ödenen paranın reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
İntifa hakkı, aksi sözleşmede kararlaştırılmış olmadıkça hak sahibine maldan tam bir yararlanma ve kullanma hakkı verir.
Bununla beraber mülkiyet hakkının verdiği kullanma ve yararlanma yetkileri kısıtlanmış olsa bile malikin eşya üzerindeki tasarruf yetkisi devam eder.
Bu nedenle geçit hakkı kurulması nedeniyle taşınmazda bir değer kaybı oluşmuşsa bu değer kaybının alacaklısı intifa hakkı sahibi değil, mülkiyet hakkı sahibidir.
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 747. maddesine dayanılarak açılmış, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Hükmü, 609 parselde intifa hakkı olan davalı Yılmaz temyiz etmiştir.
İntifa hakkı, aksi intifa sözleşmesinden kararlaştırılmamışsa hak sahibine, konusu olan şeyden tam bir yararlanma ve kullanma hakkı verir.
Bu yüzden eşyanın maliki olan kişi yalnızca kuru mülkiyet hakkını korur.
Bununla beraber mülkiyet hakkının verdiği kullanma ve yararlanma yetkileri kısıtlanırsa da malikin eşya üzerindeki tasarruf yetkisi devam eder.
Dolayısıyla geçit hakkı kurulmasından ötürü taşınmazda bir değer kaybı söz konusu ise, bu değer kaybının alacaklısı mülkiyet hakkı sahibi olur.
Böyle olunca, mahkemenin gerekmediği halde bilirkişice takdir edilen değer kaybı alacağına hükmetmemiş olması doğrudur.
Irz ve namusa tasaddi, rızaen kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanıklar T., A., İ., L. ve T.'nin ırza geçme suçlarından beraatlerine, sanıklar A. tedbir nafakası takdir edilen küçüğün 9.8.2002 tarihinde doğduğu tedbir nafakasının ise dava tarihi olan 3.4.2002 tarihinden itibaren takdir edildiği görülmüştür.
Küçüğün doğum tarihinden itibaren tedbir nafakası takdiri gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren tedbir nafakası takdiri usul ve yasaya aykırıdır.
İzmir'in Bornova ilçesinde terör örgütü KCK üyesi bir kişi, sırt çantasındaki patlamaya hazır bombayla eyleme giderken yakalandı.
Motolof atma ve korsan gösteri gibi suçlardan kaydı bulunan B.G.'nin eylem yapabileceği ihtimali üzerine operasyon düzenleyen polis, B.G.'yi Mevlana Mahallesinde gözaltına aldı.
Şühpeli B.G.'nin sırt çantasında yapılan aramada patlamaya hazır el yapımı boru tipi bomba ele geçirildi.
KCK üyesi B.G.'nin üzerindeki bombayı nerede patlatacağı araştırılıyor.
Olay, merkez Seyhan ilçesi Yenibaraj mahallesi piknik alanında 10 Aralık Cumartesi akşam saatlerinde yaşanmıştı.
İddialara göre kuzeni G.V.'yi aracı olarak kullanan Mustafa Kemal Çullu, B.C.Ç.'ye arkadaşlık teklif etti.
Teklifi kabul etmeyen B.C.Ç., olayı ağabeyi Emre Can Ç.'yi söyledi.
ile Mustafa Kemal Çullu arasında karşılıklı restleşmelere dönüşen tartışmalar bir ay sürdü.
ile Mustafa Kemal Çullu, aniden yanlarındaki bıçaklarla birbirine girdi.
Mustafa Kemal Çullu kalbine isabet eden tornavida ve bıçak darbeleriyle ağır, diğerleri ise çeşitli yerlerinden hafif yaralandı.
Ambulansla Adana Devlet Hastanesine kaldırılan Mustafa Kemal Çullu kurtarılamadı.
Kardeşi E.Çullu ise hayati tehlikesi bulunduğu için yoğun bakımda tedavi altına alındı.
Polis, olaydan sonra kaçan Ahmet E., kardeşi Sahil E., Sadık S.
Emniyet Müdürlüğünde ifadeleri alınan şüphelilerin, cinayeti Sahil E.nin işlediğini ileri sürerek Ahmet ile ölen genç konuşuyordu.
Karşı taraf müdahale edince biz de Ahmet'e destek için kavgaya girdik.
İzmir Büyükşehir Belediyesine yönelik operasyon kapsamında savcılığın itirazı sonucu haklarında tutuklama kararı çıkarılan 3 kişi İstanbul'da gözaltına alınarak tutuklandı.
Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılığı, 26 kişinin serbest bırakılması kararına bir üst mahkemeye itirazda bulunmuş, 13 kişi hakkında tutuklama kararı verilmişti.
dün gözaltına alınarak adliyeye getirilmiş, belediye bürokratı E.B.
7 zanlı, nöbetçi mahkemece haklarındaki karar vicahiye çevrilerek cezaevine konulmuştu.
İstanbul'da gözaltına alınan özel şirket yetkilileri F.B., M.B.
İzmir Adliyesine götürülen 3 kişi, nöbetçi mahkemece haklarında verilen tutukluluk kararı vicahiye çevrilerek cezaevine gönderildi.
Haklarında tutuklama kararı verilen 3 kişinin arandığı bildirildi.
Hatay'ın Reyhanlı Mal Müdürü H.E.'yi, telefonla arayan bir kişi kendisini savcı olarak tanıttı.
Sözde savcının H.E.'ye, Sizin isminizle PKK'ya para aktarıldığını tespit ettik.
Durumdan şüphelenen E., Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürlüğüne giderek ihbarda bulundu.
Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü durumu Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğüne bildirerek takip edilmesini istedi.
Ankara'nın Mamak ilçesi gecekondu bölgesinde uyuşturucu madde ticareti yapan şebekeye yönelik Özel Harekat polisinin de katıldığı 500 polisle şafak baskını gerçekleştirildi.
Narkotik polisi, baskın öncesinde mahalleyi 6 ay boyunca sokak aralarına yerleştirdiği gizli kameralarla izledi.
Polis köpeklerinin de kullanıldığı operasyonda 39 ayrı adrese eşzamanlı baskın düzenlendi.
Polis kamerasıyla kayıt altına alınan operasyonda şebeke lideri olduğu iddia edilen C.S., B.İ. ve R.K.'nin de aralarında bulunduğu 164 kişi gözaltına alındı.
Emniyetteki sorgusu tamamlanan 118 şüpheli yasal işlem yapılarak serbest bırakılırken, 46 şüpheli mahkemeye sevk edildi.
Narkotik polisi, mahallede 5 ayrı aileden oluşan şebeke tespit etti.
Yapılan takipte, şebekenin mahalleye giren polis ekiplerini gözetlediği ortaya çıktı.
Polisi mahalleden çıkana kadar takip eden çetenin daha sonra satış işlemine devam ettiği belirlendi.
Şebekenin ayrıca, mahallenin en işlek yerlerinden olan 3 ayrı bölgeyi kendi aralarında sürekli değiştirdiği, böylece aralarında eşit para dağılımı yaptığı ortaya çıktı.
Yapılan çalışmalarda ayrıca çetenin, mahallenin hemen yanında olan askeri alanın sokağa bakan güvenlik kamerasını da yaktığı anlaşıldı.
Kasım 2010'da Yenice beldesindeki Karadere Köprüsünün altında ağır yaralı olarak bulunan 9 yaşındaki B.E, hastaneye kaldırılmıştı.
B.E'yi öldürmeye teşebbüs ettiği iddiasıyla gözaltına alınan Fırat Akbaş ise tutuklanmıştı.
Muğla Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Antrenörlük Eğitimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özcan Saygın tarafından, çocukların fiziki aktivite düzeyleri ve vücut kompozisyonlarının belirlenmesi konulu bir araştırma yapıldı.
İstanbul'da internet üzerinden dolandırıcılık yaptığı öne sürülen bir kişi polis ekiplerince gözaltına alındı.
İnternetten dolandırıldığını söyleyen vatandaşların şikayeti üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro amirliği ekiplerince soruşturma başlatıldı.
Sahte ilanlarla sattığı hayali mallar için kapora isteyen zanlının paraları yatırttığı hesaba ulaşan polis, hesabın sahibi H.Ç.
İle internet üzerinden tanıştığını belirten H.Ç., kendisini annesi Fransız olan pilot olarak tanıtan Aldülkadir B.'nin, hesabında sorun olduğunu belirterek kendi hesabını kullanması için ikna ettiğini aktardı.
H.Ç.'nin ifadelerinin ardından polis ekipleri Abdülkadir B.'yi gözaltına aldı.
Abdülkadir B.'nin daha önce de aynı yöntemle 110 bin liralık vurgun yapmak suçundan gözaltına alındığını ve tutuklandığını tespit edildi.
Eminiyetteki işlemleri tamamlanan Abdülkadir B., adliyeye sevk edildi.
Abdülkadir B.'nin esinlendiği annesi Fransız pilot karakterinin, bir dolandırıcının gerçek hayatının konu edildiği Sıkıysa yakala filminde Leonardo Dicaprio tarafından canlandırılan Frank Abagnale Jr'nin hayat hiyakesiyle örtüşmesi dikkat çekti.
Bursa'da, geçtiğimiz Ekim ayında kendisini son durağa bırakmadığı ididasıyla tartıştığı minibüs şoförünü tabancayla vurarak öldüren tutuklu sanığın yargılanmasına başlanıldı.
İlk duruşmada, öldürülen minibüs şoförünün kanında uyuşturucu madde tespit edildiği belirtildi.
10 Ekim'de meydana gelen olayda, emekli şoför Şerafettin Ç.
Cinayetin ardından çıkarılıdğ ınöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine konulan Şerafettin Ç.
hakkında Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi nde, Kasten adam öldürmek suçundan müebbet hapsi istemiyle dava açıldı.
İlk kez hakim karşısına çıkan Şerafettin Ç., şoförün son durağa gelmeden Erikli Mahallesindeki durağa yanaşması sonucu tartışmanın başladığını söyledi.
Şerafettin Ç., Kendisini ikaz etmeme rağmen bana küfretmeyi sürdürerek aracın kapılarını kapattı.
Bana zarar vereceğini anlayınca kendimi savunma maksadıyla ruhsatlı tabancayı çıkardım.
Korkutmak için yere doğru bir el ateş edince üzerime atladı.
Boğuşmaya başladık, tornavida olan elini tuttum, bu sırada tabanca ateş aldı.
Çevredekilerinin beni linç edeceklerinden korktuğum için olay yerinden kaçtım.
Duruşmada, Adli Tıp Kurumundan gönderilen otopsi raporunda, ölen minibüs şoförünün kanında uyuşturucu madde tespit edildiği açıklandı.
Duruşmaya katılan minibüs şoförünün yakınları da sanıktan şiakyetçi olduklarını söyledi.
Tanık olarak kahyalık yapan M.e.yi de dinleyen mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kural ise inşaatların 1976 ve 1999'da hazırlanan deprem yönetmeliklerine göre yapıldığını hatırlatarak, 1999'daki yeni yönetmelikte daha sağlam bina yapılmasına yönelik maddeler bulunduğunu ifade etti.
Mehmet Şimşek, Meclis ile 2011 gerçekleşme tahminlerini de paylaştı.
Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Kadir Çetinkara, görevinden istifa etti.
Çetinkara yanı sıra Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Hüseyin Arınç ile Kayseri Diş Hastanesi Başhekimi Duran Tekin de görevlerini bıraktı.
Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü görevini 7 yıldır sürdüren Dr. Kadir Çetinkara, Kayseri Valiliği'ne istifa dilekçesini verdi.
Dr. Hüseyin Arınç ile Duran Tekin de bulundukları görevlerden istifa ettiklerini açıkladı.
Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Sezer Turalıoğlu da şehirde hava kirliliği sorunu yaşandığını dile getirdi.
Kirliliği, burnundan aldığı hava ile hissettiğini vurgulayan Doç. Turalıoğlu, Özellikle rüzgar olmadığı zamanlarda kirlilik daha iyi hissedilir.
İnversiyonun oluştuğu saatler sabah güneşten, akşam ise genelde çökelmeden kaynaklanır.
Kirlilik konusunda bakanlığın ölçümlerinde ortalamalar çok düşük görünüyor.
Partikül madde saatlik ortalama geçiş sürecindeki en yüksek konsantrasyonu 300'dür. Kükürtdioksit oranının ise 400 olması lazım.
Bakanlığın verilerinde, özellikle kükürtdioksit oranı çok düşük çıkıyor.
Halbuki partikülün yarısı kadar kükürtdioksit oranı çıkması lazım.
Dr. Turalıoğlu, Erzurum'da özellikle kış mevsiminde hava kirliliği üst seviyeye çıkıyor.
İzmir Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü Narkotik Büro Amirliği ekipleri, sokak satıcılarına yönelik ilk operasyonda doğu illerinden uyuşturucu madde getirileceği bilgisine ulaştı.
Arabanın bagajında 68 kg esrar maddesi, torpidoda bir tabanca ve buna ait dört fişek ele geçirildi.
Gözaltına alınan D.Ç.'nin, esrar maddesini Diyarbakır'dan getirdiği ve kredi kartı borcundan dolayı bu işi yaptığını söylediği iddia edildi.
Daha önce İzmir'de de görev yaptığı belirtilen zanlının, kontrollerde ekiplere emekli polis olduğunu söyleyerek kartını gösterdiği bildirildi.
Evdeki aramada 4 kg. esrar maddesi, bir tabanca ve buna ait dört fişek ele geçirildi.
Gözaltına alınan her iki zanlı da emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Giresun'un Görele ilçesinde, sahte diş hekimi oldukları belirlenen 3 kişi gözaltına alındı.
Yapılan çalışmalar sonucu, Görele'nin Kumyalı Mahallesinde bulunan bir apartmanın bodrum katında kaçak olarak muayene ve diş tedavisi yapan K.Ç., A.K. isimli şahsın yakalanmasına çalışılırken, olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.
Açılış ve panele Afganistan Ankara Büyükelçilik Müsteşarı Hümayun Kamgav, Afganistan İstanbul Başkonsolosu Sarvar Mucaddidi, İstanbul'da yaşayan çok sayıda Afgan, üniversite öğrencileri ve öğretim üyeleri katıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yusuf Çetindağ, Bundan yedi asır önce, Afganistan'ın bağrından çıkan Hz. Kamgav, Afganistan'ın eğitim, ziraat ve ekonomi alanlarında gelişmeye ihtiyaç duyduğunu ve özellikle eğitim konusunda Türkiye'nin rehberliğine, yardımına ihtiyaç duyduklarını belirtti.
Afganistan'ın İstanbul Başkonsolusu Sarvar Müceddidi de kendisinin İmam Rabbani'nin soyundan geldiğini, Türkiye'deki Rabbani sevgisinin kendisini çok mutlu ettiğini dile getirdi.
Böbrek naklinin tam bir iyileşme sağlamadığına dikkat çeken Doç. Dr. Mustafa Koyun, erken tanının önemli olduğunu söyledi.
Özellikle çocuk yaşta böbrek hastalığının teşhis edilmesiyle bunun önlenebileceğini ifade eden Doç. Dr. Koyun, sık görülen idrar yolu enfeksiyonlarına dikkat çekti.
Koyun, Burada özellikle sık görülmesinin nedeni toplumumuzda ateşli çocukların doktora götürülmemesi.
Gelişmiş ülkelerde idrar yoluna bağlı böbrek yetmezliği çok fazla görülmüyor.
İdrar yolu enfeksiyonlarının en önemli belirtilerinin yüksek ateş olduğunu belirten Koyun, çocuk ateşlendiği zaman mutlaka doktora götürülmesi gerektiğini kaydetti.
Çocuklarda yüksek ateşin dikkate alınmadığı zaman böbrekte hasar bıraktığına dikkat çeken Koyun, İdrar yolu enfeksiyonunun neden olduğu ateş, çocuklarda böbrek yetmezliğine yol açıyor.
Küçük çocuklarda idrar yolu enfeksiyonunun en büyük belirtisi ateştir.
Bunun dışında çok fazla anlaşılmasa da iştahsızlık ve kusma da belirtileri olabilir.
Çocuklarda hipertansiyon olmayacağı yönünde yanlış bir algı bulunduğunu kaydeden Doç. Dr. Mustafa Koyun, tansiyonun böbrek yetmezliğinde önemli bir etken olduğunu kaydetti.
Çocuklarda hipertansiyon olur ve özellikle de böbrek hastalıklarına bağlıdır.
Kurdo kod adlı terörist Yusuf Saydu'un talimatlarını şehir merkezlerine taşıyan H.Ç.'nin üzerinden sözde terör örgütüne ait vergilendirme mektubu ve sahte kimlik çıktı.
Eylül ayında Avcılar Marmara Caddesi üzerindeki bir parkta patlama meydana gelmişti.
Bomba malzemelerini yollayan kurye A.A.'nın verdiği bilgiler doğrultusunda eylemde kullanılan patlayıcının Hakkari'den gönderildiği belirlendi.
Başlatılan takip sonucunda, şehirlere dağılan bombacılara malzemeyi terörist H.Ç.'nin ulaştırdığı tespit edildi.
Vücudunda morluklar olan kız çocuğunun ölümünün şüpheli bulunması üzerine baba Murat Ş. ve Zehra K'nin, olayla bir ilgileri olmadığını, küçük çocuk rahatsızlanınca hastaneye getirdiklerini söyledikleri öğrenildi.
Zehra K'nın ilk eşinden olan 8 yaşındaki oğlu M.K, annesinin H.Ş'nin başını duvara vurarak dövdüğünü söylediği öğrenildi.
Polisteki işlemlerinin ardından Akşehir Adliyesine sevk edilen Murat Ş., yaklaşık bir yıl önce Murat Ş'den boşanan ve kızının ölüm haberiyle gözyaşlarına boğulan Özlem Y., hastanede yaptığı açıklamada, kendisinin başka bir ilde yaşadığını anlattı.
Kızının merdivenden düştüğü haberini alır almaz Konya'ya geldiğini anlatan Özlem Y., tek çocuğunun darbedilerek öldürüldüğü bilgisini aldığında adeta dünyasının başına yıkıldığını söyledi.
Başkan Yardımcıları ve daire müdürlerinin de katıldığı toplantıda konuşan Belediye Başkanı Dr.Yusuf H.Civelek, yapılan çalışmaları paylaştı.
ABD birliklerinin ülkeyi terk etmesinden hemen sonra mezhep geriliminin yükseldiği Irak'ta Şii lideri Mukteda Sadr, meclisin feshini ve erken seçime gidilmesini teklif etti.
Kars'ta iki heykeli tahrip eden 3 kişi yakalandı.
Suçlarını itiraf eden ve şakalaşırken kırdık diyen 18 yaş altı üç genç, savcılıkta ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
ile H.Ö., Gazi Ahmet Muhtar Paşa Konağı önündeki Dört Mevsim heykelini ise G.K.'nın kırdığı ifade edildi.
Failler, ilk ifadelerinde olayın şakalaşma sırasında gerçekleştiğini ifade ederken, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
Öte yandan, heykellerde kırıkların Kars Valiliği'nce onarılacağı kaydedildi.
Esentepe Mahallesinde oturan E.S., bir süre önce kendisini aldattığını düşündüğü eşi H.S.'nin cep telefonu görüşmelerini takip etmek istedi.
E.S., bu sırada eşi H.S.'nin arızalanan cep telefonunu bir tanıdığına tamir ettirmek bahanesiyle aldı.
H.S., eşinin cep telefonuna dinleme amaçlı bir aparat taktırdığını öne sürdü.
E.S., kocası H.S.'yi kendisini dövüp evdeki eşyalara zarar verdiği gerekçesiyle cumhuriyet savcılığına şikayet etti.
de karısı E.S.'den, cep telefonuna dinleme aparatı yerleştirip cep telefonundaki görüşmeleri ve mesajları takip ederek özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini ileri sürerek şikayetçi oldu.
Birbirlerinden şikayetçi olan çift daha sonra barışıp, şikayetlerinden vazgeçti.
Ancak tarafların şikayet dilekçelerini inceleyen Trabzon Cumhuriyet Savcılığı, H.S. hakkında, kasten yaralama ve hakaret suçlarından toplam 1 yıl 8 aydan 6,5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenledi.
H.S.'nin yargılanmasına önümüzdeki günlerde Trabzon 3. Sulh Ceza Mahkemesinde başlanacak.
Mehter takımıyla şenlenecek konser, pazar günü 15.30'da başlıyor.
Alınan bilgiye göre, Sivas'tan Kayseri'ye giden makinistler T.Ç.
Balcının cesedi, Cumhuriyet Savcının incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere Numune Hastanesi morguna kaldırıldı.
Olay yerinin 280 metre ilerisinde durabilen trenin makinistleri T.Ç.
ve H.T, ifadeleri alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Balcının yük ve eşya taşıyarak ailesinin geçimini sağladığı öğrenildi.
Şanghay General Motors, ithal edilen 9 bin 862 Cadillac SRX SUV tipi aracı vites kutusundaki arızadan ötürü geri çağırdı.
Kaçak cihazların ülkeye sokulması işini, şebeke elebaşılarından İzmir Gümrük Müdürlüğünden atılma memur H.M.'nin organize ettiği ileri sürüldü.
Havalimanına gelen ve üçüncü bir ülkeye transit olarak gönderilmesi gereken malların, H.M.'nin girişimleri sonucu sahte evraklarla başka ürünlermiş gibi piyasaya sokulduğu iddia edildi.
Gizli dinleme ve izleme cihazlarıyla kim veya kimlerin dinlenip izlendiği konusundaki incelemeler sürüyor.
Hastaneye kaldırılan H.G.'nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Ev hanımı Saime Kambur tarafından kurulan Ankara'daki Alo Hamsi'de birbirinden lezzetli balıklar yapılıyor.
Yüzünü eşarpla kapatıp etek giyen H.B.'nin tanınmamak için bu yola başvurduğu ortaya çıktı.
Önceki gün 100 kişilik BDP'li bir grup, merkez Seyhan ilçesi Obalar Caddesinden Karasu mevkiine kadar KCK tutuklamalarını protesto için yürüdü.
Yürüyüşün ardından bir grup burada toplanıp polise taş, molotofkokteyli ve havai fişek atarak saldırdı.
Polis gruba müdahale etti, kovalamaca sonucu 4 kişi yakalandı.
Polis, gözaltına aldığı bir gencin etekli halini görünce şaşırdı.
Kadın giysisi ile gösteriye katılan H.B.'nin ifadesinde, Polis, gösterilerde kamera ve fotoğraf çekiyor.
Hırsızlık ve adam yaralamak suçlarından kaydı bulunduğu belirtilen H.B.
ile birlikte 3 zanlının daha emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildiği bildirildi.
İstanbul'dan Gaziantep'e kargoyla sahte para gönderildiği iddiasıyla Gaziantep, Ankara ve Hatay'da 4 kişi gözaltına alındı.
Edinilen bilgiye göre, Gaziantep Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde, yaklaşık 4 aydır yürüttüğü çalışma kapsamında, İstanbul'dan kargoyla Gaziantep'e sahte para gönderildiği belirlendi.
Polis, bir kargo şirketi aracılığıyla gönderilen kolilerin içindeki malzemelerin arasına yerleştirilen bir miktar sahte para buldu.
Olayla ilgili, Ş.G ve Ö.D Gaziantep'te, H.D Ankara'da, M.D ise Hatay'da gözaltına alındı.
Kargo paketinde ve zanlıların üzerinde, toplam 31 bin 250 liralık sahte banknot ile 300 dolar ele geçirildi.
Ankara'da gözaltına alınan zanlının evinde, tarihi olduğu değerlendirilen 2 adet eser de bulundu.
Araştırmacı yazar Belli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, büryan kebabının Anadolu'nun birçok yerleşim merkezinde eski çağlardan beri yaygın olarak yapıldığını söyledi.
Bu iki şehir yüzlerce yıldır büryan kebabını başarılı bir şekilde günümüze kadar taşımakta.
Fakat incelemiş olduğum tarihsel kaynaklara göre, büryan kebabı Bitlis'te daha çok yapılıyor.
Bu kaynaklar büryan yemeği hakkında bize önemli bilgiler veriyor.
Büryan kebabı Orta Asya mutfak kültüründe de oldukça yaygın olarak yapılmakta.
Elde ettiğimiz kaynakta tandırda pişirilen büryan kebabının, pilavla birlikte yenilmesinden söz ediliyor.
Bu pilav Orta Asya'da özellikle Özbekistan'da yetişen kırmızılı pirinç türüdür.
Afganistan kaynaklı eroin nedeni ile her yıl tüm dünyada 100 bin kişi hayatını kaybederken, sadece Rusya'da 30 bin kişi ölüyor.
Aralarında örgüt lideri olduğu iddia edilen ve gümrük teşkilatından atıldığı öğrenilen H.M. ve kardeşi F.anın da bulunduğu 12 kişi gözaltına alındı.
Belli ki yayla yerinde dört tarafı duvarla çevrili bir namazgah ama mihrap duvarının iki kenarında iki uzun minaresi bulunan bir namazgah.
Merak ettim, araştırdım, meğer sevgili Gümüşhane'mizin Kürtün ilçesi sınırları içindeki Kadırga Yaylası'ndaymış bu sevimli namazgah.
Haydi yayla yeridir, uzaktan duyurması kolay olur diye bir minare yapılmasının hikmetini anladık ama ikincisi biraz israfa girmiyor mu aziz Kadırgalı hayırsever kardeşlerim, ne dersiniz?
Yıllarca önce bir üniversitemize cami yapılmış, avlusunun düzenlenmesi işi müzakere edilmekteydi.
Mersin'de girdikleri iş yerlerinden onlarca bilgisayar ve televizyon çalan hırsızlar polis tarafından yakalandı.
Hırsızlar iş yerlerinin güvenlik kameraları tarafından da da saniye saniye görüntülendi.
Alınan bilgiye göre, Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri çeşitli tarihlerde yaptıkları hırsızlıklarla esnafların korulu rüyası haline gelen şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.
İş yerlerinin güvenlik kameralarını incelemeye alan ekipler 6 ayrı iş yerinden hırsızlık yaptıkları belirlenen S.Y.A., B.Y.,H.O.,S.Y.,M.H.K., Ş.I.'yı yakaladı.
Çalışmalar sonucu 7 ayrı olayı faili tespit edilirken yakalanan adliyeye sevk edildi.
Emniyet yetkilileri vatandaşları park ettikleri araç içine görünür şekilde çanta bırakılmaması konusunda uyardı.
M.United örneğinde olduğu gibi bir dev yolundan sapınca hırslanıp, egolarını dökebiliyor mesela.
Olimpiyakos, Panathinaikos, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor AEK, S.Bükreş, L.Sofya, H.Split, Partizan gibi takımların içinde olduğu bir Balkan liginin hayalini kurun!
Futbol oraya gider mi, üçüncü büyük hareket bu olur mu bilemezsiniz.
Fakat ortada bir doyum noktası sezinlenmeye başlanıyor ve yeni bir radikal çıkışın ayak sesleri geliyor.
Amerikan sineması, Avrupa futbolu gezegene egemen olduktan sonra kendi içinde başka saflara bölündü.
Sinema yeniden yükseliyor, Dünya Kupaları eski nostaljik karakterini kaybetmek üzere.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, orman içinde O.Ö'ye ait alanda odun kömürü üretimi yapan işçiler S.K, M.Ç, H.P. kaldıkları çadırdaki jeneratörü tamir ederken ellerindeki benzin bidonunun sobaya teması sonucu yangın çıktı.
Yanarak ağır yaralanan 4 işçi, Taşköprü Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.
Fenerbahçe'de kritik Trabzonspor maçı öncesinde Emre Belözoğlu kadro dışı bırakıldı.
Yönetim kurulu tarafından kadro dışı kaldığı bildirilen Emre Belözoğlu, kararı A.A muhabirine doğruladı.
Emre, kendisine kadro dışı kaldığının kısa süre önce bildirildiğini belirterek, Henüz olay çok sıcak.
Muğla'da aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan 19 yaşındaki 8 aylık hamile Demet Özsoy, doktorların tüm çabasına rağmen solunum yetmezliği sonucu hayatını kaybetti.
Anneye müdahale esnasında ikinci bir sağlık ekibi de anne karnındaki 8 aylık bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesini, yaklaşık 3 dakika süren bir operasyonla sağladı.
Muğla'nın Çırpı köyünde yaşayan ve 8 aylık hamile olduğu öğrenilen 19 yaşındaki Demet Özsoy, doğum sancısı başlayınca eşi ve yakınları tarafından Muğla Devlet Hastanesine getirildi.
İlk müdahaleyi yapan doktorların yaptıkları kalp ve solunum masajına rağmen Özsoy, yaşamını yitirdi.
Anneye yapılan müdahale sırasında, başka bir sağlık ekibi de bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi için çalışma başlattı.
3 dakika süren operasyonla 2 kilo 300 gram ağırlığında bir erkek bebek dünyaya geldi.
Bu esnada baygınlık geçiren hastaya gerekli tıbbi müdahale süratli bir şekilde yapılıyor.
Anneye yapılan tıbbi müdahale esnasında, ikinci bir ekip ise bebeği, anne rahminden dışarı çıkararak, bebeğinin hayatını kurtarmış.
Aldığım ilk bilgiye göre ölüm, akciğer embolisinden kaynaklanmış.
Öte yandan Demet Özsoy'un cenazesi, dün Çırpı Camisi'nde kılınan namazın ardından köy mezarlığında toprağa verildi.
Fransa'nın güneyinde bulunan Marsilya kentindeki bir huzurevinde çıkan yangında 6 kişi öldü.
Bir yerel yönetim yetkilisi, yangının 180 yaşlının kaldığı binanın üçüncü katında çıktığını belirtti.
Yangında 15 kişinin de dumandan etkilendiği, 3'ünün durumunun ciddi olduğu kaydedildi.
Türkiye, bulaşıcı hastalıklara karşı erken uyarı sistemini güçlendiriyor.
Türkiye'de Erken Uyarı ve Yanıtın Güçlendirilmesi Sempozyumu, Ankara'da başladı.
Düzenlenen sempozyumla Türkiye'nin bu alanda geldiği noktanın diğer ülke ve DSÖ ile paylaşılacağını, Türkiye'ye uygun modelin nasıl olacağının tartışılacağını aktaran Çom, bu kapsamda bir yol haritası çıkartılacağını dile getirdi.
Bursa'nın Yenişehir ilçesinde kaçak kazı yapan 5 kişi jandarma tarafından gözaltına alındı.
İlçeye bağlı bağlı Kıblepınar köyünde izinsiz kazı yapan H.T. Cumhuriyet savcısının talimatı ile gözaltına alınan şahıslar ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
Farklı fotoğraf filtrelerinin uygulanabildiği bu uygulama ile cep telefonundan çekilen fotoğraflar birer sanat eserine dönüşüyor.
Bu uygulama ile geniş mekanların panoramik fotoğraflarını çekebilirsiniz.
Çektiğiniz panoramik fotoğrafları hem Facebook hem de photosynth.net sayfası üzerinden paylaşabilirsiniz.
Yaptığınız canlı yayını Facebook veya Twitter listenizdeki kişilerle paylaşıp izleyici sayınızı arttırabilirsiniz.
Bodrum Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekiplerince Bodrum, Ankara ve İstanbul'da eş zamanlı düzenlenen operasyonda gözaltına alınan zanlılardan O.U, A.B, H.K ve Y.Z tutuklandı.
H.M, H.İ ve B.M ise adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Esnaftan gelen şikayetler üzerine çalışma başlatan polis ekipleri, esnafa ve vatandaşlara yüksek faizle borç para vererek çek ve senet imzalattıkları iddia edilen 7 kişiyi gözaltına almıştı.
Zanlıların borçlarını ödeyemeyen esnaf ve vatandaşların üzerinde baskı, tehdit ve şiddet kurarak tahsil etmeye çalıştıkları, yüksek faizlerle borç para alan 2 kişinin intihar ettikleri iddia edilmişti.
Yılmazer'in kapıyı açması üzerine bir anda eve giren iki zanlı, yaşlı kadının ağız, el, ayaklarını koli bantıyla bağladı.
Daha sonra bileziklerini ve evde bulunan diğer ziynet eşyalarını çalarak kaçtılar.
Yardım bekleyen Güler Yılmazer'i, kendisini merak eden apartman görevlisi buldu.
Çevredeki güvenlik kamerası görüntülerinden eşkali belirlenen iki zanlıyı yakalamak için çalışma başlatan polis, yaşlı kadının dört yıldır hizmetçiliğini yapan T.K.'nin de ifadesine başvurdu.
T.K.'nin oğlu E.K.'nin olay günü kiraladığı otomobilin, GPS kayıtlarına göre apartman civarında olduğu tespit edildi.
Gözaltına alınan E.K., soygunu düğün masrafları için yaptıklarını, suç ortaklarının da H.K., B.G.'nin, evden aldığı iki bileziği suç ortaklarından gizlediği, paradan da 450 lira aldığı, kalanını H.K.'ye verdiği ortaya çıktı.
Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde yaşayan bir engelli, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün engelli arabası almak için başlattığı kampanyaya destek oldu.
Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Türkiye Caferilerinin lideri Selahattin Özgündüz'ün babası H. Özgündüz'ün cenazesi Zeynebiye Camii'nde kılınan namazın ardından Halkalı Mezarlığına defnedildi.
İzmir'in Konak ilçesi Hatay semtinde bulunan Garanti Bankası Üçyol Şubesini tabancayla tehdit ederek soyduğu iddia edilen H.Ş.
Gözaltına alınan zanlı H.Ş., sorgulanmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğüne götürüldü.
Süleyman Şah Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Yard.
Dr. Zeynep Topaloğlu da küresel krizi farklı bir bakış açısıyla değerlendirdi.
Zirve Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı öğretim üyesi Yard. Dr. Yahya Deryal, yeni yılda uçak yolcuları için AB standartlarının yürürlüğe gireceğini ve özellikle rötarlı uçuşlarda görülen mağduriyetlerin önemli ölçüde giderilmiş olacağını açıkladı.
Eğer rötar ertesi güne sarkarsa, konaklama ve otele transfer hizmeti de verilmek zorundadır.
Prof. Dr. Mehmet Tekin, Prof. Dr. Fatih Andı, Beşir Ayvazoğlu, Ali Çolak ve Yard. Dr. Sezai Coşkun'un konuşmacı olarak katıldığı panelde, şairin karakteri, edebi kişiliği, Türk debiyatındaki yeri ve çağdaşı şairlerle ilişkisi konuşuldu.
Prof. Dr. Fatih Andı, bir toplumsal değer olarak Mehmet Akif başlıklı konuşmasında, Akif'in iyi bir şair olmanın yanında toplumu birleştirici bir güç olduğunu ifade etti.
Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Zeki Yüncü, İzmir'in Balçova ilçesindeki Salih Dede Lisesi nde, uyuşturucu ve tehlikeli maddeler konusunda bir seminer verdi.
Seminere, davet edilen 670 öğrenci velisinden sadece altısı katıldı.
Bunun üzerine konuyu ailelere getiren Yüncü, Türkiye'de ailelerin duyarsızlığı sebebiyle madde bağımlılığıyla mücadelede istenen sonuca ulaşılamadığını söyledi.
Türkiye'nin başlıca sosyal problemlerinden birini oluşturan madde bağımlılığıyla ilgili bilinçlendirme ve eğitim çalışmalarına, ailelerin duyarsız ve ilgisiz olduğunu belirten Doç. Dr. Yüncü, ülkede uyuşturucu madde kullanma yaşının giderek düştüğünü, özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin potansiyel risk altında olduğunu, sıkıntılarının çözümünde ailelere önemli sorumluluklar düştüğünü vurguladı.
Medical Park Bahçelievler Hastanesi kalp damar cerrahisi uzmanı Doç.
Dr. Yusuf Kalko, budama hastalığının en büyük sebebinin sigara olduğunu belirterek, İnsanlar sigara içer, parmağında ufacık bir yara çıkar, o yara zaman içinde kangren olur.
Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Birinci Bebek Klinik Şef Yardımcısı Doç. Dr. Gonca Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, boğmacanın Bordetella pertussis adındaki bakteri tarafından meydana gelen bir hastalık olduğunu, hava yoluyla yayıldığını ve çok bulaşıcı olduğunu söyledi.
Ancak en yüksek insidans ve mortalite bebeklerde gözlenmektedir.
Buna paralel olarak, boğmaca vaka sayısı ve insidansında önemli düşüş olmuştur.
Kursu, AA muhabirine değerlendiren Özel Lokman Hekim Sincan Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Celil Göçer ise eğitim ve bilimsel çalışmalara büyük önem verdiklerini belirterek, hastanenin 39'u yoğun bakım olmak üzere toplam 164 yatak kapasitesine sahip olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Yasin Aktay'ın sunduğu, değerlendirme ve yorumlarıyla Doç. Dr. Erol Göka'nın katıldığı Bakış Açısında bu hafta, eski başbakanlardan Adnan Menderes'in oğlu Aydın Menderes'in vefatı konuşuluyor.
Dr. Kadir Albayrak'ın ev ve iş yerlerinde aramalar yapıldı.
Daha sonraki günlerde, Prof. Dr. Beyaz, Prof. Dr. Filiz, Doç. Dr. Albayrak Prof. Dr. Küçük, Prof. Dr. Cöhce ve Prof. Dr. Aydın'ın konuya ilişkin savcılıkça ifadeleri de alındı.
Katılımcıların ilgiyle izlediği programda Fatih Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Başkanı Doç. Dr. Yusuf Çetindağ, konuşmacılara plaket ve hediyeler takdim etti.
Dr. Betül Coşkun, programın amacının Yurdunu Kaybeden Adama vefa borcunu bir nebze olsun ödeyebilmek ve genç nesle değerli yazarı tanıtabilmek olduğunu ifade etti.
Gençlik ve Spor Bakanlığı ile federasyon başkanları düzeyinde gerçekleştirilen ikinci buluşma Ankara Spor Salonunda gerçekleşti.
Toplantıya Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hakan Hakyemez, Müsteşar Yardımcısı Yavuz Çelik, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Şevki Akkaya ile spor teşkilatının diğer bürokratları ve federasyon başkanları katıldı.
Bakan Kılıç, Türkiye'de 2012 yılıyla birlikte çok sayıda yeni spor yatırımlarının projelendirilmesini ve yatırımların inşaatlarının gerçekleştirilmesini temin edeceklerini sözlerine ekledi.
Beni tedavi eden hocama ve ekibine çok teşekkür ederim.
Selçak'ın doktoru Turgut Özal Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Harma, hastasının, her iki ayağında çok ciddi şekil bozuklukları ve eğrilikler nedeniyle 7 ay kadar önce kendilerine başvurduğunu söyledi.
Bizden beklentisi ayakkabı giyebileceği ve yere düz basabileceği, ayağa kalkabileceği ayaklara sahip olmaktı.
Hükmün açıklanmasını geriye bırakan mahkeme, suçun tekrarı halinde Berk'in denetimli serbestlik uygulamasına tabi tutulmasına karar verdi.
Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Nurullah Okumuş, Azra bebeğin annesinin metaneti ve içgüdüsü sayesinde hayata tutunabildiğini açıkladı.
Bebeklerden birisi yolda hayatını kaybetti, 12 bebeğin hastanede tedavisine başlandı.
Elde edilen kurşun geçirmez yeleklerin her türlü teste tabi tutulduğunu ifade eden Doç. Dr. Soykasap, bu yeleklerin çelik yeleklere oranla daha hafif olduğunu bildirdi.
Toplantıda Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mehmet Gümüşkılıç, Prof. Dr. Mahmut Kaplan, üniversitenin kütüphane müdürü Ercüment Demirbozan, Velibeyoğlu ve koleksiyonu hakkında konuşacak.
Şairin oğlu Mehmet Baki Velibeyoğlu ise babası ile ilgili hatıralarını anlatacak.
Etkinlik, bugün 15.00 ile 16.30 saatleri arasında Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Mavi Salonda yapılacak.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, 2012 yılında 20 bin engellinin kamuda işe alınacağı müjdesi verdi.
Şahin, engellilerin kendi aralarında yarışacağı bir sınav sistemi üzerinde çalıştıklarını da söyledi.
Programda bir konuşma yapan Bakan Şahin engellilerin istihdam edilmesinin en önemli sıkıntılardan birisi olduğunu belirterek, Bu konuyla ilgili yönetmeliği değiştirdik.
Dr. Suat Çakır, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinden Dr. Ömer Şükrü Deniz ve Doç. Dr. Özlem Eren'den oluşan bilirkişi heyeti mahkemeye raporunu sunar.
Yenileme kurulunun dayanaklarından biri de İstanbul Teknik Üniversitesinden alınan teknik rapor .
Ancak raporun kimler tarafından ve hangi gerekçelerle hazırlandığı bilinmiyor.
Yaklaşık 20 yıllık bir sürecin özetlendiği bu kısımdan sonra gelinen noktada kanuni yönden hiçbir sorun yok.
Her şeyin kanunlara uygun, mahkemeler eliyle işlediği bu süreçte, Kamer İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ulaşmaya çalıştık.
Mahkeme dosyasında da adı geçen şirketin davadaki avukatı Tayfun Aktaş'a telefonla ulaşıp şirketten birileriyle görüşmek istediğimizi belirttik.
Tabii bir de Emek'siz günlerin kalıcı olacağı korkusu.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanı Ankara Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, AKPM Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Venedik Komisyonu toplantısında konuşma yaptığı belirtildi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca Buzhane Mahallesinde oluşturulan geçici hayvan barınaklarını inceleyen Karaloğlu, üreticilerin sorunlarını dinledi.
Karaloğlu, incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, ihtiyacı olan bütün köylere hayvan barınakları kurulduğunu söyledi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız deprem olduğu gün itibarıyla çalışmalara başladı.
Bakanımız depremden sonra 12 gün kesintisiz Van'da kalmış, köyleri gezip ihtiyaçları yerinde tespit etmişti.
Vatandaşlarımızın, neredeyse kendileri kadar hayvanlarının da bir an önce barınağa alınması noktasında talepleri vardı.
Vatandaşlar yeni ahırlar yapılıncaya kadar hayvanlarına bu barınaklarda bakacak.
Karaloğlu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, deprem bölgesinde yemleri zarar gören üreticilere, hayvan başına büyükbaş hayvanlar için 400 lira, küçükbaş hayvanlar için 60 lira yem desteğinde bulunduğunu hatırlattı.
Van hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvancılığı gelişen bölgelerden biri.
Üreticimize devletin desteği zaten vardı ve depremden sonra da devam ediyor.
Aynı zamanda Et Balık Kurumu da kesime devam ediyor.
Üretici Süleyman Ersidal ise kendilerine barınak, yem ve maddi yardımlarda bulunan yetkililere teşekkür etti.
Darty açıklamasına göre, Darty mağazalarında tüm Asus ve Samsung markalı dizüstü bilgisayarlarda peşin satış fiyatı üzerinden yüzde 20 indirim uygulanıyor.
Darty mağazalarında ayrıca tüm Samsung markalı beyaz eşyalarda yüzde 20 indirim fırsatı sunuluyor.
Bursaspor ile Medical Park Antalyaspor yarın 41. kez karşı karşıya gelecek.
Bursa Atatürk Stadında yarın akşam Medical Park Antalyaspor'u ağırlayacak olan Bursaspor'un galibiyet sayısında rakibine çok ciddi üstünlüğü bulunuyor.
İki takım daha önce Süper Ligde 32 kez karşılaşmış, bunlardan 15'ini Bursaspor, 9'unu ise Medical Park Antalyaspor kazanmıştı.
İki takım Türkiye Kupasında da 4 kez kozlarını paylaşmıştı.
Bursaspor ile Medical Park Antalyaspor, TFF Birinci Ligde ise 4 kez karşı karşıya gelmişti.
8 maçın berabere bittiği müsabakalarda Bursaspor'un 62 golüne güney temsilcisi 51 golle karşılık vermişti.
Türk Güreşinin simge isimlerinden Fevzi Şekerin vefatı nedeniyle derin bir üzüntü içerisindeyim.
Clippers'ın açıklamasında, Chris Paul ile 4 yıllık anlaşmaya varıldığı belirtildi.
Anlaşma çerçevesinde Eric Gordon, Chris Kaman, El Faruk Aminu ve Clippers'ın 2012 draftının ilk turunda alacağı bir oyuncunun Hornets'a verileceği belirtildi.
Başkaları tarafından kullanılıyor diye eleştirilen sağlık karnesinin yerine uygulanan TC kimlik numarası yöntemi de çözüm olmadı.
Ele geçirdikleri kimlik numaralarıyla hastaneye uğramayan kişilere fatura çıkaran özel hastaneler, SGK'yı tedbir almaya sevk etti.
Pilot uygulaması yapılan avuç içi izi yöntemi Haziran 2012'de tüm özel ve üniversite hastanelerinde zorunlu olacak.
Sağlık karnelerinin kaldırılarak TC kimlik numarasıyla sağlık hizmeti alınabilmesi de sağlık alanında yapılan usulsüzlüklerin önünü kesmedi.
Birçok özel hastane, ele geçirdikleri kimlik numaralarıyla hastaneye hiç uğramayan kişilere tedavi faturası çıkarıyor.
TC kimlik numaraları kullanılarak yapılan yolsuzluğun önüne geçmek için yeni bir sistem kuruluyor.
Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi ile hastalara avuç içi damar izi taraması yapılacak.
Yılbaşından sonra devreye girecek sistem, üniversite hastaneleri ile özel hastanelerde zorunlu olacak.
2012'de ise bütün özel hastaneler ile üniversite hastaneleri avuç içi izini kaydeden sistem kuracaklar.
Avuç içi damar izi tarama sistemi ile kişilerin kimlik numaraları kullanılarak yapılan suistimaller engellenecek.
Kişi, hastaneye her gidişte avuç içini okutarak muayene olabilecek.
2012 Hazirana bütün özel ve üniversite hastanelerine zorunluluk getirilecek.
Böylece vatandaş hastaneye gitmeden, hastane kimlik numarası üzerinden işlem yapamayacak.
Proje, AÜ Öğretim üyeleri Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, Prof. Dr. İlkay Savcı, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Dr. Dilek Özer, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kürşat Demiryürek'ten oluşan araştırma ekibi tarafından gerçekleştirildi.
Rum Meclisi Genel Kurulu, çocuk ödeneği verilmesi ile ilgili yasa ve üniversite öğrencilerine ödenek öngören yasayı da oyçokluğuyla geçirirken, emeklilik yaşının 64'e çıkartılması yasasının oylamasını erteledi.
Rum Meclis Başkanı Yannakis Omiru, Meclis Genel Kurulunun toplantısına, 2012 bütçesinin görüşülmesini tamamlamak için yarın saat 15.00 itibarıyla devam edeceğini açıkladı.
Bütçe görüşmesinin olabildiğince kısa sürmesi için siyasi partiler tarafından konuşma yapılmayabileceği de haber verildi.
Ayrıca başkalarına vefa dersi vermeye kalkanların önce kendi vefalarını sorgulamalarını tavsiye ederiz.
MHP Genel Başkanının ve partimizin mensuplarının kimsenin vefa dersine ihtiyacı yoktur.
Suriye'nin Lazkiye Limanından Osman Hasretler adlı gemiye yüklenen 1,5 milyon paket kaçak sigaraya Antalya'da el konuldu.
Sigaraların piyasa değerinin 4,5 milyon lira olduğu tahmin ediliyor.
Osman Hasretler adlı gemi, yüklenen kaçak sigaralarla Lazkiye Limanından hareket etti.
Geminin Suriye'den ayrılışından önce varış noktası olarak Mersin Limanı bildirildi.
Ancak gemi Mersin Limanına uğramayınca şüphe uyandırdı ve Sahil Güvenlik tarafından takibe alındı.
Gemiden, Manavgat açıklarında 8 metrelik Gülşahlar adlı tekneye yükleme yapıldığı tespit edildi.
Bu bilginin ulaştığı Antalya İl Jandarma Alay Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri, ilçe jandarma ekipleriyle birlikte Gülşahlar adlı tekneye saat 11.30 sularında operasyon düzenledi.
Jandarma ekiplerinin teknede yaptığı aramada piyasa değeri 178 bin lira olduğu tahmin edilen 62 bin 830 paket kaçak sigara ele geçirildi.
Manavgat'tan sonra yoluna devam eden Osman Hasretler adlı gemi akşam saatlerinde Antalya'nın Finike ilçesi açıklarında durduruldu.
Gemide yapılan aramada geriye kalan kaçak sigaralara da el konuldu.
Jandarmanın ilk yaptığı tespite göre, gemideki sigaraların Manavgat'ta ele geçirilen miktarın 25 katı olduğu tahmin ediliyor.
1,5 milyon paketten fazla olduğu tahmin edilen kaçak sigaraların piyasa değerinin 4,5 milyon lira civarında olduğu belirtiliyor.
Tevekkül ekseninde sorulan soru karşısında lal kesiliyor ve buna M. Akif Ersoy'un şu harikulade şiiri ile cevap vermeyi tercih ediyorum.
Fenerbahçe, bu mağlubiyetle Top 16'ya çıkma şansını deplasmanda yapacağı Bennet Cantu maçına bıraktı.
Belçika'da önceki gün Liege şehir merkezini kana bulayan saldırganın herhangi bir terör örgütü ile irtibatının bulunmadığı, el bombalı saldırının altında zanlının tekrar cezaevine girme endişesinin olduğu ifade ediliyor.
Geçtiğimiz yaz Norveç'te Utoya Adasında 77 kişinin öldürülmesini anımsatan Liege'deki saldırının ardından tedirgin olan Belçikalı yetkililer, derhal kanlı eylemin nedenini araştırmaya koyuldu.
İçişleri Bakanlığı, Liege Savcılığı ve emniyetin ortaklaşa vardıkları kanaat, saldırının münferit işlenmiş bir eylem olduğu ve terör bağlantısının bulunmadığı yönünde oldu.
Saldırganın önceki gün hakkındaki cinsel istismar suçlamasından dolayı savcılığa ifade vermek için Adalet Sarayı önüne kamyonetiyle geldiği fakat panikleyerek etrafa ateş açmaya başladığı iddia ediliyor.
Amrani'nin avukatı Jean François Dister, müvekkilinin birkaç kez girip çıktığı cezaevine yeniden dönmek istememiş olabileceğini, ifade vermeye gitmekten çekindiğini kendisine aktardığını belirtti.
Müvekkiliyle saldırıdan iki gün önce telefonda görüştüğünü aktaran avukat, Önceki gün Liege'de Nordine Amrani'nin ifadesi alınacaktı.
Diğer taraftan, Amrani'nin evinden de bir kadın cesedi çıktı.
Belçika'yı şoke eden kanlı saldırının failinin evinde yapılan aramalarda bulunan cesedin, 45 yaşında olan ve saldırganın komşusunun evinde çalışan bir temizlikçiye ait olduğu tespit edildi.
Uzmanlar, sanılanın aksine Sedef hastalığının günümüzde tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu, ancak tedaviden başarılı sonuç elde edilebilmesi için ciltte travma oluşmasını önlemenin şart olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, cildi kese, lif veya fırça ile keselemekten kaçınmanın önemine değiniyor.
Hastalık en çok kırmızı bir zemin üzerinde birkaç milimetre büyüklüğünden birkaç santime kadar uzayabilen sedef rengi pullarla kendini gösteriyor.
Kaşıntı ve kuruluk hissi hastalığa eşlik eden diğer belirtileri oluşturuyor.
Daha nadiren el ve ayakları tutan ve birkaç milimetre çapında olan su kabarcıkları şeklinde de ortaya çıkabiliyor.
Bir başka tip Sedef hastalığı da tüm vücutta kızarıklık ve kepeklenmeyle gelişiyor.
Sadece tırnaklarda sararma ve tırnak yüzeyinde düzensizleşme ya da çizgilerle görülen tipi de oluyor.
Genellikle el ve ayaklardaki küçük eklemleri tutsa da diğer eklemleri de etkileyebiliyor.
Genetik olarak yatkın olan kişilerde hastalık enfeksiyon, stres veya cilt travmaları gibi nedenlerle ortaya çıkabiliyor.
Yakın zamana kadar hastalığın oluşumunda sadece psikolojik faktörlerin rol oynadığı düşünülüyordu.
Ancak stres hastalığın ortaya çıkmasını tetiklerken, hastalığın oluşumu da stresi artıyor.
Son yıllarda yapılan çalışmalarda sedefin bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğu yolunda önemli kanıtlar elde edildi.
Günümüzde uygulanan yöntemlerle ciltteki lezyonlar ortadan kaldırılabiliyor veya hafifletilebiliyor.
Ancak sedef kronik bir hastalık olduğu için zaman zaman tekrarlayabiliyor.
Kabukların dökülmesi ve kızarıklığın geçmesi amacıyla uygulanan krem tedavisinden genellikle başarılı sonuçlar elde ediliyor.
Ancak ilaç bırakıldığında belirtiler bir süre sonra tekrarlıyor ve yöntemin yinelenmesi gerekiyor.
Seanslar halinde uygulanan bu yöntemde hasta tedavi edici etkiye sahip ultraviyole ışını veren bir cihaza maruz bırakılıyor.
Ancak tedavi bırakıldığında hastalık bir süre sonra tekrarlıyor.
İlaçlar dermatoloji hekimi kontrolünde gerekli dozda, gerekli testler yapıldığı takdirde güvenle ve yan etki olmadan kullanılabiliyor.
Süresi 2 ay ile 1 yıl arasında değişen tedavinin zaman zaman tekrarlanması gerekebiliyor.
Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin öldürülmesiyle ilgili davanın 36. duruşması başladı.
Mısır Deniz Kuvvetleri'ne ait gemilerin bir tatbikata katılmak üzere Türkiye'ye doğru yola çıktığı bildirildi.
Haberi, İsrail haber sitesi Ynet, Mısır kaynaklarına dayandırarak son dakika olarak duyurdu.
Yarı resmi El Ahram gazetesinin haberine göre Koramiral Memiş, Dostluk Denizi'nin teknik ve taktik tecrübelerin paylaşılması amaçlı rutin bir tatbikat olduğunu ifade etti.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Van depreminde hayatını kaybeden Malazgirt 75. Yıl Çayırdere ile Fatih İlköğretim Okullarında görev yapan öğretmenler Senem Aka ve Ebru Nayim'in ailelerine başsağlığı belgesi gönderdi.
Dün İl Milli Eğitim Müdürlüğüne ulaşan belgelerin ailelerine teslim edileceği belirtildi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in imzası ile gönderilen başsağlığı belgesinde, Milli Eğitim ailemizin çok değerli bir evladını kaybetmiş olmaktan dolayı acımız sonsuzdur.
Vefatıyla bu ülkenin her ferdinde derin bir teessür uyandıran değerli öğretmenimiz Senem Aka ve Ebru Nayim'i her zaman rahmetle, minnetle, özlemle anacağız.
Kısacık meslek yaşamına sığdırdığı büyük fedakarlıkları öğretmenlik mesleğinin onuru ve saygınlığı içinde yaşatarak her zaman hatırlayacağız.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü İstanbul İşletme Bölge Müdürlüğü Erenköy İşletme Şube Müdürlüğü, tasfiyelik eşya ve akaryakıt satışı yapacak.
Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlanan ihale ilanlarına göre, satışa esas bedeli bin 402,05 lira ile 147 bin 386,48 lira arasında değişen, motorin, fuel oil, benzin açık artırmayla satışa sunulacak.
İhale, 28 Aralık 2011 tarihinde, açık artırma yöntemiyle yapılacak.
Tramvayın altında kalan Kaçar görevliler tarafından güçlükle kurtarıldı.
Ambulansla Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılan Kaçarın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Bursa'nın Karacabey ilçesinde, şarampole devrilen kamyonun sürücüsü, öldü.
Kamyonun altında kalan sürücü, olay yerinde hayatını kaybetti.
Soruşturmayı yürüten Üsküdar Cumhuriyet Savcısı Akif Özgün, adliyeye sevk edilen 5 kişiden 3'ünü tutuklanmaları istemiyle mahkemeye gönderdi.
Şüphelilerin avukatlarından Ömer Yeşilyurt, savcının sadece emniyetteki ifadelere bakarak, kişilerin bu ifadelerini kabul edip etmediklerini bile sormadan 3 kişiyi mahkemeye sevk ettiğini öne sürdü.
Asya'da borsalar, Japonya'da iş dünyasının güven kaybı ve İtalya'nın borçlanma maliyetlerinin yükselmesinin Avrupa'da hükümetlerin borçlarıyla başa çıkma konusundaki becerilerine ilişkin kaygıları artırması yüzünden değer kaybetti.
Japonya'da Tokyo Borsasında Nikkei 225 Endeksi yüzde 1,66 oranında düşerek 8.377,37 puandan kapandı.
ABD ham petrolünün Ocak ayı teslimi varil fiyatı bugünkü işlemlerde 95 doların ve Londra Brent tipi ham petrolün Ocak ayı teslim fiyatı 105 doların üzerinde işlem görüyor.
Merkezde yetiştirilen böcekler, tarıma zarar veren böceklerin önlenmesinde kullanılıyor.
5 laboratuvarda, 6 farklı biyolojik mücadele böceğinin üretildiği fakültede chelonus oculatorun türü ise ilk kez Türkiye'de yetiştiriliyor.
Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Özkan, Böcümde yetiştirdiğimiz böcekler zararlıları baskılayan faydalı böcekler.
Özkan, bu sayede Türkiye'de hem insan sağlığının korunacağını hem de milyarlarca dolarlık yeni bir pazar oluşabileceğini ifade ediyor.
Sadece bir laboratuvarda günde 1 milyondan fazla böcek üretildiğini belirten Doç. Dr. Özkan, şu an arzın talebi karşılayamadığını ve tesislerini büyüterek daha fazla faydalı böcek üretmeyi hedeflediklerini kaydediyor.
Merkez, Türkiye'deki üniversitelerde kurulan ilk böcek üretim merkezi olma özelliğini taşıyor.
Tarımda kullanılacak böcek üretiminde dünyada 2 milyar dolarlık pazar olduğuna işaret eden Özkan, Yurtdışında 120 çeşit faydalı böceğin üretildiği çok sayıda merkez var.
Buralarda bu böcekler üretilerek çeşitli yöntemlerle doğaya salınıyor.
Türkiye'nin böcek türleri bakımından çok zengin olduğunu belirten Doç. Dr. Özkan, Sadece bizim topraklarımızda yaşayan endemik faydalı böcekler var.
Zaman zaman ülkemize turist olarak gelip doğadan topladıkları böcekleri gizlice yurtdışına götürmeye çalışanlar oldu.
Özkan, bakanlığın özellikle seraların yoğun olduğu Akdeniz Bölgesinde teşvik verdiğine dikkat çekerek, devletin bu yöndeki politikalarının ardından Türkiye'de yeni bir pazar oluştuğunu anlatıyor.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün aynen onaylayacağı söylenen ve kamuoyunda şike kanunu olarak bilinen düzenlemeyle ilgili olarak Avrupa Birliğinden uyarı geldi.
Prof. Dr. Tuncer Kapruzoğlu Organ Nakli Enstitüsü nde, Doç. Dr. Ayhan Dinçkan başkanlığında gerçekleştirilen ameliyatla böbrek Musa Ayraç'a nakledildi.
Böbreklerin normalden küçük olması sebebiyle 5 yaşından bu yana böbrek yetmezliği çeken ve 8 yıldır diyalize giren Musa Ayraç, yaşadığı rahatsızlık sebebiyle okuma fırsatı bulamamıştı.
Yaşadığı rahatsızlık sebebiyle büyüme geriliği olan Ayraç, kendisini yeniden hayata bağlayan depremzede çocuğa teşekkür etti.
Anne Türkan Ayraç da, böbrek bağışlayan depremzede aileye minnettar olduğunu söyledi.
Ekibin yanında seyyar diş ünitesi de götürdüğünü belirten Op. Dr. Bünyamin Berber, TİKA ve Kimse Yok Mu Derneğine teşekkür ettiklerini sözlerine ekledi.
Yıldız'ın avukatı Polat Küçük mahkemeye başvurarak düzeltme isteyecek.
İstanbul 16. Ceza Mahkemesi, tensip tutanağında haklarında seyirden yasaklanma kararı bulunan 68 kişiden 28'i hakkındaki bu kararı kaldırdı.
Yasak kararı kaldırılanlar arasında Mehmet Boz ismi de yer aldı.
Ancak şüpheliler arasında böyle bir kişinin bulunmadığı ifade edildi.
Eskişehirsporlu Mehmet Yıldız'ın soyadının yanlışlıkla Boz olarak yazıldığı belirtildi.
Bu hata nedeniyle, Mehmet Yıldız'ın adı kararda yer almadığı için yasaklanma kararının devam ettiği belirtildi.
Yasaklanma kararlarına ilk itirazı yapan Mehmet Yıldız'ın avukatı Polat Küçük, Mahkeme bir isim yanlışlığı yaptı.
Tensip kararında yasak kararı kaldırılanların listesinde futbolcu Mahmut Bozdan sonra Mehmet Boz ismi yer alıyor.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcılığı görevine Fatih Metin'in atanması Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı.
Resmi Gazetenin bugünkü sayısında Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu başkan ve üyeliklerine yapılan atamalar da yer aldı.
Kurul başkanlığına Maliye Bakanlığından Seyit Ahmet Baş, kurul üyeliklerine ise Yusuf Balcı, İmdat Ersoy, Bülent Büyükdığan, Aziz Doğan, Uğur Saçmacıoğlu, İsmail Erdemir, Orhan Çelik Mustafa Dönmez atandı.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, İzmir'de karakolda şiddet gören kadınla ilgili gelişmeleri takip ettiklerini, idari ve adli soruşturmanın sürdüğünü belirtti.
Görüşmeye BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, Grup Başkanvekili Pervin Buldan ve Leyla Zana katıldı.
Kadıköy Şifa Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Engin Aktaş, meslek hayatları boyunca sürekli seslerini kullanmak zorunda kalan öğretmenlerin karşılaştığı en önemli sağlık sorununun genellikle ses tellerinde ve boğaz bölgesinde oluştuğunu belirtti.
Dr. Ali Canpolat ise öğretmenlerin duruş bozukluğundan şikayet ettiklerini söylüyor.
Yaralılar arasında durumu ağır olan Şükrü Doğan'ın hastaneye götürülürken yolda yaşamını yitirdiği öğrenildi.
Yaralılar Hüseyin Doğan, Cemile Doğan, Berivan Doğan, Hasan Doğan ve diğer otomobil sürücüsü Hakan T.'nin tedavisi çeşitli hastanelerde sürüyor.
Bu cihazlar deprem enerjisini yutarlar, yapıya bir esneklik kazandırırlar ve üst yapıdaki deprem titreşimini azaltırlar.
Mircan Kaya, modern deprem izolasyonu veya sismik izolasyon kavramının 100 yıldan daha eski, kullanımının ise o kadar eski olmadığını söyledi.
Hem T.C Karayolları hem de T.C Demiryolları güzergahların depremselliğine dikkat edilerek tasarım yapılmasına azami önem göstermeye başlamıştır.
Ayrıca karayolları ve demiryolları üzerindeki köprü ve viyadükler, eğer güzergahlar deprem bölgelerinden geçiyorsa mutlaka sismik izolasyon düşünülerek projelendiriliyor.
Mevcut yapılarda da sismik izolasyonun kullanılabildiğini ifade eden Kaya, Özellikle gelecek nesillere aktarılması gereken tarihi eserler gibi önemli mevcut yapıların güçlendirilmesi önemlidir.
Yapının değeriyle ölçüldüğünde uygulanacak sismik izolasyonun getireceği ek maliyetin bir önemi yoktur.
Saraybosna Büyükşehir Belediye Başkanı Aliya Behmen de konserin verildiği stanttan, meydanı dolduran on binlerce Saraybosnalının yeni yılını kutladı.
Anadolu Gençlik Derneği Adana Şubesi, 1 Ocak Mekke'nin Fethi'ni her yıl olduğu gibi bu yıl da Menderes Spor Salonunda düzenlediği programla kutladı.
Hafızların Kur'an ziyafeti verdiği programa, İran'dan Kur'an okuma dünya birincisi Ali Ramazani, Türkiye Kur'an Okuma birincisi Ahmet Tayyar ile dünya Kur'an okuma birincisi Mustafa Özcan Güneşdoğdu katıldı.
Gecede konuşan Seyhan Müftüsü Halil Uzun'un bir konuşma yaptığı programda Mekke'nin Fethi konulu sinevizyon gösterimi de sunuldu.
Şiirlerin okunup ilahilerin söylendiği programa çok sayıda kişi katıldı.
Etkinlik dolayısıyla kapalı spor salonu tamamen dolarken, çoğu kişi programı dışarıda sinevizyondan izledi.
Nesibe Polat, aslında bir doktor, ama müzik tutkunu.
Yıllardır içinde büyüttüğü bu tutkuyu ete kemiğe büründürerek geçtiğimiz günlerde ilk albümünü yayınladı.
Şöhret olmak için yola çıkmadığını anlatan müzisyen, amacının sadece şarkı söylemek olduğunu dile getiriyor.
Sesi konusunda da hiç mütevazı değil, oldukça iddialı.
Tıp doktoru Nesibe Polat, küçük yaşlardan itibaren müziğe gönül vermiş biri.
O bu tutkusunu profesyonel alana taşıyarak geçtiğimiz günlerde ilk albümü Gözlerin Vurdu ile müzikseverlerin karşısına çıktı.
Sesine çok güveniyor ve kendini herhangi bir tarzın içine hapsetmek istemiyor.
Ama o, kendi ses renginin özgün olduğu ve farklı müzik tarzlarında şarkılar yorumladığında bunun daha iyi anlaşılacağı kanaatinde.
Onun müzik hikayesi de diğer birçok sanatçıyla neredeyse aynı.
Evcilik oynarken arkadaşlarına kendini anons ettirerek şarkı söylemeye bayılırmış.
Ayrıca mandolin çalan ilkokul öğretmeni de Polat'ın sesini beğendiği için sürekli kendisine eşlik etmesini istermiş.
Peki müziğe bu kadar düşkün biri neden konservatuar yerine tıp fakültesini seçer?
O yaşlar da insanlar daha çok çevresinin ve toplumun etkisi altında hayata yön veriyor.
Nesibe Polat, kendisini şarkı söylerken daha rahat hissettiğini dile getiriyor.
Hekimliğin oldukça stresli bir iş olduğunu söylese de her ikisinde aldığı manevi hazzın çok fazla olduğunu anlatıyor.
Müzikle yanıp tutuşurken ilk albüm için neden bu kadar beklediğini soruyoruz Polat'a.
Nesibe Polat'ı dinleyenler onun sesini Sibel Can'a benzetiyor.
17. yüzyılın başlarında Osmanlı topraklarında görülmeye başlayan Cizvitler, 18. yüzyılda Ermenilere yoğun ilgi gösterirler.
Ermenilere Osmanlı sultasından kurtulmaları gerektiğini gerek kiliselerde gerekse okullarda anlatırlar.
İstanbul'da özellikle Erzurum'da etkinlik gösteren Cizvitler, Ermenilerin kendi devletlerini kurmaları gerektiğini telkin edip bu konuda yardımda bulunurlar.
Türkiye, Fransa'nın Carcassonne şehrindeki St. Michel mezarlığında aralarında I. Dünya Savaşı'nda verilen şehitlerin de bulunduğu bazı Müslüman mezarlarının tahrip edilmesini kınadı.
Dışişleri Bakanlığı, hafta başında meydana gelen saldırıya ilişkin dün yaptığı yazılı açıklamada, Fransa'ya, ülkelerin birbirlerinin topraklarında defnedilmiş vatandaşlarının, kutsal emanetler olduğunu hatırlattı.
Adıyaman Belediyesine ait küçük bir apartman dairesinde yapılan taziye kabulü harekete geçirmiş İlyas Ertemur ve ekibini.
Burada kadın ve erkekler için ayrı kabul alanları, mescit ve abdesthanelerin yanı sıra üst katında da yemekhanesi mevcut.
Cenaze sahipleri geniş mekanlarda kabul etmiş oluyorlar taziyeleri.
Sanat İstanbul Ajansının Arnavutköy Belediyesine sunduğu projelerden Tebessüm Kahveleri mahallenin beylerini bir araya getirecek.
İçerisinde satranç, dama gibi zeka oyunları ve kütüphanesi mevcut.
Pazartesi bölgenin vali, kaymakam, milletvekili gibi ileri gelenlerinin halkla buluştuğu sohbetler, salı halk ozanlarının dinletileri, çarşamba kişisel gelişim sohbetleri yapılacak.
Find My iPhone uygulaması iPhone 4, iPad ve iOS 4.2 yüklenmiş 4. nesil iPod Touch cihazlarda çalışıyor.
Android telefon sahipleri, PC ve Mac kullanıcıları, cihazlarının çalınması ihtimaline karşı Prey adlı uygulamayı kullanabilirler.
preyproject.com adresinden ulaşılabilen servis tek bir cihazı ücretsiz olarak takip etmeye izin veriyor.
Eğer birden fazla cihazı takip etmek istiyorsanız uygulamanın ücretli versiyonunu kullanmalısınız.
Microsoft'un Windows kullanıcıları için geliştirdiği cihaz takip uygulamasının adı My Phone.
Bu servisle çalınan telefonunuzun yerini tespit edebilir, mesaj gönderebilir veya telefonunuzda kayıtlı olan bilgileri silebilirsiniz.
Uygulamayı kullanabilmek için windowsphone.com adresine Windows Live ID kimliğinizle kaydolmanız gerekiyor.
BlackBerry telefonlar için tasarlanan bu uygulamanın ücretsiz versiyonuyla cihazınızı uzaktan kilitleyebiliyor ve uyarı mesajı gönderebiliyorsunuz.
3.99 USD ödeyerek BuddyGuard Pro versiyonuna geçmeniz mümkün.
Pro versiyonunda cihazınızın konumunu öğrenebiliyor, cihazınızdaki bilgileri silebiliyor, iletişim bilgilerinizi uzaktan yedekleyebiliyor ve SIM kardın değiştirilmesi durumunda telefonunuzu otomatik olarak kilitleyebiliyorsunuz.
Bizim Yenge bu akşam final bölümü ile ekrana veda ediyor.
Eve dönme şartı olarak çocuklarından torun isteyen Mehpare'nin ısrarı, sonrasında da devam eder.
Mehpare, Adem ile Bahri'ye torun konusunda yemin ettirir.
Gelinler, sırf kaynanaları torun istiyor diye çocuk yapmaya taraftar değildir.
Zeyno, eski isyankar günlerine dönüp Filiz'i de çocuk yapmamaya ikna eder.
Adem ile Bahri, eşlerini çocuk yapmaya ikna etmek için türlü yollar denese de, evde başarılı olamazlar.
Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen 4. Büyükelçiler Konferansı kapsamında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve büyükelçiler sabah saatlerinde Edirne'de Balkan Şehitliğini ziyaret etti.
Sabah saatlerinde, Balkan Şehitliğinde düzenlenen törene Bakan Davutoğlu, eşi Sare Davutoğlu ile katıldı.
Tören, Vali Yardımcısı Ayhan Özhan'ın Balkan Savaşları ve Şehitleri üzerine yaptığı konuşmayla başladı.
Sizin terk ettiğiniz bu topraklardan gelen evladı fatihan temsilcisi milletvekilleri, bakanlarımız sizin ideallerinizi yaşatmaya devam ediyorlar.
Sizin emanetini olan bu vatanın dünyanın her bir bölgesinde yaşatan büyük elçilerimiz başları dik sizden aldıkları onurları dünyanın her bir köşesine taşıyorlar.
İnşallah, bu cennet mekanı da sizin torunlarınız olarak bizlere, sizin kadar cesaretle ve onurla savunmayı nasip etsin.
İstanbul narkotik polisinin Gaziantep'te başlatıp İstanbul'da sonuçlandırdığı uyuşturucu operasyonunda 16 kişi gözaltına alındı.
Gaziantep'teki operasyonda düğün konvoyu içinde bulunan bir araca gizlenin eroin, konvoy dağıldıktan sonra yapılan operasyon ile ele geçirildi.
Yaklaşık 2 yıl önce polisin şüphe üzerine takibe aldığı F.Ç isimli bir zanlının uyuşturucu sevkiyatı ile bağlantısı tespit edildi.
Bunun üzerine İstanbul'dan başlatılan takip ile Van'dan düğün konvoyu ile Gaziantep'e sevkiyat yapılacağı belirlendi.
Başlatılan takip ile uyuşturucunun düğün konvoyunda bir araca gizlendiği belirlendi.
Bunun üzerine konvoyu uzaktan takip eden polis gece saatlerine kadar düğünün bitmesini bekledi.
Konvoyun dağılmasının ardından başlatılan operasyonda araçta gizlenen 80 kilogram eroin ele geçirildi.
Aynı operasyonun İstanbul ayağında ise Avcılar ve Beylikdüzü'ndeki bazı adreslerde arama yapıldı.
Yapılan aramalarda 10 bin extacy uyuşturucu hap, 3 kilo esrar ile 14 kilogram eroin ele geçirildi.
İkinci operasyonda yakalanan şüphelilerin de başka bir düğüne katılmak için İstanbul'a geldikleri belirtildi.
Gözaltına alınan F.T., S.C'nin de aralarında bulunduğu 16 şüpheli emniyet sorgularının ardından adliyeye sevk edildi.
Dün de Rusya ile Güney Akım Doğalgaz Boru Hattının Karadeniz'de Türkiye karasularından geçişine izin veren anlaşmaya onay verdi.
TANAP, ilk planda 16 milyar metreküp, Güney Akım ise 63 milyar metreküp doğalgaz taşıyacak.
İki proje de, Avrupa'nın ihtiyacını karşılamaya yönelik inşa ediliyor.
Projeleri öne çıkaran unsur, sahipleri petrol ve doğalgaz zengini iki ülke, yani Rusya ve Azerbaycan.
Aslında Türkiye, son dönemde Nabucco dahil birçok doğalgaz ve petrol boru hattını konuşuyordu.
Ama Güney Akım ve TANAP, üretici ülkelerin sahiplendiği ve inşa edeceği projeler olması bakımından öne çıkıyor ve diğerlerinden ayrışıyor.
Rusya, üçüncü doğalgaz boru hattını da Türkiye ile ilişkilendirmiş oldu.
Ancak, dün Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Rusya Başbakan Yardımcısı İgor Seçin, Moskova'da bir araya geldiği toplantıya sadece Güney Akım açısından bakmak doğru değil.
İki ülkenin 1986'da imzaladığı ilk doğalgaz alım anlaşmasının 25 yıllık süresi önümüzdeki cumartesi doluyor.
Enerji Bakanlığı, anlaşmayı kamu olarak imzalamayacaklarını ve özel sektörün devrede olacağı açıklamasını yapsa da sürecin de tamamen dışına çıkmadı.
Müzakereleri özel sektörü de içine alacak şekilde devam ettirdi.
Bu görüşmeler devam ederken Rusya ile Batı Hattından gelen 6 milyar metreküp gaz akışının durmasıyla doğabilecek arz açığı konuşuldu.
Görüşmelerden sızan bilgilere göre, kamu şirketi Botaş'ın Gazprom ile yaşadığı al ya da öde sorununun çözümü için ciddi adımlar atıldı.
Bu kapsamda alınacak gazın bir bölümünün Batı Hattına kaydırılması da söz konusu.
Bu olumlu gelişmelerin iç pazarda doğalgaz fiyatlarına olumlu katkı yapacağı muhakkak.
Hiç kuşkusuz iki ülke arasında atılan imzaların ayrıntıları, önümüzdeki günlerde daha da belirginleşecek.
Ama öne çıkan ve sevindirici olan, iki petrol ve doğalgaz üretici ülke, Rusya ve Azerbaycan, Avrupa ve dünya pazarlarına açılmak için güzergah olarak Türkiye'yi seçti.
Uluslararası projelerde ve enerji kaynaklarının ihtiyaç duyulan pazarlara taşınmasında güvenliğin belirleyici olduğu dikkate alındığında iki yeni proje Türkiye'yi daha da öne çıkarıyor.
İran Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Habibullah Seyyari, İran'ın gerekli görmesi durumunda Hürmüz Boğazını kapatabileceğini açıkladı.
Seyyari, Umman Denizi'ni kontrol altında bulundurdukları için şimdilik boğazı kapatmaya gerek görmediklerini kaydetti.
Avrupa Birliği dışişleri bakanlarının üç hafta önce dünyanın 5. en büyük ham petrol ihracatçısı olan İran'a yaptırımları artırma kararı almasının ardından İran ile Batı arasında gerilim tekrar tırmanışa geçmişti.
İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi, dün yaptığı açıklamada, ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin İran petrolüne yaptırım uygulaması halinde Hürmüz Boğazından petrol transferine izin vermeyeceklerini belirtmişti.
Hastalığı yüzünden öleceğini hisseden Roseanna'nın tek isteği, dolmakta olan mezarlıkta kızının yanına gömülmektir.
Mezarlığı büyütmek mümkündür ama yandaki arazinin sahibi olan Capestro'nun toprağını satmaya niyeti yoktur.
Bölücü terör örgütü mensuplarının, Irak Kuzeyinden gelerek hududumuza yakın karakol ve üs bölgelerimize eylem yapacağına dair istihbaratın artması üzerine, keşif ve gözetleme gayretleri sınır boylarında artırılmıştır.
Bu kapsamda, 28 Aralık 2011 günü saat 18.39'da, Irak sınırları içinde hududumuza doğru bir grubun hareket halinde olduğu İnsansız Hava Aracı görüntüleri ile tespit edilmiştir.
Uludere katliamı Orgeneral Mustafa Muğlalı'nın 1943'te Van'ın Özalp ilçesinde 33 köylüyü kurşuna dizdirdiği katliamın bir benzeridir.
Ne yazık ki tarih, o katliamcı zihniyet 68 yıl aradan sonra bir kez daha tekerrür etmiş ve bu kez Şırnak Uludere'de yaşanmıştır.
En yaşlısı 20 yaşında olan 35 çocuk ve genç hunharca katledilmiştir.
Açıklamada, Yaşanan bu katliamı şiddetle ve nefretle kınıyoruz.
Adana Müftüsü İsmail Canbolat, Diyanet İşleri Başkanlığı 2012 yılı umre organizasyonu kayıtlarının 2 Ocak Pazartesi günü itibariyle başlayacağını bildirdi.
Diyanet İşleri Başkanlığının 2012 yılı umre organizasyonu kayıtlarının Ocak ayının ilk haftasında Adana Müftülüğü Umre bürosunda yapılacağını belirten Canbolat, çıkışların ise 11 Şubatta planlandığını ifade etti.
2011 yılında olduğu gibi 2012 umre mevsiminde de, vatandaşlarımızın tercihleri de dikkate alınarak, özellikleri belirtilen konaklama türlerinde umre organizasyonu düzenlenmesi planlanmaktadır.
Normal konaklama türünde ikamet edilecek binaların mümkün olduğunca hareme yürüme mesafesi içerisinde olmasına özen gösterilecektir.
Ekonomik konaklama türünde ikamet edilecek binalara Mekke'de ulaşım servislerle yapılacaktır.
Torku markasıyla un ve yağ imal eden Konya Şeker, bisküvi, kek ve gofret üreterek market raflarında yerini alacak.
Şirket, bisküvi ve çikolata sektöründe piyasadaki üç büyük oyuncudan biri olmayı hedefleyen yatırımlar gerçekleştiriyor.
Konya Şeker, 2012 yılında et ve sütüyle de piyasada yer alacak.
Pankobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk, 350 milyon dolarlık yeni yatırımla 3 bin kişiyi işe alacaklarını açıkladı.
17 kooperatif ile bu kooperatiflerin üst birliği Pankobirlik'ten oluşan Konya Şeker, bu haliyle 25 fabrikalı Türk Şekerden sonra ikinci büyük üretici oldu.
Toplam 33 şeker fabrikası bulunan Türkiye'de sadece Konya ve Çumra'daki 2 şeker fabrikası ile Türkiye'deki pancar şekeri üretiminin dörtte birini işlediklerine vurgu yapan Konuk, verimlilikle bunu başardıklarını söyledi.
Türkiye'de yılda 2 milyon ton şeker tüketilirken 2,2 milyon ton şeker üretiliyor.
Konuk, fazlası ihraç edilen şekerin yüzde 22'sini Konya Şekerin ürettiğini aktardı.
Bu, yaklaşık 500 bin ton şeker anlamına geliyor.
250 bin hektarlık alanda, 60 bin çiftçi ile bu üretimi yaptıklarını belirten Konuk, bunların neredeyse tamamının ortakları olduğunu ifade etti.
Konya Şeker, 150 milyon dolarlık yatırımla Haziran 2012'de et ve süt üretimine de başlayacak.
Şirketin tesislerinde günde 2 bin ton süt üretilecek.
1 kiloluk paket süt olarak Torku markasıyla piyasada satılacak.
Aynı tesiste yılda 3 bin küçükbaş, 1.200 büyükbaş hayvan kesime gönderilerek et ve et ürünleri olarak işlenecek.
Şirket 93 milyon dolarlık yatırımla unlu ve şekerli mamuller, çikolata, bisküvi, kek, gofret üretim tesislerini hizmete alacak.
Sulama, damlama ve yağmurlama alanında kurulan tesislere 2 üretim hattı daha eklenecek.
Ham patatesi işleyen Seydibey Tesisinin üretim kapasitesi 2 katına çıkarılacak.
54 milyon dolarlık ilave yatırım Haziran 2013'te bitirilecek.
Termavilla Otelcilik Turizm AŞ, 20 milyon TL sermaye ile 2013'te tamamlanacak.
Yarım asırlık bir kültürü yeniden yaşatmaya başlayan Tepeköy, civar köylere örnek olmuş ve Çilimli'nin bütün köyleri şeker kamışı dikmeye başlamış.
İki tepe arasında şirin bir köy hayal edin.
Türlü meyveleri dalında yediğiniz, küçük fındık bahçelerinde gezinti yaptığınız ve mısır tarlalarının arasında gizlenmiş şeker kamışlarının pekmezini yediğiniz.
Burası, son yıllarda ürettiği şeker kamışı pekmeziyle ünlenmiş.
Yarım asırlık bir kültürü yeniden yaşatmaya başlayan Tepeköy, civar köylere örnek olmuş ve Çilimli'nin bütün köyleri şeker kamışı yetiştirmeye başlamış.
Köylüler için yeni bir ekmek kapısı olan şeker kamışını merak edip Tepeköy'de bu kültürü elli yıl sonra bir geleneğe dönüştüren Kutlu ailesine misafir olduk.
Tepeköy'de, Kutlu ailesinin bütün bireyleri bir araya toplanmış.
Ailenin komşu köylere gelin olan kızları Sevim ve Fatma, anneleri Ayşe Hanım, kız kardeşi, komşuları ve evin sevimli torunları.
Sıcak bir karşılamadan sonra bahçenin bir kenarında şeker kamışının işlendiği motorun etrafına üşüşüyor ve bembeyaz köpüklü şerbetin oluklardan süzülerek dökülüşünü izliyoruz.
Kamışların arasında görünen tek tük yeşil saplar ayıklanıyor.
Ayşe Hanım, Esas iş şimdi başlıyor, çünkü şerbetin pekmeze dönüşmesi o kadar da kolay değil.
Tepeköylü kadınlar arı gibi, büyük kepçelerle bismillah diyor.
Evin reisi Ahmet Beyden tutun da yeni doğum yapmış gelini Reyhan Hanım'a kadar herkes işin ucundan tutuyor.
Bahçedeki herkes hareket halinde, bir kişi var ki uzaktan onları izliyor.
Kıtlık vardı, bir kaşık şeker almaya gücümüz yetmezdi.
Devlet hata yapabilir, hatadan dönmek de bir erdemdir.
Ama bakıldığında yer, zaman, koşullar yanlış anlaşılmaya oldukça müsait.
Devletin son zamanlarda terörle mücadelede etkin, anlık ve verimli bir operasyon sürecine girdiği bir dönemde terör örgütünün intikam amaçlı misilleme girişiminde bulunacağına dair çok ciddi istihbarat bilgileri var.
Yaklaşık 11 ay önce Gazi Devlet Hastanesi nde, taşeron firmaya bağlı sağlık işçileri olarak çalışan ve sözleşmenin bitmesi ardından işten çıkarılan işçilerden Yüksel A., eşi Selma A. ve Cemalettin K., işe alınmaları için 11 aydır eylemlerini sürdürüyor.
Gazi Devlet Hastanesi bahçesinde çadır kurarak seslerini duyurmaya çalışan işçiler, bugün Samsun Valiliği önünde eylem yaptı.
Demir bayrak direğine kendilerini zincirleyerek, Sayın vali sözünü tut.
Polisin ikna çalışmaları sonucu zincirin kesilmesine izin verilirken, çevik kuvvet polislerin müdahalesiyle güçlükle polis aracına bindirilen işçiler emniyete götürüldü.
İrlandalı iki kadının öldürülmesiyle ilgili dava, sanığın kemik yaşının belirlenmesi ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.
İzmir'in Buca ilçesinde, geçen ağustos ayında 54 yaşındaki Marian Elizabeth Graham ve 50 yaşındaki Cathy Dinsmore'u öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan 17 yaşındaki R.Ç., ilk defa hakim karşısına çıktı.
İzmir Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde sabah saatlerinde başlayan duruşmaya Graham ve Dinsmore'nin çocukları, yakınları ve avukatları da katıldı.
Öğleden sonra devam edilen davanın ilk duruşması, sanık R.Ç.'nin kemik yaşının belirlenmesi ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.
Rusya'dan gelecek doğalgazda indirim sağlanıp sağlanamadığına ilişkin soruya Yıldız, Batı Hattı ile ilgili detaylı bilgi vererek cevapladı.
Batı Hattının 3 projeden oluştuğunu vurgulayan Yıldız'ın verdiği bilgiye göre, bu hattın birincisi özel sektör tarafından kontrat devri yapılan 4 milyar metreküplük kontrat.
İkincisi BOTAŞ tarafından devam eden ve 2021 yılında süresi bitecek 4 milyar metreküplük kontrat.
Üçüncüsü son 3 ay içinde kontratı yenilenmeyen 6 milyar metreküplük kontrat.
6 milyar metreküplük gazın kontratının bu hafta sonu bitttiğini söyleyen Yıldız, Kontratı özel sektöre bırakıyoruz dedik.
BOTAŞ 6 milyar metreküple alaklaı yeni bir kontrat yapmayacak.
Al ya da öde kapsamında Rusya'dan hak edilen gazın 2012 sonuna kadar Türkiye'ye geleceğini söyleyen söyleyen Yıldız, 2012 yılına kadar birikmiş olan bütün al yada ödeleri bitirmek istiyoruz.
Alamadığımız halde ödediğimiz gazın yüzde 75'ini ödediğimiz gazın yüzde 25'ini ödeyerek tamamını alacağız.
İndirim oranını veremem ama Türkiye'nin özellikle 2011 yılında BOTAŞ'ın nakit akışlarını telafi etemeye dönük bir adım.
Dolarn 1.91 seviyesine çıkmasının doğalgaz ithalatçısı firmaları zorda bıraktığını aktaran Yıldız, Benim canım sıkılıyor.
Bu farkı vatandaş fatura yoluyla mı finanse edecek.
Yoksa doğalgaz ithal eden firmalar mı finanse edeck.
Ama bu ne kadarlık orandır ne kadar indirim yapıldı kamuoyuyla paylaşamam.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Yılmaz, 2011'in, tüm dünya için çok zor bir yıl olduğunu söyledi.
İki yıl önce yaşanan küresel ekonomik krizde neredeyse tüm dünyanın derinden etkilendiğini belirten Yılmaz, devletlerin ekonomiyi canlandırmak üzere yaptığı harcamalar neticesinde ciddi halde borçlu hale geldiklerini ifade etti.
Söz konusu devletlerin bu borcu topluma yayamadıklarını da belirten Yılmaz, 2011 yılına gelindiğinde bu borçluluğun çok yüksek noktalara ulaştığını kaydetti.
Burada tabii Avrupa'da ciddi liderlerin olmayışı, güçlü siyasi yönetimlerin olmayışı ciddi siyasi problemler oluşturdu diye düşünüyorum.
Ekonomik sıkıntıların, Avrupa'da bir çok devlet adamını rasyonel olmayan bazı siyasi politikalar izlemeye de yönelttiğini aktaran Yılmaz, bu duruma en iyi örneğin Fransa olduğunu söyledi.
Bu büyüme, yüzde 9'un üzerine bir yüzde 8 büyüme.
İki yıl üst üste çok yüksek bir büyüme performansı sergiledik.
Diğer taraftan bölgemizde de ciddi siyasi dönüşümlerin olduğu bir dönemde bunu başardık.
Büyümemizde nispi bir yavaşlama olacak ama çok yüksek büyümelerin üzerine bir yüzde 4 olacak.
Benim büyümeden de ziyade önem verdiğim konu istihdam.
Bir taraftan hem iş gücüne katılım oranı arttı bir taraftan da işsizlik oranı düştü, ikisini aynı anda yaptık.
Batıdaki bir çok ülkede işsizlik oranları sürekli yükselirken, biz çalışan sayısında ciddi bir artış sağladık.
2009 yılından bu yana 3,5 milyondan fazla bir istihdam artışı oldu Türkiye'de.
En son yayınlanan rakamlarda da işsizlik oranında ciddi bir düşüş var.
Büyümeyle birlikte Türkiye'nin makro dengelerinin de oturduğunu belirten Yılmaz, bunun başında ise mali yapının geldiğini söyledi.
OVP'de bu oranın 2012 yılı sonu itibariyle yüzde 32'lere kadar düşeceğini öngörüyoruz.
Bankacılık sisteminin de çok önemli bir testten başarıyla geçtiğini belirten Yılmaz, bunların hepsinin iyi yönetim sayesinde olduğunu kaydetti.
Türk halkının gerçekçi olduğunu ve popülist politikalara geçit vermediğini dile getiren Yılmaz, 2012 yılına ilişkin beklentilerini de açıkladı.
Önümüzdeki yılın da yine zor bir yıl olacağını vurgulayan Yılmaz, ABD'de ve AB'de yaşanacak seçimler ve iç siyasi gündemlerin kendilerini olduğu gibi dünyayı da etkileyeceğini ifade etti.
AB'nin yapısal problemlerine de değinen Yılmaz, tek para biriminin, ancak bir çok maliye politikası olmasının ciddi bir sorun olduğunu söyledi.
IMF gelsin bize bu disiplini sağlasın gibi bir düşünce var.
Türkiye'nin önümüzdeki süreçte de en önemli problemlerinden birinin cari açık olacağını belirten Bakan Yılmaz, bu problem için tedbirler aldıklarını söyledi.
Türkiye, ekonomik olarak güçlenirken, siyasal olarak da bölgede karar verici bir ülke konumuna geldi.
Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğine Almanya ve Fransa gibi ülkeler karşı çıkarken, bu konuda Danimarka oldukça net.
Çözüm ne Leyla Zana'nın açıklamalarına ne de TSK'nın hatalarına kurban edilmemeli.
Kürt meselesi şiddetle değil siyasetle çözülecekse demokratik açılım sürecinin cesaretle devamı şart.
Hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 1,92 oranında değer yitirdi.
İstanbul 7. İş Mahkemesindeki duruşmaya, ölen Gülseren Yurttaşın davacı kardeşi Hatice Yurttaş katıldı.
Davalıların avukatları ise eski beyanlarını tekrar ettiklerini belirterek, davanın reddini istediler.
Yurttaşın yakınları, aynı zamanda ilgili kurumlardan maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açmıştı.
Akdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son günlerde bazı AK Partili milletvekillerinin BDP'nin kapatılmasını istediklerine dair yapılan haber ve yorumlar üzerine değerlendirmede bulundu.
AK Partinin parti kapatma konusundaki ilkesel duruşu ve görüşü bellidir.
Sayın başbakanımızın defaatle açıkladığı gibi biz, şahısların işledikleri suçlardan dolayı tüzel kişiliklerin kapatılmasını doğru bulmuyoruz.
Suçu yargı kararıyla kesinleşen parti yöneticilerinin cezalandırılması yerine partilerin kapatılması, amacı ve maksadı aşan bir cezalandırma yöntemidir.
Olayla ilgili dava Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor.
15 kişilik çetenin üyeleri için 69 ile 253 yıl arası hapis isteniyor.
ile birlikte Kars'a gidip canlı hayvan almak istedi.
isimli vatandaştan 20 büyükbaş hayvanı satın alır ve 46 bin liraya pazarlık yapılır.
Sürer, orada T.Ö'.ye 10 bin lira kaparo verir.
Daha sonra E.K.'nın 32 büyükbaş hayvanını alan Sürer, 75 bin liraya anlaştıkları paranın 25 bin liralık kısmını teslim eder.
E.K., Sürer'i bir daha köye çağırarak amcasının oğlu O.K.'ya ait 20 büyükbaş hayvanı gösterir.
Pazarlıkta anlaşma sağlanınca yine bin 500 lira kaparo verildi.
Aradan bir gün geçtikten sonra hayvanlarını satmaktan vazgeçen O.K., kaparoyu vermek yerine Sürer'e sana başka hayvan bulalım teklifinde bulunur.
Ben misafirlerime şu görebilir, şu göremez mi deseydim?
Eşinin de benzer hastalıklarla mücadele ettiğini belirten Vahit Aygün, tüm sağlık raporlarını savcıya ulaştırmalarına rağmen hiçbir cevap alamadıklarını ifade etti.
Eşi konuşurken gözyaşlarını tutamayan anne Naciye Aygün ise ellerinden birşey gelmediğini ve sürekli Allah'a yalvardıklarını anlattı.
Yıldırım ilçesi Selimzade Mahallesi Beyazıt Caddesinde yürüyen E.A.T.
isimli vatandaşı arayan kimliği belirsiz bir kişi kendisini polis olarak tanıttı.
Irak'ın Uludere sınırına yakın kesiminde meydana gelen olayda hayatını kaybeden 35 kişinin cenazesi toprağa veriliyor.
Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı yaşanan olayla ilgili soruşturma başlattı.
Olayda yaşamını kaybedenlerin yakınlarının yanı sıra BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda BDP'li de camiye geldi.
Camiye getirilen tabutların bazılarının üstüne PKK bayrağının renklerini taşıyan örtü serildiği görüldü.
Öte yandan, Şırnak'tan çok sayıda çevik kuvvet polisi de Uludere ilçesine getirildi.
Özgürsen inkar et.
Barışın dili, kardeşlik diyorlar.
TBMM'den daha özgür yer var mı?
Bunun ötesinde bir kürsü var mı?
Hep oradasınız.
Buna tahammül eden, buna özgürlük veren bir yapıdayız.
Köyde yaşayan T.İ ile M.A da evlerinin hasarlı olduğunu beyan ederek, konteyner aldı.
Kurulum ve teslim işlemlerinin tamamlanmasının ardından Jandarma ekiplerinin yaptığı sayımda, iki konteynerin eksik olduğu belirlendi.
İncelemede T.İ ve M.A’ya verilen konteynerlerin Van'a taşındığı tespit edildi.
Trabzonspor, sezon başında Birleşik Arap Emirlikleri'nin Al Ahli takımına yüzde 25'lik bonservis hissesinin kendisinde kalması şartıyla sattığı Brezilyalı futbolcu Jaja'yı geri almak için girişimlere resmen başladı.
Trabzonspor Kulübünü Genel Sekreteri Hasan Yener, Jaja'yı geri almak için girişimlere başladıklarını açıkladı.
Futbolcunun da Trabzonspor'a dönmek istediğini ifade eden Yener, Jaja bize dönmek istediğini ve özel hayatına da dikkat edeceği sözünü verdi.
Zaten kendisinin bonservis bedelinin yüzde 25'i kulübümüze ait.
Jaja'nın bonservis bedelinin yüzde 25'ini elinde bulunduran Trabzonspor'a bu transferden dolayı Al Ahli Kulübünün de 2,5 milyon euro borcu bulunuyor.
Dilek T., kendisine şiddet uyguladığı iddiasıyla bir süre önce M.M.Ç.'den boşandı.
ise iddiaya göre alkol aldıktan sonra barışma teklif etti.
Eşinin kabul etmemesi üzerine ikili arasında tartışma çıktı.
Bu sırada Dilek T.'ye saldırarak dövdüğü öne sürülen M.M.Ç., bıçakla bileklerini keserek intihar etmek istedi.
Kulüp Genel Menajeri Süleyman Hurma, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Antalya Belek'te Susesi Oteldeki kamp çalışmalarının bugün başladığını bildirdi.
Hurma, ayrıca Ankaragücü'nde forma giyen 21 yaşındaki orta alan oyuncusu Umut Sözen ile de 4 yıllık sözleşme imzalamak üzere anlaşma sağladıklarını söyledi.
Yeni transferlerle takımdaki eksiklikleri giderip, daha güçlü bir takım oluşturmaya çalıştıklarını vurgulayan Hurma, ilk yarıda kaybettikleri puanları ikinci yarıda telafi edebilmek için mücadele vereceklerini sözlerine ekledi.
Dışişleri Bakanlığı tarafından geleneksel hale getirilen Büyükelçiler Konferansının adeta bir okul haline geldiğini söyleyen Bağış, bu sayede hem aile atmosferinin güçlendiğini, hem de istişare zemini bulunduğunu kaydetti.
Rusya Başbakanı Putin, canlı yayın soru cevap oturumunda Kudrin'e sahip çıkmış kendisi ile geçmişte olduğu gibi gelecekte de çalışmak istediğini belirtmişti.
Kudrin, St. Petersburg belediyesinde 1990'lı yıllarda Putin'le birlikte çalışmıştı.
Ege Denizi'nde dün sabah art arda üç deprem meydana geldi.
Merkez üssü Kuşadası Körfezi Pamucak olan depremlerin şiddeti, 4,3 ve 4,1, Midilli Adası yakınlarında ise 2,9 büyüklüklerinde hissedildi.
Ercan, depremin merkez üssü olan Pamucak'ta yapılaşmaya izin çıktığını hatırlatarak, bölgenin eskiden bataklık ve tortu zemin içermesi sebebiyle risk oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Spor Toto Süper Ligin ilk yarısının ardından Bundesliga ekiplerinden Hertha Berlin ile anlaşan Teknik Direktör Michael Skibbe, son kez futbolcular ve yönetimle bir araya gelerek Eskişehirspor'a veda etti.
Ligin ile yarısında 30 puanla toplayarak ligin 4. sırasına kadar tırmanarak büyük bir başarı grafiği yakalayan Eskişehirspor, ilk yarının son maçı ardından Teknik Direktör Michael Skibbe ile yollarını ayırdı.
Teknik adam koltuğunu Ersun Yanal ile dolduran Eskişehirspor'da yeni bir dönem başlamış oldu.
Bunun üzerine İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden başlayan yargılamada Akça ve Hınıslı, 2 yıl 1'er ay hapis cezasına çarptırıldı.
Takipçilerinin açmış olduğu yüzlerce okul, hastane ve sivil toplum kuruluşlarında hiçbir maddi sorumluluğu da yok.
Gülen Hareketinin bir başka yönü ise BARIŞ için sarf ettiği gayret.
Az önce ifade ettiğim gibi bu hizmet, son on yılda birçok kültürün kavşağında bulunan bu ülkenin demokratik bahar ve rahatlama yaşamasına vesile oldu.
Gülen Hareketi, Avrupa'da ve Flaman bölgesinde de aktif.
Daha da ötesi, bizim bu harekete ihtiyacımız var.
Sadece yabancı asıllı öğrencilerin daha iyi eğitim almaları gerektiğini düşündüğümden değil.
Bildiğiniz gibi Anders Breivik bir deli değildi, sözde bir Hıristiyan köktendinci ve İslam düşmanıydı.
O ve yandaşları, Hıristiyan kıtayı İslam'dan ve çok kültürlü Avrupa'yı destekleyen, onlara göre ihanet eden solculardan kurtarmak istiyor.
Breivik'e göre Avrupa, İslam ile diyalog kurmayı çok fazla denedi ama karşı tarafın cevabı daima kapalı, hoşgörüden uzak, dogmatik ve agresif oldu.
Her şeye rağmen büyük rahatsızlığa yol açacağını bile bile bu adımı atan Fransa, her türlü tepkiyi hak ediyor.
Sarkozy'nin kişisel Türkiye takıntısı, oy hesabı, belli lobilerin talimatı veya hangi gerekçe olursa olsun, Türkiye'yi üzmek bu kadar kolay olmamalı.
Ancak Fransa'ya kızarken biraz da bu konuda izlediğimiz stratejiyi gözden geçirmek şart.
Başarısızlığı tescilli yöntemleri ısıtarak yine masaya sürmek, toplum ve devlet olarak basiret eksikliğimize işaret.
Kanaatimce, Sarkozy ve onun gibilere verilecek en etkili cevap, Türkiye'nin gerçek demokrasi haline gelmesi ve bir an önce dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmesi.
Şahin, burada yaptığı konuşmada, terör örgütü PKK'nın, Kürt halkını kullanarak Türkiye'yi bölmeye çalıştığını belirterek, Şer örgütü, benim Kürt kardeşimin üzerinden bu ülkeyi bölmek için yola çıkmış iğrenç teşkilat.
Dinsizliğin, namussuzluğun, ahlaksızlığın adresi bir teşkilat benim Kürt kardeşimi sahte Cuma namazlarıyla, sahte iftar sofralarıyla, ceplerine para koydurup sahte imamlarla, sahte siyasilerle kandırmaya çalışıyor.
Evet, bunların ne aile hayatı var ne de bir şeyleri.
Özellikle kandırılmış, korkutulmuş, aralarına götürdükleri benim Kürt kardeşlerimin kız çocuklarını kirleterek kullanıyorlar.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı günü, Bingöl'ün Gevaş ilçesinde canlı bomba terörist bir kadın ve ona mani olmak isteyen Hatice Belgin'in durumu.
Ama biz insanları Türk'e, Kürt'e, Laz'a, Çerkez'e göre ayırt etmiyoruz.
İnsan olarak Türk milletinin onurlu birer ferdi olarak öyle görüyoruz.
Yargısı varmış, halk mahkemesi varmış, eğitim teşkilatı varmış.
AK Partinin siyaset akademisinde Türk milletinin kendisi var.
Sen akademinde isyan nasıl yapılır, halk nasıl isyana teşvik edilir.
Nasıl polise taş atılır ve ondan sonra izini kaybettirilir?
Sözüm ona meclisi varmış, vergi toplayacakmış ve sözüm ona basın ayağı varmış.
Terör örgütü PKK'nın, Türkiye ve Türk milletiyle iki türlü uğraştığını dile getiren Bakan Şahin, bunlardan birinin silahlı, diğerini de şehirde kalemli mücadele olduğunu kaydetti.
O kadar da şaşkın ve aptalca yazıyorlar ki. İçişleri Bakanı bu ülke için çırpınıyor.
Ağabey M.E.T., kardeşinin Mardin'e yola çıkmasından sonra polise ihbarda bulundu.
Emniyette ifadesi alınan zanlılar, işlemlerinin ardından Kocaeli Adliyesine sevk edildi.
Emniyette ifadesi alınan katil zanlısı kadının, Y.K.'ya bıçak vermediğini, mutfaktan bıçağı Y.K.'nın kendisinin aldığını söylediği öğrenildi.
Terör örgütü KCK operasyonları kapsamında adliyeye getirilen 48 şüpheliden 7'si, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılırken, 41'i tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.
Operasyon kapsamında gözaltına alınan ve çoğu KCK'ya yakın olduğu belirtilen basın kuruluşlarında çalışan 48 şüpheli, sabah saatlerinde Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine getirildi.
Şüpheliler, sağlık konrolünün ardından 11 savcı tarafından sorgulandı.
Savcılık sorgularının ardından Evrim Kepenek, Celal Kaya, Ülfiye Özcan, Hamza Sümeli, Murat Erdoğan, Hatice Bozkurt ve Mustafa Özer serbest bırakıldı.
Aşağı Saksonya İçişleri Bakanı Uwe Schünemann, aşırı sağcılara silah ruhsatı verilmesinin zorlaştırılmasını istedi.
Rio Sedan, 1.4 lt. benzinli düz ve otomatik vites seçeneği, iki farklı donanım seviyesi ile 36 bin 900 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunuldu.
Otomobilde 389 lt bagaj hacmi dikkat çekerken benzinli motor 109 beygir güç sunuyor.
Rio sedanda 6 hava yastığı, ESP ve 16 inç alaşım jantlar gibi standart donanımlar dikkat çekiyor.
Divan Kurulunda söz alan Beşiktaş Kulübünün eski asbaşkanı Serdal Adalı, yönetimdeki görevinden istifa ettiğini bildirdi.
Şike soruşturması kapsamında Metris Cezaevine gönderilen, 12 Aralık'ta tutuksuz yargılanmak üzere tahliye olan Adalı, konuşmasında üyelerden tek tek helallik istedi.
Şike soruşturması sebebiyle 152 tutuklunun bulunduğu Metris Cezaevinden 12 Aralık'ta tahliye olan Beşiktaş eski Asbaşkanı Serdal Adalı, yönetim kurulu görevinden istifa etti.
Kendi ülkesinde desteğini kaybetmiş bir partinin başka milletler, ülkeler üzerinden popülizm yaparak başarı elde etmesi mümkün mü?
Bu her şeyden önce Fransız halkına saygısızlıktır.
Sen Fransız halkına başka politikalar, başka alternatifler üret, varsa hataların bunları düzelt.
Başka adaylara komplo teorileri kuracağına sen kendi yanlışlarını düzelt.
Bu, Fransız İhtilaline yakışıyor mu?
Bu, üyesi olduğun Avrupa Birliği değerleriyle örtüşüyor mu?
Nereden bakarsanız bakın saçma bir tasarı.
Sizin sokaktaki insanın, gazetecinin, aydının, bilim adamının düşüncesini araştırmasını sen mecliste oylamayla nasıl yasaklayabilirsin.
Fenerbahçe'nin Slovak futbolcusu Miroslav Stoch, Süper Ligin ilk üç sırasında G.Saray, F.Bahçe ve Beşiktaş'ın olmasının kendisini heyecanlandırdığını söyledi.
Mino lakaplı yıldız, sport.sk sitesine yaptığı açıklamada, İyi bir çekişme var, ama şampiyonluk için konuşmak erken.
Düzenli olarak forma giymeye başlamanın mutluluğunu yaşadığını belirten Stoch, bulduğu şansı iyi kullanacağını ifade etti.
İnsanlar artık dil, din, ırk ve mezhep farklılıklarını bir ayrışma olarak görmüyor.
ir Kürt bakandan rahatsız olunmuyor, bir Ermeni'nin konserini ilgiyle izliyor, bir Türk'ün kitabını her kesimden insan okuyor, bir Arap'ın belediye başkanı seçilmesini yadırgamıyor.
İnsanlar artık başörtülü ile başı açık kişilerin arkadaşlığını normal karşılıyor, giyim kuşam farklılığını zenginlik olarak görüyor, farklı görüşleri demokrasinin gereği olarak algılıyor.
Üniversite koridorlarında bir Türk ile bir Kürt yan yana geziyor, arkadaşlık kuruyor, aynı masada bir Ermeni işadamı ile bir Türk işadamı bir araya gelip ortak çalışmalar yapıyor.
Bu kadar aşureden bahsetmişken bir aşure tarifi vermeden olmaz.
Yalnız bu hafta aşureyi pekmezle yapalım ve daha sağlıklı bir aşure olsun, sevgili okuyucularım.
Yumuşayınca nohut, fasulye, doğranmış incir, kayısı ve sarı üzüm veya kişnişi katarak özleşinceye kadar kaynat.
Pekmez veya şekeri ilave et.
Koyulaşınca kaselere doldur.
Toplam 13 milyona yakın ADSL ve mobil internet abonesi bulunan Türkiye'de güvenli internet uygulamasına yapılan başvuruların az olması dikkat çekiyor.
Türkiye'de 10 milyona yakın aboneye internet hizmeti sunan TTNET, abonelerine güvenli internet hizmetini onlineislemmerkezi.ttnet.com.tr adresi üzerinden veriyor.
Online işlem merkezi sayfasına giren abonelerin karşısına kullanıcı adı ve şifre isteyen bir sayfa geliyor.
Online işlem merkezini hiç kullanmamış abonelerin, girdikleri sayfadan Üye ol linkine tıklayarak kullanıcı adı ve şifre edinmesi gerekiyor.
TTNET kullanıcıları kullanıcı adı ve şifresi ile girdikleri sayfadan güvenli internet hizmeti linkine tıklayıp Aile Profili veya Çocuk Profili tercihinde bulunabilir.
iPhone, iPad ve Android cihazların kullanımının artması ile birlikte mobil interneti kullanan sayısı da her geçen gün artıyor.
İnternetteki zararlı içeriklerden korunmak için güvenli internet hizmetini iPhone, iPad ve Android cihazlarda da kullanmak mümkün.
Mobil internet kullanıcılarının güvenli internet hizmetini nasıl alacağı ise kullandıkları GSM operatörüne göre değişiklik gösteriyor.
Turkcell kullanıcılarının güvenli internet için SIFRE yazıp SMS ile 2222'ye göndererek bir şifre almaları gerekiyor.
Sonra turkcell.com.trye girerek online işlem kategorisi altındaki bireysel linkine tıklayarak telefon numarası ve şifre ile hizmet alabilir.
Avea'nın sayfasında sağ üstte yer alan online işlemler kategorisi altındaki bireysel linkine tıklayarak telefon numarası ve şifre ile giriş yaptığı sayfada güvenli internet hizmetini alabilir.
Vodafone kullanıcıları da SIFRE yazıp SMS ile 7048'e gönderererek kendilerine ulaşan şifre ile vodafone.com.tr adresindeki online self servis kategorisine girerek güvenli internete ulaşabilir.
Özel İletişim Vergisi'nde maktu tutar, 37 lira olarak belirlendi.
Buna göre, operatör değişiklikleri hariç, mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde maktu olarak alınan 34 liralık vergi tutarı, 37 liraya çıkarıldı.
Görüşmeden sonra iki lider, enerji tasarrufu ve çevre koruma, gençler arasındaki temaslarla ilgili işbirliği belgelerinin imza törenine katıldı.
Ancak zanlıların durumundan şüphelenen polis ekipleri, fark edilmemesi için kendilerine ait özel araçlarla şüphelilerin daha önce kaçtıkları güzergahlarda konuşlanarak beklemeye başladı.
R.K ise araç içerisinde daha önce yapılan aramada kimliği bulunan T.D.
Araç içerisindeki gümrük kaçağı sigaraları kovalamaca sırasında indirdikleri belirlenen ve Yakınca köyü yakınlarında bu sigaraları tekrar araca yükleyen şüpheliler, stabilize köy yollarını kullanarak Şebinkarahisar yönüne doğru hareket etti.
Zanlıları bir süre daha takip eden ekipler, durumu Şebinkarahisar Emniyet Müdürlüğüne bildirdi.
Şebinkarahisar ilçesi merkez mahalle girişine kapan kuran Şebinkarahisar Emniyet Müdürlüğü ekipleri, aracın gelmesini bekledi.
Bölgeye gelen T.D'nin kullandığı panelvan tipi araç, lastikleri kurulan kapanla patlatılarak durduruldu.
ise araçtaki 18 bin 30 paket gümrük kaçağı sigara ve içeriği henüz tespit edilemeyen 65 adet hapla birlikte yakalandı.
Şüphelilerden C.D'nin de polise teslim olduğu, T.D'nin ise arandığı bildirildi.
Bu arada operasyonda ele geçirilen hapların ne olduğunun tespit edilmesi için laboratuvara gönderileceği öğrenildi.
Zanlılar, Akıncılar İlçe Emniyet Amirliğindeki işlemlerinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakılmıştı.
Beyoğlu'nda, Halkların Demokratik Kongresi üyesi bir grup, Maraş olaylarını protesto etti.
Taksim Meydanında toplanan eylemciler, İstiklal Caddesi üzerinde yürüdü.
Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve partilerin birleşerek oluşturduğu Halkların Demokratik Kongresi üyesi yaklaşık 100 kişilik grup, Maraş olaylarını protesto etmek için Taksim Meydanında toplandı.
Maraş'ı unutmadık unutturmayacağız yazılı pankart açan grup Galatasaray'a doğru yürüyüşe geçti.
Telefonunda marşlar çalan, kahramanlık girişimlerinde dahi saçmalayan bu tip, filmdeki dini duyarlılıkları olan tek kişi aynı zamanda.
Ünal'ın bu bakış açısı biraz da Yeşilçam sinemasındaki kalıplaşmış tiplemeleri hatırlatıyor.
Falcı kadın, karanlıktan gelen seslere kendini teslim etmiş.
Oyuncu adayı Deniz, arafta bir tip, Sema'nın seyreltilmiş hali.
Ne onun kadar kudretli ne de o kadar pozitivist.
Sinemamızda iktidar ilişkilerinin sorgulanmasına daha çok erkek karakterler üzerinde şahitlik etmekteyiz, Narda tersine kadınlar üzerinde ilerliyor bu tartışma.
Pozisyonu ne olursa olsun güçlünün güçsüz karşısındaki tavırları da, ifadeleri de değişmiyor.
Diyaloglardaki aşırı vurgulamalar nedeniyle zaman zaman didaktik bir anlatıma bürünüyor Nar.
İlerleyen dönemlerde sinemamızda eşcinsel göndermelerin artacağını söylemek bir kehanet değil.
Burada da bir bahar havası estirilen Sema ile Deniz'in lezbiyen ilişkisinin üstüne çöküyor tüm kabus.
Adana'da konuşma engelli bir çocuk polis arabasına binmek isteyince annesi ne yapacağını şaşırdı.
Polis memuru, annenin çaresizliği karşısında çocuğu polis otosunun ön koltuğuna oturtarak sakinleştirdi.
Türkmen lider, geçtiğimiz günlerde Rusya'da yapılan Bağımsız Devletler Topluluğu Devlet Başkanları Gayri Resmi Toplantısına katılmamıştı.
Türkmenistan ile Rusya arasındaki ticaret hacmi giderek büyüyor.
2011 yılının 9 ayında dış ticaret hacmi doğalgaz ihracatı dışında 990,3 milyon doları buldu.
Türkmenistan aynı zamanda, Rusya'nın önemli bölgeleri olan St.Petersburg, Tataristan ve Astrahan ile ekonomik ilişkileri geliştiriyor.
Berdimuhamedov ile Medvedev'in enerji alanındaki işbirliği konusunu da görüşeceği kaydediliyor.
Türkmen gazının en büyük tedarikçisi olan Rusya, son yıllarda Türkmenistan'dan satın aldığı doğalgazı 10 milyar metreküpe kadar azalttı.
Türkmenistan, halihazırda Rusya dışında Çin ve İran'a doğalgaz ihraç ediyor.
TeliaSonera, ayrıca şartların uygun olması halinde, Kcell'in yüzde 25 eksi bir hissesini halka arz edeceğini de açıkladı.
GSM Kazakhstan'ın yüzde 51 hissesi Fintur Holdings e, yüzde 49'u ise Kazakhtelecom'a ait.
Fintur Holdingin ise yüzde 58,55 hissesi TeliaSonera'ya, yüzde 41,45'i ise Turkcell'e ait.
TeliaSonera, anlaşmanın ve halka arzın ardından Kcell'in yüzde 61,74'üne sahip olacak.
Bu arada Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından, olayla ilgili konuyu öğrenir öğrenmez gereğinin yapılıp, yayının durdurulduğunu ve müdahale edildiğini yazdı.
Türk kimliğine gönderme yapılmayan Anayasa önerisinde Anayasada Türkiye Cumhuriyeti uyruğu ana babanın veya ananın veya babanın çocuğu olan kimseler ile T.C. milletvekili seçimleri için Avrupa Birliği ortalamasını aşmayacak baraj önerisi getiren SODEP, TBMM'nin beşyüz milletvekilinden oluşmasını teklif etti.
Albümde Ertan Anapa, Berksan, Ersan Erdura, Özdemir Erdoğan ve Selma Güneri'nin sesinden İstanbul şarkıları yer alıyor.
Sözleri Sezen Cumhur Önal'a ait olan bu eserler Türk Pop Müziğinin unutulmaz sesleri Ertan Anapa, Berkan, Ersan Erdura, Özdemir Erdoğan ve Selma Güneri'nin sesinde hayat buluyor.
İstanbul Yalnız Seni Sevdim İstanbul Kitapçısında ve müzik marketlerde satışa sunuldu.
Konsey, ölenlerin, 11'inin Humus, 3'ünün İdlib ve 2'sinin Hama kentinden olduğunu kaydetti.
Maliye Bakanlığının resmi internet sitesi www.maliye.gov.tr terör örgütünün saldırısına uğradı.
Bakanlık yaptığı açıklamada, sitenin en kısa sürede yeniden yayına gireceğini duyurdu.
Bu arada Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Twitter hesabından, olayla ilgili konuyu öğrenir öğrenmez gereğinin yapılıp, yayının durdurulduğunu ve müdahale edildiğini yazdı.
Kurban Bayramının son gününde tatilciler dönüş yolculuğuna çıkarken Karayolları Genel Müdürlüğü de 3 ayrı noktadaki yol çalışmaları nedeniyle ulaşımın kontrollü sağlandığını duyurarak sürücüleri uyardı.
Bayram tatilinin son gününde sürücüleri uyaran Karayolları Genel Müdürlüğü, www.kgm.gov.tr adresindeki web sitesinde duyurduğu Yol Durumu Bülteniyle çalışma olan noktaları duyurdu.
Yalova Topçular İskelesinde Kurban Bayramı tatilinin son gününde araç yoğunluğu yaşanıyor.
Kurban Bayramı'nın son gününde Topçular İskelesinde istif alanı araçlarla dolarken gişeler önünde uzun araç kuyrukları oluştu.
Kurban Bayramı tatilini Ege ve Akdeniz'in sahil bölgelerinde geçiren tatilcilerin Çanakkale güzergahı üzerinden İstanbul ve Trakya yönüne geçişleri sürüyor.
Bazı vatandaşlar ise Çanakkale ile Avrupa yakasındaki Kilitbahir köyü ile Çardak ve Gelibolu arasında sefer yapan küçük feribotları tercih ediyor.
Paravan şirket aracılığıyla satın aldıkları züccaciye ürünleri için karşılıksız çek veren B.K. ve İ.K'nin, 10 firmayı dolandırdığı, Serdar Sitesinde 8 apartmanın altındaki depolarda saklanan 6 kamyon dolu mala el konduğu açıklandı.
Sitedeki 8 apartmanın bodrum katındaki depolardoa yapılan aramada, karşılıksız çek verilerek alındığı belirlenen 6 kamyon dolusu eşya ele geçirildi.
Ele geçirilen eşyalar, tutanakla, dolandırılan firma sahiplerine iade edildi.
Polis, soruşturma kapsamında, şirketin sahibi olduğu ileri sürülen çaycı R.A’yı gözaltına aldı.
Acartürk, başparmak haricindeki diğer 4 parmağın koptuğu vakalarda da ayaktan aynı anda 2 parmak alınarak nakil yapılabildiğini belirterek, bu sayede ele yeniden tutabilme kabiliyeti kazandırıldığını sözlerine ekledi.
Sanık mahkumiyetini içeren mahkeme kararına karşı, adil yargılamanın temel kurallarından olan ve kaynağını Anayasa'nın 36. ve 154. maddeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ilişkin içtihadından alan temyiz hak ve yetkisini kullanmıştır.
Bu arada meydana gelen 765 sayılı Türk Ceza Kanunundaki temel değişiklikler nedeniyle, sanığın lehine ya da aleyhine uygulanacak hükmün eski ya da yeni kanundan hangisinin olacağı hususunda mahkemelerin bir karar vermesi gerekecektir.
Bu durumda vaki temyiz gereği Yargıtay'ın ilgili dairesinin bir karar vermesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiği halde; 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi ile bu evrensel yetki Yargıtay'dan alınarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tanınmış, bu mercie ceza dairelerinin değerlendirme yetkisi devredilmiştir.
Bundan sonra Yerel Mahkemece duruşma yapılarak karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Sanık tarafından önceden yapılan temyiz inceleme isteğinin, bu kararı da kapsaması gerekecektir.
Aksi durum, sanığın kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle ve yasa koyucunun gerçekleştirdiği yasal düzenlemelerinin, başlamış olan yargılamanın kurallarını değiştirmesi nedeniyle temyiz hakkını fiilen ortadan kaldıracak ya da kısıtlayacaktır.
Gerçekten, aksi hükmen kanıtlanmayan ölüm belgesi ve nüfus kayıt örneğine göre; davacının miras bırakanı annesi Feride'nin 30.3.1986 tarihinde ölmüş olmasına karşın, temliki işlemlerden birinin parmak iziyle ( bizzat takrir verilmişcesine gerçekleştirildiği, diğerinde ise Feride'ye vekaleten hareket edildiği, gerek temlikte kullanılan vekâletname tarihinin, gerekse temlik tarihlerinin ölümden sonraki tarihlere isabet ettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, taşınmaz malların mülkiyetini nakleden işlemler sebebe bağlıdır.
Sebep mevcut olmadıkça mülkiyetin nakledilmiş olduğu söylenemez.
Somut olayda davacının miras bırakanı Feride'nin paylarına ilişkin olarak yapılan işlemlerin geçerli bir sebebe dayanmadıkları, böylece yok hükmünde oldukları açıktır.
Bu durumda, davalının M.K.'nun 931. maddesinden yararlanmasına da yasal olanak yoktur.
Zira, anılan maddede deyimini bulan "iyiniyet" tapu sicilindeki kaydın doğruluğuna yöneliktir.
Tapu sicilinin kapsamına girmeyen konulara ait iyiniyet bu madde hükmü ile korunamaz.
Medenî Kanunun 931. maddesinin uygulanması yönünden, vekâletnameye dayanan kimsenin iyiniyetli bulunması da sonuca etkili olamaz.
Kaldı ki, aynı köyde oturan davalı ( alıcı ), konumu itibariyle Feride'nin önceden öldüğünü, vekaletnamenin de geçersizliğini bilen ya de bilmesi gereken bir kişi durumundadır.
Bir an için, Feride'nin vekâletnamenin verildiği tarihten sonra öldüğü varsayılsa bile, ölümle vekâlet görevi sona ermiştir.
Vekâletnamede, vekalet ilişkisinin ölümden sonrayı da kapsayacağına ilişkin bir açıklık bulunmamaktadır.
İşin özelliği de bunun ( vekâletin ) devamına imkân verir nitelikte değildir.
O halde, yukarıda değinilen ilke ve olgular gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeye dayanılarak reddedilmesi isabetsizdir.

SAMSUN'da, 28 yaşındaki N.Ş.'yi evinde silahla tehdit edip cinsel ilişkiye zorladığı iddiasıyla yargılanan emekli polis 55 yaşındaki Recep Yavrucu, suçsuz olduğunu söyledi.
10 ay cezaevinde kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilen Yavrucu, kendisinin duruşmalarda tam olarak savunma yapamadığını dile getirerek, Siz hakimlerden şikayetçiyim.
Mahkeme heyeti, sanığın akli dengesinin yerinde olup olmadığının araştırılması için Yavrucuyu hastaneye sevk ederken duruşmayı erteledi.
Yavrucu, duygusal bağ kurdukları genç kadınla bir süre sonra evlenme kararı aldı, maddi sıkıntıları bulunduğunu söyleyince de 10 bin 500 TL verdi.
İddiaya göre parayı ve emekli polis memurunun kredi kartlarını alan N.Ş., ortadan kayboldu.
Arkadaşlarına giderek genç kadının izini bulan Yavrucu, onu evine çağırdı.
Eve gelen N.Ş.'den parasını ve kredi kartlarını istedi.
Ancak alamayınca, iddiaya göre Recep Yavrucu, Ya paramı vereceksin ya da benimle birlikte olacaksın.
Ancak bir fırsatını bulan N.Ş., 28 yaşındaki sevgilisi Hakkı A.'ya mesaj çekip yerini belirtti.
Kısa sürede olay yerine gelen polisler, Yavrucuyu gözaltına aldı.
Nöbetçi Mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderilen Recep Yavrucu hakkında Samsun 2'nci Ağır Ceza Mahkemesine tehdit, cinsel istismar, polise direnmek, hakaret suçlarından 20 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Prof. İlyas Yılmazer başkanlığındaki çalışmada her iki yerleşim bölgesinde sağlam zeminleri tespit ederek yetkililere bildirmişler.
TOKİ yapılan tavsiye üzerine binalarını Erdemkent olarak bilinen alana taşımış.
Peki, hazır beton yokken, nervürlü demir yokken, Van kalesinin üzerindeki surlar, Akdamar kilisesi, İstanbul'da Kız Kulesi, Galata Kulesi ve diğer tarihi yapılar nasıl ayakta kaldı?
Her şey kuralına göre yapıldığında deprem bizim için sorun olmaktan çıkacaktır.
Galeriyi dışarıdan görünce ilk başta eğitim mekanı olduğunu anlamayabilirsiniz.
Erciş Belediye Başkanı Zülfikar Arapoğlu, Çok sayıda bina yıkıldı, çok sayıda ölümüz ve yaralımız var.
Anlatılacak gibi değil, çok korkunç bir sarsıntıyla kendimizi dışarıya attık.
Şehir merkezinde bile çok yıkıntı olduğuna göre köylerde bu sayı çok fazladır.
Çok acil çadır, sağlık ekibi ve kurtarma ekibi istiyoruz.
Bir tane hastanemiz var, o da hasarlı şu anda.
Çelebibağ Belde Belediye Başkanı Veysel Keser de NTV'ye bağlanarak Onlarca çok katlı bina yıkıldı.
Bir bölümünde hasar var diğer bölümü hizmet vermeye çalışıyor.
Fenerbahçe dün gece belki tek kale oynadı gibi görünse de tek bir pozisyon üretemedi.
Bunun nedeni sürekli Boğaz Köprüsünün akşam trafiğini andıran Samsunspor'un göbeğinden gol arama istekleriydi.
Alternatif yolları hiç denemediler, oyunu bir türlü genişletemediler.
O anahtar da kilide uymayınca Fenerbahçe herkes için sürpriz sayılabilecek bir iki puandan oldu.
Sezon başladığından bu yana Fenerbahçe'de ciddi bir fizik yetersizlik de söz konusu.
Topu koşturarak bu açığı kapatmak isteseler de her maç şans yanlarında olmuyor.
Görüşmeye, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Nejat Akçal da katıldı.
Cumhurbaşkanı Gül, basın mensuplarının görüntü aldığı sırada yaptığı açıklamada, Atambayev'i yeni görevinden dolayı tebrik etti.
Uluslararası camianın ve komşu ülkelerden temsilcilerin katıldığı güzel bir devir teslim töreni gerçekleştirildiğini dile getiren Gül, Bu büyük bir olgunluk.
Kardeşiniz ve dostunuz olarak bu tarihi merasime tanıklık etmekten gurur duyduk.
Türk halkından Kırgız halkına selam getirdiğini söyleyen Gül, yeni görevinde Atambayev'e başarılar diledi.
Öte yandan Cumhurbaşkanlarının huzurunda Türkiye adına Büyükelçi Nejat Akçal, Kırgızistan adına da Maliye Bakanı Melis Mambatjanov tarafından Kırgızistan'ın Eximbank borçlarının silinmesine dair anlaşma imzalandı.
Anne Ayla Yüksel, yaşamını yitiren kızı Gizem Bera'nın acısının yüreklerini dağladığını, İrem Silay'ın yaşama tutunmasının ise tek ümitleri olduğunu sözlerine ekledi.
Cumhuriyet gazetesi yazarı, anayasa hukuku profesörü Server Tanilli, dün İstanbul Göztepe'deki evinde yaşamını kaybetti.
80 yıllık yaşamını Türkiye tarihini Aydınlanma felsefesi üzerinden okumaya adamıştı.
Yirminin üzerinde kitap, akademik çalışmalar, yıllarca Türkiye'de ve Fransa'da verilen dersler.
Önce yaşadığı ülkenin politikaları ile savunduğu değerler arasındaki derin çatışma zorladı onu, sonra da uğradığı saldırının ardından tutmaz olan bacakları.
Haydarpaşa Lisesini ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi.
Şişli Siyasal Bilimler Yüksek Okulunda okuttuğu Uygarlık Tarihi dersini kitaplaştırmaya karar verdi.
Ne var ki onu zihninde beraat ettirmeyenler vardı.
1978'in 7 Nisan gecesi, evine giderken silahlı saldırıya uğradı.
Dönemin Adalet Bakanı Mehmet Can'ın, Server Tanilli'yi hastanede ziyaret etmesi ve Suçlunun kısa zamanda yakalanacağına inanıyorum.
Gerçi 2004 yılında verdiği bir söyleşide O kadar aydın öldürüldü.
İngiltere, Almanya ve Sovyetler Birliğinde yıllarca tedavi gördü.
1981'de Strasbourg İnsan Bilimleri Üniversitesinin çağrısıyla Fransa'ya taşındı.
Prof. Dr. Server Tanilli için ilk tören yarın saat 10.00'da Cumhuriyet gazetesinin Şişli'deki binasında düzenlenecek.
Tanilli, Karacaahmet Şakirin Camii'nde öğle namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığına defnedilecek.
Bu eğitim zincirinin son halkası Işık Üniversitesi de 15. yılına girdi.
Kurulduğundan bugüne çağdaş bir eğitim vermeyi amaçlayan Işık Üniversitesi, arada kısa süreli maceralar yaşasa da artık rayına oturdu.
Kurumlar gibi mütevelli heyetleri de zaman zaman kendisini yenilemeli.
Diğer üniversiteler için bu söz konusu değil ama Işık bunu yapıyor.
Işık Üniversitesi diğer üniversiteler gibi patronajlı bir üniversite değil.
Şile kampüsleri de artık yerli yerine oturdu sayılır.
Rusya Genelkurmay Başkanı Nikolay Makarov, Akdeniz'e gönderilen Rus savaş gemilerinin Suriye'deki durumla bir ilgisinin bulunmadığını açıkladı.
Rus Genelkurmay Başkanı, Akdeniz'de yapılması planlanan tatbikatın tarihi konusunda ise açıklama yapmadı.
Batı basını, Amiral Kuznetsov uçak gemisi liderliğindeki bir grup Rus savaş gemisinin 2012 baharında Suriye'nin Tartus limanına demirleyeceğini bildirmişti.
Sayın Başbakan daha yoğun koşturuyor, tabii ki olabilir hepimiz sağlığımıza dikkat edelim diye birbirimize öğüt veririz doğrusu bütün arkadaşlar, herkes.
Antrenör Carvalhal Edu'yu da maç kadrosuna dahil etmedi.
Rüştü, Cenk, Umut, İsmail, Atınç, İbrahim Toraman, Sivok, Egemen, Hilbert, Fernandes, Veli, Ekrem, Ernst, Holosko, Alves, Quaresma, Holosko, Mustafa Pektemek ve Almeida.
Kazakistan'ın güneyinde bulunan Aktobe eyaletinde petrol arama işleri yapan Güney Kore firması KNOC'nin bölgede 11 milyon ton rezervli yeni bir petrol yatağı bulduğu duyuruldu.
ADA Oil'in yüzde 40'ının Güney Kore'li KNOC firmasına yüzde 60'ının ise Kazak hükümetine ait olduğu kaydedildi.
oyunlarıyla ilgili bugüne kadar çok şey yazılıp çizildi.
Çocukları kötü yönde etkilediği iddia edilen şiddet içerikli oyunlarçok sık gündeme geldi.
ISO 9001 belgeli, en son teknoloji kullanılan üretim tesislerinde Avrupa Birliği Standartları ile T.C. Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine ve gıdaya uygun, en yüksek kalitede BPA içermeyen PES ve PP hammaddeler kullanılarak üretilen ekstra dayanıklı tüm Mamajoo ürünleri artık raflarda!
Mamajoo'nun tanıtım toplantısında konuşan Grup Baby Genel Müdürü Ayla Müstecaplıoğlu, Grup Baby olarak, 17 yıldır tüketicilerimizi Avrupa'nın en kaliteli bebek bakım ürünleriyle buluşturmaktayız.
İthalatçıyken kendi üretimimizi yapmaya başladık ve Mamajoo'yu yarattık.
Mamajoo, ülkemiz ve sektörümüz için çok önemli çünkü Türkiye'nin ilk, Avrupa'nın ise üçüncü BPA içermeyen PES Biberon markası.
Mamajoo için 10 milyon dolarlık yatırım yaptık ve kendi üretim tesisimizi kurduk.
Ülkemizde her yıl 1 milyon 200 bin civarında bebek doğuyor.
Bu sayının yaklaşık yüzde 70'i, yani 850 bin civarında bebek de şehir merkezlerinde dünyaya geliyor.
Bir bebeğin yaklaşık 2 yıl biberon kullandığı düşünülürse, üretim kapasitemiz Türkiye'nin ihtiyacından fazlasını karşılayacak.
Mamajoo biberonlarında dengeli duruş ve kolayca devrilmemesi için geniş taban, minik ellerin kolayca tutabilmesi için de kavisler özel olarak tasarlanmış.
Ayrıca geniş ağızları sayesinde doldurma ve temizleme işlemleri oldukça kolaylaşıyor.
Biberon emziklerinin uçları ise ideal yumuşaklıkta ve esnek yapısıyla bebeklere anne memesine yakın bir his veriyor.
Bu özellikler ile birlikte anneler bebeklerini hem daha rahat bir şekilde besleyebiliyorlar hem de emzirme ile biberonla beslemeyi kolaylıkla bir arada götürebiliyorlar.
Kalitesi ve sağlıklı oluşuyla dikkat çeken Mamajoo bebek beslenme ürünleri, ergonomik tasarımlarıyla da kullanım kolaylığı sağlıyor.
Mamajoo ürün ailesi en seçkin bebe mağazaları, zincir mağazalar, eczaneler ve büyük marketlerde bulunabiliyor.
Bu dosyalarla birlikte TBMM'ye gelen dokunulmazlık dosyası sayısı 561'e ulaştı.
İZDSO, 2 Aralık Cuma akşamı saat 20.30'da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezinde konser verecek.
Konserde Orkestrayı Dorian Wilson yönetecek, solist olarak Finlandiyalı piyanist Henri Sigfridsson'u müzikseverlerle buluşturacak.
Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesinde iki tenor kardeş Orkestra Allegra ile sahne alıyor.
Avrupa'nın çeşitli sahnelerinde ülkemizi temsil eden tenor kardeşler Aydın ve Ayhan Uştuk, bu akşam saat 20.00'de sahneye çıkacak.
İzmirli sanatseverlerin yakından tanıdığı tenor Aydın Uştuk ve kardeşi Ayhan Uştuk, konserlerinde Karşıyakalılar için sürpriz parçalar da seslendirecekler.
Kokteyle CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, Çiğli Belediye Başkanı Metin Solak, Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur, firmanın müşterileri ve bayileri katıldı.
Mahkeme, ay başında görülen davada Dr. Murray'nin 25 Haziran 2009'ta Jackson'a güçlü bir anestezi ilacı olan propofolden aşırı dozda vererek ölümüne yol açtığına hükmetmişti.
Altı hafta süren mahkeme sürecinde Murray, suçlamaları reddetmişti.
Savunma avukatları da ünlü şarkıcının ölümcül dozu kendisinin aldığını ileri sürmüştü.
Los Angeles Adli Tıp Kurumu, yapılan otopside Jackson'ın kanında propofolün yanı sıra lorazepam, midazolam, diazepam, lidocaine ve ephedrine ilaçlarının bulunduğunu açıklamıştı.
Ankara Ostim'de Şubat ayında meydana gelen patlama İzmir'in Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğini harekete geçirdi.
İESOB, İzmir'de bulunan on küçük sanayi sitesinde bulunan esnafın profilini çıkartıp envanterini hazırlamak amacıyla projeye başladı.
İESOB Başkanı Zekeriya Mutlu, çalışma için İZKA'dan 80 bin TL destek aldıklarını ve hayati önem taşıyan verileri ortaya çıkartacağını söyledi.
İ Ne yapacağını bilemeyen kadın eve gelen polis memurları tarafından güçlükle sakinleştirildi.
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Ligde Ankaragücü ile yapacağı karşılaşmanın hazırlıklarını sürdürdü.
Teknik direktör Aykut Kocaman yönetiminde, Fenerbahçe Can Bartu Tesislerinde gerçekleştirilen antrenmanda futbolcular, koşu ve pas çalışmasının ardından önce şut idmanı yaparlarken, yarı sahada çift kale maçla da antrenmanı tamamladılar.
Çift kale maçın son bölümünde girdiği bir ikili mücadelede Bienvenu sakatlandı.
Oyuncunun sağ üst ön baldırına bandaj yapılırken, antrenmanın bitimine denk gelen sakatlık sonrası oyuncu yürüyerek tesislere gitti.
Bienvenu'nun sağ üst adalesinde zorlanma ve sertleşme tespit edildiği, hemen buz tedavisine başlandığı aktarıldı.
Öte yandan, antrenmanın yarı sahada çift kale maç çalışmasında Emre Belözoğlu yer almadı.
Şut çalışmasının ardından tesislere giden oyuncunun kasığında ağrı hissettiği ifade edildi.
Serkan Kırıntılı da yine takımdan ayrı çalışmalarına bugün devam etti.
A2 takımı kadrosuna giden genç oyuncular Recep Niyaz, Berk Elitez, Gökay Iravul ve Hasan Erbey de idmanda yer almadı.
Fenerbahçe takımının antrenmanında oyuncuların neşeli hareketleri dikkati çekti.
Özellikle pas çalışması sırasında belli bir pas sayısına kadar topu kapamayan Bienvenu'nun kulağına ceza olarak arkadaşları tarafından vurulurken, bu durum gülüşmelere neden oldu.
Pas çalışmasında teknik direktör Aykut Kocaman da oyuncularla birlikte çalıştı.
Uğur Boral'ın vurduğu bir topun suratına gelmesi üzerine Aykut Kocaman, kısa bir süre yüzünü tuttu.
Dört sene önce yaşanan kuraklıkla birlikte ilk isyanlar Mısır başta olmak üzere Fas ve Haiti'de başladı.
İsyancılar örgütsüzdü ve istekleri sadece bir topan ekmekti.
Bu fantastik ülkede o derece işsizlik vardı ki, üniversite mezunları bile işportacılık yapıyorlardı.
İsyanın ne lideri vardı ne de yol haritası.
Bin Ali tehlikeyi erken fark edip, kalıcı olmakta ısrar etmemişti.
Gençler devrimi yaptı, ancak her zaman olduğu gibi başkaları sahip çıkıverdi.
Sonuçta gençlerin dediği değil, başka güçlerin istediği oldu.
Dediğim çıktı ve gençler şu anda yeniden Tahrir deler.
Libya'da NATO müdahalesi Kaddafi rejimini yıktı, yerine şeriat geldi.
Suriye'de Esad hala direniyor ama iktidarının bu aşmadan sonra uzun süreceğini düşünmüyorum.
Bu arada Saddam'ın gitmesine neden olan Kuveyt işgalinin benzeri Bahreyn'de yaşandı.
Satır aralarında kaybolan bu olayda, Suudi ordusu Bahreyn'e isyanı sona erdirmek amacıyla girdi.
Dünya, isyancı Araplara tanıdığı hoşgörüyü Bahreyn'e göstermedi ve Suudi işgali meşrulaştı.
Ardından İngiltere, kısa bir süre sonra da ABD'de isyanlar olmaya başladı.
İsyan sermayenin çoğunu alan yüzde 1 mutlu azınlığa karşı idi.
Aynı zamanlarda küresel ekonomik kriz İrlanda, Portekiz, İtalya, Yunanistan ve İspanya'da iktidarların değişmesine neden oldu.
Alınan ekonomik istikrar tedbirleri her zaman olduğu gibi yine emekçinin aleyhine.
Emekçilerde dünyada birlikte hareket edemedikleri sürece hep bu tür faturaları ödemek zorunda kalacaklar.
Ancak federasyonun, ulusal TV ve gazetelerde, şike soruşturması sırasında, üstelik yayın yasağı bulunmasına rağmen, çıkan haber ve yorumları gözardı edip, bir yerel gazeteyi şikayet etmesi ilginç karşılandı.
Arap dünyasındaki halk hareketlerinde, dün de belirttiğimiz gibi, siyasi İslam giderek öne çıkıyor ve zemin kazanıyor.
Eski dikta rejimlerinin devrildiği ülkelerde yapılan seçimlerden en kazançlı çıkanlar da İslami gruplardır.
Suriye'nin de Esad sonrası dönemde benzer bir durumla karşılaşması ihtimali oldukça yüksek.
Kuzey Afrika'dan Ortadoğu'ya uzanan Arap coğrafyasında İslam kökenli grupların öne çıkmalarının çeşitli nedenleri var.
Mısır'da 1928'de kurulan bu örgüt zamanla bütün Arap dünyasına yayılmış ve birçok ülkede geniş bir taban bulmuştur.
Bugün farklı isimler altında ve değişik programlarla faaliyette bulunan İslami grupların ortak özelliği, örgütlü, inançlı, disiplinli olmalarıdır.
Birçok Arap ülkesinde İslamcılar yıllar boyunca yasaklandıkları veya baskı altında tutuldukları halde, varlıklarını sürdürebilmişlerdir.
Böyle bir tabana ve altyapıya sahip olan bu gruplar, dikta rejimlerinin devrilmesinin yarattığı yeni ortamı kendi ülkelerinde siyasi bir rol oynamak için bir fırsat olarak değerlendirmektedir.
Müslüman Kardeşlerin siyaset dışı yardımsever faaliyeti ve halkın dertlerine yakın ilgisi onun başarı sırlarından biridir.
Mısır'da Müslüman Kardeşlere bağlı partinin adı Özgürlük ve Adalet Partisi'dir.
Fas'takinin ismi ise aynen bizdeki AK Parti gibi Adalet ve Kalkınma Partisi'dir.
Örneğin Fas'ta AKP seçim kampanyasında alkol veya türban gibi konuları bir yana bırakıp, işsizlik, yolsuzluk, sağlık sorunları üzerinde odaklanmayı yeğlediler.
Unutmamalı ki bu ülkelerde halk hareketleri güçlü bir lider veya örgüt olmadan, farklı eğilimli insanların sokaklara dökülmeleri ile gerçekleşmiştir.
Bu ortamda diğer partilerin dağınıklığı, İslamcıların bu aşamada çoğunluğu almasalar bile, birinci güç olarak ortaya çıkmalarını ve bir koalisyonun başında iktidara gelmek şansını sağlamaktadır.
Çeşitli söyleşilerde, Türkiye'deki AK Partinin politikalarını örnek olarak gösteriyorlar.
Öyle anlaşılıyor ki, devrim geçiren Arap ülkelerinde öne çıkmakta olan İslami gruplar, benzer özelliklerine rağmen, kendi toplumsal yapılarına göre, değişik tutumlar benimsemek eğilimindeler.
Puantiyeli şifon elbiseyi 2006 yılında tasarlayan Disaya'nın, geliri Winehouse'un adına kurulan vakfa bağışlayacağı kaydedildi.
UEFA Avrupa Ligine oynanan 12 karşılaşmayla devam edildi.
Bloon adı verilen özel tasarlanmış bir balonla yakın Yakın Uzay'a 4 saatlik bir yolculuğa çıkmak isteyenler, 110 bin euro ödeyerek sıraya girecekler.
Milli motosikletçi Kenan Sofuoğlu, gelecek yıl yarışacağı Dünya Supersport Şampiyonası müsabakaları için yeni takımı Lorenzini Kawasaki ile İspanya'da test antrenmanlarına katıldı.
Kenan Sofuoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni motosikletine uyum sağlayabilmek için sezon hazırlıklarına erken başlamak zorunda kaldığını söyledi.
Geçen yıl test antrenmanlarına çıkamadan yarışlara katılmak zorunda kaldığını anımsatan Sofuoğlu, Kawasaki motosikleti kullanırken çok zorlandım.
Takım da bunun bilincinde ve ayda en az iki kez test sürüşü yapmayı planlıyor.
Sofuoğlu, takımın ekonomik sıkıntısının bulunmadığını da anlatarak, İyi bir hazırlık dönemi geçireceğim.
Heard, izleyenlerin dikkatini de ünlü oyuncu Johansson'a benzerliği ile çekti.
Kırmızı halının yeni yıldızı Fransa'nın önde gelen gazetelerinden Le Figaro'ya verdiği röportajda filmin ABD'de gösterime girmesi ile bir mola verdiğini ve bu sırada yeni senaryoları değerlendirdiğini söyledi.
Müjdat Gezen'in Bursa Nilüfer'de açtığı merkezde, Tiyatro Kahramanları ve Yalvaç Ural Oyuncak Müzesi, kafeler, butikler, üst katlarında sınıflar ve 450 kişilik modern bir tiyatro salonu bulunuyor.
Gecenin en çok alkış alan ismi tabii ki Müjdat Gezen'di.
Eğitim İş Antalya Şubesinin Baş öğretmen Atatürk Onur Ödülü'ne layık gördüğü Gezene plaketini Deniz Baykal verdi.
Ödülü Gezene veren UNICEF Türkiye Milli Komitesi Başkanı Prof. Talat Halman, Müjdat'ın ne anlama geldiğini biliyor musunuz?
Müjdat Gezenin 1991 yılında kurduğu Sanat Merkezinin en fiyakalısını Bursa Nilüfer'de açtığını söyleyeyim.
Dündar ve MSM'nin hocalarından Muzaffer Hiçdurmaz'la oturup, sohbet edelim dedik, ama ne mümkün.
Güler Sabancıyla Bülent Eczacıbaşı'nın konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörüydüm.
Kalder'ciler, meslek hayatım boyunca neler yaptığımı, ne kadar ödül aldığımı gösterince barkovizyondan dedim ki, lütfen bunları dikkate almayın.
Kalite, fark yaratmak, güven, başarı her zaman işe yaramıyor bu ülkede.
Gecede ilk ödül, ertesi gün Londra'ya gideceği için erken ayrılacak Uğur Dündar'a verildi.
Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Dündar'ın ödülünü vermesi için Bursa Valisi Şahabettin Harput'u sahneye davet etti.
Küba'nın müzik dünyasına armağanı, Buena Vista Social Club ve Latin müziğinin kraliçesi Omara Portuondo 6 Aralık Salı gecesi İstanbul Ora Arenada aynı sahneyi paylaşacak.
Mariachi'nin katkılarıyla düzenlenen geceye, Latin müziğinin Türk temsilcileri ve DJ'lerinin performansları da eşlik edecek.
Saat 19.00'da, Latin dans hitleriyle başlayacak konserde, Buena Vista Social Club ve Omara Portuondo saat 21.00'de sahneye çıkacak.
Güler Sabancı, Ben ilk çalışma hayatıma başladığımda kalite kontrol edilirdi.
Daha sonra bu kontrol edilmekten çıkıp kalite üretilir anlayışına geçtik.
Daha sonra iş mükemmelliği dediğimiz, artık bütün şirket, herkesin kaliteden sorumlu olduğu evreye geçtik.
Bütün yaptığımız işlerde, süreçlerde bunun çevreye, insana olan etkilerine bakıyoruz.
Dünyada elektronik perakendeciliğin bilindiğini, ancak Türkiye'de bunu ilk Teknosa ile kendilerinin yaptığını anımsatan Sabancı, Teknosa'nın bir sektörün başlangıcını oluşturduğunu vurguladı.
Van'da meydana gelen 5.0 şiddetindeki depremde ilk belirlemelere göre can veya mal kaybı yaşanmadı.
Emniyet ekipleri, yıkılan bina olup olmadığını kontrol etmek için il genelinde devriye geziyor.
Şu ana kadar Van Valiliği Kriz Merkezine herhangi bir binanın çöktüğüne dair bilgi ulaşmadı.
Bu arada, Binnaz Kıraç adlı bir kadın, hastane bahçesinde doğum yaptı.
İçişleri Bakanlığı inceleme kararının altında İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in imzası bulunuyor.
İçişleri Bakanlığının verdiği soruşturma izninin ardından planlara onay veren CHP ve AK Partili üyelere verilen kararı onaylayan Danıştay, itirazları reddetti.
Böylece, 155 meclis üyesinin yargılanması için yol açıldı.
Savcılık tarafından ifadeleri alınacak meclis üyeleri hakkında dava açılabilecek.
Mehmet Çağçağ ile Cengiz Özkarabekir kafa kafaya vermiş, Leman Yapımı kurmuş.
Stadyumun unutulmaz sunucusu Erdoğan Arıkan, Ceren Abdullah'la yeni bir programa başladı.
Kendilerine henüz resmi bir yazının gönderilmediğini ifade eden İzmir Pazarcılar Esnafı Odası Başkanı Hamdi Erişen pazarda çalışan esnafın da vatandaşın da mağdur duruma düşürülmemesini istedi.
Pazarın kurulduğu yere otopark yapıp en üst katını da Pazar yapacaklar.
İzmir'deki semt pazarlarının sayısının her geçen gün azaldığına dikkati çeken Erişen, Üçkuyular pazarının arazisine de eğlence merkezi yapılacağını öğrendik.
Ancak, Türkiye'nin bu toplantıya katılımı Rumların vetosuna takıldı.
Üzerindeki uluslararası baskı giderek artan Suriye'ye yönelik yaptırımlar, devreye girmeye başladı.
Türkiye, dokuz maddelik bir yaptırım paketi açıklarken, Birleşik Arap Emirlikleri de Arap Birliğinin kararı doğrultusunda Suriye'ye uçuşları askıya aldı.
Dubai hükümetinin Twitter hesabından yapılan açıklamada, kararın önümüzdeki hafta geçerli olacağı belirtildi ancak detay verilmedi.
Ancak BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid El Nahayan, Suriye'nin yaptırımlardan kaçınmak için Arap gözlemcileri kabul edeceğinden hala umutlu olduklarını söyledi.
Önceki gün Suriye'ye uygulanacak yaptırımlara kendilerine zarar vereceği gerekçesiyle karşı olduklarını bildiren Lübnan'dan ise bugün karışık sinyaller geliyor.
Lübnan Ekonomi Bakanı Nikola Nahhas, Lübnan devletinin Suriye hükümetiyle zaten ticari ilişkisi olmadığını söyledi.
Suriye konusunda yaptırımlar bir bir devreye sokulurken, uluslararası müdahalenin ilk somut işareti olarak gösterilen insani koridor yarın Brüksel'de masaya yatırılıyor.
Fransa, koridor önerisinde önemli bir rol oynayan Türkiye'nin de Brüksel'deki toplantıya davet edilmesini istiyor.
Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Türkiye'nin toplantıya katılmayacağını, bunun nedeninin ise Rum Kesimi ve Yunanistan'ın engellemesi olduğunu açıkladı.
İlçe Seçim Kurulundan ilçe binasına giden partililer, Eski İlçe Başkanı İsmail Sarıdan görevi teslim aldılar.
Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği devir teslim töreni davullu zurnalı karşılama ve karşılıklı hediyelerle renklendi.
AK Parti İl Genel Meclis üyesi olan İsmail Sarı, yeni İlçe Başkanı Erdal Seyitler'e ve ekibine başarılar diledi.
Bayraklının çiçeği burnundaki ilçe başkanı Seyitler, ilçe binasında hayırlı olsun gelen partililere hitaben yaptığı konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı.
Dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde büyüme beklentilerinin olumsuz olduğunun altını çizen Sökmen, sadece pompalanmış büyümelerin de çok fazla istenmediği yeni bir dünya düzeniyle karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Büyüyen pazarlarda iş yapanların önümüzdeki dönemde de daha olumlu bakacaklarına işaret eden Sökmen, ekonomilerden ziyade ticaretin daha hızlı büyüme göstermesini beklediklerini belirtti.
Sökmen, çok büyük sorunlar yaşansa da Avrupa pazarındaki küçülmenin çok radikal olacağını düşünmemek gerektiğini, Türkiye'nin Avrupa için önemini koruyacağını vurguladı.
HSBC olarak Türkiye'nin dış ticaretinde yüzde 4.7 oranında pazar payı aldıklarını belirten Sökmen, bunu 2014'te yüzde 6'ya çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.
Sökmen, düzenlenen basın toplantısında bir soru üzerine Ağustos ayında Genel Müdürümüz basın toplantısı yaptı.
Türkiye piyasası, HSBC için globalde 20 ana büyük ülkeden biri ve büyümeyi seçtiği piyasalardan biri.
Ticaret yapan müşteriler açısından çok büyük bir endişe gözlemlemediklerinin altını çizen Sökmen, ancak müşterilerin arayış içinde olduklarını, risklerini yönetmeye, birtakım piyasalarda olabilecek sıkışmaları başka pazarlarla aşmaya çalıştıklarını söyledi.
Bu isim bir anda bir şey ifade etmeyebilir.
Ama internette sınıf başkanı arkadaşını, diğer arkadaşlarına karşı canhıraş bir şekilde savunurken gözünüzün önüne getirirseniz hatırlayacaksınız.
Geçen yıl öğretmeni Cemal Aytaç tarafından kaydedilen o görüntüler internette tıklama rekoru kırınca Gizem ve sınıf başkanı Havva Mutlu Beyaz Show'a katılmıştı.
Dün Gizem ile ablası İrem'den kötü bir haber geldi.
Pazartesi gecesi birlikte banyoya girmişler, şofbenden sızan gazdan zehirlenmişlerdi.
Ancak tüm Türkiye yi ekranlardan kahkahaya boğan Gizem Bera Yüksel, doktorların tüm çabalarına karşın kurtarılamadı.
Komada olan İrem Sılay Yüksel ise Orhangazi Devlet Hastanesinden ambulansla Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi.
Burada bir saat süreyle müdahale yapılan İrem, yatak ve gerekli aletlerin bulunmadığı söylenerek Şevket Yılmaz Devlet Hastanesine sevk edildi.
Yeğeni ile aynı ambulansta gelen Ahmet Bodur, Burada da görevliler bizi gerekli ekip ve bakım ünitesi olmadığı gerekçesiyle almak istemediler.
Osmangazi Cumhuriyet Savcılığı, Yüksel kardeşlerin zehirlenmesiyle ilgili soruşturma başlattı.
Polis, şofbenin neden söndüğünü araştırırken baba Salih Yüksel, kızları Gizem ve İrem'in banyoda birbirlerine su atarak oynadıklarını, attıkları suyun şofbeni söndürmesinden dolayı zehirlenmiş olabileceklerini söyledi.
Bursa Valisi Şahabettin Harput, dün incelemelerde bulunmak için geldiği Orhangazi'de, daha önce kendisini ziyaret eden Gizem'in öldüğünü öğrenince şoke oldu.
Vali Harput daha sonra programını iptal ederek Yüksel Ailesinin evine gitti.
Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, Elimizdeki bilgilere göre bir ihmal gözükmüyor.
Sınıfta, başkan yardımcısı olmayı çok istiyordu, biz de bu arzusunu yerine getirdik.
UEFA Avrupa Ligi E Grubu beşinci maçında yarın deplasmanda Maccabi Tel Aviv takımıyla karşılaşacak olan Beşiktaş, tam 1 yıldır Avrupa kupalarında deplasman galibiyeti alamıyor.
CSKA Sofya maçından sonra Avrupa kupalarında deplasmanda oynadığı 4 karşılaşmayı da kaybeden Kara Kartallar , dış sahalarda oldukça kötü bir performans çizdi.
Beşiktaş, bu süreçte 2 kez Ukrayna'nın Dinamo Kiev, 1 kez Rusya'nın Alania, 1 kez de İngiltere'nin Stoke City takımlarına yenildi.
Beşiktaş'ın, deplasmanlardaki seri mağlubiyetleri geçen sezon Dinamo Kiev takımıyla başladı.
Pazar günü de, Mersin'in Mezitli ilçesinde 3 derslikli okul öncesi eğitim birimi açıldı.
Yarının teminatı olan çocukların en iyi ve en kaliteli eğitimi alması noktasında devlet olarak hiçbir fedakarlıktan kaçınmadıklarını belirten Bakan Zafer Çağlayan, Bunu devam ettireceğiz.
Bu süre içinde kazanılan davranış biçimleri de tüm yaşam boyunca devam etmektedir.
Gülbaran, önümüzdeki günlerde de işadamı Erdoğan Demirören tarafından yaptırılan 49 okul öncesi eğitim biriminden birini Mardin Kızıltepe'de açacaklarını sözlerine ekledi.
Çetin Güvercin ile görüştü, ondan Ukrayna'da sokak hayvanı katlimanın yapıldığını ileri sürüp, bunun durdurulması istedi.
2 kamerayı yukarı çevirerek görünmeyeceğini sanan hırsız, dükkanın içindeki kameralara yakalandı.
Kasayı açamayan hırsız, kolye, bileklik ve künye gibi takıları aldıktan sonra beyaz bir otomobile binip hızla uzaklaştı.
Polis ekipleri, güvenlik kameralarını yukarı doğru çeviren hırsızın, içerideki kameralarca, yaklaşık 20 saniye kadar kaydedildiğini belirledi.
Meclisin dün yapılan oturumunda Plan ve Bütçe Komisyonunun Menemen Devlet Hastanesinin tıbbi malzeme eksiğinin giderilmesi için bütçeye 200 bin TL'lik ödenek koyulmasını teklif eden önergesi tartışma çıkmasına neden oldu.
Kaya'nın sözü AKP sıraları ile CHP sıralarının daha çok karışmasına neden oldu.
Galatasaray ile Atletico Madrid kulüpleri arasında kurulan sıcak temasın şifreleri çözüldü.
Ancak yönetim yeni bir formül geliştirerek, Arda için 1 yıl sonra alacağı parayı şimdiden kasasına koymak için harekete geçti.
Atletico Madrid ile pazarlıkların bu yönde geliştiği açıklanırken, 6 milyon euronun belirlenen süreden daha önce ödenmesi halinde Galatasaray'ın hangi tavizleri vereceği konusu netlik kazanmadı.
Özellikle Atletico Madrid'in, UEFA Avrupa Ligine ya da Şampiyonlar Ligine katılması durumunda İspanyol ekibinin vereceği ekstradan 500 bin ile 1 milyon euroluk ödemenin askıya alınmasının gündeme geldiği öğrenildi.
İspanyolların, Arda için ödeyecekleri 6 milyon euro karşılığında Reyes'i bırakabilecekleri ifade edildi.
Siirt'te ikisi kardeş dört kız çocuğuna cinsel istismarda bulundukları iddiasıyla 39 kişinin yargılanmasına devam edildi.
Davanın 1 numaralı sanığı Gazi İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı Fahrettin Kuzunun 19 ay boyunca Batman'da bir camide saklandığı ortaya çıktı.
Kuzu'nun, firariyken camide saklandığı ve çocuklara ders verdiği ortaya çıktı.
Cumhuriyetin haberine göre, mağdurların yaşının küçük olması nedeniyle gizli yapılan ve mağdur çocukların katılmadığı duruşmaya tutuklu 10 sanık ile avukatları katıldı.
DENİZLİ'de uzun yıllar ev tekstili pazarlamacısı olarak çalışan, daha sonra mermer işleme fabrikası ve restoran açan kentin tanınmış isimlerinden Alaaddin Gümüş, işleri yolunda gitmeyince bir milyon TL'lik servetini kaybetti.
Simit satarak ailesinin geçimini sağlamaya başlayan Gümüş, Beni simit satarken gören bazı işadamı ve esnaf arkadaşlar şaşkınlığını gizleyemiyor ama ben çocuklarıma bakacak parayı kazanıyorum.
Denizlili 46 yaşındaki Alaaddin Gümüş, 9 yıl boyunca ev tekstili pazarlamacısı olarak çalıştı ve mermerciliğin gözde sektörler arasına girmesinin ardından yatırımını bu alana kaydırdı.
Gümüşler Mahallesinde mermer işleme fabrikası kuran Gümüş, 15 çalışanıyla dört yıl boyunca bu sektörde faaliyet gösterdi.
Ancak bir süre sonra işleri kötü gitmeye başlayan Gümüş, birikimlerini kaybetti ve tesisin kapısına kilidi vurdu.
Ardından yakınlarının da yardımıyla Melek Pazarı'nda restoran açan Gümüş, bu sektörde de tutunamadı ve dokuz ay sonra restoranı kapattı.
Alaaddin Gümüş, çalışma hayatında bir milyon TL'lik serveti kaybetti.
Ailesinin geçimini sağlamak için 13 ay iş arayan Gümüş, Belediye Başkanı AK Partili Osman Zolan'ın yanına gidip yardım istedi.
Projenin Türkiye'de nasıl uygulanacağına ilişkin bilgi veren Pirinçcioğlu, Şu anda insansız deneme uçuşları gerçekleştiriliyor.
Kapsül içerisinde dünyaca ünlü şeflerin yemek menüsü olacak.
Aşağı iniş bir noktaya kadar balonla yapıldıktan sonra paraşütle devam edecek.
Balonla uzaya uçmanın 9 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu ifade eden Urdiales, Bloon'un içindeyken gezegen ile bir bütün oluyoruz.
Çünkü, bu irtifa en güzel manzara imkanını sunduğu için seçildi.
Mini Cooper marka otomobil önceki gün Ruşen Başak'a geri verildi.
ALMANYA'nın Münster kenti yakınlarındaki Vreden kasabasında yaşayan tanınmış işadamlarından İlhan Doğan, neonazi cinayetlere tepki göstermek amacıyla ülkedeki tüm yatırımlarını durdurarak Almanya'yı terk etti.
Vreden'daki lüks villasına dev Türk ve Alman bayraklarının yanı sıra büyük bir pankart astıran işadamı Doğan, pankarttaki yazısıyla Almanya'da yaşayan yabancı kökenlilere uygulanan çifte standardı da eleştirdi.
Doğan ayrıca Türkiye'de Hülya Avşar, Beyaz, Mustafa Sandal gibi ünlülerin kendi adlarına parfüm çıkarmalarını sağlıyor.
Ben Almanya'da doğup büyüdüm, şimdiye kadar binlerce Almana iş verdim, milyonlarca Euro vergi ödedim ve bu vergilerin nereye gittiğini şimdi görüyorum.
En küçük hatamızda politikacıların bazıları Türkler bu ülkeye uyum sağlamıyor diyorlar.
50 yıl önce bizim annelerimiz babalarımız bu ülkeye geldi dürüstçe çalıştı ve çabaladı.
Bu kariyeri edinene kadar kendimde çifte standartlara maruz kaldım, çok zorluklar yaşadım ve artık bıktım.
Anlaşılan bu ülkede ne yaparsak yapalım hep yabancı kalacağız.
Almanya'nın bu kadar iyi bir durumda olmasında Türklerin çok katkısı var, bu ülkeye çok şeyler kattık.
Bugün bu ülkede yüz binlerce insanımız iş veriyor, vergi ödüyor, milyarlarca cirolar yapıyor.
Almanya'da kalan Türklere de seslenen Doğan, Kötülüğe kötülükle cevap vermeyin.
Bu ülkede yaşayan gerek politikacı, gerekse işadamı olan insanlarımız neonazi cinayetlerine yeterince tepki göstermedi.
Daha önce Möhl olayı oldu, Solingen oldu ve unutuldu.
Bu yaşananlar da belki birkaç ay sonra unutulacak.
Medya lügatında böyle isimler çok şey bilen adamdır ki Eymür gerçekten öyle.
Eski MİT'çinin esasen 90'ların Türkiye'sini sarsan faili meçhul bazı cinayetler ve Susurluk'la bağlantısına ilişkin ifadesi alındı.
Eymür'e dayanan sürecin ortaya koyduğu genel manzarayı, 41 yılını MİT'in en kritik noktalarında geçiren, eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş'le konuştuk.
Emre Taner, Şenkal Atasagun gibi isimlerin kuşağında MİT'le tanışan etkin isimlerden.
Diyarbakır Bölge Başkanlığı, İstihbarat Başkanlığı, 2000'de de istihbarattan sorumlu Müsteşar Yardımcılığı yapan Öneş 2005'teki emekliliğe kadar MİT'teydi.
Susurluk'la başlayan süreç, vesayet sisteminin zayıflatılması ve ortadan kaldırılmasıyla ilgili çalışmalar, en son örneğini Dersim tartışmasında gördüğümüz tarihi sorunlarla yüzleşme meselesi, hepsi bütünün parçaları.
Öneş, Türkiye'de dönemler hep uygulayıcı isimler, bürokratlar üzerinden tartışılıyor.
Yani hangi ismi alırsanız alın, bu isimler tayin edici unsurlar değildir.
Tayin edici unsur, tayin edici güçler ve sistemdir.
Ayrıca kurumsallaşmamış bir yapının hukuk sisteminin zaafiyeti üzerine orturması daha büyük sorunlar ortaya çıkarıyor.
Sistemi kuranlar, kurgulayanlar değil, sistemin ortaya çıkardığı rahatsızlıklardır, bana göre sistemin de bir bakıma mağdurlarıdırlar.
Türkiye'de böylesine sorgulamalar oluyorsa çok şey değişiyor demektir.
Eymür'ün olaylarla ne kadar bağlantısı olduğunu da kimse bilemez ama burada şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki faili meçhullerle MİT arasında bağlantı kurmak biraz zordur.
Mutlaka hatalar da yapılmıştır, eksiklikler olabilir ama diğer kurumlar gibi MİT'te öyle derin bağlantılar bulmak zordur.
Bunlar hep oldu, ama bugün çok arttı ve bu çelme sanki Türkiye'nin hızla ilerlemesini önlüyor.
Bu çelmeyi takanlar geçmiş olayları bugünmüş gibi tartışarak atıyorlar.
Bilmiyorlar ki, her olay, meydana geldiği zamanki ortam içinde ve şartlarda ele alınırsa, çıkarılan sonuca itibar edilebilir.
Ama bunlar dünya ayağa kaldırılarak, bir particilik faaliyeti olarak yapılmamalı.
Ağır başlı, durulmuş, oturmuş bir devletin neler ve nasıl yapması gerekiyorsa öyle yapılmalı.
74 yıl ve öncesi dünya bugünkü gibi değildi.
Ama bugün bunlar tartışılmıyor hele de siyasete hiç malzeme yapılmıyor.
Türkiye Cumhuriyeti de, milli devlet olarak, parçalanan Osmanlı topraklarından elde kalan Anadolu üzerinde kurulmuş.
Mesela, Dersimde devlet otoritesi ile aşiret düzeninin çatışması var.
Ankara orayı Türkiye Cumhuriyetinin diğer kesimlerine benzetmek istiyor.
Bu başka bölgelere de örnek olursa, yeni Türkiye Cumhuriyetinin bütünlüğü kalmaz, Osmanlı Devleti gibi parçalanır.
Dersime yapılan 2 harekattan önce bölgede 50 aşiret ve 100 bin nüfus var.
Başta dediğimiz gibi, bu haksızlıkların telafisi mümkün olanlar bugün telafi edilmeli.
Sorun şu partinin, bu partinin meselesi değil, Türkiye'nin meselesi.
Yani 74 yıl sonra yeni bir düşmanlık icat edilmemeli.
Milliyetçiler, ulusalcılar, liberal muhafazakarlar, liberal sosyalistler, sosyal demokratlar, liberal demokratlar, komünistler, dinciler ve daha da var.
Oysa Türkiye'nin çıkarı söz konusu olunca, ne o ne öbürü, sentezle bir fikir oluşmalı, sorun çözümlenmeli.
Her aydının mensup olduğu, benimsediği siyasi görüşe göre, ideolojiye göre her kafadan ayrı bir ses, ayrı bir fikir çıkıyor.
İtiraz eden çok olacak ama bence bu böyle.
Ama Başbakanın ameliyatını bütün gazetelerin atlamasına ne demeliyiz.
Bütün gazetelerin, TV'lerin Başbakanlık muhabirleri var, Ankara var, İstanbul var.
Ama biz tüm gazeteciler yine de önemli bir haberi atlıyoruz.
Sanki onu bulmak, ne yaptığını saptamak ve kamuoyuna duyurmak gazetecilik görevi değil.
Yani, Başbakanlık geç de olsa açıklama yapmasa okuyucunun da, o tüm gazetelerdeki muhabir arkadaşlarımızın da Başbakanın ameliyatından haberleri olmayacak.
Resmen kulaklara üflenen Başbakanın cuma günü yani yarın hastaneden taburcu edileceği.
Şimdi anlıyoruz ki, bu gazetecileri atlatmak için verilmiş sahte bir tarih.
Çünkü Tayyip Erdoğan cuma gününü beklemeden evine vardı.
Gazeteciler, Başbakanı hastaneye girerken olduğu gibi çıkarken de görüntüleyemedi.
Şarköy Balıkçı Barınağının maskotu olan leylek, verilen balıklarla besleniyordu.
Belediyelerin şehir merkezinden toplayıp ormana attığı o zavallı köpekler, vicdansızların kurbanı oldu.
Kurban Bayramı'nda yüzlerce kasap kendi sağını solunu kesti.
Karabağlar Belediyesi Kültür Müdürü dostum Salim Çetin'in daveti üzerine bir panelde buluştuk.
Konuşmacılar CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, Birgün Gazetesi yazarı Oğuzhan Müftüoğlu ve bendim.
Benzer düşüncelerimiz olmakla birlikte yorumlarımız arasındaki farkı dikkatli izleyiciler fark etmiştir sanırım.
Daha sonra Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürümün daveti üzerine yemekte de sohbetimiz devam etti.
Ama bu defa konuşmalarımız Karabağlar ve İzmir siyaseti üzerinde yoğunlaştı.
Karabağlar Belediyesi, diğer belediyeler kadar yapıp ettiklerini tanıtabilen bir belediye değil bence.
Birincisi, Karabağlar ilçesi oluşturulma tarzı itibarıyla biraz yapay bir ilçe.
Sınırlarının çizilme şekli bu ilçenin kimliğinin netleşmesini zorlaştırıyor.
Öte yandan yeni bir belediye olmanın sıkıntıları da var elbet.
Yeni bir belediye ve kurumsallaşması henüz tamamlanmış değil.
Karabağlar'ın bir semt olarak tarihi, kimliği var elbet ama ilçe olarak sınırlarını düşündüğünüzde, bunu yeniden oluşturmanın gerekli olduğunu anlayacaksınız.
Üçkuyular'dan Karabağlar'a, Çennetçeşme'den Hatay'a kadar eskiden beri Konak'ı merkez bellemiş bir yerleşim alanı, şimdi yeni bir ilçe olmanın mücadelesini veriyor.
Karafatma Dağı yine oradan çıkan taşlarla güzel bir rekreasyon alanına dönüştürülmüş mesela.
Bunlar hem ortak kullanım açısından önemli hem de kentsel boş alanları fonksiyonel hale getirmek açısından.
Bir de kent estetiğine genellikle uygun projeler olduğu kanaatindeyim bu çalışmaların büyük bir kısmının.
Polis, Manipur eyaletinin başkenti İmphal'de büyük bir fuar alanı yakınında meydana gelen saldırıda 1 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Ölen kişinin bombayı taşıdığının sanıldığı belirtilirken, fuar alanının, cumartesi günü Başbakan Manmohan Singh'in ziyaret etmesi beklenen kongre merkezinin yakınında olduğu kaydedildi.
BURSASPOR Kulübü Başkanı İbrahim Yazıcı, Bizim kültürümüzde hapşıran birine ölmek üzeresin değil, çok yaşa denir.
Bursaspor'un Başkanı İbrahim Yazıcı, bazı basın organlarında çıkan haberler ile ilgili kulübün resmi web sitesinden bir açıklama yaptı.
Krizden beslenenler, üç yıldır bir avuç su içemedikleri kaos musluğuna ağızlarını dayamışlar, susuzluklarını gidermek için gün sayıyorlar.
Ne yazık ki şu dönem, onların hastalıklı fikirlerini yaymaya çalışmaları için elverişli bir dönem.
Onlara bu fırsatı vermemek için hiç yenilmemek, hatta hiç puan kaybetmemek gerekiyor, ki bunu dünya üzerinde başarabilecek ne bir başkan, ne bir yönetici, ne de bir teknik adam vardır.
Yazıcı, Ne yönetim olarak biz, ne de hocamız, asla 2010'daki tarihi şampiyonluğun arkasına sığındık ve onu bir koz ve eleştirilemez kuralı olarak benimsedik.
Aksine, o şampiyonluk sorumluluğumuzu kat be kat artırmış olduğu için görevimiz başında ve daha dikkatliyiz.
Ancak bizim gibi düşünmeyen ve aynı hassasiyete sahip olmadan ölçüsüz ve insafsızca yorum ve yaklaşımda bulunanlara da şunu söylemek istiyoruz.
Guti, İspanya'da veya Avrupa'da futbol oynamak istemediğini ifade ederken, Asya'dan gelecek tekliflere açık olduğunu, yeni kültürler öğrenmenin heyecanını yaşadığını vurguladı.
Guti'nin konuşmasını değerlendiren İspanyol basını, tecrübeli oyuncunun Katar veya Suudi Arabistan'dan bir takım ile anlaşabileceğini belirtti.
Lokavtın bitmesiyle muhtemelen Türkiye'deki son maçına çıkan Utah Jazz'li basketbolcu, Benim için güzel bir final oldu.
Eşi Yeliz'in İzmirli olduğunu da hatırlatan Mehmet Okur, İzmir'den kız aldık, yarı İzmirli sayılırız.
Mehmet Okur, maçı Telekom'a kazandıran üçlüğü atarken, 14 sayı, 10 ribauntla oynadı.
Mehmet Okur, bu sezon 4 kez KSK'ye rakip oldu.
Ankara'daki Eurochallenge Cup ta, Ankara'da Okurun 12 sayı, 1 ribauntla oynadı.
SPK Bülteninde yer alan bilgilere göre, hisseleri onbinlerce kişiye dağılmış bulunan toplam 84 şirketin ortaklarına, gerekli süreçlerin tamamlanması koşuluyla, hisselerini İMKB'de satma imkanı sağlandı.
Karar söz konusu şirketlerin kısa yoldan hisseleri İMKB'de işlem gören bir şirket haline gelmesini ve borsa şirketi olmanın tüm avantajlarından faydalanmalarını sağlayacak.
Ayrıca kaydileştirme süreci ile birlikte İMKB'ye yeni yatırımcılar da kazandırılmış olacak.
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal ve yönetim kurulu üyeleri, yönetici Abdurrahim Albayrak'ın düzenlediği yemekte bir araya geldi.
Çukurca semalarında alçak uçuş yapan uçakların sesleri yoğun şekilde ilçe merkezinde duyuldu.
Yaklaşık 30 dakika süren hareketlilik sırasında uçakların Kuzey Irak sınırındaki sıfır noktasındaki Haskel Dağlarının üzerinden geçerek Kuzey Irak'a yöneldikleri gözlendi.
Öte yandan Galatasaray Cev Kupasında bugün saat 19.30'da Burhan Felek Spor Salonunda Kıbrıs Rum Kesiminden Apollon Limassol ile oynayacak.
20 bankanın notlarını değiştirmeyen S&P, Bank of Chinaile China Construction Bankın notunu ise yükseltti.
Charleroi şehrinde TSİ 21.30'da başlayacak karşılaşmada Anadolu Efes, ilk maçta sürpriz şekilde yenildiği rakibinden rövanşı almaya çalışacak.
Filmin yönetmeni Steven Spielberg, çekimlere ise 2012 sonlarına doğru başlanacağını açıkladı.
Çocuk büyüdükçe iş yükü azalıyor belki ama ona karşı olan sorumluluklarımız daha bir artıyor sanki.
En iyi şekişde yetiştirmemiz, hayata hazırlmamız da gerekiyor.
Üstelik bunu okula başlamadan çok önce yapmamız gerekiyor.
Kısacası ilk öğretmenleri biz anne babalar oluyoruz ve çocuklarımıza iyiliği de kötülüğü de sevgiyi de şiddeti de biz öğretiyoruz.
Ben kendimi eğlenceli ve mutlu bir anne olarak görsem de ayarımı bilemediğim anlarım oluyor sık sık.
Sonra bir bakıyorum Koray da aynı şekilde davranıyor.
Artık istemediği bir durum karşısında son derece sinir bozucu bir ses tonuyla çığlık atıyor.
Bir, iki, üç derken ben de sakin kalamıyorum ve karşımdakinin 3 yaşında olduğunu unutup ¨bağırma artık¨ diye bağırıyorum.
Yine böyle bir bağırma seansında ben, kendimi tutamayıp ¨çarpacağım şimdi¨ dedim.
Ağzımdan çıktığı anda pişman oldum üstelik ama geri alma şansım yok.
Gözlerinin büyüdüğünü ve o kelimeyi kayda aldığını yemin ediyorum gördüm.
Başından aşağı kaynar sular inmek sözünün gerçekten ne anlama geldiğini öğrendim sonunda.
Sonra kızdığı bir anda bana da aynı tehdidi savurdu.
Hata bende, nasıl kızabilirim ki?
Ama bir şeyler yapmalıydım.
Benim hatam, hiç güzel bir şey söylemedim ben.
Nasıl düzeltirim, nasıl unuttururum diye düşünüyorum o günden beri.
Ev içinde anne, baba, abla, ağabey gibi kişilerden duyduklarını anında kaparlarmış ki biz bunu her an yaşıyoruz artık.
Yapılacak şey çocuğa aşırı tepki vermeden kullandığı sözün yanlış olduğunu anlatmaya çalışmak olmalıymış.
Çocuklarımızı kendine, çevresine, ülkesine yararlı, saygılı bireyler olarak yetiştirmek istiyoruz.
Anne baba olmak başlı başına meslek olmalı bence.
Konser, 1 Aralık günü, saat 20.30'da Antalya Kültür Merkezinde gerçekleşecek.
El yazması Weimar'da bulunan ve Macar besteci Geza Gemesi'nin partisyonunu büyük bir titizlikle hazırladığı bu uyarlamayı dünyada tek çalabilen ikili ise Dezsö Ranki ve Edit Klukon.
Sanat yönetmenliğini Fazıl Sayın yaptığı ve 17 Aralık tarihine kadar devam edecek olan festival, dünyaca ünlü sanatçıları ve grupları Antalya'da buluşturuyor.
Ana sponsorluğunu Volkswagen'in yaptığı festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da geniş repertuvarı ve renkli programı ile sanatseverlere unutulmaz bir klasik müzik şöleni yaşatıyor.
Kaybedilenlere üzülmeyin, Her şeyi yitirseniz bile Gerçek olmayan şeyler kaybedilir.
Bak ki yeşermek için bekleyen Ufak fırsat tohumlarını gör.
Ne olursa olsun başaracaklarına inanırlar ve denemekten asla vazgeçmezler.
Ani ve beklenmedik olaylar karşısında her zaman bir planları vardır.
Hatay Valiliği, Amanos Dağlarında jandarma ve polis özel harekat timlerinin geniş çaplı operasyon düzenlediğini açıkladı.
Teröristlerin Suriye üzerinden Türkiye'ye geçiş yaptığı noktalardan olan Amanos Dağlarındaki operasyona askerlerin yanı sıra polis özel harekat timleri de katıldı.
Hatay'ın Hassa ilçesine bağlı Yuvalı köyü kırsalında 3 ayrı sığınak tespit edildi.
Sığınaklarda 3 adet cep telefonu, bu cep telefonlarına bağlı patlayıcı düzenek ve sıhhi malzeme ile 1 adet telsiz ele geçirildi.
Operasyona kobra tipi helikopterler de havadan destek verdi.
Bu arada Diyarbakır'da bulunan 2. Hava Kuvvet Komutanlığında da hareketlilik yaşandı.
Öte yandan Hakkari Valiliği, PKK'dan kaçan bir teröristin güvenlik güçlerine teslim olduğunu açıkladı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Dersimden özür dileyecekse, buyursun dilesin.
Kılıçdaroğlu, dün CHP grup toplantısında yaptığı konuşmanın başında Başbakana geçmiş olsun.
AİHM'nin Türk yargıcı Işıl Karakaş, hukuk ihlalleri konusunda Türkiye ile Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında uçurumlar var diyor.
Bunu ben söylesem, AKP'nin bütün kadrosu ve yalaka medya bunu nasıl söylersin derdi.
Yargıcımız, geçen yıl 6 bin 600 olan başvuru sayısının son bir yılda 9 bine çıktığını söylüyor.
Üstelik daha Silivri toplama kampının dosyaları AİHM'e gitmedi.
Yargı, adalet yara almasın diye hep özenle yaklaştık.
Ama kendilerini siyasi otoritenin emrine veren yargıçları deşifre etmek boynumuzun borcu.
İnsanların soyuyla, sopuyla inancıyla meşgul olmayı siyaset zannedenler kendi soyuyla sopuyla problemi olanlardır.
Mezhebi sahih olan bir siyasetçi böyle sorumsuzluk yapmaz.
Eminim kin, nifak tohumlarını eken ilk Başbakan Erdoğan'dır.
Ben sadece Dersimli değilim, Konyalıyım, İzmirliyim, Uşaklıyım, Diyarbakırlıyım, Hakkariliyim, Trabzonluyum, Türkiyeliyim.
Devlet böyle özür dilemez, devlet yaraları sararak, eski hataları tekrarlamayarak özür diler.
Erdoğan, 73 yıl önce Dersimde yapılan başka zulmü kendisine siper ediyorsa, Dersimin ölüleri arkasına gizlemeye çalışıyorsa bu hepimizin görüp göreceği en büyük siyasi ahlaksızlık.
Dersim diye derdin yok, cumhuriyete karşı hesapların var.
Bu ülkede o dönemi, sadece CHP'nin tarihi olarak görmek için cahil olmak gerekir.
Ama sadece cahil olmak yetmez, Erdoğan olmak gerekir.
Reddettiğin o tarih, cumhuriyetin, hepimizin tarihi, günahıyla sevabıyla hepimize, bize ait.
Unutma, Dersimlilerin tarihinde ilk kez Cumhuriyet döneminde birinci sınıf yurttaş konumuna gelmişlerdir.
Ama sen diyorsun ki, Benim dedem bana tavuk kümeslerinde nasıl saklandıklarını anlattılar.
Biz insanların etnik kökenine bakmayız, inancına karışmayız, mezhepleri ile ilgilenmeyiz.
Kin, nefret ve intikam duygusundan başka bir şey görmeyecektir.
Geçmişin, kökün, kökenin yok mu?
Kendi geçmişinden utanan birisin.
Senin bütün hayatında okuduğun kitap sayısı üçü beşi geçmez.
Yeri gelirse Nene Hatun, Sütçü İmam, Kubilay, Uğur Mumcu olacağız, direneceğiz.
Bankalararası piyasada satışta dolar kotasyonları en düşük 1,8320 lira, en yüksek 1,8370 lira seviyesinde bulunuyor.
Basına kapalı antrenmanın, ısınma ve açma, germe hareketleriyle başladığı ve top kapma egzersizleriyle devam ettiği bildirildi.
Antrenmanın son bölümünde ise duran top ve şut çalışması üzerinde duruldu.
Sarı kart cezalısı olduğu için Gençlerbirliği maçında forma giyemeyecek olan Ujfalusi'nin sakatlığı da düzeldi.
Çek futbolcu takımla çalışırken, tedavilerine devam edilen Sabri ve Yekta özel program uyguladı.
Savcı Inga Bejer Engh, Breivik'in paranoyak şizofreni geliştirdiğini ve cezaevi yerine ömür boyu bir psikiyatri kliniğinde tutulabileceğini söyledi.
Birlik Başkanı Abdül Batur ve encümen üyeleri tarafından gerçekleştirilen, Van ve Erciş incelemelerinden sonra, Birlik üyesi 90 Belediyenin katıldığı yardım kampanyası devam ediyor.
İsteyenler Deprem bölgesi Van için acil ihtiyaç listesinde olan kuru bakliyat, temel gıda maddesi ve diğer yiyeceklerden oluşan yardım paketi, iç çamaşırı, ısıtıcı yardımları toplanmaya devam ediliyor.
Katılmak isteyenlerin yardımlarını, Narlıdere Belediyesi yardım toplama noktaları olan, Narbel Düğün Salonu ve Narlıdere Belediye binasına acil bir şekilde ulaştırmaları gerekiyor.
Mal varlığının dondurulabilmesi için soruşturmaya gerek olmadığını dile getiren Özgenç, Soruşturma başlatılacaksa bu düzenlemeye ihtiyaç yok çünkü, diğer kanunlardaki hükümler bizim ihtiyacımızı karşılıyor.
Birisinin mal varlığını, herhangi bir suçla ilişkilendirmeden dondurma yoluna gittiğinizde bunun süresinin olması lazım.
Bu sorun Tüpraş'ın mal varlığının dondurulması yönünde sorun olarak yaşandı.
Başka bir sorun daha var burada ABD ile AB arasında imzalanan sözleşme gereğince, AB üyesi ülkelerdeki banka, finans kuruluşlarındaki fon transferleri ABD tarafından izlenmeye başlandı.
Urla Limantepe mevkii ile Urla İskeledeki günümüz mendireğinin hemen açıklarında yer alan liman tesislerinde, sol ve sağdan yarım ay şeklinde ilerleyen mendirekler günümüz mendireğin girişine kadar ulaşıyor.
Liman girişinin de günümüzde olduğu gibi aynı yere yapıldığı ortaya çıktı.
Çocukların, hayal ile gerçeği tam olarak ayırt edemediklerini ifade eden Koç, çizgi film kahramanlarını taklit eden çocuğun örnek aldığı karakterin saldırgan davranışlarını da uygulamaya çalıştığına dikkati çekti.
Televizyonu aşırı seyreden çocukların ruhsal ve fiziksel sağlıkları tehdit altında kalıyor.
Yapılan araştırmalarda uyku düzensizlikleri, depresyon ve hiperaktif gibi sorunların gerisinde televizyonu aşırı seyretmenin olduğu görülmüştür.
Ayrıca televizyonda şiddet sahneleriyle sık sık karşılaşan kişilerde başka insanlara karşı acımasızlık ve saldırgan davranışların daha fazla olduğu gözlenmiştir.
Televizyonun çocukların bir numaralı eğlence kaynağı haline geldiği günümüzde televizyonda izlenen şiddetin çocuklar üzerindeki etkileri anne ve babalar tarafından oldukça sorgulanan bir konu.
Çizgi filmler her ne kadar sinemada da işlenmekteyse de çocuklara yaygın olarak televizyon üzerinden ulaşmakta ve çocuklar yoğun bir şekilde televizyonla karşı karşıya kalmaktadır.
Çocukların televizyonda en çok çizgi filmleri izlediğine işaret eden Yrd. Doç. Dr. Koç, Çizgi filmler doğruyu, yanlışı, güzeli, çirkini öğrenme yaşındaki çocuk için eğiticidir.
Çocukların yaşı ne kadar küçük olursa çizgi filmlerden etkilenme oranı o derece fazlalaşıyor.
Çünkü çocuklar davranışlarıyla bunun sonuçlarını zihinlerinde çok fazla eşleştiremiyor.
Koç, bir televizyon kanalında yayımlanan Caillou adlı çizgi filmin eğitici özelliği nedeniyle diğerlerinden farklı olduğunu söyledi.
Caillou da buna karşılık ailenin her davranışını kendine model alıyor.
Örneğin o yaştaki çocuklar genellikle arkadaşlarıyla kıyafetini, oyuncağını, bireysel eşyalarını paylaşmak istemiyor.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinden husumet ve düşmanlık üreterek, şimdi insanlarımızı birbirine düşürme çabalarına bizim alet olmamız söz konusu değildir.
Rahatsızlığı nedeniyle Avrupa Turnesi iptal edilen şarkıcının tedaviye yanıt verdiği fakat durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı.
Hastaneden yapılan açıklamaya göre, sanatçının akciğerlerine uygulanan drenaj nedeniyle ses tellerinin etkilenme riski bulunuyor.
Yatağın, hastanın ciğerlerini rahatlatmak için ayarlanabilir eğimleri bulunuyor.
Fenerbahçe, Senegalli futbolcusu Issiar Dia'yı satış listesine koydu.
Fenerbahçe'de kalmak istemeyen Dia için alınan bu karara, teknik direktör Aykut Kocamanın da ocak ayında onay vermesi bekleniyor.
Geldiği günden bu yana takıma yeterli katkıyı sağlayamadığı düşünülen Senegalli oyuncunun da İstanbul'da mutsuz olması, bu kararın alınmasında etken oldu.
Dia, Nancy Kulübünden 6 milyon Euro bonservis bedeliyle alınmıştı.
Çete üyelerinin, turistlerin çete üyesi işyerlerinde alışveriş yaparken elde ettikleri şifre ve bilgilerini de plastik kartlara yükleyip paralarını aldıkları belirlendi.
İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Ahmet San serbest bırakıldı.
Ahmet San, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolü yapıldıktan sonra tekrar Vatan Caddesindeki Emniyet Müdürlüğüne götürülmüştü.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan San İzmir'deki soruşturmayı yürüten savcının talimatıyla serbest bırakıldı.
Aynı soruşturma da gözaltına alınan oyuncu Erkan Petekkaya'da sağlık kontrolünün ardından serbest bırakılmıştı.
EDİRNE'de tarihi Selimiye Cami Arastasının girişini sokak zanneden bir sürücü, 400 yıllık çarşının kapısını otomobiliyle kırarak içeri daldı.
Sabah saatlerinde çarşı girişine gelen dükkan sahipleri, gördükleri manzara karşısında şaşkına döndü.
Çarpmanın etkisiyle yerinden çıkan 5 metrelik kapı kanadı, vinç yardımıyla yerinden çıkarılırken, polis tarafından gözaltına alınan sürücü ve yolcu ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.
Kaza saat 04.00 sıralarında Mimarsinan Caddesi üzerinde meydana geldi.
İstanbul'dan kiraladıkları 34 HF 5973 plakalı otomobille Edirne'ye gelen sürücü A.H.
Mimar Sinan Caddesi üzerindeki Selimiye Camii Arastasının girişini sokak zanneden sürücü A.H., 5 metrelik çift kanatlı kapının sol kanadını kırıp içeri girdi.
Kazayı kameradan fark eden güvenlik görevlisi Mehmet Yiğit, araçtan çıkan sürücü ve yolcunun olay yerinden ayrılmasına engel olarak polise ve çarşı yöneticilerine haber verdi.
Sabah saatlerinde çarşı girişine gelen dükkan sahipleri, her gün giriş yaptıkları kapıdan içeri girmiş otomobili görünce şaşkına döndü.
Çarşının diğer kapılarından giriş yaparak işyerlerini açan dükkan sahipleri, ilk defa böyle bir durumla karşılaştıklarını dile getirdi.
Kapının yenilenmesinin birkaç haftayı bulabileceğini söyleyen Arasta Çarşısı Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yunus Saç, Burayı yol zannedip girmişler.
Vinç getirtip araca ve insanlara zarar vermeden kapıyı açacağız.
Olayın ardından gözaltına alınan ve alkollü olmadığı belirlenen sürücü A.H., Selimiye Polis Merkezi Amirliği'nde ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.
VAN'da meydana gelen ilk depremde 54 kişinin hayatını kaybettiği Sevgi Apartmanının müteahhidi Salih Ölmezin mal varlığı hakkında ihtiyati tedbir kararı alındı.
Apartmanda ölen 8 kişinin avukatlığını yapan Avukat Mustafa Aladağının başvurusu üzerine Erciş Asliye Hukuk Mahkemesi, Ölmezin mal varlığına ihtiyati tedbir kararı koydu.
Avukat Mustafa Aladağ, ayrıca ölen 8 kişi için de müteahhit Salih Ölmez, Erciş Belediyesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığında 850 bin TL'lik tazminat davası açtı.
Mamak Güzelyurt ve Başak mahallelerinde kumarhaneye dönüştürüldüğünü tespit ettikleri iki farklı besi çiftliğine baskın düzenleyen jandarma, aralarında mekan sahiplerinin de bulunduğu 18'i kadın 148 kişiyi suçüstü yakaladı.
ve H.A.'nın daha önce besi çiftliği olarak kullanılan bu mekanları kumarhaneye dönüştürdükleri tespit edildi.
Zanlıların, ilçe merkezine uzak bir mevkide bulunan iki çiftliğe müşterilerinin gelebilmeleri için belirli güzergahlardan servis kaldırdıkları tespit edildi.
Zanlıların ayrıca, müşterilerinin cep telefonlarına SMS atarak da ulaştıkları saptandı.
Zanlıların müşterilerinin paralarının bitmeleri durumunda ise kurdukları POS makinelerinden tahsilat yaptıkları tespit edildi.
Bununla beraber çeşitli dini etnik grupların konuştuğu diller uzunca bir liste oluşturur.
Bu listenin başında gelen iki kalabalık grup, Rumca ve Ermenice konuşurdu.
15'inci yüzyılın, İstanbul'unda Bizans mirası bir Musevi cemaat vardı.
15'inci yüzyılın sonunda çoğunlukla İspanya ve Avrupa'dan dalga dalga gelen Musevi mültecilerle dünya başkentine İspanyolca girdi.
19'uncu yüzyılda eğitim reformlarına girişen Musevi cemaatinde 1870'lerde açılan Alliance mektepleri sayesinde Musevi aydın sınıf Fransızcayı tercih etti.
Babıali hükümetle basının burun buruna oturduğu bir semtti.
Hamidiye döneminde sansür geniş ve yetkili bir örgüte dönüşse de hükümeti içte ve dışta haberleri sansür edemedi.
Tanzimat döneminin despot yöneticileri çare olarak yabancı gazetecileri satın almaya başladı.
Bugün az rastlanıyor ama 19. yüzyılda Constantinopel kaynaklı haberler, Avrupa gazetelerinde hemen her gün her gazetenin ilk sayfasından yayımlanıyordu.
14 Temmuz 1789'da Paris halkı, tarih boyunca krallığın despotizmine başkaldıran aydınların kapatıldığı Bastille Hapishanesini bastı.
İstanbul'daki Avrupalı diplomatlar Fransız takımıyla selamı sabahı kesti.
Babıali Tanrı'nın günü bu takımın Fransızlar hakkındaki şikayetlerini dinliyordu.
Cumhuriyetçi Fransızların İstanbul'daki rahatlığı Napolyon'un Mısır'a çıkmasıyla bitti.
Bu andan itibaren Osmanlı devlet adamları Fransız Devrimi aleyhinde yazdı.
Kimilerine göre görkemli yapılar, çekici bina cepheleri ve binanın önünde bu görkemi abartan geniş alanlar kitleyi kendine hayran bırakarak yumuşakça boyun eğdirmek isteyen aydın monarşinin icadıdır.
Nuruosmaniye Camii 18'inci yüzyıl Osmanlı Barokunun en bilinen örneğidir.
Langa hıyarı, Arnavutköy çileği, Çengelköy marulu isminden belli, İstanbul'da yetişiyordu.
Şeker lüks bir maddeydi ve Türkiye'de büyük ölçüde 19'uncu yüzyılda kullanılmaya başlandı.
Birçok vilayet İstanbul'un ihtiyacı olan gıdayı teminle mükellefti.
Mecburi tekelle Rumeli ve Adalar'dan tahıl, meyve ve et getirilirdi.
Trabzon ve Kırım'dan süt mamulleri, yağ, Midilli ve İzmir'den üzüm getirilirdi.
İstanbul'un profilini seyreden biri, yeşillikle iç içe geçmiş ahşap şehrin ortasında yükselen, taş işçiliği harikası camileri, bedestenleri görünce büyülenirdi.
16'ncı yüzyıldan beri her yangından sonra, mimarbaşı ve sadrazam yeni evlerin kargir olarak yapılmasını gözetirdi.
Bizim toplumumuz ezelden beri içkiyi sevmiş ve de pek gizlememiştir.
İstanbul meyhaneleri kendine özgü ritüeli, meze furyası ve servis ustalığında uzmanlaşmıştı.
Meyhaneci olmak için çıraktan yetişmek lazımdı ve meyhaneler sayılıydı.
Adeta bugünkü taksi plakası gibi bir düzenleme vardı.
Gedikli meyhanelerin ünlüleri, her ünlü meyhanenin akşamcıları vardı.
Akşamcı olur da bir defa uğramazsa usta adam göndertip sordurturdu.
Dilencilik her büyük şehirde rastlanan parazit faaliyet olarak bilinir.
Şüphesiz dilencilik İstanbul'da son asrın ortaya çıkardığı bir olay ve kurum değildir.
Evliya Çelebi dilenciler esnafını yedi bin adet olarak bildiriyor.
O devirde İstanbul'un nüfusu yarım milyonu geçemediğine göre hiç de az bir kalabalık olmamalı.
Ahaliyi ve cenaze sahiplerini canından bezdiren bu takımı zapturapt altına almak için Tanzimat'tan sonra bir seele yani dilenciler kethüdalığı kuruldu.
Ama dünyanın hiçbir yerinde bu konuda başarılı olan bir şehir yönetimi yoktur.
Deniz Ulaşımı 19'uncu yüzyılda kayıkçı ve mavnacılardan buharlı gemilere geçti.
Tanzimat döneminin devlet adamları vapur işletmeciliğini yabancılara bırakmak niyetinde değildi.
İlk çarklılar işlemeye başladığında kayıkçıları da telaş sardı.
O yıllarda İstanbul'da olan yazar Lamartine Her saat başı Hisar, Bebek, Büyükdere, Üsküdar ve Kadıköy'e yüzlerce yolcu taşıyan Türk, Avusturya ve İngiliz gemileri var.
Sonuç olarak Cornu'nun ifadesi, UEFA tarafından yalanlanmamış ve CAS nezdinde de hukuken halen geçerli durumdadır.
TFF Başkanı Fenerbahçe keşke bizimle iletişime geçse ve sorsa demektedir.
Oysa 18 Kasım 2011 tarihi, Fenerbahçe'nin Sayın Aydınlar ile temasa geçerek, kendisine bu belgeyi sorduğu tarihtir.
Anlaşılan o ki kulübümüzün bu belgede yazanları kendisine sormasından sonra TFF Başkanı belgenin detaylarından haberdar olmuş ve harekete geçilmesi talimatı vermiştir.
Bunun hemen ardından da bugün açıklamalarına dayanak oluşturan, ancak henüz bir yanıt alamadıkları 21 Kasım 2011 tarihli mektup yazılarak, UEFA'ya gönderilmiştir.
Tüm bu gerçekler, belgeleri ile ortadayken, bir Türk takımını uluslararası alanda zor durumda bırakmaya çalışanların, TFF Başkanı ve kalkanı tarafından korunmaya alınması kabul edilebilir bir durum değildir .
Örgüt üst düzey sorumlularından Cemal kod adlı Murat Karayılan ile Abbas kod adlı Duran Kalkana yakınlığı ile bilinen Akdoğan'ın ölümü örgütte moral bozukluğuna yol açtığı öğrenildi.
Star gazetesinin haberine göre Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde çıkan çatışmada hayatını kaybeden 3 PKK'lıdan biri olan Armanc kod adlı Hüseyin Akdoğan'ın örgütün bölge komutanı olduğu bildirildi.
Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde 27 Kasım günü çıkan çatışmada Armanc Kerboran kod isimli Hüseyin Akdoğan, Cıwan Amed kod isimli Serdar Tekin ve Aram Şıkaki kod isimli Harun Edemen öldürüldü.
Mardin'in Dargeçit ilçesi nüfusuna kayıtlı olan Armanc kod adlı Hüseyin Akdoğan'ın örgütün bölge komutanı olduğu öğrenildi.
2001 yılında örgütüne katılan Akdoğan'ın Yunanistan'da, Kıbrıs'ta çeşitli etkinlik ve faaliyet alanlarında çalıştığı belirlendi.
Örgüte yeni katılanlara askeri ve siyasi eğitim veren Akdoğan'ın son olarak bölge komutanlık görevini sürdürdüğü öğrenildi.
Malatya Adli tıp morguna götürülen 3 örgüt üyesinin cenazesi yapılacak olan otopsinin ardından ailelerine teslim edileceği belirtildi.
6 hafta süren mahkeme sürecinde Murray, iddiaları reddetti fakat görgü tanıklarının ifadeleri yargılamanın seyrini etkiledi.
Mahkemede Murray'in Jackson'ın ölümünden önceki son 2.5 ayda toplam 15.5 litrelik propofol siparişi verdiği ortaya çıkmıştı.
Dün gece UEFA Avrupa Liginde İskoçya'nın Celtic ekibine konuk olan Atletico Madrid, Arda'nın attığı golle deplasmandan üç puanla döndü.
İspanyol temsilcisinde yıldız oyuncu maçın 30. dakikasında kullanılan kornerden dönen topu önünde buldu, son derece sert bir vuruşla ağları havalandırdı.
Marca gazatesinin internet sitesinde maçın tenkitini yazan İspanyol gazeteci Pablo Egea, Arda için, Türk oyuncu galibiyeti getiren isimdi.
Avrupa'da bütün internet siteleri maçın adamı olarak Arda'yı seçerken Atletico bu galibiyetle puanını 10'a çıkardı ve bir üst tura yükseldi.
Çapkın, Manisa Emniyet Müdürü Yunus Çetin ile Hatuniye Camii'nde öğlen namazından sonra kılınan cenaze namazına gitti.
Çapkın, adaşı olan Manisa Asayiş Şube Müdür Yardımcısı Hüseyin Çapkın ile de bir araya geldi.
Manisa Emniyet Müdür Yardımcısı Hasan Onar, Manisalı Hüseyin Çapkını efsane müdürle tanıştırdı.
İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, genç meslektaşına başarılar diledi.
Aralık ayı içinde inşaat çalışmaları başlayacak kültür merkezinde biri açık olmak üzere 3 adet sinema, kütüphane, çok amaçlı salon ve alışveriş merkezleri bulunacak.
Bedeli 8 milyon 329 bin olarak belirlenen proje için Ağa Han Mimarlık Ödülü başta olmak üzere, Türkiye ve dünya çapında birçok ödül kazanmış ünlü mimar Emre Arolat ile anlaşıldı.
Karabağlar Belediyesi, Türk Edebiyatının ünlü ismi yazar Reşat Nuri Güntekin'in adına düzenlediği Edebiyat Günlerinin üçüncüsünü gerçekleştirmeye hazırlanıyor.
Etkinliklerde edebiyat dünyasının ünlü isimleri yer alacak, edebiyatseverlerle buluşacak.
Bu kişilere ait ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda çok miktarda örgütsel doküman ele geçirildi.
Şüphelilerin kenar semtlerde PKK propagandasını yaptıkları, bazı kişilere molotofkokteyli ve havai fişekle eylem konusunda eğitici bilgi verdikleri ileri sürüldü.
Şüphelilerin ayrıca örgüte eleman kazandırma çalışmalarında bulundukları, polis ve belediye araçlarına molotofkokteyli saldırı gerçekleştirdikleri kaydedildi.
6 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Olay, kent merkezindeki Honsalar Mahallesi Kale Kapısı Sokaktaki kahvede dün saat 21.30 sıralarında meydana geldi.
Kahvede tartışma çıkaran 22 yaşındaki Fatih B.'yi uyaran işletmeci Mehmet Civek, dışarı çıkmasını istedi.
Müşteri ile kahveci arasındaki bu tartışma kavgaya dönüştü.
Kalbine, karın bölgesine ve koluna isabet eden bıçak darbeleriyle ağır yaralanan kahveci Mehmet Civek, otomobil ile götürüldüğü Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesinde doktorların tüm çabasına karşın yaşamını yitirdi.
Olayın ardından kaçan Fatih B., polis ekiplerince sabaha karşı Honsalar Mahallesinde gizlendiği bir evin çatısında yakalandı.
Uzun yıllar yeraltı örgütlenmelerinde faaliyet göstermiş cezaevi firarisi bir komünist eylemci.
Polisin amansız takibinden kurtulmaya çalışırken, kaderin cilvesi sonucu, yıllar yılı kavga ettiği sınıfın saflarına katılarak işadamlığına soyunur.
Daha da kötüsü, giriştiği iş arı kovanına çomak sokmaktan farksızdır.
Televizyon reytinglerini ölçecek, kocaman reklam pastasının bölüşülmesine hakemlik edecektir.
Tehditler, baskılar yetmez, dürüst diye bilinenlerden bile garip teklifler gelir.
Yeni yaşamında dünyaya farklı bir gözle bakarken, inandığı sistemin ve mücadelesinin muhasebesine de başlar.
Elbette bütün bu süreçte vicdanının sesi de peşini hiç bırakmaz.
Komünist İşadamı, sosyalist kafayla kapitalist işletme yönetmeye girişen bir işadamının içtenlikle kaleme alınmış hikayesi.
Darüşşafaka Lisesinden ve MÜ Kamu Yönetiminden mezun oldu.
12 Eylül döneminde gözaltına alınarak ağır işkencelere uğradı, dört yıla yakın bir süre tutuklu kaldı ve idamla yargılandı.
Kurucusu ve ortağı olduğu Bileşim, Bileşim Medya ve AGB şirketlerinde 25 yıl yöneticilik görevlerinde bulunduktan sonra bu şirketlerdeki hisselerini devretti.
Avro Bölgesinin 17 üyesinin Maliye Bakanlarının oluşturduğu Avro Grubu dün Brüksel'de toplandı.
Juncker, finansal piyasalardaki kötüleşme nedeniyle, Avro Bölgesi liderlerinin Ekim ayı sonunda öngördüğü gibi EFSF'nin büyüklüğünün 1 trilyon avroya çıkmasının muhtemel görünmediğini söyledi.
Avrupa Birliği kaynakları da Avro Bölgesi merkez bankalarının IMF'ye kredi vermesi ve IMF'nin de kendi borçlanma koşullarını uygulayarak, İtalya ve İspanya'ya kredi verebilmesi gibi bir seçeneğin ortada olduğunu söylediler.
Avro Bölgesi Maliye Bakanları ayrıca, Yunanistan için geçen yıl hazırlanan 110 milyar avroluk AB ve IMF kurtarma paketinin 6'ıncı kredi diliminin serbest bırakılmasını onayladı.
Avro Grubu Başkanı Juncker, IMF gelecek ay başında kendine düşen dilimi onayladıktan sonra 8 milyar avronun Aralık ayı ortasında serbest bırakılacağını ifade etti.
Aracın en eğlenceli tarafı, kuşkusuz dokunmatik özelliğe sahip yan kapı panelleri.
Akıllı telefonlardaki gibi sürücünün bir dokunuşuyla internete bağlanmasına olanak tanıyan paneller, istenildiğinde aracın yüklenen renkler ve fotoğraflarla kaplanmasını da sağlıyor.
Bunları, akıllı telefonlarlarla araca bağlanıp yapmak da mümkün olabiliyor.
Üç kişilik aracın sadece dışı değil, içi de ilginç.
Nitekim iç mekanın tamamı, yolcuların ruh haline göre seçilecek renkteki ışıklarla aydınlatılabiliyor.
Ayrıca araçta canlı trafik ve yol bilgilerini yansıtan, diğer araçlarla bağlantı kurabilen ve sanal bir yardımcının da bulunduğu özel navigasyon sistemi mevcut.
Haberde 600 Libyalının Türkiye üzerinden Suriye'ye giriş yaptığı ileri sürüldü.
İngiliz medyası geçen hafta, NTC yetkilileriyle Suriyeli muhaliflerin İstanbul'da gizli bir toplantı yaptıklarını iddia etmişti.
Libya Ulusal Geçiş Konseyi, Suriyeli muhaliflerin İstanbul'da bir araya gelerek kurduğu Suriye Ulusal Konseyini Suriye halkının meşru temsilcisi olarak tanıyan ilk hükümet olmuştu.
Bazıları sorumluluğu Osmanlı devletine yüklemek için 1.Dünya savaşında yaşanan açlığı gündeme getirdi.
Oysa bütün dünya çetin bir savaşa girmişti.
Sonra bölge ve dünya tarihinde önemli rol oynamış bir ülkenin konumunu böylesine bir basitlikle tartışmak mümkün mü?
Araplar ile Türkler arasındaki ilişki, sömüren ve sömürülen ilişkisine kadar indirilebilir mi?
Oysa Erdoğan, Osmanlı torunu olduğunu ifade etme cesaretinde bulunan ilk Türk başbakanıdır.
Kendisinden öncekiler Osmanlı devletinden uzak durdular.
Bizler Osmanlı devletinin varisleri değiliz.
Osmanlı devletinden ayrılıp bağımsız olan son devletiz.
Tıpkı Yeltsin'in Sovyetler Birliğinden kendini uzak tutması ve Rusya'nın Sovyetler Birliğindeki ayrılıp bağımsız olan son devlet olduğunu açıklaması gibi...
Hakaret ve Sövme suçları 765 sayılı Türk Ceza Kanununun II. Kitap 9. Bap Yedinci Faslında Hakaret ve Sövme Cürümleri adı altında 480-490. maddelerinde düzenlenmiştir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda Hakaret suçu Yasanın II. Kitap II. Kısım Sekizinci Bölümünde Şerefe Karşı Suçlar başlığı altında 125 - 131. maddelerinde düzenlenmiş olup eski yasada 480 ve 482. maddelerde ayrı ayrı düzenlenen hakaret ve sövme suçları yeni yasada 125. maddede hakaret başlığı altında tek maddede düzenlenmiştir.
Maddenin gerekçesinde "765 sayılı Yasada benimsenen hakaret ve sövme suçu ayrımı kaldırılmıştır" denilmekle birlikte 125. maddede sövme tabiri kullanılmış olup yasa gerekçesinde yer aldığı üzere bu maddedeki sövme tabiri 765 sayılı Yasanın 482. maddesinde düzenlenen sövme tabirinin karşılığı olup bu kavram ile açıklanmak istenen eylem eski ve yeni yasada aynıdır.
Davacı G. Fabrikaları Türk A.Ş. ve müdahil In-Situ-İnç ile A. Maden A.Ş. arasında 25 Nisan 1984 tarihli ön protokol Türkiye'de maden yataklarının değerlendirilmesi, maden aramak ve işletmek amacıyla bir "joint venture" ortaklığının kurulmasına dönük bir anlaşma yapıldığı, bu maksatla Türk Kanunlarına göre merkezi İstanbul'da, kurucu ortaklar G. Fabrikaları Türk A.Ş., In-Situ-İnç., A. Maden A.Ş. ( A. Holding ) E. A. ve T. A.'ten oluşan bir anonim şirket kurulması hususunda anlaşmaya varıldığı, kurulacak şirket mukavelesinin imzalanması beklenilmeden gerekli çalışmalara başlanması kararlaştırıldığı, maden ruhsatlarının da bu anlaşma gereği kurulacak şirkete devredilmek üzere davalı tarafından satın alındığı anlaşılmaktadır.
Esas mukavelenin tanzim ve imzasına tekaddüm eden safhada anonim şirketin kurulması hususunda taraflar arasında hasıl olan anlaşma da adi ortaklık mahiyetinde bir ön akit olarak vasıflandırılır.
Bu durumda kurucular arasındaki ilişki, öğretide de baskın görüş olarak kabul edildiği gibi adi ortaklık niteliğindedir.
Her hangi bir sebeple anonim ortaklığın kurulamamış olması halinde adi ortaklığın konusu elde edilememiş demektir ve adi ortaklık bu durumda infisah eder ve tasfiyeye tabi tutulur.
Dr. Halil Arslanlı, Anonim Şirketler, C.I, 1960, sh. 26; Poroy-Tekinalp-Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku.
T.S.G.yi taammüden öldürmekten sanıklar M.D., Ş.Ç., Y.G. ile M.K., işbu ölümle biten kavgaya fer'i fail olarak katılmaktan sanık C.T., izinsiz silah taşımaktan adları geçen sanıklar Ş.Ç. ile Y.G.yi yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar Ş.Ç. ile Y.G.nin 2 ay geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle, sanıklar M.D. ve M.K.nin müebbet, sanık C.T.nin de 16 yıl 8 ay 1 gün ağır hapis cezalarıyla hükümlülüklerine ilişkin ( Antalya ) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.3.2003 gün ve 451/209 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş, sanıklar M.D. ile C.T. duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanıkların duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi.
Bu durumda dosyaya konu edilen suçtan tutuklu bulunan sanıklar Ş., Y., M., C. ve M.nin savunmalarının tutuklu bulundukları yer mahkemeleri aracılığıyla tesbiti suretiyle, yüzdenlik prensibinin ihlali ve savunma hakkının kısıtlanmasına karar verildi.
Dosyadaki bilgi ve belgelere ve özellikle trafik ceza tutanakları ile davacının ayda 10 gün vardiya usulü çalışmasının kabul edilmesine göre dolmuş işyerinde davacının çalıştığı dönemde, davacı dışında Nusret A., Metin Y., Köksal K., Cengiz A. ve Vedat A.'ın çalıştıkları bunlardan davacı ve ikinci şoför olduğu ileri sürülen Nusret A. dışında, Metin Y'ın adına 10, Cengiz A. adına 7 trafik ceza tutanağının bulunduğu, bu belgeler karşısında adı geçenlerin geçici olarak çalıştıklarının kabul edilmesinin doğru olmadığı, dolmuş işyerinde 3'ten fazla kişinin çalıştığı bu yönü ile İş Kanunu kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Bu somut ve hukuksal olgulara göre görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır.
Fesih konusundaki deliller ile bilirkişi hesap raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak istekler hakkında bir karar verilmelidir.
Davalı, 19.7.1989 tarihli oturumda davacıdan kapora olarak 500 DM. aldığını ifade etmiştir.
Mahkeme de, davalının davacıdan 500 DM. aldığını benimsemiş ne var ki bu paranın cayma akçesi olması nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Oysa davalı imzası ile doğrulanan beyanında aldığı paranın pey akçesi olduğunu kabul etmektedir.
Kaldı ki akit yapılır yapılmaz taraflardan birinin diğerine bir miktar para vermesinin ne gibi bir maksada dayandığı açık bir şekilde anlaşılamıyorsa, verilen paranın pey akçesi olduğu karine olarak kabul edilir ( BK. m. 156/I ).
Davalı bu karinenin aksini yasal delillerle kanıtlayamamıştır.
Öte yandan, daire satışına ilişkin taraflar arasında yapılan sözleşme resmi şekilde yapılmış olmadığından hükümsüzdür ( MK. m. 634, BK. m. 213, Tapu Kanunu m. 26 ).
Akdi yapanlardan birisi tarafından önceden diğerine ödenen pey akçesi veya cayma akçesi de ceza şartı gibi borcu kuvvetlendirmeye yarayan fer'i bir şarttır; bu bakımdan esas akit geçerli olmazsa feri şart dahi geçerli olmaz.
Geçerli olmayan bir akit dolayısıyla ödenmiş bulunan pey akçesinin veya cayma akçesinin geri verilmesi sebepsiz mal edinmeye ilişkin hükümler gereğince istenebilir açıklanan yönler gözardı edilerek davanın reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır, bozma nedenidir.
Her ne kadar 84 no.lu Tebliğ'de, mahsuben iadenin ve belli bir limite kadar nakden KDV iadesinin teminatsız ve inceleme raporsuz olarak yapılacağı belirtilmiş ise de, bu şekilde 12 dönem KDV iadesinden yararlanan mükellefler, 1999/2 sıra no.lu Vergi Denetimi ve Koordinasyonu İç Genelgesi'ne dayanılarak bu dönemlerden biri için incelemeye sevk edilmekteydi.
Gazeteci olmak isteyen var mı?
Peki ne olmak istersin?
Türkiye gemiadamı potansiyelini ne zaman dışarıya pazarlayacak?
Ya sonrasında?
Durum ne?
Girsem elim yanar mı?
Çıksam pişman olur muyum?
Bunu kim yapmıştır?
Organize bir korumadan bahsedilebilir mi?
Şimdiye kadar gelen ihbarlar, C.G'nin ailesinin yanıltmaları olabilir mi?
Doğru olanı yapıyor muyuz?
Doğru stratejiyi izliyor muyuz?
Birtakım, az gelişmiş tipler, orman içinde mangal yakmaktan, ne zevk alırlar?
Marazi zevkleri uğruna, o güzelim bölgeleri, tehlikeye atarlar.
Bizim zamanımızda da, Bursa/M. Kemalpaşa'da, mahallece piknige giderdik.
Hiç ateş olmazdı.
Köftesi, böreği vs. yiyecekleri evde hazırlanırdı.
Tek istisna kahve yapılan küçük ispirto ocağı idi.
Bugüne kadar, orman yaktığı için, caydırıcı ceza verilen kaç kişi vardır?
Onların bir kısmı da tartışmalıdır.
Mesela, iki yıl önce, İzmir/Manisa/Sabuncubeli mevkiinde, arka arkaya 7 yangın çıktı.
Yangın yeri, yangın ekibine 1,5 dakika uzaklıkta.
İki kuleden, 24 saat gözleniyor.
İlk yangından sonra, bölgede yüzlerce görevli/asker ile araç-gereç-helikopter ve uçaklar varken; her gün aynı saatte (11,00 da) 6 yangın daha, nasıl çıkabilir?
Neticede, güya suçlu bulundu: Bir deli çoban.
Yine, Selçuk/Meryemana bölgesindeki ve Geliboludaki büyük yangınların suçluları bulunabildi mi?
Çanakkale, benim çocukluğumda, tam anlamı ile yeşil örtü ile kaplıydı. Ya şimdi?
Özellikle geçen yıl yaşanan, büyük afetten sonra.
Sayın Çevre ve Orman Bakanı'nı; Orman Genel Müdürü'nü, yakından tanıyorum.
İyi niyetli ve gayretlerini görüyorum.
Ancak, tüm teşkilat, özellikle orman işletme müdürleri, yakından izlenebilmekte midir?
Ciddi bir denetim var mıdır?
Çıkan ürünler, hep aynı kişilere mi satılmaktadır? Aynı kişilere mi taşıtılmaktadır?
Yangın sonrası, kalanların ciddi bir tespiti/envanteri yapılmakta mıdır?
Bu arada, çok yaygın olan (özellikle Çanakkale'de) "yangınların, kendilerine tekrar iş çıksın diye, orman geçici işçilerince çıkarıldığı" söylentilerinin üzerine gidilmekte midir?
Yaptırılan işler ve satışlarda; fiyatları kim belirlemektedir?
İhaleler mevzuata uygun mudur?
Şaibe söylentileri, niçin bu kadar fazladır?
Verilen yetkiler, çok mu fazladır?
Özel orman uygulaması, niçin başarıya ulaşmamıştır?
Bu konuda, ciddi bir danışmanlık uygulaması yoktur.
İnternette, kiralanacak bozuk alanlar ilan edilemez mi?
Bir "el kitapçığı" ile  hertürlü bilgi ve teknik malümat verilemez mi?
Halkımıza, yeşil sevgisi niçin aşılanmamaktadır?
TRT, özellikle izlenen saatlerde, bu konuda (ve uyuşturucu belası ile ilgili) yayınlar yapamaz mı?
İlkokullarda, (bizim dönemimizdeki aile bilgisi derslerinde olduğu gibi) ilk sınıftan itibaren, evlatlarımız bu konulara hassas olarak eğitilemez mi?
Çok ciddi, kapasiteli ve yaygın bir "ağaçlandırma seferberliği" başlatılamaz mı?
Herkese, aktif görevler verilemez mi? Teşvikler getirilemez mi?
Ağaç katillerine, ağır cezalar getirilemez mi?
Tüm camilerde, sık sık, bu konular işlenemez mi?
Dinimizde, bu konu ile ilgili olarak, o kadar çok emir ve tavsiye vardır ki...
Mesela, yeşil alanları, Afrika çekirgelerinden çok daha hızla yok eden, gecekondu mafyası, lanetlenemez mi?
Heyelanın, kuraklığın, iklim değişikliğinin, en önemli gerekçesi, bu yeşil katliamlardır.
Ağaca zarar verenin de, katil olduğu anlatılamaz mı?
Taraflar arasında görülen davada M. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen tarih ve 2003/248 - 2005/107 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen gününde davacılar avukatı A. ile davalılardan M. Turistik Tesisler ve Tic. A.Ş. avukatı K. ve M. avukatı F. ve avukat S. gelip, tebligata rağmen diğer davalı H. vekili ve diğer asiller duruşmaya gelmemiş, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Kararın mümeyyiz davalı M. Turistik Tesisleri Tic. A.Ş. lehine BOZULMASINA, takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26.01.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Somut olayda, Ertürk Petrol Turizm San. ve Tic. Ltd. Şirketi 3.şahıs olup 89/1 haciz ihbarnamesinde takip borçlusu Aktürk Turizm İnş. Ltd. Şirketi'nin 4.392.700.000. TL.lik alacağı için kendilerine haciz ihbarnameleri gönderildiği ve yasal süresi içerisinde 3.şahıs şirketin borçlu şirkete hiçbir borcu olmadığına ilişkin itiraz ettiği görülmüştür.
Birleşik Metal - İş Sendikası adına Avukat Ayşe Batumlu ile 1-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına Avukat Riyale Aslan 2-Grammer Koltuk Sistemleri San. ve Tic. AŞ. adına Avukat Erol Kılıkçıer 3-Türk Metal Sendikası adına Avukat Orhan Rüzgar 4- Çelik - İş Sendikası aralarındaki dava hakkında dava hakkında Bursa 1. İş Mahkemesinden verilen 1.7.2005 günlü ve 907-423 sayılı hüküm, davalı bakanlık ile Türk Metal Sendikası avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2003/8679 sayılı dosyasında: Davalı/alacaklı Es-Pen Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. davacı/borçlu Özkanca Yapı San ve Tic. Ltd. Şti aleyhine kambiyo senetleri üzerinden haciz yolu ile takibe girişerek 31.3.2003 vadeli 3.000.000.000.- TL. bedelli, 30.4.2003 vadeli ve 3.000.000.000.- TL. bedelli bonolara dayalı 6.000.000.000.- asıl alacak ve ferileri ile birlikte toplam 8.779.873.000.- TL. alacağın tahsilini istemiştir.
Ali Kurt'un, davalı Doğuş A.Ş.'ne ait çeşitli inşaat işlerinin malzemelerinin nakliyesi işçiliğini üstlenen taşaron Doğan Kurt'un işçisi olduğu aynı inşaatın pencere camlarının montaj işini üstlenen Yarım Cam San. Tic. A.Ş.nin işçilerinin bir gün önceden taktıkları dedi.
Diğer davalılar hakkında kısmen kabulü ile toplam 3653/5000 arsa payının iptali ile davacı Ali adına tesciline karar verilmiş, karar, davacı Ali ve Ak... İnş. San. Tic. A.Ş. ile davalılar K. C... İnş. Turz. Yat. Ltd. Şti., A. Reklam ve Tur. İşl. Ltd. Şti., Nihat mirasçıları ve müdahiller Fatma, Fatma A., Gönül, Emin tarafından temyiz edilmiştir.
Listenin son bölümlerinde ise TOKİ'nin "kara listeye" aldığı 43 firma bulunuyor.
Bu firmalar ile yapılan sözleşmeler ya feshedildi ya devredildi ya da tasfiye edildi veya bu amaçlarla hukuki işlemler sürdürülüyor.
Bu firmaların TOKİ'den bir daha ihale alması mümkün görünmüyor.
Bu firmalar arasında, Seyrantepe Spor kompleksi işi feshedilen Eren Talu Mim. Tur. TAŞ- Alke İnş. san. ve Tic. Ortak Girişim Grubu bulunuyor.
Önyargımız ne de kişisel husumetimiz vardır!
Mesela bir kuponda Kocaelispor galibiyeti, Denizlispor galibiyeti ve Gençlerbirliği galibiyetini yazmış birisi 1'e 344.25 katı para kazanacaktı!
Evet, sadece 5 puan!
Muazzam bir fark!
Âlem nerde, biz nerde!
Davacı Bahri Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat Sema Akyol tarafından, davalı Milli Savunma Bakanlığı aleyhine 17.4.2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylemden doğan maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda karar verildi.
Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.01.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. R.E. ile karşı taraftan Hüseyin vekili Av. Z.G. geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan D. manevi tazminat istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş ve karar davalılardan Teslime T., Pelin Te. ve D. Haber Ajansı AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılardan Teslime T., Pelin Te. ve D. Haber Ajansı AŞ ise haberin, diğer davalı Selcen G. ile eşinin açıklamaları olup yorumsuz aktarıldığını, davacının hedef alınmadığını, haber verme ve eleştiri sınırları içinde bulunduğunu, davacının kredi kartını çaldığı iddiasıyla Selcen G. hakkında şikayetçi olduğunu, Selcen G.'ün yaralanıp hastaneye kaldırıldığı gerçek olduğundan haberde hukuka uygunluk nedenlerinin bulunduğunu belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Bkz. 11. H.D. 4.7.1986 gün ve 1986/3664-4215 sayılı kararı ye Prof. Dr. O. İmregün, Anonim Ortaklıklar, İst. 1989, Sh. 88 vd., Prof. Dr. H.  Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, İst. 1988, Sh. 433 vd.,  Poroy/Tekinalp/Çalmoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, 8. Bası, İst.  2000, Sh. 287 vd.) Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde de anılan  maddenin yukarıda belirlenen amacı gözönünde tutulmalıdır.
Dengeli büyüme, ihracatın ithalattan daha hızlı artmasına bağlı.
Program üç yılda dolar bazında ihracatın yüzde 35, ithalatın ise yüzde 25 artmasını öngörüyor.
Bunun için TL'nin yeniden aşırı değerli konuma geri dönmemesi gerekiyor.
Yüzde 8'e tırmanması beklenen enflasyonun adım adım yüzde 5'e nasıl düşürüleceğini merak ediyorum.
Aynı zamanda sanayinin rekabet gücü ile birlikte iç tasarrufların da artması gerekiyor.
Gerek kamuda gerek özel kesimde tasarrufları arttırmak için bir dizi önlem ve reform öngörüyor.
OVP'nin büyük bölümü son derece kapsamlı bir reform ajandasından oluşuyor.
Ayrıntılar haliyle yer almıyor ama reformların hedefleri ve temel ilkeleri olabildiğince açık.
Reformların temel amacı, ekonomide verimliliği arttırmak, piyasa ekonomisinin işleyişini de etkinleştirmek.
Enerji özelleştirmelerinde salt geliri değil, fiyat yapısını da dikkate alan bir politika izlemek.
Doğrusu bu konudaki eleştirimin dikkate alındığını görmem hoşuma gitti.
Mali ve akademik özerkliğe dayalı, rekabeti teşvik eden üniversite reformunun beni heyecanlandırdığını da not etmeliyim.
OVP vergi kaçağı ve kayıtdışılıkla etkili mücadele vaat ediyor, vergi sisteminde de teşvik ile caydırıcılığın
rekabet gücünü arttıran, ithalatı ise kısıtlayan yönde yeniden tasarlanmasını savunuyor.
Pantolonlarının duble paçalarındaki kırıntıları verseler ayağa kalkar Afrika.
Ondan sonra tabi ki kendileri obezite oluyor, ya ne olacaktı başka.
Üzülerek ifade ediyorum ki, kısa vadeli planlar ürettiler.
Orada pırlanta nasıl ışıldıyor, buna nasıl el koyarız bunun hesabını yapıyorlar.
Yoksa oraların halkının önlerini açalım, böyle bir hesapları yok.
Kendilerine parlak bir hayat kurmak uğruna, barışı, adaleti gözden çıkarak gelişmiş dünya bindiği dalı kesmiştir, kesmeye devam etmektedir.
Şimdi o yanlış hesabın, tek yönlü sömürü anlayışlarının faturası bütün dünyanın temel sorunudur.
Yeni dünyanın artık bu haksızlığa artık yeter diyeceği bir dünya olacaktır.
İletişim teknolojilerine rağmen nüfusunun %20 kadarının, Güneş'in Dünya'nın etrafında döndüğünü sanan Amerikalıların bize ihtiyacı var.
Geleceğimizi etkileyen kararlar, Birleşmiş Milletlerde değil, en çok Washington ve Wall Street'te alınıyor.
Demokrasi kavramı, yeni uygulama ve yorumlarla delik deşik mi ediliyor?
Ergenlik çağında çocuklar gibi Amerika'ya tepkimiz pankartlı yürüyüşlerle bağırıp çağırmak.
Saman alevi gibi sönen bu fevri çıkışlar iflasa mahkum.
Günümüzde, bırakın savaş suçlarından yargılanmalarını isteyeni, Guantanamo'nun sözünü eden kalmadı.
Popülist sloganlarla körüklenen ABD düşmanlığı, Çin, Rusya gibi baskıcı rejimlere meşruiyet kazandırıyor.
Taliban gibi İslami köktendinci hareketlerin, terörizmin ekmeğine yağ sürüyor.
Keza benzer söylemlerle kısırlaştırılan, lider fetişizminde boğulan, iyi niyet ve enerjinin heba olduğu hareketlerin de.
Köhnemiş kurumlarımız, bölücü aidiyetliklerimiz, değişime karşı dirense de tarihteki emsalleri gibi yıkılıp gidecek.
Dünya vatandaşlığına doğru giden bu geçiş sürecinde bize düşen başlıca sorumluluk Evrensel İnsan Hakları Beyannamesindeki ilkeleri koruyup geliştirmek.
Af Örgütü örneğindeki gibi, uluslararası sivil inisiyatif ağları kurmak.
Ulus devlet sınırları içinde birbirinden kopuk hareketlerde hapsolmamak.
ABD'deki demokratik eylemlerden kopukluk sürdükçe küresel demokrasi gelişemez.
Dünyayı, Amerika'daki demokratik güçlerle birlikte oluşturulacak yeni eylem gündemi bekliyor.
Gün, özellikle sosyal medyanın da aracılığıyla sert bir kışa doğru giden egemen düzenin üstüne dalga dalga gelecek dünya baharını yaratmanın günü.
Sağlık Bakanı, sağlık sektöründe çalışan sayısının yetersiz olduğunu vurgulayarak kanunen yasak olan yabancı doktorun yanı sıra yabancı hemşirelerin de ülkemizde çalışmasıyla ilgili düzenleme yapacaklarını söyledi.
Üstelik Türkiye'de yabancıların gelip doktorluk, hemşirelik yapması da kanunen yasak.
Fenerbahçeli futbolcuların 2 yıl önce sezonun son maçında, maçın bitimiyle birlikte şampiyon olduklarını sanıp sevinç yaşamalarına benzeyen bir olay Afrika Uluslar Kupası elemelerinde gerçekleşti.
Avrupa, 2012 Avrupa Şampiyonasına gidecek takımları belirlemeye çalışırken, Kara kıta da Afrika Uluslar Kupasına katılacak ekiplerin son şeklini aldığı grup elemeleri heyecanını yaşıyor.
Afrika Uluslar Kupası elemelerinde oynanan bir karşılaşma ise bize 2010'da Türkiye'de yaşanan Yanlış anons olayını hatırlattı.
Bu olayı bir adım öteye taşıyanlar ise Güney Afrikalılar oldu.
Zira kara kıtanın önemli takımlarından Güney Afrika'nın futbol federasyonu ve teknik direktörü dahil, organizasyonun son statüsünden habersizdi.
Statüye göre puan eşitliğinde genel averaja değil, önce kendi aralarındaki maçlara, eğer yine puanlar eşitse bu kez de kendi aralarındaki averaja bakılıyordu.
Karşılaşma sonrasında sahada futbolcular, sokaklarda da halk büyük bir sevinç yaşadı.
Federasyon Başkanı Kirsten Nematandani de soyunma odasına inip futbolcuları kutladı.
Nijer 9 puana ulaşmış ancak statüye göre yeni tabloda Nijer 6, Güney Afrika ve Sierra Leone 5'er puandaydı.
2012'de Ekvator Ginesi ve Gabon'un ev sahipliğinde düzenlenecek Afrika Uluslar Kupasına tarihinde ilk kez kalmayı başardı.
Büyük bir hayal kırıklığı yaşayan Güney Afrika Futbol Federasyonu, bu durumu kabullenmedi.
Güney Afrikalılar, bu sonuca itiraz etmek için Afrika Futbol Konfederasyonuna itirazda bulanacak ama tabir caizse Atı alan Nijer, Afrika Uluslar Kupasına gitti bile .
Bir Ermeni genç tam Paskalyanın Ermeni kıyımının yıldönümüyle çakıştığı günde şakalaşırken hayatını kaybetmişti.
Jandarma Genel Komutanlığı, altı askerle birlikte mevzi tellerini onarmaya gönderilen Sevag'ın samimi bir arkadaşının tüfeğinden çıkan kurşunla kazaen vurulduğunu söylüyordu.
29 Temmuzda Diyarbakır'da 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinde yapılan 13 saatlik ilk duruşma, ailenin kafasını daha da karıştırmıştı.
Tanık olan erlerin bazı ifadeleri birbirini tutmuyor, hikaye tamamlanmıyor, üzerine Sevag'ın ölümüne neden olan Kıvanç Ağaoğlu dokuz yıla kadar hapis cezasıyla yargılanırken birden tahliye ediliyordu.
Ağaoğlu'nun sosyal medya geçmişinde ülkücü, aşırı milliyetçi bağlantılar tespit edilmişti.
Ama Jandarma Genel Komutanlığına göre ikisi çok iyi arkadaş, bu ölüm de bir kazaydı.
Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinde görülen davanın ikinci duruşması 7 Ekim'deydi.
Bu aşağıda okuyacağınız Sevag Balıkçı'nın annesi Ani Balıkçı'nın mahkeme heyetine okuduğu mektuptur.
Bize 23 Nisan'ı Atatürk'ün hepimize armağan ettiği çocuk bayramı olarak öğrettiler.
Nereden bilebilirdim biricik oğlum sevgili Sevag'ımın ölüm günü olacağını.
Bana ve aileme bu büyük acı, bu onulmaz yara, bu telafisi imkansız kayıp neden yaşatıldı?
Oğlum tüm diğer Türk gençleri gibi, gerektiğinde ama sadece gerektiğinde vatanı için canını fedaya hazır, aslan gibi bir Türk askeriydi.
Sözde çok samimi bir arkadaşı şakacıktan tetiği çekti ve oğlumu vurdu.
Benim babam, diğer aile büyüklerim hepsi bu toprağın altında yatmaktalar.
Maalesef oğlum çok genç, çok zamansız onlara katıldı.
Oğlum askere gittikten bir süre sonra TSK'dan bir mektup aldık.
Oğlunuz bize emanet, her türlü probleminde bizi arayabilirsiniz diyordu.
Ne yazık ki ırkçı bir kurşunla vurulup öldürüldü.
Şehit diyemiyorum, vatanı için savaşırken ölmedi ki.
Ama bir bakıma da şehit çünkü vatan toprağında, vatani görevini yaparken öldürüldü.
Asker ocağı oyun alanı, tüfekler oyuncak mı?
Biz çocuklarımızı oyun parkına mı yolluyoruz?
Nasıl bir güdü 15 ay asker ocağında beraber olduğu arkadaşına silah doğrultturur?
Ne tesadüftür ki, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın ertesi gününe, 24 Nisan'a bu yıl bizim Paskalya Bayramımız denk gedi.
Biz bu bayramda, adıyla bilinen ve her yerde de satılan Paskalya çöreği yaparız.
Tıpkı eşimizle dostumuzla kurban bayramlarında kurban, şeker bayramlarında şeker paylaştığımız gibi.
Acaba asıl kabahati doğarken dinini, milliyetini seçememiş olması mı?
Ne yapsaydı?
Kıvanç'a veya arkadaşlarına daha sevimli görünmesi için dinini mi değiştirseydi?
İster o yoldan, ister bu yoldan git aynı yerde aynı Allah'ta buluşmuyor muyuz?
Bu ülkede hep birlikte kardeşçe, mutlu, huzurlu yaşasak olmaz mı ?
İnsanları seven, herkesi öpücüklere boğan sevgi dolu, pırıl pırıl bir çocuktu ve ben onu bir daha asla göremeyeceğim.
Yalvarırım başka Sevag'ları, Hagop'ları, Ahmet'leri, Mehmet'leri kısacası bu vatanın yavrularını, annelerin evlatlarını kimseler heba etme cesaretini bulamasın, kıllarına zarar getiremesin.
Yüce adaletimizin hakikatı ortaya çıkaracağına ve gerekli cezanın verileceğine inanıyor ve güveniyorum.
Şampiyonlar Ligi B Grubunda haftaya lider olarak giren Trabzonspor, CSKA Moskova ile deplasmanda karşı karşıya geldi.
B Grubunda haftaya lider olarak giren Trabzonspor, CSKA Moskova deplasmanında maça daha kontrollü başlayan taraf oldu.
9'uncu dakikada Trabzonspor'un köşe vuruşunda iyi yükselen Giray kafayı vurdu ancak top az farkla auta gitti.
18'de ise ceza sahasına verkaçla giren Mierzejewski'nin şutu, Moskova'da hayatı durdurdu ancak gol olmadı.
Golün ardından yine temsilcimiz Trabzonspor'un üstünlüğü vardı sahada.
34 ve 35'inci dakikada Colman'ın kullandığı köşe vuruşlarında önce Glowacki'nin, sonra da Mierzejewski'nin tehlikeli kafa vuruşlarından gol sesi çıkmadı.
İkinci yarı ise CSKA Moskova'nın bulduğu iki net gol pozisyonu ile başladı.
Önce Tosic, kale sahası içinde boş kale yerine topu auta gönderdi, daha sonra ise Doumbia'nın net pozisyonunda Tolga ceza sahası dışına kadar çıkarak uzaklaştırdı.
CSKA Moskova, ikinci yarıya çok hızlı başladı ancak Trabzonspor, ilerleyen dakikalarda dengeyi kurmayı başardı.
Trabzonspor'un baskısı karşısında sadece kontra ataklarla gol arayan CSKA Moskova, böyle bir atakta 2'inci golü de buldu.
76'ıncı dakikada sağ kanattan gelişen hızlı atakta topla buluşan Vagner Love, arka direğe ortaladı.
İkinci golü kalesinde gören temsilcimiz, oyundan iyice koptu.
87'inci dakikada yine hızlı bir CSKA Moskova atağında topla buluşan ilk golün sahibi Doumbia, Giray'ı kolay çalımladı ve topu filelere gönderdi.
Maçın kalan dakikalarında başka gol olmadı ve Trabzonspor, Şampiyonlar Ligi B Grubunda oynadığı 3'üncü maçta mağlubiyetle tanıştı.
Merkez Bankası normalde döviz satış ihaleleri ile yaptığı piyasasa müdahalelerini bugün hem ihale hem de doğrudan satış yöntemi ile yaptı.
Sabah 1.35 milyar dolarlık satış ihalesi açan MB, ortalama 1.8620 liradan 750 milyon dolarlık satış yapmıştı.
Saat 16.00 sıralarında ise Merkezden bir hamle daha geldi.
Piyasaya doğrudan satışa başlayan Merkez Bankası, kurların 1.85 liranın altına gelmesini sağladı.
Gün içinde 1.8715 TL'ye kadar çıkan dolar, müdahalenin ardından 1.8490 TL'ye geriledi.
Merkez açıklamasında yarın da yüksek tutarlı döviz satım ihalesi açılabileceği yönünde uyarıda bulunuldu.
Operasyon kapsamında ele geçirilen belgelerde KCK ile BDP arasında irtibatı tespit eden savcılık harekete geçti.
Savcılık BDP ilşe KCK arasındaki irtibatı gösteren belgeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
Savcılığın belgeleri gönderme amacının bilgilendirme ve gereğinin takdirinin yapılması için olduğu öğrenildi.
Açıklamaya göre, Obama, Amerikan halkı adına şehitlerin aile ve yakınları ile tüm Türk halkına başsağlığı diledi.
Hasan Cemalin Kürt Sorununa Yeni Bir Bakış Barışa Emanet Olun adlı kitabı hakkında düşüncelerimi yazacaktım bugün.
Üç liderin de terörü bitirmekle Kürt meselesini çözmeyi birbirine karıştırdıkları anlaşılıyor.
Oysa bu iki önemli iş, çok ama çok farklı şeylerdir.
Terörle mücadele eden devlet organları ve onların hükümetle ilişkisi de zaten bellidir.
Bilinmeyen ve galiba bir türlü anlaşılamayan, Kürt meselesinin nasıl çözüleceğidir.
Hasan Cemalin kitabı tam dünü, terörü ve meseleyi anlatıyor.
Haberciliği önde tutarak, her yere gitmiş, her kişiyi dinlemiş, sormuş, okumuş.
Af konusu, adını ne koyarsanız koyun, işin püf noktası.
Yazdığım ve yazmadığım her bir sözün hikayesi var.
Hasan Cemal, yaşam boyu gözlem ve incelemelerinin sonuçlarını, bölgeye yaptığı gezilerde görüp dinlediklerini yumuşak, sevimli üslubu içinde anlatıyor.
Bildiklerinin çözümlenmesi var, meseleyi yasladığı felsefeye uygun sonuçları var.
Meselenin özünü, çözüm önerilerini kitap boyunca değişik görüşlerle karşılaştırıp kimseyi kırmadan yazmış.
Kitap, yeni bir bakışın anlatımı değil, kendine özgü çözümün savunması.
Çok iyi incelemiş, anlamış ve bir sonuca ulaşmış.
Kürt meselesini anlamak isteyenler, terörle karşılaşıp çözümsüz arayışlara girenler, terörle ilgili olmayacak öneriler üretenler, Hasan Cemalin kitabını okumaya dün başlamamışlarsa bugün başlamalıdırlar.
Hans Fallada'nın işçi sınıfından bir çiftin Nazi rejimine direnişini anlatan 1946 tarihli romanı Herkes Tek Başına Ölür derin ahlaki sorular soruyor.
Fallada gerçek bir hikayeden yola çıkılarak oluşturmuş kitabını.
Hans Fallada, Berlin'de Tek Başına'yı savaş sonrasının Doğu Almanya'sında, 1946'nın Eylül'üyle Kasım'ı arasında, iki ayda yazdı.
Hayatının sonlarına doğru, kısa süre önce boşandığı Anna Issel'e silahla ateş etmekten yeniden yargılandı.
Fallada'nın seçimleri onu Nazi polisi tarafından tutuklanmanın eşiğine getirdi ve Goebbels'le yüz yüze gelmekten ucu ucuna kurtuldu.
Hayatı nasıl aşağılanmalar ve dehşetle doluysa edebiyat kariyeri de aynı ölçüde dengesiz ve çelişkilerle doluydu.
Herkes Tek Başına Ölür'ün dokusunun sıradışılığı, her şeyin hem bu aşağılanma ve dehşetin içinden hem yukarıdan bakan birinin ağzından yazılmış olmasından kaynaklanıyor.
Bu, arka sokaklardan görülen haliyle tarih ve bu kitabın bakış açısıyla savaş dönemi Nazi Almanyası hem aşırı katı, hem de aşırı dengesiz.
Kanunlarla getirilen binlerce düzenleme, binlerce yasak var ama adalet, insan doğasının kötü niyet ve zalimlik gibi en kötü yanları tarafından yok edilmiş.
Hampeller Almanları, Hitler'in savaşının ölüm demek olduğunu ve Nazi yönetiminde asla barış olamayacağını anlamaya çağıran kartpostalları iki yıldan uzun süre Berlin'de dağıttı.1942 Eylül'ünde tutuklandılar.
Savaştan sonra Fallada'ya Gestapo arşivine girip dava belgelerini, sorgulama kayıtlarını ve kartpostalları inceleme hakkı verildi.
Dosyalarda ayrıca Fallada'nın kurgu çifti Otto ve Anna Quangel'i tasvir edişini etkilemiş görünen fotoğraflar da vardı.
Hampeller tek başlarına hareket ettilerse de tek başlarına ölmediler.
Romanda Otto ve Anna, tecritlerini ve direnişlerinin nerelere kadar uzandığı üzerine düşünür.
Birileri kartpostallarını alıp okumuş mudur, yoksa hemen polis tarafından bulunup yok mu edilmişlerdir?
Eylemlerinin kendi sonlarını getirmek dışında her hangi bir etkisi olmuş mudur?
Fallada'nın bu soruları ele alışı son derece ustaca.
Otto ve Anna, Nazi rejimine boyun eğmemeyi seçerler ve sonradan, cellatlarından hızlı davranmaları için ikisine de siyanür şişeleri verildiğinde, farklı nedenlerle de olsa hiç tereddüt etmezler.
Ne var ki diğerleri, iradelerini sadece kaybetmekle kalmamış, bile isteye Nazi rejimine teslim etmiştir.
Savcı Pinscher, giyotine götürülen bir mahkumla karşılaştığında, çok heyecanlanır, yerinde duramayan bir kukla gibidir ve adamın cezasının artırılmasını talep eder.
Öldürme gücünden, diledikleri gibi yok etme gücünden, vatandaşlarının kaderlerini ve geleceklerini ellerinde tutma gücünden daha fazla ne isteyebilirler?
Hüküm giymiş bir tutuklunun sonsuzluğa kaçabilecek olması fikri ölümden sonra daha fazla sorgulama, daha fazla ceza olamayacağı gerçeğini kabullenmek zorunda olan Pinscher için fazlasıyla katlanılmazdır.
İki ayrı karakter, yaşlı bir Yahudi kadın ve yakın zamanda çocuğunu kaybetmiş genç bir Alman kadın bu gerçeği kavradıklarında işkencecilerinden kurtulmak için ölmeyi seçerler.
Yalnızlığı, hem ahlaki seçimlerin yapıldığı yer olarak hem de yargılananların hissettiği bir insanlık hali olarak vurgulayışıyla Herkes Tek Başına Ölür okuyucuyu yanıtlanması güç soruları cevaplamaya zorluyor.
Böyle bir yalnızlığın ve böyle bir toplumun içinde biz olsak ne yapardık?
Quangel'ler gibi mi olurduk yoksa sorgu kayıtlarını daktilo edenlere mi benzerdik?
Fallada, gündelik hayatın parçası haline gelen korkunun bireyleri, mahalleleri, şehirleri ve hatta bütün bir milleti büyük bir hızla nasıl yozlaştırdığını açık ve net bir dille anlatıyor.
Fallada, başkalarının gözünden kaçan ve çoğu başarısızlıkla sonuçlansa da aslında Naziler tarafından yaratılan şablonları yıkan ufak çaplı eylemler olarak görülebilecek örnekler veriyor.
Quangellerinki romanın merkezindeki eylem ama başkaları da var.
Postacı Eva Kluge parti üyeliğinden vazgeçiyor ve Yahudi bir çocuğu öldürürken çekilmiş fotoğrafını bardakilere gösterip övündüğü için oğlu Karlemann'la bütün ilişiğini kesiyor.
Artık o ana kadar yüzleşmekten kaçındığı gerçeklerden saklanması mümkün değil.
Herkes Tek Başına Ölür , ölmekte olan bir adamın eseri olsa da hayat dolu.
Karakterler o kadar güçlü ki insan onlara hayat veren bu romanın iki ay gibi kısa bir sürede yazılabildiğine inanamıyor.
Ama belki de Fallada yazmak istediklerini, uzun, hem de çok uzun zaman içinde tutmuştur.
İngiliz Ulaştırma Bakanlığıyla yapılan anlaşma kapsamında, keşif ekibi batıkta bulunan gümüşün yüzde 80'ini alacak.
İskoçya'nın Glasgow kentinde inşa edilen SS Mantola, 1917'de Alman donanması tarafından vurulduğunda 183 kişiye mezar olmuştu.
Millilerin yarınki kurada olası rakipleri Portekiz, Hırvatistan, İrlanda ve Çek Cumhuriyeti olacak.
Polonya'nın Krakow kentinde yarın TSİ 14.00'de yapılacak ve 8 grup ikincisinin katılacağı kura çekimi öncesi torbalar belli oldu.
Dün öğlen saatlerinde TMSF, Sadıkoğlu'nun şirketi Levent Yatçılık'a haciz tespiti ve diğer yöneticilerin adresleri için bir ekip gönderdi.
Alınan bilgiye göre, TMSF'nin yaptığı incelemeler neticesinde, Levent Yatçılık Turizm ve Ticaret AŞ hakkında tahsil edilmesine karar verilen Fon alacağının tahsili için takip işlemlerinin başlatılmasına karar verildi.
Ahmet Ertürk'ün başkanlığı döneminde TMSF ile yakın ilişkileri nedeniyle birçok kez gündeme gelen Celal Sadıkoğlu'nun ihtarlara rağmen borcunu ödemediği ve yurtdışında olduğu için kendisine ulaşılamadığı belirtiliyor.
793 bin TL'lik bu borcun geçmişi ise TMSF'nin Toprak Grubuna ait yatları satışa çıkarttığı dönemde ihalelere danışmanlık yapan Celal Sadıkoğlu'na haksız yere ödendiği iddia edilen komisyona dayanıyor.
Toprak Grubu, bu konuyla ilgili TMSF Başkanı ve bazı yöneticilere yönelik ağır eleştirilerde bulunmuş ve hukuki yollara başvuracağını açıklamıştı.
Doğubayazıt Kaymakamı Hüseyin Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Büyük Ağrı Caddesi üzerinde bulunan Uluyol Polis Karakoluna, akşam saatlerinde PKK tarafından bir aracın içerisinden uzun namlulu silahlarla saldırıda bulunulduğunu belirtti.
Polis ekiplerinin anında karşılık vermesi üzerine, PKK'lıların bir roketatarı ateşleyerek olay yerinden kaçtığını ifade eden Yılmaz, Terör örgütü mensupları tarafından ateşlenen roketatar bir vatandaşın evin duvarına isabet etti.
Hakkari'nin Çukurca İlçesinde şehit düşen 24 askerin cenazeleri, Van'da otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, gruplar halinde memleketlerine gönderilmeye başlandı.
Otopsilerin ardından sabahın erken saatlerinden itibaren şehit cenazeleri memleketlerine gönderilmeye başlandı.
Ambulanslarla Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına bağlı Şehit Yarbay Yusuf Turgut Filo Komutanlığına getirilen şehitlerin cenazeleri buradan da memleketlerine gönderilmek üzere gruplar halinde askeri uçaklara yerleştirildi.
Yakın illerdeki cenazelerin ise helikopterle götürüleceği ifade edildi.
Yetkililer, şehit Mehmetçikler için Van'da tören yapılmayacağını, toprağa verilecekleri memleketlerinde ayrı törenler düzenleneceğini söyledi.
Amerikalı Oscar ödüllü oyuncu Susan Sarandon, Hamptons Film Festivali sırasında yaptığı bir söyleşide Papa 16. Benediktus'tan izleyicilerin önünde Nazi olarak söz etti.
Saradon'un menejerinin oyuncuya, konu ile ilgili konuşmaması hatta telefona dahi çıkmamasını önerdiği belirtiliyor.
Katolik dünyası, Susan Sarandon'un sözlerine tepki vermekte gecikmedi.
Uluslararası Katolik Ligi, oyuncunun sözlerini terbiyesizlik olarak niteledi ve gerçekleri bilinçli olarak çarpıtmakla suçladı.
Hakaret Karşıtı Yahudi Ligi de Susan Sarandon'dan Hristiyan Kilisesinden özür dilemesini istedi.
Ligden bir sözcü Sarandon'un Katolik Kilisesi ile bir sorunu olabilir.
Alman Papa 16. Benediktus'un, Papa olmadan önce, Joseph Ratzinger iken Nazi Gençlik Grubuna üye olduğu biliniyor.
Papanın Nazi geçmişi defalarca gündeme getirilip tartışmalara da neden olmuştu.
Şampiyonaya katılacak 16 takımın belirlenmesinin ardından 2 Aralık'ta Ukrayna'nın başkenti Kiev'de grup kuraları çekilecek.
Türkiye Futbol Federasyonunun Almanya milli maçından sonra Azerbaycan maçı için de statta yer ayırdığı kadın ve 16 yaş altı çocuklar karşılaşmayı ücretsiz izledi.
Azerbaycan karşılaşması için kadın ve 16 yaş altı çocuklara doğu tribününden toplam 3 bin 270 bilet ayrıldı.
Kadın ve 16 yaş altı çocuklar biletlerini Biletix gişesinden alarak stada girdiler.
Kahta'da belediyenin 10 yeni minibüse izin vermesini protesto eden sürücüler bir aracı ateşe verdi.
Belediyenin bu yöndeki kararını protesto için Belediyenin bulunduğu caddeye gelen şoförler, caddeyi trafiğe kapatıp, bir minibüsü ateşe verdi.
Yanan minibüsün belediye giriş kapısını kapatmasının ardından alevler belediye binasına da sıçradı.
Onlarca kişi indikleri giriş kattan açtıkları pencereden kendilerini panikle dışarı atarken, içeride kalanlar ise güvenlik güçlerinin müdahalesinin ardından yangına müdahale eden itfaiye araçlarının merdiveniyle dışarı çıkarıldı.
Kısa sürede binada yangın fazla büyümeden söndürülürken, dumandan etkilenen bazı kişiler ise ambulans ve otomobiller ile hastaneye gönderildi.
Polis, can pazarı yaşanmasına yol açan eyleme karıştığı saptanan çok sayıda şoförü gözaltına aldı.
Olay bugün öğle saatlerinde, Cumhuriyet Caddesi üzerindeki 3 katlı Kahta Belediyesi hizmet binası önünde meydana geldi.
Kahta Belediyesi, bir süre önce ilçeye yeni açılan caddeler ve hastanenin ilçe merkezi dışına çıkması nedeniyle yeni güzergahlar belirleyip, 3 hat daha açılmasını kararlaştırdı.
İlçede ulaşımı sağlayan 40 minibüs sürücüsünün tepki göstermesine rağmen, yeni kurulan bir taşıma kooperatifine belediye tarafından ihale sonrası 10 ek minibüsün ulaşım hizmeti vermesi sağlandı.
Belediyenin bu kararına tepki gösteren minibüs sürücüleri öğle saatlerinde toplanıp, Cumhuriyet Caddesi üzerindeki Kahta Belediyesine geldi.
Araçları ile belediye önüne gelen minibüsçüler, ilk olarak minibüsleri ile caddeyi çift yönlü olarak ulaşıma kapattı.
Daha sonra yaklaşık 50 kişilik kalabalık, belediye önünde toplanarak tepkilerini dile getirmeye başladı.
Bu sırada olay yerine gelen Kahta Belediye Başkanı AK Partili Yusuf Turanlı, minibüs şoförlerinin temsilcilerini konuşmak üzere makamına davet etti.
Ancak, şoförler bu çağrıya olumsuz yanıt verdi, bunun üzerine Başkan Turanlı 2'nci katta bulunan makam odasına çıktı.
Gerginlik sırasında şoförler kendi arasında bir minibüsü ateşe vermeyi kararlaştırdı.
Bunun üzerine bir kişi, elinde bulunan bidondaki benzini, belediye önündeki bir minibüsün üzerine döktü ve ateşe verdi.
Alev alev yanmaya başlayan minibüsten bir süre sonra patlama sesi geldi ve hareket etmeye başladı.
Yanarak ilerleyen minibüs, belediyenin giriş kapısına çarparak durdu.
Yanan minibüsten sıçrayan alevler, belediyenin kapısı ve dış cephesinin plastiklerini tutuşturdu.
Kısa sürede alevler belediyenin 3'üncü katına kadar yükselmeye başlarken, içeride de büyük panik yaşandı.
Belediyenin dış cephesinin tutuşmasıyla yaşanan gerginlik sırasında, içeride bulunan onlarca kişi panik halinde etrafa koşturmaya başladı.
Giriş kapısı kapalı olan belediyede onlarca kişi pencereye çıkarak yardım çığlığı attı.
Ancak yolların kapalı olmasından dolayı itfaiye araçları yangına bir süre müdahale edemedi.
Bu sırada paniğe kapılan ve pencereden atlamaya kalkışan bazı kişiler ise aşağıda toplanan kişilerin uyarısı üzerine atlamaktan vazgeçirildi.
Dışarıda minibüs şoförlerinin öfkesi tüm bu olan bitene karşın dinmezken, binanın giriş katına inen onlarca kişi açtıkları pencerelerden kendilerini dışarıya attı.
İkinci kattaki makamında oturan Başkan Yusuf Turanlı ise belediye personeli ve dışarıdaki kişilerin yardımıyla makamından indirilerek, bölgeden uzaklaştırıldı.
Gerginliğin ardından çok sayıda polis olay yerine sevk edildi.
Polisler, sürücüleri minibüslerini çekerek yolun trafiğe açılmasına ikna etti.
Minibüslerin çekilmesinin ardından belediye binasına gelen itfaiye ekipleri bir yandan yangına müdahale edip, diğer yandan içeride bulunan belediye personeli ve işlem yaptıran vatandaşları merdivenler ile tahliye etmeye başladı.
Kısa süre içerisinde söndürülen yangın sırasında çok sayıda kişi de merdiven aracılığı ile dışarı çıkarıldı.
Bu sırada dumandan etkilenen bazı kişiler ise ambulans ve otomobiller ile hastaneye gönderildi.
Oksijen tedavisi yapılan kişilerin sağlık durumlarının iyi olduğu açıklandı.
Gerginliğin ardından polis, can pazarı yaşanmasına yol açan eyleme karıştığı saptanan çok sayıda şoförü gözaltına aldı.
Kitapçılar, internet üzerinden kitap satışı gerçekleştiren İdefix'in toptancı kardeşi olan Prefix.com'un müdavimi oldu.
Özellikle Anadolu şehirlerindeki kitapçılardan talep gören sitenin satışları ilk 10 ayda 800 bin adede ulaştı.
Birkaç yıl içinde ise iş hacmi olarak İdefix.com'u katlayacak.
İnternet üzerinden toptancılık yaparak, sektöre kitap tedariki konusunda yardımcı olduklarını dile getiren İnhan, Kitapçılık sektörü bilginin az olduğu, finansmanın ise çek ve senetler ile döndüğü bir sektör haline geldi.
Yayıncılar ise bir kitabın ne kadar satıp satamayacağını hesaplayamadığı için planlama yapamıyor.
Ancak Prefix ile tek bir kitap bile toptan fiyatına alınabiliyor.
İbrahim, Köprünün yapılmasına karşı çıkanları da saygıyla karşılıyorum.
Ancak İstanbul'un trafiği ve yaşam koşulları düşünüldüğünde bu projenin de ihtiyaç olduğunu görüyorum.
Tarihi yarımadaya en az etkisi olacak şekilde proje yenilendi.
Gerek belediye gerekse projeyi hayata geçirenlerin etkinin azaltılması için verdikleri çaba takdire değer görüyorum dedi.
Prof. Dr. İbrahim ile Türkiye arkeolojisi ve İstanbul'u konuştuk.
Radikalin Tarihi siluete gökdelen girdi manşetini de gördüğünü söyleyen İbrahim, Gökdelenleri oldum olası sevmem.
UNESCO Dünya Miras Listesi etki alanında yeni yapılaşmalara karışır.
Ama UNESCO'nun bir sonraki toplantısında kesinlikle tartışılacaktır dedi.
Haliç metro geçiş köprüsü için İstanbul'da bulunduğunu belirten İbrahim, İstanbul'da yaşayan biri olsaydım köprünün yapılmasını desteklerdim.
Bunu isterken tarihe etkisinin en aza indirilmesini de talep ederdim.
Arkeolojik buluntulara göre projede yapılan değişiklikler ciddiye alındığını gösteriyor.
Çok daha eskiye 8 bin 500 yıllık bir tarihe bizi taşıdı.
40 yıl önce ülkenize geldiğimde Boğazzköy Çatalhöyük, Göreme, Troya, Efes'i gezme fırsatım olmuştu.
Yenikapı da en az onlar kadar önem arz ediyor.
Ancak Mısır, Irak gibi ülkeler eserlerini geri almaya kalkarsa Avrupa müzeleri boşalır.
Dexia Participation Belgique, Denizbank'ta bulunan hisseleri ile ilgili stratejik opsiyonların değerlendirilmesine yönelik olarak başlatılan çalışmalar için Bank of America Merrill Lynch ve White Case firmalarına yetki verdi.
Denizbank hisselerinin yüzde 0.16'sı halka açık işlem görüyor.
Galeri NON, giriş katında bir kuğu videosuyla karşılıyor ziyaretçisini.
Hemen arkasında, onunla bağlantılı diğer video Blow Up'ta da, hassas bir baloncukla keskin bıçaklar arasındaki gerilim üç kanaldan üzerimize geliyor.
Alt katta bir başka hareketli görüntü Rendering Rome ile üst katta yine Blow Up'la bağlantılı bir fotoğraf yerleştirmesi var.
Sefer Memişoğlu imzalı işler, kurgu yoluyla sanatın kör noktalarına odaklanıyor.
Daha önce New York, Amsterdam'da da işleri sergilenmiş Memişoğlu'yla Türkiye'deki ilk kişisel sergisi Matters of Fact'i konuştuk.
Matters of Fact sergisi ismini Deleuze'un Bacon resimleri için kullandığı bir kavramdan alıyor.
Baktığında figüratif resim gibi dursalar da aslında hiçbir anlatıları, temsiliyetleri yok.
Ondan ziyade birtakım kuvvetlerin form, estetik üzerinden duyulur hale gelmesini anlatıyor.
Sergide bunu kullanmamızın sebebi ise sanat eserine ve onu oluşturan dinamiklere vurgu yapmak.
Bizim coğrafyamızda hiç bitmeyen bir savaş, şiddet var.
Bir kere birey olmanın tek cümleyle anlatılacak bir yönü yok.
Mesela TC vatandaşıysanız o iktidarın bir davranış biçimi, siyasi aklı, kontrol mekanizmaları var.
Bütün bu kalıplar içerisinde kendimize dair algıyı oluşturuyoruz.
Bir yazıda, şiirde, atıyorum, gündelik yaşamda gördüğün birisinin yürüyüşünde bile bunu fark edebilirsin.
Hollanda'da çok güzel bir ışık var yaz döneminde, Dutch light dedikleri.
Akşama doğru büyük bir ışık geliyor ve park içerisinde karanlık noktalar oluşuyor.
Ve şehir hayatındaki gündelik form orada birazcık da değişiyor.
Benim fikrim o ortam içinde görünmeye dair bir iş yapmaktı.
Hollanda'daki toplumsal yapıya da değinen bir şey olacaktı.
Hollanda'da aslında yerel halkla orada yaşayan ama köken olarak Hollanda dışından gelen insanlar arasında sessiz bir gerilim var.
Hangi noktada bir video art işine dönüştü Blow Up?
Tam o sıralarda Wiki Leaks'te Irak savaşında bombardıman uçaklarının katliam görüntüleri yayımlanmıştı.
Uçaktakiler görüyor, ama aşağıdakiler gözlendiklerinin farkında bile değiller.
Askerlerin kendi aralarındaki konuşmaları, o kadar rahatlar ki sanki kahve yapıyorlar.
Eskiden insanlar savaşlarda bıçak, balta kullanıyorlardı, o dehşeti çok yakından yaşıyordu büyük ihtimalle.
Ama artık zihinsel mesafenin yanı sıra fiziksel bir mesafe de var.
O mesafe iki farklı kültürden gelen insanın arasında da var.
Sonuçta o mesafeyle ilgili düşünürken aynı zamanda bıçaklar falan derken bunları nasıl doğru şekilde formüle edebilirim diye düşündüm.
Rijksakademie her sene dünyanın farklı yerlerinden 25, Hollanda'dan 25 sanatçı kabul ediyor.
Ama bu akademik bir süreç olmuyor, değil mi?
Aslında Rijksakademie'den çıktıktan sonra bir yüksek lisans dereceniz oluyor.
Sadece gelecek vaat eden sanatçılara ortam sağlamak amaç.
Bunun hem Hollanda'nın kültür yaşamına, sanat marketindeki konuma destek oluyor hem de gelen sanatçılara.
Matters of Fact', 15 Ekim'e kadar Galeri NON'da.
Fikir henüz seçim listeleri bile hazırlanmamışken kurulan bir hayalin ürünü.
Adaylık kesinleştiğinde kampanyanın afişlerini hazırlayan Yılmaz Aysan'a konuyu açan Kürkçü ye, bu işi tasarlaması için Ela Cindoruk'u önermiş Aysan.
Karanfil desenleri üzerinde çalışmaya başlayan Cindoruk, bir iki deneme sonunda cenazelere bırakılan karanfilleri de inceleyerek son forma ulaşmış.
Törenin ardından çok talep gelmiş ama Aysan, bu rozetten başka yapılmayacağının altını çiziyor.
Ekonomik kriz nedeniyle Yunan hava trafik kontrolörlerinin iş yavaşlatması İstanbul hava sahasında da yoğunluğa neden oldu.
Saat 18.30'da Çorlu Havaalanı'na inen THY uçağı, burada yapılan yakıt ikmalinin ardından tekrar havalanarak, saat 19.40'da Atatürk Havalimanı'na indi.
Öte yandan, Yunanistan'da 5 Ekim Çarşamba günü hava trafik kontrolörlerinin 1 günlük grev yapacağı öğrenildi.
G.Saray Başkanı Ünal Aysal, önceki gün Habertürk'e yaptığı açıklamada F.Bahçe bu sezon Şampiyonlar Ligine gidemedi.
Ancak seneye onlarla birlikte Avrupa'da çok büyük işler yapacağız yorumunda bulundu.
G.SARAY Başkanının bu açıklaması kamuoyunda büyük ilgi uyandırdı.
Çünkü F.Bahçe'yi Şampiyonlar Liginden atan UEFA Başkanı Michel Platini hiç de Ünal Aysal gibi düşünmüyor.
Çünkü Platini'ye göre F.Bahçe, devam etmekte olan şike soruşturmasına rağmen Şampiyonlar Liginden çekilmeyerek, UEFA talimatlarını çiğnedi.
Fransız Başkan bu görüşünü her yerde savunurken Talimatlar ne diyorsa uygulayın emrini verdi.
1. ŞİKEYE adı karışan kulüp kendisi çekilirse 1 yıl ceza alır.
2. O kulüp eğer organizasyondan çekilmez, ilgili federasyon kulübü çekerse 3 yıl ceza verilir.
3. HEM kulüp hem de federasyon Devler Liginden feragat etmezse o zaman karar UEFA'ya kalır, ceza da minimum 5 yıl olur.
Bu karar mayıs ayında F.Bahçe'nin kümede kalması ve Avrupa bileti alması halinde UEFA tarafından resmen tebliğ edilecek.
3 yıl Şampiyonlar Ligine katılamamanın F.Bahçe'ye maddi maliyetinin 100 milyon euroyu bile aşabileceği hesaplanıyor.
Ulusal ya da uluslararası yönetimler, tahkim mahkemeleri ya da ulusal mahkemeler bu kulübün UEFA kulüp müsabakalarına katılmasını engellerse UEFA, ayrıca bir sezon men hükmünü uygulamaz.
Bir başka gerçek tehlike de Beşiktaş ve Trabzonspor ile ilgili.
UEFA talimatları gereği eğer Beşiktaş ve Trabzonspor'un şike yaptığı belirlenirse iki takım da 5'er yıl ceza alacak.
ÇÜNKÜ 2 takım da F.Bahçe gibi UEFA'ya Temiziz raporu verdi.
Ancak ne UEFA ne de TFF tarafından Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligine katılmalarında sakınca görülmedi.
İki kulüp de Avrupa kupaları sürecinde Biz çekilmeyiz dedi.
Talimatlardaki aşamaya bakıldığında TFF, bu iki takımı da Avrupa'dan geri çekmedi.
İŞTE şike soruşturması sürecinde Beşiktaş ve Trabzonspor'da bir sorun çıkarsa iki kulüp tam 5 yıl Avrupa kupalarına katılamayacak.
Bilindiği gibi F.Bahçe'nin Şampiyonlar Ligine alınmamasından sonra UEFA, Türkiye'nin maddi kaybı olmaması ve ülke puanının darbe yememesi için Trabzon'u Şampiyonlar Ligine dahil etti.
Beşiktaş'ta ise İBB ile oynadığı kupa finali kapsamında Serdal Adalı, Tayfur Havutçu, Ahmet Ateş tutuklu bulunuyor.
Peki 3 Temmuzda başlayan şike sürecinde ne olmuştu?
Bilindiği gibi 25 Ağustostaki Şampiyonlar Ligi kura çekimi öncesi UEFA, İstanbul'a baş müfettişi Pierre Cornu'yu göndermişti.
Ardından UEFA, TFF'ye bir mektup yazmış F.Bahçe kupadan çekilsin.
F.Bahçe de Biz kısa süre olduğu için karar veremiyoruz.
Ferhat Tüzer, 14 Mart 2010'da Başbakan Erdoğan'ın katıldığı Roman Çalıştayında parasız eğitim pankartı açtıktan sonra dayısıyla buluşmayı planlıyordu.
En son, 1 Mayısta 1 Mayıs Marşını söyledikleri için idari ceza almışlar.
3 kişilik koğuşta birlikte dayak yediği sara hastası koğuş arkadaşı Kemal Avcı'yı merak ediyor.
Gece bekçiliği yapan babası Yusuf Yılmaz ile ablasının düğünü için Kıbrıs'a gitmeye hazırlanıyorlar.
Ankara Üniversitesi Antropoloji Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Berna, 19 ayda okuldan atıldı.
Berna, Bakırköy Kadın Tutukevi'nde ağırlıklı siyasi tutuklularla kalmış.
Mektupların aylar sonra ellerine ulaştığını, kimi kitapların verilmediğini, böbrek hastası bir arkadaşının hastaneye sevki sırasında jandarmalarca dövüldüğünü iddia ediyor.
Berna, söyleşiden sonra babasıyla Yusuf ile İstiklal Caddesinde düğün alışverişine çıkıyor.
ÇHD'ye göre hak arama talepleri, artık toplantı ve gösteri yasası değil, terörle mücadele yasalarıyla değerlendirildiği için sayı bu kadar yüksek.
Türkiye böylece 7 bin kişiyi terörden suçlu bilan Çin'i sollayarak listede 1 numara oldu.
Birbirinden etkileyici kareleriyle her yıl merakla beklenen Pirelli Takviminin kamera arkası görüntüleri günyüzüne çıktı.
Resmi tanıtımı New York'ta yapılacak takvim için bu yıl Kate Moss ve Mila Jovovich gibi ünlü isimler objektif karşısındaydı.
Mario Sorrenti de takvimin çekimlerini gerçekleştiren ilk İtalyan fotoğrafçı oldu.
Sorrenti ile aktrisler ve mankenlerden oluşan ekip 39'ncu kez çıkacak takvimin çekimleri için Güney Korsika'daki Murtoli'ye gitmişti.
Takvimde Rinko Kikuchi, Saskia de Brauw, EditaVilkeviciute, Joan Small, Margaret Madè, Malgosia, Guinevere Van Seenus da yerini aldı.
Ata, İçişleri Bakanı KCK operasyonlarından tutuklananların sayısını 500 küsür olarak açıkladı.
Kayıp ailelerinin her cumartesi günü Gülistan Caddesinde düzenledikleri Kayıplar bulunsun, failler yargılansın eylemine katılarak destek veren Ayla Akat Ata, hükümetin baskıcı tutumunu eleştirdi.
Peki geri kalan 3 bin 200 kişi kim?
Eğer 500 küsür KCK'lı ise geriye kelen 3 bin 200 kişi kim?
Fakat İçişleri Bakanı çıkıp bunu kamuoyu ile paylaşacak cesarete sahip değil.
BDP'li Milletvekili Ayla Akat Ata, tutuklananların tümünün parti yöneticileri olduğunu belirterek, olarla gurur duyduklarını söyledi.
Onları gözaltına alıp tutuklattıktan sonra halkı sindirebileceklerini sanmışlardı.
Biz de diyoruz ki öyle tarihsel bir mirasa sahibiz ki, biz bizi susturmak isteyenler, dün artık siyasette nasıl yoksa, bugün AK Partinin önüne de barikat koyacağız.
AK Parti, Türkiye'da nasıl iktidarsa, biz de burada iktidarız.
Yasanın 120. maddesine göre artık hukuk ve aile mahkemelerindeki tüm masraflar peşin yatırılacak.
Nakit ödenecek meblağ içerisinde tanık, bilirkişi ve keşif ücretleri de var.
Amaç, taraflarca aksatılan giderler nedeniyle uzayan dava sürelerini kısaltmak.
Akşam gazetesinin haberine göre, Yeni düzenleme hukuk mahkemesinde dava açan bir kişinin, davadaki taraf sayısının 5 katı kadar tebligat parasını peşin ödemesi gerekiyor.
Örneğin, 20 hisseli bir arsada hak ihlaline uğradığını düşünen bir hissedarın açacağı davanın taraf sayısı da 20 olacak.
Bu durumda davacının, taraf sayısının 5 katı olan 100 tebligat parasını ödemesi gerekecek.
Tebligat ücretinin 6 TL olduğu dikkate alındığında ödenmesi gereken toplam para 600 TL'ye ulaşacak.
Dikkat çeken bir başka değişiklik de tanık ücretlerine ilişkin.
Eski uygulamada, duruşmaya çağrılan tanık isterse ücret ödeniyordu.
Yeni düzenlemede ise davacı, dilekçesindeki sayı kadar tanıklık ücretini peşin yatıracak.
Dava dilekçesinde tanık sayısı belirtilmemiş olsa dahi davacıdan, en az üç tanık ücreti ve tebligat parası yine peşin alınacak.
Bu durumda davacıdan en az 45 TL tanıklık ücreti, 18 TL de tebligat ücreti alınacak.
Mahkeme, tanık dinlenmesine yer olmadığı kararı verirse, peşin olarak alınan bu paralar ancak dava sonuçlanınca iade edilecek.
Keşif harcının peşin alınması da yine itiraz konusu.
Zira keşif harcı tutarı 200 TL civarında, keşif ulaşım gideri ise tarifede 75 TL olarak düzenlenmiş.
Bilirkişi ücreti de mahkemelere göre 150 Tl ila 300 TL arasında değişiyor.
Bu durumda dava açan bir kişinin, keşif harcı ve ulaşım gideri olarak 275 TL, bilirkişi gideri olarak da 150 ila 300 TL'yi nakit yatırması gerekecek.
Mahkeme, keşif ve bilirkişiye ihtiyaç duymazsa, bu paralar dava sonuçlanınca iade edilecek.
Deniz düzeyinden sadece iki metre yüksekte olan başkent Bangkok'ta Chao Phraya nehrinin yükselmesi üzerine tahliye planları yapılmaya başlandı.
Dünyanın en büyük pirinç ihracatçısı olan Tayland'daki sel felaketinin pirinç fiyatlarında önemli bir artışa neden olması bekleniyor.
Sel felaketinden en çok hasar gören kentlerden biri olan Ayutthaya'da 7 bin kişinin barınması için üç tahliye merkezi kuruldu.
Kente 2 bin arama kurtarma görevlisinin yanı sıra bin bot ve 155 kamyon gönderildi.
Kentte aralarında Japon otomobil üreticisi Honda'nın tesisinin de olduğu 198 fabrika kapatıldı.
Tayland Sanayi Bakanı Wannarat Channukul, ilk belirlemelere göre selin sadece Ayutthaya kentinde yaklaşık 645 milyon dolarlık zarara yol açtığını açıkladı.
Başbakan Yingluck Shinawatra ile birlikte bugün Ayutthaya kentine gideceklerini belirten Channukul, bazı bölgelerle iletişim kurulamadığını söyledi.
İnternet istatistikleri konusunda önde gelen araştırma şirketi ComScore'un, kullanıcı sayısını ve sitede geçirilen zamanı gözönüne alarak yaptığı araştırmaya göre, ilk sırada İsrail yer alıyor.
Ayda ortalama 11,8 saatini Facebook'a ayıran İsraillileri, 10,6 saatle Ruslar ve 10 saatle Arjantinliler izliyor.
Şirketin araştırmasına göre Türkler ayda 9,3 saatini Facebook'ta geçiriyor.
Amerikalılar ise 6,3 saatle 13. sırada yer alıyor.
ABD Senatosu dün aldığı bir kararla, bu yıl kabul edilen Kur Oranları Denetleme Reform Yasasını bir hafta süreyle ele alarak tartışacak.
Bu süreçte hükümet isterse ihracatlarını, para birimlerini düşük değerde tutarak desteklediği görülen ülkelerden gelen mallara sübvansiyon giderici nitelikte yeni vergiler koyabilecek.
Arnavutköy Belediyesine bağlı Bolluca Ormanına terk edilen yüzlerce köpeğin zehirlenmesi hayvanseverleri ayaklandırdı.
Köpeklerin birçoğu kayıp ve her gün yeni cesetler ortaya çıkıyor.
Gönüllüler, köpeklerin zehirlendiği haberinin twitter ve Facebook'tan yayıldığı çarşamba gününden beri Arnavutköy Belediyesine bağlı Bolluca Ormanı civarındaki göl kenarına kamp kurmuşlar.
Durumu en ağır köpekler yoğun bakım çadırlarının içinde hareketsiz yatıyor.
İçlerinden biri ayağa kalkınca sevinç çığlıkları atılıyor, fotoğraflar çekiliyor.
Şu ana kadar iki köpek kliniklerde, ikisi de seyyar klinikte ölmüş.
10 gün önce sayım yapıldığında alanda 308 köpek olduğunu söyleyen Mehtap Özer'e göre köpeklerin yarısı hala kayıp.
Belediyenin Bolluca Ormanında kendi kaderlerine terk ettiği köpekler bunlar.
Tek dostları 14 yıldır kendisini sahipsiz hayvanlara adamış kadın terzisi Burhan Özkan.
Özkan, ormanda başıboş gezen yüzlerce köpek arasından bakıma muhtaç olanları toplamış, güvenli olduğunu düşündüğü ufak gölün yanına getirmiş.
Ancak burası da köpekler için kalıcı bir yuva olmaktan uzak.
Zira, arazinin sahibi olan madenci, bölgeyi yeniden kum ocağı olarak faaliyete geçirmek istiyor.
Özkan'ın iddiasına göre Orman Bakanlığı köpekleri yerleştirecek bir yer temin etmiyor, sürekli belge isteyerek işi yokuşa sürüyor.
Gönüllülerden Sultan Gülyar, çarşamba günü olayı duyar duymaz gelmiş.
3 gündür Modadaki evine yalnızca kıyafetlerini değiştirmek için uğrayabilmiş.
Göl civarındaki mandalara saldıran köpeklerden dolayı çobanlarla birçok kere tartıştıklarını anlatan Özkan'a göre olağan şüpheli Coşkun Et ve Mamulleri.
Sonra Bizim bölgemiz değil dedi, topu polise attı.
Onlar da GPRS'le bakıp bölgenin jandarmaya ait olduğunu söylediler.
Gönüllülerden Açelya Erdem, Bolluca'da olanların ne ilk ne de son olacağı düşüncesinde.
Gece saatlerinden itibaren hava sıcaklığının düşmesiyle Erzurum'daki Palandöken Dağı ve çevresinde kar yağışı etkili oldu.
Bölgede gece ölçülen en düşük hava sıcaklığı Ardahan'da 3, Erzurum ve Kars'ta 5, Erzincan'da 9 derece olarak kaydedildi.
Erzincan'da etkili olan kar yağışı, Erzincan çevresindeki dağların da beyaz bir örtüye bürünmesine neden oldu.
Kar yağışının etkisiyle, kent merkezinde de hava sıcaklığı hissedilir derecede düştü.
Ardahan kent merkezinde ise etkili olan soğuk hava ve sağanak, gece yerini kar yağışına bıraktı.
Gece saatlerinden itibaren hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte Ardahan'ın yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oldu.
TSK, siyasetteki ve toplumsal yaşamdaki etki alanını PKK ile mücadelenin sürekliliği üzerinden temellendiriyordu.
Ordunun siyaset içinde olmasını isteyen kesimler, sorunun köklü bir çözümünün sağlanmasından yana değillerdi.
TSK'nın siyasetin dışına çekilmesi noktasında hükümet tarihsel bir rol oynadı.
Sivil iradenin inisiyatifi gerçekten elinde tutmaya başlayabildiği yeni bir döneme geçtik.
Buraya kadar bir sorun yok, bunlara itiraz eden kitle de eskisi kadar geniş ve etkili değil.
Ancak Türkiye'nin 12 Eylül'den miras aldığı militarist yapının henüz hukuki olarak tasfiye edilmemiş olduğunu da dikkate almak gerekiyor.
Genelkurmay Başkanlığı, resmi protokolde hala Milli Savunma Bakanlığının önünde.
Sivil iradenin etkisinin, tam olarak gücünü sistemden alan bir üstünlük noktasına geldiğini söylemek için henüz erken.
Ülkemizin dünyadaki ekonomiler arasında 17. sırada olmasından memnuniyet duyarak daha yüksek hedeflerden söz edebiliyoruz.
Ekonomi sıralamasında 17. olan Türkiye, beslediği asker sayısı açısından ise kimi istatistiklere göre 6., kimi istatistiklere göre 8. sırada.
TSK'nın toplam personel sayısı 736 bin, bunların 275 bini maaşlı.
Almanya, 1.145 trilyon euroluk bütçesinin 31.86 milyar eurosunu yani yüzde 2.77'sini askeri harcamalara ayırıyor.
Türkiye ise 312 milyar TL'lik bütçesinin 46.5 milyar dolarını askeri harcamalara ayırıyor.
Dolar kuru 1.85 alınırsa, bu, bütçenin yüzde 27.6'sı anlamına geliyor.
Kaba bir hesapla, Türkiye'nin bütçesinden askeri harcamalara ayırdığı oranın Almanya'nınkinin yaklaşık 10 katı düzeyinde seyrettiğini görebiliyoruz.
Bunca gelişmeye ve sivilleşme yolculuğuna rağmen TSK'nın personel sayısında ciddi bir azalma olmadı.
Hala on binlerce çocuğumuz askerlerin garnizonlarında garsonluk yapıyor.
Şoför, kuaför, posta gibi hizmetleri de eklersek bu sayının neredeyse askere alınan gençlerin yarısını zorladığını görebiliyoruz.
Türkiye, dünyanın ilk 10 ekonomisine girmek gibi önemli bir hedefe, insani ve ekonomik kaynaklarını böyle kullanarak yönelebilir mi? Bu tablo içinde böyle bir hedef size gerçekten ulaşılabilir görünüyor mu?
Avrupa'nın en çok asker barındıran ülkesi olmaya devam ediyoruz.
Dünyanın en kalabalık subay kadrosunu barındıran ordularından birine sahibiz.
Bu ordunun içinden darbe yapmak amacıyla harekete geçmiş onlarca yüksek rütbeli komutan yargı önünde.
Buna rağmen toplam asker miktarında kayda değer bir azalma olmuyor.
Asker sayısının düşürülmesi noktasında bir karara varılırsa formülü üretmek kolaydır.
Kısacası, önemli olan, gereken iradeyi bir an önce ortaya koyabilmek.
Gerekçede, böyle bir düzenlemenin Anayasanın 10. maddesinde ifade edilen kanun önünde eşitlik ilkesinin sonucu olduğu da ifade edildi.
Teklif, Köy Kanunu ve İmar Kanunu'nda değişiklik yapılması suretiyle cemevlerinin ibadet yerleri arasında sayılmasını öngörüyor.
Yalçın, bu yıl 4 maden ocağı galerisinde yapılan kazılardan elde edilen sonuçlarda ise maden ocağının 500 yıl daha eski olduğunun belirlendiğini bildirdi.
6 bin 500 yıl önce insanlar, Kalkolitik dönemde galeriler açmışlar.
Yer altı galerilerini aydınlatmak için de çam çıralarından yararlanmışlar.
Uçları yanmış çam çıralarını çalışma taban seviyesinde bulduk.
Maden ocağında tıpkı maden işçileri gibi çalıştıklarını anlatan Yalçın, çalışmaları titizlikle yürüttüklerini, tulum giyip, kask takarak maden ocaklarına indiklerini anlattı.
Prof. Dr. Yalçın, çalışmalara 2012 yılında ara verileceğini ve 3 yıllık çalışmaları içeren bir yayın hazırlayacaklarını da sözlerine ekledi.
Apple'ın kurucusu Steve Jobs'ın ölümü sosyal paylaşım sitesi Twitter'da da günün konusu oldu.
Haberi duyan milyonlarca Twitter kullanıcısı Jobs'ın ölümünün ardından duygularını paylaştı.
En ilgi çekici tweetlerden biri iPhoneun şarjını yarıya indirindi
Böylece hayat daha güzel ve kolay hale gelir.
Rahmetli sıradan bir telefon değil, yaşam biçimi icat etmişti.
Daha önceki yıllarda öğretmenler iki yıllık mecburi görev sürelerini rapor ve izinlerle tamamlayarak batı illerine kaçarken, 2005 yılından sonra bu illere artan talep eğitimdeki kaliteyi de yükseltti.
Son dönemde alınacak öğretmenlerin bölgeden seçilmesi, boş geçen ders sıkıntısını ortadan kaldırdı.
Beş yıl önce Batman'da öğretmen açığı 3 binlere varmışken, son atanan 1500 öğretmenle şu anda öğretmen açığı yüzlerle telaffuz ediliyor.
Ancak bölgede şimdi öğretmen açığı yerine öğretmen kaçırma olayları konuşuluyor.
Diyarbakır'daki Dicle Üniversitesi, son iki yılda öğrenci sayısını neredeyse ikiye katladı.
Bu sene bünyesine yaklaşık 7 bin yeni genç katan üniversite, öğrenci sayısını 13 binden 20 bine çıkardı.
Erasmus programı kapsamında çok sayıda öğrencisini Avrupa'ya gönderen Dicle, mezunlarına da yurtdışında master ve doktora yapma şansı tanıdı.
80 mühendis adayı, alternatif enerji kaynaklarıyla sulama teknikleri konusunda eğitim almak için Avrupa'ya gitti.
90'larda bölgeye gelen öğretmenler rapor, izin gibi yöntemlerle zorunlu hizmetlerini doldurup geri dönerken bugün canla başla çalışan öğretmenler var.
Bu öğretmenlerin öğrencilere kazandırdığı en önemli kazanım umut .
Bölgede görev yapan öğretmenler son gelişmelerden tedirgin olup yine Batı'ya kaçar mı? Milli Eğitim Bakanlığı bu noktada geri dönüş başvurusunun yok denecek kadar az olduğunu söylüyor.
Öğretmenlerde değil ama bölge halkında bir korku hakim.
Önceden okullarına öğretmen gönderilmediği gerekçesiyle sitem eden halk, okullarına gelen öğretmenleri bağırlarına bastı.
Bitlis'te çamaşır makinesı almak için giden arkadaşım mağazada kendisine yapılan indirime şaşırıyor.
Esnaf Hocam, Batı'dan buraya hizmet etmeye gelmişsiniz, bizim sizi baş tacı etmemiz lazım.
Bitlis'ten birinci çıkartıyorsunuz, bizim de size bir faydamız olsun diyor.
Tatvan'da bir özel dershane reklamında Tatvan'ın kalbi tıp tıp atıyor yazıyordu.
Batman'da 100'den fazla öğrenci tıp fakültesine yerleşmiş bu sene.
Örneğin Güroymak'ta belediye fakir öğrenciler için ücretsiz dershane eğitimi veriyor.
Sason ilçesinde üniversiteyi kazanan öğrencilere belediye 200 lira yol ve kayıt parası desteği verdi.
Urfa'da belediye 2000'in üzerinde öğrenciye dershane imkanı sağladı.
Aileler çocuklarının bırakılması için İHD'ye başvururken BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, iyi niyet belirtmek dışında yapacakları bir şey olmadığını söyledi.
Artan çatışma ortamının faturası bir kez daha sivillere ve öğretmenlere kesiliyor.
Demokratik taleplerini dile getirdiği için gözaltına alınan ve kaçırılan öğretmenler derhal bırakılmalı.
Öğretmenler alıkonuluyor, diğer taraftan barış talebi ile sokaklara çıkan öğretmenler gözaltına alınıyor.
Alıkonulan öğretmenlerimizin yeniden görevlerine dönmesi için her türlü adımı atacağız.
İsrail ile Gazze'nin kontrolünü elinde tutan Hamas arasındaki son sorun, ne ambargo, ne füze saldırıları, ne Filistinli mahkumlar, ne fosfor bombası, ne de mülteci kampları yüzünden.
Ancak Hamas'ın kararı, kutlamaları tehlikeye sokarken, Gazzeli çiftçi ve tüccarları da şaşırttı.
Hamas ve İsrail arasındaki anlaşmazlık, hurma ağacı dalları yüzünden farklı bir boyuta taşındı.
İsrail'in Mısırlı askerleri öldürmesinin ardından başlayan iki ülke arasındaki gerginlik, bu çarşamba kutlanacak olan Yahudi bayramını tehlikeye soktu.
Mısır'ın saldırılara tepki olarak Çardak Bayramı törenlerinde kullanılan hurma ağacı dalları ihracını durdurması, İsrail'i alternatif aramaya itti.
İspanya, Ürdün ve Hamas'ın kontrolündeki Gazze'den bu dalları almak isteyen İsrail hala, yeterli miktarda dalı elde edebilmiş değil.
Savunma Bakanı Ehud Barak'ın özel izni ile Gazze'den 100 bin hurma ağacı dalı ithalatına karar veren İsrail, Hamas'tan istediği cevabı alamadı.
Gerek Gazze'deki ağaçlardan elde edilen, gerek tünellerden getirilen dalları İsrail'e satmak isteyen çiftçi ve tüccarlar, Hamas'ın kararıyla şaşkınlığa uğradı.
İsminin verilmesini istemeyen bir tüccar, kendi zararının 300 bin doları bulduğunu, Mısır'dan aldığı dalların tünelde çürümeye başladığını söyledi.
Hamas ile yaptığı görüşmelerden sonuç alamadığını, bu işten zararlı çıkanın İsrail değil, Gazze olduğunu belirten tüccar, mağduriyetini dile getirdi.
Muhammed Gedan isimli çiftçi, Hamas'ın neden böyle bir karar aldığını anlayamadığını, senede bir kez gelen bu imkanı değerlendirmek isterken hayal kırıklığına uğradıklarını kaydetti.
Dalların kesilip satılmasının ağaca zarar vermediğini, böylece kendilerinin kullanmadığı kısmından da para kazandıklarını anlatan çiftçi Gedan, İsrail'in başka alternatifleri olduğunu, ancak Gazzelilerin zararının 1,2 milyon dolar olabileceğini söyledi.
Diğer bir cifçi olan Üsame Baraka da Biz her sene bu günü bekliyoruz para kazanmak için.
Hamas Tarım Bakanı Ziyad Hamadah, kararın Mısır'dan getirilen ağaçlarda görülen zararlılar yüzünden alındığını, zira kanunların hastalıklı ürünlerin ithalat ve ihracatını yasakladığını belirtti.
İsrail, Hamas'ın 2007'de Gazze'de iktidara gelmesinden önce her yıl 500 bin hurma ağacı dalı ithal ediyordu.
Gazze'ye ambargo uygulayan ve neredeyse hiçbir şey ithal etmeyen İsrail'in iş hurma ağacı dalına gelince bir defaya mahsus ambargoyu kaldırması, bazı kesimler tarafından çifte standart olarak görülüyor.
İsrail'in hurma ağacı dalı ithali senede 700 bini geçiyor.
Yahudilerin en kutsal günlerinden olan Yom Kipur'dan beş gün sonra, 7 gün boyunca Sukot Bayramı kutlanıyor.
Bayramın özelliklerinden biri de dört özel bitki türünü bir arada tutup, ilgili duaları okumak.
Bunlar, ağaç kavunu, hurma ağacı dalları, mersin ağacı dalları ve söğüt ağacı dallarından oluşuyor.
Sukot'un 7 günü boyunca sabah dualarında bu dört çeşit bitki bir arada tutularak, dualar eşliğinde dört ana yöne, yukarı ve aşağıya, toplam altı yöne doğru sallanıyor.
Bu şekilde Tanrı'nın varlığının her yerde olduğu ve her yerde hissedildiği sembolize ediliyor.
Bu dört bitki 300 dolara kadar alıcı bulabiliyor.
Çin hükümetini suçlayan Dalay Lama, hükümetin gerçekleri söyleyenlerden rahatsız olduğunu belirtti.
Dalay Lama, doğum gününe katılanlar tarafından uzun süre alkışlandı.
İşçiler, yaklaşık 6 ay önce çalışmaya başladıklarını belirterek, İşimizi geri istiyoruz.
İşçiler işletme yetkilileri ile uzun süren görüşmelerin ardından ikna olarak çatıdan indiler.
İşletme yetkilileri, güvenlik görevlilerinin işten ayrılmasının kendileri ile ilgisinin bulunmadığını, bu durumun güvenlik ihalesini alan yeni firmanın uygulaması olduğunu bildirdi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Rixos Grand Ankara Otelinde gerçekleştirilen ToplumTemelli Ulusal Ruh Sağlığı Eylem Planının açıklandığı basın toplantısına katıldı.
Toplum Temelli Ruh Sağlığı Merkezleri açıldığını belirten Bakan Akdağ, Akıl Hastaneleri tarih oluyor.
Akdağ, 2002 yılından sonra sağlık alanında önemli bir dönüşüm yaşandığını anımsatarak, ruh sağlığı alanında da mevcut hastanelerin fiziksel şartlarının olabildiğince düzeltilmesi ile başlandığını söyledi.
Bir anlamda Siirt'teki, Bitlis'teki hasta Elazığ ya da Adana'ya, bazen İstanbul'a gitmek zorunda kalıyordu.
Şu anda her ilimize psikiyatri uzmanı atanmış durumdayız.
Psikiyatri bozukluğu olan kişiler, bazı özel durumlar haricinde bir ilden bile gitmiyorlar.
Bakan Akdağ, Ulusal Ruh Sağlığı Eylem Planını da hazırladıklarını ifade etti.
Söz konusu plana bakıldığında, hizmetlerin odağında hastanın ve ailesinin ihtiyaçlarının olduğuna dikkati çeken Akdağ, Bunun altını çizmek isterim.
Örneğin, ağır ruhsal sorunu olan bir vatandaşımıza nasıl hizmet vereceğiz?
Bu hizmet, modelinde, hedefimiz hastanın evine en yakın yerde hizmet alabilmesidir.
Eğer, kısa süreli bir yatış gerekiyorsa, o ildeki bir psikiyatri kliniğinde, yataklı bir kurumda kısa süreli yatışı sağlanacak.
İlgili merkezlerin şu anda sayısı 29. Bu sayıyı artıracağız.
İlk etapta, 236 Toplum Temelli Ruh Sağılı Merkezi düşünüyoruz.
Bu merkezlerde, psikiyatri uzmanı, sosyolog, sosyal çalışmacı, uzman hemşirelerin çalıştığı alanlar olacak.
Merkezlerde, hastaların rehabilitasyonlarına katkı sağlamak için uğraş terapistleri olacak.
Hatta buna rağmen hastamız, bu merkeze günübirlik olarak gidip evine dönemiyorsa, hastanın gelmeme durumu varsa, hizmete ulaşamıyorsa hizmeti hastanın ayağına götürerek, evinde mobil hizmet ekibiyle de acil tedavisi yapılacak.
Yani, bu toplum temelli, hasta odaklı, kapsamlı ve entegre bir hizmet modeli olacak.
Adliye önünde öğrenci grubuyla birlikte eylem yapan vekiller basın açıklaması yaptı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, iki öğrenci için adliyeye geldiklerini söyledi.
Tekin, Ama bu sorun sadece Ferhat ve Berna'nın sorunu değil.
Gerekçe olarak iktidar gibi düşünmedikleri için, 500 tane öğrenci farklı düşüncelerinden dolayı gözaltında tutulmaktadır.
Daha dün Afrika semalarında Orta Doğu'ya, başka ülkelere demokrasi dersi veriyor sayın Başbakan.
Şu pankarta tahammül edemeyen bir başbakanın demokrasiden bahsetme hakkı olmamalı diye düşünüyorum.
Eğer siz sadece bu pankart değil başka gerekçelere bağlayacaksanız o zaman ben içişleri bakanı ve sayın Başbakana çağrıda bulunmak istiyorum.
18 aydır lüzumsuz gerekçelerle iki kişinin tutuklu bulunmasını şiddetle protesto ettiklerini ifade eden Tekin, Parlamentoda sonuna kadar takipçisi olacağız.
Sadece Ferhat ve Berna'nın değil tututklu tüm öğrencilerin savunucusu olarak kendimize görev adledeceğiz.
Emeklerinin çiğnenmemesini isteyen Yılmaz, 4 yıl bu çocuklara dişimizden tırnağımızdan artırdıklarımızla okuttuk.
Kızının cezaevindeki durumunu kendilerine aktarmadığını söyleyen Yılmaz, Bizim üzülmemizi istemiyor.
Baba ben bir suç işlemedim, benimle gurur duyabilirsin, üzülme benim için dedi.
Bu üç mekanın bir diğer ortak noktası konserlerin hafta içi 21.30, hafta sonu 22.30'da başlaması konusunda karar almasıydı.
Konser izlemek için artık saatlerce beklemek durumunda kalmayacaktım, ben Muhsin Akgün müyüm ki gece yarısı dışarı çıkıp sabahlara kadar partileyeyim!
Bakalım bu yeni saat uygulamasına uyuluyor mu diye kontrole çıktım.
Dinleyiciler her zaman Babylon'da gördüğüm kitleden biraz farklıydı.
Bir dolu erkek küçük darbelerle en öne geçtiler.
Son albümünde söylediği arabesk parçalarla başladı programa Şevval Hanım, 15 dakika gecikmeyle.
Seyirciyle ilişkisi öyle samimi ki, hayran hayran bakarken yakaladım kendimi.
O kadar gaza geldiler ki, bir grup Şevvale küçük bir sandıkta kırmızı gül hediye etti.
Kafamdan acaba mafyavari durumlar olacak mı, racona ters mi içkiden içmemek gibi sorular geçerken, Şevval Hanım hafif gergin şekilde rakıdan bir yudum alarak olayı tatlıya bağladı.
Son harekette bir de tespih hediye edilince derin düşüncelere daldım.
Yağmur yüzünden dolu olmayacağını düşündüğüm Lamb konserinde adım atacak yer olmaması şaşırtıcıydı.
İstanbul dinleyicisi nazlıdır, bilet alan birçok kişi gelmemiş ama bu sefer de kapıda satışla tükenmiş biletler.
Üç kere bis yaptılar desem herhalde anlarsınız nasıl bir konser olduğunu.
Salon, tam saatinde başlama alışkanlığını devam ettiriyor bu arada onu da söyleyeyim.
Ghetto senelerdir, konser izleme konusunda mesafeli durduğum bir mekandı.
Yeni oluşumla birlikte artık her şey daha güzel olacak dediler ve ben de The Do ile tekrar Ghetto yollarındayım.
İstanbul konserler kenti olmuştu ama buna tekrar tekrar şahit olmak sevindiriciydi.
Fakat Ghetto saat konusunda biraz large , yarım saat gecikmeyle başladı konser.
Ghetto'da fena halde kendini hissettiren bir güvenlik ekibi var.
Babylon ve Salonda kimin güvenlik personeli olduğunu bile hissetmezsiniz.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bakın Deniz Feneri ile ilgili olarak hiçbir şey konuşmuyor.
Kılıçdaroğlu, Star TV'de Uğur Dündar'ın sunduğu Arena programına katıldı.
Programın Star anahaber bülteninde yayınlanan bölümünde, Kılıçdaroğlu'nun gündeme ilişkin bazı açıklamalarına yer verildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Alman Vakıfları ile CHP ve BDP'li belediyelere ilişkin sözlerini değerlendiren Kılıçdaroğlu, büyük belediyeleri açısından böyle bir şeyin olmadığını, diğer belediyelerin de araştırıldığını söyledi.
Biz hiçbir zaman Şu belediye PKK'ya dolaylı yollardan yardım yapıyor, Sayın Başbakan bunun üstüne gitmeyin dedik mi?
Hayır.
İki, ne kadarlık krediyi hangi CHP'li belediye almıştır?
Üç, CHP'li belediye PKK örgütüne eğer bir yardım yapmışsa onu açıkla kesinlikle o saniye onu kapının önüne bırakacağım.
Yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili bir soru üzerine de Kılıçdaroğlu, Parlamentonun geleneğinde uzlaşma komisyonu vardır.
Her siyasi partiden eşit milletvekili alınır, anayasa değişiklikleri gerçekleştirilir.
Şimdi Sayın Başbakan, durduk yerde '1 yıl içinde çözülmesi lazım diyor.
Cemil Çiçek'in Meclis Başkanı olmasını ve onun başkanlığındaki Mecliste bu anayasanın hazırlanacak olmasını bir fırsat olarak değerlendirdiği hatırlatılan Kılıçdaroğlu, Elbette bir fırsat.
Parlamentoda Sayın Cemil Çiçek inisiyatif kullansın ve bunu yapsın.
Şimdi inisiyatifi Sayın Cemil Çiçek değil de AKP kullansın gibi bir algı çıkıyor, bu yanlış.
Sayın Başbakanın en azından bu konuda konuşmasını istiyorum.
Bakın Deniz Feneri ile ilgili olarak hiçbir şey konuşmuyor.
Sayın Başbakan, senin en yakın mesai arkadaşlarından birisi midir bu? diyoruz.
Çıkıp, Hayır, arkadaşlar böyle bir şey yok, ben öyle bir köstebek olursa kulağından tutar kapının önüne koyarım desin.
Burada köstebeğe ulaşılacağı anlaşıldığı andan itibaren bu yola başvurdular.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM'nin yeni yasama yılına başlaması dolayısı ile yaptığı konuşmada ağırlıkla yeni anayasa ve teröre değindi.
Yeni Anayasa için çerçeve çizen ve özgürlükçü bir anayasa öneren Gül'ün, laiklikten taviz verilmemesi gerektiğinin altını çizerken yargı bağımsızlığı ve basın özgürlüğüne de özellikle vurgu yapması dikkat çekti.
İstisnasız tüm kesimler, yeni bir anayasa yapma iradesi ve düşüncesini taşıyor.
Fazla detaya girmeyen, temel ilkeleri güçlü bir şekilde belirleyen, ancak, detayları kanunlara bırakan, esnek ve ilerlemeye izin veren bir nitelikte tanzim edilmelidir.
Temel hak ve hürriyetleri, herkes için, her yönüyle eşit vatandaşlık temelinde güçlendiren ve teminat altına alan bir anayasa olmalıdır.
Toplumun her kesiminin bu ülkede kendisi olarak yaşama hakkı, anayasal güvenceler altında itina ile muhafaza edilmelidir.
Bunu sağlamanın yolu, özgürlükçü bir anlayışla, milletimizin her ferdine güvenen bir vizyonla hareket etmektir.
Bütün bu 200 yıllık çabalarımızın kazanımlarını pekiştiren, hepimizin üzerinde mutabık olduğu demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden taviz vermeyen bir Anayasa olmalıdır.
Bir yandan, devletin bekası konusunda her türlü tedbiri alırken, diğer yandan, devletin, milletin hizmetinde olduğunu unutmayan bir anayasa olmalıdır.
Bu bağlamda, vesayeti örtülü bir şekilde başka organlar aracılığıyla sağlamak yerine, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi açık bir şekilde halka tevdi eden bir anlayışı hakim kılmalıdır.
Sadece hesap soran değil, aynı zamanda hesap veren bir devlet anlayışını yansıtmalıdır.
Bu itibarla, çağdaş demokrasilerin şeffaflık ve hesap verilebilirlik gibi en önemli vasıflarını, ruhunda ve lafzında içeren bir anayasa olmalıdır.
Demokrasinin tüm kurum ve gelenekleriyle ilerlemesine izin verecek, fren ve denge sistemlerini içinde barındırmalıdır.
Güçler ayrılığı, yargı erkinin bağımsızlığı, basın ve ifade özgürlüğü ilkelerine özellikle dikkat çekmek istiyorum.
Cumhurbaşkanı Gül'ün açılış konuşması muhalif liderlerinin eleştirilerine neden oldu.
EMEP milletvekili Levent Tüzel ise, Konuşmayı biraz problemli buldum.
İşten eve otoyollar üzerinden gidip gelen, tatillerini büyük, kapalı otellerde geçiren kent sakinleri, bu seçkin yaşam biçimleri içerisinde kendilerine benzemeyen herkesi ve her şeyi dışarıda bırakmış olurlar.
Büyük kent sakinlerinin etnik bir gerçekliğe sahip olmadıkları, bireysel yaşamları içerisinde ayrı ayrı yaşamları olduğunu düşünürüz.
Etnik bir varlıkla karşılaşmak için uzaklara ve geçmişe dönmeyi gerekli görürüz.
Oysa zamanımızda birini diğerine bağlayan ilişkilerin, türlü uzmanlıklar, işlevler üzerinden gerçekleştiği varsayılır.
Yani birisi diğeriyle, ancak işi düştüğünde yan yana gelebilirmiş gibi bir toplum ve birey tasavvuru geliştirilir.
Bunun dışında başkasının varlığını tahammül edilemez bulan, türlü alerjilerle malul insanlar aklımıza gelir.
Başkasına maruz kalmamak için, pencerelerini ve kapılarını sıkı sıkıya kapatmış birer monad gibi düşünürüz büyük kent sakinlerini.
Özgür Taburoğlu, Kent Efsaneleri'nde, özellikle öncekilere benzemeyen batıl inançlar ve eskiden pek rastlanmayan takıntılar aracılığıyla, başkasıyla bu türden araçsal, faydalı temasların dışında da bir araya geldiğimizi ortaya koyuyor.
Bu buluşmayı sağlayan etkenleri, dolayımları da tuhaf görünümler olarak niteliyor.
Toplumsal ilişkinin kendisi, Durkheim'ın zamanında anomie olarak nitelediği bir tür sosyal sapmanın sonucunda gerçekleşir.
Bilindiği üzere Durkheim, toplumsal ilişkilerin sapkın formlarını anomie olarak açıklar.
Toplumu yapısal ve işlevsel bir bütün halinde tutan bağlantıların dışında kalan bireysel ya da toplumsal davranışların genel adıdır anomie.
Taburoğlu'nun Dünyevi ve Kutsal'ını okuyanların da iyi bildikleri bu zihin açıcı yaklaşımı içerisinde, batıllık görünümlerini ve takıntı biçimlerini olumsuzlamadan, tersine zamanımızla ilgili bir iletişim biçiminin kaynağı gibi göstermeyi dener.
Batıllık görünümleri, kişinin eski zamanlarda olduğu gibi, yaşadığı dünyayı ve toplumu yanlış anlamasının sonuçlarıdır.
Yanlış anlamak çok kurucu bir deneyim halini alır.
Hatta gerçeğin etrafından dolaşmak , zamanımızda başarının, kariyer sahibi olmanın, aklı başında görünmenin de bir anahtarı olabilir.
Takıntılar ve saplantılarsa, batıl inançlardaki çatlakları, tutarsızlıkları sergiler.
Takıntı adı verilen durum, gerçek in, batıl görünümler içerisine taşmasıdır bir bakıma.
Gerçek, büyük kent sakinlerinin dışarıda bıraktıkları ve daha çok kendilerine benzemeyen varlıklardan kuruludur.
Dışarıdakiler kentli insanın dünyasına karıştığında, kişi oldukça önemsiz görünen bir şeye saplanabilir, takılabilir.
Örneğin elinin kirli olduğunu düşünüp ellerini sürekli yıkayabilir ya da evde ocağı açık bıraktığını düşünüp eve geri dönebilir.
Yani başkaları denilen türlü varlıklar, yanlış anlamalar, batıllıklar üzerine kurulu bir yaşamı yaşanamaz hale getirmek üzere araya girerler.
Dışarıda kalmış başka varlıklar, kendi kapılarını ve pencerelerini kapatmış olanlardan sanki ironik şekillerde hınç alırlar.
Böylece takıntılar sayesinde, herhangi bir sonucu, faydası olmasa da, içeridekiler ve dışarıdakiler arasında biraz cılız ve simgesel de olsa bir bağlantı, toplumsal ilişki de ortaya çıkmış olur.
Dolayısıyla Taburoğlu'nu izlediğimizde, dışarıda ne kadar çok varlık terk edersek, o kadar çok takıntı geliştirmeye de açık hale geliriz.
Takıntı sadece bir belirtidir ve dışarıdan içeri girmek isteyen varlıklara yönelik, nedensiz ve çoğu zaman saçma tepkilerdir.
Toza, polene, ışığa, sese, haşarata yönelebilen alerjiler, saplantılardır.
Burada önemli olan dışarıdaki bir varlığın içeriye girme kararlılığıdır.
Kişi dışarıda bıraktığını, yine saçma görünen bir batıl inanç yardımıyla kapayamadığında, altından, başka varlıkları dışarıda bırakmış olmanın getirdiği belirtiler olarak takıntılar görünür olurlar.
Zamanımıza ait batıl inançlar ve takıntılar, ne kadar başkasına gereksinim duymadığını düşünürse düşünsün, kent sakinlerinin bağımlılıklarını ve esasen yalnız olmadıklarını ortaya çıkarır.
Birçok korku ve gerilim filmi de, hiç gündemimizde, hayatımızda olmayan bir şeylerin bizlere musallat olması üzerine gelişir çoğu zaman.
Beklenmedik bir yüzleşmeyse, örneğin trafikte yolunu kaybettiğinde, güzergah dışı ara sokaklara daldığında gerçekleşen olası karşılaşmalar, kayıtsızlıkla karışık bir nezaket ya da beklenmedik bir şiddete, tekinsiz bir ilişkiye dönüşebilir.
Yani toplumsal ilişki kayıtsızlık ve nezaketle, aşırı biçimler almış bir şiddet ve fanatizm arasında gidip gelir.
Kent efsaneleri, her ne kadar dilimizden düşürmesek de, bizim için çok yabancı ve derin bir işleyişin anahtarını sunar.
Taburoğlu'nun alt başlıklar şeklinde açıkladığı batıllık görünümleri ve takıntıların bir tür modeli, arketipi olur.
Kent efsaneleri, bireysel ve toplumsal ilişkilerimizin genelleşmiş bir şablonu gibidir.
Bütün bu alt başlıklar büyük bir anlatı etrafında birbirine ulanmaz ama okur birçok izlenim alabilir bu çalışmadan.
Özellikle son bölümde, yavaşlık olarak adlandırılan bölüm, bir tür etik, toplumsal sorumluluk önerisi gibi betimleniyor.
Batıllıklar yoluyla gerçeğin üzerini sıvamadan ve büyük, tekinsiz yanlış anlamalarımızın sonucunda türlü takıntılar geliştirmeden, zamanın doğasıyla iyi geçinmenin yolları üzerine birkaç not var bu bölümde.
Yazar, böyle bir yavaşlığı hayata geçirmenin, kentli yaşam biçimlerindeki kökten değişimle ilgili olduğunu da ekleyerek, önerisinin imkansızlığını da baştan dillendirmiş olur.
ANF aracılığıyla, Diyarbakır ve Elazığ kentlerinde gerçekleştirilen kaçırma eylemlerinin, bölgede anadilde eğitim hakkının olmaması nedeniyle gerçekleştirdiklerini duyuran PKK, öğretmenlerin serbest bırakılma tarihi ya da koşulları hakkında bilgi vermedi.
Karabıyık, üzgün olduğunu belirterek, Tamamen bir lobi meselesi.
Dünya Kupasından alınan puanların olimpiyatların kıta elemeleri için puan verdiğini hatırlatan Karabıyık, Kupada alınacak dereceden çok puanlar önemliydi.
İkincisi gelecek yıl İstanbul'da yapılacak elemeler ve üçüncüsü ise kıta elemeleri.
O da olmazsa kıta elemelerine gidebilmek için ülke puanımız, 8 takım arasına girmeye yetmeli.
İşte Dünya Kupası, o elemelere puan taşımak açısından çok önemliydi.
Hande Yener, popun güvenli limanlarına dönerek, sıkışıp kaldığı köşeden kurtulma şansı yakaladı.
Ama yeni albümü Teşekkürlerde bu şansı değerlendirebildi mi?
Orası gayet meçhul.
Seneler önce ortaokul yıllarımda hemen herkes gibi bir org için yanıp tutuşurken bir akşam babam elinde ufak ama becerikli bir Yamaha ile çıkıp gelmişti.
Kısa süre sonra anne ve babamı bana bu jesti yaptıklarına pişman ediverdim.
Sabahtan akşama kadar birbirinden korkunç şarkılar besteliyor, üzerine söz yazıyor, sonra da ev ahalisini oturtup zorla dinletiyordum.
Benim emektar Yamaha da çıkmamak üzere kutusuna girdi ve depoyu boyladı.
Hande Yener'in son albümü Teşekkürleri dinlerken şimdi düşünüyorum da keşke o zamanlar yazdıklarımı bir yere kaydedip ya da not alsaymışım.
Zira bugün birilerine satsam hem para kazanır hem de sevaba girerdim.
albümü kendisinin güvenli pop limanına geri döndüğü haberini vermişti.
Üzerine Akçıl'ın albümünde yer alan düeti Atma da geçen yazın en büyük bombası oldu.
Şarkıyı tutalım ya da tutmayalım bu başarı da yadsınamaz elbet.
Peki seneler sonra sıkışıp kaldığı köşeden yeniden çıkma şansını yakalamış olan Yener'in manasız bir sabırsızlıkla yayımladığı bu albüme ne demeli?
Neden bir sene daha bekleyip ayağı yere sağlam basan bir albümle dönmek yerine önümüze bütünüyle manasız Teşekkürler albümüyle geliyor?
Albümdeki 12 şarkının tamamına Yener'i postmodern bir Demet Akalın'a çevirmeye niyetli görünen Sinan Akçıl imza atmış.
Albümün yayımlanmasından haftalar önce videosu televizyonlara gönderilen Bana Anlat , tüm albümde elle tutulur tek düzgün şarkı diyebiliriz.
Biz en iyisi eski Yener albümlerini dinlemeye devam edelim.
Ve hiç değilse o albümler için kendisine Teşekkür edelim.
İstanbul, Adana ve Kocaeli'nde düzenlenen eşzamanlı operasyonlarda 8'i yabancı uyruklu 23 şebeke üyesi yakalanarak gözaltına alındı.
Çetenin İstanbul'da müşterilerine sahte evraklarla gerçek Schengen Vizesi alan ve Business Class olarak Avrupa ülkelerine gönderdiği belirlendi.
Şebeke elemanlarının kaçak yolculardan bu işlem karşılığında 5 bin dolar para aldığı iddia idiliyor.
Çetenin Sultangazi'de bir gecekonduda zehirlenerek can veren 7 kaçak göçmen ile bir ilgisi olup olmadığı da araştırılıyor.
İstanbul Mali Şube Müdürlüğü ekiplerinin operasyonunda, kaçak yolcuları birinci sınıf uçak koltuklarında yurtdışına gönderen, uluslararası insan kaçakçılık şebekesine yönelik operasyon başlattı.
Üç ayrı ilde 36 ayrı noktaya düzenlediği eş zamanlı operasyonlar sırasında şebeke üyesi 8 İranlı sahteci de yakalandı.
Yakalanan İranlıların, uluslararası üne sahip insan tacirleri olduğu ifade ediliyor.
Şebeke üyesi 23 zanlı İstanbul Adliyesine sevk edildi.
Bu kez konu Kenan Evren'in fahri hukuk doktorası ve profesörlük cüppesi.
İzmir Barosu avukatları, İstanbul Üniversitesinin Evren'e 29 yıl önce verdiği cüppenin iadesi için yargıya başvurunca tartışma alevlendi.
Yine de cüppe ve 12 Eylül'le hesaplaşma konusunda başka bir samimiyet sınavı geçerliliğini koruyor.
Kenan Evren her cuntacı gibi, kusursuz insan olma hevesindeydi.
Darbenin ardından ona bu payeleri yükleyecek insanları bulmakta da sıkıntı çekmedi.
Türk Dil Kurumunu kapatırken birkaç yürekli yazar dışında kimsenin sesi çıkmadı, ilkokul öğrencisi düzeyindeki resimleri yüksek fiyatlara alıcı buldu, dini açılımları ulemanın övgüsünü aldı.
Muhtemelen bunu perçinlemek ve bu kadar hukuksuzluk ancak eğitimle mümkün olur sözünü kanıtlamak için hukuk profesörlüğüne de göz koymuştu.
İstanbul Üniversitesi de o zaman kendisine kanuni unvanına denk gelen cüppeyi giydirmekte beis görmemişti.
Okulun 1982 Anayasasını hazırlayan hocaları düşünüldüğünde o kadar da şaşırtıcı olmasa gerek.
Nitekim Kültür Bakanı Ertuğrul Günay da cüppe tartışmasına dahil olup, Darbe yapan generale fahri profesörlük verip alkışlamaları hala gözümün önünde.
Kenan Evren'den unvanın alınması ile ilgili girişimi olumlu bulsam da buradan bir sonuç çıkacağını sanmıyorum.
Mesela üniversite özelinde, darbeyle oluşan yönetim biçimi hala meşruiyetini koruyor.
Evren'in profesörlük cüppesini bizzat istediği İhsan Doğramacının öncülüğünde kurulan YÖK'ün yapısı değişmedikçe geri alınacak o cüppenin tek başına bir değeri olamaz.
Doğramacı, 12 Eylül rejiminin, üniversiteleri ehlileştirme projesi çerçevesinde YÖK'ü kurdu ve 12 sene başkanlığını yaptı.
1402 Sayılı Kanun ile siyasi görüşleri nedeniyle birçok öğretim üyesini üniversiteden uzaklaştırdı.
Bugün resmi Türk Lirasının üzerine basılan Cahit Arf gibi önemli bilim insanlarının üniversiteden kopmasına neden oldu.
Türban yasağı uygulamasıyla içinden çıkılamayan sürecin mimarı oldu.
Üniversitelerin siyasetten arındırılması misyonunu, Kenan Evren ile birlikte tüm gücüyle yerine getirmeye çalıştı.
Dönemin en yakın tanıklarından Baskın Oran'ın deyimiyle üniversiteyi kışlalaştırdı.
Özetle askeri vesayetin en önemli figürlerinden biri oldu.
12 Eylül'ün üniversitelere bahşettiği sistem bugün de sapasağlam ayakta.
Vesayetin sona ermesi için ona dokunan bütün kurumlar baştan aşağı yenilenmeli.
Geçenlerde yazdığım Binbaşı Volkan Kandilde yazısına, çizgi romanın çizeri Rasim Abay'dan bir cevap geldi.
Burada Volkan PKK'yla mücadele ediyor, Kürt halkıyla değil.
Sütten kumaş üretme fikri 1930'lı yıllardan beri yaygın olsa da, uzmanlar şimdiye kadar pek çok kimyasalın kullanıldığı ve ekolojik olmayan kumaşlar geliştirmeyi başarmıştı.
El Maliki, Suriye'yle ilgili bir soruya karşılık da Suriye'ye tek parti sistemine son vermesi çağrısında bulundu.
Tek parti ve tek adam iktidarının sona ermesini desteklediklerini söyleyen El Maliki, kapalı kapılar arkasında belirlenen değil, halkın seçtiği hükümetler ve devletler fikrini benimsediklerini kaydetti.
El Maliki, Irak'ta Saddam Hüseyin'in devrildiği 2003'e kadar Suriye'de yaşamıştı.
Genelkurmay Başkanlığı, Diyarbakır, Şırnak, Siirt ve Hakkari'de, 3 Ekim ile 3 Ocak tarihleri arasında 15 bölgeyi geçici güvenlik bölgesi ilan ederek, buralara sivillerin girişinin yasaklandığını açıkladı.
Genelkurmay Başkanlığının kararı ve koordinatları İçişleri Bakanlığı üzerinden yasak bölgelerin sınırları içerisinde kalan il valiliklerine gönderildi.
Ligde de aynı başarıyı gösteren tecrübeli eldiveni Avrupa'dan bir çok kulüp yakın takibe aldı.
Ancak bu kulüpler arasında en çok dikkat çeken İspanyol devi Real Madrid bir süredir izleme komitesi üyeleri aracılığıyla Tolga'yı takibe aldı.
Real Madrid'in menajerleri sonunda tecrübeli eldivene dolaylı yollardan ön teklifte bulundu.
Real Madrid'in kendisini ciddi şekilde araştırdığını doğrulayan Tolga Zengin, Şu an sadece maçlarıma konsantre oldum.
Eğer bu transfer gerçekleşecekse de kulübümün onayı olmadan hiçbir yere gitmem.
Uzun yıllar hizmet ettiğim Trabzonspor'umu asla ve asla kötü bir şekilde bırakmam.
Bu fiyatı vermeye hazır olan Real Madrid'in ise Iker Casillas'a alternatif bir isim aradığı öğrenildi.
Trabzonsporlu yöneticiler ise Real Madrid'den kendilerine gelen her hangi bir teklif gelmediğini belirterek, Bizim her futbolcumuz değerlidir.
Tolga'nın isminin Real Madrid ile anılması da bize gurur verir.
Ancak teknik heyetimizin onayı olmadan hiçbir oyuncumuzu bırakmayız.
Zaten Tolga da bizi bırakıp gidecek karakterde bir futbolcu değil.
Hem Şampiyonlar Ligi nde, hem de ligde önemli hedeflerimizin olduğu bir dönemde bize çok ciddi katkıları var.
Bu arada Real Madrid ile Tolga arasındaki görüşmelerin süreceği, transferin Ocak ayındaki ara transfer döneminde gerçekleşme ihtimalinin olduğu iddia edildi.
Merkez Bankasının para politikası için takip ettiği enerji, gıda, içki, tütün ve altın fiyatlarındaki değişimleri göz önüne almadan hesaplanan çekirdek enflasyonu yüzde 6,96'ya yükseldi.
TL'deki değer kaybı ve son elektrik ve doğalgaz zamlarıyla önümüzdeki dönemde enflasyon artışını sürdürecek.
Çekirdek enflasyonun ise ekimde yüzde 7'yi aşarak zirve yapması bekleniyor.
Her iki şirketin de tahtasının kapanmasıyla 4 bin 402 yatırımcı daha borsa mağduru oldu.
Her iki hissedeki yatırımcı mağduritiyetinin tutarı 3.6 milyon lira oldu.
Son açıklanan mali tablolara göre birikmiş zararı 201 milyon liraya ulaşan Tümteks'in özsermayesi 81 milyon lira negatif olarak gerçekleşti.
Şirketin toplam borcu 86 milyon lira seviyesinde bulunuyor.
Borsada özellikle 2001 krizi döneminde TMSF'nin el koyduğu bankalar nedeniyle çok sayıda şirketin işlem sırası kapatıldı.
1999 yılının aralık ayında el konulmaya başlanan bankalar, bu bankaların iştirakleri ve enerji şirketlerinin sayısı Haziran 2003'te 15'e ulaştı.
Söz konusu el konulan 15 şirkette 182 bin yatırımcının 514 milyon dolar tasarrufu mağdur edildi.
Öte yandan, piyasa riski nedeniyle 21 şirket batarken 95 bin yatırımcının 40 milyon doları buharlaştı.
Mehmet Ali Erbil'in oynadığı Maisonette reklamları ile ünlenen Denizlili işadamı Uslu 2002'de 70 milyon dolara indirilen borcunu 9 yıl taksite bağlamıştı.
Fakat, Uslu 2005'te ödemesi gereken taksitleri de ödeyemeyince bankalarla ilişkileri tekrar bozulmuştu.
Yapı Kredi Bankasının Tümteks'te yüzde 70,6, Boyasan'da ise yüzde 48,85 payı bulunuyor.
1980'de Denizli'de 6 dikiş makineiıyle faaliyete başlayan Uslu Grubu, halen 6 fabrikada üretim yapıyor.
Denizlili işadamı, 2002'de Harika Avcı için özel olarak yaptırdığı ve 30 bin TL değerinde olan pırlanta, elmas işlemeli ayakkabı ile gündemi uzun süre meşgul etmişti.
Uzun süre kimliği belirsiz işadamının kim olduğu merak konusu olurken Harika Avcı'dan Abdülkadir Uslu, yeniden barışabilmek için bahsi geçen o ayakkabıyı bana yaptırmış.
Silopi'nin Görümlü Beldesinde kurulu CEYTAŞ Elektrik Grubuna ait Silopi Elektrik A.Ş. termik santralinin kömür kazanında henüz belirlenemeyen nedenle akşam saatlerinde patlama meydana geldi.
Patlamada teknikerler 29 yaşındaki Ersin Arsu ile 25 yaşındaki Ersan Demirci, yaralandı.
Yaralı teknikerler, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Silopi Devlet Hastanesine götürüldü.
Vucutlarında birinci derece yanık olan iki tekniker, Ankara'da yanık ünitesi olan tam teşekkülü hastaneye sevk edildiler.
Genel Müdürü Serdar Tarhan, kömür kazanında patlama meydana geldiğini belirterek Olayda iki personelimiz yaralandı.
Silopi, Habur Sınır Kapısı ve Cizre itfaiyesine bağlı ekipler, patlamanın olduğu termik santrale giderek yangın söndürme ve soğutma çalışmalarına başladı.
Mardin Artuklu Üniversitesinin Midyat İlçesinde 6 dilde düzenlediği Uluslararası Midyat Sempozyumuna katılan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, bölgede yaşanan 1915 olaylarına değindi.
Tan, Son yüzyılda 1915 olayları Ermeni katliamı, soykırımı, bir siyasetci olarak soykırım lafını ağzıma alıyorum kayıtlara geçsin diye.
Tan, ortak bir acı anıtını dikilmesini de istedi.
Artuklu Üniversitesi YÖK'ten aldığı onayla Midyat İlçesinde Türkçe, Arapça, Kürtçe, Süryanice, İngilizce ve Farsça olmak üzere 6 dilde Uluslararası Midyat Sempozyumu düzenledi.
Sempozyum, Midyat'ta üniversiteye ait bir konferans salonu olmadığı için, Matiat Otelinin konferans salonunda yapılan açılış konuşmaları, elektrik kesintisi yüzünden sık sık sekteye uğradı.
Üniversitemiz, şimdikine benzer bir heyecan yaşadığı seminer, sempozyum, konferans tarzında başka birçok ilmi toplantı gerçekleştirdi.
Mardin ve bölgesinde her şey güllük gülistanlık değildi.
Araplar kendi arasında, Kürtler kendi arasında, hatta Süryaniler de kendi aralarında kavga ederlerdi.
Sanmayın ki her gün kalktığımızda gidip komşumuzun elini öpüp işimize gidiyorduk.
Son yüzyılda 1915 olayları Ermeni katliamı, soykırımı, bir siyasetci olarak soykırım lafını ağzıma alıyorum kayıtlara geçsin diye.
Yani yerinden göç ettirme başka yere yerleştirme kararı aldık.
Bir kısmı soğuktan öldü, bir kısmı sıcaktan öldü, işte bir kısmı çeteler tarafından öldürüldü.
İşte devlet yapmadı, planlı olarak bunun bir amacı yoktu.
Ben şu an bir siyasetçi olarak değil, vicdan sahibi bir insan olarak konuşuyorum.
Bir halkın yok edilmesi ise ha bu nasıl oldu, kim yaptı, ne etti, nasıl şekilde oldu bunlar önemli değil.
Ortada bir gerçek var ve Ermeni halkı yok olmuştur.
Bence kelimeler üzerinde oynamanın kimseye bir yararı yok.
Yani biz buna soykırım mı diyelim, jenosit mi diyelim, büyük felaket mi diyelim, planlı mı oldu, plansız mı oldu diyelim.
Veya planlı oldu da bunu kim yaptı, ittihatı terakki mi yaptı, Yoksa bütün Türkler, Kürtler Müslümanlar birlikte mi yaptı.
Yani sonuç da bugünkü coğrafyanın nüfusu o tarihte 13 milyon iken bir milyon 200 binin üzerinde Ermeni vardı.
Yani yaklaşık yüzde 9,5 10'luk bir Ermeni nüfus var.
Bugün TC nüfusu 75 milyon ama ermeni nüfusu ise 40 bin.
Neticede bu.
Bir halk yok oldu mu olmadı mı?
Yani biz bunu tartışalım.
Efendim bunların hepsi öldürülmedi de dörte üçü göç etti.
Siyasetçiler kelimelerle oynamayı suçlarının üstünü örtmeyi bir marifet zanediyorlar.
Katledilen yerlerinden edilen Müslümanlar için de Türkler içinde ağlayacağız.
Kim bu yanlışlıkları yapmışsa, taammüden tasarlayarak yaptıysa Allah kahretsin ve cezalarını roji mahşerde versin.
Ortak bir acı anıtı dikmemiz lazım bunun için.
Ben seni öldürmedim, sen öldürdün bunu adı soykırım değildir.
Avrupa'da ilk kez Hollanda Senatosu, senatörlere iPad dağıtarak, belgeleri tablet bilgisayardan takip etmelerini ve bu yolla haberleşmelerini sağlayacak.
Yeni projenin yaklaşık 150 bin avroya mal olduğu, ilk yıl bile senatonun 140 bin avroluk yazdırma ve kurye masrafından kurtulacağı kaydedildi.
İzmir Barosu avukatları, İstanbul İdare Mahkemesine başvurarak, başta darbe mağdurları olmak üzere tüm Türkiye Cumhuriyet vatandaşlarından özür dilenerek bu unvanın derhal geri alınmasını talep etti.
İzmir Barosu avukatlarından Senih Özay, Murat Alpaslan ve Baha Coşkun, üniversite senatosuna, 6 Haziran 2011 tarihinde Evren'e verilen unvanın geri alınması için başvuruda bulundu.
Üniversite yasal süre olan 60 gün içinde bu talebe yanıt vermeyince avukatlar bu kez konuyu yargıya taşıdı.
İstanbul İdare Mahkemesinde açılan davanın dilekçesinde, başta darbe mağdurları olmak üzere tüm TC vatandaşlarından özür dilenmesi ve kararın yürütmesinin durdurulması istendi.
Senatoya başvurduk, onlar unvanı almadı biz de hukuk yoluyla bunu deniyoruz.
Daha önce bu unvanın geri alınması ile ilgili fakültenin öğrencileri de başvuruda bulundu.
Aslında gerçek ismin Ahmet Kenan Evren olması gerekiyor.
Gemelmaz, Geçen hafta ben de bir mütalaa yazıp verdim.
Oysa aynı dönemde Pakistan Darbesini yapan askerlere karşı oranın hukukçuları cübbelerini çıkararak hakim ve savcılık görevlerini bırakmışlardı.
Kenan Evren'den ünvanın alınması ile ilgili girişimi olumlu bulsam da buradan bir sonuç çıkacağını sanmıyorum.
Çünkü çoğu hukukçularımız hala darbeyi meşru sayan bir zihniyete sahip.
Bunun 30 yıl sonra konuşuluyor olması benim için çok bir şey de ifade etmiyor aslında.
Oyunculuğunu defalarca ispatlamış bir ismi, tiyatro tarihinin en zalim karakterlerinden biri olarak izlemek, onun III. Richard yorumu, tertemiz bir dekorışıksahneleme anlayışı ve keskin geçişleriyle, kabus sahnesi ve basit ama yaratıcı öldürme efektleri gibi mizansenleriyle de akılda kalacak.
Talimhane Tiyatrosunun prömiyerini nisanda yapan oyunu, İngiliz yazar Lucy Kirkwood'un, Seçil Honeywill'in uyarlamasıyla Mehmet Ergen'in yönetmenliğinde sergileniyor.
Dijana'yı 1 saat 15 dakikalık oyun süresi boyunca, Türkçeyi sonradan öğrenen Ukraynalı kadın ağzıyla, kulağı hiç tırmalamadan, doğal bir şekilde oynuyor, Bilgin.
Sahnedeki üç yatak, oyunun ve Dijana'nın hayatının bölümlerinin mekanları.
İnsan ticareti mağduru bir seks işçisinin öyküsünün akbabalaşmadan nasıl görselleştirilebileceğine kıvamında bir örnek.
Kadına yönelik şiddeti, şiddetin pornografik fotoğrafları olmadan anlatamayacaklarını düşünenlere tavsiye edilir.
Sami Berat Marçalı'nın yöneteceği oyun, kasım sonunda prömiyer yapacakmış.
Disosyetif bozukluğa sahip bir kadının, hastalığından kurtulmak için geçirdiği yolculuk ve o esnada başına gelenler, konu ediniliyor.
Güvensizlik görevlileri , günah keçisi , yemin alıcı , kral kara köpek gibi karakterleriyle merak uyandırıcı bir iş olacağa benzer.
Mutfağından mimarisine, sultanları hakkında çekilen dizilerden tarihi üzerine yazılan pek çok kitaba kadar son yılların yükselen kültür ikonu, Osmanlı.
Türk dış politikasında eksen kayması yaşandığına yönelik tartışmalar, epeydir revaçta.
Kamusal alan İslamileştikçe ve muhafazakar siyaset temel politik doğrultu olarak rakipsiz hale geldikçe, dış politik tahayyülde Doğulu imgesi güçleniyor.
Başbakanın son Kuzey Afrika seyahatinde karşımıza çıkan manzara, AKP emperyalizmin geldiği noktayı özetler nitelikte.
Bilindiği üzere emperyalizm kapitalizmin belli bir aşamasındaki davranış tarzını yansıtıyor.
Bu bağlamda bir ülkenin emperyalist siyasete doğru dümen kırmasını, o ülkedeki kapitalist sınıfın çıkarları üzerinden anlamlandırmaya çalışmak hiç de yanlış görülmeyebilir.
Türkiye'nin 2010 sonu itibarıyla GSYH'si yaklaşık 750 milyar dolar.
Dünya ekonomisi ise 63 trilyon dolar düzeyinde seyrediyor.
Dünya ekonomisinin sadece yüzde 1.2'si olan bir ülkenin kapitalizm üzerinden emperyalizme ihtiyaç duyması, pek de rasyonel bir izah tarzı değil.
Ayrıca unutulmamalı ki, İslami burjuvazi dahil olmak üzere Türkiye'deki kapitalist sınıfın hemen tüm başat öğeleri küresel kapitalist sisteme güçlü bir şekilde eklemlenmiş durumda.
Bu nedenle yerli burjuvazinin AKP özelinde bir yerli emperyalizm yaratıp bu emperyalizm üzerinden batı sistemine alternatif olacak nitelikte yeni bir pazar paylaşımına destek vermesi seçeneği hiç de gerçekçi değil.
Dolayısıyla AKP emperyalizmin ekonomi politik dayanağını Türk burjuvazisinin kendisine batıdan ayrı bir yol çizme isteğiyle açıklamaya çalışmak pek de makul görünmüyor.
Gelinen nokta itibarıyla yükselen Türk emperyalizmin asıl nedeni, batıda her geçen daha da derinleşen ekonomik krizin yarattığı siyasi kaos.
Amerika ve Avrupa ekonomileri çöktükçe Türkiye gibi orta büyüklükteki ülkelerin siyasetçileri ve işadamları daha düne kadar batının kontrolünde olan ülkelerde pazar ve nüfuz alanı hakimiyetini ele geçirme fırsatı yakalıyorlar.
Suriye bizim iç işimizdir ifadesi ya da Doğu Akdeniz'deki petrol ve doğalgaz aramalarına donanma eşlik edebilir cümlesi, bu bahsi geçen arayışı anlamlı hale getiren örnekler.
AKP emperyalizmin kültür politik dayanağı ise Yeni Osmanlıcı tahayyülde kristalize oluyor.
Mutfağından mimarisine, sultanları hakkında çekilen dizilerden tarihi üzerine yazılan pek çok kitaba kadar son yılların yükselen kültür ikonu Osmanlı.
Osmanlı sadece gündelik kültürdeki imgeler bakımından değil, aynı zamanda siyasi kültürün içeriği ve sınırları bağlamında da bir tür üst anlatıya dönüşmüş durumda.
AKP'nin hem belirlediği hem de belirlendiği Yeni Osmanlıcı kültür, siyasal saldırganlığı motive eden sayısızca unsuru içinde barındırıyor.
Doğru adımları atarsan tekrar eski konumuna ulaşman ve dünyaya hükmetmen işten bile değil.
İşte Erdoğan AKP'si atalarından ona miras kalan bu emperyalist izleği takip ediyor ve bir gün tekrar Bir Türkün dünyaya bedel olduğu o eski çağların haşmetine ulaşmaya çalışıyor.
Ama aynı BM kararlarına göre son 40 yıldır Kıbrıs'ta işgalciyiz.
Arap Baharı üzerinden özgürlük nutukları atan bir hükümetimiz var.
Ama aynı hükümet Kürt baharını şiddetle ezmekten sakınmıyor.
Demek ki emperyalizm gerçek anlamda bir çıkış ya da bir çözüm değil, sadece bir kaçış.
Bu yıl dünyaca ünlü İngiliz model Kate Moss da Pirelli Takviminin yapraklarını süslüyor.
4 Ağustos günü koşarak faiz indirimine giden Merkez Bankası, döviz likiditesinin arttırılmasıyla ilgili adımları gecikmeyle ve eksik olarak atmıştı.
Döviz zorunlu karşılıkları düşürerek, bankalara kullanabileceği 1.3 milyar dolar bırakıyor.
TL cinsinden tutulması gereken zorunlu karşılıkların döviz olarak tutulabilecek bölümünü arttırarak, bankaların ve nihai olarak Merkez Bankasının döviz likiditesi güçlenecek.
Üçüncüsü de, yüklü döviz satım ihalesi ile döviz talebinin karşılanması oldu.
Tüm bunların ortak noktası, bankacılık sistemindeki döviz likiditesi eksiğinin azaltılmasına dönük olmasıydı.
Bilançosu denk olmasına karşın dövizi kısa vadeli olarak borç bulamadığı durumda, piyasadan satın almak zorunda kalır.
Oysa likidite sağlamış olsaydı, kuru yukarı itecek bir oyuncu daha eksik olurdu.
Özellikle çoğu kurumun likit kalma tercihi yaptığı bir konjonktürde, dövizli işlemleri olan ekonomik birimlere likidite sağlanması, döviz kurunun bugün nerede olduğundan çok daha önemli hale gelir.
Döviz kurunun seviyesinden rahatsız olan bir merkez bankası, dövize miktar müdahalesi yaparak kuru bugün için düşürebilir.
Ancak likidite sorununu çözme yolunda adım atmakta geç kalırsa izleyen günlerde döviz kurunu kontrol etmekte de müdahale etmekte de zorlanır.
son 20 yıllık finansal tarihi, döviz kuru müdahalelerinde merkez bankalarının istenen başarıyı yakalayamadıklarını söylüyor.
Merkez bankalarının alım ya da satım tutarları orta vadede fiyatı, döviz kurunu etkilemez.
Bir bakıma döviz likidite fazlası açığı kapamaya dönüktür.
Likiditeyi sağlayan bir merkez bankası, kuru da istikrarlı hale getirir.
Merkez Bankasınca önceki gün ve dün açılan döviz satım ihalelerinde ilan edilen satış miktarı tavanı 1.35 milyar dolar oldu.
Bu miktar, son iki ayda ilan edilen en fazla 350 milyon dolarlık satış tavanı hesaba katıldığında, oldukça yüksekti.
Bu bir müdahale mi?
Yoksa bankaların ihtiyacı olan döviz likidite açığının karşılanması mı?
Merkez Bankası bunu açıklamayacak.
Son iki günlük ihaleler, normal koşullarda piyasada bankalardan derlenen bilgilerle arz açığını kapamaya dönük olduğunu, yani likidite hedefli olduğunu düşündürüyor.
Önceki günkü 1.8 milyar dolarlık teklif, dün de 2 milyar dolarlık teklif, döviz talebinin olduğunu gösteriyor.
Çantası, gözlüğü, ayakkabısı, aksesuvarları, eşarbı, hatta cebinde taşıdığı kalemi.
Çok değil bundan 10 yıl öncesine kadar sadece bir iki markaya mecbur olan muhafazakar kadınlar şu anda dev bir moda endüstrisinin baş tacı.
Birçok şirkete üretim süreçlerini yeniden gözden geçirten, özel tasarım ekipleri kurduran muhafazakar kesimin ekonomik gücü, sadece dev bir moda endüstrisi doğurmakla da kalmadı.
Otelleri, restoranları, kafeleri derken artık dünyanın bir numaralı kadın moda dergisi Vogue'a bile kafa tutan bir moda dergisi de Türkiye'den çıktı.
Sıfır tanıtımla sadece kulaktan kulağa ünü yayılan dergi yayın hayatına 10 bin baskı ile başladı, üçüncü sayısını ise 20 bin bastı.
Derginin satış başarısı Türkiye'deki muhafazakar kadının gücünün ve gelişiminin en somut örneği olarak üniversitelerde vaka olarak ele alınacak.
Aylık dergi Ala, muhafazakar giyimin incelikleri başta olmak üzere kişisel bakımdan sağlığa, dekorasyona kadar geniş bir içeriğe sahip.
Sokak çekimleri, röportajları ve davet haberleri ile Alem gibi cemiyet dergilerini de aratmıyor.
Uzun yıllar reklam sektöründe çalışan Atay'ı bu yola çıkaran, İngiltere'deki Müslüman yaşam tarzı dergisi olan Elem Magazinin editörü Sarah Joseph ile tanışmaları oluyor.
Atay, Joseph ile bir fotoğraf vesilesiyle başlayan tanışıklığı sayesinde Türkiye'de hatta dünyada muhafazakar kesime yönelik bir moda ve yaşam tarzı dergisi olmadığının farkına varıyor.
Joseph'in Elem Magazini de içinde bir iki sayfa moda içeriği olan ama ağırlıkta edebi, kültürel bir dergiydi.
Bu alanda son 10 yılda dev bir moda endüstrisinin doğduğunu ancak bu endüstrinin hedef kitlesi ile buluşması sağlayacak köprü olarak yayınının olmadığı gördük.
Çünkü bu alandaki şirketler diğer moda dergilerinde kendilerine yer bulamıyordu.
Atay, gelen yoğun talep üzerine her yeni sayıda baskı sayısını arttırdıklarını ve Alanın Avrupa'dan yoğun talep aldığını, bu yüzden de erken de olsa Avrupa'ya açılmak zorunda kaldıklarını anlatıyor.
Almanya, Hollanda, Danimarka, Fransa'daki muhafazakar kadınlarla da buluşan Alanın Avrupa'da abonelik yolunda da ilerlediğini belirten Atay, Arap ülkelerinden de yoğun ilgi gördüklerini söylüyor.
Atay, eylülde Türkiye'deki kadın ve moda dergileri segmentinden birinci sıraya yükseldiklerini açıklıyor.
DR satışlarında Vogue'u geride bıraktıklarını anlatan Atay, DR satışları baz alındığında tüm dergilerde ikinci sıradayız.
Atay, tek bir iade bile gelmediğini ve bunun üniversite hocalarınının bile dikkatini çektiğini ifade ediyor.
Atay, Alanın Fatih ve Boğaziçi Üniversitesinde vaka olarak irdelenmesinin gündemde olduğunu söylüyor.
Sayfasını 3 bin 500 kişi sürekli yorumlar yaparak aktif olarak takip ediyor.
Ala dergisinde de bunun benzeri bir sayfa bulunuyor.
Derginin son sayısında Bank Asya'da görevli bir kadın yöneticiye yer verilmiş.
Artık insanların gündeminde iyi giyinme ve iyi görünme çok daha fazla yer tutmaya başladı.
Tesettürlü kadınlar her zaman modayı takip ediyordu ve etmeye devam ediyor.
Tesettürlü kadınlar kendilerine hitap etmeyen dergiyi okumak yerine, artık yaşam tarzlarına uygun dergiyi okuma şansına sahip oldular.
Kadınlar Ala dergisi ile kendinden bir şeyleri yakalıyor.
Kadınlar artık metropolde olduğunun farkında ve daha modern olmak istiyor.
Bir imza günümde Alayı almaya 5 genç kız geldi.
Bu anlamda Malatya Özel Yetkili Savcılığı'na 14 Temmuz 2011'de ifade veren Bora kod adlı gizli tanık Yarbay Hamza Tiryakinin olay günü Oraya kayın, şahsı takip edin.
Gizli tanık Bora'nın savcılığa verdiği ifadede ilginç başka detaylar da var.
Tanığa göre helikopterin düştüğü gün saat 19.00'da Gölcük Donanma Komutanlığında görevli Metin Yüzbaşı , Yarbay Hamza Tiryakiyi arayarak helikopterin düştüğü noktanın koordinatlarını bildirdi.
Tiryaki de Bu anlamda herhangi bir söz söylediğimi hatırlamıyorum.
Benim kaza geçiren şahıslarla bir husumetim, düşmanlığım, tanışıklığım yoktur, bu şekilde hareket etmemi gerektirecek herhangi bir neden de yoktur.
TBMM Araştırma Komisyonuna da ifade veren Yarbay Hamza Tiryakinin savcılık ve komisyon ifadelerinin çeliştiği de belirtiliyor.
Yani illa bize alaydan gönderilen krokilere, yazılara itibar etmek yerine o aramaya bizzat katılan rütbeli personel, sivil vatandaş herkes orada.
Yarbay Hamzi Tiryaki, Malatya'daki sorgusunun ardından serbest bırakılmıştı.
operasyonları sırasında tutuklanan çevirmen, akademisyen ve Barış Meclisi üyesi Ayşe Berktay mahkeme karşısına çıkacağı günü beklerken avukat Özcan Kılıç tutuklama nedeni hakkında kendilerine bilgi verilmediğini söylüyor.
Ayşe Berktay polis kayıtlarında Ayşe Hacımirzaoğlu olarak geçtiği için uzun süre net bir bilgiye ulaşamadık.
Bazı yerlerde serbest bırakıldığına dair bilgiler yer aldı.
Ama tutanaklara göre tutuklanarak Bakırköy Kadın Tutukevi'ne götürüldüğünü biliyoruz.
1 Eylül Barış Mitingi, 8 Mart mitingi, Cumartesi Anneleri eylemleri gerekçesiyle tutuklananlar var.
Ragıp Zarakolu'nun oğlu Deniz Zarakolu BDP ilçe binasına girerken görüldüğü için tutuklandı.
Ayşe Berktay'ın gözaltına alınmasına şaşırdıklarını söyleyen Kılıç, Ayşe Berktay Barış Meclisi girişimcisiydi.
Örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklandı ama somut suç isnat edilmedi.
Saldırıda can kaybı ya da yaralananın olup olmadığı konusunda henüz bilgi alınamazken, kaçan PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi amacıyla ilçede geniş çaplı operasyon başlatıldı.
İdil İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen takviye güçlerininde katıldığı çatışmada PKK'lılar ara sokaklara kaçtı.
Yaklaşık 15 dakika süren çatışmada ölen veya yaralananın olup olmadığıyla ilgili henüz bir bilgi alınmadı.
Polis panzerinin saldırıya uğradığı mevkideki İdil Öğretmenevi'nde bulunan öğretmenler de panik yaşadı.
Öğretmenevi kantini ile odalarda bulunan öğretmenler korunmak amacıyla bodrum katına inerek saklandı.
Dine dayalı bir sisteme kendince başkaldıran ve savaşını tek başına sürdüren ana karakter Rahip , vampirlerin kaçırdığı yeğenini kurtarmak üzere yollara düşüyor.
Bir çizgi roman uyarlaması olan Kutsal Savaşçı', kendi içinde kurduğu dünya, westernlere olan saygısını gösteren enfes kadrajları ve dozunda aksiyonuyla bana kalırsa hedefine ulaşan bir yapım.
Türleri başarıyla harmanlayan, özel efektleri yerli yerinde kullanan bir filmse aradığınız, Kutsal Savaşçı son derece uygun bir seçenek.
İşte size yıllar içinden süzülüp gelen unutulmaz bir siyasi klasik.
Zamanında Yolla Cannes'da Altın Palmiye'yi paylaşan bu enfes yapıtta, Şili'deki darbe sırasında oğlu Pinochet yönetimi tarafından gözaltına alınan Amerikalı bir babanın hikayesi anlatılıyor.
Ola ki zamanında izlemediniz, ola ki yaşınız yetmedi, film DVD olarak karşınızda.
Marvel Comics fabrikasının ürünlerinden olan Thor'un ilham kaynağı İskandinav mitolojisi.
Thor ise bu çizgi romanın sinemadaki en görkemli uyarlaması.
Dolayısıyla, Thor'daki Shakespeare'yen tatlar da Branagh'ın ilgisini çekmiş olmalı.
Kardeş çekişmesine sahip öykü, Thor'un dünyaya gelip kötülere karşı olan savaşını gezegenimizde vermesini anlatıyor.
Ama genel olarak filmin başarılı bir uyarlama olduğunu söyleyemeyiz.
Kuşkusuz çizgi romanın hayranlarını memnun edecek bir çalışma.
Oyunun diğer bir özelliği ise 110. F1 oyunu olması.
Son 35 yılda tüm platformlarda toplam 110 F1 oyunu piyasa sürüldü.
Bu farklılık satışlara da yansıdı ve ilk 22 Eylül'de piyasaya çıkan oyun dünya çapında ilk 2 haftasında 278 bin kopya satma başarısı ile dikkat çekiyor.
Araçların aldığı hasarlar yağmur durumuna göre pistlerin kayganlığı ve gerçekçi sürüş keyfi bu seneki en büyük yenilikler arasında.
Arkaplanda 12 ekip arasından seçtiğiniz ana takımınızın yarış kampüsünü görüyorsunuz.
F1'e biraz aşina iseniz bu görüntüler oldukça keyif verici.
Ana menüde, Kariyer, Grand Prix, çoklu oyun, geliştirme sahası, ayarlar ve VIP geçiş.
Kendinize özel takım karavanınızda maillerinize bakıp yarışa hazırlanabilir dilerseniz arabanızın ön kanat ayarları ile bile oynayabilirsiniz.
Bu arada gelen kutunuzda ATT Williams başkanı Sir Frank Williams'ıda görürseniz sakın şaşırmayın.
Kariyer moduna girdiğinizde önce karşınıdda bir kameraman buluyorsunuz.
Bu kameraman sizi yarış dünyasına giren bir çaylak olarak tanımlıyor ve size adınız, milliyetiniz yaşınız gibi sorular soruyor.
Sizde ilgili alanlardan cevap verip oyunda kullanmak istedğiniz adı ve seçtiğiniz ırkı belirtiyorsunuz.
Tabiki bunda 35 yılın getirdiği bir birikiminde etkisi çok büyük.
Bizi direk ilgilendiren durum ise yarış takviminde bulunan Istanbul Park.
Fakat gerek lastiklerin dönüş gerçekçiliği gerekse yarış sonrası videolar çok gerçekçi.
Yarış sonrası pilot yarış ekibi ile biraraya gelip sevincini paylaşıyor.
Ayrıca yarışın hazzını iyice yaşamak isteyenler için ise TV Pod kamera modunda oynamalarını tavsiye edebiliriz.
Bu kamera sizi kokpit ile near post arasında bir yere alıyor.
22 Eylül'de raflardaki yerini alan oyun 2 haftada 278 bin kopya satma başarısı gösterdi.
Xbox 360 ve Playstation 3 için fiyatı 180 lira.
Kurun ciddi bir biçimde artmasıda oyunları pahalandırmış gözüküyor.
Formula 1 endüstrisinin şu günkü değeri toplam olarak 4 milyar dolar.
Dünyanın 128 ayrı ülkesinde naklen yayınlanan yarışlar sayesinde bu sporu yılda 600 milyon kişinin takip ettiği varsayılıyor.
F1 oyunlarnın yapımında 35 yıldır 20'yi aşkın firma çalıştı.
Fakat EA'nin oyunu yaptığı dönemler yapımın altın çağı olarak biliniyor.
Tahir Canan, 1978'den bu yana, son 32 yılının sadece iki yılını dışarıda geçirebildi.
Bianet'ten Ekin Karaca'nın haberine göre, Tahir Canan'ın oğlu İlhan Canan, kendisi bir yaşındayken babasının tutuklandığını söylüyor.
Tahir Canan bu dönemde Antep, Adana ve Mardin Cezaevlerine gönderiliyor.
Ancak Canan ailesi neresi olursa olsun bayramlarda ve her fırsatta Tahir Canan'ı yalnız bırakmıyor ve cezaevi ziyaretleri yıllarca sürüyor.
İlhan Canan da bu koşullarda cezaevi kapısında büyüyen 12 Eylül çocuklarından.
1991'e kadar babamı pek çok kez cezaevlerinde ziyarete gittik.
Ancak çok küçük bir çocuksunuz ve babanızın neden orada olduğunu anlamaya çalışıyorsunuz, cezaevi denilen şeyi algılamaya çalışıyorsunuz.
Malatya civarında yaşanan bazı olaylar nedeniyle bir operasyon süreci yaşanıyor.
Bu süreçte verilen bazı ifadeler üzerine babam akraba ziyaretine gittiği Malatya'da otobüse bineceği sırada gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor.
Bu süreçte kendisine ağır işkenceler yapılmasına rağmen yöneltilen suçlamaları kabul etmiyor.
Bunun üstüne TDKP örgüt üyeliğinden 12,5 yıl daha ceza alıyor.
Bu tutuklamayla birlikte şartlı salıverme yasası ile tahliye olduğu infazı da yandı ve tekrar 36 yıllık cezaya çarptırıldı.
Dendi ki, önce 12,5 yıl yatılacak, ardından infazı yanan 36 yıllık ceza yatılacak.
Babasının ne zaman tahliye olacağını dahi bilmediğini söyleyen İlhan Canan, bu nedenle sinirlerinin son derece bozuk olduğunu söylüyor.
Tahir Canan'ın avukatı Yıldız Koluaçık, bianete yaptığı açıklamada, Tahir Canan'ın 1993'te TDKP üyeliği gerekçesiyle almış olduğu 12,5 yıllık hapis cezasının bütün sonuçlarıyla birlikte 2003'te kaldırıldığı söyledi.
Ben bu kadar uzun süre cezaevinde yatan başka bir hükümlü bilmiyorum.
Bu arada değişik zamanlarda çeşitli ceza indirimleri yapıldığı halde Tahir Canan hiçbirinden faydalandırılmadı.
Son derece özensiz inceleme yapılıyor ve Canan'a dair başvurular derhal geri çevriliyor.
İnfazla ilgili konularda Yargıtay yolu da açık olmadığı için tek çaremiz olarak Adalet Bakanlığı kaldı.
Önümüzdeki günlerde Adalet Bakanlığına yazılı olarak başvuracağız ve Tahir Canan'ın tahliyesini talep edeceğiz.
Mehmet Ali Ağca bile tahliye oldu ama Tahir Canan 30 yılı aşkın zamandır cezaevinde.
Her hafta değişik uzman konuklarla gerçekleştirilenlerin yanı sıra bir de sürekli aynı kadroyla ifa edilenleri var bu programların.
Bazıları hayli kepaze, diğerleri daha sofistike, ama yapılanma hepsinde aynı.
Farklı görüşlere sahip sayılan isimler güncel konular üzerine birbirine muarız modda tartışıyor.
Yeni sezonda bu türden bir program da CNN Türk'teki Dört Bir Taraf .
Dört kişilik kadrodaki isimlerden üçü , Nazlı Ilıcak, Nagehan Alçı ve Enver Aysever, önceki sezonda da benzer programlarla ekrandaydılar.
Dördüncü isim, Altan Öymen, bu türden değil, ama konuk kabul edilen tartışma programlarından, ondan öte basından ve politikadan bilindik isim.
Ağızdan söz kapma ustası Ilıcak da, saniyelik söz hakkını kimseye yedirmeme yırtıcılığındaki Alçı da, zaten sunuculuktan gelen Aysever de programı domine etme yolunda yarışırken Öymen arada kaynıyor.
Dört Bir Taraf , birbirinden farlı görüşlere sahip dört ismi bir araya getirdiğini iddia ediyor.
Her ikisi de CHP'ye meyyal Öymen ve Aysever karşısında her ikisi de AKP'ye mültefit Ilıcak ve Alçı, programın aslında dört kutuplu değil, iki kutuplu olduğu gerçeğini hemen aksettiriyorlar.
Yani ortada dört bir taraf yok, dörtte iki taraf var.
Üstelik her iki tarafta kuşak devamlılığı da var.
Hiç olmazsa dörtte iki taraf kendi içinde karma cinsiyet yapılanmasında olsaydı!
Meşhur deyiş ters dönmüş, yeni köye eski adet gelmiş yani.
Niccolo Machiavelli'nin Prens i, hakkında en çok fikir yürütülmüş kitaplardan biri olsa gerektir.
Peki, Machiavelli'nin yaşarken basıldığını dahi göremediği bu kitap, neredeyse 500 yıldır nasıl oluyor da halen ilgimizi çekebiliyor?
Tabi yazarın gözlem yeteneğinin de hakkını teslim ederek.
Bugün politika biliminin kurucuları arasında yer alıyor Machiavelli.
Kendi döneminde uzun seneler devlet adamlığı yaptığını biliyoruz.
Askeri stratejist, tarihçi, şair, düşünür, oyun yazarı diğer sıfatları.
Ancak ne devlet adamlığı ne de askeri stratejistlik konusunda başarılı olduğunu söyleyebiliyoruz.
Dilimize birçok kez çevrilmiş, farklı yayınevlerinden tekrar tekrar basılmış Prens , Machiavelli'nin en çok bilinen ve bugünkü şöhretinin de temelini oluşturan kitap.
Savaş Sanatı', Konuşmalar , tiyatro oyunu Adamotu , Floransa'da Komplolar ve Karşı Komplolar Tarihi yine Türkçeye çevrilmiş diğer kitapları arasında.
Başka oyun metinleri, roman ve öyküleri olduğunu da biliyoruz yazarın.
Ancak kısa bir süre önce dilimizdeki Machiavelli külliyatına yeni bir eser eklendi.
Bu, başta sözünü ettiğimiz, Machiavelli'den bu yana yaşamlarımızda ne değişti, ne değişmedi sorusuna yanıt aramak için de önem taşıyan bir çalışma.
King, dönemin Avrupa'sı ve Floransa'sı hakkında geniş bir birikime sahip.
Machiavelli'yi kronolojik bir sıralama takip ederek çocukluğundan ölümüne değin, fonda 15. ve 16. yüzyıl Floransa ve Avrupa'sından ayrıntılı manzaralar eşliğinde anlatıyor.
Dönemin batıl inançlarından eğitim alışkanlıklarına, suçluları cezalandırma yöntemlerinden savaş adetlerine, aile hayatından içki alemlerine kadar oldukça geniş bir yelpazede bilgiler veriyor.
Fakat tüm bunları okuru bilgiye boğup fazla didaktik bir dille bunaltarak değil, Machiavelli'yi odaktan kaçırmadan ve merak duygumuzu diri tutmayı başararak yapıyor.
Kürdan bacakları, zayıf çenesi, çökmüş avurtları ve kısacık siyah saçlarıyla çelimsiz olduğu kadar çirkin bir tipti.
Öte yandan keskin bir mizah anlayışı vardı, sofu görünümüne karşın neşeli ve şakacıydı.
Machiavelli'nin hayat boyu devam eden edebiyat merakı, ki bu merak onu yazar olmaya kadar götürecektir, hem aldığı eğitim hem de babasının gayreti sayesinde olabilmiş.
Kendisi de çok iyi bir okur olan Bernardo Machiavelli, oğlu hümanist kültürden her ne pahasına olursa olsun yararlanabilsin diye gideceği her okulu özenle seçmiş.
Machiavelli bu sayede retorik, dilbilgisi, şiir, tarih ve ahlak felsefesi alanlarında sağlam bir temel edinebilmiş.
Aldığı eğitim aynı zamanda ona daha yirmili yaşlarını bitirmeden Floransa'nın en önemli bürokratik kurumlarından birinde göreve başlama ve siyasete atılma imkanı sağlamış.
Daha ilk görevinden itibaren yetenekleriyle öne çıkıyor Machiavelli.
Yazar Ross King geçmişten verdiği örneklerle siyasetin Machiavelli'nin zaten kanında olduğunu söylüyor.
Hükümet içindeki en yüksek makam olan başyargıçlığa toplam on üç Machiavelli yükselmiş.
Cosimo de Medici'nin oligarşik rejimine başkaldırma suçundan her ikisinin de kellesi uçurulmuş.
Ne ilginçtir ki Medici ailesi gelecekte onun için de temel bir sorun olacaktır.
Ama daha öncesinde baskın kişiliğinden yoğun biçimde etkilendiği asker ve siyasetçi Cesare Borgia var.
Kançılarlık görevi sırasında tanıdığı Borgia için Savaşta, zafere giden yolda hiçbir engel tanımaz, dur durak bilmez, korku ya da yılgınlık tanımaz.
Borgia görkemli bir iktidar süreci de yaşar aslında.
Yükselişi gibi çöküşüne de tanık olan Machiavelli, olan bitene bir türlü akıl sır erdiremeyecektir.
Ross King, Machiavelli'nin yaşadığı akıl karışıklığını Ona göre Borgia, kalıcı ve başarılı bir saltanatın temellerini atmak için yapılabilecek her şeyi yapmıştı.
Bu sorular ve Borgia'nın akıbeti Machiavelli'nin aklını daha uzun yıllar kurcalayacaktır.
Ancak devletin, yöneticinin nasıl olması gerektiğine dair arayışlarının kendi kariyerine bir faydası olmayacaktır.
Öncelikle şehrin yönetimi el değiştirir ve başa Medici ailesi geçer.
Machiavelli henüz kırk üç yaşında iken devlet işlerinden tamamen uzaklaştırılır, tüm itibarını ve şöhretini yitirir.
O şartlarda Floransa'da kalmaya devam edemeyeceği için bir yıl sonra şehrin on kilometre kadar güneyindeki bir köye yerleşip bir çeşit sürgün hayatı yaşamaya başlayacaktır.
Tabii hayata küsecek tipte biri olmadığından yakın arkadaşları aracılığıyla geri dönmenin yollarını arayacak ama bulamayacaktır.
Medici ailesi yönetimde olduğu sürece siyaset yapamayacağını anlayınca da hırsını edebiyattan çıkaracak ve bugün Machiavelli'yi anmamızı sağlayan şiirleri, tiyatro oyunlarını, romanı ve Prensi kaleme alacaktır.
En ağır, en kıyıcı bedelleri sade halkın ödediği durumların etkin tanığı olmuş bir isim Niccolo Machiavelli.
Korku duygusunun kitleler üzerindeki etkisini gözlemleme fırsatı bulduğu açık.
Kaleme aldığı bir çok eserde insan doğasının amansızlığına vurgu yapıyor.
Doğanın kısıtlamaları ne değiştirilebilir ne de düzeltilebilir üstünden bir tanım ve yönetim anlayışı çizmeye çalışıyor.
Sıkıntı, Machiavelli'nin pek umutvar olmayan bir dille kitaplarına koyduğu gözlemlerinde değil, halen toplumsal hayatlarımızdan yeterli miktarda defedemediğimiz ve bizleri aynılaştıran korkuda olsa gerektir.
16 Eylül'de yaşanan gündüz infazında asgari 8 kişilik bir Rus ekibin yer aldığı güvenlik kamerası görüntüleriyle netlik kazandı.
Habertürk'ten Mustafa Şekeroğlu'nun haberine göre, suikastın teorisyeni Nadim Ayupov ile Aleksandr Zharkov'un bir gün arayla Türkiye'ye girdiği ve Sultanahmet'te buluştuğu ortaya çıktı.
Zeytinburnu'n da 16 Eylül'de sokak ortasında öldürülen Musaev Berkhazh, Rüstem Eltemirol ve Zaurberk Amriev adlı 3 Çeçen'in suiskastıyla ilgili soruşturmayı yürüten savcılık ve polis, çok önemli bilgilere ulaştı.
Güvenlik kameralarına yansıyan Rus ajanların yurda girişleri, gündüz infazını nasıl ve nerede planladıkları ve cinayetin ardından yurtdışına çıkışları belirlendi.
2 hafta önce Türkiye gündemine bomba gibi düşen ve Rus ajanlar tarafından yapıldığı iddia edilen infazın perde arkasına ilişkin belgelere ulaşıldı.
Cinayeti organize eden Rus ajan Nadim Ayupov, 1 Eylül'de Türkiye'ye İstanbul'dan giriş yapıyor.
İstanbul'a gelen Ayupov, bilgi timinde görevli elemenlar tarafından alınarak Sultanahmet'te bir otele götürülüyor.
2 Eylül'de suikastı planlayanlardan Rus ajan Aleksandr Zharkov İstanbul'a geliyor.
Her iki ajanın birer gün arayla yurda gelişi kesinleşiyor.
İnfazda planlayıcı olan Ayupov ile Zharkov, 4 Eylül'de Gülhane'deki tramvay durağında buluşuyor.
Görüntülere göre Ayupov, 2 dakika sonra da Zaharkov buluşma yerine geliyor.
Ajanlar izlenmediklerinden emin olmak için sıkı sıka etrafı gözlüyor.
Yetkililerin elde ettikleri bilgilere göre suiskastta 3 ayrı tim görev alıyor.
Birinci tim olarak adlandırılan Ayupov ve Zharkov suikastı planlarken , diğer tim bilgi topladı ve üçüncü tim ise suikastı gerçekleştirdi.
Bilgi timinde görev yapan kadının ise Çeçen tetikçi Ziyaedddin M.'nin eşi Maria M.
Görüntülerde bilgi toplayan kadın ajan Maria M'nin cinayetten önce başının açık cinayetten sonra ise yurtdışına çıkarken türban taktığı yer alıyor.
Üçüncü timde görev alan ve tetiği çeken isimlerden olan Ziyaedddin M., Maria M.'yle olaydan bir gün sonra pasaport işlemleri yapılırken yan yana görülüyor.
Nadim Ayupov, kamera görüntülerine göre olaydan bir gün sonra Sabiha Gökçen Havalimanı'nı kullanarak Türkiy'eden ayrılıyor.
Diğer Rus ajan Aleksandr Zharkov ise esrarengiz bir biçimde ortadan kayboluyor.
Zharkov ve Ayupov'un bulunduğu Opel Astra model araçla suiskasçilerin kullandığı araçlar Fatih'te buluşuyor.
Zharkov ve Ayupov, Zeytinburnu'nda suikastın yapılacağı yerde park ediyor.
3 kişilik tetikçi grup, diğer araç gittikten sonra bölgede gezinmeye başlıyorlar.
Saat 14.42'de gerçekleşen cinayette, suikastçılardan 2'si araçlarına binmekte olan 3 Çeçen'e ateş ediyorlar.
Ardından araçtan inen bir suiskastçı, yerde yatan Çeçenlere tekrar kurşun sıkarak araçlarına binip uzaklaşıyor.
Ambarlı yan yoldan Güngören'e giden suiskast timi, Nazım Erten Sokakta aracı terk ediyor.
Zharkov ve Ayupov'un bulunduğu beyaz renkli araç, 3 tetikçiyi araçlarına alıp uzaklaşıyor.
Kamera kayıtlarına göre Beyoğlu'na, oradan Şişli'ye geçen otomobil, bazı bölgeledre durup araçtakileri indiriyor.
Son olarak sürücü Şişli'ye gelerek bir oto yıkamacı da aracı yıkıyor.
Görgü tanığı polise verdiği ifadede , yıkamacıya aracı getiren kişinin Türkçe'yi zor konuştuğunu söyledi.
Fındıkzade'de bir köftecide görüntülenen suiskastçının yanında kendisi gibi şapkalı iki kişi daha bulunuyor.
Polisin suikastta kullanılan silahların 9 milimetre olduğu ancak markaların tespit edilemediği de öğrenildi.
Bugün milletvekilleri olarak Diyarbakır Dağkapı meydanında direnişin sembolü haline gelmiş kentte, kentin ortasında oturma eylemi yapacağız.
Günlerdir, haftalardır partililerimiz üzerinde partimiz üzerinde, halkımız üzerinde 12 Eylül dönemlerini, 12 Eylül faşizmini aratmayacak baskı yaşıyoruz.
1990'larda bu şehirde, Batman ve Silvan'da insanlar infaz edilir, köyler yakılırdı.
Medya, devlet üstünü örterdi, devletin polisi, ben devletim derdi üstünü örterdi.
Belki infazlar, köy yakmalar yok ama her gün faşizmini bulunduğumuz her yerde yaşıyoruz.
AKP gibi düşünmeyen, devletin çözüm politikalarına inanmayan herkese düşman muamelesi yapılıyor.
Oturma eylemi ile bundan sonra yapacakları yürüyüşleri başlatalacaklarını bildiren Demirtaş, halkı oturma eylemine destek destek vermeye çağırdı.
Demirtaş, Bundan sonra yapacağımız yürüyüşleri, bu oturma eylemi ile başlatıyoruz.
Oraya para yatıran insanların parası gitti, yok oldu.
Petrolden gelen gelirlerle küresel sermayeye bir alternatif yarattı.
Çünkü hem içeride hem dışarıda petrol gelirlerini kendisi kontrol ediyordu.
Bakın, Sovyetler Birliği sıkıntıya düştükten sonra petrol fiyatlarında ani bir artış yaşandı.
Ve bu yükseliş Rusya'nın ekonomik problemlerini çözmesinde çok yardımcı oldu.
Onun dışında Arap ülkelerinde bir para birikti ve bu para ABD'nin kontrolü altına girdi.
O sırada da küresel sermayenin yönetim merkezi Londra'ya taşındı.
Biliyorsunuz daha önce küresel sermaye sadece Rusya'yı ele geçirmekle kalmadı, birçok yerde de renkli devrimler yaptı.
Ama şu anda onların da tasfiye edildiğini görüyoruz.
Bu son ekonomik krizle, küresel sermaye büyük ölçüde kaybetti.
O zaman ulus devletler ve tabii Türkiye de daha öne çıkacak diyebilir miyiz?
Türkiye, AK Parti iktidara geldikten sonra küresel sermayeye kapılarını açtı.
Ama onun dışında bizim de dış borçlarımız büyük ölçüde arttı.
Şimdi Türkiye'de de bu cari açık problemi için uğraşılıyor.
İşte burada Amerika ve Rusya Türkiye'ye yardım edecek.
Rusya enerji açısından bağlı olduğumuz bir ülke, bizi sıkıştırmayacak ve Arap sermayesi giden küresel sermayenin yerini dolduracak.
Bakın, şimdi Körfez ülkeleriyle ekonomik ilişkiler kurmaya çalışıyoruz.
Küresel sermaye Türkiye'yi terk ederse ani bir krizle karşılaşmamak için o sermaye kullanılacak ve yavaş yavaş da cari açık kapatılacak.
Dediğim gibi dünya üzerinde Amerika ve Rusya arasında kurulmuş denge bozulmuş durumda.
Soğuk savaş bitti, Sovyetler Birliği dağıldı, ondan sonra küresel bir dünyadan söz edilmeye başlandı.
Amerika ve Rusya anlaştılar, dediler ki, bizim karşılıklı kurduğumuz denge dünyanın savaşsız bir dönem geçirmesine neden oldu.
Oysa dünyaya Avrupa egemenken, 25 sene içinde iki büyük savaş çıktı.
Halbuki soğuk savaş döneminde hiçbir ciddi savaşla karşılaşılmadı.
Ama ABD hem doğrudan yardım etti hem de petrol fiyatlarını yukarı çekerek Rusya'nın gelirlerini artırdı.
Petrol fiyatlarındaki artış piyasa şartlarının bir gereği değildi.
Bunların hasımları yeni oluşmakta olan Avrupa gücü ve bir de Çin'di.
Öyleyse Rusya ve ABD, AB'yi dağıtacaklar, Çin'i de sınırlandıracaklar.
Bu iki güç Ortadoğu ve Afrika'nın kaynaklarının Çin ve Avrupa tarafından sömürülmesine izin vermezler.
Öyleyse bu tahterevallinin iki ucunda Rusya ve ABD varken, ortada istinat noktası Türkiye olacaktır.
Çünkü 12 Eylül darbesinin asıl amacı Özal gibi birini getirmekti.
Dünyayla ekonomik olarak bütünleştik, değil mi?
Yani küresel sermaye Türkiye'ye ilk adımını o zaman attı.
Yani dışarıdan ithalat yerine, içeride üretim politikası güdüyordu.
Bu anlamda dünyanın en bağımsız ülkelerinden biriydi Türkiye.
Peki ama solcular bu olanı biteni göremediler mi, analiz edemediler mi?
Genç solcular alet olarak kullanıldı, diğerleri de öyle.
Ama Avrupa ve ABD ortak olarak bu operasyonları yürütüyordu.
Bakın, o günlerde solcular Türkiye'den kaçınca Avrupa'ya gidiyordu, hiç Sovyetler Birliğine gitmiyordu.
Ayrıca o dönemde Sovyetler Birliği ile çok yakın ilişkilerimiz vardı.
Kitabı yazmaya ilk başladığımda –dizide 5. bölümde de göreceksiniz- gözümün önüne şöyle sahne geldi: yolda birbirleriyle, sevdikleriyle konuşmaya çalışan insanlar...
Euro bölgesinin piyasa değeri açısından en büyük bankası Santander, 3. çeyrekte 2,2 milyar Euro kar açıkladı.
Bankanın gelirleri ise 3. çeyrekte yıllık bazda yüzde 11 büyüdü.
Bankanın net karı İspanya'nın ekonomik gerilemesi nedeniyle ilk çeyrekte yüzde 5, batık krediler nedeniyle 2. çeyrekte ise yüzde 4 azalmıştı.
Volkan ÖZSOY -Fatma KAYTEZ - Nurdoğan A. ERGÜN - Dilek GÜNGÖR.
Sınavların 2. aşaması 2010 haziran ayının iki hafta sonuna yayılarak yapılacak.
Nemport Konteyner Terminalinin ilk müşterisi Türk bayraklı m. v Burak Bayraktar olmuştur.
3. ve 4. çeyrek karlarının beklentilerin üzerine çıkarak piyasaları yukarı çekeceğini düşünüyoruz.
Mükemmel stratejinin sahip olması gereken şartlar var: 1. Değer yaratmanın değişik bir şeklini tanımlamış olmalısınız.
Citigroup, 3. çeyrekte beklentinin altında, hisse başına 27 sent, toplamda 3,2 milyar dolar zarar etti.
Şirketin açıkladığı çeyrek yıl sonuçlarına göre, satışların düşmesi ve yeniden yapılanmayla ilişkili maliyetler nedeniyle 3. çeyrekte zarar büyüdü.
Mobil telefon üreticisi Sony Ericsson'un 3. çeyrek zararı 164 milyon euro (245 milyon dolar) oldu.
Geçen yıl 3. çeyrekte 25 milyon euro zarar eden şirket, bu yıl söz konusu dönemde 164 milyon euro zarar açıkladı.
Dünyanın en büyük telefon üreticisi Nokia da 3. çeyrekte 559 milyon euro (836 milyon dolar) zarar ettiğini açıklamıştı.
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinde 9 Ekim 2009'de yapılan duruşmada müdahil avukatlar ile sanık avukatları arasında tartışma çıkmıştı.
Bu talep üzerine dosya bir üst mahkeme olan 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti.
Turkcell Süper Lig'de yapılan Beşiktaş-Kasımpaşa maçı Beşiktaş'ın 8. ve 38. dakikada atıığı gollerle galibiyetle bitti.
Beşiktaş'ın gollerini 8. dakikada Nihat ve 38. dakikada Bobo attı.
Denizlispor'un ardından Kasımpaşa'yı da mağlup eden siyah-beyazlılar, 9. hafta sonunda ilk kez üst üste 2 maçta 6 puan topladı.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyesi Zahid Akman, Almanya'daki Deniz Feneri e. V. Derneği soruşturmasını yürüten Frankfurt.
Apple ile texas ınstruments'ın 3. çeyrek bilançoları yatırımcının yüzünü güldürdü.
Mamak'ta, aynı saatler arasında; Şahintepe Mahallesi 5. Cadde, 85, 96/4 sokaklar, Misket Mahallesi 4 Cadde, 16, 15, 17, 39 sokaklar ve civarı.
İslam Konferansı Teşkilatı'nın (İKT) 6. medeniyet ve turizm bakanları toplantısı, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de sona erdi.
Türkiye'nin 2. büyük baraj gölü olacaktır.
Don Kişot, 2. cildin başında, 1. cildin yayınlandığını öğrenir, insanlar 1. cildi okumuşlardır onun dünyasında...
Çünkü o gece Şehrazat, kendi hikâyesini anlatır, yani 1. geceye döneriz.
Şirket, 2010 yılında daha iyi performansa sahip 9. nesil fren kontrol sisteminin üretimine başlayacak.
Bosch, 2010 yılında daha iyi performansa sahip 9. nesil fren kontrol sisteminin üretimine başlayacak.
Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 1. Bakanlar Toplantısı'nın ardından Dvutoğlu ve Muallim basın toplantısı düzenledi.
Bardakoğlu, Bilkent Otel'de, 4. Din Şurası kararlarıyla ilgili düzenlediği basın toplantısının çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Goldman Sachs, 3. çeyrekte hisse başına 5.25 dolar kar açıklarken, dünyanın en büyük cep telefonu üreticisi Nokia, 559 milyon euro zarar açıkladı.
Öte yandan Citi Group'un 3. çeyrekte hisse başına zararı 0.27 dolar oldu.
Templeton Varlık Yönetimi Başkanı M. Mobius'a göre bu başarının arkasındaki neden ise; insan.
Selçuk MARUFLU / 19. D. İstanbul Milletvekili.
İldeniz, 4. çeyrek için 10 milyar doların üzerinde bir ciro beklentilerinin bulunduğunu belirterek, "Bu da bir rekor rakamdır" dedi.
Net hata ve noksan, ödemeler dengesini "sıfırlamak" için kullanılan bir dengeleme kalemi, hepsi o. Bu yıl cari açıkta sorun yok.
—  Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine, Prof. Dr. M. A. Yekta SARAÇ'ın Yeniden Seçilmesi Hakkında Karar (No: 2009/15).
—  Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Dr. M. Emin ZARARSIZ'ın Seçilmesi Hakkında Karar (No: 2009/16).
"Yargı para cezalarından" öngörülen miktar ise 176 bin 204 TL. "Para cezalarının" 3. ana kalemi ise "Diğer para cezaları"...
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün öğleden sonra başlayan duruşma, 9 saat sürdü.
Mahkeme, müdahil avukatların reddi hakim talebini değerlendiren ve bu talebin reddine karar veren 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını dosyaya ekledi.
Can simidi olabilecek AB 6. Çerçeve Programı'nın tümü "hibe esaslı" iken, sektörden tek bir başvuru olmadı.
19. Dünya Kupası Avrupa elemeleri 5. grupta Türkiye, Ermenistan'ı attığı 2 golle yendi.
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Uzan hakkında yakalama kararı çıkarttı.
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Fransa'ya siyasi sığınma talebinde bulunan Cem Uzan hakkında yakalama kararı çıkarttı.
Talepleri değerlendiren İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Uzan hakkında yakalama kararı çıkarttı.
Alkollü içkilerde, bu yılın Nisan ayında gerçekleştirilen düzenlemenin ardından 2. düzenleme 2012 yılı Nisan ayında gerçekleştirilecek.
Kurşunlama sonucu DTP İl ve Merkez İlçe Teşkilatı ile 5. kattaki iş yeri ve 7. kattaki evin camlarına birer kurşun isabet etti.
Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bu karar, ara karar niteliğinde olup, 9. Vergi Mahkemesi nezdindeki dava süreci halen devam etmektedir.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Deniz Feneri e. V bağlantılı soruşturması kapsamında, İstanbul'da çeşitli iş yerlerinde arama başlatıldı.
5910 sayılı yasanın 5. ve 18. maddesi nispi aidat konusunda birliklere yetki veriyor.
T: 08.2009-08.2011) seri numaralıları 1. sınıf (A) seviyesinde (tüketici seviyesine kadar) geri çekildi.
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi, kovuşturmanın açılmasına gerek görürse dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderecek.
UYAP'tan yapılan dağıtımda, iddianame, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne düştü.
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün sabah başlayan duruşma 13 saat sürdü.
Örnek G. Mankiw'e ait.
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Cem Uzan hakkındaki gıyabi tutuklama kararının sürdürülmesine karar verdi.
Savcı Celep, itirazın değerlendirilmek üzere İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesini de talep etti.
Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarının bu yönelimi 1. el piyasasını hareketlendirebilecektir.
Şahin, 9. Olağan Büyük Kongresi'nde Genel Başkanlığa yeniden seçilen Bahçeli'ye başarılar diledi.
Işın'a ödülünü, bu seneki Ruhr Havzası 5. Türk- Alman Kitap Fuarı'nın İlk Onur Konuğu şair ve çevirmen Yüksel Pazarkaya sundu.
Irak seyahatine ilişkin de bilgiler veren Çağlayan, Irak'ın, Türkiye'nin ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında 5. durumda olduğunu söyledi.
Önümüzdeki hafta euro bölgesine ilişkin açıklanacak ekonomik verilerin, 3. çeyrekte yüzde 0,5'lik bir büyümeyi göstermesi bekleniyor.
Öğrendiğimize göre, ASÜD'ün 1. Olağan Genel Kurulu'na az bir zaman kalmış.
Son 10 yılda 7. kez dünyanın en zeki insanı olmayı başaran Alman Ulrich Voight, çok mutlu olduğunu söyledi.
Şirket, 2. çeyrekte de 311 milyon dolar kar etmişti.
Elemeli turda Akenerji Elektrik Üretim A.Ş-CEZ a. s.-Akkök Sanayi Yatırım ve Geliştirme A.Ş. O.G.G elendi.
Trabzonspor maçı öncesi karşımızdaki deplasman tablosunda oynanan maç 5, atılan gol 5 yenilen gol 4. Yeterince açık değil mi yoksa?
Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin 5. şubesi İzmir'de Konak Belediyesi bünyesindeki Türkan Saylan Kültür ve Sanat Merkezi'nde törenle açıldı.
Bölge Müdürlüğü salonunda yapılan 9. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, Türk-İş'in Türkiye'nin en büyük örgütlü gücü olduğunu söyledi.
Cenevre'de Rusya-Gürcistan 8. tur görüşmelerinde somut ilerleme kaydedilemedi.
Bu arada, Kerkük sorununun dolaylı olarak yer aldığı 5. madde, milletvekillerinin çoğu tarafından kabul edildi.
(Yargıtay 9 HD E. 2008/28790, K. 2009/14187, T. 25.5.2009 tarih sayılı kararı).
Açık artırmanın 2. turunda Cengiz Elektrik Toptan Satış A.Ş., 12. turunda da Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. ihaleden çekildi.
Gentleman'ın kasım sayısının konuğu Uludağ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet H. Erbak.
Hiç olmazsa, F. William Engdahl'ın "Ölüm Tohumları" kitabını da mı okumadılar?
Türkiye Ralli Şampiyonası'nın 6. ve son ayağı olan Ford Otosan 50. Yıl Rallisi Kocaeli'de yapılacak.
Türkiye-İran sınırındaki Begale köyüne gelen "Hogir" kod adlı teröristin elebaşlığını yaptığı bir grup Berivan K. ve Emrah S'nin düğününü bastı.
Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine gelin Berivan K. ve damat Emrah S'yi yanlarında götürmeye çalışan teröristlere köylüler karşı koydu.
Şirket, hükümetten 4. kez yardım talebinde bulunuyor.
Şirket, ek hükümet yardımını, gelecekteki batık tutsat kredilerini kapatmanın yanı sıra 3. çeyrekteki zarar için de kullanılacağını bildirdi.
Otobanda 5. eğer varsa 6. viteste gidiyorsunuz.
Bugün Gaziantep, yıllık ortalama 3.5 milyar dolarlık ihracatla Türkiye'nin ihracatçı kentleri sıralamasında 6. sırada yer alıyor.
Şimşek, "Yargıtay santral numaralarının dinlenmesi için Yargıtay 1. Başkanlık Kurulu'nun izni gerekiyor.
Şimşek, başka bir soru üzerine de Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin dinlenmesine ilişkin bir karar olmadığını ifade etti.
Açıklamada, Ana Sözleşmenin tadil edilen 7. maddesi ile kayıtlı sermaye tavanının 1 milyar TL'den, 2 milyar TL'ye yükseldiği belirtildi.
Bakan Ergin, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz ile ilgili işlemin 2008 yılında başladığını söyledi.
Türkiye Barolar Birliği, YARSAV Başkanı ile Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı hakkındaki soruşturmayla ilgili olarak açıklamalarda bulundu.
DÜNYA Kitap Dergisi tarafından bu yıl 5. kez verilen Altın Sayfa Ödülü'nün sahibi ise Priscilla Mary Işın oldu.
Ecevit, ölümünün 3. yıl dönümünde kabri başında anıldı.
Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit, ölümünün 3. yıl dönümünde devlet mezarlığındaki kabri başında anıldı.
1- ABD Başkanı Barack Obama.
2- Çin Devlet Başkanı Hu Jintao.
3- Rusya Başbakanı Vladimir Putin.
4- ABD Merkez Bankası Başkanı Ben S. Bernanke.
5- Google'un kurucuları Amerikalı Sergey Brin ve Larry Page.
6- Telmex Mexico'nun başkanı Meksikalı zengin Carlos Slim Helu.
7- Amerikalı medya devi Rupert Murdoch.
8- Wal-Mart marketlerinin üst yöneticisi Michael T. Duke.
9- Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Adbul Aziz el Suud.
10- Microsoft'un kurucusu Bill Gates.
FIFA Başkanı Joseph S. Blatter (53. sırada),.
Futbolda UEFA Avrupa Ligi (H) Grubu'nda 4. haftada gruptaki 3. galibiyetini alan Fenerbahçe, 9 puanla liderliğini sürdürdü.
(H) Grubu'ndaki 5. hafta mücadelesi 2 Aralık'ta yapılacak.
Gruptaki 5. maçlar 3 Aralık'ta yapılacak.
1-2 aylık bu orta dönem de geçince, bir ekonomik önlem paketi hazırlığı duyuruldu ve martın 3. haftasında önlemler ilan edildi.
Nükleer Santral İhalesi Yönetmeliğinin 5. ve 10. maddeleri için yürütmeyi durdurma kararı verildi.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Nükleer Santral İhalesi Yönetmeliğinin 5. ve 10. maddeleri için yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Kurul, Danıştay 13. Dairesi tarafından yönetmeliğin 7. maddesi için daha önce verilen yürütmenin durdurulması kararını da yerinde buldu.
MHP'nin 9. Olağan Büyük Kurultayı'nda "ağır bir biçimde suçlayıcı ve aşağılayıcı ifadeler" kullandığı iddiasıyla manevi tazminat davası açıldı.
Bakan Ergin, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve YARSAV Başkanı hakkında meslekten ihraç istemiyle açılan davalarla ilgili soruları yanıtladı.
Ergin, Borçlar Kanunu Tasarısının 3. bölümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek duruşmada, mahkemenin, taraflara bozma kararına karşı diyeceklerini sorması bekleniyor.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını, sanıkların savunma haklarının kısıtlandığı gerekçesiyle oy birliğiyle bozdu.
Ekim ayının ilk döneminde yüzde 7,70 olan gelecek 3. ayın altı aylık Hazine Bonosu ihalesi yıllık bileşik faiz oranı beklentisi de yüzde 7,83 oldu.
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hakim Kaçmaz'ın meslekten ihracı istendi.
American Express'in 3. çeyrekte kârı yüzde 21 azalsa da, şirket kâr etmeyi sürdürdü.
American Express, 3. çeyrekte 640 milyon dolar, hisse başına 53 sent kâr etti.
Seviye Belirleme Sınavı (SBS), ilköğretim 6. sınıflar için 12 Haziran'da, 7. sınıflar için 6 Haziran'da, 8. sınıflar için ise 5 Haziran'da yapılacak.
SBS, ilköğretim 6. sınıf öğrencileri için 12 Haziran 2010'da yapılacak.
İlköğretim 7. sınıf öğrencileri SBS'ye 6 Haziran 2010'da, 8. sınıf öğrencileri ise 5 Haziran 2010'da girecek.
Bu sınavlar ve yapılacağı tarihler de şöyle: -Açık İlköğretim Okulu 1. Dönem Sınavı: 14 Kasım 2009.
Mersin'deki bir mağazanın 2. kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlediği kampanyalar ilgi gördü.
Bu hafta sonu gerçekleştirilen 5. Ayvalık Hasat Günleri, atılan bu olumlu adımı daha da güçlendirdi.
Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi hakimi ve refakatindeki bilirkişi heyeti, 5 Kasımda tespit ve keşif yapmak üzere TİB'e gitmişti.
Zamanında en fazla vergi veren Türkiye'nin 4. büyük ili Denizli'den geliyor bu haykırışlar; işsizlik boyutu %10.
Devlet Bakanı Faruk ÇELİK'e, Milli Savunma Bakanı M. Vecdi GÖNÜL'ün Vekâlet Etmesine Dair Tezkere.
Altun: 3. aşama önümüzdeki aylarda başlayacak.
İnceleme "telekulak" iddialarıyla ilgili Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce alınan karar doğrultusunda yapıldı.
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin aldığı karar doğrultusunda Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda inceleme yapılıyor.
İncelemenin "telekulak" iddialarıyla ilgili Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce alınan karar doğrultusunda yapıldığı öğrenildi.
Şirket, 3. çeyrekte 1.32 milyar euro net kar elde etti.
Allianz 3. çeyrekte 1.32 milyar euro net kar elde etti.
Diyanet İşleri Başkanlığınca düzenlenen 4. Din Şurası kararları açıklandı.
Öte yandan, Ayhan'ın 1. davası hala Danıştayda bekliyor.
Konuk ekip 1-0 geriye düştüğü maçta 2-1 galip gelerek son haftaların durdurulamayan ekibi Bursaspor'a evindeki 2. mağlubiyetini tattırdı.
İlk yarıya hızlı başlayan İ.B. Belediyespor'da, 4. dakikada kazanılan köşe vuruşunda topun başına Gökhan Süzen geçti.
Kasımpaşa bu maçla birlikte ligde 12. haftada 2. galibiyetini almaya çok yaklaşmıştı.
Gaziantepspor, bu galibiyetle puanını 18'e çıkararak 9. sıraya yükselirken, Manisaspor ise 13 puanda kaldı.
Airties, Türkiye'nin en hızlı büyüyen 5. teknoloji şirketi oldu.
Bu yüzden 4. çeyrek şirket için iyi olacak" dedi.
Ankara Adalet Sarayı'na gelen Atilla Kart, Deniz Feneri e. V. bağlantılı soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcıları ile görüştü.
Açıklanan sonuca göre, tek aday olarak seçime giren Devlet Bahçeli, 1171 delegenin oyunu alarak 5. kez MHP Genel Başkanı oldu.
MHP 9. Olağan Büyük Kongresi'nde Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) üyelikleri için seçim yapıldı.
Şirketin 2. çeyrek karı 305.760 milyar rubleye geriledi.
Askeri Yargıtay 3. Daire üyeliğinden Hakim Kıdemli Albay Kemal Bal da Askeri Yargıtay 2. Daire Başkanlığına atandı.
Ekim ayında Malatya'nın ilk hipermarketi 5M'i ve Makedonya'nın 3. Ramstore'unu bir gün arayla devreye soktuk.
Sigorta şirketlerinin reddettiği hasar sadece yüzde 3. Sigorta şirketlerini dolandıranların oranının ise yüzde 30'lara yaklaştığı söyleniyor.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Başkanlığına Ahmet Ceylani Tuğrul seçildi.
Kurul, Türkiye ile İspanya'nın yaptığı Medeniyetler İttifakının 2010'da Brezilya'da yapılacak 3. forumuna katılım çağrısı yaptı.
Yargıtay 2 ve 3. Hukuk Dairelerine Ait Kararlar.
YARSAV Başkanlığına, Yargıtay 4. Ceza Dairesi Tetkik Hakimi Emine Ülker Tarhan seçildi.
YARSAV'ın 2. Olağan Genel Kurulu'nda seçilen yeni Yönetim Kurulu, bugün ilk toplantısını yaptı.
Türkiye, 2. ile 3. grup arasında bulunan geçiş kategorileri ülke kategorisinde yer aldı.
Şirket, 3. çeyrekte yüzde 54'lük düşüşle 337 milyon dolar, hisse başına ise 17 sent kar etti.
Dünyanın 3. büyük bilgisayar üreticisi Dell Inc.'in mali yılının 3. çeyreğinde karı, cirodaki çifthaneli düşüşün etkisi ile yüzde 54 geriledi.
Şirket, 3. çeyrekte 337 milyon dolar, hisse başına 17 sent kar etti.
Bunu, %20,1 ile B.y. s. Elektrikli Makina ve Cihazların İmalatı takip etmektedir.
Yurtdışında ise bugün Euro Bölgesi 3. çeyrek GSYİH rakamları ile ABD'de dış ticaret dengesi ve Michigan Üniversitesi güven endeksleri takip edilecek.
Genel Kurulda, kanun teklifinin 1. maddesi kabul edildi.
Savcılık sorgusundan sonra bu kişilerden 1'i tutuklanması istemiyle İstanbul Nöbetçi 9. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edildi.
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi, aynı mahkemenin Başkanı Osman Kaçmaz'ın 'davada görev almama' talebini reddetti.
Aroma Bayanlar 1. voleybol liginde oynanan Ankaragücü - Fenerbahça Acıbadem karşılaşmasında olaylar çıktı.
Türk, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasına, ölümünün 9. yılında Ahmet Kaya'yı anarak başladı.
Türkiye, bu yılın 10 aylık döneminde binek otomobil satışları ile Avrupa binek otomobil satışlarında 8. sıradaki yerini korudu.
İş Bankası, fabrikanın kredi borçları nedeniyle yönetimine el koyduğu DEBA'yı, Denizli 4. İcra Müdürlüğü aracılığıyla satışa çıkardı.
İş Bankası avukatları ve 4. İcra Müdürlüğü memurları, DEBA'ya gelerek satış için yaklaşık yarım saat fabrikada bekledi.
Kayseri Valiliğinde Vali Mevlüt Bilici tarafından karşılanan Eroğlu, burada yaptığı konuşmada, "Benim Kayseri'ye bu 3. gelişim.
Ancak sarı-kırmızılılar pota altında Ömer Aşık'ı durduramayınca,  Fenerbahçe Ülker bu oyuncunun attığı 8 sayı ile 5. dakikada 10-9 öne geçti.
Karşılaşmanın 3. periyodunda Fenerbahçe Ülker, Oğuz ile bulduğu 3 sayılık basketle 23. dakikada farkı 3 sayıya (39-36) indirdi.
Fenerbahçe Ülker, bu skorla Efes Pilsen'in ardından ligde Galatasaray Cafe Crown'a da yenilerek, 2. yenilgisini aldı.
Öte yandan, maçın 2. uzatmasında, bitime 3 saniye kala Galatasaraylı bir taraftar tribünde baygınlık geçirdi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2008/9-179, K. 2008/165, T. 27.2.2008 sayılı kararında...
Kasım ayının ilk döneminde yüzde 7,83 olan gelecek 3. ayın altı aylık Hazine Bonosu ihalesi yıllık bileşik faiz oranı beklentisi de yüzde 7,86 oldu.
İzmir'de düzenlenen 5. Uluslararası Tarım, Sera ve Hayvancılık Fuarı bugün açılıyor.
Çelik, sanık Dönmez'in, İhsan Arslan ile ilgili ifadelerinin de İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiğini kaydetti.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesine Ait Karar.
Karaduman, yenilenebilir enerji projelerinde ifraza yönelik kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, "1. ve 2. derece SİT alanlarında, bu alanları koruyacak önlemler almak kaydıyla nehir tipi depolamasız HES yapımına izin verilmelidir.
Türkiye ile İtalya arasındaki ekonomik ilişkilerin de geliştiğine değinen Şahin, "İtalya, Türkiye'nin dünyada en büyük 3. ticaret ortağıdır.
Hayat ve hayat dışı iki şirketi bir arada düşünürsek, Türk sigorta sektöründeki en büyük şirketler sıralamasında 3. konumdayız.
Japonya ekonomisi, 3. çeyrekte yıllık bazda yüzde 4,8 büyüdü.
Ahmet Davutoğlu, Conrad Otel'de düzenlenen 6. Türk-İtalyan Forumu'ndan ayrılırken, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Diğeri ise yeni Teşvik Yasası'nda 4. Bölge'de önemli yatırım alan üç ilin hangileri olduğunu ortaya koyuyor.
Dışişleri Bakanı Prof. Dr. A. Davutoğlu'nun beraberinde kalabalık bir heyetle Erbil'e yapmış olduğu  sefer bunu gösteriyor.
Amerika'da son 3. çeyrekte artış var, Japonya'da artış var.
GM'nin, 3. çeyrek sonuçları, yeni GM için güçlü temellerin kanıtları olarak gösterildi.
General Motors (GM), 3. çeyrekte 1,2 milyar dolar zarar etti.
Şirketin 3. çeyrekte gelirleri 26,4 milyar dolar oldu.
Ayrıca şirketin 3. çeyrekte ABD'de piyasa payı yüzde 19.5 olarak açıklandı.
3. çeyreği, ABD'deki bayileri, 424 bin araç stoğu ile kapatan şirketin, 4. çeyrekteki nakit akışı beklentisi nagatif yönde.
Bu arada DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın, "İstanbul'a 3. köprü önemli ama konuşmanızda pek değinmediniz.
İstanbul 1. Çocuk Ağır Mahkemesi, Münevver Karabulut cinayetine ilişkin Cem Garipoğlu hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti.
Bir diğer görüş de F. Mishin'in; Mishin yüksek kredi artışı ile borçluluk artışını getiren aktif köpüklerinin daha riskli olduğunu belirtmekte.
Erdoğan, Bilkent Otel'de düzenlenen 4. Özürlüler Şurasından ayrılırken basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
TBMM Genel Kurulunda, Sayıştay Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin görüşmelerine, 2. madde üzerinden devam edildi.
Teklifin 2. maddesinin geri çekilmesini isteyen Oyan, "Büyük tahribata, yozlaşmaya kapı açıyorsunuz" dedi.
Tulip Gayrimenkul, projenin satışa çıktığı Haziran ayından bu yana 1. etapta yer alan 317 dairenin yüzde 40'ının satışını gerçekleştirdi.
Başbakanlık Özürlüler İdaresi (ÖZİDA) Başkanlığınca "istihdam" ana temasıyla toplanan 4. Özürlüler Şurası sona erdi.
Sponsorluğu, nakit ve hizmet olarak 67 milyon dolara mal olan BMW, oyunların sponsorluğunu alan toplam 24 firmanın 7. üst düzey sponsoru oldu.
Halen bir yasası bile olmayan kadın statüsü ve sorunları genel müdürlüğü şu saptamaları yapıyor: 1. Her gün 1 milyon kadın, dayak yiyor.
Gündeme oturan 3. ihbar mektubunun, 'Başbakan Erdoğan'ın yakın çevresinin fişlendiğini' ileri sürdüğü kaydedildi.
YARSAV 2. Olağan Genel Kurulu, Türkiye Barolar Birliği Konferans Salonunda yapıldı.
Satışa çıkan markalar "r rumeli", "rumeli net", "rumeli telekom a. rt.Net", "rumeli yazılım ry şekil", "rumelinet" ve "rumelinet rumeli telekom a. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Uzan Grubu borçlarına karşılık devraldığı 6 adet markayı 7 Aralık 2009 Pazartesi günü satışa çıkaracak.
Açık artırma, saat 10.00'da TMSF Binasında yer alan Konferans Salonunda düzenlenecek.
İhaleye çıkarılacak markalar  "r rumeli", "rumeli net", "rumeli telekom a. rt.Net", "rumeli yazılım ry şekil", "rumelinet" ve "rumelinet rumeli telekom a. "den meydana geliyor.
Pompalı tüfekle belediye binasının kapı ve camlarına 8 el ateş açan Hıdır A. 4 kişiyi yaraladı.
Edinilen bilgiye göre, dün su faturasını ödemek üzere belediyeye giden Hıdır A. ile belediye personeli arasında tartışma yaşandı.
Cazenove'nin müşterileri arasında İngiliz Kraliyet Ailesi ve Kraliçe 2. Elizabeth de bulunuyor.
19 Kasım 2009 tarihli Fiksing Oranları şöyle oldu: 2. el araç almak isteyen müşteriler araçlara ait tüm ürün ve hizmet bilgilerine ulaşabilecek.
Renault Trucks, "Truck Plus" hizmetiyle 2. elde daha fazla seçenek ve güven sağladığını duyurdu.
TFF 2. Lig 3. Grup takımlarından Çorumspor'da teknik direktör ile 11 futbolcu, domuz gribi şüphesiyle tedavi altına alındı.
Tebliğ düzenlemelerine göre uygulama şöyle olacaktır: A. Ar-Ge faaliyetleri.
Diğer hususlar: A. Dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler.
JP Morgan tarafından yayınlanan raporda Türkiye'de bugün açıklanan 3. çeyrek GSYİH rakamları değerlendirildi.
Bakınız, Türkiye İş Kurumu'nun 5. Genel Kurulu'nda konuşma yaptım.
Yapılan temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi usul ve yasaya uygun bulduğu yerel mahkeme kararını bozmuştur.
com sitesindeki listenin tamamı şöyle: 1. ABD'nin New York kentindeki Daniel Boulud adlı restoranda sunulan havyar- 205 dolar.
Biz dünyanın 17. büyük ekonomisi, Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi arasındayız ama dünyayı kirletmede çok gerilerdeyiz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2007/39574 K. 2009/7318 ve 18.03.2009 tarihli kararında ilke olacak mahiyette bir karar vermiştir.
Bahse konu kararında Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kötü niyet tazminatına.
Kurul kararının 3. maddesinin diğer fıkralarında Kanun'a aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Ülkede, 3. çeyrekte verimlilik yüzde 8,1 arttı.
Öte yandan, ABD'de 3. çeyrekte verimlilik yüzde 8,1 arttı.
Bugün ise Japonya'da yüzde 4.8 olarak açıklanan ilk 3. çeyrek büyüme yüzde 1.3'e revize edildi.
Türkiye'nin 3. çeyrek büyüme hızının açıklandığının ifade edilerek, "Son çeyrekte büyüme hızı tahmininiz nedir?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "Yapı İzinleri 2009 Yılı 3. Dönem Sonuçları"nı açıkladı.
Diğer yandan Japonya'da yüzde 4.8 olarak açıklanan ilk 3. çeyrek büyüme yüzde 1.3'e revize edildi.
Finlandiya ekonomisi, 3. çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 büyüdü.
Ancak Finlandiya ekonomisi bu yıl 3. çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,1 küçüldü.
Fransa'nın "efsane" Kültür bakanlarından J. Lang'ın bu oturumda "Ben Yaşar Kemal'i Mitterand'a tanıştırırken...
HAFTANIN NOTU: AB ile G. Kore arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasında Türkiye ilk kez "bu konuda aynı hakka sahiptir" ifadesiyle yer aldı.
Asya'nın 4. büyük ekonomisi Güney Kore, üçüncü çeyreğe ilişkin ekonomik büyüme rakamını revize etti.
J.P. Guilford bu yaratıcı işe alımı 2. Dünya Savaşı'nda başarıyla gerçekleştirmiş bir psikolog.
YÖK de 8. Daire'nin bu kararına itiraz ederek, kararın kaldırılmasını istemişti.
Danıştay 8. Dairesi, dava konusu YÖK kararının iptal istemini, daha sonra esastan karara bağlayacak.
Eski ABD Başkanı George W. Bush'a da gönderme yapan Obama, ABD'nin düşmanlarına karşı savaşırken ideallerini kurban etmemesi gerektiğini savundu.
Ülke ekonomisi 3. çeyrekte yıllık bazda yüzde 1,3 büyüme ile tahmin edilenlerin altında kaldı.
Ülke ekonomisi, 3. çeyrekte yıllık bazda yüzde 1,3 büyüdü.
Daha önce 3. çeyrekte yıllık bazda yüzde 4,8 büyüdüğü açıklanan Japonya ekonomisinin, yüzde 1,3 büyüdüğü kaydedildi.
Ersek, Western Union başkan ve  CEO'su Christina A. Gold'a rapor etmeye devam edecek.
Sanayi Bakanlığı yüzde 75 doluluk oranına ulaşmayan bölgelerde 2. OSB için izin vermiyor.
Diyarbakır'ın şimdiye kadar çoktan 2. OSB'sinin altyapısını tamamlamış olması gerekiyordu.
ABD'de haftalık işsizlik başvuruları 5 bin azalarak 457 bin olurken, 3. çeyrekte verimlilik ise yüzde 8,1 arttı.
—   116 Mülki İdare Amirinin, 1. Sınıf Mülki İdare Amirliğine Yükseltilmesi Hakkında Karar.
Konuya ilişkin açıklama yapan Maliye Bakanı Guido Mantega, 4. çeyrekte ekonominin yıllık % 8 büyümesini beklediklerini söyledi.
Tasarının görüşmeleri yarın 4. madde üzerinde devam edecek.
Stat: H. Avni Aker Stadı.
Kipa, İstanbul'daki 3. mağazasını Pendik Pendorya Alışveriş Merkezi'nde açacak.
Kipa, İstanbul'daki 3. mağazasını 17 Aralık'ta Pendik'te bulunan Pendorya Alışveriş Merkezi'nde açacak.
Yapılan çalışma sonucu Soykan B, İbrahim K, Recep K, Ahmet K, İbrahim I. ve Hasan I. gözaltına alındı.
Gözaltına alınan kişilerden Recep K. serbest bırakılırken diğer beş kişi tutuklandı.
İnternet üzerinden tarihi eser pazarlandığı ihbarını alan Mali polis, alıcı gibi davranarak Ahmet K. ile Cumhur P'yi yakaladı.
Olayla ilgili gözaltına alınan Yılmaz B. ile, bağlantısı olduğu tespit edilen Ahmet D, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Kararın temyiz edilmesi üzerine konu Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'ne geldi.
Altı kulübün zarar ettiği 1. ligde en fazla kârı elde eden kulüp olarak Apoel ve Anorthosis'i görüyoruz.
İki kulübün karı 3,5 milyon Euro'ya ulaşmasına karşın, 14 takımlı Kıbrıs Rum kesimi 1. liginde toplam zarar beş milyon Euroya ulaşmış durumda.
Ülkede 3. çeyrekte perakende satışlar yıllık bazda yüzde 28,7, inşaat ise yüzde 36 küçüldü.
Türkiye bir kaç yıldır yaşadığı gelişimle ilk 10 ülke arasında ziyaretçi bakımından 7, gelir itibarıyla 9. sırada yer alıyor.
Futbolda UEFA Avrupa Ligi'ndeki 5. maçında Panathinaikos'u 1-0'lık skorla yenen Galatasaray, (F) Grubu'nu lider tamamlamayı garantiledi.
Bu arada, annesi gözleri önünde öldürülen Vasfican U. şoka girdi.
Çevredeki vatandaşlar tarafından darpedilen Sezai U. polis ekiplerince gözaltına alındı.
Bu arada yolcular ile Vasfican U. da ifadelerine başvurulmak üzere İzmit Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
Fenerbahçe, 90 4. dakikada Lugano'nun attığı golle durumu 2-1'e getirdi.
Danıştay 8. Dairesi de oy birliğiyle kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.
Seferler, Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi 2. Etap çalışması nedeniyle olmayacak.
Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi 2. Etap çalışması nedeniyle 8 Aralıkta bazı tren seferleri yapılamayacak.
Eser'in (17) cenazesi, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundan alınarak Ataköy 5. Kısım Camisi'ne getirildi.
1908, 2. Meşrutiyet liberalleşme süreci...
Biz 3. kuşak yöneticiler olarak geçen sene Ağustos'ta yönetime geldik.
Samandıra 4. Hava Kara Alayı'nda eğitim amaçlı kullanılan bir helikopter, piste sert iniş yaparak zemine çarptı.
Alınan bilgiye göre, Samandıra 4. Hava Kara Alayı'nda eğitim amaçlı kullanılan bir helikopter, piste sert iniş yaparak zemine çarptı.
Siyah-beyazlılar, 90 artı 6. dakikada yediği golle sahadan mağlup ayrılarak, grup maçlarını 4 puanla son sırada tamamladı.
Gruplarında ilk iki sırayı alan ekipler, 2. tura yükselecek.
Gruplarda 1. ve 2. takımlar ile 3. ve 4. takımlar birbiriyle ilk maçları yapacak.
Dünya Meteorolji Örgütü Genel Sekreteri Jarraud, 2009'un dünyadaki en sıcak 5. yıl olacağını ifade etti.
Biz ise hükümete üç alternatif götürdük: 1. Bu işçiler mevcut özlük haklarıyla başka kamu kuruluşlarına nakledilsin.
Media Markt'ın, Türkiye'deki 14., Ankara'daki 3. mağazası,Kentpark Alışveriş Merkezi'nde açıldı.
Yaklaşık bir yıldır Holding CEO Vekilliği görevini yürüten M. Emre Çamlıbel Soyak Holding CEO'luğuna atandı.
Çekilişin 3. büyük ikramiyesi olan 1 milyon lirada ise ikramiye adedi zamlandı.
Türkiye, yolsuzlukların en az olduğu ülkeler arasında 3. sırada yer aldı.
2009 yılına getiriler açısından baktığımızda ise dünya da 3. durumdayız.
Arjantin ve Rusya gibi ülkeler arkasından 3. gelmekteyiz.
Dubai'de konut fiyatları 2. çeyrekte bir önceki yıla göre yüzde 47 azaldı.
İsviçre ekonomisi 3. çeyrekte resesyondan çıktı.
Ancak bu yılın 3. çeyreğinde gayri safi yurtiçi hasıla, hala geçen yılın aynı döneminin yüzde 1,3 altında bulunuyor.
İsviçre'de 3. çeyrekte ihracat yüzde 2,6, ithalat ise yüzde 2,2 arttı.
Turkcell Süper Lig'in 14. haftasının açılış maçında, 29 puanla 2. sırada bulunan Galatasaray, 26 puanla 4. sırada yer alan Bursaspor'a konuk oldu.
Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianamenin kabul edildiği, tutuksuz 40 sanığın yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacağı öğrenildi.
Şimdi 3. köprü yapılıyor yine rahatsız olmaya başladılar.
Kariyerinde 6. kez Beşiktaş-Fenerbahçe maçına çıkacak olan Aydınus'un yardımcılıklarını Bülent Gökçü ile Bahattin Duran yapacak.
Dev maçın 4. hakemi ise Aytekin Durmaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu değerlendirmelerinin sonucu olarak davacının EGO işçisi olduğuna ve EGO'daki işine iade edilmesine karar vermiştir.
Çimsa, 3. çeyrekte karını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 57 artırarak 34.7 milyon TL kar elde etti.
"Temel Kanun" olarak ele alınan tasarının görüşmeleri, 3. bölümdeki 61. madde üzerinden sürecek.
Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini oy birliği ile durdurdu.
Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurdu.
Evsahibi ekip, 2. golün ardından oyunun temposunu düşürmeye çalıştı.
Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde dünyada en çok iş üstlenen ilk 225 firma arasında 2. sıradayız.
Japon ekonomisi 3. çeyrekte yıllık bazda yüzde 4,8 büyüme kaydetti.
Günün en önemli verisi olan ABD 3. çeyrek büyüme ise yüzde 3.5'ten 2.7'ye revize edildi.
129 oyla ve 4. sırada seçildi.
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin aldığı karar doğrultusunda Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında (TİB) yapılan ikinci inceleme tamamlandı.
Şirketten KAP'a yapılan açıklamada, şirketn Balıkesir Asfaltı 8. Km.
Amiral sınıfı olarak adlandırılan kuru yük gemilerine Amiral S. Altıncan ve Amiral Ş. Okan adları verildi.
Birbirinin eşi bu iki gemiden Amiral S. Altıncan, Gölcük Tersanesi'nde, Amiral Şükrü Okan ise Camialtı Tersanesinde 1970'de inşa edildi.
Mevcut durumda, posta yoluyla vatandaşların fiziki adreslerine gönderilen tebligatlar, 7. günün sonunda "yapılmış" sayılıyor.
İSO İnovasyon Ödüllerinin sahipleri, 8. Sanayi Kongresinin ilk günü olan 15 Aralık 2009 akşamı açıklanacak.
Türkiye ve İsrail arasında Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 4. dönem toplantısı mutabakat zaptına iki bakan imza koydu.
Bochum Savcılığı'na göre, Bundesliga2'de 2, 3. ligde 3 ile yerel liglerde 18, Oberligen'de 5 ve iki U19 maçında şike yapıldı.
Geçtiğimiz günlerde BES'in 6. yıl kutlama toplantısında Finans Emeklilik Genel Müdürü Ajlan Sözütek ile yan yana oturduk.
Danıştay 6. Dairesi'nin 09.11.2009 tarih ve 2006/5903E. 2009/10860K. sayılı kararı ile 01.06.2006 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Kuşadası Limanı imar planı ve notlarının iptaline karar vermesi üzerine limanı işleten Ege Ports bir açıklama yaptı.
Bugünün en önemli verisi ise 15:30 ABD'de 3. çeyrek GSYH. ABD'de 3. çeyrek büyüme verisi 2. kez açıklanacak.
YASED, 2009 yılı 3. çeyreği sonu itibari ile uluslararası doğrudan yatırım girişlerinin değerlendirmesine ilişkin raporunu yayınladı.
YÖK, 8. Daire'nin bu kararına itirazda bulundu.
Danıştay 8. Dairesi, dava konusu YÖK kararının iptal istemini ise daha sonra esastan karara bağlayacak.
Bakan Eker, Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Derneği'nin (ASÜD) Rixos Grand Ankara Oteli'ndeki 1. Olağan Genel Kurulu'na katıldı.
Bakan Gönül, Türkiye-İsrail 4. Dönem Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı'nda konuştu.
Türkiye-İsrail 4. Dönem Karma Ekonomik Komisyon (KEK) Toplantısı, Ankara'da başladı.
Gül, nüfus ve ekonomik güç açısından Türkiye'nin, "Avrupa'nın 6. dünyanın 16. büyük ekonomisi" olduğunu belirtti.
Bu mesele, 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki dünyanın en büyük meselesidir.
Tasarının görüşmeleri, 3. bölümdeki 61. madde üzerinden sürecek.
Futbolda, UEFA Avrupa Ligi (H) Grubu 5. maçında Fenerbahçe, Twente'yi 1-0 yenerek, gruptan lider çıkmayı garantiledi.
Daum bu sezon 2. kez bir hedefe ulaştıklarını belirterek, "İlk hedef Süper Kupa'yı kazanmaktı.
Kazdağı'nın Sarıkız Tepesi 1726 m. 'de ve her yılın 15 Ağustosu'nda da Alevi yurttaşların şenliklerine konu oluyor.
Örneğin 1470 m. 'deki tozlu mevkiindeki çeşmede "güre-yassı çalı mah. yapımıdır" yazılı.
Pakdil, AK Parti Kahramanmaraş milletvekili Fatih Arıkan, AK Parti Kahramanmaraş İl Başkanı M. Fatih Erkoç ve partililerle birlikte Göksun'a geldi.
Günün diğer önemli verileri arasında 15: 30 ABD'de 3. çeyrek büyüme verisi revize edilecek.
Son anlaşmayla daha önce imzalanan anlaşmanın 5. maddesinde fiyat ve miktar konusunda değişikliğe gidildiği belirtildi.
İlk sene 350 TL hayat sigortası primi öderken 5. sene 50-100 TL ödeneceğini unutmayın.
Prof. Dr. Helmut K. Anheier, "Toplumun devletten bağımsız olarak ama ille de ona karşı olmadan organize olabilme kapasitesi" tanımını yapıyor.
Turkiye Is Bankasi A. S.: 'AAA(tur)', Görünüm durağan.
Savcılar 8 askerin gözaltına alındığı Genelkurmay Özel Kuvvetler Karargahı'nda 2. bir arama başlattı.
Ev sahibi ekibin golleri, 2. dakikada Brezilyalı golcü Beto ve 52. dakikada bir diğer Sambacı Julio Cesar De Souza'dan geldi.
Antalyaspor'a galibiyeti getiren goller, karşılaşmanın 5. dakikasında Korhan ve 47. dakikasında Makakula (K.K.)'dan geldi.
Biz o zaman 250 milyon euro verdik 6. Çerçeve'de.
Yetkililer, 5. dalga operasyonun devam ettiğini bildirdi.
10 yaş altındaki çocuklara 2. doz aşıları yaptırılmalı.
Bu kümelerdeki ülkelerle ihracat alanında, yatırımlar alanında, 3. ülkelerde işbirlikleri alanında neler yapabileceğimiz önem kazanıyor.
Başkanı olduğu İtimad-ı Milli Partisi'ni 2005'te kuran Kerrubi, aynı yıl yapılan 9. dönem cumhurbaşkanı seçimlerinde ilk kez aday oldu.
(Korkut Boratav, Türkiye İktisat Tarihi, 1908-2002, s. 203).
İngiltere Türkiye'nin ithalat yaptığı ülkeler arasında ise 2009'un ilk 10 aylık rakamlarına göre, 2,74 milyar dolarla, 8. sırada bulunuyor.
İşte ben, M. Hakan Gürüney'i öyle bir zamanda tanıdım.
Yarın ise ABD'de 3. çeyrek GSYİH için revize edilmiş rakam açıklanacak.
TEKEL işçilerinin Türk-İş Genel Merkezi önündeki eylemi 9. gününde devam ediyor.
kuşağız, 3. kuşağa yakınız.
Onlarında yayıncılık yapmasını, 4. 5. kuşaklar yayıncılık yapsınlar ister misiniz?
Hırvatistan'ın 1991'de bağımsızlığını kazanmasından sonra ülkenin 3. devlet başkanının seçileceği seçimde 12 aday yarışacak.
Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuksuz yargılanan sanıklar Tanrıkulu ve Yıldırım hazır bulundu.
Sayıştay 2. Daire Başkanlığına İsmail Benhür'ün seçildiği bildirildi.
Cezaevlerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre, sözleşmeli 2 bin infaz ve koruma memuru alınacak.
Çevik, Temmuz ayında yapılan AK Parti Konya İl Başkanlığı'nın 3. Olağan Kongresinde mevcut başkan Faruk Dügen'e karşı seçimi kazanmıştı.
Piyasa beklentileri 2. çeyreğe yoğunlaşırken, fiyatlamalar %7 civarında bir enflasyonun beklentilerin ağırlığını oluşturduğunu gösteriyor.
Kuruluş, yaptığı açıklamada ABD ekonomisinin 4. çeyreği için % 5,1 büyüme öngördü.
Türkiye Cumhuriyeti'nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, ölümünün 36. yılında Malatya, Zonguldak ve Adana'da düzenlenen törenlerle anıldı.
KCK'ya yönelik 5. operasyon.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanık Şamil Tayyar ile avukatları katıldı.
ABD Başkanı Obama ve ailesinin 2009 başında yapılan yemin töreninde tercihini J. Crew'dan kullanması da markanın erişim gücünün sağlaması oldu.
Ancak J. Crew'nun başarısının altında yatan, markanın çizgisi ve fiyat politikası olduğu kadar geçmişteki katalog kanalını internete taşıması.
Cumhuriyet savcısının, tutuklanması istemiyle Kadıköy 5. Sulh Ceza Mahkemesine sevk ettiği Baransu, burada hakim karşısına çıktı.
Havayolu şirketi KKTC'ye seyahat edecek öğrencilere 5. tek yön uçuşu kampanyası başlattı.
Atlasjet, 4 Ocak-30 Haziran 2010 tarihleri arasında KKTC'ye (Ercan Havalimanı) seyahat edecek öğrencilere 5. tek yön uçuşunu hediye ediyor.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bir Kararı'nda, (27.04.1988 tarih ve E. 1988/9-225, K. 1988/369 sayılı Kararı) , "...
Pakistan ile IMF arasında imzalanan Stand-by anlaşmasının gereği olarak IMF Pakistan'a aralık ayı içinde 4. ödemesini yapacak.
Genel Kurulda, tasarının gider ve gelirlerini düzenleyen 1. ve 2. maddeleri kabul edildi.
Bu arada 3. geçici vergi beyanları ihtirazı kayıtla verildi, belki 4. geçici vergi beyanları da ihtirazı kayıtla verilecek.
Tasarının, gelirlerle giderler arasındaki farkın borçlanma ile karşılanmasını öngören 3. maddesi kabul edildi.
Örneğin, Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı bizim de ülke olarak yer aldığımız bir destek programı ve tüm KOBİ'lerimize açık.
Bir Avrupa Birliği'ne gireceğiz diye, Avrupa'nın bazı 5. sınıf diplomat ve bürokratlarının Türkiye'ye "bu olmadı efendim", "üzüntüyle izliyoruz.
Geçtiğimiz ay 3. çeyrek GSYİH rakamı yüzde 2.8 artışa revize edilmişti.
Bu adayların eğitimleri ve stajları kaldığı yerden devam eder" şeklindeki 2. fıkrasının iptali ve yürürlüklerinin durdurulması talep ediliyor.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Sinan Kuş, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğunu bildirdi.
Bu arada İngiltere ekonomisi 3. çeyrek revize edilmiş verilere göre yüzde 0,2 küçüldü.
CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararının fotokopisini basın mensuplarına dağıttı.
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi hükmü saklıdır.
- Bu kanunun 5. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca yapılacak bildirimler, 1/7/2010 tarihine kadar yazılı ortamda yapılabilir.
Sivas'ta bir apartmanın 7. katındaki dairenin penceresinden atlayan biri kız, 2 lise öğrencisinden biri öldü, diğeri ise ağır yaralandı.
Mehmet ÇARDAK / E. Gümrük Başkontrolörü.
28 Aralık 2009 tarihli Fiksing Oranları şöyle oldu: 2. turda Galatasaray, Atletico Madrid'le, Fenerbahçe ise Lille ile karşılaşacak.
UEFA Avrupa Ligi'nin 2. tur müsabakaları için kuralar çekildi.
Çekilen kurada eşleşen takımlar şöyle: 1 - Rubin - H. Tel Aviv.
Yarınki görüşmelerde tasarının 3. maddesine kadar oylanması da gerçekleştirilecek.
John F. Kennedy Havaalanı'nda kar kalınlığı 25 santimetreye, La Guardia Havaalanı'nda ise 20 santimetreye ulaştı.
İngiltere ekonomisi, 3. çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,2 daraldı.
İngiltere Merkez Bankası ve hükümet, ülkenin 4. çeyrekte resmi olarak resesyondan çıkmasını bekliyor.
Trabzon TSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu DÜNYA'ya yaptığı açıklamada "Hafta sonu Başbakanımız'ı Trabzon Havaalimanı VIP salonunda gördüm.
İçişleri Bakanımızın yaptığı ziyaret de zaten Üçlü Mekanizma'nın 4. toplantısıdır.
Şirketin değer tespiti için aşağıda kısaca izah edilen üç değişik yöntem uygulanmaktadır: A. İndirgenmiş nakit akımları.
Elektronik perakendecisi Media Markt, Türkiye'deki 15., İstanbul'daki 7. mağazasının kapılarını Beşiktaş Fulya'da tüketicilere açtı.
Danıştay 8. Daire'nin "hukuki olup olmadığı meselesine girmek istemediğini" ifade eden Özcan, "Ben hukukçu değilim.
Bu uygulamanın "1, 2. sınıftaki öğrencilerin tercihini iyi yapmakta zorlanabileceği yönünde eleştirildiğini" anlatan Özcan, "1.
ve 2. sınıftaki öğrenci bunu yapamıyorsa, 14-15 yaşındaki çocuğun bu seçimi düzgün yapmasını nasıl beklersiniz?
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi, eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu hakkındaki adli soruşturmayı genişletme kararı aldı.
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Eminağaoğlu'nun geçen hafta mahkemeye sunduğu 40 sayfalık savunmasının ardından, soruşturmayı genişletme kararı verdi.
Nurdoğan A. ERGÜN.
Galiba bu konuda ünlü İngiliz şairi ve tiyatro yazarı W. Shakespeare daha sağlamcı.
Hamlet'te I. perde, VIII. sahnede Polonez, oğluna, "Ne borç al, ne borç ver.
Bu önlemleri okuyunca herhalde içinizden Y. Papandreu'yu kutlamak gelmiştir.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) 1. seansında Bileşik Endeks, dünkü kapanışına göre 308,68 puan artışla 50.758,20 puandan kapandı.
Türkiye ise aylık 14 euro ile Romanya ve Fransa'nın ardından en ucuz interneti kullandıran 3. ülke.
Türkiye ise 24 Avrupa ülkesi arasında 9 euro ile en pahalı 8. ülke durumunda.
İSO'nun düzenlediği 8. Sanayi Kongresine katılan Bakan Ergün, gazetecilerin işsizlik rakamlarıyla ilgili sorularını cevapladı.
Türkiye İstatistik Kurumu, Üç Aylık Sanayi İstihdam Endeksi 2009 yılı 3. dönem verilerini açıkladı.
Buna rağmen bu krizin etkisi, uzun bir V şeklinde 8 yıl sonraki 2. Dünya Savaşı'na kadar sürmüştür.
Her iki taraf avukatlarının itiraz dilekçelerinin bulunduğu dava dosyasının Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesince Yargıtaya gönderildiği bildirildi.
Türkiye toparlanmada 2. sırada.
Osman Can, YARSAV 2. Olağan Genel Kurulu öncesi derneğin mevcut anlayışını eleştiren bir mektup ile YARSAV'dan istifa etmişti.
Alevi açılımını bilgi zemini üzerine oturtmayı hedefleyen çalıştaylar, 6. oturumla sona erecek.
Türkiye, 26 milyon dolarlık yatırımla 4. sırada yer aldı.
Gürcistan İstatistik Kurumu, Gürcistan'daki yabancı sermayenin arttığını, 26 milyon dolarlık yatırımla Türkiye'nin 4. sırada yer aldığını açıkladı.
Avusturya merkezli enerji şirketi OMV, İtalya'da sahip olduğu OMV-Italia S.r. L. şirketini San Marco Petroli'ye sattı.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında öncelikle kısmi süreli çalışma olgusunun ne şekilde tespit edileceğini ortaya koymuştur.
Sanıyorum en önemlisi de o.
Ulusal bir dertle karşı karşıyayız.
TCDD 6. Bölge Müdürlüğü yetkilileri, sabah saatlerinde Mersin'e gidecek yolcuların mağdur olmaması için Adana Garı'na otobüs gönderdi.
II sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8. I ve II sayılı listelerde yer alanlar hariç olmak üzere % 18,.
Ülke ekonomisi yılın 3. çeyreğinde 2. çeyreğine göre yüzde 0,3 oranında büyüme kaydetti.
EİEİ Genel Müdürü Büyükmıhcı, 7. Enerji Sempozyumu, "Enerjide Serbest Piyasanın Bedeli ve Alternatif Enerji Politikaları" başlıklı oturumda konuştu.
Keza, VUK'un 267. maddesinin 2. sırasında yer alan değerleme ölçüsü de uygulanamaz.
Euro Bölgesi 3. çeyrek İşgücü Maliyet Endeksi verileri yüzde 3.2 olarak açıklanırken Almanya Aralık ayı ZEW Beklenti Endeksi yüzde 50.4 arttı.
Eurotex Yönetim Kurulu Üyesi Umut Oran'ın davetiyle Brüksel'de AB - G. Kore serbest ticaret anlaşmasının (STA) imza törenine katıldım.
Geçenlerde Türkiye'nin G. Afrika'ya yaptığı bir "ticaret" çıkarmasında muhataplarımız bunu açıkça söyledi: Ticaret yaparız ama bu serbest olamaz.
Şimdi teorik olarak Türkiye'nin G. Kore ile bir serbest ticaret anlaşması yapma hakkı var.
Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın bugün yapılan duruşmasında, mahkeme heyeti kararını açıkladı.
Ligde bundan önce 3 sarı kartı bulunan Brezilyalı yıldız, bu akşam gördüğü kartla 4. sarı kartına ulaşarak cezalı oldu.
Büyük olan liman, uzun dalgakıranı ve feneriyle milattan önce 4. yüzyıla tarihlenebilir.
Milattan önce 2. yüzyıla ait Korint sütun başlığı ise bu döneme ait önemli bir binanın varlığına işaret ediyor.
19 artı 1. Peki 21'in olduğu dönemde demokratik siyasetimizin önünü kapatmak isteyenler yarın 19 artı 1 formülünü acaba nasıl ele alacaklar?
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Kaçmaz, Ergenekon nedeniyle dinlenen 36 hakim ve savcının dinlenildiğini belirtti.
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, yargıya bir saldırının olduğunu belirterek, "36 hakim ve savcı 'Ergenekon' nedeniyle dinlenildi.
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'ne geldi.
MİT'in hem size hem de Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesine gönderdiği yazıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Törende, ödül alan kuruluşlar şunlar: Yılın Ulusal Televizyon Kanalı; Kanal D. Yılın Tematik Televizyon Kanalı; Habertürk.
Bütçe görüşmelerinin 2. turu MHP Grubu adına Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ile başladı.
2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının Genel Kuruldaki 2. tur görüşmeleri başladı.
Çağlar Keyder, Ulusal Kalkınmacılığın İflası, Metis Yayınları, İstanbul, 2004, s. 43).
Kapatılan 3. banka ise SolutionsBank of Overland Park oldu.
Türkiye, son 5 yılda hem AR-GE harcamalarını hem de AR-GE personelini en hızlı artıran dünyadaki 2. ülke oldu.
204 milyon euroluk bu ihalenin yanı sıra yine hükümetin 3. Boğaz Köprüsü çalışmaları sürüyor.
2009 yılı Ocak-Kasım binek otomobil satışları ile Türkiye, Avrupa binek otomobil satışlarında yine 8. sırada yer aldı.
2009 yılı Ocak-Kasım dönemi hafif ticari araç satışları ile Türkiye, Avrupa hafif ticari araç pazar satışlarında 4. sırada yer aldı.
Bundan bağımsız düşünmek mümkün değil.
Biz işlerimizde böyle bir olumsuz etki yaşamadık.
Özellikle dışa dönük işlerimizde örneğin Vitra'da yolumuza devam ediyoruz.
Ama herkes ve her şey birbirine bağlı.
Coğrafi bölgemizin sorunlarını da buradan koparmak mümkün değil…
Bu sorunları dışarıya yansıttıkça, dış kamuoyuna yansıdıkça markalarımız zarar görür.
Şu anda biz olumlu bir süreç içinde dış pazarlarda varlığımızı sürdürüyoruz.
Gücümüz devam ediyor, böyle somut bir etki yaşamadık.
Satışlarımıza, kârımıza yansıyan rakiplerimiz karşısında bize dezavantaj yaratacak bir durum yaşamadık.
Rusya'daki pazarda işlerimiz yoluna girdi…
Krizden sonra işler normale döndü zarar görmedik.
Bunun daha da ilerleyeceğini de düşünüyoruz.
Uluslararası platformlarda Türkiye markası için sanat, kültür ve tasarımın çok önemli olduğunu söyleyen Bülent Eczacıbaşı, bu katkıları somut örneklerle açıkladı.
Londra Tasarım Bienali'nde İKSV'nin organize ettiği Türkiye katılımı çok başarılı oldu.
Ünlü 'Dilek Makinesi' projesi…
İlk üçlerde gösterilerdi hatta en iyisi diyenler oldu.
Türkiye'ye çok iyi bir imaj kazandırdı. Bunun Türkiye algısına çok büyük bir katkısı var.
Uluslararası basında genel eğilim, Türkiye hakkında olumsuz haberler...
O yüzden olumlu imajın oluşturulmasında bu tür tasarım, kültür, sanat çalışmalarının çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Biz her şeyin çok hızlı değiştiği bir zamanda yaşıyoruz.
Bu değişimin 3 ana kaynağı var.
Bunlar bilim, teknoloji ve tasarım…
Petkim de Türkiye'nin ilk ve tek petrokimya üreticisi olarak, bu süreçte önemli bir pay sahibi.
Ürettiğimiz ürünler Türkiye'de bütün sektörlerde kullanılıyor.
Otomotivden elektriğe, mobilyadan boyaya kadar bizim ürünlerimiz kullanılıyor.
Tüm bu sektörlerde de tasarımın önemli bir rolü var.
Ama petrokimyanın rolü sadece endüstride değil…
Örneğin bir sanat eserini düşünürseniz, orada kullanılan boyalar, fırçalar elyaflar yine temelde petrokimya ürünlerinden kaynaklanıyor.
Bu nedenle yarım asırdır Türkiye ekonomisini destekleyen Petkim olarak biz Türkiye sanat, kültür ve tasarım hayatını da desteklemek istedik.
Bizim sponsorluk teklifimiz İKSV tarafından pozitif karşılandı.
Bakıp göreceğiz…
New York, Londra, Paris, Berlin, Roma, Tokyo…
Takdir edersiniz ki, bundan çok daha fazla yazılacak şey var, ama buraya ancak bu kadarını yazmak mümkün…
Tam adıyla, İstanbul Modern Sanat Müzesi…
Türkiye'nin ilk 'modern sanat müzesi'…
Eczacıbaşı ailesinin öncülüğünde, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından kuruldu…
Yine bir aralık ayında, 11 Aralık 2004'te ziyarete açıldı…
O tarihten bu yana da şehre bir aydınlık yayıyor…
Bugün sadece İstanbulluların değil, gelen binlerce turistin de gözdesi…
İstanbul Modern'in etkinlikleri çok…
Kalıcı sergileri, geçici sergileri, sineması, fotoğraf sergileri…
İstanbul Modern'in eğitim programlarını destekleyerek çocuk ve gençlerin eğitimine olanak yaratmak amacıyla düzenleniyor…
Bu yıl 7'ncisi gerçekleştirildi…
Bir zamanlar Denizcilik İşletmeleri için kuru yük deposu olarak inşa edilen 4 no'lu antrepo binasının müzeye dönüştürülmesi ile hayata geçirildiği Tophane'de…
Ben de bu güzel etkinliğe, JTI'dan Mehmet Ateş'in davetiyle katıldım…
'Güzel' diyorum çünkü, doğrusu, hem sanatçıların hem de iş dünyasının eğitimi desteklemek için birlikte çalışması bana güzel geliyor…
Ülkenin geleceğine ilişkin umut veriyor…
'Vakit nakittir' sözünün hayatlarında hayli geçerli olduğu iş dünyasının pek çok önde gelen isminin bizzat bu etkinlik için çalışması…
Diğer pek çoğunun da o geceye katılarak destek vermesi neresinden baksanız iyi geliyor…
O akşam, İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı kürsüden İstanbul Modern Eğitim Dostları'nın yaptığı katkılarla çeşitlenen eğitim programlarından bu yıl 42 bin çocuk ve gencin yararlandığını belirtti…
Hiç şüphesiz çok önemli…
O gece, Raffi Portakal ve Maya Portakal Bitargil yönetiminde, 13 sanatçının 15 çalışmayla yer aldığı destek yarışında müzenin eğitim projelerine 2 milyon 195 bin lira yeni katkı sağlandı…
Hiç şüphesiz bu da çok önemli…
Ama bana kalırsa, o geceyi önemli kılan bir başka önemli unsur daha var…
Eğitime destek için toplanan para da önemli ama…
En az para kadar birlikte verilen mesajı da çok önemsiyorum…
Gecenin açılış konuşmalarında sıra kendisine gelince az ve öz konuştu…
Bu bir kamyon değil(!), karıştırıcı idi.
Eşit işe eşit ücret indeksinde daha (!) iyiyiz: 82'inci sıradayız.
WEF 2015'te bunun hesabını (!) yapmak mümkün: Cinsiyetinizi yazın.
Bu kez iyi bir çam devirecektim (!).
Bir kaç talep (!) de ben getireyim dedim.
İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş (İDO) Bursa, Balıkesir ve Yalova bağlantılı bazı seferlerini hava muhalefeti nedeniyle iptal etti.
İDO'dan alınan bilgiye göre, saat 09.15'teki Kartal-Yalova, saat 09.30'daki Bursa-Yenikapı/Kadıköy, saat 10.30'daki Yalova-Kartal deniz otobüsü seferleri hava muhalefeti (karayel) yüzünden yapılamadı.